Ben burada eğleniyorum
Kişisel bloglarımızın babamızın tapulu malı mı? Cevabı gayet net: kesinlikle evet!
Eski dertler, yeni yöntemler
Çocukluk ve gençlik dönemim çok maceralı geçti. Burada anlatsam birçok kişinin inanmayacağı şeyler yaşadım. Çok badireler atlattım. Çocukluk arkadaşlarımın pek çoğu kavgalarda öldürüldü. Bir kısmı aşırı doz uyuşturucudan veda etti. Hatta bir tanesi transeksüel olup kendini satmaya başladı. Çok garip şeyler gördüm, iç kıyan şeylere şahit oldum. Şu anki konumumla asla özdeşleşmeyecek işler yaptım. Hiçbirinden…
İcraatın İçinden
MYK Medya olarak bir video blog açma fikri epeydir aklımızdaydı. Elimize bir sürü komik videolar geçiyor, kendi stüdyomuza bir sürü ilginç video arkası görüntüler oluyor, sağda solda çektiklerimiz de cabası. Hem isminden hem de ilk bölüm olmasından dolayı aşağıdaki gibi bir fikir aklıma geldi. Sonra iki üç dakikada bir şeyler karaladım, kamera karşısına geçip okudum.…
Mobil-PC senkronizasyonda sona doğru
Her geçen gün biraz daha faydalı ve gerekli hale gelen web hizmetleriyle mobil cihazları konuşturmak gerekli ama kolay değil. Henüz…
Marka ve PR şirketlerinin sosyal medyayı keşfi
Şirketler için adet önemlidir: haberim kaç yede çıktı, basın toplantıma kaç kelle geldi, kaç sütun, kaç santim, kaç kere? Kaç para yatırdım, ne kadar geri dönüş aldım?
Girişimcilik meselesi ve eTohum
Bilişim camiası biraz kendine yontsa da, girişimcilik denen mesele bu topraklara asla yabancı değil. Hemen her sektördeki çalışanın hayalinde mutlaka kendine ait bir işletme kurmak vardır. Hiç yoksa bir bar / cafe sevdası olmazsa olmaz. İstatistiklere bakıldığında işletme / çalışan sayısının oranı da cidden bu konuya düşkün olduğumuzu gösteriyor. Girişimciliğin para kazanmaya endekslenmiş olması dışında…
Obezite
Çağın uygun gördüğü kilonun ötesine geçmenin derdi çok. Bir kısmını sadece o gruba dahil olanlar bilir.
Lost tutkunlarına bazı tavsiyeler
Tamamen tesadüf eseri başladığım ve uğruna nice okuma ve dinleme yaptığım bir diziye dair…
Dünyanın en pahalı balığını ben aldım
Herhangi bir günün, herhangi bir kesiti olabilecekken bambaşka bir şekle savrulan anılardan biri.
Yedeğinizin yedeğinin yedeği var mı?
Ben iyi bir arşivciyim. Görenin şaşırdığı bir evrak, kupür, vs birikimim var. Gazeteciliğin doğasından gereği de değil tam olarak; küçüklüğümden beri böyle bir merakım vardı. İlgi alanlarıma göre derlenmiş, ayrı ayrı dosyalanmış, sınıflandırılmış… Bu işe özenirim. Belki de bu yüzden; sakınan göze çöp batma mecburiyetini de bütün halleriyle yaşarım.
Süpermarket tuzaklarına dair
Süpermarketlerin aklımızı çelmek ve daha fazla şey satın almamızı sağlamak için kullandığı taktiklere bakalım.
iPhone kırmak için en kolay yöntem
iPhone iyi hoş ama en faydalı yetenekleri kırpılmış durumda. Durumu tersine, maçı lehinize çevirmek için kolay bir yardımcı araca bakalım.
MYK’nın ilk yatırım ortaklığı
Birkaç haftadır gündemimi meşgul eden bir konuyu paylaşma için sabırsızlanıyordum, ondan da bahsedip seneyi kapatayım. MYK olarak kurulduğumuz ilk günden bu yene hep karlı, aysonunu artıda ay kapatan, hiçbir borcu olmayan, hiçbir gün 11 çalışanının maaşını bir gün geciktirmemiş, 1 sene gibi kısa bir sürede 3 tane kendi kulvarında iddialı markayı hayata geçirmiş (televidyon, yahoyt,…
Devlet halkından korkunca
Gösteri ve yürüyüş meselesine yönelik kitlesel alerjimizin enteresan bir örneğine bakalım.
SMS ile telefon kilitleme
Telefonunuzu evde unuttunuz, ananız babanız görmesin; işte unuttunuz yan masadaki eline alıp kurcalamasın ya da arkadaşta bıraktınız baş derde girmesin istiyorsunuz. Ya da en kötüsü çaldırdınız… Yeni nesil bu derde yeni nesil Nokia işletim sistemi akıllıca bir çözüm bulmuş. Öncelikle telefonun menüsünden Araçlar / Seçenekler / Güvenlik Ayarları / Telefon ve SIM bölümüne girin (Tools…
MYK’nın ilk site alımının hikayesi
MYK Medya olarak ana hedefimizi içerik üretmek olarak belirlemiştik. Bu konuda işbirlikleri de hedeflemiştik. Ama bunu hayal bile etmemiştik.
Hayatımı değiştiren şeyler
Bazen bir şarkı, bazen bir şiir. Bam telini titretmek o kadar da zor değil.
Ben içeri düştüğümden beri…
Tutsak düşmenin aczini, için için büyüyen öfkesini Nazım Hikmet’ten daha naif ve dokunaklı kim anlatabilirdi? Gayrısı laf-ı güzaf.
Çalınan fotoğraf anlarımız
En mutlu anları ölümsüzleştirmeye çalışırken başa gelenler ve bunun bir kampanyaya dönüşümü.