Bodrum Rixos Premium izlenimlerim

Tatil eskiden keşfetmekle ilgili bir kavramdı; artık değil. Bugün üstünde en az iş kadar plan, program, ön çalışma yapılan strateji kurulan bir mesele. Kalınacak otellerin, yemek yenecek mekanların, alışveriş yapılacak yerlerin; hatta alınacakların dahi önceden belirlendiği bir süreç (Türklerin tatile dair kendine has karakteristik bazı enteresan özellikleri var ki epey gözlem yaptığım bu konuyu -kimileri kırma pahasına- ayrıca yazmayı planlıyorum.

Küçükleri Paris ile tanıştırdıktan sonra Ramazan Bayramı öncesi kendimize ait bir rutini tekrarladık. Son 4 senedir bu dönemde (yazlığa geçmeden önce) 1 hafta Bodrum Rixos‘ta tatil yapıyoruz. Bu yazım da (sanıyorum artık hakkında bir şeyler yazacak kadar tecrübe ettiğim) bu mekana dair gözlem ve izlenimlerimi içerecek. İlgi duymayan burada vedalaşabilir.

IMG_20150715_210029

Bodrum Rixos’a ilk ziyaretimiz tamamen tesadüftü. Oda, yemek ve hizmet kalitesini gördükten ama en önemlisi bulunduğu koyun tarifsiz güzelliğinden dolayı tekrarlama kararı aldık. Açıkçası hiçbirinde de pişman olmadık.

Geçen yıl ayrılırken çıtlatmışlardı ama ihtimal vermemiştik; meğer gerçekmiş. Bu yıldan itibaren Bodrum Rixos Premium ‘her şey dahil’ dediğimiz tarza geçmiş. Bizi biraz tedirgin etti çünkü bu tip otellerde yemek ile ilgili üzücü anılarımız olmuştu. Ama Rixos bu konuda bir istisna oluşturmuş; hatta sanki daha bile lezzetli hale gelmişti her şey.

Benim için dünyanın  en tehlikeli şeyi: her şey dahil suşi!!! Çok iddialı değildi ama gönlümü almayı başardı.

Benim için dünyanın en tehlikeli şeyi: her şey dahil restoranda suşi servisi!!! Çok iddialı değildi ama gönlümü almayı başardı.

Bayram tatiline henüz girmemiş olmamıza rağmen neredeyse tamamen dolu olan otelde 2 sene önce gözlemlediğim personelin yetişememe durumu çözülmüştü.

Düşününce -denizini saymazsak- bizi bu mekana bağlayan iki unsur olduğunu fark ettim. Birincisi personelin her konuda sizi memnun etmek için samimi ve yaratıcı çabası. Otelcilikte Nirvana bunu yakalamakta sanırım.

Odaya girdiğinizde housekeeping görevlilerinin  havlulardan böyle küçük sürprizler yaptığını görmek bile hoş.

Odaya girdiğinizde housekeeping görevlilerinin havlulardan böyle küçük sürprizler yaptığını görmek bile hoş.

İkincisine geçmeden araya bir bilgi sıkıştırmak istiyorum. Takip edenler farkındadır; senenin büyük bölümünü konuşmalar yaparak geçiyorum. Ve neredeyse hepsi bu tip otellerde gerçekleşiyor. Yani İzmir, Bodrum, Antalya, Alanya başta olmak üzere Türkiye’de ziyaret etmediğim çok az büyük otel kaldı diyebilirim.

Rixos ile ikinci bağım gözlemlediğim nice otelin aksine bulunduğu koy ile tesisin uyumundan kaynaklanıyor galiba. Mimarı kim bilmiyorum ama tebrik ediyorum. Neredeyse her köşeden bir ağaç fışkırıyor ve bu sahilinden odalarına kadar serinlik, huzur veriyor. Tatil konforuyla beton ayrılmaz bir iki değil özetle.

Sizin de fark edeceğiniz gibi açgözlü olmak için yeterince imkana sahip bir yerleşimden söz ediyoruz. Bu ağaçların hiçbiri orada kalmayabilirdi. Ortada yer alan (beyaz) sıra yapılar otel odaları.

Sizin de fark edeceğiniz gibi normalde açgözlü olmak için yeterince imkana sahip bir alanda yer alıyor. Bu ağaçların hiçbiri orada kalmayabilirdi.

Pek çok emsali gibi Bodrum Rixos da bazı ‘bilinmeyen zenginler’in tercihi. Etrafınızda ‘bir şey olduğu belli ama nasıl olduğu değil’ türünden kişiler eksik olmuyor. Ortadoğu, Rusya, Türkiye ve ‘Türki’ devletlerden kimbilir neyin bedeli olarak ‘kazandıkları’ tatilleri, sadece Ortadoğu’da görüncek türden bir şatafatla bezemekle meşguller. Bu çabaları bazen başkalarına da dokunuyor.

IMG_20150714_110430

Bodrum Rixos’ta kumsalı kullanmak istemeyenler için 2 iskele var. Tatil yaptığımız hafta bir görgüsüz bu koca iskelelerden birini ‘kendisine kapatmıştı’. Hatanın temelinde buna izin veren otel yönetimi vardı elbet fakat sonuçta hakkımızdan mahrum kalan biz olmuştuk. Densizlik olarak nitelememin nedeni de yukarıdaki fotoğrafta gizli. Otele ait bu küçük adacıkta gördüğünüz (ve arka tarafında kaldığı için görmediğiniz) özel kabinler bu tip talepleri olanlara kiralanıyor. Her biri otel odası konforunda ve kendine ait iskeleleri var. Özel araçlar çağırdığınız an sizi istediğiniz yerine getirip götürüyor. Buna rağmen herkese açık iskeleyi kapatmak neden? Densizlik ve görgüsüzlükten.

2 gün süren bu duruma isyanımızın telafisi Kleopatra koyuyla tanışmak oldu.

IMG_20150714_110444

Burası (yukarıdaki kareyi çektiğim iskelenin de bulunduğu) normalde sadece otelin villa misafirlerine özel bir bölüm. Kumuyla, restoranıyla, iskelesiyle bambaşka bir dünya. Konumu gereği gözlerden ırak. Bir sebepten dolayı mahremiyet arayanlar için ideal (mahremiyet uğruna cankurtaran bile hizmet vermiyor).

Akşam yemeklerimizden birini bu koyda bulunan Radika adlı restoranda yedik. Müdürü (Kıbrıs aksanlı Adanalı) Mehmet Ali Bey gayet misafirperverdi. Ama esas mucize Bodrum yerlisi şefiydi. Menüsü olmayan bu mekanın servisi o gün pazardan ve denizden ne çıktıysa ona göre şekilleniyor. Biz şanslı bir gündeydik belli ki.

Bodrum Rixos Radika

İkisine de ilettim, burada da tekrarlayayım; onca yemeği aile olarak dahi yemek mümkün değil. Hepsi ÇOK lezzetliydi fakat 10 çeşit meze, birkaç ara sıcak ve deniz levreğinden oluşan bir menü ‘yorucu’ oluyor. Bunca çeşitte lezzeti tutturmak da kolay değildir; bilirim. Bodrum’a has birkaç yemeği de bu sayede tanımış olduk.

Yemek kadar keyif veren bir ayrıntı da masamızdaki manzaraydı.

Yemeklerimize eşlik eden günbatımı. Hemen önümüzde bahsettiğim Kleopatra koyu ve iskelesi görülüyor.

Yemeklerimize eşlik eden günbatımı. Hemen önümüzde bahsettiğim Kleopatra koyu ve iskelesi görülüyor.

Bir diğer akşam da hiç hesapta yokken oteldeki Uzakdoğu restoranı Aja’da yedik. Japon mutafağına aşkımı bilen bilir. Teppanyaki de asla hayır demeyeceğim bir seçenek (bilmeyenler için teppanyaki: ortasında kızgın sac yer alan özel bir masada şef yemekleri önünüzde kendine harz gösteriler eşliğinde pişirip servis ettiği bir Japon tarzı).

Açıkhavayı geçtim; böyle bir manzarada teppanyaki tecrübesi ilginç oldu.

Açıkhavayı geçtim; böyle bir manzarada teppanyaki tecrübesi ilginç oldu.

Bodrum Rixos’ta bu tecrübeyi yaşamak mümkün (oysa ben orada sadece suşi var sanıyordum). Bu sayede Ali ve Zeynep epey renkli bir şekilde Japon mutfağıyla tanışmış oldu. Mekand Filipinli şefler hizmet veriyor ve işlerinde oldukça yetenekliler. Menümüz önce birkaç çeşit roll’dan oluşan suşi setiyle başladı. Ardından miso çorba, teppanyaki seti ve tatlı ile bitti (sunumundan lezzetine kadar ummadığım bir sürpriz oldu. Adında teppanyaki taşıyıp berbat edenlere kapak olsun). Aşağıdaki 2 kısa video fikir verebilir:

Sonrasında gelerek fikrimi soran görevliye söylediklerimi burada da tekrarlayayım; normalde teppanyaki öncesinde şef deniz ürünleri mi yoksa et mi tercih ettiğimizi sorar ve yemekleri ona göre hazırlar. Burada sorgusuz-sualsiz hepsi bir arada sunulduğu. Yani teppanyaki setimiz pilav, karides, balık, tavuk ve etten oluşuyordu! Çatlamak üzereyken bıraktık. Görevli hanım bazı misafirlerin doymadığı için özellikle böyle istediğini söyledi (o nasıl açlıktır kardeşim öyle?).

Biraz deniz, biraz yemek, biraz iş, biraz uyku…

Unutmadan; ötelde bizim ufaklıkların her gittiğinde gayet keyif aldığı Rixy adlı bir çocuk kulübü var. Fakat bu sene birlikte daha fazla vakit geçirmek istediğimizden neredeyse hiç gitmediler. Çocuksuz tatili özleyen çocuklu çiftlerdenseniz onları sabahtan buradaki görevlilere teslim edip akşam 23:00’e kadar kafa dinlemek de mümkün. Biz gün boyu hiç bırakmadık ama önceki senelerde katıldıkları birkaç saatlik jimnastik, resim etkinliği ve define avı oyununlarından çok memnun kalmışlardı.

Bir de neredeyse her akşam bir canlı müzik, konser / DJ etkinliği oluyor. Pek tarzım olmadığından onlar hakkında yorum yapmayayım. Zaten neredeyse her akşamı (her şey dahil sisteme geçince ‘sonunda’ ücretsiz hale gelen) internetten aldığım güçle hafta özetleri hazırlayarak geçirdim.

IMG_20150715_210015

Sonuçta Bodrum Rixos Premium bu konspette tatil arayışındakiler için güzel seçeneklerden biri. Merak edenler olacaktır mutlaka; biz ‘Family Suite’ denen odalarda kaldık. Sormadım ama galiba düzenli müşterilerinden olduğumuz için biraz indirim de yapıyorlar. 2 yetişkin, 2 çocuk için 5 gece konaklamaya 5.000TL ödedik. Ucuz değil belki ama bence kesinlikle değiyor (Oteldeki villa misafirlerinin günlük konaklamaya 6 bin dolardan ‘başlayan’ bedeller ödediğini düşünerek avunuyorum. Tatile o kadar para verecek olsam bir süperyat kiralayıp Ege’yi dolaşırdım).

Bu kadar bahsetmişken bu yıl ilk defa tanışıp birkaç dakika sohbet fırsatı bulduğum Genel Müdür Mehmet Tulunay, Pazarlama Müdürü Funda Ateş ve Satış Müdürü Bahar Yıldırım’a; ayrıca misafir ilişkilerinden odamızı toparlayan görevlilere kadar herkese teşekkürlerimi iletirim.

Seneye belki ucuna uzun zamandır hakkında güzel şeyler duyduğum Fethiye Hillside‘ı ekleyeceğiz. Onu da ayrıca yazarım.

Sıradaki yazımda Rixos sonrası ziyaret ettiğimiz ve çok daha az bedele en az o kadar keyif aldığımız Samos Adası izlenimlerimi paylaşacağım.

, , , , , , , , , ,

28 Responses to Bodrum Rixos Premium izlenimlerim

  1. Kerem 31/07/2015 at 16:13 #

    Bende bir ilaç mumessili olarak onlarca otelde konaklama imkani buldum. Çoğu sezon dışında olan konaklamalarim hakkında gerçek bir değerlendirme yapmam doğru olmaz belki ama hangisi en iyisi derseniz açık ara Bodrum Rixos derim. Her koşulda böyle bir memnuniyet bırakmak güzel bir şey. . Katkim olsun istedim..

  2. Şahin Emre KORKUTAN 31/07/2015 at 16:16 #

    Aslında fiyat pahalı gibi duruyor ama muadillerine göre kesinlikle daha uygun.
    İyi tatiller

  3. Çağrı Mustafa ALKAN 31/07/2015 at 18:47 #

    Son derece doyurucu bir yazı olmuş ağabey. Senin ilgi alanın olmayan kısımlar hakkında görüş bildirmeme özelliğini takdir ediyorum. (DJ, gece eğlenceleri vs.)

    Bu arada Zeynep’in bilekliği yeni bir moda akımının habercisi gibi :)

  4. Ali 01/08/2015 at 01:22 #

    http://www.mserdark.com/wp-content/uploads/2015/07/IMG_20150713_194833-650×366.jpg?d72e35

    Bu fotoğraftaki dönen yuvarlak tabla, bardak ve büyük kase Ikea’dan. Şef de yazdığınıza göre Filipinliymiş.

    ‘Bilinmeyen zenginler’i” minimum maliyetle hizmet veriyorlarmış. Bari o dönen tablanın mermer olanını alsalardı. Daha havalı, daha ağır dururdu.

    • M. Serdar Kuzuloglu 01/08/2015 at 14:47 #

      Bahsettiğiniz fotoğraf açık büfe servis yapan ana restorandaki Uzakdoğu akşamı konseptinden. Filipinli Şefler ise Asya restoranında hizmet veriyor. Tesiste birçok farklı konseptte yemek mekanı bulunuyor. Biz 4 tanesini tecrübe edebildik kısıtlı zamanda.

  5. Mertcan Yalçın 01/08/2015 at 13:54 #

    Amirim bu yazıda bana reklam kokusu geldi ve sizi ilham kaynağı olarak gören biri olarak kısmen hayal kırıklığına uğramadım desem yalan olur :(

    • M. Serdar Kuzuloglu 01/08/2015 at 14:57 #

      Bu yazı reklam olsa üstüne para ödenerek yapılan dünyadaki ilk örnek olurdu. Ve emin olun hiçbir konaklama mekanı reklam olarak bu yazıdaki ayrıntıları içeren bir örneği kabul etmezdi. Dahası seyahat ve mekan izlenimi başka nasıl aktarılabilir bilemiyorum.

      Hepsi bir yana şahsen reklama yönelik hiçbir alerjim de yok. Şu ana kadar birçok reklam projesinde yer aldım; almaya da devam edeceğim. Senelerdir üniversitede o sektöre yönelik, o sektörün dilinden konuşabilecek insanlar yetiştiriyorum. Özetle sizin aksinize reklam denen alanı çok önemsiyor; kıymetli, gerekli ve ilham verici buluyorum.

  6. Barış Aslan 01/08/2015 at 16:49 #

    Reklam yapmadığınızı söyleyip reklamları övmeniz ironik olmuş. Ayrıca mekan izlenimi yazılırken otelin görmediğiniz veya kullanmadığınız kısımlara dair de ayrıntılı tanıtım yapılmaz. Bal gibi de reklam olmuş, üzgünüm.

    • M. Serdar Kuzuloglu 02/08/2015 at 00:56 #

      Reklamlara karşı olmamak her yapılanın reklam olmasını gerektirmiyor. Ayrıca yukarıdaki yazıda söz konusu mekanın görmediğim ya da kullanmadığım hiçbir hizmetine dair tek satır bilgi yer almıyor.

      Bir gün bir şeyin reklamını yaptığımda bunu şüphe duymayacağınız kadar net algılayabilirsiniz; buna emin olun. Reklam yapmak (benim için) utanılacak, gizlenecek, üstü örtülecek bir şey değil.

  7. Yahya Kemal 02/08/2015 at 18:33 #

    Hayatın her alanı paylaşıldığı zaman, daha insani geliyor bloglar. Reklam hayatımızın içindedir, sağdan soldan rahatsız edici bannerlar fırlamadığı sürece ve sonuna kadar okutuyorsa yeterlidir bilgi akışı olarak. teşekkür ederiz.

  8. murat 03/08/2015 at 00:19 #

    bence reklamdan ziyade iyi bir inceleme yazısı olmuş. başta ki satıları okuyunca bende olmamış bu haci abi desem de son cümlede fikrim değişti. ben tatmin oldum. diğer yazıları da meraklan bekliyok.

  9. bora 03/08/2015 at 10:59 #

    yazı her zamanki kadar güzel

  10. murat 03/08/2015 at 13:53 #

    bence harika bir otel inceleme yazısı olmuş elinize sağlık. Rixos lar ayrıca ücretsiz konaklatıp reklam yaptırmaz gerek duymaz. daha büyük reklam ajansları ve tur şirketleri durur iken koca turizm sektörü klasik bir blog yazarının reklamına mı ihtiyacı var ? ayrıca bu tarz reklamları az odalı butik tarzı yeni açılan oteller yapar ve daha çok magazin yazarlarına yaptırır

  11. Kerem 04/08/2015 at 17:21 #

    Amirim, mindmapping gorsellerine ve teknigine merakiniz var mi bilemedim ama Mohio Map’i deneme firsatiniz oldu mu? Evernote kullanimi icin farkli bir deneyim yasatti.

    + 41. sayida yer alicaktir mutlaka, LEGOLAND Discovery Center acilmis Bayrampasa’ya.

  12. Sinem 04/08/2015 at 21:01 #

    Amirim inceleme için teşekkürler. Nedense Bodrum’a karşı alerjim var. Yıllardır sadece Fethiye ve Marmaris e gidiyorum. Hillside dan sonra D-Hotel Maris’i de bi deneyin derim.

    • M. Serdar Kuzuloglu 05/08/2015 at 12:32 #

      D-Hotel Maris çocuk kabul etmiyor diye duydum. Bir de ‘aşırı pahalı’ söylentileri dolanıyor. Bilemedim.

      • Sinem 07/08/2015 at 19:17 #

        Evet amirim 6 yas altını kabul etmediklerini söylüyorlar ben etrafta hiç cocuk görmedim ancak duyduguma göre unlu bir çocuksanız durum değişebiliyormuş. Fiyat benim icin de normalde yüksek çünkü konsept oda kahvaltı. Ancak 1 hafta başka yerde geçirmek yerine 3 günümü burada geçirmeyi tercih ediyorum. O 3 gün, kalan 362 gün 6 saat 9 dakika 9.55 saniye beni idare ediyor :)

  13. Mustafa Furkan 05/08/2015 at 14:40 #

    Ben başlığı görünce reklam sandım ama okuyunca reklam olmadığını anladım ki böyle reklam olmaz zaten. Bazen sanırım ön yargılar bizi iyce esareti altına alıyor ve yorumlarımız da “kesin benim düşündüğüm gibidir” safsatası ile devam edip gidiyor. Rixos’u kurulumundan beri takip ediyorum. Türkiye’ye bu sektörde çağ atlatacaklar gibi :) Yazı için ayrıca teşekkürler. Reklam (!) olsa bile :))

  14. f.u! 11/08/2015 at 09:38 #

    2011 yılındaki rixos bodrum ziyaretimiz sırasında otelin kapanma haftasına denk gelmemize rağmen hizmet kalitesinde bir falsoyla karşılaşmadık, hatta artıları bile olmuştu. rixos anltalya otellerine göre bodrum’un kalitesi bence daha iyi ama bodrum yarımadasında çocuklarla ille de bir herşey dahil otel olacaksa voyage’ı tercih ederim.

  15. Espa 17/08/2015 at 13:36 #

    Elinize sağlık güzel bir yazı olmuş!….

  16. mus+afa 20/08/2015 at 23:32 #

    Samos Adası izlenimlerinizi ne zaman paylaşacaksınız? Yaz dönemi bitiyor ve belki gitmeye karar verebilirim. Merakla bekliyorum

  17. maho 10/09/2015 at 10:18 #

    hayat size güzel :)
    biz geceliği 150 tl yi aşmayacak otel bulup bodruma gidebilirsek öpüp başımıza koyuyoruz.
    5000 tl ye tatil mi olur yaw?

  18. toyotatr 15/09/2015 at 13:07 #

    Selamlar,
    Yazıyı inceledim. Buna benzer bir tatil deneyimini bende 11 aylık bebeğime Antalya Rixos Premium’da bu yaz yaşadım. Sizinkine nazaran daha mutlu mesut ve birden fazla jest yapılmış şekilde ayrıldım diyebilirim. Ayrıca Bodrum’un çocuk dostu olup Antalya’nın çocuk+bebek dostu olmasının da seçimimizi etkileyen şeylerden biriydi. Rixy Club ile ilgili bebek bakım saatlerinde sabahtan akşam 23.00’a kadar olmadığının arada mola saatleride olduğunun bilgisini ileteyim. Sabah bırak akşam al değil. Gitmeden oteli arayıp saatleri öğrenmenizde fayda olacaktır. Otelde tüm personeller sizinle çok ilgili. Personelin o an işi olsa bile, sizin sorduğunuz sorunun cevabını bilmese bile sizi yönlendirmek için ilgili kişinin yanına kadar götürüyor. Normalde bu tarz herşey dahil ve müşterilerinin deli gibi sömürdüğü bu tarz ortamlarda müşterinin sorunlarını çözebilmek için kaçarlar ancak personel tam tersi gözünüzün içine bakıyor. Birde ödüllendirme sistemi otelde çok önemli. Dönüşte feedback verirken kişilerin isimlerini bildiriyor olmanız bu konuda onlar için prim sistemine doğrudan etkili Ben 4 gece 5 gün için 3600 TL ödedim. Daha önceden Rixos misafiri olduğum için girişte free upgrade yaptılar birde memnuniyet adına tekne gezisi hediye ettiler. Sorunsuz “herşey dahil” konsepti olup çocuklu aileler için kaçmaz bir fırsat diyemem ama herkesin gülerek döndüğü bir mekan diyebilirim. Antalya tarafı geçen sene yenilendiği için yeni Aquapark ve yenilenmiş alanlarıyla, etkinlikleriyle, survivor alanıyla herşeyi ile sizleri tatmin ediyor. Meksika ile İtalyan alacartlarını tavsiye ediyorum. Bunlarda ücretsiz ancak randevu ile çalışıyorlar. Oda kartınız ile kiosklardan randevuyu alabilirsiniz. Akşam eğlenceleri konusunda da tüm eğlenceler konseptli olduğu için parti modunda oluyor. Mesela 80’ler partisi, köpük partisi, çılgın nostaljiler vs gibi. Ancak uzaklardan gelen bir itiraf…. 5 günden sonra herşeyi tükettiğiniz için artık sıkıcı gelmeye başlıyor.

  19. ali uygar 20/09/2015 at 21:54 #

    SERDAR BEY ,

    Sanırm bu yazınız pardon reklamınız sayesinde seneye % 50 indirim alırsınız.

  20. Elazığ Teko İlaçlama 26/09/2015 at 23:44 #

    Güzel bir yere benziyor anlatım için teşekkür ederim.

  21. Ozgur Cosar 16/11/2015 at 04:06 #

    Amirim elinize sağlık. Büyükler sahil kenarına yerleştiğinden bu yana çocuklarla otele gitmeyi bıraktık, ama anlattıklarınız pek keyifli görünüyor. Fiyat ise günlük 1000 TL’ye denk geliyor ki ucuz değil belki ama tahmin ettiğim kadar pahalı da değil. Her şey dahil sistemli otellerden uzak durmak sağlık açısından şart gibi geliyor bana gene de. Sonuçta para yüksek olsa da sunulan ürünlerin kalitesinden hep kuşku duyuyorum bu tarz yerlerde.

  22. Seorative 17/02/2016 at 02:02 #

    Ben bodrumda yaşıyorum. Rixos sanırım güvercinliğe doğru giderken solda kalıyor. Girişi görkemli bir giriş olmuş. Oraya gitmek henüz nasip olmadı ama yazınızdan sonra gitmeyi daha çok istedim. Bazı şeyler bende merak uyandırdı.

  23. Highlift 17/02/2016 at 20:22 #

    Oldukça bilgilendirici bir yazı olmuş, gerçekten dikkat edilmesi gereken ince ayrıntıları da yakalayıp hazırladığınız sunumu okurken büyük keyif aldım. Paylaşım için teşekkürler, devamının gelmesini umuyorum :)

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim