İçeriğe geç

Etiket: instagram

Haftanın Özeti: 36

[box type=”info”]Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.[/box]

[nextpage title=”Genel Gündem” ]

Genel Gündem

  • Üstündeki gizem perdesi hala tam olarak aralanmayan Wikileaks sitesi ele geçirip sızdırdığı bilgilerle dünyanın yönünü değiştirdi. Neden sadece bazı bilgilerin sadece bir kısmını ve sadece kendi istediği sırada ve istediği mecralarda yayınlattığı tartışma konusu olsa da sonuçta tek bir gerçek mağdur yarattı: Kurucu ve Sözcüsü Julian Assange. 2012’den bu yana sığındığı İngiltere’nin Başkenti Londra’daki Ekvador Büyükelçiliği’nde adı konmamış bir hapis hayatı yaşıyor. Assange bu hafta Fransa Başkanı François Hollande’a yazdığı bir mektupla sığınma istedi (gibi). Hollande ise “bu iş böyle olmaz, sığınma gerektiren acil bir durumun da yok” diyerek reddetti. Bunun üzerine Assange “ben zaten sığınma istememiştim” dedi.
  • Lafını etmişken bilgileri tazeleme adına Wikileaks’in amacı ve çalışma yöntemleri hakkında önemli bilgiler içeren -bizzat Assange tarafından aktarılan- aşağıdaki TED sunumunu izlemenizi tavsiye ederim (Türkçe altyazılı).

  • Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi bu hafta düzenlediği basın toplantısında ‘yerli’ üretimi desteklemek adına eşdeğeri bulunan ithal elektronik ürünlere [highlight]yüzde 30‘a varan ek vergi[/highlight] konulacağını açıkladı. Yani mesela ‘yerli’ bir tablet üreticisi varsa iPad’e ek vergi konacak. Ama iOS yüklü yerli tablet ihtiyacımızı kim karşılayacak orası muamma. Yerli adı altında üretim yapan firmaların neyi ne kadar yerli yaptığı da öyle. Çoğunuzun tahmin ettiği gibi burada amaç üreticiyi korumak değil, devlete ek gelir yaratmak. Türkiye gibi gelirini ancak dolaylı vergilerden toplayabilen devletlerin direnemeyeceği kadar büyük bir pazar. MOBİSAD pazarın yüzde 20 daralacağını iddia ediyor ama bence hiçbir şey değişmez. 5 bin lira da olsa bir öğün az yemek yer yine de alırız 😉 Bu memleket neler gördü. Göbek atana kadar devam.

Haftanın Özeti: 35

[box type=”info”]Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.[/box]

[nextpage title=”Genel Gündem” ]

Genel Gündem

  • Türkiye ile pek ilgisi yok ama bahsetmemek imkansız: ABD bu hafta eşcinsel evliliği anayasal hak olarak kabul eden ülkeler arasına katıldı. Evet (Twitter’ın yorumuyla ‘sevgi kazandı‘). Emsalleri arasında epey geç kaldığı söylenebilir ancak ABD’nin hristiyan dünyasının en muhafazakar ülkelerinden biri olduğunu hatırlatmış olalım. Başkanlık Ofisi Beyaz Saray dış cephesini  eşcinselliği temsil eden gökkuşağı renkleriyle ışıklandırdı ve profil görsellerini de aynı şekilde güncelledi. Sosyal medya hesaplarından gelişmeyi ‘Amerika çok gurur duyuyor olmalı‘ şeklinde duyurdu. Rüzgarı kaçırmak istemeyen VISA’dan Google’a kadar geniş yelpazedeki markalarda dahi yansımaları oldu. ABD Başkanı Barack Obama’nın konuşması konuyu çok güzel şekilde özetliyor. Tam bu noktada bir an durup düşünelim: [highlight]birbirini evlenecek kadar seven insanları engelleme hırs ve cüreti garip değil mi?[/highlight] Herkesin sadece kendinden sorumlu olduğunu ve hepimizin sadece kendi tercihlerimizden sorumlu tutulacağını unutuyoruz. Birbirini diri diri kesecek kadar nefret dolanlardansa sevgiye ve aşka inananlara sığınırım.

  • Pek bilgili olduğum bir konu değil ama merak edince öğrendim ki şu meşhur LGBT (Lezbiyen, Gay, Biseksüel ve Transeksüel) gökkuşağı bayrağı Vietnam Gazisi bir striptiz dansçısı (ve gay) Gilbert Baker tarafından 1978 yılında tasarlanmış.

OrdinanceAgainstRainbowFlagDraftedinLouisianna070713

  • İlgili olarak: Amerika kıtasında aynı cinsiyetle evlilik konusuna en sıcak bakan ülke yüzde 71,1 ile Kanada, en soğuk bakansa yüzde 5,1 destekle Jamaika. Buyrun detaylara.

Haftanın Özeti: 31

Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Genel Gündem

  • Dünyaca ünlü Amerikalı Matematikçi John Forbes Nash bu hafta hayata gözlerini yumdu. ‘Dünyaca ünlü’ dediysem matematik hayranlığından değil elbette. 2001 yılında gösterime giren Russell Crowe’un başrolünü üstlendiği A Beautiful Mind (Akıl Oyunları) filmi Nash’in hayatını beyazperdeye aktarmış ve onu milyonlarla tanıştırmıştı. Kendisiyle ilgilenenler kendisinden de meşhur olan Oyun Kuramı’na da aşinadır mutlaka (21 yaşında tanıttığı tezi burada özetleyebileceğim türden değil ancak merak ettiyseniz Matematik Köyü’ndeki dersinden Ali Nesin’in ağzından üç parçada izleyebilirsiniz: 1, 2, 3) Bu ölüm haberine dair en garip ayrıntı Nash’in bindiği takside emniyet kemerini takmadığı için ölmüş olmasıydı. Nash’in garipliklerle dolu hayatından küçük, hazmedilebilir kesitlere vakıf olmak isterseniz bu hafta bitirdiğim kitaplardan birini; Laurent Lemire imzalı Çılgın Dahiler kitabını tavsiye ederim. Uzatmamak için örneklere burada yer veremiyorum.
nash-07
  • Bu haftaya damgasını vuran olaylardan biri futbolun en büyük çatı kuruluşlarından FIFA‘da (Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği) ortaya çıkan yolsuzluk iddiaları oldu. Soruşturma futbola en geç adım atan ülke olan ABD’de başlatıldı. İddialara göre 14 yönetici 100 milyon doları aşan tutarda rüşvet almış. Kurumun 7 yöneticisi tedbir amaçlı gözaltına alındı. ABD Adalet Bakanı soruşturmanın FIFA ile sınırlı olmadığını ve bu rüşvet mekanizmasının 20 yıldır ABD bankaları üstünden yürütüldüğünü belirtti. Bir diğer iddia FIFA Başkanı Sepp Blatter’ın ABD’de FBI’ın aleyhinde yürüttüğü soruşturmayı bildiğinden dolayı 2011 yılından bu yana ülkeye gidemiyor oluşu. Konuyla bağlantılı en garip gelişmeyse 17 yıldır Başkan unvanını koruyan Blatter “benim bu yolsuzluklarla alakam yok” diyerek bu hafta gerçekleştirilen 65. FIFA Kongresi’nde yeniden başkanlığa aday olmasıydı. Bir tık daha garibi de seçilmesi oldu. Olayın en büyük mağdurlarından biri Rusya ve Katar. Bu iki ülkenin ev sahipliği yapabilmek için rüşvet verdiği söyleniyor. Rusya Başkanı Vladimir Putin ise “Bunlar hep Amerika’nın oyunu” diyor. Bazı şeyler Türkiye’ye has değil anlayacağınız (Konuyla ilgili çok ilginç bir diğer yaklaşım da burada. Bu aristokrasinin, ‘beyazlatıcı’ etkinin ve kapitalizmin stratejik hamlesidir diyor. El-Cezire de soruyor: FIFA ne iş yapar, ne işe yarar?). Futbolla zerre kadar ilgisi olmayan bendeniz yanlış olduğundan değil ama ibret-i alem olsun diye ekledim bunları.
src.adapt.960.high.chimp_xmas.1428947084097
  • Giresun’da ayı nüfusunu kontrol altında tutabilmek adına Giresun Doğa Koruma Milli Parklar Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekip bir boz ayıyı vurarak öldürdü!
page_giresunda-ayi-populasyonunu-kontrol-etmek-icin-boz-ayi-vuruldu_776865520
  • ABD’de doğal ortamında ayıyla karşılaşmak sık karşılaşılan bir olay olmalı ki vatandaşlar için ‘ayı görünce yapılması / yapılmaması gerekenler’ başlıklı bir belge hazırlandı. Örneğin siyah postlu ayı görünce asla gözlerine bakmamamız, kahverengi postlu ayı görünce meydan okuma gibi algılanacak hareketlerden kaçınmamız, boz ayı görünce huyuna suyuna gitmemiz, panda görürsek (nasıl olacaksa?) sandığımız kadar masum ve eğlenceli hayvanlar olmadığını hatırlamamız gerekiyormuş.
  • 10 yıldır hazırlanan ve dünyanın en değerli 100 markasını derleyen Millward Brown imzalı BrandZ listesinde dünyanın en değerli markası unvanını Apple (Google’dan) aldı. Benim için en şaşırtıcı ayrıntı küresel çaptaki bunca karşı mücadeleye karşın Marlboro’nun hala ilk 10’da yer alabilmesi oldu (sebebine gelirsek…).
Brandz 2015
  • Gayet makul, düzgün; hatta kibar insanlar neden trafikte ipini koparmış deli danalar gibi itlik, serkeşlik rüzgarı estirir? Bunu kafaya takarak bir kitap yazan Tom Vanderbilt’in teşhisine göre bunun sebebi araç içinde kendimizi anonim; daha da ötesi kendi benliğimizden ayrı bir varlık olarak hissetmemiz. Metal yığını içinde, kapalı bir kabinde kendimizi her şeyden muaf görüyormuşuz. Siz öyle görmeyin lütfen.
  • Deep Web’de uyuşturucu, silah, mühimmat, sahte evrak ve benzeri her türlü karanlık işe aracılık yaparak yüzlerce milyon dolar ciroya imza atan Silk Road sitesinin Kurucusu olduğu iddiasıyla geçen sene bir operasyonla tutuklanan Ross Ulbricht mahkeme tarafından suçlu bulunarak aftan faydalanmamak üzere ömür boyu hapse mahkum edildi.
  • Bu hafta Türkiye’de şöyle bir olay da yaşandı. Üzgünüm ama oldu bu.
imamin-drami

Haftanın Özeti: 29

[box type=”info”]Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.[/box]

[nextpage title=”Genel Gündem” ]

Genel Gündem

  • ‘Türkiye’de kitap okunuyor mu?’ tartışmasının sonu gelmiyor ama -nüfusa oranla son derece az olsa da- Türkiye’de kitap ‘satılıyor’. Hayatını yazarak kazanan kişi sayısı fazla değil ancak bazı yazarlar pek çok meslek grubundan çok daha fazla kazanıyor. Forbes dergisinin geleneksel yazar telif gelirleri sıralamasına göre Uğur Koşar, Ayşe Kulin ve Orhan Pamuk ilk üç sırayı oluşturuyor. Uğur Koşar boşuna ‘Allah de ötesini bırak’ dememiş meğer.
Sıra Yazar Baskı Adedi Ciro (TL) Yazar Geliri (TL)
1 Uğur Koşar 757.000 11.392.000 1.798.800
2 Ayşe Kulin 387.000 7.668.000 1.533.600
3 Orhan Pamuk 223.000 5.073.000 1.268.250
4 İskender Pala 330.000 5.590.000 1.118.000
5 Kahraman Tazeoğlu 397.000 6.454.000 968.100
6 Ahmet Batman 325.000 5.200.000 780.000
7 Canan Tan 155.000 2.820.000 564.000
8 Sinan Yağmur 350.000 5.030.000 503.000
9 Yılmaz Özdil 105.000 2.510.000 502.000
10 Soner Yalçın 125.000 3.000.000 450.000
  • Türkiye tarihinin belki de en ilginç, görülmemiş, benzersiz ve detayları zamanla daha çok ortaya çıkacak Gezi Parkı eylemlerinin yıldönümüne yaklaşıyoruz. MTV’nin Rebel Music serisinin Turkey: Flowers of Gezi Park bölümü dışarıdan bir göz olarak yaşananları temsilci ve karşıtların gözünden özetlemiş.

Haftanın Özeti: 23

[box type=”info”]Her Pazar saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.[/box]

[nextpage title=”Genel Gündem” ]

Kendi adıma -yine- bol seyahatli ve koşturmacalı bir haftaydı. Toplantıların neredeyse hepsini hayatımdan çalınan anlar olarak kodluyorum zihnime. Bu yüzden kalan zamanı daha faydalı işlerle doldurmaya çalışıyorum.

Örneğin bu hafta Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya bölümü öğrencilerine ders verdim (bir uçuş tarife değişikliği yüzünden Bilgi Üniversitesi’ndeki kendi dersimi veremedim). Türk Hepatopankreatobilier Kongresi’nde (YANLIŞ OKUDUN!) cerrahlara ve Çimentaş’ın yıllık toplantısında yöneticilerine (3 gün içinde 2 defa Antalya’ya uçarak) birer konuşma yaptım.

Uçuşlar ve otel transferleri sırasında David Hegarty’nin Yaratıcılık ve Douglas Coupland’ın Life After God (Tanrıdan Sonra Hayat) kitaplarını okudum. Bir sürü sektörel rapor erittim. Paralel olarak (tesadüfen keşfettiğim) Netflix dizisi Bloodline‘a başlayıp bitirdim (sıkıcı başladı ama güzel bitti). Youtube’da The Secrets of Sugar (Şekerin Sırları) adlı harika bir belgesele denk geldim. Mart ayından kalan dergilerini bitirdim (dergilerden kesip kırptığım şeyler için de bir blog dizisi mi başlatsam diyorum).

Belki de en güzeli hafta boyu birçok yeni, ilginç insanla tanıştım, bir sürü öykü dinledim, notlar aldım.

Yapamadığım tek şey bloga yeni bir yazı yazmaktı. Salı günümü nispeten boş bırakıp bu ‘işe’ ayırmıştım ama o meşhur ulusal elektrik kesintisi herkesinki gibi benim de planlarımı alt-üst etti.

Ve arada kalan zamanlarda okuduğum yüzlerce, binlerce haberden tadı damağımda kalanları sizin için derlemeyi de ihmal etmedim elbette!

Genel Gündem

  • Haftanın en önemli gelişmelerinden (gelişme tanımı biraz ironik olsa da) Türkiye çapındaki gizemli elektrik kesintisiydi. Saat 10:30 civarında başlayan ve Enerjisini İran’dan alan Van hariç [highlight]45 şehirde[/highlight] yarım gün süren kesinti etkisiyle elektrik, su, doğalgaz ve metro, tramvay gibi elektrikli ulaşım hizmetleri de durdu. Resmi açıklamalarda dahi olayın sebebi hala anlaşılamadı (teori bol). Bu olay sırasında Campaign dergisinin ‘What’s Next in Digital’ başlıklı arama toplantısı ironik görüntülere sahne oldu.

#whatsnextindigital #roundtable elektrik kesintisinden sonra 🙂 @campaigntr

A photo posted by Omer Erdem (@omerdem) on

  • İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Mehmet Karaca kampüse yapılması planlanan cami için “talep gelirse sinagog da yaparız” demişti. Bunun üzerine bir kampanya başlatan İTÜ öğrencileri [highlight]budist tapınağı[/highlight] için 18 binden fazla imza topladı. Al sana zamanın ruhu.
  • Bu hafta 53 bin devlet okulunun sadece yüzde 34’ünde kitaplık varken Kütüphaneler Haftası’nı kutladık. Rakamlar pek iç açıcı değil. Yapılan ankette bazı öğrenciler “internet varken kütüphaneye ihtiyaç yok” demiş. Her şeyin internette var olduğunu düşünmek yeni çağın en yaygın cehaleti (keşke her şey internette olsaydı elbette). Böyle düşünenler için de münasip bir TED sunumunu araya sıkıştırmak isterim.

  • MHP Milletvekili Ruhsar Sarıer’in soru önergesine cevaben Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu Türkiye’de [highlight]8 milyon 179 bin kişinin[/highlight] depresyon ilacı kullandığını açıkladı.

depres

Haftanın Özeti: 22

[box type=”info”]Her Pazar saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.[/box]

[nextpage title=”Genel Gündem” ]

Muhtemelen hayatımın en yoğun ve yorucu haftalarından biriydi. Bir dizi toplantı, Ankara, Van, İstanbul ve Antalya’da 4 ayrı konuşma, üniversitede ders, havaalanları, oteller, taksiler ve sayısız aksilik…

Peki bunlar haftanın özeti için engel mi? Elbette değil! Ama bu haftayı atlamayı düşünmedim dersem yalan olur. Haydi başlayalım.

Genel Gündem

  • Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) Türkiye’de medyaya özel bir rapor yayımladı. ‘Demokrasi Tehlikede’ başlıklı araştırmada medyaya yönelik baskıların 2007’den bugüne seyri yer alıyor.
  • Sınavlar, özel dersler, dershaneler meğer hep hikayeymiş. Memlekette torpilin yeterse Robert Kolej’e bile yazılabiliyormuşsun.
  • Türkiye’nin en çok tartışılan düzenlemelerinden birine dönüşen ‘İç Güvenlik Paketi‘ bir geceyarısı usulca yasalaştı.

meclis-kavga

  • Apple CEO’su Tim Cook (şu an için) 800 milyon dolar olduğu tahmin edilen servetini hayır kurumlarına bağışlayacağını açıkladı.
  • Çinli video sitesi Letv‘nin sahibi Jia Yueting, ülkesinin en popüler sosyal ağındaki profilinde Apple’ı Almanya’nın eski liderlerinden Adolf Hitler’e benzeten görseller paylaştı. ‘Özgürlük kibire karşı’ mottolu protestosunda Yueting Apple’ı kapalı sistemiyle inovasyonu kısıtlamakla suçladı.

apple-hitler

  • Dünyanın en büyük ve güvenilir (Alman) havayolu şirketlerinden Lufthansa’ya bağlı Germanwings‘e ait Barcelona-Düsseldorf seferini yapan uçak bu hafta Fransa’da Alp Dağları’na çakıldı. Yapılan araştırmada 150 kişiye mezar olan uçağın teknik sebeplerle değil, ağır depresyondaki Yardımıcı Pilot Andreas Lubit tarafından kasten düşürüldüğü ortaya çıktı. Kokpitte kimsenin hiçbir durumda yalnız kalmaması tartışmaları bir yana (şimdiye kadar her bahsi geçtiğinde pilot sendikaları tarafından bastırılan) bir konu yeniden gündeme geldi: robot pilotlar. Bir diğer tartışmaysa modern uçakların fazlasıyla otomatik olması sebebiyle pilotların yeteneklerinin körelmesi üstüne dönüyor.

robot_vintage_5

[/nextpage]

Haftanın Özeti: 17

[nextpage title=”Genel Gündem” ]En meşhur (ve içi boşaltılmış) bir televizyon klişesiyle başlamak gerekirse: “Haftanın Özeti bu hafta da dopdolu!”.

[box type=”note”]UYARI: Özetlerin uzunluğu bazı mobil cihazlarda yüklenme sorunu çıkardığı için bu haftadan itibaren her kategoriyi bir sayfaya ayırıyorum (dilerseniz sayfa altındaki linkten yine geleneksel tek sayfa görünümünde okuyabilirsiniz). Sanıyorum bu sayfalı format her anlamda daha kullanışlı olacak.[/box]

Haydi başlıyoruz!

Genel Gündem

  • Memleketin tek karelik özetiyle başlayalım.

  • Türkiye’de işsizlik yüzde 10’u aştı.
  • Türkiye İstatistik Kurumu “mutlu musunuz?” diye sormuş, Play Tuşu sitesi bir güzel derlemiş (benzer bir araştırmayı da ben denemiştim).
  • Hollandalı ARCADIS tarafından derlenen ‘Dünyanın En Sürdürülebilir Şehirleri‘ listesinde ilk sıraya Frankfurt oturdu. Londra’nın Kuzey Avrupa şehirlerini geçmesi beni şahsen şaşırttı. Türkiye’den listeye sadece İstanbul girebilmiş.
  • İngiltere interneti su, elektrik gibi bir kamu hizmeti olarak tanımlamaya hazırlanıyor.
  • Brand Finance tarafından gerçekleştirilen araştırmada dünyanın en güçlü markası LEGO oldu. Sıralama PWC, Red Bull, McKinsey, Unilever, L’Oreal, Burberry, Rolex, Ferrari ve Nike olarak devam ediyor.
  • Allah günah yazmasın da Kuzey Kore Başkanı Kim Jong-un’un saçlar neye döndü böyle? Gelişimine bakınca insanın “bırak, dağınık kalsın” diyesi geliyor.

Kim Jong-un Reyiz.
Kim Jong-un Reyiz.

  • 2015’in adını hiç duymadığınız trendlerine göz atalım.
  • Biraz daha tutarlı bir listeyi de MIT derlemiş.
  • Bu hafta Dubai’nin tanıtım filmine denk geldim. Bizim boş-beleş turizm filmlerini çekenler baksın da biraz feyz alsın inşallah. Bu kadar sıradan bir ülke bile bu kadar güzel yansıtılabiliyormuş demek.

Haftanın Özeti: 10

İşte geldik 2015’in ilk haftalık özetine. Yeni yılınızın hedeflerinize bir bir ulaştığınız, sağlık ve mutluluk içinde geçmesini dilerim. Çoğu zaman aklımıza bile gelmeyen sağılığın her konuda ne kadar belirleyici olduğunu çevremdeki acı örneklerle anlamaya başladım. Dolayısıyla önce sağlık. Gerisi geliyor bir şekilde. Gelelim yılın ilk haftasını da içeren 29 Aralık 2014 – 4 Ocak 2015 tarihleri arasında önümdeni geçenler arasından sizler için süzdüklerime.

Genel Yaşam

  • 2014 sonunda listelere, en iyilere doydunuz mu bilmiyorum. Buna isyan edenler de yok değil.
  • Şirketlerin marka değeri ve riskleri konulu REPMEN toplantısı 6 Mart 2015’te İstanbul Barbaros Point Hotel’de. Ayrıntılar sitesinde.
  • Memlekete -sanıyorum- seksenlerde gelen ve ‘Sabır Küpü’ olarak adlandırdığımız ‘Rubik’s Cube’ normalde 3 x 3’lük bir küpten ibaret. Hala masamda duruyor ve bir ara sırrına vakıf olmayı dahi başarmıştım. Sabır Küpü çılgınlığı ritmini hala ilginç bir şekilde koruyor. Fakat seviye epey yükselmiş durumda. Buyrun size 17 x 17’lik kübü çözen çılgın Kenneth Brandon. 7,5 saatlilk çilesinin hızlandırılmış videosunu izleyelim.

  • 2014’ün ilgi çekici girişimlerinden line.do geçtiğimiz yılın özetini çıkartmış. Bir bakın.
  • Havayolu şirketleri ıvır zıvır her şeye ekstra bedel çıkartmasıyla ünlüdür. Bu hafta öğrendim ki bu işten felaket para para kazanıyormuş. Kesinleşen 2013 verilerine göre 31 buçuk MİLYAR dolar kadar!
  • Problem Solver (Sorun Çözücü) adlı yeni bir bira. İddiası tadında değil, oranında. Zihnin en yaratıcı seviyede çalışabilmesi için en ideal alkol oranı olan yüzde 0,075’i aşmamanızı sağlıyor. Sırrı şişesinde.
  • Selfie 2013’te yılın kelimesi seçildiğinde hakkında bir şeyler yazmıştım. 2014 yılı için seçile kelime ise ‘vape‘ oldu. Vape (veyp okunur) elektronik sigara içmeye karşılık gelen fiil. Yani sigara için smoke, e-sigara içinse vape. Bunun altında e-sigaraların da sigara gibi lanetlenmesini engelleme çabası olduğunu düşünüyorum. Kelimeler zihinleri kodlar; önemlidir.