Haftanın Özeti: 5

Geldik Kasım ayının son özetine. Şaka maka 1 ayı da geride bırakmışız bu özetler peşinde. Bakalım geçtiğimiz 7 gün boyunca ekranımdan geçip de aklımda kalan neler olmuş.

  • Jason deCaires Taylor ismini hiç duydunuz mu bilmiyorum. Kendisi dünyanın ilk sualtı heykeltraşı. Nefes kesen işlere imza atıyor. Bir kısmına bakalım.

  • İnternetin rutin gündemi siber ataklar. Her saniye yüz binlerce saldırı gerçekleşiyor. Kiminin niyeti bir sitenin işlemesini engellemek (rakiplerinin kiraladığı ‘bot ağları‘), kimininki bilgi çalma, kimisiyse sadece kişisel tatmin. IP Viking bu garip çabanın gerçek zamanlı haritasını sunuyor (bir Norse hizmeti). Türkiye listedeki yerini hep koruyor ama bunu Türk hackerlara bağlamayın. Tamamına yakını antivirüs kullanmayan ve yüklediği bir uygulama yüzünden yurtdışındaki hackerların eline düşmüş internet kullanıcıları. Hipnotize edici.
  • If this then that (ya da daha bilinen ismiyle IFTTT) blogda bazen değindiğim, farklı alanlarda kullandığım ve ÇOK takdir ettiğim bir hizmet. Giray Batıtürk adlı bir okuyucum blog yazılarıma özel bir kural yazmış. Yeni bir yazı yazdığımda Pocket hizmetine ekliyor (Pocket’tan da başka bir yazıda bahsetmiştim). Çok teşekkür ederim.
  • Hayranlıkla takip ettiğim sitelerden VICE, ilgiyle takip ettiğim ‘dijital aşk / cinsellik’ konusunda ‘The Digital Love Industry’ yarım saatlik çok güzel bir belgesel hazırlamış (UYARI: Çıplaklıkla ilgili hassasiyetlere sahip olanlar için uygun olmayabilir). Cinselliğin; dolayısıyla bütün beşeri ilişkilerin radikal bir biçimde şekil değiştirmek üzere olduğu bir dönemdeyiz. Konuyla ilgiliyseniz (böyle bir şeye nasıl ilgisiz kalabilir bilemiyorum ama?) bu bloga  yazdığım iki yazıyı hatırlatayım: Kadın nazından usananların limanı (insanların ‘cisimlerle’ ilişkisine dair) ve OS1 mi daha tatlı yoksa seks mi? (Meşhur Her filminden yola çıkan fikirlerim).
  • Sanal gerçeklik konusu Güney Kore’de gerçekleştirilen G-Star oyun etkinliğinde de yer buldu.
  • Crusie gemilerini çok merak etmeme rağmen bir türlü cesaret edemiyorum. Fakat bir tanesi epey ilgimi çekti. Dünyanın en teknolojik cruise gemisi Quantum of the Seas! Tatil planlarımıza ekleyelim. Daha mütevazı seçeneklerimiz de yok değil.

  • Uzun ömürlü olmasını dilediğim bir blog keşfettim. Neyin neden olmayacağına kafa yoruyor. Bilmediğim şeyler öğrendiğim kenevir konulu yazıyı tavsiye ederim. Bu blog bana sevdiğim bir diğer blog olan Yalansavar‘ı hatırlattı. Onunla da tanışmanız gerekiyor.
  • Alım fiyatlarında (talepte) dramatik düşüşler yaşandığında çiftçi ve avcıların tepkilerini bilirsiniz. Zararına satmaktansa mahsülü döker, imha ederler (oysa ona muhtaç nice insan vardır). Bugünün hızlı tüketim dünyasında inanması zor geliyor ama aslında teknoloji dünyası da çok farklı değil. En azından bir zamanlar öyleydi. 30 yıl önce Atari şirketi elindeki oyunları satamaz hale gelince elinde kalan BÜTÜN STOĞU ABD’deki New Mexico çölüne gömmüştü. Bir belgesel ekibi hayalimi gerçekleştirmiş ve o kazı yerini bulup, kazıp, oyunları çıkarmış (bu gömme olayının bir efsane olduğunu iddia eden çok sayıda kişi vardı). Bazıları bayağı iyi bir durumda çıkmış üstelik. Belgeselin başka birçok enteresan ayrıntıları da var. Sabırsızlıkla bekliyorum!

SeaOrbiter her detayıyla heyecan verici. Adeta Jules Verne romanlarından çıkmış gibi.

SeaOrbiter her detayıyla heyecan verici. Adeta Jules Verne romanlarından çıkmış gibi.

  • Araçlardan söz etmişken; dizel motorlu araçların %80 oranında tercih edildiği Fransa, çevreyi kirlettiği gerekçesiyle ticari olmayan taşıtlarda dizel seçeneğini yasaklamak istiyor. Düzenleme hayata geçerse dizel motorlu araçlar şehir merkezlerine giremeyecek.
  • İskoçya ise yenilenebilir enerji kaynaklarının nükleer ve kömür santrallerinden elde ettiği enerjiyi geride bıraktığını açıkladı. İbret alınası bir gelişme.
  • (Kitle fonlama haberlerine yavaştan başlayalım). Kara parçalarını büyük bir iştahla silip süpürdük ama denizler -karaya kıyasla- nispeten ellenmemiş durumda. SeaOrbiter adlı bir araç denizde gözlem ve yaşam adına iddialı bir yaklaşım sunuyor. Dahası bir kitle kaynak fonlama arayışı sonunda hayata geçmek için ihtiyaç duyduğu 325 bin euroyu topladı.

  • Sahi o suların altında neler var hiç merak ettiniz mi?
  • Kitle fonlama suların altını keşfettiriyor da uzay eksik mi kalsın? Bir ekip 600 bin paund toplayabilirse Ay’ın daha önce keşfedilmemiş bölgesine bir insansız uzay aracı yollayacak ve görüntüleri herkesle paylaşacak. Katkı payı 3 paunddan başlıyor. Ama 5 bin paund verirseniz uçuşun yönetildiği komuta merkezinde yer alacaksınız. Ben bu yazıyı yazarken 19 kişi tutarı vermişti bile. 60 paund verirseniz Ay yüzeyine bırakılacak dijital bellek kutusunda yer alabiiyorsunuz (Kickstarter’ın uzayla ilgili nelere vesile olduğunu incelemek ister misiniz?).
  • Mekan kullanımı konusunda yaratıcı fikirler ister misiniz?
  • Hakkında çok tartışma yaşanan konulardan biri e-kitaplar. Digital Age dergisi Türkiye’deki duruma ait rakamlar içeren güzel bir derleme yapmış.
  • Haftanın Özeti serisinin ikincisinde bahsettiğim Outernet uygulaması uzaydan beslenen kesintisiz (güneş enerjisiyle çalışan) internet erişim cihazını tanıttı.

Lammily

Lammily

  • Genel kültüre bir reddiye olarak ortaya çıkan Lammily fikrini ilgiyle incelemiştim. Barbie bebeklerin gerçek hayatta mümkün olmayan insan oranlarına sahip olduğuna ve çocuklara yanlış bir beden algısı (beklentisi) yarattığına dikkat çekiyordu. Fikir sahibi sonunda kendi ‘gerçekçi’ bebeğini aynı isimle satışa sundu. İlk seriyi 25 dolara sipariş edebilirsiniz (Mango tasarımcılarının da bu akımı dikkate alması dileğiyle).
  • Modern yaşamın destek ünitelerine benzettiğim internetten tetiklenen yeni cihazlara her hafta bir yenisi ekleniyor. Son keşfilerimden biri Signul adını taşıyor. Birçok şey için programlayabiliyorsunuz. Indiegogo’da fon topluyor (aradığı bedeli toplamayı başardı).
  • Giyilebilir cihazlar da ayrı ateşli kategori. Lumo adlı bir ürün vücut duruşunuzu denetliyor ve sizi uyarıyor. Bunun bir benzerini de Pao ismiyle Next Academy öğrencim Halit Soysal hayata geçirmeye hazırlanıyor. Intel yarışmasında aldığı birincilikle San Francisco yolcusu. Yolu açık olsun.
  • Destek cihazları duşlarımıza kadar girdi. Green Starts Here adlı bir girişim 21. yüzyılıln banyosunu kurguladığını iddia ediyor.
  • Bir diğer destek cihazı parkinson hastalarının neredeyse hayatlarını kurtarıyor. Google’ın satın aldığı LiftLabs tarafından geliştirilen Liftware adlı kaşık titreyen el ile yemek yemeyi çok daha konforlu hale getiriyor. Hayran kaldım (295 dolarlık fiyatına da hayret ettim).

  • Akıl fikir sahibi olanlara araçlarımız da eklendi malum. Olası hack edilme durumunda neler yaşanabileceğini tahmin etmek zor değil. Üstelik bu gayet mümkün. Otomotiv sektörü bunu engellemek için savunma sanayi ile işbirliğine gitme kararı aldı.
  • iPhone 6 için geliştirilen Pinc adlı özel bir kılıf yakın geçmişte Facebook tarafından satın alınan yapay gerçeklik (virtual reality) gözlüğü Oculus Rift’in sunduğunu daha ekonomik bedelle yaygınlaştırmayı hedefliyor (telefonun parasını göz ardı edersek elbette). Benzer bir tecrübe için çok daha ilkel -ve ekonomik- çözümler de yok değil.
  • Adobe, iPad kullanıcıları için Ink&Slide adlı yeni bir kalem seti tanıttı. 2 bin seviyeli bir hassasiyet algılayıcısı var. Bu çok daha gerçekçi bir kullanım anlamına geliyor. Günahı 200 dolar.
  • Apple Watch duyruluncaya kadar birçok kişinin hayatından çıkan saatler yaratıcılığın yeni tuvaline dönüştü. Karşıma çıkan en ilginç örneklerden biri Kikkerland imzası taşıyan Tweet Clock (70 dolar).

  • Saatler gibi unutulan bir diğer kavram da defterler. Giderek romantik bir algıya kavuşan bu kategorinin en meşhur markası Moleskine, teknoloji tutkunu kuşak için bir ara form geliştirdi (benim tercihim yine de Evernote).

  • iPhone’a özel geliştirilen Crimson adlı bir klavye çok daha az emekle çok daha fazla yazmanızı sağlıyor. Sanal klavyeye alışamayanlar için bir diğer çözümse bluetooth ile eşleşelen cep klavyesi MyType.
  • Tinder’ın kurucuları alternatif bir Tinder yarattı: Bumble.
  • Google, unutulma hakkı hizmetini genişleteceğini duyurdu. Şirket şu ana kadar 602 binden fazla bağlantının kaldırılmasını isteyen 174 bin başvuru almış. Ben belirli durumlarda bu yöntemin gerekli olduğunu ancak kaçınılmaz istismarının interneti bozacağını savunuyorum. Google da benzer fikirde ama çıkış noktası benimkinden farklı doğal olarak.
  • Google’ın Androidify adlı bir mobil uygulamasına denk geldim (tahmin edin hangi platformda çalışıyor?). Kendinizin Android maskotundan bir türevinizi yaratıyorsunuz. Ben beceremedim; bir de siz deneyin bakalım.
  • Son derece tartışmalı bir şekilde Mega Upload adlı sitesi kapatılan, evi basılan ve varlığına el konulan Kim Dotcom iflas ettiğini ve avukatlarının kendisini terk ettiğini açıkladı. Adalet dediğin paran kadar.
  • Universal, Steve Jobs’un hayatını konu alan 30 milyon dolar bütçeli yeni bir film için düğmeye bastı. Öncesinde Leonardo DiCaprio ve Christian Bale’in adı geçen Jobs rolü için X-men filminden tanıdığımız Michael Fassbender uygun görüldü.
  • Film dünyasında bir diğer geri sayım da 2009’da gösterime giren ve tarihin en çok kazandıran filmi unvanını alan Avatar‘ın devam serisiyle ilgili. James Cameron yeni filmi şöyle özetliyor: ağzınız açık kalacak, altınıza sıçacaksınız.
  • İntihar ederek (tartışmalı) aramızdan ayrılan müzik grubu Nirvana’nın kurucusu Kurt Cobain’in hayatını konu alan Montage of Heck belgeseli yakında HBO’da gösterime girecek. Belgesel Brett Morgen’in 8 senelik emeğinin ürünü. Sabırsızlıkla bekliyorum.
  • Elektronik güvenlik şirketi Symantec, Regin adlı yeni bir casus yazılım keşfettiğini duyurdu. Uygulama özellikle kamu kuruluşlarını hedef alıyor. Ekran görüntüsü topluyor, şifreleri çalıyor ve silinen dosyaları geri alıp belirlenen merkezine yolluyor. En çok etkilenen ülkeler Rusya, Suudi Arabistan ve İrlanda olarak açıklandı.
  • Bir diğer e-güvenlik şirketi F-secure’un raporuna göre mobil zararlı yazılımların %99’u Android sistemlere yönelik geliştiriliyor.
  • Ev ağınıza yönelik siber saldırılara karşı koruma sunan Bitdefender Box ön sipariş almaya başladı. 200 dolarlık fiyatı var. Yıllık aidatıysa 100 dolar. Saldırılar o kadar gelişti ve güvenlik o kadar önemli hale geldi ki bireysel kullanım için dahi yeni bir pazar oluşturdu.
  • İsrail-Filistin sorunu bile bir gün çözülecek ama bir tartışma hep sürecek: iOS mi, Android mi? Forbes her iki işletim sisteminin son sürümlerini karşılaştırmış. Parayla satın alınan şeyler için fanatizm nedendir?

call-of-duty-11-yilda-10-milyar-dolar-satis-hasilati-yapti-10032-21112014153938

  • Call of Duty oyununun 2003’ten bu yana geliri 10 milyar doları geçti.
  • Verge’de savaş oyunlarıyla ilgili ilginç bir yazıya denk geldim. Far Cry 4 oyunundan yola çıkarak şiddetin izlerini takip eden enteresan detaylarla bezeli.

460x

  • Yukarıdaki fotoğraftın korkunç bir öyküsü var. 22 yaşındaki ABD’li Darsh Patel ormandaki yürüyüşü sırasında karşısına çıkan ayıyı cep telefonuyla çeker. Bu onun son karesidir. Birkaç saniye sonra görünen o ayı Patel’i öldürür!
Kryptos Heykeli (yazıtı da denebilir) içeriğiyle hala bir muamma.

Kryptos Heykeli (yazıtı da denebilir) içeriğiyle hala bir muamma.

  • ABD’nin istihbarat kurumu CIA’in genel merkezinin önünde Jim Sanborn’un eseri olan Kryptos adlı bir heykel var. Bugüne kadar üstünde yer alan kriptolu metnin sadece bir kısmı çözülebildi. Kriptologlar için gurur meselesine dönen bu konuda yeni bir umut daha var. Yaratıcısı Sanborn, 25 yıl sonra şifreye dair ikinci ipucunu paylaştı.
  • Online müzik dinleme hizmeti Spotify 12,5 milyon ücretli üyeye ulaştığını açıkladı. Hatırlatayım; yine de zarar ediyorlar. Hiçbir analist kara geçeceklerini düşünmüyor. Geçen sene pazar değeri 4 milyar dolardı. Garip zamanlar.
  • Plak satışları son 18 yılın en yüksek seviyesine çıktı! Toplam rakam çok büyük olmasa dahi yüksek fiyatına rağmen bu kadar kişinin plakları tercih etmesi enteresan (bu dünyaya adım atmak isterseniz bu blogda bir şeyler karalamışlığım var).
  • Hiçbir internet hizmetinde şarkıları yer almayan Prince, bu hafta bütün sosyal hesaplarını kapattı, Youtube videolarını da sildi.
  • ABD’de Michael Brown adlı zenciyi vurarak öldüren Derren Wilson adlı polisin davasında mahkeme bunun bir görev kazası olduğuna kanaat getirince ülke karıştı. Protestolar ülkenin dört bir tarafına yayılmış durumda (son baktığımda 170 şehri geçmişti). En büyük eylem ise New York’ta yaşandı.
  • Doğrudan TV’ye bağlanan Android çubuklar yüzlerce alternatife sahip. Meegopad adlı bir ürünse 100 dolara Windows 8 yüklü bir platform sunuyor. Gönderim ücreti de yok.
  • Bulut bilişime dair en ilginç çözümün adı Grillo. Bu cihaz depremi (içindeki sismograf sayesinde) önceden hissedip uyararak size kendinizi güvene alacak zaman kazandırıyor. Hem de 50 dolara.

  • Los Angeles Auto Show’da beni en etkileyen araç Audi’nin konsepti Prologue oldu. Bir de siz bakın.

  • Kişisel kamera dünyasına yeni bir soluk getiren GoPro, seneye 500 ile 1.000 dolar aralığında drone (insansız hava aracı) geliştirmeye hazırlanıyor.
  • Çinli Huawei, 2025 yılında kullanıma sunacağı 5G mobil altyapısını tanıttı. İnternet hızının 4G’ye oranla 1.000 (BİN) kat hızlanması planlanıyor. Ne yapacaksak artık?
  • HP’nin eski CEO’su Carly Fiorina 2016’da ABD’de gerçekleştirilecek başkanlık seçimleri için aday olmayı düşünüyor. Kazanırsa ülkeyii de HP gibi yönetmez umarım.
  • NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu’na bir 3D yazıcı yerleştirmişti. Bu hafta ilk üretimini gerçekleştirdi. Gerçekten heyecan verici.

  • Dünya nüfusunun henüz sadece %40’ı internete bağlanabildi. Bağlanamayan kesimin %90’ı gelişmekte olan ülkelerde. Dünyanın en demokratik ve ekonomik eşitleyicisi bozuk denklemi biraz daha bozmuş gibi görünüyor.
  • IAB Türkiye’nin son raporuna göre Türkiye’de 12-16 yaş arasındakilerin %73’ü, 17-24 yaş arasındakilerin %78’i internet kullanıcısı.
  • Kimilerinin (bence anlamsızca) kafaya taktığı Turkey / Türkiye meselesine Vox el atmış (Sen Egypt’e Mısır diyorsun onlar alınıyor mu? Zaten olayın çıkışı da Memlük ve Mısır’dan. Okuyup öğrenelim).
  • Otomobil, minibüs, otobüs yolda kalınca inip ittirmeye aşinayız. Ama kardeşim uçak itilir mi? İtilirmiş.
  • Hoşuma giden TED konuşmalarından bir liste yapayım diyorum bir ara. Bu Pazar günü için tavsiyem eski izlediklerimden biri olsun. Türkçeye çevirmişler ne güzel. Julian Treasure konuşurken insanların bizi dinlemesini nasıl sağlayacağımızı etkili bir dille anlatıyor (böyle bir başlık için aksi düşünülemezdi herhalde).

  • Blackberry, iPhone 6’sını verip yeni Blackberry modeli Passport’u alanlara 550 dolar veriyor. Üste para verip mal satmak da denebilir. Microsoft da bir ara (satmadığı için üretimi sonlandırılan) Zune müzikçalar alanların iPod’larını atmak için çöp kutusu yapmıştı. Bu adamların etrafında ‘oğlum akıllı olun’ diyecek dostu-arkadaşı da yok belli ki.
  • Bu arada Apple’ın değeri 700 milyar doları geçti. Bu, ABD’nin mortgage kökenli krizinden ülkeyi çıkartmak için finans kurumlarına verdiği paraya denk. Başka bir deyişle Apple’ın kasasında dünyanın en büyük ekonomisinin en büyük krizini çözecek kadar parası var (ve işin garibi Apple bu parayla ne yapacağını bilemiyor. Kendi hisselerini satın alıp duruyor).
  • Apple demişken bahsetmiş olalım: iPad satışları ilk defa düşüşe geçti. Bu çok tehlikeli bir gösterge. Fakat hemen üstte paylaştığım detayı hatırlarsanız Apple 812 yıl hiçbir şey satmasa dahi çalışanlara maaş verebilecek durumda; merak etmeyin. Siz kendi derdinize düşün.
  • Samsung’un da gelirleri düşüyor, yeni Galaxy serisi satışları sancılı. Tanrılar kelle istiyor.
  • Geçen haftaki özette web tarayıcısı Firefox’un ön tanımlı arama motoru olarak Google’dan Yahoo’ya geçeceğini paylaşmıştım. Yaygınlaşan bir söylentiye göre seneye (yani bir ay sonra) Apple da ön tanımlı arama motoru olarak Google’ı kullanmayacak. Yerini neyin alacağı henüz belli değil. Fakat bunun bir diğer ezeli rakibinin ürünü Bing olmayacağı da ortada (Yahoo hissesi almak için iyi bir zaman olabilir mi dersiniz?).
  • Google’a bir darbe de Avrupa Komisyonu’ndan geldi. Avrupa’da %90 pazar payına sahip arama motorunun diğer faaliyet alanlarından ayrılarak hizmet vermesi isteniyor.
  • Arama motoru demişken atlamayalım; Yandex kendi özel web tarayıcısının bir sonraki halinin alfa sürümünü tanıttı. Yalın tasarım ve minimalizmin kafasını gözünü yarmışlar. ÇOK da hoşuma gitti açıkçası (UYARI: Bu beta bile değil; bir alfa sürümü).
  • En ilginç arama motorlarından biri de PlayPhrase. Yazdığınız bir cümleyi içeren filmleri sıralıyor. HASTASI OLDUM :)
  • Fransız Tasarımcı Fabrice Dubuy, Flipbook ismiyle gördüğüm en güzel e-kitap konseptlerinden birine imza atmış. Diğer tasarımlarına da göz atmanızı tavsiye ederim.
  • Instagram en hızlı büyüyen sosyal ağdı. Bu unvar artık Tumblr’ın (Yahoo’ya dair bu kadar pozitif bir hafta olabilir mi?). Snapchat de en hızlı büyüyen mobil uygulamaymış. Rakamlar böyle diyor.
  • Sosyal ağ demişken Twitter gönderimleri için kullanılan Tweet terimi meğer bir geliştiricinin tesadüfi kullanımından doğmuş.
  • Mashable, 2014’te hayatımızı olumlu yönde etkileyen 14 inovasyonu listelemiş.
  • Black Friday (Kara Cuma) ABD’de Noel / Yılbaşı alışverişinin kızıştığı Kasım ayının son Cuma gününde yapılan (%80’e varan) büyük indirim gününü temsil ediyor. Ve her Kara Cuma, tüketim toplumunun utandırıcı boyuta ulaşan hallerine sahne oluyor. Aşağıda bu hafta yaşananlardan oluşan bir kolajı paylaşıyorum. İnsanlığın hayvanlıkla arasındaki çizginin en inceldiği anlara şahitlik edelim.

https://www.youtube.com/watch?v=UKaQcYyChp4

  • Bu haftanın garipliği Terry Davis adlı şizofren bir yazılımcıdan geliyor. Davis 10 yıl uğraşarak tek başına (bu hafta kamuoyuna açıkladığı) TempleOS adlı bir işletim sistemi geliştirmiş. Ben bu satırları yazarken 2,17 sürümündeydi. Yaptığı şey TANRI İLE İLETİŞİM KURMAMIZI SAĞLAMAK. İddiasına göre bu işletim sistemini Tanrı bizzat istemiş. Allah sonumuzu hayır etsin.

Hepinize iyi Pazarlar (özetleri beğendiyseniz ilgisini çekebilecek dostlarınız için paylaşmayı ihmal etmeyin lütfen).

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

21 Responses to Haftanın Özeti: 5

  1. pesvin 30/11/2014 at 13:29 #

    serdar hocam benim hayatta ufkumu açan, bakış açımı genişleten üç sey var :) biri erasmus , ikincisi technology governance dersim , üçüncüsü yazılarınız ve siz :) harika bir özet olmuş elinize sağlık

    • mserdark 30/11/2014 at 13:40 #

      Böyle bir sorumluluğun altına girmiş olma hissi beni mutlu değil tedirgin ediyor ama yine de çok teşekkür ederim (Siz yine de erasmus konusuna biraz daha ağırlık verin bence ;)

  2. Yunus Laçin 30/11/2014 at 13:36 #

    Cesetler bu kadar etkilemezken, olmeden once cekilmis fotograf ve videolardan cok rahatsiz oluyorum. Icim daraldi serefsizim.
    Vardir bir aciklamasi elbet.

  3. hyeppa 30/11/2014 at 14:14 #

    Haftada 2 güne mi çevirsen abi şunları? Çok dolu oluyor bu şekilde hangisine tıklasam bilemedim.

  4. giybetci 30/11/2014 at 18:12 #

    serdar abiyi yıllardır okur, izlerim.. çok sakin, yavaş, gavurcası calm bir yapısı var, hatta cool.. aslında en çok merak ettiğim konu, fiziksel olarak yavaş birininin, bu kadar çok şeyi nasıl okuyup takip edebiliyor olduğu. gerçi fiziksel hareketsizlik okumak yazmak için daha da gerekli birşey ama öyle olunca mesela ben hepten cortluyorum. ama y,z kuşağı ile yanyana gelince de o pc,telefon kullanmadaki hızlarını görünce ulan dinazor gibi yavaşım da diyorum. damlaya damlaya göl oluyor demek ki. tabi geçem o bir durun,odaklanın mealli yazı da aklıma geldi şimdi.

  5. dulkadiroğulları 30/11/2014 at 18:52 #

    yazı maddeler halinde ve akış yukarıdan aşağı gidiyorsa önce madde yazılır sonra resim konur. bu şekilde yazının akışını bozuyorsunuz. önce resim sonra yazı, ancak resim açıklaması şeklinde veyahut yazı aşağıdan yukarı (böye bir site ilginç olabilir aslında) akıyorsa konmalıdır.

  6. Levent MASA 30/11/2014 at 21:15 #

    sayenizde pazar günlerim daha keyifli geçiyor, çok teşekkürler:)

  7. muhammet 30/11/2014 at 22:18 #

    aklınızda ne çok şey kalmış öyle :)

  8. greas 30/11/2014 at 23:32 #

    Efsane olmuş bu haftaki özet. Daha doğrusu hem efsane hem korkunç.

  9. Ipek AG 01/12/2014 at 02:38 #

    of iyice dolmuş bu defa. saat 2:28 oldu bitirene kadar. tesekkür ederim.
    “open link in a new window” şettirseniz? okuyucu açısından daha işlevsel olacak
    tam da geçen hafta bir I AM CARDBOARD almışken, tesadüf şahane oldu.
    ellerinize sağlık

  10. Eray U 01/12/2014 at 13:35 #

    Çok memnunuz, aynen devam bizi beslemeye lütfen

  11. Abbas 01/12/2014 at 14:29 #

    Amirim yine çok iyi bir derleme ile karşımıza çıkmışsınız. Haftalık derleme yazılarınızı şu sitedeki “13 Things I Found on the Internet Today” e benzetiyorum http://www.messynessychic.com/2014/11/24/13-things-i-found-on-the-internet-today-vol-xcvxi/ şimdiye kadar bu siteden çok ilginç şeyler öğrendim artık sizden de teknoloji ile ilgili kaçırdıklarımı yakalıyorum. Değmeyin keyfime :D

    • mserdark 01/12/2014 at 14:37 #

      Tam benlik bir siteymiş. Yazdım bir kenara, ara ara mutlaka bakacağım. Teşekkür ederim.

  12. atilla 01/12/2014 at 15:56 #

    Elinize sağlık. Hepsi çok ilginç ve birbirinden güzel bilgiler.
    Playphrase çok hoş. Film adedini zamanla arttıracaklarını umuyorum.
    Liftware özellikle birilerinin yaşamını kolaylaştırma adına çok değerli. Liftware’deki Rockhealth desteğini de takdir etmek lazım.

  13. Orçun Emlek 01/12/2014 at 21:43 #

    İnternette takip edilmesi en heyecen verici gün Pazar oldu. Bu kadar farklı ve ilginç konu ufuk açıyor. Teşekkürler ! Bir Tv programı da yakışır.

  14. ismail 01/12/2014 at 22:53 #

    amirim elinize saglik, yine dokturmussunuz. butun linkleri acip okuyup inceleyince bir kac saati buluyor yaziyi bitirmek ama degiyor tabi. bu haftaya kadar hep yeni sekmede acilirdi linkler ama bu hafta sag tiklamak zorunda kaldim sayfadan ayrilmamak icin. cok onemli bir sorun degil gerci ama bilin istedim. gelecek haftayi iple cekiyorum. tesekkurler.

  15. bir adam vardı canı sıkılan 02/12/2014 at 02:01 #

    Hocam ne zaman bir yazını okusam cehaletimin farkına varıyorum. Büyüksün…

  16. bencesoyle 02/12/2014 at 09:36 #

    Yazılarınızı devamlı takip ediyorum gerçekten ufkum açılıyor her okuduğumda :) Bu haftanın derlemesi süper olmuş. Şu anda yanda açılmış bir sürü yeni sekme var. Sevdiğiniz TED konuşmalarından oluşan bir yazı mükemmel olur heyecanla bekliyorum.

  17. pilgrimage 08/12/2014 at 00:05 #

    Amirim seviyorum seni bu yazılarını yaw :) İnternette başında bazen kısır donguye giren beynimi ping ile uyandırıyorsun ve internet kaybettiğim o zamanlar geri geliyor.Sağol Hocam :)

Trackbacks/Pingbacks

  1. Haftanın Özeti: 6 - M. Serdar Kuzuloğlu - 07/12/2014

    […] Geçen haftaki özette değindiğim Kara Cuma (Black Friday) indirim çılgınlığını izlediyseniz unutmuş olamazsınız. IBM’in raporuna göre bu olay etkisini sadece ABD’de göstermiyor. Neredeyse her konferansımda adını andığım Davranışsal Ekonomist Dan Ariely de konuya ilişkin bir yazı kaleme almış. İndirim görünce çılgınlar gibi saldıran insanları eleştirmenin çok doğru olmadığını; aksi takdirde yıl boyunca aşırı tüketimin daha yüksek bedellerle süreceğini savunuyor. Beslenme diyeti yapanların bile haftada bir günü kendilerine özgür gün ilan ettiğini, Kara Cuma’nın da böyle bir şey olduğunu savunuyor. Mutlaka bir şey tüketmek gerektiğini kabullenince mantıklı. Bense insanlara gerekmedikçe tüketmemeyi salık vermekten yanayım. Bu çağda tükettiğimiz çok az şey ihtiyacımız çünkü. […]

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim