Haftanın Özeti: 25

Her Pazar saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Bilim / Teknoloji / Yazılım / Donanım

  • The New Horizons adlı uzay sondası sonsuz karanlık içindeki yolculuğunu sürdürüyor (şu an dünyadan 5 MİLYAR kilometre uzakta . Radyo sinyalinin ulaşması dahi 4,6 saat sürüyor). Bu hafta Plüton’a 115 milyon kilometre yaklaştı ve sayesinde bu cüce gezegenin ilk renkli fotoğraflarına kavuştuk. 14 Temmuz’da en yakın noktaya ulaştığında daha net kareler yollayacak. Ardından 16 ay sürecek bir yolculukla Dünya’ya geri dönecek. Yazarken bile heyecandan ürperdim.

Tamam çok net değil, pek bir şey de anlaşılmıyor ama bu mucize değil de nedir? Döndüğünde getireceği yüksek çözünürlüklü kareleri sabırsızlıkla bekliyorum (ne kadarını görebileceksek artık).

Tamam çok net değil, pek bir şey de anlaşılmıyor ama bu mucize değil de nedir? Döndüğünde getireceği yüksek çözünürlüklü kareleri sabırsızlıkla bekliyorum (ne kadarını görebileceksek artık).

  • İnsanlık olarak uzaydaki bir diğer temsilcimiz de Mars yüzeyinde dolanan Curiosity. Gelen son haberlere göre küçük de olsa su kaynakları buldu. Mars’ta yaşam giderek daha olası ve yakın hale geliyor.
  • Bu hafta fırlatılan SpaceX’e ait bir roket iniş sırasında okyanusa çakılarak imha oldu.
  • Twitter’da, Facebook’ta bir araya getirmek için bin takla attığın binlerce arkadaşın var ama dışarı çıkacak, sohbet edecek tek bir kişi bulamıyorsun, değil mi? Neyse ki BINA 48 var. O bir Android. Yani insansı robot. Yapay zekaya ve son derece hassas gözlere, kulaklara sahip. Yüzündeki 32 mekanik parça sayesinde 64 çeşit yüz ifadesi sunabiliyor. Sizi tanıyor, anlıyor, sohbet ediyor. Bunları becerebilmek için saniyede 48 eksaflop işlem yapıyor ve 48 eksabayt veri kullanıyor .

  • Gittiğiniz restoranda servisin yavaşlığından mı şikayetçisiniz? Siz yine de halinize şükredin (neyse ki mutfakta işler yolunda).

  • Bu garson olayın zirvesini temsil etmiyor elbette. 2014’ten bu yana daha sık duymaya başladığımız -benim de özetlerde sıkça yer verdiğim- yapay zeka ve robotların birleşimi tahmin edeceğiniz gibi ağırlıklı olarak savunma (yani savaş) sektöründe kendine yer buluyor. Keyifle takip ettiğim Motherboard sitesi ‘katletmeye meyilli’ yeni nesil, ürpertici robotlarla ilgili yarım saatlik mükemmel bir dosya hazırlamış. Konunun nerede olduğunu ve nereye gittiğini merak edenler için harika bir derleme olmuş (ne yazık ki en gizemli üreticiler röportaj vermeyi kabul etmemiş. Özellikle Jody Williams‘ın sözlerine dikkatinizi çekiyorum).

  • Columbia Üniversitesi çektiği görüntünün ışığından enerji alan bir kamera geliştirdi. Yani teorik olarak hiçbir pil içermeden sonsuza kadar kayıt yapabilecek (sahi bir erke dönergeci vardı, o ne oldu?).

camera

  • MIT Üniversitesi bozuk eti algılayan bir sensör geliştirdi (yetmedi bir de bağışıklık sistemini komple kanser hücresine karşı savaşmak için eğitmenin yolunu buldu. Yöntem farelerde başarılı sonuç verdi. Konuya girmişken bir başka çalışma da -çoğu kişide çok kötü hatıraları tetikleyen- salmonella virüsünün modifiye edilmiş bir versiyonunun kanserle mücadele ettiğini ortaya çıkardı).
  • Bilim karşısına çıkan her şeyi merak edip, sorular sorup, araştırabildiği için tarihin her döneminde ilginçliğini ve saygınlığını koruyabiliyor. Bir grup bilimci de parmak çıtlatınca ne olduğunu kafaya takmış. 1947’de İngiliz meslektaşları eklemlerde oluşan hava kabarcığının buna sebep olduğunu iddia etmişti. UAlberta araştırma ekibinin MR görüntüleriyle desteklediği çalışmaya göre çıtlama eylemi 310 milisaniyeden kısa bir zamanda gerçekleşiyor (aşağıdaki videoda bu sırra siz de erişebilirsiniz). Eklemlerin sürtünmesini hafifleten süper kaygan sıvının içinde gaz birikmesi çıtlamanın da ‘hammaddesini’ oluşturuyor. Çıtlatma hastalarına iyi haber: bir zararı yokmuş. Hatta bunu yapabilmek eklemlerin hala sağlıklı olduğunun da bir göstergesiymiş. Gerisini de siz okuyun (hekimler ise şuraya göz atabilir).  (bu maddeyi bir yerini çıtlatmadan geçen bütün okurlarımı azimlerinden dolayı kutlarım)

  • Etkisi potansiyeli ile ne denli paralel olacak bilemiyorum ama bu hafta Microsoft’un bir hamlesi bence mobil dünyada olduğu kadar Microsoft’un kendi geleceği ve Google-Android ilişkisini de hayli değiştirebilir. Mobilde bir türlü dikiş tutturamayan Microsoft bu hafta kendi Android türevleriyle tanınan Cyanogen ile ortak çalışacağını açıkladı. Başka bir deyişle Android artık sadece Google’a ait bir alan ‘olmayabilecek’. Google’ın Gmail, Arama, Drive gibi standart uygulamaları yerine Microsoft’un Live, Bing ve One Drive gibi uygulamalarının yer alacağı Android dağıtımları cihaz üreticilerinin sahiplenmesiyle enteresan bir arayol doğurabilir. Cyanogen’ın nasıl bir şey olduğunu bu sistemi kullanan OnePlus One‘ın videosundan izleyelim. Bakalım Microsoft makyajlısı nasıl olacak?

  • 20 cm boyutunda ve 400 gram ağırlığında. Dünyanın en küçük (ve kişisel) hidro-elektrik santralı Blue Freedom ile tanışın. Hayatı bir şeyleri şarj etmekle geçen modern çağ insanı için geliştirilmiş.

pOVBbFYhwfZ1Q2yzq9aBJxFi_bmIuq4kGB7iB8Hj0YE

  • Çok müzik dinleyen biri olmasam da kulaklıklara meraklıyım. Bu hafta tanıtılan Aivvy adlı örnek bugünün modern kuşak kulaklıkların bütün özelliklerini birleştirmiş. 32GB belleği sayesinde herhangi bir ekstra müzikçalara ihtiyaç duymuyor (yine de isterseniz mobil cihazlarınızla da eşleşiyor). Aivvy -aynen Parrot Zik 2‘de olduğu gibi- dokunmatik yan yüzeye sahip. Parmak dokunuşlarıyla şarkı atlamak, beğenmek ya da durdurmak mümkün. Yapay zeka algoritmasıyla beğenileriniz doğrultusunda size özel listeler hazırlayıp dinletebiliyor. Alüminyum ve deriden oluşan malzemesinin yanısıra 1141 kbps kalitesinde dijital ses kalitesiyle dikkat çekiyor.

aivvy

  • Yine Kickstarter’da ortaya çıkan HydraDock adlı bir aksesuar yeni Macbook’larda ortadan kalkan bütün portları geri getiriyor. Tek bir USB-C yarığından 11 port çıkartan güzel bir fikir.

HydraDock

  • Daha az titreyen video kaydı için kullanılan SteadyCam’leri duymuş olmalısınız. Stabcam adlı bir yeni aksesuar aksiyon kamerası kategorisinin Apple’ı GoPro’ya da bu özelliği kazandırıyor. Diğer hiçbir kamera bu aksesuarı bu kadar hak etmemişti sanıyorum. Yakında Kickstarter’da 179 dolar etiketle; yani 100 dolar indirimle ön-satışa (fonlamaya diyelim) sunulacak.

  • GoPro’dan bir diğer gelişmeyse HEROCast. GoPro’nuz ile internetten HD kalitesinde canlı yayın yapmanızı sağlıyor. Tek kusuru fiyatı: 7 bin 500 dolar! (23. sayıda değindiğim Broadcaster Mini aynı işi 295 dolara yapıyor oysa?)

large_HEROCast___2_

  • Sosyal paylaşım hizmeti addthis, pazarlama ekibiyle yürüttüğü bir deneyde Twitter paylaşımlarına yönelik ilginç bir çalışma raporu yayımladı. Sonuçlardan bazıları: en çok etkileşim gündeme dair mesajlarda görülüyor. 140 karakter limitimiz varsa da 100 karakterden oluşanlar daha beğeniliyor. Bir görsel ya da video ile desteklenen mesajların etkileşim oranı yüzde 390’a kadar artıyor. Detayların kalanı yazıda.
  • Ginger kod adıyla büyük bir gizem perdesi ve iddia bombardımanıyla hayatımıza giren Segway Çinli bir şirket tarafından satın alındı (sahi neden tutmadı acaba Segway?).

banner_img1

  • Veri güvenliğini sağlama vaadiyle ortaya çıkan Anonbox tatsız bir hikayeyle gündemden düşmüştü. VPN merkezli benzer bir girişimse 150 binden fazla müşterisine VPN hizmeti veren Almanyalı Shellfire şirketinden geldi. Shellfire Box adını verdikleri küçük cihazı ev ya da işyerinizdeki modeme bağladığınızda otomatik olarak Shellfire VPN hesabınızı yeni bir kablosuz erişim noktasıyla kullanıma sunuyor. VPN’den bağlanmak istediğinizde onun üstünden, normal bağlantılar için geleneksel bağlantı noktasından erişiyorsunuz. Mantıklı ve fiyatlandırma olarak da gayet makul.
  • Gitarist okurlara özel: Livid adlı yeni gitar aksesuarı sonsuz sayıda efekt pedalını parmaklarınızın ucuna getiriyor. Dahası MIDI desteği de var. Alsam seneler sonra yeniden gitar çalmama vesile olur mu acaba?

  • Nokia Networks (yani şirketin baz istasyonu gibi altyapılar geliştiren bölümü) dünyanın en hızlı mobil ağını tanıttı. 5G altyapısı Google’ın fiberoptik erişiminden 10, mevcut 4G’den (LTE) ise tam 40 kat hızlı. Başka bir deyişle saniyede 10 gigabit veri aktarımı yapabiliyor . Tam olarak neye yarayacağı meçhul (4K video dediğinizi duyar gibiyim ama mevcut internet tarifeleriyle IMAX salonunu kapatsanız eminim o heves daha ucuza gelir).
  • Nokia ile ilgili bu haftaki en önemli gelişme ise (geçen sene 118 milyon euro zarar açıklayan) Alcatel-Lucent’i 15,6 milyar euroya satın alması oldu (en başında Android’e geçerek tasarımları ve ek uygulamalarıyla tek başına alemin kralı olmak varken Nokia’nın geldiği bu durum bana hep acıklı geliyor. Blackberry senaryosunun tekrarını izliyoruz).

  • Android sistemli bir telefon kullanıyorsunuz ve kaybettiniz. Ya da nerede bıraktığınızı unuttunuz. Artık Google’a ‘telefonumu bul’ yazmanız artık yeterli. Süper bir fikir değil mi? Somutlar tükenince soyutlara da el atarız. ‘Mutluluğun resmini bul Google’.
  • Apple 12 Haziran’daki geleneksel WWDC etkinliğinde yeni ürün ve hizmetlerini tanıtacak. Davetlilere yollanan kurallar ve yasaklar listesinde enteresan bir uyarı dikkat çekiyor: selfie çubuğu getirmeyin!
  • ‘Artık satılan kameraların çoğu cep telefonu olarak satılıyor’ gibi çok duyduğunuz klasik bir cümle vardır. Oradaki ‘çoğu’ vurgusu nasıl akıl almaz bir ÇOĞU şu incelemedeki son grafikte görebilirsiniz.
  • Bittorrent ekibinin imzasını taşıyan Maelstrom kodlu web tarayıcısının Windows betası dağıtıma çıktı. Apple versiyonu da yakında geliyor.

browser-illustration

  • Bu satırları okumanızı mümkün kılan Web’in (WWW) mucidi Tim Berners-Lee’nin derlediği açık veri kaynakları listesi. Elinizin altında bulunsun.

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

30 Responses to Haftanın Özeti: 25

  1. Anıl Güler 19/04/2015 at 11:19 #

    Devlet Su İşleri’nin verilerine göre ufak bir matematik hesabı yaparsak;
    Dışarıdan aldığımız 0.5 Litrelik pet şişedeki suya ortalama 50 kuruş ödüyoruz.
    Aslında olması gereken maliyeti (yani çeşmeden 0.5 Litrelik pet şişeyi doldursaydık) 0.003 kuruş olacaktı. Çevre Mühendisliğine Giriş dersinde yaptırırlar bu hesabı ilk derste. #AcıGerçekler

    • Anıl Güler 19/04/2015 at 11:24 #

      Yukarıda yazdıklarıma bir ufak ek daha yapacak olursam;
      Ayda ortalama 80 liralık damacana su tüketimi olan bir aile aynı miktarda suyu çeşmeden içseydi tutarı 1 TL olacaktı

      • Hsyn 19/04/2015 at 13:54 #

        Turkiye’nin hangi bolgelerinde cesme suyu icilebiliyor?

        • Onur 19/04/2015 at 14:15 #

          Hsyn, Kocaeli’nde 2005 Yılına kadar lıkır lıkır Çeşme suyu içtik. Sonrasını bilmiyorum.

        • Anıl Güler 19/04/2015 at 14:40 #

          Yazlık bölgelerde durumun vahim olduğunu biliyorum. İstanbul ve Bursa’da yaşayan biri olarak diğer şehirler için yorum yapmam yanlış olur ancak ben İstanbul’da arıtma cihazı kullanmadan çeşme suyu içiyorum. Sağlam bir arıtma cihazı alarak hem paradan tasarruf edilmesini hem de daha sağlıklı su içilmesini tavsiye ederim.

        • Müntekim 19/04/2015 at 15:12 #

          Mersin ve Adana’da hâlâ çeşme suyu içilmekte.

        • uğur 22/04/2015 at 12:41 #

          Bursa’da biz de çeşme suyu içiyoruz.

          • serdar 04/05/2015 at 13:30 #

            kirgizistan’da en az satılan içeçek su. kimse su almıyor, bira ve votkanın satışları sudan daha fazla, herkes çeşmeden su içiyor. kirgizistan diyince aklınıza neler geliyor biliyorum, orada bile çeşmeden su içilebiliyorsa türkiye’de neden olmasın.

  2. Teoman 19/04/2015 at 11:52 #

    Güzel bir özet olmuş çok teşekkürler.

  3. abbaselmas 19/04/2015 at 12:19 #

    Mutluluğun resmini bul yazınca güzel şeyler çıkıyor amirim :D

  4. Osman Coskunoglu 19/04/2015 at 13:16 #

    Önemli bir hizmeti ücretsiz sunduğunuz Haftanın Özeti’ni yaşamınızdan kesitler vererek daha da renklendirmeniz hoş oluyor. Hatta, sadece konuşma listesi değil, hangi arada derede ne okuduğunuz gibi ayrıntılar da…

    Komploların tarih boyunca ve hala bol olduğu bu coğrafyada, Twitter’da DM ile Cumhurbaşkanı’nın kızına suikast (?!) gibi komploların yer aldığı ülkemizde, komplo teorileri hepimizin içine işlemiş. Acaba, bitly’nin sansürü kaza mıydı, hatta 6 Nisan’da sosyal ağlardaki karartma gerçekten o fotoğraflarla mı ilgiliydi, yoksa seçim öncesinde prova tatbikatları mıydı? İlginç zamanlarda ilginç sorular. Hatta: https://twitter.com/Liberationtech/status/587601323668992000

  5. ametdoruk 19/04/2015 at 13:58 #

    Abi bayılıyorum şu teknoloji ve internet yok yok hepsine

  6. goxel1989 19/04/2015 at 15:06 #

    “GoPro’nun 29 yaşındaki kurucusu Nick Woodman bu hafta açıklanan kurum bilançosuna göre 2014 yılında toplam 284,5 milyon dolar maaş aldı (aya bölmedim ki üzülmeyesiniz)”

    işte burada nedense bir gülme tuttu beni

    • gtasbasi 19/04/2015 at 17:26 #

      Haha aynen. Söylemese böleceğim yoktu ama okuyunca böldüm ve üzüldüm :)

      • Fevzi 24/04/2015 at 15:11 #

        elon musk hiç maaş almadan çalışıyor. zaten hiç anlamadım kendi şirketinde maaş alsan ne almasan ne…

  7. Elvan Yektin 19/04/2015 at 15:44 #

    Serdar Bey, elinize sağlık öncelikle..Beş bölümden oluşan “Haftanın Özeti” ne “çevre – iklim – yeşil akım” konularını içeren bir bölüm de eklemeniz konusunda naçizane önerimi paylaşmak isterim. Şimdiden iyi haftalar diliyorum.

  8. Barış 19/04/2015 at 15:45 #

    Serdar bey yine çok güzel bir özet olmuş fakat Volvo arabasındaki “tanıttı” kelimesi çalışmıyor yani link açılmıyor.

  9. contactman (@0BOB4912848) 19/04/2015 at 16:29 #

    İngiltere’yi görmeyi ben de çok isterdim, nasip…

    Bitly engellemek nedir datacenter mı bu, adamlar hangi içeriği kaldırsın, devletin internette katı kuralları var ama bizim gibi gençler için projesi yok, resmen inşaata bekçi havasındalar.

    Sony’in 173 bin 132 e-posta mesajı ve 30 bin 287 belgesini incelemektense Interwiew’i izlemek daha mantıklı:)

    Papa Francis‘i Ipad-ı, bilinçaltında kutsanan şeylerin daha değerli olması çok ilginç. aslında Türkiye’de Zemzem markalı su satışları, Pastadan yapılmış Kur’anı Kerim, Kabe satışlarını işine girmem gerektiğini düşünüyorum.

    Alüminyum kutulu içecekler, evet aslında satılan tasarım, kolanın su şişesinde olması bize pek cazip gelmez.

    The New Horizons kimbilir belki gelene kadar şimdiki mevcut çalışanlar emekliye ayrılmıştır.

    aslında o elektrikli bisikletlerden bir tane almak isterdim bir hd kalitesi yüksek biraz da yük kaldırabilen bir drone…

  10. gtasbasi 19/04/2015 at 16:50 #

    Pazar sabahi bir macar salamina bir de ozetlere doyamiyorum ;)

  11. Burçin Karslı 19/04/2015 at 18:15 #

    Emeğiniz için teşekkürler

  12. Ufuk 19/04/2015 at 18:35 #

    Everyday uygulamasının her gün yapmamız için çağırdığı şeyi Devletşah ablamız ailesi ile beraber, selfie henüz popüler değilken yapmayı başarmışlar. Bir göz atın derim.

    • Ufuk 19/04/2015 at 18:39 #

      Ha söylemeyi unutmuşum. Christopher Nolan’ın başta olmadığı Christian Bale’in canlandırmadığı Batman’in olduğu bir filmden çok şey beklemediğimi şurada dile getirdim (http://mejmua.org/batman-v-superman)

  13. Mehmet Sarkın 19/04/2015 at 22:03 #

    Kulaklık almak istiyorum lakin tester yok. Beats, Sennheiser, Parrot derken bu yeni oyuncak da iyiymiş. Siz hangisini önerirsiniz ( müzik, tel, için kablosuz olarak) ya da alacak olsanız? Bol gülücüklü an’ların ola

  14. osman 19/04/2015 at 23:17 #

    Elinize sağlık. Bu yayınlarınız tarzı itibariyle bir akıma dönüşeceğini düşünüyorum. Yağ gibi kayıp gidiyor.

  15. Omer 20/04/2015 at 00:10 #

    Bu şaşı robot 48 eksabayt veri mi kullanıyor, tek kelime ile israf :)

  16. Burak 20/04/2015 at 14:26 #

    Elinize, emeğinize sağlık!

    Bir düzeltme: Woodman 29 değil, 39 yaşındaymış.

  17. furkan 21/04/2015 at 21:40 #

    1997 yılında (sinop) memleketten ayrıldım. 2002 yılında tatil için gittiğimde su içemedim lakin memlekettekiler hala içebiliyor.

  18. Şahin KORKUTAN (@sahinkorkutan) 23/04/2015 at 21:51 #

    Amirim okunmayı bekleyen ve burada dursun dediğiniz kaç yer iminiz var?

    • mserdark 24/04/2015 at 01:48 #

      Yer imi değil de bir ömür bitiremeyeceğim kadar çok makale ve araştırma raporu var. Eritir gibi oluyorum bazen ama sürekli yenileri ekleniyor. Bu çağın salgın hastalığı da bu olsa gerek.

  19. akif 25/04/2015 at 13:52 #

    elinize sağlık, birçoğumuzun asla rastgelemeyeceği, gelse de dil problemi nedeniyle yararlanamayacağı birçok yenilikten,gelişmeden haberdar ediyorsunuz.
    Allah razı olsun :)

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim