Tag Archives | baba olmak

Küçük oğlum Ali

Neynep’e mektubumun sonunda sana da bir şeyler yazacağımı söyleyeli 4 sene olmuş. Hayat işte böyle rüzgarda savrulan yaprak gibi geçiyor oğlum. Bu koşuşturmacada en zor mesele ise neyin gerçekten önemli olduğunu bulmak. Bulsan da yetmiyor üstelik; ona hak ettiği zamanı ayırabilmelisin. Benim sizden daha önemli bir şeyim yok. Ama zamandan yana bendeki hakkınızı çalan da bitmeyen işlerimdir Aliciğim. Affet (ama her özrümü de hemen kabul etme. Çünkü insanoğlu bahane üretme konusunda kainattaki en başarılı varlıktır).

Ben hayatı çok dolu yaşadım, çok olay ve insan görüp – geçirdim. Hepsini süzüp sana tavsiyeler vermek; saatlerce, günlerce anılarımı anlatmak isterdim. Ama elimden geldiğince yapmayacağım.

Hatta tavsiye için tek bir hakkım olsa hiçbir tavsiyeye kulak asmamanı salık verirdim.

ali-01

Yaşamın kendisi en büyük çelişkidir Aliciğim. İnsan düşündükçe kahrolur. Çoğu zaman kendini hayatın akışına bırakıp yuvarlanmak daha kolay ve emniyetli gelecektir. Ama bu sana verilen akla ihanettir oğlum. Canın acıyana kadar düşünmediğin her gün ömründen kayıp gitmiş bir yıldızdır.

Continue Reading →

Bu yazıya 75 yorum yapıldı.

Küçük kızım ‘Neynep’

Bir gün dijital bir kıyamet kopup internet dediğimiz bu gayya kuyusuna tıkıştırdığımız anıları da buharlaştırabilir elbet ama sanki kıyıda köşede kağıtlara karaladıklarım daha hassas, kırılgan geliyor bana. Onun için ilerde çekmecelerin birinde daha ayrıntılı halini görebileceğin satırların küçük bir kesitini de buraya ekleyeyim dedim.

Continue Reading →

Bu yazıya 49 yorum yapıldı.

Benim küçük mucizelerim

Bugün hayatımıza girmenizin üstünden tam 1 yıl geçti.

Avcumun içini zor doldurduğunuz uzaylı görünümlü prematüre günlerinizden bu halinize gelişiniz an be an gözümün önünde. Sizin her halinizi çok sevdim, her saniye sizinle gurur duydum.

Annemi sevdim, babamı sevdim, eşimi sevdim, işimi sevdim; başka pek çok şeyi sevdim ama sizi bir başka seviyorum küçük bebeklerim benim. Bir baba oğlunu, kızını ne kadar sevebilirse ben de sizi en az o kadar seviyorum.

İyi ki varsınız, iyi ki benim çocuklarımsınız.

Umarım birlikte uzun, mutlu, sağlıklı, huzurlu bir hayat geçiririz.

Size vakit ayıramayan babanızdan bir de ufak not; bütün bu çabalar, uykusuz geceler, yorgunluklar, sizin için. Ben görmek istediklerimden çok daha fazlasını gördüm bu yaşıma kadar.

Yaşama sırası sizde…

hoş geldin bebek
yaşama sırası sende
senin yolunu gözlüyor kuşpalazı boğmaca kara çiçek sıtma
ince hastalık yürek enfarktı kanser filan
işsizlik açlık filan
tiren kazası otobüs kazası uçak kazası iş kazası yer depremi sel baskını
kuraklık falan
karasevda ayyaşlık filan
polis copu hapisane kapısı falan
senin yolunu gözlüyor atom bombası falan
hoş geldin bebek
yaşama sırası sende
senin yolunu gözlüyor sosyalizm komünizm filan.

Nazım Hikmet / 10 Eylül 1961, Laypzig

Nice yıllara…

(Çok güzel şeyler yazmak istiyorum, nice güzel cümleler var dilimin ucunda ama şu an bu kadar önemli bir şeye bile vaktim yok işte!)

Bu yazıya 22 yorum yapıldı.