Küçük oğlum Ali

Neynep’e mektubumun sonunda sana da bir şeyler yazacağımı söyleyeli 4 sene olmuş. Hayat işte böyle rüzgarda savrulan yaprak gibi geçiyor oğlum. Bu koşuşturmacada en zor mesele ise neyin gerçekten önemli olduğunu bulmak. Bulsan da yetmiyor üstelik; ona hak ettiği zamanı ayırabilmelisin. Benim sizden daha önemli bir şeyim yok. Ama zamandan yana bendeki hakkınızı çalan da bitmeyen işlerimdir Aliciğim. Affet (ama her özrümü de hemen kabul etme. Çünkü insanoğlu bahane üretme konusunda kainattaki en başarılı varlıktır).

Ben hayatı çok dolu yaşadım, çok olay ve insan görüp – geçirdim. Hepsini süzüp sana tavsiyeler vermek; saatlerce, günlerce anılarımı anlatmak isterdim. Ama elimden geldiğince yapmayacağım.

Hatta tavsiye için tek bir hakkım olsa hiçbir tavsiyeye kulak asmamanı salık verirdim.

ali-01

Yaşamın kendisi en büyük çelişkidir Aliciğim. İnsan düşündükçe kahrolur. Çoğu zaman kendini hayatın akışına bırakıp yuvarlanmak daha kolay ve emniyetli gelecektir. Ama bu sana verilen akla ihanettir oğlum. Canın acıyana kadar düşünmediğin her gün ömründen kayıp gitmiş bir yıldızdır.

Hayatı o sonu gelmez sorularındaki tarz ile sorgulayarak keşfet. Merak edene kaynak da bol, cevap da. Hazıra sakın alışma yavrum. Hazıra konmayı bekleyenler başkalarının keyif ve lütfunun esiri olur; kendine layık görünenle avunur. Sen kimseye muhtaç kalma. Kendi yolunu çiz ve gönlünce ilerleMerak insana verilmiş en büyük hediyedir. Bitmek bilmeyen bir iştahla her şeyi merak etmeye devam et. Ölüm, merakını kaybettiğin gün başlar. Hayat yaşamasını isteyene ve bilene cömerttir. Kendini hiçbir güzellikten mahrum bırakma.

Doğduğunda sahip olduklarını gözün kapalı sahiplenme. Dilin, ülken, şehrin, evin, ailen ve bunun gibi içine doğduğun pek çok şey biyolojik piyangoda (kader de diyebilirsin) sana vuran ikramiyedir. Çoğu insan ailesinin, çevresinin dinini, siyasi görüşünü, futbol takımını benimsemeyi görev bilir. Sen öyle olma oğlum. Hayata gözlerini Pakistan’da topraktan bir evde ya da Danimarka’nın önde gelen ailelerinden birinde açmış da olabilirdin. Gurur duyacakların kendi özgür iradenle seçtiklerin olsun. Kendini birilerine ya da bir yere ait olmak; yaranmak zorunda hissetme. O yükselme değil; alçalma yarışıdır. Tek başına kafi ve tamsın. Bunu unutman için çok çabalayacaklar. Kazanmalarına izin verme. Kendini akıntıya bırakma sakın.

IMG_2584

İnsanoğlu kibirlidir ve hak etmediği ölçüde ciddiye alınmayı, saygı duyulmayı bekler. Ama takdir görmeyi gerçekten hak edenlerin yüzüne bile bakılmaz oğlum. Tek maaşla dört çocuğunu okutup adam eden mutlu ailelerin ne belgeselini gördüm ne de heykelini. İnsanın en cimri davranıp en aptalca dağıttığı duygular sevgi ve saygıdır Aliciğim. Oysa sahip olduğumuz pek çok şeyin aksine duyguların sonu yoktur ve içimizde kaldıkça bizi zehirlerler. Her insanın saygı duyulacak bir yanı vardır; sen esirgeyenlerden olma oğlum.

İnsanoğlu riyakardır Ali. Söylediğiyle yaptığı, sorduğuyla beklediği birbirini nadiren tutar. Etrafında dürüstlükten, doğruluktan, ahlaktan, namustan dem vuranlar eksik olmayacak (bir insanın dilinde en çok ne yer etmişse ondan yoksundur; bunu zamanla öğreneceksin). Namustan bahsedip namussuzlara, ahlaktan bahsedip ahlaksızlara secde eden, kapısında el açan o erdem simsarlarını görünce şaşıracaksın. Şaşırmayı sakın bırakma oğlum. Bıraktığın gün onlara dönüşürsün.

Para insanın turnusoludur Ali. Azı da çoğu da gerçek yüzleri ortaya çıkarır. Paranın esiri değil; sahibi ol gülüm benim. Zannedilenin aksine insanlar diğerlerinin sahip olduğu servete değil; onu harcama şekline gıpta eder. Bu yüzden aynı miktarda varlığa sahip olsa da kimilerine ‘zengin’ kimilerine ‘öküz’ ya da ‘görmemiş’ derler. Sen olacaksan zenginlerden ol oğlum. Kızgın milin ucundan kıçına damgayı yedi mi istese de ayrılamaz sürüsünden öküzler.

Ve inanması zor gelse de para sanıldığı kadar da önemli değildir benim güzel oğlum. Bir seviyeden sonra da anlamsızlaşır. İnsanın yiyip-içebileceği; gezip-görebileceği şeyler sınırlıdır. Oysa keyif dağının zirvesinde parayla asla alınamayacak şeyler gezinir.

Nobel Ödülü’nü düşün mesela. İsveç’te parlak, görkemli bir sarayda dünyanın en seçkin insanlarının alkışları arasında Kral’ın elinden alınan bir madalyayı parayla satın alabilir misin? O gurur ve mutluluğa hangi servetle ulaşabilirsin? Ömrünün en güzel yıllarını kan-ter içinde antremanlarda tüketen bir sporcunun kupayı kaldırdığı an gözünde belirten ışıltıdan daha büyük bir kazanç var mıdır? Hayatı boyunca abisi dışında kimseye tek bir tablo satamadan sefalet içinde ölen Van Gogh’un tabloları bugün milyonlar ediyor. Ama Van Gogh boşa bir hayat yaşamadı oğlum. Mesele tek bir resim bile satamadığın halde dahi inadını koruyabilmektedir.

Sürüden kopup birkaç adım gerilersen büyük resmi görmen kolaylaşır.

IMG_2933

“Uyanık ol!” diye bir laf var Aliciğim. Söze böyle başlayınca evladına öğrettiğin her tür namussuzluk, ilkesizlik ve günah damla sakızı gibi bembeyaz oluyor. Sana çakallık mı öğreteyim benim saf oğlum Ali? Hak yemeyi, yalanı, gıybeti, sahtekarlığı, fentbazlığı, uyanıklığı öğrendiğin adama baba diye bakabilir misin? Benden sana başka türlü şeyler hatıra kalsın isterim.

Hepsi bir yana; ‘varsın boyun olmasın bir söğütünki kadar. Yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var?‘.

Merakını ve saygını asla kaybetme. Her ne olursa olsun işine aşkla sarıl ve ÇOK çalış. Hayat sandığından daha uzun ve umduğundan daha kısa. Neyin ne zaman, nereden, kimden geleceğini bilemiyorsun. Umudunu koru.

Başkaları için yaşama oğlum. Hele bizler için asla. Sen benim koca kafalı, saf, temiz yavrumsun. Canımın yarısı, bedenimin suretisin. Ve hep öyle kalacaksın. Ne yaparsan yap, kim olursan ol, ne düşünürsen düşün, neye dönüşürsen dönüş sana olan sevgim hiç azalmayacak. Aynen kızkardeşin gibi seni hep o yumuk ellerini öptüğüm, canını acıtma tedirginliğiyle sıkı sıkı sarıldığım, boynunun kokusunu içime çektiğim anlarla hatırlayacağım.

IMG_2613

Tavsiyeleri boşvermeni tavsiye ederken bile nerelere gelmişiz bak. Bu sözler kulağına hoş gelebilir ama sen yine de bildiğin gibi yaşa oğlum. Unutma ki her erkek evlat babasının yarım kalan hikayesidir.

Canım yavrum Ali; seni çok seviyorum ve her zaman seveceğim.

, , ,

75 Responses to Küçük oğlum Ali

  1. Kemal 05/01/2016 at 14:20 #

    Gözlerim yaşardı be Amirim… Ben de oğluma göndereyim bunu…

  2. Süleyman Sönmez 05/01/2016 at 14:25 #

    Allah sevginizle, ailecek yaşamanızı nasip etsin Serdar Bey. İnsanı anlayan merhametli, dürüst yönünüz hep sizinle olsun.

  3. Fazlı 05/01/2016 at 14:29 #

    Sıcak sobanın elini yakmasını sana ne kadar anlatsada birileri, ona değmeden anlayamazsın / öğrenemezsin. Hayatta denemekten sakın vazgeçme varsın başarız ol ama dene!

    Çok güzel bir yazı olmuş Serdar hocam tebrikler.

  4. burakmartonalti 05/01/2016 at 14:30 #

    Eyvallah abi…Hayalimdeki ve ilerde olmaya çalıştığım ebeveyni hissettim yazını okurken…Herşey gönlünce olsun Serdar abi…

  5. Mert Utancak 05/01/2016 at 14:37 #

    Tamamen tavsiye içeren yazının ana konusunun ” tavsiye için tek bir hakkım olsa hiçbir tavsiyeye kulak asmamanı salık verirdim.” olması çok güzel olmuş :)

  6. c.guven (@catotoi) 05/01/2016 at 14:49 #

    Titanik ve Avatar’ın ünlü yönetmeni James Cameron’un çok güzel bir sözü var. “Failure is an option, fear is not!”. Benim oğluma vereceğim en büyük tavsiye budur. Her sevdiğimiz veya denediğimiz şeyde başarısız olma olasılığımız her zaman var. Fakat denemekten asla korkmamız lazım. Nacizane beni felsefem bu.

  7. Elif Evin 05/01/2016 at 14:52 #

    “her erkek evlat babasının yarım kalan hikayesidir.” bu evlada haksızlık değil mi? her evlat KENDİ hikayesini kendisi baştan yazsa keşke

    • Rusen Demir 10/04/2016 at 11:42 #

      Aynen sonu böyle bitmeseydi keske :) cocuguna olan düskünlügünü gizleyememis

  8. Rıfat Atasoy 05/01/2016 at 14:57 #

    Amirim ne yaptın yahu! Uzun zamandır bu kadar samimi bir yazı okumamıştım.. İçimi ısıttı :) Yüreğine sağlık…

  9. Yalçın Yıldırım 05/01/2016 at 15:04 #

    Amirim bu yazıyı saklayıp (eskiden keser saklardık, şimdi de linkini saklayacağız, ama inşallah kaybolup gitmez ileride) şu anda 2.5 yaşında olan oğlum Can’a okutacağım. Veya kim bilir belki yazıyı çalar, Ctrl+H “Ali” -> “Can” yaparım :)

    Para konusundaki söylediklerine ek olarak, benim veciz bir lafım vardır: “Para mutluluk getirmez, ama parasızlık mutsuzluk getirir”. Dolayısıyla gerektiği kadar kazanalım, gerisi boş…

  10. sevda 05/01/2016 at 15:04 #

    “Ölüm, merakını kaybettiğin gün başlar ” bu cümleye eklediğiniz link 25 yaşındaki bir insan için çok düşünmeyi gerektiyor gerçekten de

  11. Ahmet 05/01/2016 at 15:20 #

    Amirim, çok iyi geldi. İyiki varsın

  12. ayshetuba 05/01/2016 at 15:22 #

    Gayreti asla bırakma, rahata hiç alışma oğlum!

  13. Yellow Store 05/01/2016 at 15:53 #

    güzel yazı, yüreğine sağlık

  14. olcayto 05/01/2016 at 16:01 #

    Nazar değmesin, maşallah size.

  15. Sezayi 05/01/2016 at 16:05 #

    Müthiş bir yazı olmuş abi. Emeğine,yüreğine sağlık. Darmadağın etti beni gün ortasında.
    Gün ortasında okumayın , uzun düşüncelere daldırır gibi uyarı olsaydı en başta :) .

  16. sinemaybal 05/01/2016 at 16:14 #

    Yaşadığım sürece dönüp dönüp yeniden okuyacağım bir yazı olmuş.

  17. salihcenap 05/01/2016 at 16:19 #

    Güzel… Elinize sağlık…

  18. Bora 05/01/2016 at 16:21 #

    Bir erkek evlat sahibi olarak yazınızı çok beğendim.
    Ellerinize ve duygularınıza sağlık

    Bugün okuduğum diğer güzel bir sözü de paylaşayım bu vesile ile

    Eğer mutlu olmak istiyorsanız, bu kolay.
    Başkaları kadar mutlu olmak istiyorsanız, bu imkansız.
    Çünkü biz, başkalarını olduklarından daha mutlu zannederiz.
    Michel de Montaigne

  19. eraysa 05/01/2016 at 16:23 #

    Harika, elinize sağlık..Benim de 6 yaşında oğlum var ve benzer şeyleri düşünüp sizin gibi ifade edemiyordum :) teşekkürler

  20. cemaltnts 05/01/2016 at 16:44 #

    uzun zamandır okudugum guzel yazılardan biri..eline salik ustat..

  21. osman 05/01/2016 at 17:00 #

    Serdar Bey, Yazınız çok güzel olmuş. Çok doğru ve samimi öğütler var.

  22. mus+afa 05/01/2016 at 17:01 #

    abi yemin ediyorum gözlerim yaşardı. Bu duyguların bir babadan oğluna yazılması inanılmaz biz dışarıdan insanlar için.

  23. Hasan Gökhan ŞAHİN 05/01/2016 at 17:03 #

    Kendim için çok şairane ve ilham verici buldum. Teşekkürler

  24. Ali 05/01/2016 at 19:19 #

    Amirim çocuk özlemi duymama neden oldun, ne yaptın sen

  25. hK 05/01/2016 at 19:37 #

    Sertaç bey çok güzel yazmışsınız tebrikler ;)

  26. Mehmet ÖZDEMİR 05/01/2016 at 19:47 #

    Serdar Bey, yaklaşık 1 yıldan beri sizi takip etmeye çalışıyorum. Özellikle haftanın özetini okuyorum. Ancak; bu yazınıza hayran kaldım. Bu yazınızı okuyan, yaşı ne olursa olsun hiç bir babanın ya da baba adayının ilgilenmemesi ya da etkilenmemesi mümkün değil. Yüreğinize sağlık. Sizi kutluyorum. Sizin gibi bir babası olduğu için, Ali çok şanslı. Umarım sizi anlayabilecek yeteneklere sahiptir. Yazı için, okuyuculardan katkı beklemeniz, ne kadar tevazu sahibi olduğunuzun da bir göstergesi. Serdar Bey siz, bu ülke için çevresini aydınlatan sınırlı sayıdaki kandillerden birisiniz. Allah, size sağlıklı ve uzun bir ömür nasip etsin. Saygılar, selamlar. Emekli öğretmen Mehmet ÖZDEMİR

  27. SuNDaY 05/01/2016 at 21:04 #

    Abi ne yaptın sen yaaaaa.

  28. Selim Küntay 05/01/2016 at 21:08 #

    “her erkek evlat babasının yarım kalan hikayesidir.” diyorsun ya… Çok doğru bir tespit. Nefis bir yazı olmuş. Evlat için de babanın desteğini arkasında hissetmesi önemli olsa gerek. Kalemine sağlık, bunları bizlerle paylaştığın için de teşekkürler…

  29. Süleyman 05/01/2016 at 22:39 #

    ali’ye ithaf edilen yazının binlere genci/yaşlıyı etkilemesi çok mutluluk verici. babamdan tavsiye alır gibi okudum, varolun.
    bu söz çok etkileyici: “her erkek evlat babasının yarım kalan hikayesidir.”

  30. Cemalettin Malgaç 05/01/2016 at 22:51 #

    Ellerin, ağzın dert görmesin, yüreğin solmasın Serdar Bey. Örnek aldığım insanlardan birisin, senden not ettiğim, feyz aldığım çok şey var, bunlar için de ayrıca teşekkür ederim.

  31. Mehtap G. 05/01/2016 at 23:09 #

    Harikulade bir yazi olmus, zevkle okudum. Bizimle de paylastiginiz icin tesekkürler!

  32. Yiğit 05/01/2016 at 23:40 #

    “Her erkek evlat, babasının yarım kalan hikayesidir”, Mevlana’nın oğlu Sultan Veled’e söylediği “Benim bu âleme gelmem, senin dünyaya gelmen içindi” sözlerinin tercümesi gibi, şahane. Harika bir miras bu yazı amirim, hepimiz için. Teşekkürler, saygılar…

  33. Onur 06/01/2016 at 00:01 #

    Bu yazıyı bir de Ama Babacığım şarkısı eşliğinde okumayı tavsiye ederim. https://youtu.be/xvzsS70D-iA

  34. Barış Onur 06/01/2016 at 02:02 #

    Gerçekten çok güzel bir yazı olmuş. Çoğu insanın aklına gelip kelimelere dökemeyeceği şeyleri ustalıkla dile getirmişsiniz. Oğlunuzun hayatta çok iyi bir rehberi olacak buna şüphe yok..

  35. Metalik Ali 06/01/2016 at 02:28 #

    Üreten ve bu uğurda emek harcayan çok güzel bir yüreğin var amirim, adaşım Ali çok şanslı bir evlat :) Keşfedilecek güzel günlere doğru sevgi ile kalın.

  36. Alp 06/01/2016 at 02:53 #

    Sevgili Serdar, annem derdi ki “evlat sahibi olmadan evlat duygusu nedir bilemezsin oğlum” çok doğruymuş, 7 yaşında bir oğlu ve 18 aylık bir kız çocuğu babası olarak güzel duyguları çok iyi anlaıyorum. Ali’nin bahtı açık olsun, 2016 yılı sana ve ailene güzellikler getirsin.

  37. uğur 06/01/2016 at 02:54 #

    amirim yazınız harika
    fetbaz kelimesini sizden öğrendim
    enteresandır böyle birde şarkı var
    https://www.youtube.com/watch?v=GKRU1Dfptd4

  38. gökhank 06/01/2016 at 13:00 #

    amirim çok güzel bir yazı. Senin ali ve neynep in gibi benimde ali ve ayşe m var. Bende küçük bir ahşap sandık ve birkaç küçük şey ile birlikte böyle bir mektup bırakmayı hayal ediyorum. Ama bunu gerçekleştiremesem bile senin mektuplarını akılları biraz daha erdiğinde onlara okumak isterim…

  39. İsmail Şen 06/01/2016 at 14:34 #

    Harika bir yazı, sadece evlatlara değil insan olan herkese lazım…

  40. Levent Erdoğan 06/01/2016 at 18:12 #

    Önceki bir yazınızda yer alan aşağıdaki ifadenin çok doğru olmadığını görüyorum:

    “Yoksa ne kadar okursam okuyayım bir Schopenhauer; ne kadar yazarsam yazayım bir Pamuk ya da Anar olamayacağımın gayet de farkındayım.”

    Çok güzel bir yazı, tebrikler.

  41. Mert Bilir 06/01/2016 at 19:54 #

    Yazınızı sinsire sinsire okudum. Metroda açtım, metrobüste devam ettim. Bitiremedim yüreğim sizladi. Bir gün sonra kalanını okudum. Çok güzel seyler yazmışsınız. Ben de nasihat etmeyeyim diye başlayıp bir saat nasihat ediyorum kardeşlerime, siz de tavsiye vermeden duramamissiniz :)

  42. Ipek AG 06/01/2016 at 22:03 #

    Ali bir gun 40 yasinda ve mutlu bir adam olarak uyanacak.
    Seven sevilen. Basarili. Başarmış. Bir kez daha basarabilecek oldugunu bilen biri olarak. Guclu. Bilgili.
    Babasini ozleyecek.
    Iyi bir baba, hayati tam yapiyor.
    Babami ozluyorum. Beni bu kisi yaptigi icin mutesekkirim.
    ;) cok tatli yazi. Tesekkurler Ali adina.

  43. ilkay 06/01/2016 at 23:56 #

    Zannimca siz benim tanismadigim ama cok sevdigim bir arkadasimsiniz.saglikla,huzur icinde buyuduklerini,yas aldiklarini gorun dilerim.bu yazinin altina ne yazsam çiğ kalacak sanki.olen babanin ogluna yazdigi mektuplardan sonra okudugum en guzel baba evlat temali yaziydi.elleriniz dert gormesin de daha nicelerini yazin emi.

  44. yunus 07/01/2016 at 03:16 #

    Sizin gibi bir babam olsaydı keşke.

  45. Nihan 08/01/2016 at 02:21 #

    Ağzınıza sağlık eşimle birlikte okuduk ve çok duygulandık☺️

  46. MONTANA 09/01/2016 at 21:27 #

    Always do the right thing hesabı……………

  47. Mustafa Furkan 11/01/2016 at 02:01 #

    Merhaba Abi,

    Sizi takip ettiğimden beri size duyduğum yakınlığın, bir şeylerin farklı bir şekilde geliştiğinin farkındaydım ve tanımlamak için de eşimden yardım alıyordum açıkçası. Bu gün geniş anlamıyla sonuca vardım.

    Yazıya gelince Lokman hekimin nasihatlerle dolu yazısı, -Bir ADAM yetiştirme fabrikası olan ve gördüğü gençlere ilk olarak “Sen hiç AŞIK oldun mu?” sorusunu soran- Fethi Gemuhluoğlu’nun Oğlu Ali’ye yazdığı mektuptan sonra okuduğum “En Güzel” mektup. Sizden içinizdekileri biraz sıkıştırıp bir dosya halinde, damıtılmış bir saf bileşik şekilinde verin denilse bu şekilde veremezdiniz sanırım. Çünkü en değerlinize verebilridiniz bunu ve biz -şimdilik- minik Ali sayesinde aldık bu yoğun nasihatleri. Size sadece şunun için teşekkür etmek istiyorum o da “İyi Bir İnsan” olduğunuz için. Bu söz sanırım düşününce ahlakta evrensel kümeyi temsil ediyor. Bu size çok yakışıyor.

    Selam ve sevgi ile…

  48. Emre 11/01/2016 at 05:13 #

    Bi’ abimden nasihat alır gibi adeta gönlümden hissederek okudum. Ne güzel sizin gibi bir insanı bilmek, tanımak.

  49. mustafa kemal 11/01/2016 at 19:01 #

    İki evlat sahibi bir baba olarak gözlerim dolu dolu.her babanın evladına onu koklaya koklaya anlatması,aşılaması gereken insanlık tohumları bunlar. sen ölme serdar,çok yaşa,torunlara da mektup yazmak nasip olur inşallah.

  50. Birkan 12/01/2016 at 07:39 #

    Kafamin takildigi kesit…

    “İnsan düşündükçe kahrolur. Çoğu zaman kendini hayatın akışına bırakıp yuvarlanmak daha kolay ve emniyetli gelecektir. Ama bu sana verilen akla ihanettir oğlum. ”

    Bazen insanlarin tek basina yapamiyacagi seyler vardir ve hayatlari cakisir (ask gibi) tamamen kendi kontrolunde degildir. O zaman hayatin akisina birakmak surecten keyif almak daha mantikli geliyor tabi yine dusunmeyi birakmiyorum. Onun disindaki sadece kendi kontrolume ait olan hersey icin dusunuyor, mucadele ediyorum hayatin akisina birakmiyorum hayatin kendisini istedigim gibi sekillendirmeye casliyorum.

    Ben mi tam anlayamiyorum? Yoksa yanlis mi yapiyorum. “hayatin akisina birakip yuvarlanmak” bazi kosullarda iyidir. Sanirim sadece dusunmeyi birakmayin demek istediniz. Degil mi?

  51. Melike 12/01/2016 at 14:02 #

    Ne güzel bir yazı olmuş…

  52. Mehmet Yilmaz 13/01/2016 at 04:43 #

    Amirim süper bir mektup olmuş, bana yalnız olmadığımı hissettirdiğiniz için teşekkür ederim.

  53. Ahmet Melih 14/01/2016 at 00:31 #

    Babam bana yazmıs gibi okudum her seyi tek tek not ettim.Guzel tecrubeler Allah hepimize Serdar abinin oglu Aliye anlatıklarını hayatımızda koymayı nasip eder.

  54. Gökhan A. 16/01/2016 at 03:13 #

    bizi böyle yetişen çocuklar kurtaracak. süper.

  55. Dogan 21/01/2016 at 16:15 #

    harika. çok teşekkürler. henüz oğlum yok ancak babama yollayacağım bir yazı olmuş.

  56. Recep KARAMANLI 25/01/2016 at 10:33 #

    Amin

  57. MrsSivekar 25/01/2016 at 21:32 #

    Güzel… Elinize sağlık…

  58. Kapasite 31/01/2016 at 06:59 #

    Şeyh Edebali’nin Ey oğul diye başlayan öğütleri gibi olmuş. Keşke her baba evladına böyle nasihatlerde bulunsa. Allah utandırmasın.

  59. mstcss 14/02/2016 at 18:04 #

    Çok tatlı bir çocuğunuz var, maşallah.

  60. Hüseyin 25/02/2016 at 12:06 #

    “Canın acıyana kadar düşünmediğin her gün ömründen kayıp gitmiş bir yıldızdır.” ++

  61. Notdefteri 04/03/2016 at 15:02 #

    Hem Şeyh Edebali’nin hemde Lokman Hekim’in oğluna nasihatleri gibi kıymetli bir yazı. Şeyh Edebali ve Lokman Hekim’in tavsiyelerini hatırlamak isteyenler: http://notdefteri.net/lokman-hekimden-tavsiyeler-ey-ogul/ http://www.notdefteri.net/bir-babanin-ogluna-nasihatleri/

  62. pazarlama 04/03/2016 at 18:36 #

    güzel bir yazı olmuş duygulara seslenen.

  63. Sağlık 03/04/2016 at 23:44 #

    İnsan baba olunca farklı oluyor benimde bir oğlum var.

  64. Oğuz Alp 25/05/2016 at 00:07 #

    güzel yazı, yüreğine sağlık

  65. Mert Atakan Cenikut 06/06/2016 at 08:02 #

    Vallah abi Allah her iki tarafada mutluluk ve uzun ömür versin inşallah.

  66. FİKRET KARA 17/06/2016 at 11:40 #

    DOSTUM ÇOK GÜZEL YAZMIŞSIN BİZLERİN DE HİSLERİNİ PAYLAŞMIŞSIN ADETA.HAYATI VE İNSANLARI ÇOK İYİ ANALİZ ETMİŞSİN,BUNU DA EVLADINLA VE BİZLERLE PAYLAŞMIŞSIN.YAŞIM 40 AMA YAZINDAN BENDE FAYDALANDIM.BENİMDE 2 ÇOCUĞUM VAR 1 KIZ 1 ERKEK ONLARA MİRAS BIRAKACAĞIMIZ ASLINDA EN GÜZEL ŞEYLER DE BİZİM BİLGİ VE TECRÜBELERİMİZ OLACAKTIR.GERÇEKTEN YÜREĞİNE ELLERİNE SAĞLIK.

  67. Ramiz TAYFUR 04/07/2016 at 14:13 #

    Ne kadar içten yazılan bir mektup. Allah her babaya böyle bilinçli bir şekilde yol gösterebilmeyi nasip etsin inşAllah. Takdir ederek severek tüm yazılarınızı okuyorum teşekkürler.

  68. Sigara Sarma Makinası 10/07/2016 at 00:25 #

    Kısa bir yazı bekliyordum ama uzun okuyunca sıkmayan bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık hocam. Yakışıklı kardeşime de başarılar

  69. Ergin 14/08/2016 at 15:31 #

    Sevgili Serdar Bey
    Güzel Oğlunuz Ali’nize
    Ne de
    Güzel Yazmışsınız…
    Ali’nin iyi yetişip iyi bir adam olacağını düşünebilmek hiç te zor değil.
    İyi Yetiştirilmiş
    Güzel İnsanların çoğalması umut ve dilekleri ile

  70. hamza demir 29/08/2016 at 17:06 #

    Çok güzel yazmışsınız harika…

  71. Seçkin Şahan 21/10/2016 at 07:14 #

    Gerçekten güzel bir yazı. Yüreğinize sağlık

Trackbacks/Pingbacks

  1. Küçük oğlum Ali https://t.co/7wdNGT6SN5 @mserdark… | İnternet, Sosyal Medya ve Teknoloji - 05/01/2016

    […] oğlum Ali mserdark.com/kucuk-oglum-al… @mserdark […]

  2. Küçücük bir bahçenin öğrettikleri - M. Serdar Kuzuloğlu - 30/08/2016

    […] Bu yazının arka planından bahsetmekte fayda var. Dünyayı tanısınlar diye küçük Ali ve Zeynep’i (terör saldırılarıyla ürpermiş) Fransa ve İtalya’ya götürmüş, […]

  3. Türklerin ortak nefreti: Türkler! - M. Serdar Kuzuloğlu - 18/09/2016

    […] saniyeler içinde her şeye ulaşmaya alışmış çağdaş her akranı gibi Ali ve Zeynep için otomobil yolculuğu tarifsiz bir eziyet. Bu yüzden 500 km’lik (başka bir […]

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim