Tag Archives | soylent

Haftanın Özeti: 25

Her Pazar saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Pazar sabahı İngiltere / Liverpool’da bir davete katıldım. İlk defa görme fırsatı bulduğum bu şehir efsanevi futbol takımına ve Beatles’a beşik olmuş. Birbirinden güzel pub’ları, güzel restoranları, canlı müzik performansları ve sanayi devriminden kalma köklü bir tarihi var. Londra’ya kıyasla bir kasaba ama kendine has bir dokusu olduğu da kesin. Oraya ait epey not tuttum; ayrıca bir yazıda değinmeyi planlıyorum.

Pazartesi gecesi Liverpool’dan dönüp Salı sabahı Antalya’ya geçtim ve The Coldwell Banker’ın brokerlarına bir konuşma yaptım (emlak sektörüne yönelik epey ilginç bilgilerle doldum). Akşamında tekrar İstanbul’a dönüp Çarşamba günü Yerel Zincirler Buluşuyor etkinliğinde küçük ve orta boy perakende zincirlerinin kurucu ve üst düzey yöneticilerine seslendim (perakende zinciri etkinlikleri fantastik ötesi oluyor; konu denk gelirse bir yazıda ayrıca anlatırım). Perşembe ise akşamüstü Türkiye Araştırmacılar Derneği’nin 18. yıl etkinliğinde bir konuşma yaptım ve akşamında Next Akademi dersimi verdim. Aradaki toplantıları da katarsak benim için ‘bitmeyen bir hafta’ oldu diyebilirim. Biriken e-postaları eritmek bile Cumartesi gecesini buldu.

Önümüzdeki haftam -bir aksilik olmazsa- dinlenerek, okuyarak ve bloga ekstra bir şeyler yazarak geçecek.

Kişisel özetim böyleydi. Benden gayrı neler olmuş bu ihtiyar evrende beraberce göz atalım şimdi.

Genel Gündem

  • İnternet adreslerini kısaltan ücretsiz web hizmeti bit.ly bu hafta mahkeme kararıyla engellendi. Alan adına erişim engellenince bu hizmetler kısaltılan hiçbir adres de açılamadı. Skandalın farkına varan mahkeme kararı yine gün içinde düzeltti. Her şey normale döndü demek isterdim ama ağızda kalan kötü tat geçmedi bir türlü.

  • Türkiye İstatistik Kurumu’nun bu hafta açıkladığı veriye göre doğan bebek sayısı yüzde 3,6 artmış. En büyük artış Şanlıurfa’da.
  • Ünlü sızıntı ekibi Wikileaks, bu yıla damgasını vuran Sony’ye yönelik hack eyleminde ele geçirilen bütün belgeleri aranabilen bir veritabanında toplayıp paylaşıma açtı. 173 bin 132 e-posta mesajı ve 30 bin 287 belgeyi içeren arşiv şirketin bütün yapısını ortaya koyuyor.
  • Suya karıştırılarak içilen vitamin ve mineral karışımlarını temel alan (böylece yemek yemenize gerek bırakmayan) karışım Soylent‘ten birkaç hafta söz etmiştim. Bu şekilde 6 aya yakın beslenen birinin izlenimlerini de paylaşmış olayım (özet: gayet memnun).
  • Katolik Hristiyanların manevi lideri Papa Francis‘in kullandığı ‘iPad-i Şerif’ Uruguay’da gerçekleştirilen bir açık arttırmada 30 bin dolara  satıldı!
  • TIME dergisi dünyanın en etkili 100 isminden oluşan listesini güncelleyerek yayımladı. Kim Kardashian ile Lei Jun başka nasıl bir araya gelebilirdi ki?

Çağın en önemli teknoloji girişimcilerinden Elon Musk oyunu Kanye West için kullanmış. Dünya nereye gidiyor??

Çağın en önemli teknoloji girişimcilerinden Elon Musk oyunu Kanye West için kullanmış. Dünya nereye gidiyor??

  • Etrafımızdakilerin yaygınlık ve / veya ucuzluğu bizde sıradanlık hissi yaratıyor. Aldanmamak gerek. Alüminyum kutulu içeceklerin üretimiyle ilgili bir videoyu 10 dakika gözümü kırpmadan izleyeceğimi tahmin etmezdim mesela. Peki tarihin en büyük pazarlama kampanyası (hilesi de denebilir) olarak şişelenmiş sular olabilir mi?

  • Sigaranın esas keyif verici maddesi nikotini sigaradaki zararlı katran, karbonmonoksit ve benzeri bileşenlerden arındırarak veren elektronik sigaraların ABD’de lise çağı gençlerdeki kullanımı patlama yapmış. Tütün üretim ve tüketimini denetleyen kurumlar yasal düzenlemeler üzerinde çalışıyor ancak süreç yavaş işliyor. E-sigaranın daha küçük yaşlarda sahip olunabilir, daha düşük maliyetli ve sigaranın yasak olduğu yerlerde içilebilir oluşu onu cazip yapan sebepler arasında gösteriliyor. Haberdeki bir diğer ilginç ayrıntı kullanımında dramatik artış görülen nargile (Zorunlu Yayın: nargile bir tütün ürünüdür. But there’s an app for that!).
  • ABD / New York’taki Bonhams müzayede evinde yapılacak bir açık arttırmada aralarında astronot kıyafeti ve uzaydan toplanan taşların da bulunduğu yüzlerce nadir parça satışa çıktı. Fiyatlar biraz el yaksa da ne kadar eşsiz olduklarını düşünerek avunabiliriz (kataloğuna göz atmayı unutmayın sakın).

Satışa sunulan modeller bile fazlasıyla göz alıcı.

Satışa sunulan modeller bile fazlasıyla göz alıcı.

  • Coca-Cola’nın İngiltere ofisi kurumsal web sitesini online dergi formatına çevirdi. Şirket yakında basın bülteni uygulamasını da kaldırarak bütün iletişim ve bilgilendirmeyi blogundan yürütecek. Lafı geçmişken çok hoşuma giden -ve pek bilinmeyen- bir web güzelliği de Türkiye’den gelsin: Merak Ettim (mesela bu site sayesinde Coca-Cola’nın yüzde 100’ünün halka açık olduğunu öğrenmiştim. Oradan araştırmaya devam edince hissedarları arasında en büyük dilimin ünlü Yatırımcı Warren Buffet‘ın sahibi olduğu Berkshire Hathaway fonu olduğunu ve şu anki CEO Muhtar Kent’in payı da yabana atılır türden olmadığını öğrenmiştim).
  • Bu satırları okuyan kaç kişi doksanlı yıllara damgasını vuran ve Microsoft’u uçurumun kenarına getiren anti-tekel davasını hatırlıyor bilemiyorum. Ama Avrupa Birliği’nin rekabet kurallarına aykırı davrandığı gerekçesiyle Google’a yönelik bu hafta başlattığı resmi soruşturmanın özü ve yaptırımları Google için en az o kadar tehlikeli bir işaret. Avrupa Parlamentosu Google’ın arama hizmetiyle diğer işlerini birbirinden ayırmasını talep ediyor (Google da kendi savunmasını hazırlıyor). ‘Suçu’ sabit bulunursa Google -yıllık işletme gelirinin yüzde 10’una denk gelen- 6,4 milyar dolar tutarında tazminat vermek zorunda kalacak .

Continue Reading →

Bu yazıya 30 yorum yapıldı.

İnsanlığın umudu kokoreç hapında

Çoğu zaman en büyük sorun yüzde 8’e düşen cep telefonu şarjı gibi geliyor ama değil. O daha çok Birinci Dünya Dertleri kabilinden. Herkesin derdi kendine elbet. Ama bilincimizin tartışmalı olduğu bebeklik çağımızda, sütünü almak için annemizin memesine saldırırken dahi farkında olduğumuz bir gerçek var: bu dünyadaki varlığımız yiyecek ve içecek bir şey bulmamıza bağlı. Ve bu her geçen gün daha da zorlaşıyor.

Kokoreç sevmeyenle ol-maz.

Kokoreç sevmeyenle ol-maz.

Kafamızı karıştıran şehir hayatı daha çok. Her köşe başında yiyecek satan bir mekan var. Su her yerde; hatta yüzlerce marka altında ambalajlanmış olarak seçmemizi bekliyor. Bütün bunlar her ikisinin de bol ve yaygın olduğu yanılgısına sürüklüyor bizi.

Continue Reading →

Bu yazıya 34 yorum yapıldı.

Haftanın Özeti: 12

Dile kolay, 11 haftayı geride bırakmışız. Günde ortalama 8-10 bin kişi tarafından okunduğuna göre sizin tarafta da bir alışkanlık yaratmış diyebiliriz sanıyorum.

Uzunluk konusunda bazı eleştiriler geliyor. Unutmayın ki bu liste 7 günün özeti. Okuduğum, gezdiğim, keşfettiğim şeyler arasında hayli seçici davranmaya çalışıyorum. Hazmı kolaylaşıralım derken içeriği yavanlaşırmak da var. Bu en büyük korkum.

Ayrıca yazı işinin eğrisi-doğrusu da yok; her hafta deneye-yanıla öğreniyoruz. Ama her buluşmamızın biraz daha doyurucu olacağına garanti veriyorum (ve şu ana kadarki bütün yapıcı eleştirileriniz ve yüreklendirici yorumlarınız için de teşekkür ediyorum).

Lafı (yazıyı) daha fazla uzatmadan 12-18 Ocak 2015 arasındaki önemli gelişmelere geçelim:

Genel Yaşam

  • 2014, tarihin en sıcak yılı olmuş. Olayın ne boyutlara ulaştığını anlamak için şu animasyona bakmanızda fayda var.
  • 39 yaşındaki Jason Barnum, bir polis memurunu öldürmeye teşebbüsten Alaska’da mahkeme karşısına çıktı. Suratını da kaplayan dövmelerinden daha da garip bir ayrıntıya da sahipti. GÖZ DÖVMESİ!!! Meğer yaygın da bir şeymiş. Allahümme salli ala…

Göz Dövmesi

  • Teknolojinin altın çağında özgürlük ve hak mücadelesi zorlu bir yol ayrımında. Kullanıcılar özgürlük alanları, devletler ise sınırsız takip ve kontrol istiyor. Charlie Hebdo dergisine yönelik terör eyleminin ardından geçtiğimiz Pazar günü Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen -3,7 milyon kişinin katıldığı- özgürlük yürüyüşüne katılan Britanya Başbakanı David Cameron, Snapchat gibi kriptolu iletişim uygulamalarını yasaklamak istediğini ifade etti. Özgürlük dediğin hamilelik gibi; birazcık olmuyor (George Orwell’in anavatanı Britanya’nın dünyanın en büyük gözetim toplumu olduğunu hatırlayalım).
  • Charlie Hebdo’dan söz etmişken, saldırı sonrası son kapağında ‘Her şey affedildi’ mesajı bazılarının kafasını karıştırdı. NY Mag da onlardan biri ve soruyor: kim kimi affediyor?
  • Bu kadar bahsetmişken Fehim Taştekin’in konuyla ilgili bir yazısını da tavsiye ederim: Charlie’nin yaz dedikleri.
  • Netflix‘in efsane dizisi House of Cards’ın 3. sezonu gün sayıyor. Ben de öyle.

  • Türkiye’de trafiğe kayıtlı araç sayısı Kasım 2014 sonu itibariyle 18 milyon 767 bin 989’a ulaştı.
  • Birçok kişi sabit telefon hizmetini sadece Türk Telekom’un verdiğini düşünüyor. Oysa onlarca alternatifi var. Ben iletişim tarafını biliyordum ama evimize, işyerimize gelen elektriği de istediğimiz şirketten alabileceğimizi bilmiyordum. Onu da bu hafta tanıştığım Dinamo Elektrik’in Kurucusu Gönen Özuysal’dan öğrendim. Dinamo Elektrik internet çağının dinamiklerine uygun iddialı, ilginç hedeflere sahip. Blogumun okurlarına da bir güzellik yaptılar. Başvuru formundaki indirim kuponu kısmına MSERDARK yazarsanız 12 ay boyunca yüzde 3 ekstra indirimli (yani toplamda yüzde 11 indirimli) kullanım imkanı tanımladılar. Bir bakın derim (hassas bünyelere not: bu şirketle herhangi bir ilgim ve bu gelirden herhangi bir payım yok).

  • Ukrayna’nın #EUROMAIDAN olaylarını temel alarak Gezi Parkı’ndan IŞİD’e siber protesto ve propagandanın yeni dil, araç ve etkilerinin analizi (Uzun fakat önemli bir yazı. İlgilisi mutlaka okusun).
  • Pepsi’nin artırılmış gerçeklik (augmented reality) tabanlı, #FutbolNow etiketli reklam kampanyası 2 milyon 400 bin etkileşim yaratmış. 1 milyon 200 bin kişi uygulamayı kullanmış. AR konusunda bir rekor.

https://www.youtube.com/watch?v=KefIe0xwD6w

  • Çakalca başlıklar atıp çektiği kullanıcıya 10 satırlık haberi 25 karelik galerilerle işkence çektiren medya çoğunuza yabancı değildir (bu özetlerde bu yüzden Türk haber kaynaklarından pek link bulunmuyor). Burak Yiğit Kaya adlı bir ‘mağdur’, (Hürriyet gazetesine özel) galeri haberleri küçük bir betikle normalleştirmeyi başarmış (ben de başka bir derdin dermanını yazmıştım zamanında). Okurun medyayı düzeltmeye çalıştığı garip bir dönemdeyiz.
  • Başlık çakallığına çözüm de basit aslında: tıklamayın. Tıklamazsanız öğrenemiyor musunuz? Öğrenmeyin. Siz öğrenmemeyi seçince onlar da mecburen düzelmek zorunda kalacak. En garantili çözüm bu. Bir başka seçim de -yukarıda paylaştığım gibi- düzen bozucu hizmetleri kullanmak. Türkiye’deki kıpırdanmalar sahiplenilse güzel bir dönemin başlangıcı olabilir pekala.
  • Biz medyasıyla, okuruyla bunlarla boğuşurken birileri de dijital çağa uyumlu ve dirençli Süper Gazeteci üstüne kafa yoruyor.
  • Yeni medya baskısının sadece gazetecilere tehdit oluşturduğu sanılıyor ama çok daha fazla tehlikeli durumdaki bir alan radyoculuk. 5 sektör lideri bir araya gelip geleceğin aydınlık ve karanlık yüzünü tartışmış. Okunası.
  • ‘EN önemli’ etkinliklerden ‘Pantolonsuz Metro Günü’ bu hafta dünya çapında ‘kutlandı’. O rezil haberci klişesiyle özetleyecek olursak ‘renkli görüntülere sahne oldu’ da diyebiliriz. İşte o görüntüler geliyor şimdi ekranlarımıza.

  • Böyle haberlerde izleyip geçiyoruz da kimse olayın aslını anlatmıyor. Pantolonsuz Metro Günü; ya da orijinal ismiyle No Pants Subway Ride, ilk olarak 2002 yılında Ocak ayında Improv Everywhere tarafından ABD / New York’ta 7 kişiyle bir şaka olarak gerçekleştirildi. Medyanın ilgisini çekince her sene dünyanın farklı ülkelerinde taklit edilmeye başlandı. Öyle bir fenomene dönüştü ki belgesellere bile konu oldu.

Continue Reading →

Bu yazıya 48 yorum yapıldı.