İki devin sırat köprüsü: Nokia Lumia 920

Böyle bir yazıda Lumia’dan bahsetmeden önce Nokia ve Microsoft birlikteliğine dair söylenebilecek çok şey var (bir kısmına N9 incelememde de değinmiştim). Gel gelelim cep telefonu dünyasında yıllardır dikiş tutturamamış ama inadını koruyan Microsoft’un en kötü dönemini geçiren Nokia ile beraberliğinde bu konulara girmemek de olmuyor. Üstelik bence bütün resmi görmek için bu ayrıntılar gerekli.

(Meraklısına) Nokia ve Microsoft birlikteliğinin özeti

Microsoft 12 yıldır cep telefonu dünyasında yer edinmeye çalışıyor. Bu süreçte birçok dev markayla girdiği işbirlikleri oldu. Aşağı yukarı hepsini de takip ettim, bir şeyler yazdım (Philips bile var listede). Ama PC dünyasındaki hakimiyetinin en güçlü olduğu dönemde bile Microsoft mobil cihazlarda ne doğru dürüst bir sistemle varlık gösterebildi ne de uygulama geliştiricileri ikna edip safını güçlendirebildi.

Bu cihazlara yönelik yepyeni arayüzlü işletim sistemi Windows Phone 7 ile kabuğunu kırmaya çalışan Microsoft, 29 Ekim’de tanıttığı Windows Phone 8 ile (poker tabiriyle) eli yükseltti. Nokia ile girdiği stratejik işbirliği bu denklemdeki en önemli belirleyici.

Bu fotoğrafın uzun bir öyküsü var.

Bu uğurda kendi çocuğu sayılabilecek Symbian işletim sistemini 2009 yılında Meego ile flörtüyle zayıflatan Nokia (ki bir ara Maemo da telafuz ediliyordu), Microsoft işbirliği sonucu elindeki en büyük koz Symbian’ı tamamen toprağa gömme ve yola sadece Windows ile devam etme kararı aldı.

Microsoft şimdi en azından Symbian’ın katli için Nokia’ya verdiği 1 milyar doları çıkarma derdinde. Aksi takdirde (eski Microsoft çalışanı) Nokia CEO’su Steven Elop‘un koltuğunda kalması kolay görünmüyor. Ballmer’ınsa Microsoft tarafında hala masaya sürecek fişleri var elbette (ki onlar da ayrı bir yazı konusu).

Bir yandan sürekli güçlenen Google’ın Android cephesi, diğer yandan klasik Uzakdoğulu azmiyle küçük küçük darbelerle duvarlarını iyice zayıflatan Samsung rekabeti Nokia’nın işini iyice zorlaştırıyor. Apple’dan bahsetmeye bile gerek yok sanırım. Son yıllarda umut bağladığı ucuz telefonlarda da Çin markalarıyla rekabeti becerebilmiş değil.

Microsoft’un da bu pazardaki sicili pek sağlam değil ne yazık ki. Aklıma nedense hep Apple iPhone ilk tanıtıldığı gün CEO Steve Ballmer’ın katıldığı bir TV programındaki şu sözleri geliyor (hareketlerine, mimiklerine, ses tonuna da dikkat):

500 dolara telefon mu? iPhone dünyanın en pahalı telefonu! İş dünyasında da tutunamaz çünkü klavyesi yok. İyi bir eposta cihazı olamaz. Biz şu an yılda milyonlarca telefon satıyoruz, Apple ise sıfır telefon satıyor.

İşte Nokia Lumia serisi bu enteresan detaylarla bezeli bir hikayenin yeni; belki de son sayfası. Tutarsa Nokia’nın ayakta kalmasını sağlayacak. Microsoft’unsa bunca zaman, kaynak ve umut ayırdığı mobil dünyadaki elini güçlendirecek. Ama tutmazsa her iki firma için de Fetret Devri‘ndeki en önemli kilometre taşı olarak tarihe geçecek; buna şüphe yok.

Ballmer (doğal olarak) Windows Phone 8’den oldukça umutlu (peki aynı umudu Gartner hala taşıyor mudur mesela?).

http://www.youtube.com/watch?v=OVR1UwmJasA

Nokia Lumia 920‘ye bütün bu bilgileri hazmederek bakmakta yarar var.

Gelelim yazının esas konusu olan incelemeye!

Tasarım: Neredeyse kusursuz

http://www.youtube.com/watch?v=V8_Z7_kJ3_g

Nokia’nın Lumia 920’de kullandığı çizgilere N9 serisinden aşinayız. Homojen, monoblok bir gövdeyle neredeyse kesintisiz birleşen (gorilla glass) cam yüzey elinizde telefon değil de taş sanatkarının elinden çıkmış bir eser taşıyormuşsunuz hissi veriyor (bu tasarıma dair -okumadıysanız- Nokia’nın kendi blogunda güzel bir derleme var).

Ön yüzeyin alt kısımda yer alan (geri dönme, Windows/Start ve arama işlevini üstlenen) 3 sanal tuş gövdeye entegre dokunmatik bir yüzeyden ibaret. Dolayısıyla özellikle iPhone’da yaşanan home tuşunun bozulması gibi ihtimaller de ortadan kalkıyor (iPhone’un yıllardır çözemediği ve nice fantastik çözümlere sahne olan tasarım sorunundan bahsediyorum).

Nokia tasarımda her zaman başarılıydı (hadi çoğu zaman diyelim). Lumia 920 bu geleneği korumak bir yana çıtayı iyice yükseltiyor. 4,5 inç ekranlı, 185 gramlık bir telefonu bu kadar kullanışlı ve estetik kılmak herkesin harcı değil.

Rakamlara başlamışken altını çizeyim: 130,3mm boy, 70,8mm en ve 10,7mm kalınlığa sahip gövdesiyle Lumia 920 kesinlikle büyük bir telefon. Yanında sürekli çanta taşıyan biri değilseniz, telefonu cepte taşıyanlardansanız 920’yi evde / işte unutmanız mümkün değil çünkü yokluğunu mutlaka hissettiriyor. 185 gram  gözünüzde nasıl canlanıyor bilmiyorum ama Lumia 920 sahiden ağır (karşılaştırmak gerekirse Samsung Galaxy S III 133, iPhone5 112 gram).

Yine de bütün bunlar güzel bir tasarım, 332 ppi yoğunluklu, IPS TFT tabanlı dev parlak ekran ve zenginleştirici uygulamalarla katlanılabilir hale geliyor.

Cihazın 3,5mm kulaklık çıkışı ve SIM kart yuvası üstte (microSIM kullanılıyor). Sağ tarafında ses yükseltme/alçaltma, kilitleme ve fotoğraf çekme düğmesi yer alıyor. Alt tarafındaysa şarj ve veri alışverişi için kullanacağınız microUSB yuvası ve stereo hoparlörleri bulunuyor.

Sarı, kırmızı, beyaz, gri ve siyah renklere sahip 920’nin en göz alıcı rengi kesinlikle sarı olanı. Benim test süresince kullandığım siyah da hiç fena sayılmazdı. Bu konudaki tercihinizde zorlanacağına eminim.

Ekran: göz alıcı bir ayrıntı

Nokia Lumia 920’nin 4,5 inçlik ekranı 1280×768 piksel çözünürlükte, 16,7 milyon renk desteğiyle sunuyor. PureMotion HD+ teknolojisine sahip ekran parlak ışıkta kullanımda okunurluğu arttırırken görüntülerdeki bulanıklaşmayı da engelliyor.

PureMotion HD+: Bu yapıda cihazın ekranı geleneksel ekranlardan yüzde 30 daha parlak. Parlaklık dış ortamdaki ışığa göre otomatik olarak ayarlanıyor. Keskin güneş ışığı altında dahi kullanımda hiçbir sorun yaşamıyorsunuz. Ayrıca siyahın gerçek siyaha en yakın halini yine bu ekranda gördüm. PureMotion HD+ ile ilgili ayrıntıları merak ediyorsanız Nokia’nın güzel bir teknik belgesi var.

Ekrandan yansıyan görüntüler cidden etkileyici. Bu alanda Lumia gerçekten çok başarılı bir iş çıkarmış.

Dokunmatik ekran kullanımı da Lumia 920 ile apayrı bir forma ulaşmış. Süper hassas yüzey sayesinde cihazı eldivenle dahi kullanmanız mümkün (hatta ayarlar kısmında kış günlerinde eldivenli kullanımda hassasiyeti daha özel ayarlayan bir seçenek dahi mevcut)

Donanım: ‘yeterli’ seviyesinin hayli üstünde

1,5GHz hızında çift çekirdekli Snapdragon S4 işlemciye sahip Nokia Lumia 920 üstünde çalıştıracağınız uygulamaların tamamı için fazlasıyla yeterli bir kapasite sunuyor. S4 sadece işlemci gücüyle değil çalışan uygulamalar arasındaki kaynak dağıtımını akıllı bir şekilde yöneterek pil tüketimini düşürmesiyle de öne çıkıyor.

920’nin gönlümü fetheden en büyük özelliği 2000 miliamperlik pili oldu. S4’ün akıllı yönetimi (ve henüz kaynakları çarçur eden ıvır zıvır uygulamaların çıkmamış olması) sayesinde gün boyu herhangi bir özelliği kapatmak zorunda kalmadan, şarj derdi yaşamadan da akıllı cep telefonu kullanılabileceğini hatırladım. Fabrika verilerinde Lumia 920’nin 3G açıkken 460 saat açık kalabildiği, 10,8 saat konuşturabildiği yazıyor. Bunları boşverin. Aklınızda kalması gereken şey bu telefonla beraber şarj cihazı / kablosu taşımak zorunda kalmayacak oluşunuz (bir efsane daha çöktü anlayacağınız).

7650 modeliyle ilk defa kamerayı cep telefonlarına yerleştiren Nokia görüntüleme alanında hep iyiydi. Lumia da bir istisna değil. 8,7 megapiksellik Carl Zeiss Tassar lensli kamerası fotoğraf ve videolarınızda neredeyse kusursuz sonuçlar veriyor (ön yüzünde de bir kamera bulunuyor).

Çekilen fotoğrafların başarısı yukarıda detaylarına değindiğim ekranla bütünleşince son derece başarılı bir ikiliyi oluşturuyor. 920’de basit yazılım teknikleriyle neredeyse her cihaza giren titreme engelleme özelliğinin de çok etkin bir versiyonunu buldum.

PureView: 920’de etkisini her çektiğiniz video ve fotoğrafta hissedeceğiniz PureView teknolojisini ilk olarak Nokia’nın 808 modelinde görmüştük. Karanlık ortamlarda yüksek çekim kalitesi sunan PureView’de ışıksız fotoğrafların doğal yan etkisi bulanıklığın izi okunmuyor. Teknolojinin temelini kameranın yatay ve dikeyde sensörün en büyük kesitini kullanması oluşturuyor. Benim gibi teknik ayrıntılara meraklıysanız devamını Nokia’nın resmi tanıtım kitapçığından takip edebilirsiniz.

Aşağıda geçtiğimiz günlerde yaptığım Estonya-Azerbaycan ziyaretinden çektiğim birkaç fotoğrafı ekliyorum. Açık ve kapalı mekanlarda farklı ışık seviyesine sahip karelerden kareler seçtim. Tıklayıp büyütebilir, altlarında açıklamalarımı bulabilirsiniz.

windows-phone_20121111_013

Picture 1 of 20

Bulutlu bir dış mekan.

920 ile çekebileceğiniz saniyede 30 kare Full HD video ve 8,7 MP fotoğrafları entegre fonksiyonları sayesinde Youtube, Facebook, Twitter gibi popüler paylaşım ağlarına yükleyebiliyorsunuz. Özetle: PureMotion ve PureView evliliği görüntüleme konusunda Nokia 920’yi apayrı bir yere oturtuyor. Bunu bizzat tecrübe etmeniz gerek.

Henüz pek kullanım alanı bulamayan ancak potansiyeli büyük NFC ve (özel şarj pedini alırsanız kullanabileceğiniz) kablosuz şarj desteği de 920’nin not edilmesi gereken özelliklerinden.

Yazılım: Aşil’in topuğu…

Nokia özünde bir yazılım şirketi değil. Ama herkesten önce internet hizmetlerinin mobilde yükseleceğini hissederek bütün stratejisini bu alana yönlendirmeyi akıl etti (uzatmak istemiyorum ama bu alanda akılalmaz kararlarla en çok çuvallayan da yine Nokia oldu).

Windows 8 tabanlı Lumia’yı yazılım açısından üç eksende incelememiz gerekiyor:

  1. Windows Phone 8 ile entegre uygulamalar,
  2. Nokia’nın bu katmana ekledikleri,
  3. Üçüncü parti uygulama geliştiricilerin uygulamaları.

Birinci kısım hakkında burada uzun uzadıya yazmaya gerek yok. Zira Windows Phone 8 işletim sistemiyle gelen standart özellikler hemen her marka / modelde aynı. Ama (özellikle iPhone kullanıcıları için) Windows Phone 8’in dinamik ana ekranı ve Me (Ben) tabının ilgi çekeceğine eminim. Windows Phone 7’den aşina olduğumuz ana ekran 8. sürümde daha da kullanışlı hale gelmiş (Live Apps). İşletim sistemi katmanındaki özelleştirme seçenekleriyle hemen her ekranı alabildiğine işlevsel hale getirmek mümkün. Kaydırma (swipe) odaklı arayüz desteği de uygulama ve kullanım alanında yeni bir soluk getiriyor.

Microsoft’un genlerinden kaynaklanan kusursuz Office ve Exchange desteğinden söz etmeye gerek yok (ama eski sürüm bazı Office belgelerini cihaz üstünde düzenleyemiyor oluşumuzu konuşabiliriz). Microsoft’un yakın zamandaki bir başka ses getiren işbirliği Skype’ı da unutmamak gerek (yalnız ilginç bir ayrıntı olarak cihazı test etmeye başladığım tarihte Windows Phone 8 için Skype yoktu. Daha birkaç gün önce çıktı).

Yıllar sonra yeniden İnternet Explorer simgesi görmek ve ona mahkum olmak canımı yakmadı değil (Chrome, Opera gibi alternatifler yok). Ayrıca standart arama motoru olarak (Türkiye’de) Yandex geliyor. Bir sebeple değiştirmek isterseniz sistem ayarlarının derinliklerinde bir yerde tek alternatifiniz Microsoft imzalı Bing. Bu konu şimdiden birçok kişinin canını sıkmış durumda. Ancak Google hizmetleriyle (apps, eposta, takvim, rehber, vs) uyum ve senkronizasyon konusunda hiçbir sorun yok.

Temel Windows Phone 8 uygulamalarına dair kozmetik bazı sitem ve övgüler yapabilirim ama burada anlamı olacağını sanmıyorum. Çünkü esas mesele 2. maddemiz; yani Nokia’nın bu platforma kattıkları.

City Lens: augmented reality (arttırılmış gerçeklik) destekli şehir rehberini ilk olarak Layar ile görmüştük (ki onlar birçok farklı alana da el atarak aldı yürüdü). Hatırlayalım.

Nokia imzalı City Lens bu fonksiyonu cihazla entegre eden bir uygulama. Bulunduğunuz yerde tıklayın, kamerayı tutun ve nerede ne var bulun. Hatta bunu yiyecek mekanları, oteller, alışveriş yerleri gibi kategorize etmek de mümkün.

http://www.youtube.com/watch?v=GekqDFemO_0

Benim test sürecinde en eğlenerek kullandığım uygulamalardan biri oldu (yer-yön bulmada berbat bir şöhretim vardır).

Drive+: Akıllı telefonunuzun kullandığı uygulama merkezine girerseniz çok büyük ihtimalle en çok satanlar listesinin başlarını navigasyon uygulamalarının doldurduğunu göreceksiniz. Bu boşuna değil. Zira navigasyon hizmetleri özellikle büyük şehir yaşamında ilk kullanımdan itibaren bağımlılık yapıyor.

Nokia’nın 2007’de 5,7 milyar avro gibi dudak uçuklatan bir bedelle satın aldığı uydu haritalama ve navigasyon şirketi Navteq o zamandan bu yana ne yaptıysa firmaya stratejik bir üstünlük getiremedi. Nokia’nın lokasyon tabanlı bütün hizmetlerinin kalbini oluşturan Navteq harita ve verileri bu sefer Drive+ ile kusursuz bir rehbere dönüşüyor.

Drive+ araçla ya da yürüyerek yapacağınız seyahatlerde tamamen ücretsiz navigasyon desteği sunuyor. Arayüzü de oldukça başarılı olan uygulamanın (samimi olarak) piyasadaki diğer seçeneklerden çok daha pratik ve zengin olduğunu söyleyebilirim.

Nokia haritalarıyla gelen en ilginç ve heyecan verici özelliklerden biri de bina içi navigasyon. Haritasını kaydettiğiniz bir mekana (örneğin bir alışveriş merkezine) girdiğinizde haritalar otomatik olarak bulunduğunuz kapalı mekanda size rehberlik ediyor (Google Maps de bugün 10 bin mekan için aynı hizmeti Floor Plans adıyla sunmaya başladı).

http://www.youtube.com/watch?v=S2GALFBrtXk

İstanbul’da Kanyon, Cevahir gibi kimi popüler alışveriş merkezlerinin bu hizmet destekleniyor. Eminim kullanım doğrultusunda mekan sayısı da artacaktır (Akmerkez’de her seferinde kaybolan ve ters yöne sapan tek ben değilim, değil mi?).

Maps: Bir haritadan ne bekliyorsanız alabileceğiniz kusursuz bir uygulama. Temel harita, uydu görüntüleri, toplu taşıma rehberi ve (ücretsiz) trafik bilgisi standart hizmetlerden. Özellikle canlı trafik bilgisinin büyükşehirli kullanıcılar için öneminden bahsetmeye gerek yok sanıyorum.

Bütün bu hizmetleri ücretsiz yükleyeceğiniz ülke haritalarıyla internet ihtiyacını en aza indirirek kullanmak mümkün.

Music: Lumia 920’nin müzik arayüzü gerçekten bu alandaki en kullanışlı ve en zengin seçenek. Kendi arşivinizi depolamak dışında zenginleştirme seçenekleri de var. Örneğin bir şarkı dinlerken o eserin şarkı / şarkıcı / grubu hakkında detaylı bilgiler, resim galerileri sunuluyor ve en önemlisi (Pandora misali) benzer türden parçalar tavsiye ediliyor.

Müzik uygulamasının en heyecan verici yeniliklerinden biri de Mix Radio. Uzman DJ’lerin türlere göre oluşturduğu şarkı listelerini (playlist) cihazınızdan dinleyebiliyorsunuz (sevmediğiniz bir şarkı çıkar ve geçmek isterseniz bir saatte en fazla 6 hakka sahipsiniz).

Daha da güzeli internetten dinlediğiniz bu şarkıları tek tıklamayla sonradan dinleyebilmek için telefonun hafızasına kaydedebiliyorsunuz (ücretsiz). Doğrudan telefondan şarkı satın alarak bir arşiv yaratmanız da mümkün.

Bu da yetmezse kayıtlı müzik arşivinizi inceletip şarkı türlerine göre kendi zevkinize uygun tavsiyeler alabiliyorsunuz. (Bütün bu akıllı yeteneklerin altında -konuyla ilgili olanların tahmin edeceği gibi- Echnonest bulunuyor.)

Smart Shoot: Fotoğraf çekiminde ne kadar maharetli cihazlar kullansak sonucu bizim maharetimiz belirliyor. Smart Shoot ile beşeri kusurları bir nebze de olsa örtmek mümkün hale geliyor. Bu fonksiyon hem bir ana dair en güzel kareyi yakalamanızda işe yarıyor (photobomb‘a ölüm!) hem de farklı tarz (örneğin panaromik) çekimler yapmanıza olanak sağlıyor. Aşağıdaki video bu konuda bin kelimeye bedel:

http://www.youtube.com/watch?v=dtf25pdIaXc

ALARM: uygulama zenginliği fakirliği

Windows Phone 8 daha birinci ayını bile doldurmadı. Uygulama sayısının kıtlığını mazur gösterecek pek çok şey var. Ama yazılım geliştiriciye çok daha fazla kazandıran iOS varken, bir türlü standartlaşamayarak yazılımcıları çileden çıkaran (ama pazar lideriğini de koruyan) Android platformu dururken Windows’a bakan olur mu bilinmez (tarihi seyre bakarsak pek umut yok).

Symbian döneminde Nokia Forum adı altında dünyanın en büyük mobil geliştirici ağına sahip Nokia’nın kafa karışıklığıyla darmadağın ettiği (ve küstürdüğü) bu öz-tabanı firmaya tekrar yüz verir mi ondan da emin değilim. Yeni Nokia Developer sitesi içeriği ve vaatleriyle gayet davetkar ama nereye varacak beraber göreceğiz.

Benim sosyal ağlarla çok entegre bir telefon kullanım şeklim var. Lumia 920’de Twitter, Foursquare ve Facebook gibi uygulamaları bulabildim. Ama hepsi bu platforma özel yazılmış uygulamalar olduğu için kullanımda çok farklı arayüzlere sahipler. Fonksiyonlar bile değişebiliyor (örneğin Twitter’a fotoğraf yüklemek için mutlaka önce Skydrive’a yüklemek gerekiyor, vs).

Youtube yok. Yani var da yok. Bir uygulama var ama yaptığı şey Youtube’un mobil arayüzünü web tarayıcısında açmak. Sizin için önemli bile olmayabilir ama benim için büyük sıkıntı bu. Instagram gibi popüler kimi uygulamalar yok bile. İnternet üstünden ücretsiz konuşma uygulaması Viber’ın kendisi var ama sadece mesajlaşma için. Konuşamıyorsunuz (?).

Aşağıdaki galeride hem dahili hem de harici uygulamalara yönelik birkaç yorumum var. Arayüz hakkında da bilgi veriyor.

Twitter

Picture 1 of 9

Arayüzü hem tanıdık, hem değil.

Unutmadan; benim gibi Mac kullanıyorsanız Windows cihazınızı sisteme tanıtmak ve senkronizasyonu yönetmek için AppStore’dan ücretsiz Windows Phone uygulamasını çekebilirsiniz (bu uygulama cidden müthiş!).

Bir bakışta Nokia Lumia 920

Nokia’nın Windows dünyasındaki amiral gemisi Lumia 920 ağırlık ve boyutlarıyla düşündürse de formu ve kullanımıyla kesinlikle etkileyici bir platform sunuyor.

Nokia imzalı uygulamalarla güçlenen Windows Phone 8 platformuyla 920 benzersiz işlevlere sahip. Popüler sosyal ağlarla entegrasyonunda hiçbir sorun yok. Ancak (şu an için) neredeyse yok denecek kadar az uygulamayla iOS / Android tabanlı rakiplerine karşı ne kadar varlık gösterebilir bilinmez.

Nokia Lumia 920 Şahsen son dönemde Android tabanlı HTC One X’ten sonra en çok heyecanlandığım cihazlardan biri oldu. Ama ana telefonum olarak kullanabililr miyim? Şu an için hayır. Sebebiyse tamamen sonuç kısmında değindiğim uygulama zayıflığı.

, , , , , , , , , , , , , , ,

17 Responses to İki devin sırat köprüsü: Nokia Lumia 920

  1. fatih çeliker 21/11/2012 at 09:17 #

    değişik tarzda bir yazı olmuş.

  2. deniz gencer 21/11/2012 at 11:19 #

    şöyle diyeyim, tesadüfen denk geldim buraya, gelmişken okuyayım bir iki satır dedim, telefon teknolojisiyle zerre alakam yok ama yazı öyle akıcı ve sürükleyici ki baştan sona okudum :)

    • Esin 21/11/2012 at 22:35 #

      Valla aynisini dusundum, cok samimi bir yazi olmus.

  3. Mustafa Torun 21/11/2012 at 12:09 #

    windowsphone da facebook, twitter, msn yada linkedin için ayrıca bir uygulamaya gerek yok neredeyse. hesaplar eklendimi hepsi peoples içinde gayet güzel çalışıyor.

  4. Karikatür 21/11/2012 at 12:52 #

    Ya Serdar hocam, tüm rastladığım videolar donanım firma ve yazılım firması tarafından hazırlanmış. Gerçek bir kullanıcının çektiği video yok henüz. Sen bi çekipte yayınlasan iyiydi be ya. :(

  5. Semih 21/11/2012 at 13:25 #

    Hangi uygulamalar sizi ana telefonunuz olarak kullanmaktan alıkoyuyor merak ettim :) Bu arada yanlış anlaşılmak istemem ama bahsedilen lens “Carl Zeiss Tessar yazılırken ufak bir hata oluşmuş, elinize sağlık.

    • MserdarK 21/11/2012 at 17:17 #

      Birkaç tanesini sıralayayım: Instagram, Remote, Viber, Google+, WordPress, Foodspotting, Currents, Filpboard, Tumblr, Stumbleupon, Google Drive, Path, TuneIn, Soundcloud, Youtube, Turkcell TV, AirPlayer, TRT, Tivibu, Dropbox.

      Bunlar dışındakiler olmasa da olur ama yukarıdaki liste sık kullandıklarım arasında.

  6. Murat 21/11/2012 at 22:54 #

    Serdar, eline sağlık. Mükemmel ötesi bir inceleme olmuş. Bazı arkadaşların kendi videolarını da koysana taleplerine ben de katılıyorum. Vecihisel denemeler süper olabilir :)

  7. mustafa 22/11/2012 at 00:35 #

    Çok güzel bi inceleme olmuş ayrıntıları sıkmadan anlatmışsınız. Elinize sağlık

  8. netknight 22/11/2012 at 12:50 #

    valla baya bi bilgi sahibi oldum sayenizde, elinize sağlık.

  9. Fırat Tarman 23/11/2012 at 01:55 #

    Yalnız bence bu hakikaten sırat köprüsü. Bu da tutmazsa, hem Microsoft hem de Nokia bu alanda benim gözümde kesinlikle bitecekler. Microsoft debelenmeye devam edecektir ama buradaki bir başarısızlık Nokia’yı bitirecektir.

    • can12345 30/11/2012 at 16:35 #

      Kesinlikle katılıyorum, Nokia biraz geç kaldı gibime geliyor. Özellikle Galaxy vs. iPhone kavgası adeta Nokia’yı dünyadan sildi. Öte yandan Lumia 920 ile ilgili okudğum birçok şey umut verici; app sorunu dışında tabi. Onu da çözerlerse Nokia smartphone yarışına tekrar dahil olacaktır.

  10. Engin 26/11/2012 at 16:20 #

    Çok doyurucu bir inceleme olmuş. Android ve iOS’tan sonra (diğerlerini saymıyorum bile) bakalım Windows Phone 8 üçüncü bir oyuncu olabilecek mi? Geliştiriciler ağırlık vermez ise son kısımda belirttiğiniz uygulama eksikleri yüzünden tercih edilmeyerek maemo ile aynı akıbeti yaşayabilir. Bu noktada attığınız başlık ise tam anlamıyla harika olmuş :)

  11. Bahadır 28/11/2012 at 08:33 #

    Abi fiyat konusuna da değinseydin iyiydi.

Trackbacks/Pingbacks

  1. CEP TELEFONUNDA EVLİLİK Dev markalar birleşiyor mu? | Android Tabletler - 07/02/2013

    […] Nokia Lumia 920 incelemesi Akıllı telefon teriminin mucidi, pazarın bir dönemki köklü lideri Nokia ve yazılımın bir dönemki devi Microsoft, Lumia 920 ile zorlu bir sınav verecek. […]

  2. CEP TELEFONUNDA EVLİLİK Dev markalar birleşiyor mu? « Profesyonel fotoğrafçı - 07/02/2013

    […] Nokia Lumia 920 incelemesi Akıllı telefon teriminin mucidi, pazarın bir dönemki köklü lideri Nokia ve yazılımın bir dönemki devi Microsoft, Lumia 920 ile zorlu bir sınav verecek. […]

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim