Haftanın Özeti: 3

Bu hafta benim için gerçekten çok yoğundu. Ama gelenekselleştirmeye çalıştığım Pazar özetinin üçüncü serisini ihmal etmedim. Son 7 günde ekranımdan geçen binlerce site, ürün, video ve benzeri dijital içerik arasından süzdüklerim şöyle (bu kadar işin arasında bunca şeyi takip edince bloga vakit kalmıyor elbette):

  • Twitter yakında halka açılmasının birinci yılını geride bırakacak. Yatırımcıların kar baskısı yüzünden nefessiz kalan; kimilerine göre gerileme / panik evresine giren Twitter’a yönelik Mashable yazarı Seth Fiegerman çok detaylı bir analiz yazmış. Sektörel olarak ilgiliyseniz okumanızı tavsiye ederim.
  • Distopik gelecek bahsi Aldous Huxley ve George Orwell ikilisi anılmadan bitmez. Bu iki İngiliz yazarın Cesur Yeni Dünya ve Bin Dokuz Yüz Seksen Dört isimli romanları karamsarlığın iki zıt tonundan geleceğe bakar (okumadan ölmeyin lütfen). Biblioklept (ki muhteşem sitedir) karşılaştırmalı edebiyat derslerinde sıkça yapılan karşılaştırmayı çizgi-roman tadında ele aldı. Ortaya gerçekten harika bir özet çıkmış. Bir galeri olarak parçalayıp görsellerin altına Türkçe çevirisini ekledim, umarım yardımcı olur.

Aldous Huxley - George Orwell: 1

Picture 1 of 12

  • Web geliştiricilere özel: Android’in Lollipop sürümüyle standartlaşan materyal tasarım akımı bizzat Google tarafından en ince ayrıntısına kadar tanıtılmıştı (kullanan biri olarak gerçekten çok başarılı bir yapı olduğunu söylemem gerek). Aynı mantığı kullanan Materialize adlı yeni bir framework duyruldu. Gayet basit, işlevsel, ücretsiz ve ‘responsive’. Farklı bir yaklaşımı da Material UI adlı CSS çatısı altında inceleyebilirsiniz.
  • Twitter malum 140 karakterlik sınıra sahip. Yani orası aslen 140 karakterlik dertlerin mekanı. Ama yakın zamanda ortaya çıkan 1, 2, 3, 4 diye sıralı tweet yazma salgını da ayrı bir gerçeklik (bir şey bir tweet’e sığmıyorsa Twitter’a yazmayın. Blog ya da Facebook iletisi yazın, Twitter’da linkini paylaşın herkes rahat rahat okusun, paylaşsın). Ama inadım inat, kıçım iki kanat; ben illa ki öyle yapacağım derseniz uzun metinleri otomatik olarak 140 karakterlik parçalara bölüp Twitter’a yollayan bir online uygulama da var.
  • Küçük yaşlarımdan bu yana gitar çalan biri olarak altın tecrübemi paylaşayım. Kızlar gitar çalan erkekleri dinlemeyi sever ama siz çalıp söylemeyle uğraştığınız için kızları yancılar kapar. Derdiniz gitarsa bilemem. Ama yol gösteririm. Buyrun size tamamen ücretsiz 750 gitar dersi.
  • Robotlara özel ROS kodlu, açık kaynaklı bir işletim sistemi  varmış.
  • İnternete bağlı cihazların ağına ‘Şeylerin İnterneti’ (Internet of Things / IoT) deniyor. Araştırma şirketi IDC’nin son raporuna göre 2020 yılında bu şeylerin sayısı 30 milyar adede, oluşturacağı ekonomiyse (yazılım, donanım, hizmet, kullanım bedeli, vs) 1,3 trilyon dolara ulaşacak.
  • Özel denetim şirketi PwC’den sızan belgelerle ABD merkezli küresel e-ticaret devi Amazon’un Lüksemburg devletiyle yaptığı gizli bir anlaşmayla milyarlarca dolarlık haksız vergi avantajı elde ettiği ortaya çıktı. Avrupa Birliği tarafından incelemeye alınan anlaşma rakipler adına haksız koşullar oluşturduğu için eleştiriliyor. Lüksemburg birçok ticari faaliyette esnek vergi yasaları ve off-shore şirket avantajlarıyla tercih ediliyor. Amazon (neredeyse bütün küresel şirketlerin yaptığı gibi) Avrupa şubelerinden elde ettiği gelirleri ülkeler ve hesaplar arasında çevirip vergi istemeyen Cebelitarık’taki hesaplarında sonlandırıyor. iTunes gelirlerinde aynı çakallığı yaparak vergiden ‘yırtan’ Apple da benzer bir soruşturma sürecinde.
  • iPhone telefon dünyasını nasıl bambaşka bir kulvara soktuysa Tesla da elektrikli otomobil sektörüne aynısını yaptı. Arkasındaki isim Elon Musk birçok başka başarılı projenin de arkasındaki isim. Yeni hevesi internet uyduları (hatırlarsanız geçen hafta da bir benzer projeye  bakmıştık).
  • Kafanızı fazlasıyla karıştıran bir robotla tanışın (linkte videosu var).

  • Şifrenizi bileğinizde taşımak ister miydiniz? (Desteklerseniz) Everykey ile mümkün olacak. İzleyelim.

  • Workday uygulama seti işyerinizde hangi departmanın bütçeyi aşacağını, kimin hedeflerini tutturup tutturamayacağını; hatta hangi çalışanınızın işten ne zaman ayrılacağını öngörebildiğini iddia ediyor. Yöneticiler ne  yapacak peki?

Prynt

  • Eskiden çekilen fotoğraflara ancak yıkanıp karta basıldığı zaman sahip olabiliyorduk. Bugün ekranımızda ya da sosyal medya hesabımızda görmek yetiyor. Peki ya bastırmak istersek? Çözümlerden birisi Prynt. Birçok akıllı telefonla uyumlu. Wifi ya da bluetooth da gerektirmiyor. Tak, çek, yazdır.
  • Eskilere girmişken; bugünkü çocukların analog kameraya tepkilerini görmek ister misiniz? Tepkilere dikkatinizi çekiyorum. İbretlik bir video!

  • Fotoğraf demişken yeni görsel tutku Instagram ile ilgili bir hizmetten bahsetmiş olalım. Bu site son 1 yılda çekip Instagram’a yüklediğiniz fotoğrafları derliyor ve poster olarak basıp yolluyor. Kargo dahil 40 dolar. Fakat ne yazık ki şimdilik sadece ABD, Kanada, Fransa ve Belçika’ya yolluyor. Blogumu oralardan okuyanlara duyurulur.
  • Kepsler kurbağa olmuş! Instagram demişken hatırlatalım; artık fotoğraflarınıza metin de ekleyebiliyorsunuz.
  • Mesajlaşma uygulamaları akıllı telefonların en çok kullanılan kategorilerinden. Fakat hangisi güvenilir? Takip edilemez olanı hangisi? Dijital haklar uğruna senelerdir hizmet veren EFF bunun için bir çalışma yapmış. Sonuçlara göre en güvenilir olanlar: ChatSecure, CryptoCat, Signal, Silent Text ve TextSecure. Şahsen uzun zamandır Telegram kullanıyorum ve gayet memnunum ama bu seçenekleri de inceleyeceğim.
  • Android cephesinin güçlü temsilcisi HTC M8’i çok beğenmiştim. Artık Windows işletim sistemi seçeneğine de sahip.
  • İnternetin birbirine bağladığı dünyanın önündeki tek engel lisan. Üstelik bir tanesinin haksız bir şöhreti var. İstatistiklere göre dünya nüfusunun %5’inden azının anadili İngilizce. Fakat internetteki içeriğin %55’i İngilizce. Sadece 10 dil web sayfalarının %80’ini oluşturuyor. Google, Facebook ve GSMA geride kalan 6 bin 990 dili konuşanlar dahil herkesi birbiriyle gerçekten buluşturmak için kolları sıvadı. İronik olacak ama detayları bu İngilizce makalede.
  • Blizzard, Overwatch adlı oyununda gün sayıyor. Oyunserverler de öyle. Hayata 6 dakikalık bir mola veriyoruz.

  • Formula 1’de dikiş tuttaramayan bir tek Türkiye değil. Caterham da parasıyla beraber umudunu da tüketti. Fakat yeniden pistlere dönme konusunda epey hırslı. Bunun için internette bir bağış (daha doğrusu kitle fonlama) kampanyası başlattı. Hedefi 2 milyon 350 bin paund! İşin ilginç ve güzel tarafı: 1 milyon paund toplamayı başardılar bile! 1 paund verirseniz eyvallah alıyor, 45 bin paund verirseniz pilotlarla beraber Abu Dabi yarışında 3 gün takılabiliyorsunuz.
  • Chrome OS, Google’ın web tabanlı hizmetlerini birleştiren tamamen bulut tabanlı bilişim altyapısının kod adı. Bu konuda birçok markanın taşınabilir ve sabit birçok seçeneği var. En yeni ürünlerden biri de HP’den. 130 dolarlık fiyatı ve mükemmel bir tasarımı var. Amazon’dan sipariş etmek mümkün.
  • Chrome’dan söz etmişken Chromecast‘e oyun desteği geldiğini de hatırlatmış olalım.
  • iCloud şifresini kaptırıp hayatı kabusa dönen gruptan Jennifer Lawrence internetten uzaklaşma kararı almış. Tövbe listesinin başında Twitter var (analog dönem bu şekilde geri gelebilir mi dersiniz?).

Paris Hilton taking a Polaroid photo

  • Bir süre önce Facebook’un mobil uygulamasından ayrılan Messenger, 500 milyon kullanıcıya ulaştı.
  • Messenger demişken; Facebook’un son gözdesi Whatsapp İtalya’daki boşanmaların yarısında rol oynar hale gelmiş.
  • Insecam: Dünyanın farklı ülkelerinden internete bağlı şifresiz (ya da fabrika ayarlı şifreleri değiştirmeyen) internete bağlı 77 BİN kamerayı izleyebileceğiniz site. Türkiye’den de 1.457 kamera bulunuyor.
  • ABD Başkanı Barack Obama ülkede son birkaç yıldır yoğun olarak tartışılan ve bir anlamda dünyanın geri kalanını da şekillendirecek ağ tarafısızlığı konusunda bir açıklama yaptı. İnsan gerçekten imreniyor.

  • Demokratik ve Komünist Almanya’yı tanımlayan Berlin Duvarı yıkılalı 25 sene oldu. Süreci bilmeyenler ya da hatırlamak isteyenler için güzel bir foto galeri buldum.
  • Hayat başlı başına bir sınav. Ama Türkiye’de hayata atılabilmek için önce çoktan seçmeli başka sınavları aşmak gerekiyor. Bu konuda yapay zeka temelli bir mobil destek isteyenler için bir tavsiye: Sınav Uzmanı.
  • Greentoe: Sahip olmak istediğiniz teknolojik ürünler için verebileceğiniz fiyatları belirleyin, alıcıları bekleyin (biz bunu zamanında Bargao ile yapmaya çalıştık ama altından kalkamadık).
  • Dünyanın en çok ziyaret edilen sitelerinden Youtube  aynı zamanda dünyanın en büyük müzik kutusu (ve ilginç bir ayrıntı olarak dünyanın en çok kullanılan 2. arama motoru). Bunu fark etmiş olacak ki müzikseverler için yeni bir hizmeti denemeye aldı. 10 dolara yüksek kalitede sınırsız müzik dinleme imkanı sunuyor. Ön kayıt yaptırdım, bekliyorum. Bir yandan da Youtube’un neredeyse yarısını oluşturan yüklenmiş mevcut şarkıların akıbetini merak ediyorum.

  • Öğrendiğim (bazen de aklıma gelen) ilginç şeyleri Twitter’da #BugünÖğrendimKi etiketi altında paylaşıyorum. Sağolsun katkıda bulunanlar da artıyor her geçen gün. Bir paylaşım sayesinde sayılara (matematiğe) yönelik güzel bir görselleştirme sayfasına denk geldim. Mutlaka bakın derim (bu etikete katkılarınızı da beklerim).
  • Bir süre Blackberry kullandım ve itiraf edeyim; gayet memnun kalmıştım (e-posta uygulaması dışında. Neyse ki Gmail’in kendi uygulaması vardı). Geçen gün elimde hiç var mı diye çekmeceleri karıştırdım ama eşe-dosta dağıttığım cihazlar arasında gitmiş hepsi. Bu hafta ortaya çıktı ki Blackberry o eski tasarıma yeni bir altyapı koyup yeniden satışa sunmaya hazırlanıyormuş (17 Aralık’ta). Bekleyelim, görelim.
  • iPhone’dan başka bir telefona geçmenin en büyük derdi iMessage kaydını sildirmek. Neyse ki Apple bunu kolaylaştıran yeni bir çözüm sundu. Aklınızda olsun.
  • Balık kavağa çıktı: Microsoft, uygulama geliştirme platformu .net’i açık kaynaklı yaptı! (Ayrıca İngiltere’den Ayan Qureshi adlı 5 yaşındaki bir çocuk dünyanın en genç Sertifikalı Microsoft Uygulama Geliştiricisi unvanını aldı) Bu devrimsel gelişme Steve Ballmer olsa daha çok ses getirirdi eminim. Kendisinin geliştiricilere yönelik heyecanını unutmuş olamazsınız:

  • Ballmer’ı izlerken aklıma yıllar yıllar öncesinin video efsanesi Star Wars Kid geldi. Ballmer çocukken böyle bir şeydi muhtemelen. Hatırlayalım mı? (Öyküsünü bilmeyenler için özet geçeyim: Ghyslain Raza adlı Kanadalı bir ortaokul öğrencisi, okulun stüdyosunda kendi başına kaydettiği görüntüleri kamerada unutur. Hain, iblis arkadaşları da bunu internete yükler. Raza internetin erken dönem mağdurları arasındaki yerini alır)

  • E-kitap okuyucular da üreten Sony tüm cihaz ve yayıncıların kullanımına sunacağı yeni bir e-kitap telif yönetim (ve kriptolama) projesinde sona gelmiş gibi görünüyor. Hedef korsan dijital kitapların sonunu getirmek. İnternet kültürünün yapıtaşlarından Cory Doctorow’un buna da değinen uzun ama önemli bir (İngilizce) makalesi var. Bilginin -o klişenin aksine- özgür kalmak istemediğinden yola çıkan bir taşlama denebilir. Okumanızı tavsiye ederim.
  • E-kitap okuyucu cihaz Kindle’ın üreticisi Amazon, e-kitapların fiyatlarını düşürmek için yayınevlerine büyük baskı yapıyor. Yayınevleri de talep edilen 10 dolarlık bedelin kitabın değerini düşüreceğini savunarak reddediyor. Bu kanlı savaşta ilginç bir gelişme oldu ve Hachette ile anlaşmaya varıldı. İlginç bir şekilde anlaşma şartları açıklanmadı. Güzel bir özeti LA Times gazetesi yapmış.
  • Türk Hava Yolları’nın Drogba vs Messi: #EpicFood isimli yeni reklam kampanyasının ilk filmi yayınlandı. Youtube’da ilk gün milyon barajını aşarak.

Biraz ürpertici değil mi?

Biraz ürpertici değil mi?

  • Thync adlı ilginç bir cihaz bluetooth ile telefon ve tabletinizden beyninize yolladığınız nöro-sinyallerle ruh halinizi iyileştiriyor. (Yakından ilgiyle takip ettiğim) Khosla Ventures‘tan 13 milyon yatırım alarak kendini bir kere daha hatırlattı. Aklıma e-meter‘ı getirmedi değil (olayı İlluminati’ye bağlayan bile var).

https://www.youtube.com/watch?v=h1M9JNH-sbg

  • Reddit‘in CEO’su Yishan Wong “YETER ULAN” diyerek istifa etti.
  • Indiegogo’da denk geldiğim Bleen adlı bir sistem gözlüksüz 3 boyutlu video olayını çözdüğünü iddia ediyor. Bu üç boyut ısrarı nedir anlamıyorum. Bana son derece gereksiz ve yüksek maliyetinden dolayı yaygınlaşması imkansız geliyor.

https://www.youtube.com/watch?v=slRvx08S3Jc

  • NEC firması çanta, cüzdan gibi markalı (pahalı) ürünlerin çakma olup olmadığını algılayacak bir telefon lensi ürettiğini açıkladı. Sanıyorum tek eskiğimiz buydu.
  • Meşhur Baba filminde Corleone ailesinin Staten Adası’ndaki evi 3 milyon dolara satışa çıktı ve anında satıldı :(

bu-ne-lannn

  • Kim Kardashian Paper dergisinin son sayısına kapak oldu. İnsanlık dışı kalçalarla anılmak bir kadına hiç mi hüzün vermez sahiden aklım almıyor. Yüz milyonlar için sadece bir koca götten ibaret olmak acı vermeliydi oysa. Güzel (estetik) bulmayan az kişiden biri de benim. Derginin söz konusu sayısı koleksiyon objesi olarak satılıyor.

Buraya kadar okudunuz mu bilemiyorum. Düşündüm de bir hafta bu özetler için çok uzun bir frekans. Bunu belki günlük bir bültene dönüştürmek daha mantıklı olabilir.

Ben bunu düşüneyim biraz. İyi Pazarlar!

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

41 Responses to Haftanın Özeti: 3

  1. Zeki Günay (@zekig) 16/11/2014 at 10:30 #

    harika bir özet. teşekkürler

  2. Fırat Tarman 16/11/2014 at 10:54 #

    Bu kadar fazla web sitesini ve içeriği takip etmek güç. Ben birşeylere rastlamak için StumbleUpon ve düzenli okuduğum siteler için de Feedly kullanıyorum. Blogum için epey de kaynak çıkıyor. Siz bu konudaki “sırlarınızı” paylaşır mısınız biraz? Yeni yazı konusu olabilir :)

  3. eozen81 (@eozen81) 16/11/2014 at 10:55 #

    Müdürüm, bu Pazar özetleri filkri harika ötesi, yoğun da olsan yapıyorsun ya biz de okuyoruz inan. Kendimten utandım keza Overwatch oyunundan bu yazın sayesinde haberdar oldum desem…. İyi ki varsın…

  4. eozen81 (@eozen81) 16/11/2014 at 10:56 #

    Müdürüm bu Pazar özetleri bir harika. Overwatch’ı bu yazı ile öğrendim desem gerisini sen anlarsın.

  5. evren 16/11/2014 at 11:04 #

    Daldan dala atlama a olacaksa daha kısa olmalı bence. Haftalık yerine 2-3 günde bir iyi olur.

  6. Barış Demir 16/11/2014 at 11:04 #

    Buraya kadar okumakla kalmayıp bir de yorum yazdık. Haftalık ve de pazar günlerine denk gelen böyle bir özet bence doğru periyot ve zamanlama stratejisine sahip zira bütün hafta elektronik bombalamaya maruz kalan insan için pazar rahatlığında önüne güzelce toplanıp servis edilmiş olarak çıkması başka bir anlam ifade ediyor. Kisaca özetlemem gerekirse benim fikrim günlük olursa daha “değersiz” olur.

    Saygılar…

  7. Abbas 16/11/2014 at 11:06 #

    Abi sen mükemmelsin ya!

  8. Göksel 16/11/2014 at 12:00 #

    Yazılar çok güzel ama iş günlük özete dönerse bence bloga başka bir konuda yazı yazmanız zorlaşır (bugün nasıl olsa özet yazdım yea görevimi yerine getirdim durumu ) . Bir veya birkaç konudan oluşan eski blog yazıları yerine günlük özetlerden oluşan bir bloga döner bence. Tabi tercih yine sizin :)

  9. Hasan Celik 16/11/2014 at 12:28 #

    Sonuna kadar okudum valla :) Çok teşekkürler

  10. Yunus Laçin 16/11/2014 at 12:49 #

    Wikipedia’dan kaniksadigim icin kirmizi linklere tiklamadigimi farkettim yazinin ortalarinda. Mavi yap bence.

  11. Serdar Dikdik 16/11/2014 at 12:52 #

    Fırat beyin sorusuna bende katılıyorum. Kaynak larınız la alakalı bir yazı bende çok isterim.
    Birde haftalık yazı zevkle heyecanla bekleniyor. Günlük kısa paylaşımlar hayatın koşuşturması arasında sıradanlaşarak gözden kaçması muhtemel diye düşünüyorum. Benim oyum aynen bu şekil devam etmeniz olurdu.

  12. Mehmet TEMEL 16/11/2014 at 12:55 #

    herhafta bekliyoruz.

  13. Ahmet 16/11/2014 at 12:58 #

    Fotoğraf galerisi sorunlu biraz. Yeni resime geçişte sayfanız yendien yükleniyor. Sona geldiğinde de hata verdi.

  14. Nihat Özpay 16/11/2014 at 13:05 #

    Çok faydalı bilgiler var. Özellikle bleen bilim kurgu filmlerindeki 3D görüntüleme işini yapacak gibi, dikkatimi çekti. Tek gereksiz olan kim in poposu haberi :)

  15. hdogandayet Doğan 16/11/2014 at 13:18 #

    “Şifre” değil “parola”.

  16. İsmail Tavas 16/11/2014 at 13:41 #

    Günlük bülten iyi fikir sevgili Serdar.. Yazılarını her zaman keyifle okuyorum. Selamlar Sevgiler…

  17. Aydın Kanatlı 16/11/2014 at 14:09 #

    Zannediyorum sizinki gibi bir uyku(suzluk) düzeni olmayan fanilerin zaman yetirebilecegi bir birikim değil bu. Beyninize sağlık.

  18. hgsahin 16/11/2014 at 16:15 #

    Çok başarılı bir seri. Devamını iple çekiyoruz. Günlük olmasi fikri yerinde diye dusunuyorum

  19. Halit 16/11/2014 at 19:16 #

    yazinin haftada bir geliyor olmasi bir yandan iyi; diger yandan kotu. bu ozet icin bir hafta uzun bir sure gibi ama her gun gelmesi de icerigi bayagilastirabilir. karariniz ne olursa olsun takip ediyor olacagim.

    ilk üç diziyi zevkle okudum. uzun olmasi problem degil aksine okumayi butun gune yaydigim icin daha zevkli oldu. bu arada kim kardashian haberini gereksiz buldum. kolay gelsin! :)

  20. Yılmaz 16/11/2014 at 20:55 #

    Abi yazı süper sonuna kadar okudum (1 saatimi aldı :D). Günlük olursa bir süre sonra okumak sıkabilir. Okumadığım da vicdan azabı çekmek istemiyorum. Bir de kullandığınız uygulamalarla (telefon-tablet-mac) ilgili bir yazıda süper olur! Apple dünyasına yeni katılan biri olarak çok ihtiyacım var önerilerinize.

  21. Ayhan 16/11/2014 at 21:56 #

    Günlük bülten iyi fikir…Haftalık olanı takip etmek zor olabiliyor…Hem sizin hem bizim için…Hürmetler, kolay gelsin…

  22. limonatali 16/11/2014 at 22:08 #

    Serdar Abi eline sağlık, bültenin haftalık olmasında hiçbir sakınca yok bence. Günlük okuma belki senin daha fazla zamanını alabilir.

  23. hyeppa 16/11/2014 at 22:58 #

    abi feedly’ye rss’in düşmüyor birkaç haftadır.. bi el atsan?

    • mserdark 16/11/2014 at 23:08 #

      Kullandığım eklentilerden biri RSS’i bozuyor ama bir türlü düzeltemedim ne yazık ki.

  24. wime77 16/11/2014 at 23:20 #

    Haftalık okumak güzel. Overdose olunca bünye daha kalıcı kabul ediyor sanki:)))

  25. Cafer 16/11/2014 at 23:47 #

    Arada, Bargao ile ilgili bir itiraf geldi. Diğer içinde bulunduğunuz projeleri de listelemiştiniz, inşallah iyi gidiyordur.

  26. ismail 17/11/2014 at 00:09 #

    ben sizi bir arkadaşım sayesinde tanıyan bir kişiyim.(tahmini 1 ay oldu) Haftalık olarak yaptığınız bu özet gerçekten çok başarılı ve sonuç odaklı diye düşünüyorum. Günlük olrak kayıtlar sizleri ve takipçilerinizi yorabilir….

  27. ibrahim akgül 17/11/2014 at 01:17 #

    okdum :)

  28. umut 17/11/2014 at 02:21 #

    https://eksisozluk.com/shockhaber-com–136822 eskiden shockhaber.com vardı çok ekmeğini yedim :)

  29. umut 17/11/2014 at 02:28 #

    Hatta bir bukle :) http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/248987.asp

  30. gökhan kürklü 17/11/2014 at 10:43 #

    İnternette kısır döngü yaşamaya başlayanlar için iç açıcı bir özet teşekkürler amirim… :)

  31. ratasoy 17/11/2014 at 10:54 #

    Özetleriniz bağımlılık yaratacak nitelikte… Devam ediniz lütfen…

  32. omyr 17/11/2014 at 13:00 #

    amirim, Allahtan çok yoğunmuşsunuz, bir de boş vaktiniz olsa kitap yazarmışsınız.

  33. fgf 17/11/2014 at 19:52 #

    ynen devam bu özetlere serdar bey.

  34. Serdar 18/11/2014 at 00:47 #

    Bilgileri alırken seçiçi oluyoruz ve fazla gelen bilgi nitelikli olsa bile sıkcı olabiliyor, tv ile olan ilişmizde, sosyal medya programı ve sonrası @cigerizm sofrasına konuk olma ihtimali güzeldi, günlük olsaydı aynı tadı vermezdi, yani her gün ciğer yemek? Bu paylaşım çok güzel olmuş ama günlük değil haftalık olursa sanki daha iyi? Özetin sonunda düşünim demişsiniz, düşünelim dememişsiniz ama fikrimi paylaşmak istedim. Teşekkürler.

  35. Ayhan 18/11/2014 at 10:12 #

    +1

  36. NASUH AKIN 18/11/2014 at 15:25 #

    Çok keyifli bir yazı.Bence topluca olması çok güzel.Bulk insert :)

  37. onur çetinkaya 18/11/2014 at 15:46 #

    amirim, tüm bu tür kitapların atası ve baş yapıtı olan “Biz” (Yevgeni Zamyatin) kitabını okumadan ölmemeli. Turkcell kitaplık uygulaması en son ücretsiz e kitabını sunuyordu. İlgilenenlere duyurulur.

  38. nenver 22/11/2014 at 00:56 #

    amirim, özetler çok güzel geliyor Ellerine sağlık. Devam et sana zahmet buna:)

  39. sanalulke 22/11/2014 at 19:01 #

    Çok başarılı her hafta okumak keyifli.

  40. Tarik 23/11/2014 at 01:01 #

    Elinize sağlık.

    Küçük bir dipnot: ROS bir işletim sistemi değildir. Robot uygulamarı arasında TCP/IP protokolü ile mesajlaşm sağlayan ve içerisinde bir sürü robot uygulaması bulunan bir system-framework’üdür. Detayları burada bulabilirsiniz : http://kelestemur.com/ros-robot-operating-system-nedir/

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim