Küçük kızım ‘Neynep’

Bir gün dijital bir kıyamet kopup internet dediğimiz bu gayya kuyusuna tıkıştırdığımız anıları da buharlaştırabilir elbet ama sanki kıyıda köşede kağıtlara karaladıklarım daha hassas, kırılgan geliyor bana. Onun için ilerde çekmecelerin birinde daha ayrıntılı halini görebileceğin satırların küçük bir kesitini de buraya ekleyeyim dedim.

Sevgili kızım Zeynep; ya da ikiz kardeşin Ali’nin dönmeyen dilince ‘Neynep’.

Birazdan yazacaklarımı sana şimdi anlatsam anlamayacaksın. Anlayabileceğin çağa geldiğinde dinleyecek sabrın kalmayacak. En çok konuşmak istediğim an geldiğinde ise kimbilir araya neler sıkışmış, kimler, neler bugün aramızdaki saf, hesapsız ilişkiyi bulandırmış, örselemiş olacak.

Ama ‘balık bilmezse, Halik bilir’ misali ben şimdi yazayım da, sen belki bir zaman denk gelir okursun.

Benim küçük çiçeğim,

Günler günleri geçecek ve şu an hayranlıkla gözlerinin içine baktığın, sımsıkı sarıldığın baban dışında da hayran olunası insanların varlığını keşfedeceksin. Kalbini bir başkası, sonra belki daha nice başkaları hızlı hızlı çarptıracak.

İhtiyarlaşan ben ise bir köşeye kurulup istirahat etmeyi düşünürken büyük ihtimalle yıllar boyu sömürdüğüm vücudumun isyanıyla boğuşacak, ayrı dertlerin eline düşeceğim.

Bunların hepsi hayatın doğal akışı. Üzülmeyeceğiz.

Ama şunu bilesin ki benim güzel kızım; seni bu hayatta en çok sevecek erkek hep ben olacağım. Sana bunları söyleyen çıkacaktır. Ama inanma, e mi?

Hiçbir erkeğin senin üstünde benim kadar emeği, karşılıksız sevgisi; benim kadar anısı olmayacak.

Ve ne yazık ki doğanın kanunu gereği sen, seninle en mutlu, temiz, sevilesi anılarımızla dolu bugünleri hiç hatırlayamayacaksın. Anılarındaki parçaların en renkli ve dolu olanları sadece bizde saklı kalacak.

Anlatsak da anlamayacaksın. Bize de hep dedikleri gibi ‘evlat sahibi olana dek’…

Ama ben hep seni bu dönemki halinle hatırlayacağım canım, biricik kızım.

İlerde birini, birilerini seveceksin, gün gelip bize tercih edecek, kendi yoluna gideceksin. Bizi halden anlamaz, geri kafalı, kuralcı, sıkıcı bulduğun; kaçıp gitmek, kendi hayatını kurmak istediğin anların olacak.

İşte öylesi günlerde aksilik eden, işi yokuşa süren, huysuzluk çıkaran ve seni hiçbir kimseye layık görmeyen babana sinirlenmeden önce bu satırları hatırla. Çünkü kendimi bilirim; sana bunları o zaman asla söyleyemeyeceğim. Birçok derdin, sıkıntının sebebi de bu olacak oysa ki.

İnsan her istediğinde mantığını cebinden çıkarıp aklına koyamıyor işte. Sen de çok çekeceksin bundan.

Yine de bil ki sonunda ne olursa olsun, ne yaparsan yap, ne söylersen söyle ben seni hep en az şu anki kadar seveceğim. Sen hep benim küçük, güzel meleğim; en çok sevdiğim, değer verdiğim kadın olarak kalacaksın.

Bunu sakın unutma.

Ve koca kafalı saf oğlum Ali. Küçük suretim, canım… Seni de unutmadım. Ama sen biraz daha bekleyeceksin.

Erkeklerin kaderi böyle.

, , ,

49 Responses to Küçük kızım ‘Neynep’

  1. brk 07/08/2011 at 19:48 #

    çok güzel bir yazı, elinize sağlık :) birgün kızınız okuduğunda da, daha büyük bir anlam kazanacaktır.

  2. Emre Anıl Gözel 07/08/2011 at 19:48 #

    Çok güzel bir yazı olmuş, oldukça duygu yüklü umarım ileride okuma fırsatı bulur.

  3. SlingoMOM 07/08/2011 at 19:49 #

    Serdar Bey,
    Yazınızı hayranlıkla ve gözlerim dolarak okudum. Ben de oğluma buna benzer bir mektup yazmıştım ama babalar ve kızlarının ilişkisi öyle farkl ki. Yazıyı okurken bu sefer oğlumu değil kendi babamı düşündüm.
    Sevgiler,

    irem

  4. tülay turhan 07/08/2011 at 19:54 #

    harika bir yazı okurken gözlerim defalarca doldu ve gözyaşlarımı içime akıtarak okudum… kızlar ve babaları farklı bir bağ aralarında kim ne derse desin…kalemize sağlık……..

  5. Cenk Tekin 07/08/2011 at 20:13 #

    Gerçekten harika bir yazi, 2 kiz babasi olarak bu durumu çok net anlayip, içimde hissedebildim. Djital kiyamette kaybolmamasi için en azindan çiktisini alip saklamak faydali olacaktir :)

  6. Üzeyir 07/08/2011 at 20:37 #

    Allah bağışlasın, sizi utandıracak üzecek bir karakterden sakınsın.Sizin şefkatiniz de eksilmesin hiçbir zaman.

  7. Tuba günay 07/08/2011 at 20:43 #

    Çok duygulandım.Kızınız gerçekten çok şanslı.

  8. Blogcu Anne 07/08/2011 at 20:48 #

    Çok şey çıkardım ben bu yazıdan… Çok güzel…

  9. Mehmet Ali Sabuncuoğlu 07/08/2011 at 21:04 #

    Müstakbel kayınpederimi şimdi daha iyi anladım. Teşekkür ederim.

  10. Madmans Madness 07/08/2011 at 21:21 #

    Amirim öyle güzel yazmışsın ki gözlerim doldu. Kendimden bir parça buldum, koydum kenara. Ailelerimizle ne kadar çok sevsekte nedendir bu iletişim kopukluğu bilinmez. Hayat böyle sanırım.. Aslında düşündüğümüz kadar yalnız değiliz. Sadece durup bi sağımıza solumuza baksak kafi halbuki..

  11. zerrin 07/08/2011 at 23:31 #

    Şahane bir yazı kumaşınızı ince ve sık dokuyan ailenize ne mutlu Eminim harika bir baba ve eşsiniz

  12. Ali 07/08/2011 at 23:48 #

    Çok sade, çok içten, çok samimi, çok güzel bir yazı..

  13. hilal 08/08/2011 at 02:13 #

    Kuzunuz hayırlı evlat olur inşaallah. Hissederek yazdığınız ve paylaştığınız duygu yüklü satırlarınız doğru fakat bazılarında yanılıyorsunuz bana kalırsa. mesela o sizinle yaşadığı her anı her mutluluğu, oynadığınız her oyunu hatırlayacak. babamın 3 yaşımdayken bisküvilerin arasına lokumları sıkıştırıp bize yedirdiği o günler bugün gibi hatırlarım ben hep ve daha birsürü keyifli zamanlarımızı. kızlar babalarına herkesten çok aşıktırlar. eğer siz onu sever sahiplenirseniz oda sizi sahiplenir ve hçbir sevgi sizinkinin üzerine çıkamaz. neden mi yazıyorum bunları benimde minik bir kızım var ve ben doğduğundan bu yana günlük tutup yaşadığımız her anı aktarmaya çalşıyorum büyüdüğünde okusun diye. kızınızın o tatlı hallerini görünce benim kuzuma benzettim. Rabbim evlatlarımızı ayırmasın bizden acılarını göstermesin.Mutlu ve huzurlu kalın.

  14. Akif Köse 08/08/2011 at 02:13 #

    Iki kız babası olarak yazdıklarınız beni çok etkiledi, aynı düşünceleri paylaşıyorum. İnşaAllah bizede düşüncelerimizi sizin gibi kelimelere dökmek nasip olur. Ailece Allaha emanet olun.

  15. Arzu 08/08/2011 at 03:02 #

    gece gece ettiginize bakin simdi.. :`

  16. Sefa 08/08/2011 at 03:08 #

    3 erkek kardeşiyle birlikte büyümüş, kız çocuk babası olmak için can atan bünyemi heyecanlandırdı bu yazı.

    Teşekkürler.

  17. gizem 08/08/2011 at 05:06 #

    ama yazıyı okuyup bitirdiğimde bir de baktım gözlerimde yaşlar var benim!? :S pek şükela pek şahane olmuş, hemen 30 yıl önce kız babası olmuş birinin -ki kendisi babam olur- facebook duvarında paylaşıyorum ;) umarım sizin kızınız da günün birinde “bak bana 30 yıl önce ne yazmışsın” diyip aynısını yapar… :)

  18. Kemal 08/08/2011 at 08:54 #

    Amirim,

    Allah acılarını göstermesin ve hep iyi insanlarla karşılaştırsın inşallah.

    Benim de 10 aylık bir kızım var. Kendisine bir mail hesabı açtım ve bu yazınızı forwardladım.

    Ne kadar da güzel yazmışsınız.

  19. Ahmet Çalış 08/08/2011 at 10:44 #

    Serdar abi son öncelikle her kelimesini okurken çok duygulandığımı belirtmeliyim. Kızınızın kaderi güzel olur inşallah. Son dönemlerde sizde aşırı bir duygusallaık gözlemliyorum. İçinizde büyüyen derin bir duygusal bir kartopu var gibi, hadi hayırlısı.

  20. Ahmet Çalış 08/08/2011 at 10:46 #

    ! !! Ayrıca ;
    Kızınızın resminin sağ tarafına denk gelen şiddet içerikli resim iç karartıyor. İki resimden birinin yerini lütfen değiştirin.

  21. Asli 08/08/2011 at 12:53 #

    Haala babasina cok duskun 32 yasinda bir kiz cocuguyum ben de. Okurken agladim. Sundan da emin oldum, ben de en cok asik oldugum erkegi bile babami sevdigim kadar sevemeyecegim. Allah kizlarla babalari birbirlerinden hic ayirmasin…

  22. Murat 08/08/2011 at 13:03 #

    “aksilik eden, işi yokuşa süren, huysuzluk çıkaran ve seni hiçbir kimseye layık görmeyen babana sinirlenmeden önce…”

    İşte tipik feodal kafası. Siz kızınızı gerçekten sevseydiniz onun kişiliğine ve kararlarına saygı gösterir, onun mutlu olacağı insanla birlikte olması için çabalardınız. Kızını “sevgisinden” döven, eve kapatan, dinlediği müzikten arkadaşlarına kadar hayatının her alanına müdahale eden ebeveynlerden kafa olarak hiçbir farkınız yok. Belki bir gömlek üsttesiniz o kadar.

  23. Burcu Tuzun 08/08/2011 at 19:58 #

    Cok sevdim bu yaziyi. Gozlerim doldu,suzulduler asagi yavasca.Tam da babamin olum yildonumu yaklasirken, o kadar cok isterdim ki ondan bana yazilmis boyle bir mektup bulayim. Her canim sikkin oldugunda acip ezbere bildigim o mektubu ilk defa okuyormuscasina okuyayim heyecanla… Iyi ki yazmissin…

  24. Gökhan 08/08/2011 at 21:49 #

    Merhaba Neynep, Belki babanın sana yazdıklarını bir şekilde okuyacak ancak ona gelen yüzlerce yorum arasından bunu okuyamayacaksın. Babanla tanışmadık, biz onu Televizyon (TV) Programlarından tanıyoruz. Bilmen gereken mühim bir ayrıntıyı seninle paylaşmak istedim. -Şu zamanda TV gibi bir sektörde çalışan Baban, sana verimli vakit ayırabiliyor, senden bahsedebiliyor ve bunu bizlerle paylaşıyorsa inan aslında çook zor bir işi başarıyor. Babası TV gibi bir sektörde çalışan binlerce çocuktan daha şanslı olduğunu düşünüyorum.
    Sevgiler.

  25. Oya Kalender 09/08/2011 at 15:46 #

    Merhaba. Çok duygulandım, güzel bir yazı olmuş ellerinize sağlık.

    Genelde babaların kendini çok rahat ifade edemediğini görürüz. İyi bir örnek olmuş. Umarım güzel kızınız, damadınız ve torunlarınızla iç içe beraber, çok keyifli bir (yaşlılık) dönem (i) geçirirsiniz. :)

    Saygılar….

  26. Tuba Terci 10/08/2011 at 01:02 #

    babamdan mektup almış gibi oldum. okuyunca çok mutlu oldum :)

  27. Salman 14/08/2011 at 06:21 #

    Guzel bir yazi fakat hayat gerceklesmesini istedigimiz bir sekilde pek ilerlemiyor, gelecekte yasanacagini umdugunuz seyler icin kesin ifade tarzlari kullanmaniz rahatsiz edici bir egosantrik hava veriyor. Sonucta 2 dk sonra ne olacagini bilemedigimiz bir yasam halindeyiz. Aralara bir kac “belkide” yazmak iyi olurmus bence…

  28. kitap dELiSi 15/08/2011 at 03:18 #

    her baba aynı şeyleri hissediyor demek ki… ne güzel yazmışsınız. acil şifalar!!!

  29. Selen 15/08/2011 at 11:00 #

    her babanın düşüncelerini şahane bir şekilde tüm kalbinizle kelimelere dökmüşsünüz… artık kalbimde yaşatmaya çalıştığım babamı bana gayet net bir şekilde anlattınız. elinize sağlık… :)

  30. Erdal Çakmak 15/08/2011 at 14:53 #

    Öncelikle çok güzel bir yazıydı herkes gibi bende beğendim.Ama ilerde olması muhtemel bir durum üzerine yazmışsın bu yazıyı.Benimde bu konuda tek temennim olur oda kızınız her insanın yaptığı bu hataları yapmaz annesine ve babasına her daim saygı ve sevgi gösterir.
    Teşekkürler duyguları yaşattığınız için!..

  31. Ferhat 27/08/2011 at 11:27 #

    Serdar abi, süper bir yazı olmuş. Ellerine sağlık

  32. asi_kardelen 19/09/2011 at 21:50 #

    :))) gülümsetti yazı…Ne dersiniz kızınızı böyle korumaya alabilirmisiniz…Dillendirdiğiniz nokta daha öncede kaleme aldığınız kadınların ve erkeklerin hayata bakışı idi..kadınlar kalp resmi görürken erkekler kalça resmi görür.. o sıralar o kadarda irdelemiyordu bu düşünce sizi..fakat kızınız (kuzunuz) büyümeye başlayınca ve kurtlar sofrasına yavaş yavaş adım atmaya başlarken..sizde bu şekilde bir düşünce belirlemeye başlıyor…şimdi o gülebildiğimiz, gülümsediğimiz hoş gördüğümüz bakış açıları artık kurdumuz oluyor…ne garip değilmi…yada ne kadar aptalmışız..şimdi oğlunuz ali’yi kenara koyun..çünkü kurtlar sofrasına düşen bir başka parcanız..kızınız..ve onun yüzünü boyadığı resim değil..hayat…umarım yaşamı gerçek gösterirsiniz vede oda tökezlemeden kadınlığı ile dik durur..kurtlar sofrasında…

  33. Murat 06/10/2011 at 23:16 #

    Sayın Amirim,
    Yazdığınız hemen her yazıyı okumaya çalışırım da bu yazınızı 2. defa okuyunca dayanamadım, bir yorum yazayım istedim. İkiz çocuklarda, mutlaka biri ötekine dominant olur. Sizde de Zeynep öyle. Dolayısıyla Ali içten içe, belli bir yaşa kadar Zeynep’i hep kıskanacaktır. Onu da en az Zeynep kadar sevdiğinizi gösterin. Bunu dile getirmekten çekinmeyin. Ona, kendi kararlarını vereceği zamana kadar kelimenin tam anlamıyla güveneceği bir aile bireyi olduğunuzu kanıtlayın. Siz de biliyorsunuz, erkekler birçok şeyi babalarıyla çok daha rahat paylaşabiliyorlar. Bir de bu baba müthiş bir arkadaş olunca bal-kaymak oluyor. Bunu bir düşünün :)

  34. Çağlar Dursun 09/10/2011 at 18:32 #

    Allah bağışlasın ağabey :)

  35. Ömer Kara 24/11/2011 at 14:45 #

    kız çocuklar hep öncelikli zaten… ama baba gözünde öyle.. anne için de erkek çocuk çok önemli…
    Reha Muhtar kız ve erkek çocukların birbirlerinden farkını çok iyi özetlediği bir yazı yazmıştı… her anne babaya okumalarını tavsiye ederim…
    http://haber.gazetevatan.com/Haber/407958/1/Gundem

  36. yosi 12/05/2013 at 21:44 #

    Ali içinde birşeyler yazın amirim :)

  37. Ipek AG 06/01/2016 at 22:07 #

    Bu duygu sayesinde blog yazmaya basladim on yil once. Kizimin akli benim kadar olunca beraber konuşalım diye.
    Benim su an gördüğümu yasadigimi bildigimi o gune hologram olarak yansitabilmek icin.
    ?

  38. Nihan 08/01/2016 at 02:19 #

    Daha iyi nasıl ifade edilir bilmem ki gözlerim doldu Allah evlatlarımıza güzel yazılar yazsın hep iyilerle karşılaştırsın inşallah??

  39. sadeceozgur 18/05/2016 at 06:19 #

    Amirim, gözlerim yaşardı okurken. Eminim kızınız da çok etkilenecektir yaşı, o deli yaşlara geldiğinde. Hürmetler

Trackbacks/Pingbacks

  1. Baba Olmak » Bir babadan kızına: Küçük kızım ‘Neynep’ - 01/09/2011

    […] Bir Blog: Baba ve Küçük Kızı Arkadaşım Serdar Kuzuloğlu’nun blogunda okuduğum aşağıdaki yazıyı paylaşmamın bi’ sebebi, benim kafamda defalarca yazdığım satırların gerçekten yazıya […]

  2. Otomobilli hayat, oh ne rahat! | M. Serdar Kuzuloğlu - 22/12/2011

    […] Sonunda dün akşamüstü gözümü karartıp gitmeye karar verdim. Ali ile yola çıktık (Neynep bu işe pek bozuldu). Bu noktadan sonrasını anlatabilmem için bir kroki vermem gerek.Aracım A […]

  3. Hayat acımasız. Peki ya biz? - 23/10/2012

    […] öptüm vedalaştım. N(Z)eynep‘e ulaşmaya çalıştığımda ise hiç oralı olmadı; yüzüme bile bakmadı. Gideceğimi […]

  4. Kilitli... - M. Serdar Kuzuloğlu - 16/11/2013

    […] dolayı onlara bir türlü vakit ayıramıyor olmam. Geçen haftaki tatilimiz ise hem Ali, hem de Neynep ile epey zaman geçirmeye fırsat tanıdı. Bitmeyen enerjilerine yetişmem yine mümkün olmadı […]

  5. Çocuklar öldürülmesin - M. Serdar Kuzuloğlu - 13/03/2014

    […] Neynep Haziran’da 6 yaşına girecek. İkizi Ali ile konuşmayı öğrendikleri günden bu yana […]

  6. Haftanın Özeti: 4 - M. Serdar Kuzuloğlu - 23/11/2014

    […] Küçük Neynep‘in Barbie kitaplarından birinde bilgisayar ve virüsle mücadelesini görünce epey şaşırmıştım. Anlaşılan bu seri ABD’de epey olay çıkartmış. Kadınların bilgisayardan anlamadığını, erkeklere muhtaç olduğunu ima ettiği gerekçesiyle öyle (manasız) bir protesto kampanyasıyla karşılaştı ki satışı durduruldu. Üreticisi Mattel Facebook sayfasında herkesten özür diledi ve öykünün düzeltilerek satışa sunulacağını belirtti. İnternette denk geldiğim bir kampanya yeni öykü için katkıları topluyor. Dünya ne garip bir hal aldı böyle? […]

  7. Haftanın Özeti: 9 - M. Serdar Kuzuloğlu - 28/12/2014

    […] son özetini canımın yarısı Neynep’in […]

  8. Küçük oğlum Ali - M. Serdar Kuzuloğlu - 05/01/2016

    […] Neynep’e mektubumun sonunda sana da bir şeyler yazacağımı söyleyeli 4 sene olmuş. Hayat işte böyle rüzgarda savrulan yaprak gibi geçiyor oğlum. Bu koşuşturmacada en zor mesele ise neyin gerçekten önemli olduğunu bulmak. Bulsan da yetmiyor üstelik; ona hak ettiği zamanı ayırabilmelisin. Benim sizden daha önemli bir şeyim yok. Ama zamandan yana bendeki hakkınızı çalan da bitmeyen işlerimdir Aliciğim. Affet (ama her özrümü de hemen kabul etme. Çünkü insanoğlu bahane üretme konusunda kainattaki en başarılı varlıktır). […]

  9. Tavsiyelerimi dinleme oğlum! | Sosyal Yazılar - 05/01/2016

    […] – Kişisel Neynep’e mektubumun sonunda sana da bir şeyler yazacağımı söyleyeli 4 sene olmuş. Hayat işte böyle rüzgarda […]

  10. Türklerin ortak nefreti: Türkler! - M. Serdar Kuzuloğlu - 18/09/2016

    […] saniyeler içinde her şeye ulaşmaya alışmış çağdaş her akranı gibi Ali ve Zeynep için otomobil yolculuğu tarifsiz bir eziyet. Bu yüzden 500 km’lik (başka bir deyişle 7 […]

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim