iPhone alacaklara tavsiyeler

Uzun ama gerekli bir giriş yapacağım; hazır olun.

Kişisel teknoloji ürünleri adı üstünde ‘kişisel’ bir şey olmakla birlikte tüketim alışkanlıkları açısından bakıldığında aslında karar aşamasında ‘kitlesel’ davranılan bir kategori. Yaptığımız seçimlerde asla kişisel kararlarımız doğrultusunda hareket ettiğimizi söyleyemeyiz. 15 seneye yakın bir zamandır gazetelerde, dergilerde, televizyonda, radyoda teknoloji yazan, incelemeler yapan biri olarak bunda tuzum olmadığını söyleyemem. Ama şahsen satın aldığım (satın alma konusuna döneceğiz) hiçbir ürünü bir şeyin etkisinde kalarak almadım.

Teknoloji tüketicisi azınlık olmaktan genellikle korkar. Bir kısım da sürüden ayrılma hıncıyla gölgede sessiz sedasız ilerler. Ama biliriz ki insanlar genelde popülerden yana olmak ister. Tuttuğu takımın bile başa güreşenlerden olmasını ister. Bir futbol takımına gönül verirken bile hissi davranmaktan öte (örneğin Türkiye’de) o bilindik 3-4 takımdan birine yazılır.

Bunun altında yatan biraz da yalnız kalmama dürtüsüdür bence. İstanbul Büyükşehir Belediyespor’u tutmak cesaret ister. Ama Fenerbahçe’yi, Beşiktaş’ı, Galatasaray’ı tutmak kolaydır. Çok da zorlanmazsınız. Fazla sorgulanmazsınız. Ama Belediyespor’da alaycı tavırları göğüslemeniz gerekir. Sizi aptal yerine koyanlar bile olacaktır. (futbolu severim ama herhangi bir takım ile zerre kadar ilgim yoktur bilmiş olun)

Teknoloji de böyledir işte. Herkesin yaptığı şeyleri yapmak istersiniz. Herkesin satın aldığını almak, kullandığını kullanmak istersiniz. Hepsine de bahaneler bulursunuz. Aynen takımınız yenildiğinde, sarpa sardığında evladına toz konduramayan anne-baba gibi olan olaya hiçbir etkisi olmayan eski olayları ısıtıp muhabbete sokarak o hali unutmaya (ve unutturmaya) çalışmak gibi. O sizin takımınızdır ve laf yiyen bir anlamda sizsinizdir.

Dönelim iPhone’a şimdi…

Apple fanatizmini uzun yıllardır takip ediyorum. Bugün iPhone fanatiklerinin atalarını tanıyorum. Hayatında bir Apple bilgisayarına elini sürmemiş, ekranını görmemiş insanların iPhone’a hayran kalmalarını izlerken Apple adlı pazarlama makinasının nasıl da şaşmaz taktiklere sahip olduğunu görüp hayran kalıyorum. Bence bundan herkesin çıkarması gereken çok ders var.

Bir teknoloji editörü olarak incelediğim her ürünü satın alsaydım her ay belki 7-8 bin lirayı bu aletlere ayırmam gerekirdi. Neyse ki firmalar bunları yolluyor. Neredeyse tamamını inceleyip geri yolluyoruz, bazılarını da kullanmamız için bırakıyorlar. Bunlar genellikle cep telefonları oluyor.

Turkcell de geçenlerde (hayli gecikmeli olarak) bir iPhone 3G (16GB) yolladı. Bütün gün boyunca masamda durdu; ellemeye korktum. Sitesinde yazdığına göre 758 avroluk bir cihazdan söz ediyorum. Başka bir deyişle 1,637 YTL; daha da başka bir tabirle 1 milyar 637 milyon lira! Ben defalarca ayaküstü deneme fırsatına sahip olduysam da eni konu hiç inceleyememiştim. Bir yandan özellikler konusunda çok eksikleri olduğunu biliyordum ama bunların kullanıma nasıl yansıdığını kestiremiyordum. Turkcell sayesinde öğrenmiş oldum.

Öncelikle size bazı harici görüşler aktarmak isterim:

Herhalde bu kadar yazı fazlasıyla fikir verir. Bir de ben inceleme yazmayayım. AMA gelin sadece 1 günlük kullanım sonucunda yaşadıklarımı paylaşayım.

En başta; biz burada bir internet cihazından bahsediyoruz. Yani günümüzün web2.0 mantığında popülerleşen uygulamaları mümkün olan en kolay, kaliteli ve güvenilir şekliyle yapabileceğimiz bir cihazdan. Çünkü bu telefona verdiğimiz paraya gayet güzel taşınabilir bilgisayarlar alabiliyoruz. Telefon derseniz zaten daha pahalısı yok. Bu paraya bir Vertu harici her şeyi almak mümkün.

O yok, bu yok diye kafa şişirmeyip sadece yaşadıklarımı anlatacağım:

  • Bu cihaz video kaydı yapamıyor. Şimdi bunun ne gibi bir açıklaması olabilir? Parmaklarımın basıncını bile hesaplayabilen alet video kaydı yapamıyor. Benim işim ve hobim video. Üstelik ikiz babası olarak sürekli kaydedecek bir şeylerim var. Bunu geçelim; kimin yok ki?
  • Fotoğraf özelliği 2 megapiksel. Olabilir ama kötü çekiyor be! Gerçekten kötü. (5 megapiksellik Nokia N96 da bir o kadar kötü çekiyor mesela…) Kötü fotoğraf çeken bir multimedya telefonu olmaz.
  • Java desteği yok. Bir İstanbullu olarak trafikte seçeceğiniz alternatif yollar bir gün içinde abartısız 2 saati kazandırıyor ya da kaybettiriyor. Büyükşehir Belediyesi’nin teknoloji departmanı (Allah onlardan gani gani razı olsun) İBB Mobil diye bir mobil uygulama yazıp hayatımızı kurtardılar. Ama böyle hayati (ve basit) bir hizmeti bile iPhone’dan alamıyorsunuz. Çünkü mobil uygulamalarının ezici çoğunluğu gibi Java platformunda yazılmış. Apple ise bu platformdan faydalanmayı çok görmüş müşterilerine (derdi ayrı ama girmeyeceğim). Otoparkta kalakaldım öylece elimde telefonla. O anda aklıma webden bağlanıp bakmak geldi. Web sitesine bağlandığımda sıradaki maddeye geçtik.
  • Bu alette Flash desteği yok. Üstelik bazı cihazlardaki gibi bannerları, menüleri gösterip videoda kalma değil, Flash bu cihazda yok. Nedenlerini ve geçmişini biliyorum ama o anda elimde telefon kalakaldığımda bu olaya sebep olan herkesin gelmişine geçmişine saydırdım. iPhone’un eksik özellikleri yüzünden bugün hayatımdan yaklaşık 1,5 saat havaya uçtu. Siniri de cabası. Bir web telefonum var ama ne video çekip upload ettiriyor, ne doğru dürüst fotoğraf çektiriyor, ne Java desteği veriyor, ne Flash oynatıyor. Güzel!
  • Bluetooth’u ne için kullanıyorsanız unutun. Bu alette kulaklık eşleştirme dışında bir şey yapamıyorsunuz.
  • Sanal klavyesi öyle göründüğü ya da düşündüğünüz gibi iyi değil. Blackberry ya da T9 hızınıza göre çok daha yavaş kalıyorsunuz. Ama ne gam?
  • Radyosu yok. Bu biraz benim kişisel takıntım olmakla birlikte Türkiye geneli için de durum pek farklı değil aslında. Apple bedava tüketebileceğimiz radyoyu koymayıp iTunes üstünden şarkı sattıracak diye neden ben bu en basit teknolojiden mahrum kalıyorum ki? Üstelik Türkçe desteği bile sunmayan bir şirketin herhalde Türkiye’de iTunes hizmeti vermesini beklemiyorduk herhalde? Neyse… Hadi sıkıyorsa böyle bir şeyi Fransa’da, Rusya’da yapsaydı? Türkler ‘iplenmemeyi’ hazmedebilen bu büyüklükteki nadir halklardan.  (Ama App Store‘da Radiolicious diye çok güzel, pratik ve bedava bir internet radyosu yazılımı keşfettim. Dikkat; internet kotanızı çatır çatır yer ha!)
  • Apple’da bin yıldır mevcut olan Türkçe Q ve F klavye desteği iPhone’da yok. Hoş; iPhone’da Türkçe hiçbir şey yok. Oradan buradan bulup yamayacaksınız. Kolay gelsin. Örneğin Nokia ya da Samsung böyle bir şeye cüret edebilir miydi? Apple yapınca havalı oluyor.
  • Syncml protokolü üstünden bile takviminizi senkronize edemiyorsunuz. Bunun için sadece Mac üstündeki takvim uygulamasını kullanabilirsiniz. Ama ben sadece evde Mac kullanıyorum. Yanımda sürekli bir PC var onda da Ubuntu yüklü? Bunun bahanesi nedir şimdi? iCal varken ne gerek var, değil mi?

Bunlar benim için en önemli noktalardı. Arada yeniden kullandıkça bu sayfayı güncellerim mutlaka. Ama şöyle bir özet vereyim; lütfen yorumlamadan önce iyi okuyup değerlendirin:

  • Bir cep telefonu için akıl almaz bir bedel verip aldığınız bu cihazın eksikliklerini görmezden gelmek için ya bir Apple fanboy olmanız ya da verdiğiniz onca paranın üstüne pişmanlık duymamak için mantık kavramını görmezden gelmeniz gerekiyor. Yukarıda saydığım eksikliklerin hiçbir açıklaması olamaz. Bunun kişisel tercihlerle de ilgisi yok. Kendimizi kandırmayalım. Olayı ‘2-1 yenildik ama bilmemne kupasını da biz aldık n’aber?’ şekline sokmayalım.
  • İnternet tecrübesi yaşamaksa derdiniz, dermanınız kesinlikle bir iPhone değil (hala ama henüz).
  • Apple’ın bu özellik kırpma taktikleri eskidir. Apple dünyasını iPhone ile tanıdıysanız aklınıza başka şeyler gelmesin. Her birini ayrı ayrı satın alacaksınız yenisi çıktığında. Ama her birinde çok kilit bir şeyler eksik kalacak.
  • Teknolojinin fanatizmi olmaz. Madem ki bunca para bastırıp alıyorsunuz, karşılığını istemek  hakkınız.
  • Parmağınızı ekrana sürtüp resimleri, sayfaları kaydırmak bunca eksikliği mazur gösteriyor mu? Eğer öyleyse size tavsiyem telefon hariç hemen her şeyi aynen sunan bir iPod Touch alın, telefonunuzu da diğer cebinize koyun.
  • Uygulama dükkanında birçok yazılım var ama neredeyse tamamı ücretli. Diğer platformlarda ücretsiz bulup yükleyebileceğiniz birçok uygulama iPhone için paralı.
  • Pil süresinden memnun kalacağınızı sanmıyorum.

Bütün bunların ışığında masamdaki şu üçlüye bakıyorum şimdi (bu kareyi yazılımcımız Mustafa’nın iPhone’uyla çektim)

Blackberry Bold, Nokia N96, Apple iPhone 3G

Blackberry Bold, Nokia N96, Apple iPhone 3G

Blackberry Bold’un pil ömrüyle ilgili sorunum var. Wifi sürekli açıkken pili emip bitiriyor. Adres rehberi, yapılacaklar listesi, notlar ve takvimleri eşleştirmek için sürekli kullandığım funambol senkronizasyon uygulaması da bunu körüklüyor.

Nokia N96 hayatımda gördüğüm en becerikli, eksiksiz ama aynı zamanda en çok kilitlenen ve yavaş telefon. Gerçi her işimi görüyor ve podcast, video, fotoğraf desteğiyle, internet tarayıcısı ve geniş yazılım desteğiyle de eksiklikleri tamamlıyor. Ama onunla da bir şeyler yazmak zor. Bu devirde 12 tuşla çalışmak resmen eziyet. Üstelik N96’nın tuş takımı da bence çok kötü.

Apple iPhone’daki dertlerimi de yukarda anlattım.

Nokia E71 benim için mükemmel eş; biçilmiş kaftandı ama testten sonra Nokia’ya geri verdim ne yazık ki (oysa cidden de sevmiştik).

Önünde sonunda bir cep telefonu ama benim gibi hayatı internet ve multimedya içinde geçenler için aynı zamanda bir iş platformu.

iPhone’u biraz önce kapatıp kutusuna koydum. MYK’da iPhone almak için kaşınıp duran Julien ve Hasan‘a vereceğim kullanıp görsünler diye. En azından ne kullanacaklarını bilerek para versinler. Ben bu telefona para verseydim herhalde üzüntüden ağlardım.

Gerçi benim bu aletle derdim başkaydı biliyorsunuz. Üstelik mecburen de ara sıra kullanmak zorunda kalacağım bu yüzden…

Herkesin derdi ayrı işte :)

, , , , , ,

31 Responses to iPhone alacaklara tavsiyeler

  1. Savaş Şakar 21/11/2008 at 00:08 #

    iPhone kullanarak laptopunuzdan internete bağlanamıyorsunuz, özellikle bloke edilmiş, sadece telefon kullanılsın diye, şaka gibi. Bugün eğitim verdiğim bir teknoloji şirketi Turkcell’den aldığı 10 adet iPhone’u kullanmaktan vazgeçip HTC’lerine geri dönmeye karar verdiler.

  2. Murat Deligoz 21/11/2008 at 00:40 #

    Sevgili MSerdarK,

    iPhone ile ilgili izlenimlerine maalesef katılamıyorum. Daha doğrusu iPhone’u satın alsaydın oturup ağlayacağın elle tutulur bir sebep bulamadığımı söylemek istiyorum. 2 aydır iPhone 3G kullanan biri olarak eğrisiyle doğrusuyla kullandığım en iyi telefon diyebilirim. Herkes için önemli olan alıştığı alışkanlıklarına yeni telefonuyla da devam edebilmesidir elbette. Eski telefonda olup yeni telefonda olmayan birşey olduğunda doğal olarak insan eksi hanesine not eder bu “dezavantajı”.

    Madde madde eksiklerine cevap olarak aşağıdaki notları yazıyorum:
    – Video Kayıt. Bal gibi video kaydı yapılabiliyor. Native olarak iPhone’da video kaydı yok ancak bir applicationla iPhone video kaydı yapmaya başlıyor. Application’ın adı Cycorder. Örnek video kaydını da buradan indirebilirsiniz http://www.hackthatphone.net/mov/tigger2.mov . Bazı insanlar iPhone’da MMS olmamasına da takmış durumdalar veya iPhone’da bir eksiklik olduğunu belirtmek için gündeme getirip duruyor. Efendim bunun da çözümü applicationlar. Yüklüyorsunuz telefonunuz MMS gönderip almaya başlıyor.

    – Java Desteği: Java desteği olmaması inanılmaz iyi olmuş. Programlardan nasibini almamış insanlar Java kodlamaya başlarsa noolur ? Telefonunuz sıklıkla kitlenir, her telefonda çalışmaz, telefonunuzu yavaşlatır vs vs.. Ciddi anlamda Java’nın tanımı budur cep telefonlarında. Yaygın olarak ortak platformu Java idi çeşitli telefon markalarının. Eski versiyon yeni versiyon derken, bir çalışır bir çalışmaz. GUI diye bir kavramı yoktur. Eblek bir arabirimi ve tipsiz animasyon özelliğine sahip birşeydir Java maalesef. En azından yapılanlardan çıkan sonuç için bunu söyleyebiliriz. Wiki’de de güzel ve detaylı eleştirmişler: http://en.wikipedia.org/wiki/Criticism_of_Java
    Trafik durumu için de İBB Mobil uygulamasını yazan firma Aradiom’a talepte bulunursanız eminim İBB’ye ileteceklerdir. Ben de bizzat konuşacağım bu sorunu.

    – Flash Desteği: Flash desteği olmaması hakikatten kötü. Bunun için diyebilecek cidden pek birşey yok. Apple’ın flash desteğini koymamasını tamamen kendini ağırdan satmak olduğunu düşünüyorum. Teknik olarak bakıldığında iPhone’daki en büyük Flash probleminin HOVER yani mouse’la tıklamadan üzerinde gezinmek olacağını düşünüyorum. Buna da elbet bir çözüm geliştirirler. Ancak iPhone’u crackledikten sonra şunu anladım: Apple bazı şeyleri gerçekleştirmiyorsa cidden teknik anlamda problem yaşıyor olabildikleri için bunu yapmıyor olabilir. Multitasking özelliğini buna örnek olarak vermek istiyorum. iPhone sadece kendi uygulamalarında multitasking yapabiliyor. Yüklenen diğer uygulamalarda buna izin vermiyor. Ben iPhone’u crackledikten sonra multitasking yapabilen bir uygulama yükledim ve iPhone multitasking yapmaya başladı. Yapmaz olaydım. Hemen sildim. Telefon can çekişti resmen.

    – Bluetooth, Türkçe klavye, radyo vs. Bana kalırsa bunlar tamamen alışkanlık. Bluetooth’u dosya transferi için kullanmayalı yıllar olmuştur. Sadece kulaklık için kullanıyorum ancak dediğim gibi tamamen alışkanlık meselesi. Hangi telefonda Türkçe klavye mevcut Allahaşkına sevgili MSerdarK. iPhone’da diğer telefonlarda olduğu gibi Türkçe karakter desteği mevcut ancak Türkçe klavye maalesef… Beklentiniz çok büyük efenim. Radyo’yu ya yurtdışına giderken havaalanlarında ya da otobüse bindiğinde(!) dinliyorsunuzdur herhalde diye tahmin ediyorum.

    – Lütfen iPhone’un kamerasına çamur atmayalım. Apple bize herşeyin megapixel olmadığını göstermiştir. Bu kadar canlı renkli, bu kadar düzgün fotoğraf çeken bir cep kamerasına ben hiç rastlamadım maalesef.

    Söylemek istediğim iPhone’un bir günde kullanılıp bu benim işime yaramaz denilemeyeceğidir. Hangi klavye’ye bir günde alışmak mümkündür ? Bu bir telefon değildir. Bu telefon özelliği olan bir PC’dir. İçinde de Linux varyasonu olan FreeBSD çalışmaktadır. Donanım olaraksa, kamera, dokunmatik ekran, bir kaç sensör, hoparlör ve mikrofon bulunuyor. Ha tabi Wifi ve diğer alıcı vericileri unutmamak lazım. İşletim sistemine ne yüklerseniz onu çalıştırırsınız. Gidip Safari gibi mükemmel çalışan bir tarayıcıyı yüklemişler, küçücük ekran büyük işler yapıp siteleri olduğu gibi ve hızlı bir şekilde dolaştırıyor. Email deseniz aynı şekilde, HTML gelen emailleri bile düzgün gösteriyor. Hadi bütün bunları geçtik: Cihazın içine SSH, FTP gibi servislerle bağlanabilir, Linux uygulamaları kurabilir ve çalıştırabilirsiniz. iPhone’u bir server haline getirmek bile mümkündür. Server olarak kullanılacağından değil ama portable birşey olması büyük avantaj.

    Çok uzun yazdım. Toparlamak gerekirse; iPhone’a kurulacak applicationlar limitsizdir. Sırf bu yüzden iTunes Application Store’da binlerce, bir o kadar da iTunes dışında applicationlar mevcuttur. iPhone ile yapılabilecek şeyler ise hem arabiriminden ötürü, hem dokunmatik ekranından ötürü, hem de esnek işletim sisteminden ötürü tamamen hayal gücünüze bağlıdır. iPhone’u iPhone yapan da belki de budur.

    Rica ediyorum rica ediyorum yani…

  3. Uğur Özyılmazel 21/11/2008 at 00:43 #

    öncelikle iphone 2 yönlü düşünmek lazım
    1- orijinal firmware
    2- jailbroken yada patch edilmiş, custom firmware’li iphone.

    keza iphone kullanıcılarını da ayırmak lazım

    a- gösteriş olsun, sosyal statü olsun diye alanlar
    b- windows kullanıcısı olup iphone alanlar
    c- macos kullanıcısı olup iphone alanlar
    d- diğer os kullanıcısı olur iphone alanlar ( linux tabanlı familya )

    ki sen sanırım ubuntu (kubuntu emin diilim) kullanıyorsun, bilemiyorum acaba linux sürümleri için iphone durumu ne?…

    eğer biz 1a , 1b , 1d isek zaten gerçekten hiç gerek yok iphone’a.

    eğer 1c isek; eh, biraz mantıklı olabilir. ama iphone’nun pek çok özelliğinden habersiz oluruz yine de.

    naçizane fikrim, iphone sahibi olmak için kesinlikle 2c yani jailbroken + macos kullanıcısı olmak lazım… neden?

    * abi bu cihaz 15fps sesli video kaydedebiliyor. tabi bunun için Cycorder’ı kurman lazım. iphone’a , “iphone developer certified” olmadan dışarıdan bir uygulama kuramıyorsunuz. Kendiniz bile uygulama yazsanız, Cydia / Installer gibi paket yöneticilerini kullanmanız gerekiyor.

    * fotoğraf, göreceli bir konu. önemli olan kaç mega pixel olduğundan ziyade, üzerindeki lens / auto-focus ve hepsinden de önemlisi analog-digital converter. yeterli ışıkta gayet iyi sonuçlar veriyor kamerası. Eğer “bu kamerada zoom yok” da dersen, digital olarak zoom yapabilen applicationlar var ama neticede optik zoom olmadığı için pixel-doubling tadında grafik algoritmaları ile zoom ediyor.

    * java desteği var. var derken java’yı compile etmekten tutda, run-time env. vs… ama iphone os, üzerinde bir framework daha çalıştırmaya müsait değil bu bakımdan kendi native cocoa framework’ü dışında hiç bir framework’e ihtiyacı yok. yani java yavaş çalışıyor ve os’da “garbage collection” olmadığı için, yani “one applicaton at a time” yani hiç bir uygulama “background service” olarak çalışamıyor. ( bunu disable etmenin yolu var ama önerilen bir şey değil, hem memory management için hemde enerji sarfiyatı için)

    * flash… evet doğru şu an için yok. flash’dan kastımız, flv’leri play etmekmi? yani kalsik flv videolarını play etmek ise o farklı bir konu, ama flash/action script 1/2/3x tadında flash sitelerini run edemiyor dersek bu farklı bir konu. aynen java da olduğu gibi, standalone flash olayı çok fazla resource yiyor bu bakımdan da flash-lite vs gibi şeyler çıktı. keza ben adobe-apple arasında bir sıkıntı olduğu için flash konusunun havada kaldığını duymuştum ne kadar doğru bilemiyorum

    * bluetooth… bende eski bir nokia n70 kullanıcısıyım, çok kullanırdım bt. telefonlar arası dosya paylaşmak vs vs… aletin üzerinde wi-fi olduğu için, yine jailbroken 2 iphone birbiriyle pek çok şeyi bt’ye ihtiyaç olmadan exchange edebilir. bt sadece headset için düşünülmüş… başka ne için kullanırsınız ki bt u?

    * radyo… evet üzerinde bir fm alıcısı yok ma internet üzerinden radyo dinleyebiliyorsunuz… çok verimli olmayabilir bu konuda radyo çok dinleyen biri için iphone sıkıcı olabilir.

    * klayve türkçe olarak yani qwerty bazında görünmüyor ama “dil” olarak türkçe görünebiliyor. keza türkçe harf ekrana basmak için ilkili harfe basılı tutmak lazım. bu ciddi hız kesen bişi. bundan bende şikayetciyim ama eminim , şuan 2.1 olan firmware, ileriki sürümlerde her tür klavye support’u gelecek, keza şuanda da direk qwerty türkçe klavye kullanmak mümkün. gerekli uygulamar var ama bu tarz şeyler, sistemin api’leri olduğu için 3rd party bir tool ile override etmek sakat olabilir.

    asıl önemli sorunların başında gelen şey CLIP-BOARD yani copy/paste olayı yok default olarak. neden yok? yine yazılım mimarisine tosluyoruz. cihazın en büyük sorunu enerji tüketimi aslında. bu bakımdan tüm uygulamaların hafıza kullanma şekilleri ve internet’e access etmeleri mümkün mertebe minimal’de olması isteniyor. izlediğim tüm tutorial videolarında hep bunun üstüne basa basa “be nice to memory” diyorlar. bildiğimiz anlamda bir clip-board handler olması için arka planda servis olarak çalışan, sürekli dinleyen bir şey olması lazım. keza hangi eventler olacak bu? textleri mi tutacak? video/resim/dosya mı??? yine custom firmware’li bir iphone da biraz garip metodlarla buna da çözüm bulunmuş…

    sms’i forward etme? eğer orijinal fw kullanıyorsız bu mümkün değil…

    işletim sistemi pek çok popüler döküman formatını tanıyor… pdf, xls, doc, txt vs.vs.. ama ancak bu dökümanlar size email ile gelirse açabiliyorsunuz. tabi jailbroken ise aslanlar gibi reader toolar var…

    eğer “fix user folder permissions” yapmaz iseniz, hiç bir cookie diskinize kayıt olmuyor… yani her browser açışınızda “remember me” checkbox’ına tıklamanızın bir faydası yok!!!… bu bir güvenlik unsurumu yoksa bug mı bilemiyorum? ama cookielerin kaydelilebilmesini sağlamak için yine jailbroken bir iphonenunuz lazım, ssh ile root olarak shell’den chmod yapmanız lazım… ( iyice uçtum dimi? ) ama çözümü bu….

    birine e-posta atıcam , 8 yada 16gig’lik bir device taşıyorum yanımda ama bu device’a itunes denilen bir tool olmadan bişi kopyalayamadığım gibi cihazımı bir storage gibi de kullanamıyorum! tabi bu jb için geçerli değil… keza jb olmadan da macos’da çalışan, orijinal kablosu ile içindeki diske erişen copy/delete vs yapabileceğiniz filemanager da var…

    daha çok şey yazabilirim ama neticede iş dönüp dolaşıp jailbreak olayına geliyor… apple, aynen macos’larda olduğu gibi cihazı kendi yönetmek istiyor. işletim sistemini de… belki bu yöntemle hem güvenlik sağlıyor hemde sık sık çökmeyen bir os’a sahip olmak istiyor bilemiyorum…

    son olarak, iphone’u bir telefon olarak düşünmeyin, cebinizde taşıdığınız, tamamen internet oriented bir minik mac olduğunu düşünün. pek çok insan sağdan soldan ucuza iphone edinmek için uğraşıyor. “turkcell de çok pahalı” vs.vs.vs… ama herkes şunu atlıyorki bu cihaza bedava bile sahip olsalar, kullanacakları tüm application’lar internet üzerinde çalışıyor yani sürekli edge ( yada bir gün olursa 3g ) aktif… bu bakımdan sağlam bir internet anlaşması gerekiyor servis sağlayıcı her kimse…

    Cydia’yı yapan ( debian işletim sisteminin aptitude-get ini port eden ve pek çok debian uygulamasını port eden Saurik ) kişi tüm development’ını linux üzerinde yapıyormuş ve mac os ile hiç alakası yokmuş :) :) çok şaşırdım buna…

    mini not, mobileme kullanıyorum süper mutlu ve memnunum. hayatımda ilk kez bir telefon alıca hiç uğraşmadan bilgisayarımdaki adress book, calendar , email account’ları vs şak diye geçti iphone’a. ev / ofis ve iphone üçlemesi olarak mobileme yi tüm özellikleri ile kullanıyorum ve acaip de keyif alıyorum… tüm iphone+mac kullanıcılarına şiddetle tavsiye ederim…

    saygılarımla abi…

  4. Harun Barış Bulut 21/11/2008 at 00:43 #

    Nokia E71 den bahsetmişsiniz laf arasında bana en uygun cihaz diye. Tahminimce (daha elime almadım ama) bende kendi adıma bana en uygun cihazın o olduğunu düşünüyorum sizinle ortak sebeplerden, ancak geçtiğimiz günlerde yine nokianın E90’ını gördüm ve geniş ekranına ve kalvyesine bayıldım(işletim sistemi versiyonlarının ve işlevlerinin aynı olduğunu tahmin ediyorum). Size E90 mı E71 mi desem hangisini neden tavsiye ederdiniz ?

  5. Uğur Özyılmazel 21/11/2008 at 00:45 #

    @Savaş Şakar : hocam bağlanıyorsun, hatta iphone’u access point gibi kullanıp civarındaki diğer makinelerinde internete giremesini sağlıyorsun… tabi bunun için yine custom firmware olayı lazım. yani jailbroken iphone…

  6. MserdarK 21/11/2008 at 00:57 #

    Tam korktuğum tarzda yorumlar gelmeye başladı işte :) Ah ah ah. Bu fanatizm ve bağlılık, ait olma dürtüsü nasıl da kafa karıştırıyor. Peki sevgili iPhoneseverler; bu kadar basit şeyler için neden biz bu kadar uğraşıyoruz. Sorduğum buydu zaten. Onun için bunu yükle, bunun için onu kır, şuradan şunu ekle… Bu mu yani? Yapmayın lütfen. Bu kadar müsamahayı başka yerlerde de gösteriyor musunuz?

  7. Mustafa Tan 21/11/2008 at 01:01 #

    Selamlar Serdar Hocam,

    IBB Trafik uygulaması bir ay içinde App Store’da yerini alır derim ben :)

  8. Uğur Özyılmazel 21/11/2008 at 01:16 #

    @Serdar: abi vallahi fanatik filan değilim, ben developer’ım fanatik olduğum tek şey Commodore64 ve Amiga’dır… Ben mobileApp yazmaya ilk Nokia9110 ile başladım, keza siemens, nokia, java-symbian vs ciddi uğraştım ve uğraştık pek çok demo release ettik ( Bronx ) yani işkembeden atış yapmıyorum abi. keza şunda aynı fikirdeyim, NEDEN BU KADAR KASMASI GEREKİR KULLANICININ? jb etmek için tam 1 gün uğraştım, 2 arkadaşın 1gen iphone’u nu patlattık custumfw yapmak için ( DFU !! )… Keza dip not, macOS’un temelini oluşturuan cocoa ( yenisi carbon ) frame-work’ü develop eden ( 15-16 yıldır ) bir türk, ali özer… yani apple-os/mac-os ve iphone-os bizden biri abi destek olalım! ( fundamentals of cocoa adlı tutorial videosunu izlemenizi tavsiye ederim adc de var )

    son olarak, umarım yorumlarında haddimi aşan bişi dememişimdir diyorum ve 1996’ya kadar internete bile amiga’dan giren, macos ile amiga da emülator olan shapeshifter ile tanışan ( os 7 idi ) bir coder olarak, amigadan sonra en çok heyecan duyduğum platform (apple|mac|iphone)OS oldu…

    not : ibb olayı süper bi şekilde JAVASCRIPT+HTML ile bile yapılabilir. iphone’daki safari, pek çok api’ye erişebiliyor telefondaki :) :) :)

  9. adeep 21/11/2008 at 01:27 #

    Öncelikle @Uğur Özyılmazel, bu yazını bir edebiyat öğretmeni görse hüngür hüngür ağlardı zannımca.

    İphone mevzusuna gelirsek; türkiye bağlamında 758 euro (yanlış değilse) civarında alınan bir ürünün, video çekmek,radyo dinlemek, mms iletmek vs gibi tüm ihtiyaçları için ücret ödemesi ve bunu hiç bir rekabet ortamı olmayan bir sistem (appstore) üzerinden gerçekleştirmesi tamamen Apple’ın yüzsüzlüğü. Şöyle düşünmemiz lazım Serdar Bey’in istediği bu özellikleri tüm diğer rakipleri yaparken Apple neden yap(a)mıyor? Cevabı basit; http://www.mserdark.com/eski_site/resim/random/applefanboy.jpg

  10. Uğur Özyılmazel 21/11/2008 at 01:32 #

    @adeep kusura bakma yazar değilim, edebiyatcı da değilim, imla hataları vs yapmış olabilirim, neticede uzmanlık alanım code yazmak yazı yazmak değil. sürç-i lisan etmiş olabilirim affola…

  11. Cem Gencer 21/11/2008 at 14:08 #

    @Uğur, çok güzel anlatmışsın, ama elbette teknik bir bakış açısı bu. @Serdar’ın söylemeye çalıştığı, teknik becerilere sahip olmayan basit bir kullanıcı bunları nasıl yapsın ki? Bence deneyimlerini yeniden kurmakta olduğun blogunda paylaşırsan çok da güzel olur.

    java vs konularına gelince… bir dönem nokia fanatiğiydim, minimal ve mantıklı bir menü yapısı, teknolojik olarak geri kaldığı zamanlarda bile nokia’yı tercih etmeme sebep oldu. ama artık KISS telefonları tercih eder oldum. Çünkü Java’yı implement etmeye çalışmışlar, Symbian gibi bir OS çıkarmışlar, ama herşey, rehberde navigasyon bile çok yavaş. teknolojiyi seven, en az uğur kadar da geçmişi olan biri olarak bu çağda yavaş, hantal cihazlar beni sinirlendiriyor. amiga gibi multitasking’i mükemmel ele alabilen bir işletim sisteminden sonra xp gibi sürekli patlayan, aksayan bir işletim sistemi beni nasıl sinirlendiriyorsa cep telefonu üreticilerinin onca teknolojik altyapılarına, donanım ve yazılım geliştirici ekiplerine rağmen hala aklı başında, intuitive ve pratik bir donanım-yazılım (os) ikilisi çıkaramamış olmaları da beni sinirlendiriyor.

    tamam, belki biraz pahalı, ama apple’ın hakkını vereceğini düşünüyorum. şimdiye kadar Steve Jobs katılımından sonra ürettikleri tüm cihazlar bence iyi planlanmış ürünler. herşeyin ücretli yazılımlarla çözülebilmesi konusunda da düşüncem, eğer ihtiyacıma uygun bir yazılım, işlerimi kolaylaştıracaksa 5-10$ seve seve veririm; belli bir takım testlerden, application standardından geçmiş, garanti’nin uygulaması gibi butonların yapışık olmadığı ve önerilen tasarım standartlarına uyulmuş bir yazılım olması şartıyla.

    ha, kamera, video, radyo meselesinde de… bundle edilmiş teknolojilerin çok daha riskli olduğunu düşünürüm. fax, scanner, printer üçlemelerinde biri arızalanınca üçünden birden olursunuz. bu anlayışın devamında da ben her cihazı kendi başına tekil olmasını savunan gruptayım. fotoğraf makinası mı, japon turist modunda olmaya ihtiyacım yok ki. fotoğraf çekmek istediğim bir yere cebime atacağım bir fotoğraf makinası işimi görür. video mu? gayet hand-held video kameralar var artık, lensi, analog zoomu, ccd’si iyi olan… niye hepsini bir alete sokuşturarak kendimi riske atayım? iyi bir telefon ve güzel bir handheld device iphone bence.

    bu yazdıklarım fanatizm değil, inceledikten sonra iyiyi tercih etme ve bu tercihini de savunmaktır. ki henüz iphone sahibi değilim ve tercih edeceksem maliyeti yüzünden iyi düşünmem gerek. yine de olumlu bakıyorum bu veriler ışığında.

  12. Murat Deligoz 21/11/2008 at 15:20 #

    Apple bence bilinçli olarak yapmıyor. Kimsenin heyecanı kaçmasın diye. iPhone’da hergün yeni birşey keşfediyorum. Apple isterse çok ala kırılamayacak bir iphone yapabilir. Yapmıyor. Kırılmasını istiyor. Kırılsınki resmi olarak yaptıramayacağı şeyleri insanları kendileri yapsınlar diye sanıyorum. Kırılamasaydı örneğin Amerika dışında kimse iPhone kullanamayacaktı geçen sene. Bu uzaaar gider… İşin özeti telefonu kurcalamamızı istiyorlar. Biz de kurcalayarak zevk alıyoruz. Siz PC’nizi de kurcalamıyor musunuz zaten her dakika ?

  13. Murat Deligoz 21/11/2008 at 15:22 #

    Ben de bir önceki postumda Türkçe’yi resmen parçalamışım. Özür…

  14. ethereal 21/11/2008 at 16:58 #

    Bu arada bilenler bilmeyenlere anlatsın. Bugün yayınlanan 2.2 versiyon yazılıyla birlikte Apple Iphone’a Türkçe dil desteğini sonunda eklemiş oldu. Klavyede Türkçe yapılabiliyor.

    Türkçe sorunu halledildi yani Serdar Bey, bilginiz olsun. =)

  15. HaytaOglan 22/11/2008 at 11:33 #

    Güldürmeyin insanı .MMS atacaksın program yükle,video çekeceksin program yükle.O kadar uğraşırsam ankesorlü telefonda bir şeye benzer.
    Hem 700 € para ver hemde didik didik program ara.Sonra sorarlar adama sen bu kadar ne arıyorsun diye? Cevap:Cep telefonundan mms atacağım program arıyorum.Gülerler vallaha.30€ nokia ların bile yapabildiklerini yaptırmak için 700 € telefonla uğraş dur.Apple askerleri artık normal insanların yaşadığı dünyada bağzı şeylere kolay ulaşılabiliyor.Mesela video çekimi ,radyo dinleme,mms.Neyse siz biraz gezin alışın alıştırın.

    Ben apple karşıtı biri değilim.Ve bir macbook almak içinde araştırma yapıyorum.Ama böyle olmayanıda zorlayacak biri değilim.Birşey varsa vardır yoksa yoktur.Ki mserdark da yoksa yokturları yazmış.Yırtsanda,diksenden kutudan çıkar çıkmaz ne video çekebiliyor nede mms atabiliyor. Ama mesela nokia da yaklaşık 30€ olan 11 serisinden telefonlar kutudan çıkar çıkmaz video çekiyor, mms atıyor.Belki sizin iphone zorladığınız kadar ben bu cihazı zorlasam dokunmatikte olur hahaha.

    Hadi bakim.

  16. Cem Gencer 23/11/2008 at 13:23 #

    dene bakalım, xp ile program yüklemeden ne kadar ileriye gidebiliyorsun? oyun oynaman sana ön görülen 3-5 oyunla, yazı yazman, wordpad ile sınırlı kalır, diğer daha profesyonel işlemleri de herhangi bir program satın almadan yapamazsın. aynı şekilde iphone’a dummy telefon olarak değil, kendi işletim sistemi olan bir cihaz olarak bakmanda fayda var. ha, sen programlarını korsan kulalnıyor, oyunlarını tezgahtan alıyorsan o başka (hoş kullandığın java telefonlara oyun vs yükler gibi iphone’u da kullanırsın). sonuçta bir işletim sistemi, her cevaba cevap vermez, bunları işine uygun çeşitli yazılımlarla giderirsin. haliyle iphone’a da yazılımsız bakman yanlış olur…

  17. Burak Bayburtlu 23/11/2008 at 13:59 #

    Cem, işte bu noktada ayrışıyor insanların görüşleri. Cep telefonu kullanıcıları ‘hepsi bir arada’ konseptine alışık ve bunu bekliyor, o yüzden Windows XP örneği cepte işlemiyor. Belki zamanla işin şekli değişir, bütün firmalar bu düsturu benimser, bunu da zaman içinde göreceğiz. Open Handset Alliance’ın Android’i ilk sürümüyle iPhone’a çok yaklaşabilecek kullanışlı bir sistem yaratabilmiş. OpenMoko bile projeyi bırakıp Android’e destek vermeyi düşünüyor / ya da geçti bile. Bundan sonra pazarın yönünü belirleyecek hareket nereden gelecek beraber göreceğiz. Microsoft, Nokia, Apple ve Google – bir yazılım şirketi, bir cep telefonu üreticisi, bir bilgisayar üreticisi ve bir arama motoru bugün aynı cephede birbiriyle çarpışıyor, bakalım hangisi kazanacak :-)

  18. Burak Bayburtlu 23/11/2008 at 14:00 #

    Blackberry’yi unutmayalım – bir pager üreticisi de bu yarışta var tabi.

  19. Berhan SOYLU 24/11/2008 at 15:18 #

    apple: siz sadece kullanırsınız, detayları o halleder.
    jailbreak yapmadan lazım olan her şeyi bulundurmaktadır. adamlar fizibilitesini yapmışlardır ve çoğunluğun en çok kullandığı şeyleri eklemişlerdir. artık 50000 tane insandan sadece 150 tanesi bluetooth ile dosya transferi yapıyorsa sen bunun için cihazın güvenliğini tehlikeye atmaz, maliyetini 1 dolar bile olsa arttırmazsın. apple’ın fiyatları gerçekten ucuzdur.
    -ekran kalitesinden niye kimse bahsetmiyor
    -malzeme kalitesi de ağza alınmıyor, ama aletle insanlar bir çakıl taşını karşılaştırıp buna zaman ayırabiliyorlar kullanıp incelemek yerine
    -kutu içeriği peki?
    -apple ın inanılmaz desteği(bilkom demiyorum)
    -neredeyse bozulmayan kalitedeki donanım?
    -tasarım şıklık?
    -bsd tabanlı olmasından dolayı inanılmaz güvenliği

    (ek bilgi: geçen cuma official türkçe desteği gelmiştir, ama youtube gitmiştir)

    sonuç: zamanım çok kısıtlı, her daim internete ulaşmam gerekiyor bağımlılık derecesinde, işlerimi en kısa zamanda en iyi şekilde yapabildiğim cihaz bu.. artık başka bir cihazda müzik dinleyemiyorum bile.

    ha ayrıca:
    Ekşi Sözlükteki bir çıldırış esnasında yazdığım yazıyı paylaşmak isterim:
    ——–alıntı : http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=14379773 —-
    bu kadar zamandır nokia telefon yapıyom diye bizi yemiş arkadaş. bakın sadece daha telefon özelliğine bişeyler dedim. diğerlerini gerçekten anlatamam. detaylarda boğuluyorsunuz, ki evet en güzeli de bu. hayran bırakan detaylar ve en iyi kullanışlılık bundadır. windows mobile, symbian, maemo* kullandım hepsini, hiç birisi yaklaşamadı bile, o kadar omnia, xperia falan yaptılar hiç birisi bunun gibi olamadı. üstelik bu daha ucuz.

    sayın durmadan iphone a çamur atan arkadaşlar, eğer daha önce bu cihazı hiç kullanmadıysanız önce alın bi öyle yorum yapın, ben de önceden sevmezdim, her telefonuma içimden iphone killer lakabı takardım… niye bu kadar herkes sever bunu derdim. ipod touch almamla işler değişti, ha iphone dan önce macbook pro aldım sonra iphone.

    lütfen alın bi tane, eğer beğenmezseniz ben alırım sizin aldığınız fiyata sizden. ama bu kadar yapmayın ya.

    bu yazacaklarım da pilinin çabuk bittiğini söyleyen sayın arkadaşlara:
    hiç gps li ve wifi li başka bi cihaz kullandınız mı? ben kullandım ve inanın iphone daha iyi pil konusunda.
    hemen bir test(arkadaşım sadece iphone bok atanlarına inat test yaptı): wifi kapalı, 3g kapalı, gps kapalı ve bunlar hiç kullanılmadı, telefon ve sms özelliği kullanıldı müzik dinlenilmedi alet kurcalanmadı program kur vs .vs. ve 6. günde aletin pili %18 di.. *

    ben mailime de bakıyom wifi de kullanıyom program da açıyorum 2 günü çok rahat geçiyor.

    yeni sattığım samsung i550w da ise wifi kullanmadan bile gps i açınca 3 saati bile zor geçersiniz. wifi de açık olsa temelli felç. el insaf.

    ———————-alıntı——————–

  20. özgür aydın 11/01/2009 at 18:39 #

    alışkanlıklardan vazgeçemeyen insanlar için kötü , alışkanlık bilmeyen meraklılar için şahane bir telefon diyebilrim

    şöyleki birisi mms atamayacak olmayı çok kötü diyebilir ama o kişiye şunu sorabilriz

    yahu koçum sen mail atmayı biliyormusun ne yapacaksın mms i

    bu mesela bir örnektir

    iphone ile yapılmaya çalışılan insanların telefon kullanım alışkanlıklarını değiştirmek olduğundan bunun farkına varabilenler mutlu
    ama annanesinden kalan ceptelefonu gibi kullanmak isteyenler mutsuzdur çünki apple bunu göze alıp zorlayarak insanları yeni alışkanlıklara sürüklemeye çalışmıştır .

    yoksa 3 kişinin yaptığı mms programını yapamayacak kadar küçükmü?

    bunu düşünebilmek gerek

    neden koyulmamış mantığında düşünürsek
    yüksek hızlı internetin yakın gelecekte gsm denen karmaşayı sadece veri üzerine aktaracağı gerçeğini göreceksiniz

    buda çok can alıcı bir şekilde apple tarafından sezilmiş ve arayüzü kullanımı bakımından eşi olmayan bir cihaza entegre edilmeye çalışılmıştır

    iphone u telefon klasmanında eleştirmek yerine geliştiricilere sorup ne amaçla üretildiğini ve bunu başarıp başaramadığını görmek daha mantıklıdır ..
    siz sanıyormusunuzki 10 sene sonra turkcell turkcell 0532 li hatlar satmaya devam edecek

    bence hayır hat kavramını kaldıracak bunu bilen apple buna şimdiden yatırım yapıyor 10 sene sonra ne zekaymış be bizde bunda şu neden yok bu neden yok diye eleştrip durduk diyebileceğiz

    fanatizm kokusu geçmiş olabilir yazımda ama inanın fanatizmden uzak durmaya çalışarak yazdım sadece mantığı görmeden olanları konuşan teknoloji çevrelerinden sıkılmaktır benim sebebim ..

    hackint0sh dev-team filan bunlar hepsi aslına bakıldığında hala bu mantığı kapamamış apple tarafından içten içe varolması sevinçle karşılanan gruplardırki bilerek yapılmayanlar en azından insanlara veriyorlar ama duruşu bakımından apple ileriye yatırım yapabilmiş oluyor .

    küçük şeylere takılıp kalmayalım

    en basit örneği simkarata isimleri yazamıyormu bu alet aboww diyen biri

    iphone kullanıcıları ile 10 milyon artmış olan outlook kullanıcı sayısını hesaplayamayacak kadar teknolojiden uzakdır .

    sadece üretim değil pazarlamada önemlidir 1 ürüne 15 yan satış akla zarar kar getirir , bunu yapabilen bir cihaz ise bu iphone pazarlama dehası olmaya adaydır diyorum ..

    ekranı cpu vs hiç değinmedim dikkat ederseniz ..

  21. Aytaç mirza 07/02/2009 at 18:37 #

    Butun bunları,bu konusulanlari iphone dan okuyor Ve cevapliyorum.aslinda baska bise yazmaya gerek yok.bilmem anlatabildimmi.anlamayanlar icin konuyu azcik acayim bunu baska biseyde yapmak mumkunmu(ceptel bazinda) sadece sunu soyliyim bu cihazi alin Ve yasam tarzinizi nasil degistirdigini kendiniz gozlemleyin.100 yilin cihazi bence hatta milat kabul edilir.ayrica basta yazilanlara apple firmware guncellemeleriyle cevap veriyor.klavye harika pc de bile bukadar hizli yazilmaz.fotograf kalitesi ise fotograf makinalarinin cogundan iyi olumsuz elestirilere guluyorum burdan.beni fanatik olarak suclayabilirsiniz ama aslinda marjinal bi kesimde yer aldigim cevremce bilinir.son olarak iphone almakta tereddut eden arkadaslar varsa teknolojiyi ne kadar kullanabiliyorlarsa okadar yarali olur.sadece telle konusuyorsaniz iphone yazik olur.diger turluyse hic dusunmeden alin.pisman olursaniz bana kufur edebilirsiniz.ama bastada belirttigim gibi teknoloji kriteri gecerli.

  22. Eşref Atak 05/11/2009 at 16:25 #

    Yeni dünya, eklentiler ve yan yazılımlarla fark yaratma dönemidir. Örneğin bu yazının yazarı MSerdarK eklentileri olmasaydı WordPress kullanmazdı. Windows’ta çalışan yazılımlar olmasa Windows bir hiçtir. iPhone da ek yazılımları olmadan bir hiçtir. Olay ek yazılımlarda gizli, gerisi hikaye.

    Yazar anladığım kadarıyla zahmet edip AppStore’a girmemiş. Bu nedenle, iPhone’a yazılım kurmayı Linux’ta yazılım kurmak kolay zor zannediyor anlaşılan.

    İnsaf, araştırmacı bir yazar bile bu kadar ön yargılı davranıyorsa…

    Son olarak, bu yazı iPhone’un eski sürümlerini anlatıyor. Yazının güncellenmesi veya eski sürümü anlattım gibi bir not düşülmesi faydalı olabilir. iPhone çok değişti.

    Yazı ve bu ortamı oluşturduğunuz için teşekkürler. Konuşuyor paylaşıyoruz, fena mı :)

  23. uarpak 05/11/2009 at 23:13 #

    Bütün yazıları okyuncu çok ilginç bir şey çıkıyor ortaya. Herkez iPhone’e ya kızıyor ya da acayip şekilde savunuyor. Burada esas soru şu değil mi? iPhone’dan önce kimse tuş takımı olmayan, çok büyük dokunmatik (ve hatta hissiyatı kuvvetli olup nasıl dokunduğunu hisseden) ekranlı bir cihazı bu kadar bütünleşik olarak üretip piyasaya sür(eme)di. Ben yıllardır SonyEriccsson P900 ailesini kullandım ve GSM üzerinden mobil internetin bugüne göre çok yavaş olduğu dönemlerde gayet güzel mailleştim, Excel’ler hazırladım vs. O zamanlar Nokia’nın Communicator’ı, P900 serisi ve Blackberry dışında bu işi yapacak telefon yoktu ki Wi-Fi filan aklımıza bile gelmiyordu.

    Bence iPhone’daki temel sorun cep telefonunu kullanımında yarattığı etki ile ilgili. iPhone sonrası deli gibi dokunmatik ekranlı telefonlar piyasaya girdi. Ben hala incelemekteyim ve almadım ama her kurcalayışımda iPhone’nun ekran kalitesi ve dokunmatik kullanımı diğerlerine göre iyi. Ek özelliklere (rado, MMS, uygulamalar, vs) gelince ise bence Apple hem bir uyanıklık yapıp iTunes’a bir pazar yaratmaya çalışıyor hem de bu kullanım kolaylıkları nedeniyle donanım üzerinde oluşan yükü kontrol edip oluşabilecek patlama ve çatlamaları ortadan kaldırmaya çalışıyor. Apple için Mac, iPhone dışında AppleTV vs. ürünlerle aslında bir kullanıcının tüm mutimedya dünyasının ana (bence tek) tedarikçisi olmaya çalışıyor. Bu Türkiye’ye ne zaman gelir bilmem ama ABD’de iPhone satışları AppleTV üyeliklerini de arttırıyor.

    Bu nedenle Serdar Bey’in 700 küsür EURO verip alınan bir cihazda her şeyi vermemesine isyanını anlayabiliyorum ve hak veriyorum. Sanırım bu tartışma android ile gelen cihazların üzellliklerine bağlı olarak yerine oturacak. Çünkü kullanım konusunda bence iPhone hala önde (kurcalamalarımdan yola çıkarak söylüyorum) ama hala o kadar para verip alınacak telefon olmadığını düşündüğümden zavallı P900’üme işkence etmeye devam ediyorum…:-)

  24. cagdas seichter 06/11/2009 at 05:52 #

    “Samsung H1”, iphone olayini 1o defa dööver, yüz defa yerle bir eder. yok yok H1 marka telefonda. “Samsung H1” derim baska da bir sey demem. iphone bu telefonun yaninda hava-civa kalir.

  25. Arya Emini 17/04/2010 at 16:40 #

    GPS, multimedia (iPod) ve browser ozelliklerinden dolayi tercih edip 1.5 yildan uzun bir suredir (kampanyam yeni bitti) kullaniyorum. Fanatik degilim ama demenize de karsi gelmem. Her yigidin bir yogurt yiyisi vardir, ayran icip sulandirmayalim.

    Kullaniciya yanarli donerli animasyonlar sunmaktan baska bi esprisi olmayan performans canavari flash desteginin olmamasi yerinde bir karar. MMS olayindaysa nokialarinizla bugune kadar kac defa MMS attiniz diye sorarim. Dosya paylasiminda guvenligin yaninda telif haklarinin korunmasi dogrultusunda bir takim politikalar uygulanmis, bence yerinde bir karar. Arastirma yapmadan ismine aldanarak bu cihazi alan “arastirmaci” insanlarin deneyimi husranla sonuclanabilir. Bu cihaz bir telefondan ote, telefon ozelligi barindiran teknolojik bir alettir. Dizilerdeki gibi sadece alo demek icin nokia yeter (bihter miydi onun adi?). Bu cihaza yazilim yuklemek kolaydir. Kurcalamaktan korkmayin.

    Fanatik diyenlere pesinen: Nedir bu Apple dusmanligi?

    Insaf bea..

  26. Uğur UZAR 26/08/2010 at 08:54 #

    Selamlar;

    Sadece baştaki yazıyı ve altındaki bir kaç yorumu okuduğumu peşinen belirtmek isterim.

    bu nedenle birazdan yazacaklarım başka arkadaşlar tarafından belrtilmiş olabilir şimdiden özür diliyorum ancak kendi cümlelerimle dökmek içimi rahatlatacak sanırım..

    yaklaşım 6 aylık iphone 3gs 32gb kullanıcısıyım..

    cihazın 3gs öncesi modellerini ancak telefonu aldıktan kurcalayabildim.

    biraz teknoloji meraklısı olduğumdan alır almaz incik boncuk er şeyini öğrendim telefonun ve özellikle jailbreak yaptırmadım.

    ilk gelen yazı ve söylenen kötü özellikler konusunda şunları söyleyebilirim ki bu yazının gönderildiği tarihte sanrım en son 3g modeli çıkmıştı ve Serdar bey söylediklerinde haklı. 3Gs ile bu sözü edilen bir çok konu halledilmiş durumda.

    evet flash ve java desteği yok bunun sebebi de mevcut uygulamalar ile zaten yoğun bir kullanımda ancak 1 gün giden pil ömrünü daha fazla kısaltmamak.

    iphone bir telefondan öte kişisel bir bilgisayar. jailbreak yaparak ya da biraz para harcayarak telefonu günlük hayatınızı kurtaracak bir moda sokabiliyorsunuz.

    açıkçası tatilde hiç bilmediğim yerlere nokta atışıyla bu telefon ile kaybolmadan en kısa yollardan gidebildim.

    word, excel, powerpoint, acrobat dosyalarıma özel ofis uygulamasıyla bakabiliyorum.

    drop box programı ile bir kaç kişiden o anda almam gereken dosyaları hızlı bir şekilde mail yada benzeri dosya paylaşımlarına gerek kalmaksızın alabiliyorum.

    internetten bulduğum kitapları ücretsiz bir şekilde telefona atıp okuyabiliyorum (kara kulenin ilk 4 cildini bitirdim 4 e başladım tavsiyedir :) )

    tabiki oyun oynayabiliyorum, bulunduğum yeri ve gideceğim yerleri görebiliyorum.

    maillerime çok etkin bir şekilde bakabiliyorum.

    yeter düzeyde video çekebiliyor, fotoğraflarımı çekip klasörler halinde telefonumda görebiliyorum üstelik hangi fotoğrafı nerede çektiğimi harita üzerinde görebiliyorum.(sadece tleefonla çekile fotolar için geçerli dışarıdan atılan fotolar için değil)

    notlarıma aldığım kayıtları kopyala yapıştır yöntemiyle istediğim gibi kullanabiliyorum.

    tüm şifrelerimi bankacılık işlemlerini eskisinden daha hılı yapabiliyorum.

    outlook içerisindeki takvimimi senkronize edebiliyorum.

    vaktim olmadığı için izleyemediğim film ve dizileri telefondan yolda, bekleme esnasında veya tuvalette ! izleyebiliyorum.

    sanırım pek bir şey atlamadım.

    eskiden Türkiye için geçerli olmayan Genius listelerini belki biliyorsunuzdur. telefona attığınız karışık bir mp3 arşivinden bir parça açıp beğendiğinizde bu türde parçalar çalmasını sağlayabiliyorum, üstelik bunu telefon cebimdeyken kulaklıkla ses kontrolü ile yapıyorum (kulaklıktaki tuşa uzun süre basıp parçaya ara vererek “play more son like this” demeniz yeterli biraz aksan üzerinde çalışın sonradan süper oluyor)

    itunes store ile genius u kullanabildiğime göre henüz kontrol etmesemde bu store da Ttürkiye için açıldı sanırım..

    açıkçası bundan sonra başka telefon kullanabileceğimi sanmıyorum.

    gösteriş ya da başka bir şey diyin isterseniz ama yukarıda saydığım herşeyi elimdeki bu aletle yapabiliyorum.

    kurcalamaktan kormamanız gereken kolay kolay çökertemeyeceğiniz bir alet..

  27. Zafer AKKÖSE 24/04/2011 at 15:04 #

    daima iphone ne denilebilirki başka ,
    tarayıcısı ,email vesaire bir şirket çalışanı için fazlasıyla yeterde artar.Diğer üreticelerinde menü vesaire görünüm tasarım iphone benzemeye çalışması ,
    nokianın bütün ürünlere aynı özelliği çakması sadece kamerayı yükseltmesi 12 megapikse kamera koyupda dokunmatiği hassaslaştıramaması vesaire vesaire
    bence iphone size fazlasıyla yeter

Trackbacks/Pingbacks

  1. links for 2008-11-20 | Blog Wolkanca - işimiz gücumüz blog! - 21/11/2008

    […] iPhone alacaklara tavsiyeler | M. Serdar Kuzuloğlu iphone'a bir de halkın insanı serdar kuzuloğlu gözü ile bakın. (tags: serdar-kuzuloglu iphone inceleme teknoloji telefon) […]

  2. O:nder Yc:ce - Kaizen ve Apple hipneliği - 08/03/2009

    […] video kaydı var. Aslında burda i-phone iyi mi kötü mü konusuna hiç girmiyorum çünki zaten burda Serdar abi çok güzel şekilde açıklamış.Şimdi gelelim i-phone , kaizen ve apple ipneliğine. […]

  3. Blackberry hizmeti analizi | M. Serdar Kuzuloğlu - 27/06/2009

    […] İlk BB deneyimim Bold olarak da bilinen 9000 ile oldu. Özel eğimli tuşlarla tam klavye kullanmanın keyfini reddetmek güçtü. Ama aynı dönemlerde kurcalamaya başladığım iPhone da tamamen ayrı bir kulvarda yine kısa sürede bağımlı olunabilecek şeyler sunuyordu. Fakat hiçbir zaman sanal klavyeyle fiziki klavyede olduğu kadar hızlı yazamadım. Üstelik iPhone gibi 2MP kameralı, ancak kırılarak (o da saniyede 15 kare) video çekilebilen bir telefonun benim için hiçbir anlamı yoktu (iphone gözlemlerim). […]

  4. Senkronizasyon yolcuğuna devam | M. Serdar Kuzuloğlu - 25/07/2012

    […] SyncML tabanlı scheduleworld hizmetini genel hatlarıyla anlatmıştım. Araya giren iPhone maceramda da fena sonuç vermedi.Esas olay bundan sonra başladı…Telefon koleksiyonumdaki bir diğer […]

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim