Not tutma kültürü ve Evernote

El yazım hiçbir zaman güzel değildi; zamanla daha da kötüleşti. Yine de her dönem takıntılı bir not tutma hastasıydım. Takıntı kelimesini öylesine kullanmadım. Kaydetme iştahı bir yana; kendime has çabalarım da vardı.

Örneğin ilkokul yıllarında -o dönem sahip olduğum en değerli şey olan- kol saatimin içinde, birkaç kez katlanmış minik bir kağıtta (içeriğini şu an hatırlayamadığım) ve kendime ait bir şifreyle yazdığım notlar olurdu (yıllar sonra Death Note ile karşılaştığımda ne kadar şaşırdığımı tahmin edebilirsiniz). Üstelik o saat içindeki notları her hafta büyük bir özenle yenilerdim. Dahası notlarımın hepsi -niyeyse?- şifreliydi. Kripto için kullandığım ve matah bir şey sandığım yöntemin tarihinin en eski (ve basit) Sezar metodu olduğunu çok sonraları öğrenecektim.

Yıllar boyu defterlere, kağıtlara aktardığım notların tamamı farklı sebeplerle yitip gitti (oysa şimdi nasıl da isterdim göz atmayı). Bilgisayarıma aktardıklarım ise bir hırsızlık sonucu beni terk etti. O günden sonra tamamen internet (bulut) tabanlı seçeneklere yöneldim.

everything-md-2b02795a

Bu arayışta kullandıklarım arasında beklentilerimi en iyi şekilde karşılayan Evernote oldu. Profil bilgime göre 24 Mayıs 2009 tarihinden bu yana kullanıyormuşum (Evernote’un kuruluş tarihi 24 Haziran 2008). Tahmin edeceğiniz üzere aradan geçen 6 sene boyu sayısız güncelleme ve yeni özellikle güçlendi ve her yeniliğiyle beni biraz daha içine çekti.

Continue reading →

Haftanın Özeti: 15

Yeni bir hafta özetinde yeniden beraberiz. Özet deyince insan kısa bir şey bekliyor ama ne kadar atarsam atayım, silersem sileyim, 7 günün tortusunu ancak bu kadar kısaltabiliyorum. En azından girişi kısa tutayım diyerek doğrudan başlıyorum.

Genel Gündem

  • İdeal kadın denince sevgi dolu, işinde başarılı, toplumda saygı gören, dürüst, iyi yemek yapan gibi şeyler yerine akla genelde meme, kalça gibi ayrıntılar geliyor. Fakat onda dahi herkesin ‘ideal’ tanımı farklı. BuzzFeed, genel eğilimlerden yola çıkarak ‘ideal kadın’ tanımının 3 bin yıl boyunca nasıl değişkenlik gösterdiğini 3 dakikalık videosunda özetlemiş. Zayıf kadın pek sevmem; 60’ları 90’ları görünce iyice soğudum. Benim için olay seksenlerdir!

  • Sanal gerçekliğin (virtual reality) faydasını gören bir alan daha çıktı: otizm tedavisi.
  • İnternet hiçbir şeyi unutmuyor. Fakat bazı şeylerin de unutulması gerekiyor (ortaokul yıllarındaki saç modellerimiz gibi). Bu arayıştan çıkan ve Google’ın epey başını ağrıtan ‘unutulma hakkı’ konusunda Danimarkalı Avukat Dan Shefet “evet ama yetmez” diyor. Dijitale doğan kuşağın orta yaşı kendine has epey ciddi sıkıntılara sahne olacak belli ki.
  • Bu dertlere bir örnek vereyim isterseniz: annem-babam öldüğünde Facebook, Twitter hesaplarını ne yapacağız? Sahi hiç düşündünüz mü? Büyük sıkıntı, bilesiniz. Belki de işe dijital vasiyet ile başlamalı. Allah hepsine sağlıklı, uzun ömürler versin.
  • Tam da bu derde çözüm üreten ve bu hafta hayatımıza giren; 1 dolara herkese dijital mezar sunan girişimden haberiniz var mı mesela?
  • Çocuğun derdi bu, ana-babanın da başka. Aklı fikri internet olan yavrucağı nasıl kontrol eder, gezip-tozduğu şeyleri nasıl denetlersiniz? Vexbox bunun cevabını vermek için Kickstarter’da 50 bin dolar arıyor.
  • Giyim markası GAP, Instagram hesabında mini diziye başladı.
  • Kulağınıza çalındı mı bilmem İngiltere’nin 7 mil açığında, bağımsız bir devlet olarak kabul gören Sealand adlı bir petrol platformu var. 1967 yılından bu yana Prens Paddy Roy Bates tarafından temsil ediliyor (yönetiliyor). Kendi parası, bayrağı, milli marşı; hatta pulu bile var. Şahsen ilk olarak 2007 yılında (yine hukuki takiple boğuşmakta olan) The Pirate Bay sitesiyle ilgili bir yazıda bahsetmiştim. Bir ara İngiliz donanması işgal etmeye çalıştı, ardından bir süre Alman uyuşturucu kaçakçılarının eline geçti. Quora’daki bahse göre 900 milyon dolara satılıkmış. Kendine ait bağımsız bir devlet kurmak için bana çok makul bir bedel gibi geliyor. Basit bir mobil uygulama için 10 milyar dolar istendiğini düşününce hele! Bir parça alsak mı?
Sealand

Sealand bu kadarcık bir alan ama bağımsız bir toprak. Kendine ait pasaportu, kanun yapma yetkisi var.

  • Peki Estonya’nın elektronik oturma izni sistemini uygulamaya sokan ilk ülke olduğunu biliyor muydunuz? Bir başvurun bakalım (Estonya nedir, nasıldır derseniz onu da ayrıca yazmıştım).
  • Bu hafta TransAsia havayollarına ait 235 sefer sayılı uçak (yoldan geçen bir taksiye de ciddi hasar vererek) düştü. Belki de ilk defa bir yolcu uçağı düşüşü bu kadar yakından (elbette tesadüfen) kayıtlara geçti. Olayla ilgili tek sevindirici taraf birisi bebek 3 kişinin canlı kurtarılmış olması.

  • Ron Pratte, 350 milyon dolar servete sahip bir Amerikan zengini. Fakat pek çok zenginden farklı olarak kendine has zevkleri var. Bunlardan biri de pedallı oyuncak araçları da kapsayan devasa koleksiyonu. Bu hafta 70 tanesini açık arttırmayla satışa çıkardı. Şahsi favorim gerçeğine de hastası olduğum Porsche 356 Speedster oldu (10 bin 350 dolar). Bir kesiti aşağıda paylaşıyorum.

ron-platte-collection-01

  • ABD’de ot (esrar) birçok eyalette serbestleşiyor. Beraberinde de yüzlerce yeni girişim yaratıyor. Öyle ki Seattle gibi kimi şehirlerde bozuk para atıp alabileceğiniz otomatları bile var.
  • Uykuyla -pek çoğunuz gibi- bir sevgi / nefret ilişkisi yaşıyorum. Uyumayı verdiği rahatlıktan dolayı seviyor fakat o aralıkta beni mahrum bıraktığı şeylerden dolayı sevmiyorum. Bir de kişiden kişiye değişen vücut saati dediğimiz mesele var (biyolojik saat de deniyor). Bu hafta yayımlanan bir araştırmaya göre bilimciler bu biyolojik saati resetlemenin yolunu bulmuş. Hatta iddialarına göre bu sayede uykusuzluğun getirdiği biyolojik ve psikolojik sorunları aşmak mümkünmüş. Uykuya ihtiyaç duymayan bir hayat için çok yüksek bedeller ödemeye hazırım.
  • Parayla saadet olmuyormuş (ama daha az mutsuz olunabiliyormuş).

twitter-03-HD-wallpaper

  • Twitter’a 2014’ün ikinci yarısında 1.982 içerik silme talebi gelmiş. 1.820’si tek bir ülkeden. Tahmin edin hangisi?
  • İçine düştüğü ekonomik krizin ardından 30 Ekim 2009’da İzlanda’daki McDonald’s da bütün restoranlarını kapatarak ülkeden çekilmiş. Hjörtur Smárason adlı bir Antropolog da satılan son hamburgeri bir fanusa koymuş ve herkesin canlı izleyebileceği şekilde paylaşmış. Bu muhteşem olaya şahitlik etmek istersiniz diye düşündüm. Pazar günü aklınıza yapacak daha güzel bir şey mi geldi yoksa?
  • 15 yaşındaki süper zeki çocuklar 10 yıl sonraki hangi parlak alanlar için kafa yormalı? Quora’daki bu harika soruya yine harika insanlar cevap vermiş (favorim Dennis Roberts’ın cevabı).
  • 19 yaşındaki bir Çinli internet bağımlılığından kurtulabilmek için elini kesti (dikkat: çizik atmadı; elini kopartıp attı).

Continue reading →

Haftanın Özeti: 10

İşte geldik 2015’in ilk haftalık özetine. Yeni yılınızın hedeflerinize bir bir ulaştığınız, sağlık ve mutluluk içinde geçmesini dilerim. Çoğu zaman aklımıza bile gelmeyen sağılığın her konuda ne kadar belirleyici olduğunu çevremdeki acı örneklerle anlamaya başladım. Dolayısıyla önce sağlık. Gerisi geliyor bir şekilde. Gelelim yılın ilk haftasını da içeren 29 Aralık 2014 – 4 Ocak 2015 tarihleri arasında önümdeni geçenler arasından sizler için süzdüklerime.

Genel Yaşam

  • 2014 sonunda listelere, en iyilere doydunuz mu bilmiyorum. Buna isyan edenler de yok değil.
  • Şirketlerin marka değeri ve riskleri konulu REPMEN toplantısı 6 Mart 2015’te İstanbul Barbaros Point Hotel’de. Ayrıntılar sitesinde.
  • Memlekete -sanıyorum- seksenlerde gelen ve ‘Sabır Küpü’ olarak adlandırdığımız ‘Rubik’s Cube’ normalde 3 x 3’lük bir küpten ibaret. Hala masamda duruyor ve bir ara sırrına vakıf olmayı dahi başarmıştım. Sabır Küpü çılgınlığı ritmini hala ilginç bir şekilde koruyor. Fakat seviye epey yükselmiş durumda. Buyrun size 17 x 17’lik kübü çözen çılgın Kenneth Brandon. 7,5 saatlilk çilesinin hızlandırılmış videosunu izleyelim.

  • 2014’ün ilgi çekici girişimlerinden line.do geçtiğimiz yılın özetini çıkartmış. Bir bakın.
  • Havayolu şirketleri ıvır zıvır her şeye ekstra bedel çıkartmasıyla ünlüdür. Bu hafta öğrendim ki bu işten felaket para para kazanıyormuş. Kesinleşen 2013 verilerine göre 31 buçuk MİLYAR dolar kadar!
  • Problem Solver (Sorun Çözücü) adlı yeni bir bira. İddiası tadında değil, oranında. Zihnin en yaratıcı seviyede çalışabilmesi için en ideal alkol oranı olan yüzde 0,075’i aşmamanızı sağlıyor. Sırrı şişesinde.
  • Selfie 2013’te yılın kelimesi seçildiğinde hakkında bir şeyler yazmıştım. 2014 yılı için seçile kelime ise ‘vape‘ oldu. Vape (veyp okunur) elektronik sigara içmeye karşılık gelen fiil. Yani sigara için smoke, e-sigara içinse vape. Bunun altında e-sigaraların da sigara gibi lanetlenmesini engelleme çabası olduğunu düşünüyorum. Kelimeler zihinleri kodlar; önemlidir.

Continue reading →

Haftanın Özeti: 9

Dokuzuncu özet aynı zamanda 2014’ün son buluşması oluyor. Hayatımın en yoğun ve yorucu dönemlerinden birine denk gelen 22-28 Aralık aralığında gözümün önünden geçenler, kafamı kurcalayanlar arasında sizinle paylaşmaya değer bulduklarım şöyle oldu:

Genel Yaşam

  • Her yeni yıl beraberinde yeni umutlar, hevesler, hedefler getirir. 2015 de istisna olmayacak. Biz de o akorttan başlayalım:

  • Hayvanları, insanları insanlardan daha çok, karşılıksız ve güzel sevdikleri için seviyorum. Beklediği sahibinin yaklaştığını hisseden bir köpeğin videosuna bakınca hatırladım:

  • Geçen haftaki özette Pakistan’da idam cezasının yeniden gündeme geldiğine değinmiştim. Son durumda ülkede terörle bağlantılı 500 kişi idam için sıra bekliyor.
  • Lojistik şirketi UPS bu Pazartesi (Noel kapsamında) 34 milyon paket dağıttı! Bunun altından kalkabilmek için 500 milyon dolarlık teknoloji yatırımı yapmış.
  • Lafı geçmişken sıkça birbirine karıştırılan birkaç kavramdan söz etmek istiyorum. Noel ile yılbaşı farklı şeylerdir. 25 Aralık’a denk gelen Noel, İsa Peygamber’in doğumgününü temsil ediyor (ki o tarih bile hala tartışılıyor. Ağustos diyen bile var). Yılbaşı ise bizim de kullandığımız Gregoryen takvime göre yılın ilk gününü temsil ediyor (Ay gibi, yıl gibi yılbaşı da tamamen kul icadı. Bir referansı yok. Öyle olsun denmiş, öyle olmuş). Ayrıca çoğu zaman Hristiyanlık ve Noel ile eşleşen çam ağacı meselesi Hristiyanlıktan ÇOK eskilere; Türklerin eski dini olan Paganlığa dayanıyor. Böyle önemsiz şeyler uğruna birbirinizi yemeyin, yazıktır.
  • The New Yorker dünyayı özetleyen 4 grafiği derlemiş. Harika habercilik.
  • Her şeyden nefret eden ve bunu mümkün olan her fırsatta dile getirme derdine düşen dostlar. Buyrun size tam sizlik bir yazı.
  • 2014’ün en büyük sosyal medya hurafelerine göz atalım.
  • Bu senenin ortalarına doğru yayınlanan -ve çok hoşuma giden- bir videoyu seneyi kapatırken hatırlatmak istedim. Senelerdir yazmak için çabaladığım kitabımın ana temellerinden birini oluşturuyor (Türkçe altyazılı). Lütfen izleyin.

  • Rusya’daki muhalif hareketin öncü isimlerinden Alexei Navalny’nin Facebook sayfası Rusya tarafından gelen taleple ülkedeki Facebook kullanıcılarının erişimine engellendi (ticari ahlaksızlığın içinde boğul e mi Facebook?). Rusların engelli site listesi bizimkiyle kapışacak kadar kabarık.
  • Takip listemdeki bloglardan biri Tarihten Anektodlar. Biriken yazıları okurken Piri Reis ile ilgili ilginç bir derlemeye denk geldim. Piri Reis gerçekten iddia edildiği kadar büyük bir denizci, kaşif, kartograf mıydı?

Continue reading →

Haftanın Özeti: 7

Haftaların özeti peşinde koşarken yavaş yavaş bir seneyi daha kapatıyoruz. Özetlerin yapısı ve sunumu konusunda her hafta yeni bir tecrübe, fikir daha katmaya çalışıyorum. Bu seferki denemem kategorilere ayırma oldu. Belki böylesi bazıları için daha kolay olabilir. Bence hepsine en azından bir göz gezdirin (bu özetlere yönelik bir hevese girdim ama ‘hayırlısı’ diyelim).

Gelelim 8-14 Aralık 2014 arasında ekranımdan geçen yüzlerce, binlerce şey arasından kenara not alıp paylaşmaya değer bulduklarıma.

Genel Yaşam

  • Bana en çok sorulan sorulardan biri “bu kadar farklı şeyi yapmaya, bakmaya, yetişmeye nasıl zaman buluyorsun?”. Kendime ait adını koymadığım bir düzen var, toparlayabilirsem mutlaka yazacağım. O zamana kadar Forbes’taki şu güzel makale aklınızda bulunsun (bunu galiba ilk yayınlandığında Twitter’da paylaşmıştım, bazılarınıza tekrar olabilir).
  • Ukrayna merkezli Kofta, insan bedenini kimi zaman taklit eden, kimi zaman tamamlayan ürünler tasarlıyor. Hayli enteresan. Biraz da ürpertici.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

  • Seattle merkezli dijital ajans The Cut, 1910-2010 yılları arasındaki 100 yıl süresince kadın saçlarına yönelik akımları 1 dakikalık videoya sığdırdı. Bu sayede 15 milyonun üstünde izlenmeye ulaştı. Kişisel favorim 70’ler.

  • İnternette yanlış bilgi nasıl yayılıyor? Mehmet Atakan Foça yazmış.

Continue reading →