Tag Archives | amazon

Haftanın Özeti: 40

Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Şaka-maka özetlerin kırkı çıktı! Daha da güzel şeyler gelecek; az sabır :)

Her deniz / havuz döneminde aklıma geldikçe hatırlatmaya çalışıyorum: suda boğulmak filmlerde gördüğümüz gibi gerçekleşmiyor. Nasıl bir şey olduğunu bilmeyen birisi yanıbaşında boğulan birini bile fark edemeyebilir.

Boğulan birinin elini kolunu havaya kaldırıp yardım isteyeceğini sanıyoruz ama asla öyle olmuyor. Çünkü vücut öncelikle nefes almaya programlı. Boğulma riskinde bağırmak, yardım istemek yerine sürekli derin nefesler almaya çalışıyor. Ayaklar da içgüdüsel olarak yere değip zıplamaya çalışıyor (değmiyorsa iyice batıyor).

Şimdi aşağıdaki havuz videosuna izleyin. Bakalım boğulmakta olan kişiyi seçebilecek misiniz?

(Lütfen bu tip bilgileri kendi mecralarınızda paylaşarak etrafınızı bilinçlendirin)

Genel Gündem

  • 2 yıl önce radardan kaybolan ve bir daha izine ulaşılamayan MH370 sefer sayılı Malezya Havayolları’na ait Boeing 777’ye yönelik araştırmalar sürüyor. Bu hafta Hint Okyanusu üstündeki bir adada ortaya çıkan kanat parçasının bu uçağa ait olabileceği iddia edildi. Havacılık tarihinin en büyük gizemlerinden biri haline gelen MH370 hakkında teorilerin de sonu gelmiyor.
  • Garip ötesi haberlerden biri: Çin’de dünyanın dört bir yanından topladığı eski iPhone’ların anakartlarını kendi ürettiği sahte dış kapaklara yerleştirerek yeni iPhone gibi satan fabrika  kapatıldı. 20 milyon dolar değerinde 41 bin sahte iPhone üreten ve yüzlerce kişinin çalıştığı fabrikada ayrıca 1 milyon adetten fazla sahte aksesuar üretildiği tespit edildi. Henüz satılmamış bin 400 sahte telefona el kondu. Üretilen telefonların büyük bölümünün yabancı ülkelere satıldığı ortaya çıktı.

HTB1NfRiGXXXXXcBaXXXq6xXFXXXc

  • Bu tip cihazların Türkiye’de de bir pazarı olduğunu unutmayalım. 3 sene önce 500 euroya iPhone 4S alan turistin videosu bir internet efsanesi olarak hala akıllardadır ;)

  • Birçok belgesel ve doğal yaşam araştırmasına konu olmasından dolayı sadece yaşadığı Zimbabve’de değil; dünyanın en popüler aslanı kabul edilen Cecil, ABD’li bir avcı tarafından öldürüldü. Aslen Diş Hekimi olan Walt Palmer adlı avcı yerel bir avcıdan aldığı destekle önce Cecil’i koruma altında olduğu doğal parktan dışarı sürdü ardından okuyla vurarak öldürdü. Aslan avlama izni için 55 bin dolar ödeyen Palmer savunmasında vurduğu aslanın şöhretinden habersiz olduğunu, yanındaki yerel avcılarından da kendisini bilgilendirmediğini belirtti.

walterpalmer2

  • Sosyal medyanın da etkisiyle bu olayın ardından ortaya çıkan küresel protesto eylemlerine ilginç bir yaklaşım Cecil’in anavatanı Zimbabve’den geldi. “Elektriğimiz yok, suyumuz yok, işimiz yok, paramız yok; bunları dert etmediniz de Cecil mi sizi üzdü?” diyorlar. Üstünde biraz düşünmek gerek.

  • Suriye parçalanıyor, terörle sarsılıyor, iç savaş ülkeyi kanser gibi kemiriyor. Ama bir yandan da -aynen zamanında Irak’ta olduğu gibi- ülkenin tarihi mirası yağmalanıyor. Buzzfeed’in Türkiye temsilcisi Mike Giglio‘nun kaleminden Hatay’dan yola çıkıp Türkiye’de simsarların ellerinde Avrupa ve ABD başta olmak üzere zengin koleksiyonerlerin eline geçen bir hazine rotasının uzun ve ilginç öyküsünü okudum. Keşke burnumuzun dibinde yaşanan bu olayları bu derinlikte Türk gazetecilerin elinden okuyabilsek.

longform-original-31289-1438169736-3

  • Hollanda AIDS ile Mücadele Vakfı (birkaç yıl önce yine başarılı bir sosyal medya kampanyasının eksenini oluşturan) #FirstWorldProblems kampanyası başlattı. Türkçeye ‘Birinci Dünya Dertleri’ olarak çevirebileceğimiz ‘First World Problems’ konfor ve refah içinde yaşayanların (tuvalette ) ıvır-zıvır dertleri için kullanılan bir klişe. Hollanda’daki kampanya geliri AIDS Vakfı’na aktarılacak bir dizi ürünü kapsıyor. Üstelik bu ürünler fiziki bir dükkanda da satılıyor. Her biri gayet zekice ve yaratıcı.

24_Make_my_Ex_Jealous_pot_groot

Bilim / Teknoloji / Yazılım / Donanım

  • Michigan Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışmada tekinsiz olarak nitelendirelen bölgelerdeki en önemli etkenin ses olduğu ortaya çıktı. Paris’te bir otoparkta yürütülen deneyde kuş cıvıltıları gibi huzur verici ortam seslerinin verildiği zamanlarda tedirginlik ve korkunun azaldığı gözlemlendi.
  • MIT Üniversitesi mide asidinden etkilenmeyen ve belirlenen dozu ince bağırsakta çözülecek şekilde serbest bırakan bir polimer jel üretti. Kullanım onayı aldığında uzun dönemli (hatta bazen ömür boyu) ve bazen günde birkaç kere ilaç kullanmak zorunda kalanlar ilaçlarını bir kere yutacak ve geri kalan vücut içinde ‘halledilecek’.

MIT-Gastric-Devices-1_0

  • Kahve içmeden kendine gelemeyenler için ‘yeni nesil enfiye’: Eagle Energy. Kafeinli buharlı çubuğun her birinden 500 nefes çekebiliyorsunuz. Sitesindeki iddiaya göre 10 nefeste kendinize geliyorsunuz. Şekersiz, kalorisiz. 10’lu paketi 75 dolar.

  • Almanya, Japonya ve ABD’den (askeri kurumları da kapsayan) bir bilim grubu bir molekül ve birkaç atomdan ibaret transistör üretmeyi başardı.

Yeni nesil transistörün yapısı bu şekilde. Yeni bir çağın habercisi olabilir.

Yeni nesil transistörün yapısı bu şekilde. Yeni bir çağın habercisi olabilir.

  • Brown Üniversitesi’nden bir grup dünyanın ısıya en dayanıklı materyalini keşfetti. Hafniyum, nitrojen ve karbondan oluşan alaşım doğru miktar ve oranda birleşince dünyanın çekirdeğindeki ısıya dahi dayanabiliyor. Materyalin teoride 4 bin 400 kelvin sıcaklığa; başka bir deyişle 4 bin 126 celcius’a kadar dirençli.
  • Dünyanın en yoğun obez nüfuslarından birine sahip ABD aynı zamanda bu konuda en fazla araştırma yapan merkezlere de evsahipliği yapıyor. Bu hafta yayınlanan bir araştırma sonuçlarına göre Cory Berkland yönetimindeki bir çalışma grubu vücudun yediğimiz şeylerden yağ emilimini engelleyen bir ilaç geliştirmeyi başardı. Hayata geçtiğinde dünyanın en çok satan ilacı olacağına şüphe var mı?

obezite

  • Smart Vision şirketinin geliştirdiği iPhone ile entegre çalışan SVOne kodlu tanı cihazı göz muayenelerinde yeni bir sayfa açıyor.

  • Geçen haftaki özette adı geçen Nokia imzalı sanal gerçeklik cihazı OZO adıyla bu hafta tanıtıldı. 360 derece kayıt yapabilen kameralardan oluşan aksesuar sanal gerçeklik gözlük veya kasklarıyla içinde dolaşabileceğiniz evrenleri kaydetmek için hizmet verecek. Yılın son çeyreğinde satışa sunulacak cihazın fiyatı henüz belli değil.

  • Deniz tutması, uçak tutması, otomobil tutması… Azımsanmayacak kadar çok kişinin çektiği bu ‘tutma’ türleri göz ve kulağımızın anlaşmazlığından çıkıyor. Kulağımızın içinde hareket algılayıcı ve dengeleyici işlev gören bölüm ile gözümüzün görerek algıladığı hareket birbirini tutmayınca genellikle bulantıyla sonuçlanan bu tutma hadisesi meydana geliyor (yani örneğin bir gemideyken gözümüz sabit bir yere baktığı için hareketsiz olduğumuzu söylerken kulağımız “hayır; ağır ağır dalgalanıyoruz” diye itiraz ediyor). Stanford Üniversitesi tarafından geliştirilen ACM Siggraph sayesinde bu iki organın arası bulunuyor. Bir sanal gerçeklik mucizesi daha. İzleyelim.

  • Çok umut bağlanan ilk sürümde hayal kırıklığı yaşayan (ve yaşatan) akıllı gözlük Google Glass’ın yeni sürümü hafızalarımızı kaydedecek. Firmanın son patentlerinden biri bunun ipuçlarını veriyor.
  • Geçen hafta bireysel kullanıma has insansız hava araçlarının silahlandırılmış bir örneğini paylaşmıştım. Bu hafta konuyla bağlantılı ilginç bir gelişme oldu. Yapay zekaya yönelik ‘endişeli modern’ tavırlarıyla bilinen Bilimci Stephen Hawking ve Girişimci Elon Musk’ın da aralarında bulunduğu 1.000 (bin) uzmandan oluşan bir grup otonom (kendi kendine işleyebilen / özerk) silahlara yönelik çalışmaların yasaklanmasını talep eden bir bildiri yayınladı. Gerekçe olarak bu tip silahların kısa sürede silah tüccarları üstünden terör gruplarının eline geçme ihtimali gösteriliyor.
  • Yukarıdaki tip konulara meraklıysanız Future of Life haberlerine göz atmanızı tavsiye ederim.
  • İnsansız hava araçları üstüne bir dağıtım sistemi kurmayı hedefleyen Amazon geçen yıl bir örnek video paylaşarak ağzımıza bir parmak bal çalmıştı. Kanada’da sessiz sedasız denemelerini sürdüren şirket bir yandan da bu araçların uçacağı alan ve hava katmanlarını düzenlettirmeye çalışıyor.

drone-zone

  • Samsung’un bu hafta tanıttığı SE370 kodlu monitörü altına koyduğunuz telefonları kablosuz şarj edebiliyor. Elbette bunun için kablosuz şarj olabilen bir telefon (ya da kılıf) sahibi olmanız gerekiyor.

  • Öte yandan mobil işlemcilerde adını sıkça duyduğumuz Qualcomm, metal gövdeli telefonlarda da kablosuz şarj olabilmeyi mümkün kılan WiPower adlı teknolojisini tanıttı.

  • Google tarafından geliştirilen Android işletim sistemindeki 6 kritik güvenlik açığının bu sistemi kullanan mevcut telefonların yüzde 95’ini saldırıya açık bıraktığı ortaya çıktı. Gelmiş geçmiş en büyük Android açığı olarak kabul edilen bu durumu Joshua Drake adlı güvenlik uzmanı Nisan ayında keşfederek rapor etmiş Google da cihaz üreticilerine yamaları yollayarak dağıtmalarını istemişti. Ancak stagefright adı verilen bu açık hala birçok cihazda aynen duruyor. Senaryoyu tetiklemek için karşı taraftan gelen MMS’i açmak yeterli oluyor.

stagefright

  • Daha korkutucu bir güvenlik açığıyla devam edelim. Yukarıdaki konunun dile getirildiği Black Hat konferansında ortaya çıkan bir başka hack, keskin nişancıları engelleyebiliyor; daha da kötüsü hedeflerini saptırabiliyor. Keskin nişancıların hedef kalibrasyonunda kullanılan kablosuz internet kullanan 13 bin dolarlık TP750 tüfeği bu açığın kuluçka merkezi oluyor. Çalışma mantığını izleyelim.

  • Güneş altında bronzlaşıp arkadaşlarını çatlatma peşinde olanlara bir uygulama tavsiyesiyle devam edelim. Bulunduğunuz yerdeki morötesi (ultraviyole) ışınları; başka bir deyişle radyasyon oranını size söylöyor. Böylece cilt kanseri gibi belalardan uzak kalmanızı sağlıyor.

uv-app

  • 18 ışık yılı uzaklıktaki Lyra takımyıldızında kuzey ışıklarına benzer bir aydınlanma kaydedildi. Bu göklerde ilk defa gözlemlenen bir olay.

150730111115_aurora_549x549_c_nocredit

  • Japonya’da bulunan Osaka Üniversitesi Lazer Mühendisliği‘nden bir grup 2 petawatt (başka bir deyişle dünyanın toplam enerji tüketiminin BİN katı) gücünde bir lazer ışınını üretti. Evrenin oluşumuna dair teoriler için kullanılacak ışın özel bir camdan üretilen 100 metrelik ‘namludan’ çıkıyor. Aklıma ister istemez o meşhur Star Wars sekansı geldi.

  • Klasik müzik dinleyen tavukların yumurtaları bir hoş oluyor da insanların neyi eksik? İşte Ritmo bu sorunun cevabını arıyor. Hamilelere özel kemerli hoparlör seti rahimdeki bebeğe annenin seçtiği müzikleri dinletiyor (bari rahimde rahat bırakın bebekleri!).

ruvo-ritmo-sound-system

  • Google Translate artık -Türkçe de dahil- 27 dile ait tabela ve işaretleri çevirebiliyor.

  • GFK, ‘Globalde ve Türkiye’de Akıllı Telefon Trendleri’ başlıklı raporunu yayınladı. Buna göre 5 inç ve üstü ekranlada artış var, 4G’ye hazır cihazlar iki katına çıkmış. Dünyada alt segment akıllı telefonların pazar payı artarken Türkiye’de orta segment büyüyor.

gfk-rapor

  • ABD Başkanı Barack Obama rekabetçiliği koruyabilme adına 2025 yılına kadar dünyanın en güçlü süperbilgisayarının ülkesinde bulunması için bir girişim başlattı. İki hafta önceki özetten hatırlayanlar olacaktır; süperbilgisayarlar liginde liderlik Çin’de bulunuyor.
  • Bittiği için çöpü boylayan pillerimiz acaba gerçekten bitmiş oluyor mu? Batteriser öyle almadığı iddiasında. Bu küçük metal parçası pil ömrünüzü 8 katına çıkarmayı vaat ediyor . Çalışma prensibi cihazlarınızın bitti sandığı pillerin içinde kalan yüzde 20’lik kapasiteyi sonuna kadar harcatabilmek. İzleyin.

  • Apple Watch Türkiye’de satışa sunuldu. Ben bu satırları yazarken fiyatları 2 bin ile 34 bin lira arasında değişiyordu (bir saate verecek 2 bin liranız varsa lüks bir analog saat hem kullanım hem yatırım açısından çok daha akıllıca olur bence).

apple-watch-fiyatlari

İnternet / Girişimler

  • Google+’ın suyu sahiden ısınıyor gibi. Bu hafta Google blogunda kendi ürünlerini kullanmak için Google+ profiline sahip olma zorunluluğunu kaldırdığını açıkladı. Fotoğraf hizmetinin de ayrıldığını düşünürsek… Google bundan sonra sosyalleşme adına ne yaparsa yapsın kullanmamak için yeterli bir gerekçe olabilir.
  • Twitter ile entegre canlı video yayın platformu Periscope beklendiği gibi yavaş yavaş erotik / striptiz şovlar ve kötü espriler yapan komiklere kendini teslim etmeye başladı. Ancak kimileri ümidini hala koruyor. Bunlardan biri de New York’ta video prodüksiyon konusunda çalışmalar yapan Jon Jacques. Kendisi bu platforma o kadar inanmış ki işini bırakarak sadece Periscope yayınları yapmaya kendini adamış. Para nereden mi geliyor? Bağışlardan elbette.
  • Bu arada Twitter’ın gelirleri yüzde 61 artışla geçen seneki 312 milyon dolar seviyesinden 502 milyon dolara çıktı. Buna rağmen hala kara geçebilmiş değil. Dahası kullanıcı artışı epey yavaşlamış durumda. Gözünü para bürümüş yatırımcılar yeni kurban arayışında!
  • Facebook ise adeta inadına gelirini tavana vurdurdu. 2015’in ilk 3 ayındaki gelir yüzde 14 artarak 4 milyar 42 milyon dolar olarak açıklandı. Sadece mobilden kullanan üye sayısı 655 milyon. Facebook bu çeyrek ortalamasında üye başına 2,76 dolar kazanmış.

Zuck-Makes-it-Rain-1024x733

  • Instagram 2017 yılında 2,81 milyar dolara ulaşacak reklam geliriyle Google ve Twitter’ı geride bırakacak diyorlar.
  • Beme adlı iOS uygulaması yeni bir sosyal ağ olarak şansını deniyor. Üstelik oldukça farklı bir yaklaşımla. Dijital mecralarda sosyalleşmek için sürekli minik ekranlara bakmak zorunda kalıyoruz. Beme ise telefonumuza hiç bakmadan, bir şey değiştirip düzeltme telaşına kapılmadan paylaşmamızı sağlıyor. Üstelik her paylaşımı sadece bir kere görebiliyorsunuz. Geliştiricisi ayrıntıları özetliyor. Kesinlikle ilginç ancak paylaşmaktan çok etkileşim toplamak derdinde olan mevcut kuşak için kabulu zor gibi.

  • Facebook’un geçen yıldan bu yana üstünde çalıştığı ‘havadan internet dağıtma’ projesinde bir kilometre taşı daha atlandı. Bu uğurda çalışan Connectivity Lab takımı, yeryüzüne internet ‘saçacak’ yüksek irtifada uçan, uzun ömürlü ve Boeing 737’nin kanat uzunluğuna sahip yeni Aquila adlı aracı tanıttı. Lazer ile iletişim kuracak araç bu sayede saniyede onlarca gigabit veri aktarımı yapabilecek.

aquila_line-jpeg

Facebook’un internet kuryesi ABD Hava Kuvvetleri’nin hayalet uçak serisini andırıyor.

  • iOS 9 ile birlikte gelecek reklam engelleme fonksiyonu mobil reklamcılığın köküne kibrit suyu mu dökecek? Birçok kişinin öncelikli internete bağlanma aracı mobil cihazlar haline gelmişken önemli bir soru. Uzun bir gerekçeli cevabı ise burada (özet: mobil reklam sektörü için kötü haberler var). Bir benzerine bakarak bizi nasıl bir şeyin beklediğini görelim.

  • Impossible Burger (İmkansız Burger) ABD’de adından giderek daha fazla söz ettiren bir hamburger zinciri. Özelliği hiç et içermemesi; tamamen sebzelerden oluşması. Bunu o kadar iyi başarıyor ki köfte kısmının etten mamul olmadığını bakarak ya da tadarak anlamak kolay değil. Peki bu şirketin bu kategori altında ne işi var? Çünkü Google onları 300 milyon dolara satın almak istedi ancak şirket daha fazla istediği için anlaşma sağlanamadı. Aşağıda 300 milyon değerindeki sebzeli cheeseburger’i görmektesiniz.

impossible_nocow_lead_mirror_lead

  • Dijital tasarımcılar için 26 tipografi tavsiyesi (gazete mizanpaj günlerimi hatırlattı).
  • E-ticaret sitesi Amazon, listelediği yüz binlerce ürünün yanısıra daha rafine bir özet ve sunumla ürünleri listelediği -ve dış katılıma açık- Launchpad sitesini yayına aldı (ama benim gönlüm yine de Canopy‘den yana).
  • Sensör ve ölçüm cihazları geliştiren Aclima şirketi Google’ın Street View hizmeti için görüntüleme yapan araçlarına yerleştireceği cihazlarıyla havanın kalitesini de ölçecek. Böylece Google Street View kullanarak bir bölgeyi incelerken oradaki havanın kalitesini de görebileceksiniz. Sık ve yaygın ölçümlerle gayet faydalı olabilecek bir işbirliği.

  • Yazılımın ne kadar dönüştürücü bir güce dönüştüğüne yönelik bir ispat daha: sadece yazılımcılara hizmet sunan kod platformu GitHub 250 milyon dolar daha yatırım aldı. Bu sayede toplam değeri de 2 milyar dolara çıkmış oldu.
  • Recontact İstanbul: İstanbul’un güvenlik kameralarının kadrajından bir iOS oyunu.

screen520x924

Tasarım / İnovasyon

  • Tasarımcı Stefan Asafti tarafından başlatılan Brandversation adlı bir yeni akım var. Markaların reklamlarını en büyük rakibinin slogan ve logolarıyla oluşturuyor. Güzel fikir.

48ef6b5dee118b5111dabcf2a3d1b941

  • Çin 2030 yılına kadar enerjisinin yüzde 20’sini yenilenebilir kaynaklardan üretmeyi hedefliyor. Ülke bu kapsamda 2 bin 550 hektar alana kuracağı güneş enerji panelleriyle 1 milyon haneye elektrik üretecek. Proje tamamlandığından dünyanın en büyük güneş enerji kurulumu olacak.
  • Eski yıllarda optik ilüzyonla hareketli görsellik yaratmak için kullanılan desenleri bir plak, kamera işlevi gören bir telefon ve bilgisayar uygulamasıyla ‘seslendirmek’. Phenakistoscope projesinin amacı bu. Sonuçlarını izleyelim (bana Enis Batur’un NTV Radyo programlarını hatırlattı nedense).

  • 35. hafta özetinde ilk tanıtım videosuna yer verdiğim otomotiv üreticisi Lexus imzalı Hoverboard’un ikinci tanıtım filmi de bu hafta yayınlandı. 5 Ağustos’ta aramızda olacağı iddia ediliyor. Merakla bekliyorum.

  • Uçakla seyahatin nimet kadar külfeti de çoktur (bir kısmını ayrıca yazmıştım). Airhook adlı aksesuar kabin içindeki bambaşka bir ortak derde odaklanıyor. Tat vermeyen (varsa elbette) uçak içi eğlence sistemi elimizin altındaki tabletle yarışacak düzeyde asla olamaz. Ama uçuş boyunca elde tablet tutma işkencesini de ancak çeken bilir. İşte Airhook sizi bu dertten kurtarıyor. Üstelik sadece 22 dolara!

  • 192 milyona yakın nüfusa sahip Pakistan’ın her şehri 500 bin evsiz insana ev sahipliği yapıyor (toplamda milyonlarca insandan söz ediyoruz). Yatak üreticisi MoltyFoam‘un sokak reklamları gündüz yatakları tanıtırken akşamları evsizler için yatak işlevi sunuyor. Uygulamalı reklam diye buna denir.

  • Sttutgart Üniversitesi’nden bir öğrenci elektrikli araçlarla en yüksek hızlanma performansa ulaştı. 0-100 km/s arasını sadece 1,77 saniyede aşabiliyor.

  • Yaz lastiği, kış lastiği, arazi lastiği, hız lastiği, yağmur lastiği… Performans ve emniyet tutkunu tekerlekli araç sahipleri için işler kolay değil. Ancak lastik üreticisi Kumho’nun bu hafta ödül kazanan konsepti Maxpio yolun durumuna göre kendini otomatik olarak ayarlayan pratik bir yapıya sahip.

91cee763a6ac0b8b9976d6a3c54f5fbe22179ca6-t710

  • HNF Heisenberg’in XF1 kodlu yeni modeli 8 bin 345 euro etikete sahip (vergiyle, KDV ile Türkiye karşılığını varın siz hesap edin). Tasarımının ötesinde BMW ve BOSCH ile ortak geliştirilen teknolojisiyle de dikkat çekiyor. Zincirinden amortisörüne, tamburundan elektrik destekli motoruna apayrı bir kategori.

Heisenberg XF

  • Haybeye pedal çeviren bisikletçilere işlev kazandıran bir cihazla tanışın: Spinetics. Siz pedal çevirin, o telefonunuzu şarj etsin. Modern dinamo!

Spinetics+-+Product+Shots0042_compressed

  • Almanya’nın Münih şehri bisikletler için otoyol inşa etmeye hazırlanıyor.

alternative-pendler

  • Bisiklet kültürü önemli. Ama kültürün bir bölümü de bisiklet kullanmayanları kapsıyor. Onlara ayrılan yollara saygı göstermek gibi. Ve bazı bisiklet tutkunları buna saygı göstermeyenleri affetmemek konusunda kararlı.

  • Dünyanın en akıllı motosikleti olma iddiasındaki Gogoro satışa sunuldu. Özellikleri harika ama bir de tasarımı güzel olsaymış tadından yenmezmiş.

  • E-kitap okuyucularda kullanılan e-mürekkep (e-ink) teknolojisi parlak ışıkta dahi parlamaması, düşük enerji tüketimi ve yüksek çözünürlüğüyle okunabilirliği gibi özellikleriyle benzersiz. Artık trafik levhalarında da kullanılacak. İlk örnek Avustralya’dan.

sydney_epaper_traffic_sign_header9

  • Yeni Zelanda’daki birkaç yakıt istasyonunda biradan üretilmiş benzin satışına başlandı. DB Export birasının üretimini sırasında oluşan artıklardan üretilen Brewtroleum adı verilen biyoyakıt çok daha az sera gazı üretiyor. İşte buna içilir ;)

  • Camilla Hempleman tarafından tasarlanan turist haritası hava durumuna göre şehrin hangi taraflarının gezilmesinin daha uygun olduğunu gösteriyor. Kesinlikle #iyifikir.

final-colour_800

  • 2020 Tokyo Olimpiyatları’na pek bir şey kalmadı. Spor tesis inşaatları tam gaz sürerken bir yandan da kurumsal kimlik çalışmaları devam ediyor. Japonya’da ‘Bay Tasarım’ olarak anılan Kenjiro Sano‘nun elinden çıkan logosunun hikayesine bakalım.

  • Hollanda’da tasarlanan Fervent isimli kilime yakından bakıldığında spiral şeklinde kıvrılmış bir hortumdan ibaret olduğu fark ediliyor. Çünkü o kilimin ana hedefi astım hastaları. Halılarda biriken toz ve organizmaları sürekli filtre ederek astım hastalarını koruyor.

fervent-carpet

  • Filipinli 3 mucit sadece tuzlu suyla çalışan bir fener icat etti. Altındaki hazneye 1 bardak deniz suyu koyduğunuzda 8 saatlik ışık yayıyor. Kesinlikle heyecanlandırıcı bir keşif.

salt-1

  • Adidas, tarihinin en kötü ve kokoş tasarımlı 18 ayakkabılık serisini Mi Star Wars adıyla tanıttı.

adidas-Originals-x-Star-Wars-mi-ZX-FLUX-3

  • Kağıdı katlayarak yapılan sanata origami, keserek yapılanaysa kirigami deniyor. Cornell Üniversitesi Bilimcileri aynı tekniği kullanarak 10 micron (insan saçının yedide biri kalınlığında) ölçeğindeki grafen yapraklarla dünyanın en küçük mekanik makinalarını üretti.

  • Reklamlarda sıkça tekrarlanıyor ama bir kere de ben hatırlatayım: eğer uyanmakta zorluk çekiyorsanız sorun yatağınızda olabilir. Bir de şunu deneyin derim.

Sinema / TV / Kültür / Sanat

  • ABD’nin New York şehrinde yer alan The Museum of Modern Art (MoMA / Modern Sanat Müzesi) 1929’da kuruldu. Şu an 150 yıl geriden bugüne toplam 200 bin sanat eseri barındırıyor. Fiziken ziyaret edemeyenler için web sitesinde dahi 10 bin sanatçıya ait 60 bin eser sergiliyor (bir de Google versiyonu var). Müzenin son girişimi envanterine ait veri setini GitHub’da herkesin kullanımına açmak oldu. Ne yapacağınız size kalmış. Başkalarının neler yaptığına ileride bakarız.

003_moma_theredlist

  • Plak satışları -göreceli olarak- artıyor. Peki bu nereye kadar sürecek? Çok farklı yaklaşımlar var. İlginç yaklaşımlardan biri talebe yetişecek kadar yüksek kapasiteli plak üretim tesisinin olmaması.

tumblr_static_vinyl-record-player

  • Mevcut plaklar sizi kesmiyorsa Vinilify sitesinden 50 euro karşılığı kapağıyla, şarkısıyla kendi plağınızı da bastırmak mümkün.
  • Yeni sanat adına hayli garip bir olayla devam edelim: ABD’li rapçi Chief Keef, hakkındaki arama kararı yüzünden Hammond Müzik Festivali’nin yapıldığı eyalete giremiyordu. Bu engele rağmen hayranlarıyla sahnede buluşmak için teknolojiden destek almaya karar verdi. Yöntem olarak (Tupac Shakur konseriyle popülerleşen) hologram tekniğiyle uzaktaki performansını festival sahnesine yansıtmaya karar verdi. Ancak polis bunu da yasadışı kabul ederek konseri engelledi. Teknolojiyle gelen yeni dönem tartışmalardan biri daha.

b42ddd84-5215-43b8-a61f-a5ab2d366bb5-2060x1236

  • Takip ettiğiniz şarkıcı ya da müzik gruplarını takip edebileceğiniz, yeni şarkı, klip, konser gibi gelişmelerinden anında haberdar olabileceğiniz bir sosyal ağ: RecordBird.
  • ‘Arap Baharı değil; ortadoğunun gerçek devrimi diskoda’ diyor Dan Cole. Türkiye’den girip Suriye’den çıkan Selda Bağcanlı, Mos Defli uzun fakat güzel bir makale.

  • Foofighters’ın şehirlerinde bir konser vermesini isteyen İtalya’nın Cesena şehrinden 1.000 (bin) kişi grubun Learn to Fly şarkısını çalıp söylemeyi öğrenerek müzik tarihine geçecek bir etkinliğe imza attı.

  • RTÜK’ün araştırmasına göre Türkiye nüfusunun yüzde 92,3’ü klasik müzik dinlemiyor. Sebebi artizlerin ‘bazara’ inmemesi olabilir. Ya da…

  • Dijitale fazlaca bulandığımız bu dönemde unuttuğumuz bir kavram: el sanatları. Neyse ki karşılaştığımız her an gözlerimizi yuvalarından oynatmayı başarıyor. Aşağıdaki videoyu izlerken büyük bir sürprize hazırlanın derim.

Bu derlemeden arkadaşlarınızı haberdar etmek için aşağıda yer alan sosyal medya paylaşım düğmelerini kullanabilirsiniz. Blogdaki yeni yazılardan anında haberdar olmak için yine aşağıda yer alan forma e-posta adresinizi girmeniz yeterli.

Fikir ve katkılarınızı yorumlarda bekleyeceğim.

Hepinize sağlıklı, mutlu ve bereketli bir hafta dilerim.

Bu yazıya 31 yorum yapıldı.

Haftanın Özeti: 27

Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Genel Gündem

  • Baltimore şehrinde gözaltında omuriliğinde oluşan ağır hasarlar sebebiyle hayatını kaybeden Freddie Gray için başlayan protestolar ABD’de sıkıyönetim, sokağa çıkma yasağı, asker müdahalesi gibi pek de alışık olunmayan bir dizi önlemi hayata geçirdi. Fotoğraflar olayın boyutlarını göstermek adına yardımcı olabilir.

eylemler

  • Bu ‘ana yüreği’ denen şey dünyanın her yerinde aynı. Baltimore olayları bize bunu bir kere daha gösterdi. Eylemleri televizyondan izlerken oğlunu gören bir anne olay yerine giderek evladını kelimenin tam anlamıyla evire-çevire, döve-döve evine götürdü. Buna Türkçe dublaj yapmak hiç zor olmazdı mesela.

  • Aynı olaylar bize bir şeyi daha hatırlattı. Sosyal medya yanlış / sahte bilgi yayılması için rakipsiz derecede kusursuz bir ortam. Bununla baş etmeyi öğrenene kadar çok canlar yanacak.

Continue Reading →

Bu yazıya 28 yorum yapıldı.

1 Mayıs’ta tüm robotlar Taksim’e!

İnternetten önce hepimizin irili-ufaklı hayalleri vardı. Şimdilerde irili-ufaklı ekranlarda geçici heyecanlar avlıyoruz.

Hayallerden beslenen bilim-kurgu ve fütürizmin distopik (karamsar) hali biraz da teknoloji denen şeyin henüz kişiselleşmemiş olmasından güç aldı. Uzunca bir süre teknoloji sadece işyerlerinde, fabrikalarda, devlet ve ordularda olurdu. Ev teknolojisi radyo, teyp, televizyondan öteye gitmezdi.

52d61ef1d520459ba24e880b1af53765

Sanki tarih boyunca insanın kendinden gayrı bir düşmanı olmuş gibi bu karamsar yapıda ‘harici’ her şey mutlak bir tehdit olarak ortaya çıkıyordu. Gezegenler; hatta galaksiler arası yolculuk edecek kadar gelişmiş uzaylılar dünyaya en ilkel işgalci formuyla sökün ediyor, yer altından fesat bir kavim çıkıyor, yaren bulma adına Tanrıcılık oynayan herkes gazaba uğruyor, yapay zeka ve robotlar bile günün sonunda isyan edip insanlığın köküne kibrit suyu döküyordu.

Bu yaklaşımın ‘birbirinizle savaşmayın ey insanlık’ fikrini bilinçaltlarına yerleştirmek için küresel bir çaba olması da muhtemel. Ama tarihe bakınca bu kollektif uğraşın o anlamda zerre kadar faydası olmadığı da ortada.

Dünün bilim-kurgu eksenli zihin esnetmelerinde sıkça karşımıza çıkan robotlar ve yapay zeka, bugün hiç olmadığı kadar gerçek.

Önce birkaç gülümseten örneğe bakalım.

Önceden tanımlanmış bir dizi hareketi bile yapmaktan aciz bu robotlar hiç de o distopik kurgulardaki ağabeylerine benzemiyor, değil mi? Fakat bir de Google’ın 2013 sonunda kendi geleneklerine aykırı bir gizemle satın aldığı robot üreticisi Boston Dynamics‘in –haftalık özetlerden aşina olduğunuz- örneklerine bakalım (bu firma aslen ABD ordusuna robotlar üretmek için kurulmuştu ve hedeflerinden biri halen bu).

Google’ın gizli ordusu

Boston Dynamics’ten ilk örneğimiz (ABD savunma teknolojilerini yöneten; internetin de mucidi DARPA tarafından fonlanan) WildCat. Saatte 25 km hızla ilerleyebiliyor. Tamamen kendi inisiyatifiyle çevresini algılamasına ve hareketlerindeki kusursuzluğa dikkatinizi çekerim.

Continue Reading →

Bu yazıya 13 yorum yapıldı.

Haftanın Özeti: 26

Her Pazar saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Kendi adıma hasret kaldığım, dinlendirici bir hafta oldu. Ne yazık ki elime geçen zaman kredimi bloga bir şeyler yazmak yerine kitap ve makale okumaya harcadım. Önümüzdeki döneme dair kendimce planlar yaptım. 2016’ya dair ilk hedefimi ‘daha fazla hayır diyebilmek’ olarak belirledim.

Haftayı böyle hoşluklarla kapatıyordum ki Cuma akşamı amcamı kaybettik (böylece haftalardır her özette neden kanser tedavisiyle ilgili gelişmelere odaklandığım da anlaşılmıştır sanıyorum). Dolayısıyla haftasonuna dair güncel konularda boşluklar olabilir. Acı haberi aldıktan sonra elim bir şeyler yazmaya varmadı.

Taksiratı affola.

Genel Gündem

  • Fantastik bir Türkiye haberiyle başlayalım.

  • Nazi dönemi SS Muhafızı Oskar Groening 93 yaşında mahkemede hakim karşısına çıktı. Suçu Macaristan’dan getirilen 400 binden fazla Yahudinin 300 bininin toplama kamplarında ölümüne alet olmak. Groening 21 yaşındayken görev aldığı kampta toplu ölümlere şahitlik ettiğini kabul etmekle birlikte bu süreçte doğrudan bir rolünün olmadığını iddia ediyor.Onun görevi kampa getirilenlerin para ve mallarını kayda geçirmek. Af dilediği duruşmada suçlu bulunursa 3 ile 15 yıl arası hapis yatması bekleniyor.

_82452368_026848265-1

  • Sony Pictures’ın başındaki isim Amy Pascal, şirketin hack edilmesi sonucu başlayan olaylar zinciri sonunda günah keçisi rolünün hakkını verdi ve işinden oldu. Sızan on binlerce belge arasında yer alan Pascal’a ait e-posta mesajları büyük sorun yaratmıştı.

Continue Reading →

Bu yazıya 13 yorum yapıldı.

Haftanın Özeti: 23

Her Pazar saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Kendi adıma -yine- bol seyahatli ve koşturmacalı bir haftaydı. Toplantıların neredeyse hepsini hayatımdan çalınan anlar olarak kodluyorum zihnime. Bu yüzden kalan zamanı daha faydalı işlerle doldurmaya çalışıyorum.

Örneğin bu hafta Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya bölümü öğrencilerine ders verdim (bir uçuş tarife değişikliği yüzünden Bilgi Üniversitesi’ndeki kendi dersimi veremedim). Türk Hepatopankreatobilier Kongresi’nde (YANLIŞ OKUDUN!) cerrahlara ve Çimentaş’ın yıllık toplantısında yöneticilerine (3 gün içinde 2 defa Antalya’ya uçarak) birer konuşma yaptım.

Uçuşlar ve otel transferleri sırasında David Hegarty’nin Yaratıcılık ve Douglas Coupland’ın Life After God (Tanrıdan Sonra Hayat) kitaplarını okudum. Bir sürü sektörel rapor erittim. Paralel olarak (tesadüfen keşfettiğim) Netflix dizisi Bloodline‘a başlayıp bitirdim (sıkıcı başladı ama güzel bitti). Youtube’da The Secrets of Sugar (Şekerin Sırları) adlı harika bir belgesele denk geldim. Mart ayından kalan dergilerini bitirdim (dergilerden kesip kırptığım şeyler için de bir blog dizisi mi başlatsam diyorum).

Belki de en güzeli hafta boyu birçok yeni, ilginç insanla tanıştım, bir sürü öykü dinledim, notlar aldım.

Yapamadığım tek şey bloga yeni bir yazı yazmaktı. Salı günümü nispeten boş bırakıp bu ‘işe’ ayırmıştım ama o meşhur ulusal elektrik kesintisi herkesinki gibi benim de planlarımı alt-üst etti.

Ve arada kalan zamanlarda okuduğum yüzlerce, binlerce haberden tadı damağımda kalanları sizin için derlemeyi de ihmal etmedim elbette!

Genel Gündem

  • Haftanın en önemli gelişmelerinden (gelişme tanımı biraz ironik olsa da) Türkiye çapındaki gizemli elektrik kesintisiydi. Saat 10:30 civarında başlayan ve Enerjisini İran’dan alan Van hariç 45 şehirde  yarım gün süren kesinti etkisiyle elektrik, su, doğalgaz ve metro, tramvay gibi elektrikli ulaşım hizmetleri de durdu. Resmi açıklamalarda dahi olayın sebebi hala anlaşılamadı (teori bol). Bu olay sırasında Campaign dergisinin ‘What’s Next in Digital’ başlıklı arama toplantısı ironik görüntülere sahne oldu.

#whatsnextindigital #roundtable elektrik kesintisinden sonra :) @campaigntr

A photo posted by Omer Erdem (@omerdem) on

  • İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Mehmet Karaca kampüse yapılması planlanan cami için “talep gelirse sinagog da yaparız” demişti. Bunun üzerine bir kampanya başlatan İTÜ öğrencileri budist tapınağı  için 18 binden fazla imza topladı. Al sana zamanın ruhu.
  • Bu hafta 53 bin devlet okulunun sadece yüzde 34’ünde kitaplık varken Kütüphaneler Haftası’nı kutladık. Rakamlar pek iç açıcı değil. Yapılan ankette bazı öğrenciler “internet varken kütüphaneye ihtiyaç yok” demiş. Her şeyin internette var olduğunu düşünmek yeni çağın en yaygın cehaleti (keşke her şey internette olsaydı elbette). Böyle düşünenler için de münasip bir TED sunumunu araya sıkıştırmak isterim.

  • MHP Milletvekili Ruhsar Sarıer’in soru önergesine cevaben Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu Türkiye’de 8 milyon 179 bin kişinin  depresyon ilacı kullandığını açıkladı.

depres

Continue Reading →

Bu yazıya 34 yorum yapıldı.

Haftanın Özeti: 18

İşte geldik Mart ayına. Cüce Şubat’ın son haftasının getirdiklerine bakalım.

UYARI: Özetlerin uzunluğu bazı mobil cihazlarda yüklenme sorunu çıkardığı için artık her kategori ayrı bir sayfada yer alıyor (dilerseniz yazı sonundaki kutudan diğer başlıklara atlayabilirsiniz).

Genel Gündem

  • Yabancıların duyduğunda en şaşıracağı İstanbul gerçekleri nedir? (36 dolar milyarderine ev sahipliği yapıyor olması dışında?)
  • Hala hatırlayan var mı bilmiyorum. 8 Mart 2014’te (yani neredeyse 1 yıl önce) Kuala Lumpur-Pekin seferini yapan MH370 sefer sayılı uçak kalkışından kısa süre sonra 239 yolcusuyla kayboldu. Hakkında birçok teori dolaşıyor. İlginç bir ayrıntı olarak bir kişi uçağın nerede olduğunu bildiği konusunda epey ısrarlı. Onlarca defa TV’ye çıkmasına rağmen ciddiye alınmamış olmaktan dert yanıyor. Şu soruyu arada tekrarlamamız gerekiyor: 21. yüzyılda koca uçak nasıl kaybolur?
  • Okyanusların en derin noktalarında varlığından bile haberimiz olmayan birbirinden sevimli canlılar yaşıyor. Birkaçına bakalım.

eOwL5

  • Is Anybody Down isimli bir site 2 sene boyunca intikamın en çirkin haline ev sahipliği yaptı. Sitenin içeriğini ayrıldığı eş ya da arkadaşlarının (beraberken çektiği) çıplak fotoğraflarını yükleyen kızgın aşıklar oluşturuyordu. Yüzlerce şikayete konu olan site sonunda kapandı. Fakat hukuki takip bitmedi. Kurucusu Craig Brittain yakalanarak tutuklandı. Ardından ironik tanımının bile yeterli olmadığı bir gelişme yaşandı. Brittain yakalama haberlerinde kendi fotoğrafını kullanan sitelere karşı hukuki mücadele başlattı! Kılıç çeken, kılıçla ölüyor.

Craig Brittain

Craig Brittain

  • Aşkın gözü kör değilmiş! Bilimciler aşık olunca beynin salgıladığı oxytocin hormonunu sarhoş farelere vermiş ve fareler ayılmış!

Continue Reading →

Bu yazıya 28 yorum yapıldı.

Haftanın Özeti: 15

Yeni bir hafta özetinde yeniden beraberiz. Özet deyince insan kısa bir şey bekliyor ama ne kadar atarsam atayım, silersem sileyim, 7 günün tortusunu ancak bu kadar kısaltabiliyorum. En azından girişi kısa tutayım diyerek doğrudan başlıyorum.

Genel Gündem

  • İdeal kadın denince sevgi dolu, işinde başarılı, toplumda saygı gören, dürüst, iyi yemek yapan gibi şeyler yerine akla genelde meme, kalça gibi ayrıntılar geliyor. Fakat onda dahi herkesin ‘ideal’ tanımı farklı. BuzzFeed, genel eğilimlerden yola çıkarak ‘ideal kadın’ tanımının 3 bin yıl boyunca nasıl değişkenlik gösterdiğini 3 dakikalık videosunda özetlemiş. Zayıf kadın pek sevmem; 60’ları 90’ları görünce iyice soğudum. Benim için olay seksenlerdir!

  • Sanal gerçekliğin (virtual reality) faydasını gören bir alan daha çıktı: otizm tedavisi.
  • İnternet hiçbir şeyi unutmuyor. Fakat bazı şeylerin de unutulması gerekiyor (ortaokul yıllarındaki saç modellerimiz gibi). Bu arayıştan çıkan ve Google’ın epey başını ağrıtan ‘unutulma hakkı’ konusunda Danimarkalı Avukat Dan Shefet “evet ama yetmez” diyor. Dijitale doğan kuşağın orta yaşı kendine has epey ciddi sıkıntılara sahne olacak belli ki.
  • Bu dertlere bir örnek vereyim isterseniz: annem-babam öldüğünde Facebook, Twitter hesaplarını ne yapacağız? Sahi hiç düşündünüz mü? Büyük sıkıntı, bilesiniz. Belki de işe dijital vasiyet ile başlamalı. Allah hepsine sağlıklı, uzun ömürler versin.
  • Tam da bu derde çözüm üreten ve bu hafta hayatımıza giren; 1 dolara herkese dijital mezar sunan girişimden haberiniz var mı mesela?
  • Çocuğun derdi bu, ana-babanın da başka. Aklı fikri internet olan yavrucağı nasıl kontrol eder, gezip-tozduğu şeyleri nasıl denetlersiniz? Vexbox bunun cevabını vermek için Kickstarter’da 50 bin dolar arıyor.
  • Giyim markası GAP, Instagram hesabında mini diziye başladı.

  • Kulağınıza çalındı mı bilmem İngiltere’nin 7 mil açığında, bağımsız bir devlet olarak kabul gören Sealand adlı bir petrol platformu var. 1967 yılından bu yana Prens Paddy Roy Bates tarafından temsil ediliyor (yönetiliyor). Kendi parası, bayrağı, milli marşı; hatta pulu bile var. Şahsen ilk olarak 2007 yılında (yine hukuki takiple boğuşmakta olan) The Pirate Bay sitesiyle ilgili bir yazıda bahsetmiştim. Bir ara İngiliz donanması işgal etmeye çalıştı, ardından bir süre Alman uyuşturucu kaçakçılarının eline geçti. Quora’daki bahse göre 900 milyon dolara satılıkmış. Kendine ait bağımsız bir devlet kurmak için bana çok makul bir bedel gibi geliyor. Basit bir mobil uygulama için 10 milyar dolar istendiğini düşününce hele! Bir parça alsak mı?
Sealand

Sealand bu kadarcık bir alan ama bağımsız bir toprak. Kendine ait pasaportu, kanun yapma yetkisi var.

  • Peki Estonya’nın elektronik oturma izni sistemini uygulamaya sokan ilk ülke olduğunu biliyor muydunuz? Bir başvurun bakalım (Estonya nedir, nasıldır derseniz onu da ayrıca yazmıştım).
  • Bu hafta TransAsia havayollarına ait 235 sefer sayılı uçak (yoldan geçen bir taksiye de ciddi hasar vererek) düştü. Belki de ilk defa bir yolcu uçağı düşüşü bu kadar yakından (elbette tesadüfen) kayıtlara geçti. Olayla ilgili tek sevindirici taraf birisi bebek 3 kişinin canlı kurtarılmış olması.

  • Ron Pratte, 350 milyon dolar servete sahip bir Amerikan zengini. Fakat pek çok zenginden farklı olarak kendine has zevkleri var. Bunlardan biri de pedallı oyuncak araçları da kapsayan devasa koleksiyonu. Bu hafta 70 tanesini açık arttırmayla satışa çıkardı. Şahsi favorim gerçeğine de hastası olduğum Porsche 356 Speedster oldu (10 bin 350 dolar). Bir kesiti aşağıda paylaşıyorum.

ron-platte-collection-01

  • ABD’de ot (esrar) birçok eyalette serbestleşiyor. Beraberinde de yüzlerce yeni girişim yaratıyor. Öyle ki Seattle gibi kimi şehirlerde bozuk para atıp alabileceğiniz otomatları bile var.
  • Uykuyla -pek çoğunuz gibi- bir sevgi / nefret ilişkisi yaşıyorum. Uyumayı verdiği rahatlıktan dolayı seviyor fakat o aralıkta beni mahrum bıraktığı şeylerden dolayı sevmiyorum. Bir de kişiden kişiye değişen vücut saati dediğimiz mesele var (biyolojik saat de deniyor). Bu hafta yayımlanan bir araştırmaya göre bilimciler bu biyolojik saati resetlemenin yolunu bulmuş. Hatta iddialarına göre bu sayede uykusuzluğun getirdiği biyolojik ve psikolojik sorunları aşmak mümkünmüş. Uykuya ihtiyaç duymayan bir hayat için çok yüksek bedeller ödemeye hazırım.
  • Parayla saadet olmuyormuş (ama daha az mutsuz olunabiliyormuş).

twitter-03-HD-wallpaper

  • Twitter’a 2014’ün ikinci yarısında 1.982 içerik silme talebi gelmiş. 1.820’si tek bir ülkeden. Tahmin edin hangisi?
  • İçine düştüğü ekonomik krizin ardından 30 Ekim 2009’da İzlanda’daki McDonald’s da bütün restoranlarını kapatarak ülkeden çekilmiş. Hjörtur Smárason adlı bir Antropolog da satılan son hamburgeri bir fanusa koymuş ve herkesin canlı izleyebileceği şekilde paylaşmış. Bu muhteşem olaya şahitlik etmek istersiniz diye düşündüm. Pazar günü aklınıza yapacak daha güzel bir şey mi geldi yoksa?
  • 15 yaşındaki süper zeki çocuklar 10 yıl sonraki hangi parlak alanlar için kafa yormalı? Quora’daki bu harika soruya yine harika insanlar cevap vermiş (favorim Dennis Roberts’ın cevabı).
  • 19 yaşındaki bir Çinli internet bağımlılığından kurtulabilmek için elini kesti (dikkat: çizik atmadı; elini kopartıp attı).

Continue Reading →

Bu yazıya 38 yorum yapıldı.

Haftanın Özeti: 3

Bu hafta benim için gerçekten çok yoğundu. Ama gelenekselleştirmeye çalıştığım Pazar özetinin üçüncü serisini ihmal etmedim. Son 7 günde ekranımdan geçen binlerce site, ürün, video ve benzeri dijital içerik arasından süzdüklerim şöyle (bu kadar işin arasında bunca şeyi takip edince bloga vakit kalmıyor elbette):

  • Twitter yakında halka açılmasının birinci yılını geride bırakacak. Yatırımcıların kar baskısı yüzünden nefessiz kalan; kimilerine göre gerileme / panik evresine giren Twitter’a yönelik Mashable yazarı Seth Fiegerman çok detaylı bir analiz yazmış. Sektörel olarak ilgiliyseniz okumanızı tavsiye ederim.
  • Distopik gelecek bahsi Aldous Huxley ve George Orwell ikilisi anılmadan bitmez. Bu iki İngiliz yazarın Cesur Yeni Dünya ve Bin Dokuz Yüz Seksen Dört isimli romanları karamsarlığın iki zıt tonundan geleceğe bakar (okumadan ölmeyin lütfen). Biblioklept (ki muhteşem sitedir) karşılaştırmalı edebiyat derslerinde sıkça yapılan karşılaştırmayı çizgi-roman tadında ele aldı. Ortaya gerçekten harika bir özet çıkmış. Bir galeri olarak parçalayıp görsellerin altına Türkçe çevirisini ekledim, umarım yardımcı olur.

Aldous Huxley - George Orwell: 1

Picture 1 of 12

  • Web geliştiricilere özel: Android’in Lollipop sürümüyle standartlaşan materyal tasarım akımı bizzat Google tarafından en ince ayrıntısına kadar tanıtılmıştı (kullanan biri olarak gerçekten çok başarılı bir yapı olduğunu söylemem gerek). Aynı mantığı kullanan Materialize adlı yeni bir framework duyruldu. Gayet basit, işlevsel, ücretsiz ve ‘responsive’. Farklı bir yaklaşımı da Material UI adlı CSS çatısı altında inceleyebilirsiniz.
  • Twitter malum 140 karakterlik sınıra sahip. Yani orası aslen 140 karakterlik dertlerin mekanı. Ama yakın zamanda ortaya çıkan 1, 2, 3, 4 diye sıralı tweet yazma salgını da ayrı bir gerçeklik (bir şey bir tweet’e sığmıyorsa Twitter’a yazmayın. Blog ya da Facebook iletisi yazın, Twitter’da linkini paylaşın herkes rahat rahat okusun, paylaşsın). Ama inadım inat, kıçım iki kanat; ben illa ki öyle yapacağım derseniz uzun metinleri otomatik olarak 140 karakterlik parçalara bölüp Twitter’a yollayan bir online uygulama da var.
  • Küçük yaşlarımdan bu yana gitar çalan biri olarak altın tecrübemi paylaşayım. Kızlar gitar çalan erkekleri dinlemeyi sever ama siz çalıp söylemeyle uğraştığınız için kızları yancılar kapar. Derdiniz gitarsa bilemem. Ama yol gösteririm. Buyrun size tamamen ücretsiz 750 gitar dersi.
  • Robotlara özel ROS kodlu, açık kaynaklı bir işletim sistemi  varmış.
  • İnternete bağlı cihazların ağına ‘Şeylerin İnterneti’ (Internet of Things / IoT) deniyor. Araştırma şirketi IDC’nin son raporuna göre 2020 yılında bu şeylerin sayısı 30 milyar adede, oluşturacağı ekonomiyse (yazılım, donanım, hizmet, kullanım bedeli, vs) 1,3 trilyon dolara ulaşacak.
  • Özel denetim şirketi PwC’den sızan belgelerle ABD merkezli küresel e-ticaret devi Amazon’un Lüksemburg devletiyle yaptığı gizli bir anlaşmayla milyarlarca dolarlık haksız vergi avantajı elde ettiği ortaya çıktı. Avrupa Birliği tarafından incelemeye alınan anlaşma rakipler adına haksız koşullar oluşturduğu için eleştiriliyor. Lüksemburg birçok ticari faaliyette esnek vergi yasaları ve off-shore şirket avantajlarıyla tercih ediliyor. Amazon (neredeyse bütün küresel şirketlerin yaptığı gibi) Avrupa şubelerinden elde ettiği gelirleri ülkeler ve hesaplar arasında çevirip vergi istemeyen Cebelitarık’taki hesaplarında sonlandırıyor. iTunes gelirlerinde aynı çakallığı yaparak vergiden ‘yırtan’ Apple da benzer bir soruşturma sürecinde.
  • iPhone telefon dünyasını nasıl bambaşka bir kulvara soktuysa Tesla da elektrikli otomobil sektörüne aynısını yaptı. Arkasındaki isim Elon Musk birçok başka başarılı projenin de arkasındaki isim. Yeni hevesi internet uyduları (hatırlarsanız geçen hafta da bir benzer projeye  bakmıştık).
  • Kafanızı fazlasıyla karıştıran bir robotla tanışın (linkte videosu var).

Continue Reading →

Bu yazıya 41 yorum yapıldı.

Amazon’da çalışmak ister miydiniz?

Bahsetmeme gerek var mı bilmiyorum; Amazon dünyanın en büyük e-ticaret sitesi. İlk değil ama ilklerden biri. Kitap, CD ve DVD ile başlayan yolculuğunda bugün aklınıza gelecek neredeyse her şeyi raflarına yerleştirmiş durumda. Hakkında yazacak çok şeyim var ama bu yazıda konumuz o değil.

Amazon'un sevkiyat depolarından sadece biri.

Amazon’un sevkiyat depolarından sadece biri.

Google’da çalışmak isteyenlere işe alım mülakatında sorulanlarla ilgili yazımı hatırlarsınız. Amazon’da işe başvuranlara sorulanlara Business Insider blogunda denk gelince arşivime eklemek istedim.

Continue Reading →

Bu yazıya 11 yorum yapıldı.

E-kitap okuyucudaki zirve: Kindle Paperwhite

1 ay önce ‘derin posta kutusu temizliği’ fırsatı bulduğum bir günde saatler süren okuma-cevaplama seansının sonunda “bir ara bakarım” diye ayırdığım mektuplardan birine sıra geldi. Yazılalı 6 ay olmuştu. Amerikadaniste.com sitesinin Kurucu Ortak’ı Seyfi Erol izlenimlerimi okurlarımla paylaşmam için o dönem yeni satışa sunulan 3. kuşak retina ekranlı iPad‘den bir tane getirtmişti. Ulaştırmak için adres istiyordu.

Ama ben mektubu 6 ay sonra okuyunca bir anlamı kalmamıştı elbette…

Kendisiyle tanışmadığımdan ne diyeceğimi de bilemedim. Düşüncesi için teşekkür ettim, ihmal için özür diledim. Cevaben bir kontraatak geldi. Başka bir ürün için böyle bir şeyi yineleyebilirdik pekala.

Öyle de yaptık.

10 Eylül’deki yazışmamızda yakında satışa sunulacağı duyrulan Amazon Kindle Paperwhite‘ın wifi sürümünü hedef seçtik ve beklemeye başladık. Cihaz 7 Eylül’de tanıtıldı. Ekim’in ilk haftası da satışa sunuldu. 12 Ekim’de de Amerika’dan İste aracılığıyla elime geçti.

Continue Reading →

Bu yazıya 67 yorum yapıldı.