Haftanın Özeti: 40

Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Şaka-maka özetlerin kırkı çıktı! Daha da güzel şeyler gelecek; az sabır :)

Her deniz / havuz döneminde aklıma geldikçe hatırlatmaya çalışıyorum: suda boğulmak filmlerde gördüğümüz gibi gerçekleşmiyor. Nasıl bir şey olduğunu bilmeyen birisi yanıbaşında boğulan birini bile fark edemeyebilir.

Boğulan birinin elini kolunu havaya kaldırıp yardım isteyeceğini sanıyoruz ama asla öyle olmuyor. Çünkü vücut öncelikle nefes almaya programlı. Boğulma riskinde bağırmak, yardım istemek yerine sürekli derin nefesler almaya çalışıyor. Ayaklar da içgüdüsel olarak yere değip zıplamaya çalışıyor (değmiyorsa iyice batıyor).

Şimdi aşağıdaki havuz videosuna izleyin. Bakalım boğulmakta olan kişiyi seçebilecek misiniz?

(Lütfen bu tip bilgileri kendi mecralarınızda paylaşarak etrafınızı bilinçlendirin)

Genel Gündem

  • 2 yıl önce radardan kaybolan ve bir daha izine ulaşılamayan MH370 sefer sayılı Malezya Havayolları’na ait Boeing 777’ye yönelik araştırmalar sürüyor. Bu hafta Hint Okyanusu üstündeki bir adada ortaya çıkan kanat parçasının bu uçağa ait olabileceği iddia edildi. Havacılık tarihinin en büyük gizemlerinden biri haline gelen MH370 hakkında teorilerin de sonu gelmiyor.
  • Garip ötesi haberlerden biri: Çin’de dünyanın dört bir yanından topladığı eski iPhone’ların anakartlarını kendi ürettiği sahte dış kapaklara yerleştirerek yeni iPhone gibi satan fabrika  kapatıldı. 20 milyon dolar değerinde 41 bin sahte iPhone üreten ve yüzlerce kişinin çalıştığı fabrikada ayrıca 1 milyon adetten fazla sahte aksesuar üretildiği tespit edildi. Henüz satılmamış bin 400 sahte telefona el kondu. Üretilen telefonların büyük bölümünün yabancı ülkelere satıldığı ortaya çıktı.

HTB1NfRiGXXXXXcBaXXXq6xXFXXXc

Continue Reading →

Bu yazıya 31 yorum yapıldı.

Bodrum Rixos Premium izlenimlerim

Tatil eskiden keşfetmekle ilgili bir kavramdı; artık değil. Bugün üstünde en az iş kadar plan, program, ön çalışma yapılan strateji kurulan bir mesele. Kalınacak otellerin, yemek yenecek mekanların, alışveriş yapılacak yerlerin; hatta alınacakların dahi önceden belirlendiği bir süreç (Türklerin tatile dair kendine has karakteristik bazı enteresan özellikleri var ki epey gözlem yaptığım bu konuyu -kimileri kırma pahasına- ayrıca yazmayı planlıyorum.

Küçükleri Paris ile tanıştırdıktan sonra Ramazan Bayramı öncesi kendimize ait bir rutini tekrarladık. Son 4 senedir bu dönemde (yazlığa geçmeden önce) 1 hafta Bodrum Rixos‘ta tatil yapıyoruz. Bu yazım da (sanıyorum artık hakkında bir şeyler yazacak kadar tecrübe ettiğim) bu mekana dair gözlem ve izlenimlerimi içerecek. İlgi duymayan burada vedalaşabilir.

IMG_20150715_210029

Continue Reading →

Bu yazıya 21 yorum yapıldı.

Çocuklar için Paris

Fransa’nın başkenti Paris dünyanın en çok turist çeken şehri. (Sadece 2014 yılında 22,4 milyon gezgin ağırlamış. Karşılaştırma açısından; aynı sene Türkiye ülke toplamında 36 milyon 800 bin turist çekmiş).

Merkezi açısından düşünürsek yürüyerek bile gezebilecek kadar küçük bir şehir olmasına rağmen Paris her ziyaretinizde size bambaşka keşifler sunacak kadar bereketli. Müzeleri, katedralleri, kafeleri, mağazaları, birbirinden seçkin -ve uygun fiyatlı- restoran ve otelleriyle ziyaretçilerinin bekleyeceği her şeye fazlasıyla sahip.

paris-sun

İşim gereği Paris’e defalarca gittim. Bulduğum her boşlukta -sıkışık zamanlarda da olsa- Eiffel Kulesi, Louvre, Orsay ve diğer birkaç popüler müzeyi Champs-Élysées (ya da ‘Türkçesiyle’ Şanzelize), Notre Dame  gibi klasik rotalarının neredeyse tamamını ziyaret etme fırsatı buldum. Ama bu yaz bambaşka bir senaryo vardı: çocuklarla Paris (aynı zamanda Ali ve Zeynep’in ilk yurtdışı seyahati).

Çocukla yurtdışına seyahatte ilk adım pasaport. Eski düzenlemede 15 yaşına kadar çocuklar anne ya da babalarının pasaportuna kaydedilebiliyor, dolayısıyla ayrı bir pasaport almaya gerek kalmıyordu (ama o durumda esas pasaport sahibi olmadan çocuklar giriş-çıkış yapamıyordu). Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’nin yeni düzenlemesi gereği yaşından bağımsız her birey pasaport sahibi olmak zorunda. Hatta 7 yaşından büyükler parmakizi de veriyor. Özetle çocuklarınızın pasaportu yoksa, paraları hazır edip başvurun. Biz bu konuyu daha önce halletmiştik, vize almak yeterli oldu (vizeyle ilgili anlatacak çok özel bir şey yok. Detaylar ve çilesi malum).

Continue Reading →

Bu yazıya 18 yorum yapıldı.

Haftanın Özeti: 39

Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Tatilim internetin her şeyden daha az olduğu ortamlarda sürüyor. Ekranlardan, sosyal medyadan ve gündemden alabildiğine uzak geçen her gün beni biraz daha huzur ve enerjiyle dolduruyor. Hele ülkeden birkaç kulaç uzaklaşınca –en umulmadık yerde dahi– keyif, coşku daha da bir katlanıyor.

İstanbul’daki balkonsuz evimizin ukdelerinden dolayı yazlığımızın balkon ve bahçesi ana yaşam alanım. Geçen gün verandada döke- saça yenen öğle yemeklerimizden birinde Ali ve Zeynep nazlanınca tabaklarından bir pirinç tanesini yere attım ve seyretmelerini istedim. Göz açıp kapayıncaya kadar yüzlerce karınca bizimkilerin burun kıvırdığı pirincin başına üşüşüp yuvalarına taşımak için ibretlik bir çabaya girdi. Bu kıssadan hissenin bize hediyesi ise işlerini bitirene dek -ki bu saatler sürdü- üstlerine basmadan eve girip-çıkabilmek için türlü çeşit akrobasi yapmak oldu.

Biz karıncaları ezmeden evimizde hareket etmeye çalışırken birileri, bir sebeple 32 insanı patlatarak havaya savurdu. Çok daha fazlasını da ruhen ve bedenen yaralı bıraktı. O bedenler tek parça halinde yaşamaya devam etseydi belki ileride birimizin derdine derman olacak ya da bu ülkenin kaderini değiştireceklerdi. Belki de hepsi çok fena insanlardı. Hiçbirinin önemi yok artık. Çünkü öğrenme şansımız kalmadı. O planı yapanların böyle merakları da yoktu zaten.

32 insan ‘canları pahasına‘ kendileriyle hiç alakası olmayan bir senaryonun aracı oldular.

Bu vesileyle böyle kalleşçe bir yöntemle, vahşice hayatını kaybedenlere dahi -nasıl oluyorsa- üzülmeyi beceremeyenlerle karşılaştık (bir kere daha). Tarafçılık kimilerini insanlığından mahrum bırakmış. Bunun yükü hepsinden ağır.

Bu yüzden bu haftaki özet (en azından benim için) biraz daha anlamlı. Kendine böyle düzen ve yöntemleri reva görenlerin; yaptıkları, destekledikleriyle günün sonunda aslen kimin ekmeğine yağ sürdüğünden habersizlerin devranında dünyanın geri kalanında neler olup bitmiş bir bakalım.

Üzülelim mi yoksa bir yerlerde umudun her şeye rağmen varlığını sürdürüyor oluşuna sevinelim mi siz karar verin.

Genel Gündem

  • Hemen her fırsatta dile getirdiğim, konuştuğum, yazdığım bir konu: dünyada tahminlerin ötesinde fazla kilolu; hatta obez insan var ve sayıları artmaya devam edecek. ‘İdeal kilo’ modern zaman fantezisinden öte bir şey değil. Fakat doğada üstüne bir şeyler giyinmek zorunda olan tek canlı türü olan biz insanlara yönelik kılık-kıyafet tasarlayan markalar sanki bundan haberdar değil gibi. Dar kesimler, küçük bedenden ibaret seriler… Neyse ki işler yavaş yavaş değişiyor. Çünkü paranın kokusu tatlı geliyor (kilolu ve şık olmak isteyenlerin pazarı sadece ABD’de dahi 9 milyar dolarmış mesela).

kilolu-giyim

Continue Reading →

Bu yazıya 17 yorum yapıldı.

Haftanın Özeti: 38

Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Geçen haftaki hatırlatmamı yinelemek isterim: İnternetin 512kbps hızında olduğu (yarım megabit de diyebiliriz) ve paylaşıldığı bir ortamda tatildeyim. Dolayısıyla gündemi hem kafa hem de teknik olarak ‘düşük randımanlı’ takipteyim. Birkaç hafta daha bu ayarda devam edeceğim.

Hepinize iyi bayramlar, iyi dinlenmeler.

Genel Gündem

  • Uyuşturucu baronlarıyla az-çok bilgisi olan için Pablo Escobar ismi kesinlikle yabancı değildir (bilenin de unutması mümkün değildir). Latin Amerika’nın -ve aslında yerkürenin- Escobar sonrası en büyük uyuşturucu baronu olarak kabul edilen El Chapo (bodur) lakaplı Joaquín Guzmán Loera (60), mahkum olduğu Meksika’nın en güvenli hapishanesinden kazdırdığı tünelle firar ederek bir kere daha sırra kadem bastı. 1,5 kilometreye yakın akılalmaz tünel için çıkartılan tonlarca hafriyatın nasıl olup da kimsenin dikkatini çekmediğiyse merak konusu. Aşağıda hücresinin güvenlik kamerasından kaçış anını izleyebilirsiniz.

  • Avustralya’da tehlikeli koşullarda çektiği fotoğraflarla Örümcek Adam olarak nam salan fotoğrafçı Instagram’da kullandığı cihazları paylaşınca hapse atıldı! 24 yaşındaki Bryce Wilson’ın kullandığı 15 bin Avustralya dolarlık setinin bir başka fotoğrafçının evinden çalındığı ortaya çıktı.

2A226F1800000578-3153049-image-a-31_1436334859307

  • Tenis ile pek ilgili değilim ama izlediğim birkaç maç bana fazlasıyla sıkıcı geldi. Ses çıkartmak yasak, oturmak-kalkmak yasak, fotoğraf çekmek yasak, sadece sayı-servis arası ne yaparsan yap ya da set arasını bekle. Seyircinin bu kadar gereksiz bir ayrıntı olduğu spor dalı bana fazlasıyla garip geldi. Televizyondan izlemek çok çok daha keyifli (aynen golf ve Formula gibi). New York Times gazetesiyse çok farklı bir yanına değinmiş. Tenisle ilgili olan-olmayan herkesin ilgisini çekeceğine eminim. Servis kullanırken rakibin karşılamak zorunda olduğu topların inanılmaz sürati. Şuradaki videoyu izleyin lütfen.

Continue Reading →

Bu yazıya 25 yorum yapıldı.

Haftanın Özeti: 37

Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Bu ve önümüzdeki hafta paylaşacağım özetleri ‘tatil özetleri’ olarak okumanızı rica edeceğim. Benim için epey yorucu geçen bir dönemin ardından biraz kafa dinleme haline geçmiş bulunuyorum. Bulunduğum yerde internet bağlantısı nimetten sayılıyor. Dolayısıyla ben de gündemi ‘gözümün ucuyla’ takip ediyorum.

Pili tüketmeden en kısa sürede şarjımı doldurup 10 kaplan gücünde yeniden sahalarda olacağım! (Hafta özetleriyle ilgili çok güzel gelişmelerin elinin kulağında olduğunu da çıtlatmış olayım. Artarak devam eden ilginize ÇOK teşekkür ederim).

Genel Gündem

  • Okul hayatının vazgeçilmez klişelerinden biri de “bunlar gerçek hayatta ne işimize yarayacak?” sorusudur. Quora’da ‘1 dakikada öğrenilecek ve hayat boyu faydalı olacak bilgiler‘ başlığını görünce aklıma geldi. Cevaplarda akla gelen-gelmeyen birçok konuda güzel cevaplar var. At fava!
  • Yukardakini seven şunu da sevdi: Bir şeyler öğrenebileceğiniz 37 site.
  • Görülmedik bir ekonomik krizle boğuşan Yunanistan’da halk ‘endişe alışverişi’ne başladı. Büyük ekran televizyonlar, Apple bilgisayarlar, Playstation oyun konsolları gibi ilginç bir kategoriye belirgin bir yönelim var. Sorulduğunda gerekçe olarak “alabilirken alalım, ilerde alamayacağız” şeklinde cevaplar alınmış.

Greek_flag_by_Stathis-800x500_c

  • Yine Yunanistan kriziyle ilgili ilginç bir girişim de haftalık özetlerde istisnasız her hafta bir örneğini paylaştığım kitle fonlama alanında yaşandı. Londra’dan Thom Feeney tarafından başlatılan kampanya Yunanistan’ın borcunu ödemek için bir bağış topladı. Açıklamasına göre 1 milyar 600 milyon euroluk borç her Avrupalı 3 euro verse kapanabilecekti. Bunun olmayacağını belliydi ama toplanan bağış 2 milyon euroya yaklaştı. Hiç de yabana atılır türden değil (kampanyaya katılanlara sunulanlar da ilginç: Başbakan’a kartpostal, Yunan salatası, uzo, şarap, yemek sepeti ve 2 kişilik Yunanistan tatili).

Continue Reading →

Bu yazıya 16 yorum yapıldı.

Haftanın Özeti: 36

Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Genel Gündem

  • Üstündeki gizem perdesi hala tam olarak aralanmayan Wikileaks sitesi ele geçirip sızdırdığı bilgilerle dünyanın yönünü değiştirdi. Neden sadece bazı bilgilerin sadece bir kısmını ve sadece kendi istediği sırada ve istediği mecralarda yayınlattığı tartışma konusu olsa da sonuçta tek bir gerçek mağdur yarattı: Kurucu ve Sözcüsü Julian Assange. 2012’den bu yana sığındığı İngiltere’nin Başkenti Londra’daki Ekvador Büyükelçiliği’nde adı konmamış bir hapis hayatı yaşıyor. Assange bu hafta Fransa Başkanı François Hollande’a yazdığı bir mektupla sığınma istedi (gibi). Hollande ise “bu iş böyle olmaz, sığınma gerektiren acil bir durumun da yok” diyerek reddetti. Bunun üzerine Assange “ben zaten sığınma istememiştim” dedi.
  • Lafını etmişken bilgileri tazeleme adına Wikileaks’in amacı ve çalışma yöntemleri hakkında önemli bilgiler içeren -bizzat Assange tarafından aktarılan- aşağıdaki TED sunumunu izlemenizi tavsiye ederim (Türkçe altyazılı).

  • Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi bu hafta düzenlediği basın toplantısında ‘yerli’ üretimi desteklemek adına eşdeğeri bulunan ithal elektronik ürünlere yüzde 30‘a varan ek vergi konulacağını açıkladı. Yani mesela ‘yerli’ bir tablet üreticisi varsa iPad’e ek vergi konacak. Ama iOS yüklü yerli tablet ihtiyacımızı kim karşılayacak orası muamma. Yerli adı altında üretim yapan firmaların neyi ne kadar yerli yaptığı da öyle. Çoğunuzun tahmin ettiği gibi burada amaç üreticiyi korumak değil, devlete ek gelir yaratmak. Türkiye gibi gelirini ancak dolaylı vergilerden toplayabilen devletlerin direnemeyeceği kadar büyük bir pazar. MOBİSAD pazarın yüzde 20 daralacağını iddia ediyor ama bence hiçbir şey değişmez. 5 bin lira da olsa bir öğün az yemek yer yine de alırız ;) Bu memleket neler gördü. Göbek atana kadar devam.

Continue Reading →

Bu yazıya 30 yorum yapıldı.

Haftanın Özeti: 35

Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Genel Gündem

  • Türkiye ile pek ilgisi yok ama bahsetmemek imkansız: ABD bu hafta eşcinsel evliliği anayasal hak olarak kabul eden ülkeler arasına katıldı. Evet (Twitter’ın yorumuyla ‘sevgi kazandı‘). Emsalleri arasında epey geç kaldığı söylenebilir ancak ABD’nin hristiyan dünyasının en muhafazakar ülkelerinden biri olduğunu hatırlatmış olalım. Başkanlık Ofisi Beyaz Saray dış cephesini  eşcinselliği temsil eden gökkuşağı renkleriyle ışıklandırdı ve profil görsellerini de aynı şekilde güncelledi. Sosyal medya hesaplarından gelişmeyi ‘Amerika çok gurur duyuyor olmalı‘ şeklinde duyurdu. Rüzgarı kaçırmak istemeyen VISA’dan Google’a kadar geniş yelpazedeki markalarda dahi yansımaları oldu. ABD Başkanı Barack Obama’nın konuşması konuyu çok güzel şekilde özetliyor. Tam bu noktada bir an durup düşünelim: birbirini evlenecek kadar seven insanları engelleme hırs ve cüreti garip değil mi?  Herkesin sadece kendinden sorumlu olduğunu ve hepimizin sadece kendi tercihlerimizden sorumlu tutulacağını unutuyoruz. Birbirini diri diri kesecek kadar nefret dolanlardansa sevgiye ve aşka inananlara sığınırım.

  • Pek bilgili olduğum bir konu değil ama merak edince öğrendim ki şu meşhur LGBT (Lezbiyen, Gay, Biseksüel ve Transeksüel) gökkuşağı bayrağı Vietnam Gazisi bir striptiz dansçısı (ve gay) Gilbert Baker tarafından 1978 yılında tasarlanmış.

OrdinanceAgainstRainbowFlagDraftedinLouisianna070713

  • İlgili olarak: Amerika kıtasında aynı cinsiyetle evlilik konusuna en sıcak bakan ülke yüzde 71,1 ile Kanada, en soğuk bakansa yüzde 5,1 destekle Jamaika. Buyrun detaylara.

Continue Reading →

Bu yazıya 26 yorum yapıldı.

Haftanın Özeti: 34

Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Genel Gündem

  • Türkiye Cumhuriyeti siyaset tarihinin en önemli siyasi oyuncularından Süleyman Demirel böbrek, kalp ve solunum yetmezliği sebebiyle tedavi gördüğü hastanede 91 yaşında hayata gözlerini yumdu. Demirel bugünün gençlerinin mutlaka tanıması gereken bir figürdü. Sağcılara cinayet işliyor demedi (binaenaleyh) dünü dün; bugünü bugün saydı ve her sorunun çözüm anahtarını hediye etti. Unutulmaz tespiti sizin de kulağınıza küpe olsun: meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz (hoşluk olsun diye bir videosunu ekleyeyim derken aklıma geldi. Bu ülke eskiden böylesi yabani değildi. Siyasetçisi de futbol taraftarı da rakibiyle yan yana gelir, uygarca üstüne düşen rolü yerine getirirdi. Değişmeyenler de yok değil; dertler bitmiyor, konular değişmiyor! İzleyin, görün).

  • Asker uğurlama kadar garip bir diğer huyumuz da gerdek öncesi damat sopalamak. Kocaeli’ndeki bir düğünün 10 kişilik uğurlama heyeti gerdek öncesi olaya kendini öyle bir kaptırdı ki damat yediği dayaktan ötürü baygın halde hastaneye kaldırıldı.

Continue Reading →

Bu yazıya 17 yorum yapıldı.

Haftanın Özeti: 33

Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Genel Gündem

  • Futbolda şiddeti engellemek adına Brezilya rakip takım taraftarlarını yanyana oturtma kararı aldı. İşyerinde, okulda, hastanede bir arada olabiliyorlarsa tribünde neden olamasınlar?

brezilya

  • NASA, küresel ısınmanın gidişatına bakarak 2100 yılında dünyanın falına baktı. 21 iklim modelini kapsayan öngörüde atmosferde biriken sera gazının sonuçları gözler önüne seriliyor.
Haritadaki renklerin anlamını sanıyorum açıklamama gerek yok.

Haritadaki renklerin anlamını sanıyorum açıklamama gerek yok.

  • ABD’nin Virgina eyaletinde üniversite eğitimi gören 17 yaşındaki Ali Şükrü Amin Twitter hesabından terör örgütü IŞİD için Bitcoin cinsinden para yardımı toplanması için bir sistem kurduğu ve buna yönelik propaganda yaptığı gerekçesiyle tutuklandı. Amin’in 15 yıl hapsi isteniyor.

Continue Reading →

Bu yazıya 21 yorum yapıldı.