Tag Archives | blackberry bold

Mobil-PC senkronizasyonda sona doğru

Blogumu takip edenler sanıyorum bütün adres defteri ve takvim bilgilerimi internette tuttuğumu öğrenmiştir. (Google apps for domain) Google’ın bu ücretsiz ve kusursuz hizmetiyle ilgili en büyük derdim de bilgisayarla bu bilgileri eşleştirmek; bu da malum. Okumayanlar için bu konuda şimdiye kadar yazdıklarım:

Geçen gece tam yatakta son bir e-posta, sosyal ağ kontrolü yapayım derken cep telefonumda (Blackberry Bold ve Nokia E71 arasında gidip geliyorum) Webrazzi’de bir haber gözüme ilişti. iPhone için Google senkronizasyonu başlamıştı!

Continue Reading →

Bu yazıya 3 yorum yapıldı.

Senkronizasyon yolcuğuna devam

Oldukça yoğun bir randevu trafiğim var ve teknik olarak bunları sürekli yanımda bulundurmak zorundayım. Cep telefonu, dizüstü bilgisayar ya da evdeki genel amaçlı masaüstü bilgisayarımda ajandam ve adres defterim sürekli yanımda bulunmalı.

Bunun için Outlook, Evolution ya da benzeri sadece yüklendiği bilgisayarda işe yarayan hantal ve çağdışı yazılımlar yerine web tabanlı örnekleri kullanıyorum (bunların da web desteği var ama tam bahsettiğim tarzda değil).

Çok gönüllü olmamakla birlikte bunun için tercihim şimdilik Google. Takvim, not defteri, e-posta ve adres defteri, belgeler gibi bir dizi uygulaması ve hepsinin web ve özel mobil sürümü olması beni ister istemez kendine çekiyor. Hem iş hem kişisel amaçlar için kullandığım kuzuloglu.com alan adı Google altyapısı üstünde çalışıyor ve tamamen ücretsiz olarak aldığım hizmet ve kaliteden gayet memnunum.

Bütün bu verileri webe taşıyınca hırsızlık, virüs, vs gibi dertlerle veri kaybı stresinden kurtulmanın yanısıra, senkronizasyon da kolaylaşıyor. Şimdiye kadar kullandığım SyncML tabanlı scheduleworld hizmetini genel hatlarıyla anlatmıştım. Araya giren iPhone maceramda da fena sonuç vermedi.

Esas olay bundan sonra başladı…

Continue Reading →

Bu yazıya 8 yorum yapıldı.

iPhone alacaklara tavsiyeler

Uzun ama gerekli bir giriş yapacağım; hazır olun.

Kişisel teknoloji ürünleri adı üstünde ‘kişisel’ bir şey olmakla birlikte tüketim alışkanlıkları açısından bakıldığında aslında karar aşamasında ‘kitlesel’ davranılan bir kategori. Yaptığımız seçimlerde asla kişisel kararlarımız doğrultusunda hareket ettiğimizi söyleyemeyiz. 15 seneye yakın bir zamandır gazetelerde, dergilerde, televizyonda, radyoda teknoloji yazan, incelemeler yapan biri olarak bunda tuzum olmadığını söyleyemem. Ama şahsen satın aldığım (satın alma konusuna döneceğiz) hiçbir ürünü bir şeyin etkisinde kalarak almadım.

Teknoloji tüketicisi azınlık olmaktan genellikle korkar. Bir kısım da sürüden ayrılma hıncıyla gölgede sessiz sedasız ilerler. Ama biliriz ki insanlar genelde popülerden yana olmak ister. Tuttuğu takımın bile başa güreşenlerden olmasını ister. Bir futbol takımına gönül verirken bile hissi davranmaktan öte (örneğin Türkiye’de) o bilindik 3-4 takımdan birine yazılır.

Bunun altında yatan biraz da yalnız kalmama dürtüsüdür bence. İstanbul Büyükşehir Belediyespor’u tutmak cesaret ister. Ama Fenerbahçe’yi, Beşiktaş’ı, Galatasaray’ı tutmak kolaydır. Çok da zorlanmazsınız. Fazla sorgulanmazsınız. Ama Belediyespor’da alaycı tavırları göğüslemeniz gerekir. Sizi aptal yerine koyanlar bile olacaktır. (futbolu severim ama herhangi bir takım ile zerre kadar ilgim yoktur bilmiş olun)

Teknoloji de böyledir işte. Herkesin yaptığı şeyleri yapmak istersiniz. Herkesin satın aldığını almak, kullandığını kullanmak istersiniz. Hepsine de bahaneler bulursunuz. Aynen takımınız yenildiğinde, sarpa sardığında evladına toz konduramayan anne-baba gibi olan olaya hiçbir etkisi olmayan eski olayları ısıtıp muhabbete sokarak o hali unutmaya (ve unutturmaya) çalışmak gibi. O sizin takımınızdır ve laf yiyen bir anlamda sizsinizdir.

Dönelim iPhone’a şimdi…

Continue Reading →

Bu yazıya 31 yorum yapıldı.