Bir çuval incir…

twit01

Bu yazı Twitter’da sebep olduğum (mazereti olmayan) bir iletişim kazasını açıklamaya çalışacak. Bu durumla uzaktan yakından alakası olmayan iki acı tecrübemden biliyorum ki yazacaklarım birçokları için bir şey ifade etmeyecek. Hatta çoğu okumayacak bile. Öyle de olsa burada herkesin huzurunda kendimi ifade etmek boynumun borcu.

Yukarıdaki mesajı yazma sebebim Gezi Parkı’na yönelik yazdığım bir Twitter mesajı. Birazdan göreceksiniz. Ama öncesinde şahsen Gezi Parkı ve bağlantılı eylemler konusunda ne düşündüğümü anlamak isteyenler için birkaç link paylaşmak istiyorum. Amacım “şunu yaptım, bunu yaptım” demek, kendimi savunmak, böbürlenmek asla değil. Fakat bunlara bakmadan çizeceğim resmin önemli bir parçası eksik kalacak. Tercih yine de sizin.

Blog yazılarım:

Radikal’deki köşe yazılarım

Hazırladığım ve katıldığım bazı televizyon programları (Videoları)

Storify derlemelerim

Özetle bütün bu acı verici süreç dahilinde kimi zaman eylem alanında bulunarak, kimi zaman bilgisayar başında derlediklerimle bu süreci kayda geçirmeye, fikirlerimi paylaşmaya ve şiddetten uzak bir çözüme yönelik arayışlarda bulunmaya gayret ettim. Bunun için kimi zaman gaz solumak, kimi zaman sokak aralarında koşuşturmak, kimi zaman bilgisayar başında saatlerce fotoğraf, video derleyip yazı yazmam gerekti.

Kalan vaktimde de sosyal medya hesaplarım üstünden bir şeyler paylaşmaya çalıştım (Twitter mesela: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14… Diğerlerini yine Twitter profilimden takip edebilirsiniz).

Bütün bunlar karşılığında ne sıkıntılar çektiğimi bilen çok az kişi var. Özellikle TRT Haber’de kendi programımızda bu konuları işlerken daha birçok haber kanalı olaydan söz etmiyordu bile. O ekrandan polislere vatandaşa insaf etmelerine yönelik anonsu yaparken TRT’deki son yayınımızı yaptığımızı düşünüyorduk. Ama öyle olmadı. Bir sonraki hafta da…

Bihaber olan, bertaraf olur

Bunları aklımızın bir kenarında tutup bugüne gelelim.

Takip eden bilir; ben bu bloga çok özeniyorum. Hayatta en çok emek verdiğim şeylerden biri. Ancak son zamanlarda yazdığım her yazıdan sonra okumaya gelenlerin yükünü kaldıramayan sunucum çöküyor, kimse yazanları okuyamıyordu.  Bu konuda son dert yanışımda Bahadır Arslan sunucuyu Radore’ye taşımayı teklif etti. Kabul ettim ve o dakikadan itibaren arka planda 6 kişilik bir ekiple 2 gün boyu neredeyse durmaksızın çalıştık. Bu arada hiç uykusuz 2 TV yayınına katıldım, dönüp yine bilgisayar başına kuruldum. Bir sürü yeni ayar, bir sürü yeni sorun çıkıyordu…

Bu süreçte (doğal olarak) ne televizyon açtım, ne bir haber sitesi ziyaret ettim, ne de radyo dinledim. Dünyadan habersiz kan çanağı gözlerle, ekran başında IP, DNS, cache, Apache ayarları içine gömülmüş hosting şirketiyle eposta üstünden yazışıyorduk.

Tam bu sırada İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bir basın bülteni düştü önüme (düşmez olaydı). Garip geldi ve paylaşayım dedim. Yukarıda linkini verdiğim birkaç TV yayınında dediğim gibi paylaşırken içimden “keşke bütün bu canlar kaybolmadan, bunca acı çekilmeden o parka sahip çıksaydık”, “o park ya da başka bir şey ölenlerin canından daha değerli değildi asla” diyordum.

Twitter - mserdark- İstanbul Büyükşehir ...(1)

Verdiğim link, basın bülteninin bir kopyasıydı. Bir gün önceki Suç ve Delil programındaki cümlemi tekrarlıyordum içimden: böyle olması için bunca cana gerek var mıydı? Ama o kafaya öyle bir cümle yazdım ki…

twit03

Ardından bültenin ekinde bir fotoğraf da olduğunu fark edince, onu da ekleyeyim dedim.

Twitter - mserdark- 4 ölü, 60'ı ağır 7 bin ...

Bunları yazarken Ankara’daki destek eylemlerinde hayatını kaybeden Ethem Sarısülük’ü vuran Polis Memuru A.Ş.’nin serbest bırakıldığından haberim bile yoku. Zaten bu mesajımın da amacı bahsettiğim gibi yaşananları örtbas etmek değil, durumun garipliğini ortaya koymaktı.

Yarım bıraktığım işe dönmeden önce Twitter’a gözucuyla bakmamla önce bir gariplik olduğunu, ardından hayatımın en aptalca şeylerinden birini yaptığımı fark ettim. Olayların en sıcak anında, olaylardan en habersiz ben adeta bir paratoner gibi bütün kin, nefret ve öfkeyi üstüme çekmiştim. Gelen küfür ve hakaretlerin haddi hesabı yoktu. Üstelik arka arkaya paylaştığım mesajların sadece birisine odaklanılması da işi iyice açıklanamaz hale getiriyordu.

Birçok şeyi kaybetme pahasına yazdığım, konuştuğum, hükümete şikayet edildiğim, kovulmam için bin türlü kumpasın kurulduğu her şey bir anda buhar olmuş gitmişti. Yapmaya çalıştığım açıklamalar da fayda etmiyordu.

“Birileri yaralandı, öldü ama park da güzel oldu helal olsun belediyeye, hükümete. Haydi geçmiş olsun” demişim gibi bir algı çıkmıştı ortaya. Öyle okumak isteyen için bu mümkündü elbet. Ama yine de beni iyi-kötü takip eden birinin böyle bir söylemin bana her şeyiyle ters düşeceğini bileceğini sanıyordum.

Yaptığım hata kadar bu insanlık dışı fikrin bana yakıştırılmış olmasına üzüldüm.

İnsanların asıl öfke duyduğu odaklar dokunulmaz, ulaşılamaz, uzlaşmaz bir algıya sahip. Bu yüzden o odakları temsil ettiği, tarafını tuttuğu sanılanlar bile coşkulu bir infaza kurban gidiyor. O yafta bir kere boynunuza asıldı mı gayrı her şey faydasız. Bütün gözler, kulaklar kapanıyor.

Hiçbir çaba sonuç vermeyince önce yanlış anlaşılan sözlerimden dolayı özür diledim. Mesajları silip blogumda bir açıklama yazacağımı, belge olarak saklamak isteyenlerin ekran görüntülerini almasını söyledim. Ve okuduğunuz bu açıklamayı yazmaya koyuldum.

İşte içimi kanatan olayın özeti budur.

‘Acımasız’ eleştiri sahiplerine birkaç bilgi

  • Ben TRT memuru değilim. TRT’den maaş almıyorum. Sadece orada bir program hazırlayıp sunuyorum. Çok sevip, özenle emek verdiğim o programla var olmadım, onunla yok olmayacağım.
  • Bütün profil bilgilerimde yer alan ‘İnternet Ekipler Amiri’ lakabının açıklamasını yine bütün profil sayfalarımda bir linkle veriyorum ama bazıları nedense anlamamakta ısrar ediyor (ya da okumuyor).
  • Yukarıdaki linkte özellikle yazdığım ve belki binlerce defa tekrarladığım gibi ben Sosyal Medya Uzmanı  değilim. Hiçbir zaman böyle iddialarım olmadı. Ağzımdan asla öyle bir kelime çıkmadı. Olanla da hiçbir derdim olmadı.
  • Birinden nefret edebilirsiniz. Ama bunu dürüstçe icra edin. Ele geçen her fırsatta eski defterlerin kinini kusmak erdemli değil. Bir gün siz de üstüne çullanılan kişi olabilirsiniz. İnsaf isteyecek yüzünüz olsun.
  • Unutmayalım Gezi Eylemleri kapsamında insanları bu kadar kutuplaştıran şey anlayış, diyalog, saygı ve özgürlük eksikliği. Bu uğurdaki mücadelede aynı kusurlara  düşmeyelim. Konuşalım, dinleyelim ve uzlaşmayı deneyelim. Elektronik de olsa şiddetten medet umulmadığına inanmak istiyorum ben hala.

Son sözler (yönetici özeti)

  • Her fırsatta tekrarladığım gibi bu eylemler Başbakan’ın halkın bir kesimine kulaklarını tıkaması, hayallerinde inat etmesi ve elindeki resmi gücü resmiyeti tartışılan bir şiddette kullanması yüzünden başlamıştır. Olayın özü (şu an inanması zor gelse de; evet) bir parktaki birkaç ağaçtır. Bugün ise mesele binbir farklı niyete bölünmüştür.
  • Bu süreçte benim fikrim, duruşum, tavrım yukarıdaki linklerde ortadadır.
  • Taksim Gezi Parkı ve benzerlerine yapılacak hiçbir düzenleme, adım ve iyileştirme kaybedilen canlardan daha değerli değildir ve onları geri getiremeyecektir, unutturamayacaktır.
  • Ethem Sarısülük başta olmak üzere bu olaylarda hayatını kaybeden (Polis Memuru Mustafa Sarı dahil) herkese rahmet diliyor ve yakınlarının acılarını yürekten paylaşıyorum. Ben bir babayım ve evladın ne demek olduğunu biliyor, kaybını ise ancak ‘korkarak‘ hayal edebiliyorum.
  • Bu yanlış iletişimin kırdığı, incittiği, örselediği herkesten burada en samimi duygularımla özür diliyorum.
  • Bu olayın bu kadar tepki toplaması bana çok şey öğretti. Sizler hiç hata yapıyor musunuz bilmiyorum ama ben yapıyorum. Hepsinden de gerekli dersleri çıkarıyorum. O meşhur sözdeki gibi ‘Hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır’. Ben bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Bazen hatalı da olabiliyor. Bunu anlayıp kendimi düzeltmeye çalışıyorum.
  • Son söz olarak yeniden yanlış aktarımımdan dolayı hayal kırıklığına uğrayan, öfkelenen, kızan, nefret eden herkesten bir kere daha özür dilerim.

Büyük bir kalabalık tarafından linç edilmek nasıl bir şey yaşamadan bilemezsiniz.

,

120 Responses to Bir çuval incir…

  1. tuba 24/06/2013 at 23:06 #

    çok üzüldüm, bu linç etme davranışı bir son bulsa.

  2. Özgür Şenyurt 24/06/2013 at 23:07 #

    şahsen ben sizin niyetinizden şüphe duymadığımdan dolayı bu açıklamalarınız beynimde bir “ampul” (!) yakmadı.. samimiyetinizden şüphem yok…

  3. kenan 24/06/2013 at 23:07 #

    üzme amirim kendini dediğin gibi hata yapmayan insan hiçbir şey yapmayan insandır.

  4. Kerem 24/06/2013 at 23:10 #

    Çok umursanacak bir şey yok bence. Sizi bilmeyen, bilmeden sallamış. Siz de yanlış ifadelerinizin kurbanı olmuşsunuz. O sözleri ne niyetle yazdığınızı tahmin edebiliyorum o nedenle Ethem’e ve kaderine çok üzülen biri olarak da sizi mazur görüyorum… Bu günler geçer hocam dert etme sen…

  5. Turgay ATLI 24/06/2013 at 23:10 #

    Abi, sıkıntı biraz senin bir anda iktidarın yanında olduğun hissi uyandıran tweetin ve arkasından aldığın tepkiler üzerine bu tweeti silmenden dolayı oluştu. Şu an kendini savunuyor duruma düşmen de bundan dolayı. Aslında seni takip eden çoğu vatandaş da biliyor senin hangi kafada olduğunu ama gerek TRT de program yapıyor olman, gerek de hassas dönemlerin birinde Cumhurbaşkanı ile birlikte silikon vadisi turu yapmış olman falan yeterince gerdi bizi ve seni biraz daha aman temkinli olayım, aman ekmeğimden olmayayım mesajı veriyormuşun gibi algılamamıza sebep oldu.Bu tweet de sanki bunca haftadır gezi parkı olayları hakkında yazdığın tarafsız yazılarından dolayı “başım ağrımasın” diye attığın bir mesaj olarak algılandı. Daha millet internet nedir bilmezken senin bu işe başından beri önderlik etmiş olmanı, sosyal medyadaki katkılarını kimse inkar edemez. Boşuna amirim demedi kimse sana. O yüzden bu “bir çuval incir” yazısı bile gereksiz kanaatimce. Tek suçun -haddime değil ama- en başta sana yakışmayacak acemilikte o tweetleri silmen oldu. Beklemezdim kendi adıma. Kolay gelsin.

  6. Okay KANGAL 24/06/2013 at 23:13 #

    Amirim sizin yaklaşık bir yıldır sosyal ağlardan ve blogunuzdan takip ediyorum . Aklıma estikçe de eski gazete yazılarınızı da internetten okumaya çalışıyorum . Bu gezi eylemleri süresince o kadar çok kişi o kadar gereksiz ve çirkin işler yaptı ki , bu hengamede bu kadar insanın gücü size mi yetti acaba anlayamadım . Sadece bu eylemler sürecinde sizi tanıyan kişilerin densizlikleri olarak düşünüyorum yaşadığınız olayları . Hatta hepsini geçtim insanlar bir kez dahi sizi sosyal ağlardan değilde , TV de konuşurken dinlese , kesinlikle ne kadar naif ve iyi bir insan olduğunuzu gözlerinizden anlayabilir . Program yaptığınız kanal tüm sosyal ağlarda yerden yere vurulurken , o mütevazı programınızda olaylarla ilgili ilk tarafsız kelimeleri zikreden kişi olduğunuzun şahitleriyiz biz . Siz ,sadece iş arkadaşlarınızın , ortaklarınızın ve dostlarınızın İnternet Ekipler Amiri değil , bizlerinde Amirisiniz . Blogunuzun sıkı bir takipçisiyim ama ilk defa bu yazınıza yorum yapmak nasip oldu . Bu vesile ile söylemek istedim ki ne zaman siz yeni bir yazı yayınlasanız bende bir blog yazma şevki doğuyor . İnternetin elle tutulur ve gerçekten bilgi dolu çok az blogundan birisine sahipsiniz ve bu nedenle sizi candan tebrik ediyorum .

  7. sebahat Özdemir 24/06/2013 at 23:14 #

    Siz doğru bir adamsiniz. Uzun zamandır sizi takip edenler açısından sorun yok merak etmeyin. Sizi seviyoruz :)

  8. genç iletişimci adayı 24/06/2013 at 23:20 #

    Ağır sıçmışsın abi kusura bakma.

    • zeynepbilgi 26/06/2013 at 14:06 #

      Sen da ağır kabalaşmışsın…

  9. Varol AKSOY 24/06/2013 at 23:22 #

    yedirtmeyiz!

  10. Viper 24/06/2013 at 23:24 #

    Gayet yerinde ve samimi bi mesaj… Gelen tepkileri bu kadar kaale alıp, üzülüp, açıklamaya girişmek bile suçlandığınız kafada olmadığınızın kanıtı… Bu kadar açıklama iyi güzel ama gerek yok… İletisimciyseniz bilmeniz gerekir, bu millet hatirlamaz… Simdi kufreder filan gaza gelir, sorna bi iki gün geçer yine laylaya, biebercılar, dirextioner’ları döver mi muhabbetine geri döneriz… Keep calm and do your job

  11. fotopoki 24/06/2013 at 23:26 #

    Siz en ozu sozu bir insanlardan birisiniz, en kisa zamanda yoluna girecegine eminim.

  12. mehobo 24/06/2013 at 23:27 #

    Serdar Bey, samimiyetinize inanıyorum ve linkini verdiğiniz yazılarınızı ilk yazdığınızda okumuştum.Bahsettiğiniz programı da canlı izlemiş, samimi bir şekilde nasıl güvenlik güçlerine durmaları için yakarıp rica ettiğinizi bizzat görmüştüm. Başınıza Twitter kazası gelmiş, umarım insanlar yazdıklarınızı okur ve samimiyetinizi görür.Herkes çok üzgün, uykusuz, yorgun ve kızgın.Eminim o tepki veren kimseleri de anlamışsınızdır. En kısa sürede unutulması dileğiyle…

  13. kcufantuan 24/06/2013 at 23:29 #

    sizi yanlış anlayanlar zaten bloğunuzu takip etmeyenler. o sebepten burada yaptığınız açıklamaların onlara ulaşacağından şüpheliyim. selamlar.

  14. .hakan 24/06/2013 at 23:33 #

    #direnSerdar

  15. yasin 24/06/2013 at 23:39 #

    Serdar Bey, sizin bu konudaki samimiyetinize güveniyorum. Hatta bahsi geçen twet’leri okuduğumda biran olsun kötü bir şey düşünmedim.

  16. Metin S. 24/06/2013 at 23:42 #

    Ben sizin samimiyetinize inanıyorum. Sizi sürekli takip eden biri olarak bunu yazmak boynumun borcu.

  17. caner ataseven 24/06/2013 at 23:45 #

    Adımla yazıyorum, umarım “beni internette linç ediyorlar” diye ağlamanıza mani olur. Tüm bunları, twitterda da size söylendiği üzere, hem aranızı TRT ile iyi tutmak, hem de hitap ettiğiniz kitle olan “orta-üst sınıfı” kırmamak için yapışkan bir orta yolculuktan beslenmenizin sonucu olarak görüyorum. bu özür yazısı da aynı fasıldan. evet yazılarınızı da okudum, hep aynı, “aman başıma bi bela gelmeden atladım şu günleri de çorbamıza bakalım” tonu. zaten sevigi kelebekleri de hemmen toplanmış etrafınıza, hayırlı işler

    • Osman Öktem 25/06/2013 at 00:30 #

      Aynen katılıyorum. Bu yorumun altına imzamı atarım…

    • Murat Çorlu 26/06/2013 at 00:19 #

      Aklıselim olmayı, tamamen sizin gibi veya tamamen size zıt düşünmemeyi “orta yolculuk” diye tabir etmek çok fesat bir bakış açısı ve hiç bir somut gösterge yokken böyle iftiralarda bulunmanız da en basit tabirle niyet okumadır bence. Nefret kargalarınız da sizlerin peşinde olacak ama ben de aşağıladığınız sevgiden yana tavır koyacağım.

  18. V. Senihi Kitapçı 24/06/2013 at 23:45 #

    Sayın Serdar Kuzuloğlu,
    Bir çok kez TV’lerde haber programları veya “show” programlarında sizi izlemişliğim var. İntarnet veya siberalem konusundaki bilgileriniz üst düzeydeydi ve bunlardan sıradan bir kullanıcı olarak faydalandım.
    Ancak (ki bilirsiniz övgüyle başlayan sözlerden sonra ağır bir yergi gelir) bence siz hep kibirliydiniz. İnsanların web, internet, bilgi teknolojileri konularındaki az bilenleri (cahilleri) tiye alan, kimi zaman “aşağılayan” “yukarıdan” söyleminiz huzursuzluk vericiydi. programlarına çıktığınız arkadaşlarınızın sizi havalandıran yersiz övgüleriyle coşup ölçüyü kaçırmışlıklarınız zihnimde canlanıyor.
    Görünen o ki; içinde bulunduğunuz o yorgunluk anı, içinizdeki (sıradan-bilgisiz) insanları önemsemeyen, dalga geçen gerçek ruh halinizi yansıtmış. Hayatı her zaman, ekran ve klavyeden algılamayı bırakın, internet ukalalığı bazen bu tür “hata” dışavurumları yaptırabiliyormuş demek ki..
    Geçmiş olsun. Ama bir süre susmayı bilin. her mikrofona koşmanız, teknik bilgilerinizle sosyal konularda fikir üretmenizin yeterli ve tutarlı olmayacağını kabul edin.
    Bazen susup, bir kenara çekilmek en büyük özür yerine geçer. Konuştukça kendinizin haklılığını ve bu “hata”nın mazur görülebileceği vehmine kapılacak daha fazla batacaksınız.
    Yeter artık. İki tuşa basmayı diğer insanlardan daha iyi bilmek, size her konuda ekranlarda, “şurda burda” ahkam kesme hakkını vermez.
    Gerçi siz ekranları dolduran “gasteci” “vaka-i nüvist” olmaktan başka bir uzmanlığı olmadığı halde ahkâm kesen, “her şeyi bilen” adamlar arsında “zemzemle yıkanmış” sayılırsınız.
    Bu tepkileri onlarda alıyorlar ama onlar arsızlaşmışlar.
    Özür dileğiniz ve bu açıklamanız karşısında saygılarımı sunuyorum. Özürün gerektirdiği davranışların gerektiğini hatırlatmak istiyorum.
    V.Senihi Kitapçı

  19. Serhat 24/06/2013 at 23:47 #

    boşver amirim seni bilen biliyor, dürüstlüğünden şüphe edenlerin seni hiç tanımadığı aşikar

  20. Bir Çapulcu 24/06/2013 at 23:47 #

    O değilde artık Tweetleri embed edebiliyoruz :)

  21. Tolga Ormanlı 24/06/2013 at 23:48 #

    Ben başından beri sizin iktidar yanlısı ve gizli gizli ankaraya gidip kendine işleri yontan birisi olduğunuzu düşünüyordum, bu süreç sizin görüntünüzü bir biçimde berraklaştırdı. Belki de sizin yeriniz zaten burasıydı, eski pozisyonunuz yanlıştı. Bunu kabul etmek bu kadar da zor değil sayın bayım. Üzülmeyin bu kadar Serdar Beyciğim, bundan sonra gelecek ihale ve ganimetlerin tadını çıkarın, değil mi ya AMİRim. Başka isim de bulamamış bir polis çağrışımlı nick i bellemişsiniz. Vah vah. Amirmiş. Size hiç acımıyorum. Siz de kendinize acımayınız. Self-victimisationı bırakınız. Sizden göbekli bayım magdur da olmaz mazlum da. İktidarın koynunda göbek büyüten tatlı rüyalar bayım.

    • Raif 25/06/2013 at 06:24 #

      Eline yüreğine sağlık.

    • Mehmet 25/06/2013 at 12:58 #

      Tolga Bey,

      Yazıyı ya linkleri açarak okumadınız, ya da objektifliğinizi kaybetmiş-vicdanınızı karartmışsınız. Bunu hakaret olarak söylemiyorum, tespit yapıyorum. Haklı olup olmadığımı değerlendirmek için lütfen linkleri açarak tekrar okuyunuz. Zannediyorum bahsettiğim şekilde okuyunca haksızlık yaptığınızı fark edeceksiniz. Bunu fark ederseniz ne mutlu size, erdem gösterip hatanızı fark etmişsinizdir; ne mutlu bana, buna vesile olmuşumdur.

  22. arman 24/06/2013 at 23:49 #

    Linc eden kafaya ne anlatsaniz bos.
    Ben bu kadar ozur dilemenizi anlayamadim.
    Belki donusur ve bundan sonra biraz dusunurler hulasasi olabilir ama
    Durun yapmayin vurmayin demekle ayni sey. O kafalar donup bakmayacaklar oncesine de sonrasina da. Refleksleri ile devam edecekler. Umarim yanilirim ve sizden ozur dilerler.

  23. cenk 24/06/2013 at 23:51 #

    yaptığınız büyük bir hataydı. insan hata yapar. siz de insansınız. önemli olan hatanın farkına varabilmek, geri adım atabilmek. bunu yapabilmeniz güzel. bunu yapamayanlar yüzünden bu ağır bedeller ödendi.

  24. Eren Erduran 24/06/2013 at 23:51 #

    Serdar Bey,

    Eskiden size abi diye hitap ederdim. Ağabey kelimesi bile itici gelirdi.
    Ama şimdi “Bey” en klişesi ve hayırlısı.

    Twitter’da ve normal hayatınızda yaptığınız bir çok şeyi takdir ettim. Sizi bir idol olarak gördüm. Teknoloji olarak yolu çizen konumunda olduğunuz için hep sizin yolunuzu takip ettim/etmek istedim. Fakat olayların başlaması ile birlikte, sizde olayların içine gömülmüş bir şekilde diğer kullanıcılar gibi elinize geçenleri anında paylaştınız. Çerçevenizi genişletip yukarıdan bakmaktansa hep aşağıda kalıp sonucun ne olacağını görmek istediniz. (Galiba şimdi de aynısını oluyor.)

    Bütün bunların yanı sıra, sizi teknoloji haberleri paylaşıyorsunuz diye takip ediyordum. Bazen kişisel hayatınız da bu işin içine giriyordu.. ki bu gayet doğaldır. Ancak dediğim gibi, olayların başlaması ve sizin tweetleriniz, kimliğinizi çok zedeledi. Belki de silinmeyecek damgalar vuruldu.

    Sabrettim. Belki olaylar dinene kadar tweet atmaz diye. Ama yapamadınız. “Zulme sessiz kalma” mantığı ile ilerlediniz ama “zulüm”ün sadece Türkiye’de olduğunu sandınız. 7-8 gün sonra sizi pek önemli olmayan takipçi listemden çıkarttım. İnanın ilk defa üzüldüm. Sizin için.

    AKP’nin 10 yılda yaptığı şey, kazandığı güven -belki- “bazı”larının tabiri ile bu olaylar sonunda yıkıldı/battı.
    İşte.. bana göre size olanda bu. Kariyerinizin bir çok başarısı, sizin bu olaylar karşısındaki tutumunuzu açık gönüllülük ile dile getirmenizden dolayı artık önemsenmeyecek/görünmeyecek.

    Hep gevelediğim bir cümle vardı: “keşke bazı amirler sadece kendi işine yoğunlaşsa” (idi)

  25. Ekin İnce 24/06/2013 at 23:53 #

    Çok anlamadığım bir konu var, Hükumetin şuan yaptığı faşizm bu bir gerçek ama insanların aynı zamanda hükümetin yanında olanlara da saygı göstermesi gerekiyor. Faşizm’e karşı faşizm! Serdar Bey’in okuduğum yazısında veya paylaştığı şeyler üzerinden bu kadar tepki görmesi çok saçma. Hükumeti destekliyor gibi bir durum çıkarmak yanlış ve destekliyorsa da buna bu şekilde tepki vermekte bir çeşit faşizm ve şiddettir. Güzel günler gelecek, güneşli günler ama sanırım biraz zamana ihtiyacımız var.

  26. Onur Topcu 24/06/2013 at 23:53 #

    Gözümüzü yumup hınçla tekmelerken büyük resmi unutuyoruz. Linç kültürü üzerine :
    http://www.youtube.com/watch?v=KpFLt64qhlo

  27. Halil İbrahim Kayıhan 24/06/2013 at 23:54 #

    Her ne kadar siz proaktif bir davranış gösterip yanlış anlaşılmanızın ardındaki mazeretlere sığınmasanız da bu yanlış anlaşılmanın %90 payının milletimizin 1 düşünüp 1000 konuşmasına ait olduğunu düşünüyorum. Çünkü sizi takip eden, anlamaya çalışan ve sanal olarak da olsa tanıyan okuyucularınızın tepki alan twitlerinize daha itidalli yaklaştığını tahmin ediyorum. Bu dediğim bir öz eleştiri aslında. Bunda sosyal medyadaki hızlı bilgi akışının sebep olduğu az düşünüp çok üretme ihtiyacı önemli rol oynuyor bence. Nefret ise en hızlı yayılan duygulardan birisi. Kontrolden çıktığında sosyal medyada nefretin sınırlarını kestirmek mümkün olmuyor. Bunu son 1 ay içinde daha iyi anladık.

  28. Furkan 24/06/2013 at 23:55 #

    Abi silmek de yanlıs olmus bence, keske o yazılanlar da kalsaydı. Özür icabı konuyu yine acıklığa getirirdin. İnsanlar konusmayı sever bilip bilmeden. Siz bunu dert edersiniz ama o hakaret eder unutur gider.

  29. wolkanca 24/06/2013 at 23:59 #

    sanırım ben buradaki tüm insanlardan daha eski tanıyorum sizi. bir konuda uzman olmak diğer tüm konular da tam olarak hakim olmak anlamına gelmediğini bilmemiz gerekir. maalesef bunu bazen unutup gerçek uzmanlık alanımız yada çok başarılı olduğumuz meslekleri kullanıp herkese ve her şeye yukarıdan bakabiliyoruz, bana göre insanoğlunun şu anki hastalığı bu.

    ilk andan beri tek karşı durduğum nokta internet üzerinde gördüğüm dış güçlerdi, bunları birebir görmüş ve çoğu arkadaşımı uyarmış biri olarak ve daha sonrasında çoğu yetkililerin de çok net olmayan karmaşık(çünkü siyasiler) açıklamalarına rağmen hala devam ettiğini görmek ve tüm bu olanlara hiç bir şekilde müdahale edemeyip, susmak zorunda kalmak, hayatımda yaşadığım en büyük üzüntülerden biri oldu.

    oysa herkes birbirinden farklı şeyler oğrenebilir, anlaşabiliriz, birbirimizi sevebiliriz yada sevmek zorunda olmasak da saygı duyup anlaşabiliriz. hepimiz bu ülkede çalışan, ülkenin her alanda gelişmesinden, büyümesinden, çocuklarımız ve geleceğimiz adına mutlu olan kişileriz.

    umarım her şey daha güzel olur, bence türkiye çok güzel sınavlardan geçti, geçmeye devam edecek, en önemli şey kardeşlik, kürt kardeşlerim ve diğer farklı özgürlük talepleri.

    1- kürt kardeşlerimizin sorunları
    2- alevi kardeşlerimizin haklı istekleri
    3- yaşam biçimlerini tehlikede gören ve rahatsız hisseden arkadaşlarımın istekleri, dertleri.
    4- ekonomi ve insanların refahı.

    hayatını kaybeden insanlarımız olmasa şu an çöken ekonomiye rağmen çok mutlu bir insan olabilirdim.

    sonuç olarak, acısıyla tatlısıyla bu ülke hepimizin. eskisinden daha çok çalışıp yolumuza devam etmemiz gerekir.

    selamlar.

  30. naneruhu 24/06/2013 at 23:59 #

    bütün suç twitterin 140 karakter olması konuya devam etseydiniz inanıyorum ki arkasından niyetiniz anlaşılacaktı. dilerim daha fazla üzmezler sizi..

  31. sinan 24/06/2013 at 23:59 #

    bu olaydan haberim yoktu ama bu kadar kendinizi hatalı düşünmeyin, tamam cümleler daha iyi kurulabilirmiş ama apaçık şekilde düşmanlık ve nefret kusanlara bunca hücum yokken size olması aslında boş bi hücum olduğunu gösteriyor.
    geçmiş olsun.

  32. unisom 25/06/2013 at 00:05 #

    iktiadara şirin gözükmek için özene bezene yazdığı yorumdan sonra özür dileyen kaçıncı ünlüsünüz. hep aynı sonuç oluyor, siz hiç değilse şifremi aldılar, kuzenim atmış falan diye jkazı çevirmediniz. bu açıdan takdir edilebilirsiniz. merak etmeyin, sizin gibi bir kişiyi bu iktidar harcamayacaktır. müreffeh olun.

  33. taf 25/06/2013 at 00:10 #

    Abi sen bi kac tweet ile yikilacak adam degilsin, hatasiz kul olmaz!

  34. Numan 25/06/2013 at 00:21 #

    Kusura bakma Serdar ama iyice sıvamışsın.

    “Çiçek gibi olmuş” diyeceksin, “yapanların eline sağlık” diyeceksin, sonra da “böyle olması için bunca cana gerek var mıydı demek istedim” diyeceksin.

    Yemezler.

  35. Selçuk 25/06/2013 at 00:34 #

    Merak ettiğim şeyleri sormak istiyorum umarım cevap alabilirim. Geziparkı eylemleri içinde bulunanların nasıl linç kültürüne itildiğini görebildiniz mi ? Yoksa hala masum eylemciler mi ? İkinci olarak Geziparkı eylemlerinde bulunan bir çok kişi bu eylemler ağaçlarla başlamadı o sadece bahaneydi diyenler ortalıktayken neye dayanarak olaylar ağaçtan çıktı başbakanın tutumu yüzünden bu hale geldi diyorsunuz ? Üçüncü olarak başbakanı yazılarınızda eleştirdiniz bir kısmında haklıydınızda ancak başbakan diyalog yollarını açtığında geziparkı temsilcilerinden de taviz vermelerini istemek en doğal hakkıyken bu eylemciler hiçbişey yapılmamış gibi eylemlerine devam ettiler, bu konuda onları neden hiç eleştirmediniz veya başbakanı bu hareketi için tebrik etmediniz, bu tek taraflı bakış açısı değilmidir ?

    • Mehmet 25/06/2013 at 09:36 #

      Başbakan ne gibi tavizler verdi açıklar mısın? Bunca eylemin nedeni olan uygulamalardan hangi birinden vazgeçtiğini açıkladı? Gezi parkı olayları evet bir kaç ağaç için başladı, ama ak partinin 10 yıllık baskıcı rejiminden bıkmış insanların hareketiydi, bir sosyal patlamaydı. Başbakan isteseydi 2 gün içinde bitirebilirdi bu eylemleri, sadece sizi anlıyorum, bu kışlayı buraya yapmayacağız diyerek. Ama o yangına körükle gitmeyi tercih etti. Ülkeyi bölmeye, kendisine tepki veren insanları ötekileştirmeye, aşağılamaya, onları dinlememeye devam etti. Hala da ediyor, her mitingde sinirden çatlayarak insanlarımızı bölmeye devam ediyor. Hangi tavizden bahsediyorsun. Onlarca insanın vakitlerini çalıp, dinliyor göründü ama yine en iyi bildiği şeyi, ayrımcılığı yaptı. Gözlerinize öyle bir perde inmiş ki, başbakanınız da siz de hiçbirşey göremez hale gelmişsiniz.

      • Selçuk 25/06/2013 at 15:03 #

        Mehmet aslında sorun burada yatıyor. Geziparkında eylem yapan kim varsa özgürlük adı altında sadece kendi isteklerinin yapılmasını istiyor. Benim değil Türkiye Cumhuriyetinin başbakanı da diyorki tamam biz sizin isteklerinizi gördük mahkeme kararını bekleyelim mahkemeden yapılabilir kararı çıksa bile(!) dediğiniz gibi olsun istanbullulara soralım bunun yapılmasını istiyorlarmı istemiyorlar mı ? Bu demokrasi değil mi ? Senin demokrasi anlayışın çoğunluğun fikri yerine yakıp yıkanın dediği olsun mu ? Ki bunun dışında istanbul büyükşehir belediye başkanı bundan sonra istanbulda yapılacak her değişiklikte istanbulluların fikrini alacağız diyor, ayrıca akp den yetkili isimler gençleri anlayamadığımızı gördük bunun için ayrı bir ekip kurup çalışmalar yapacağız diyor. Ama tüm bunların üstüne gezi eylemcilerinde asla geri çekilmiyeceğiz sürekli eylem yapacağız tavrı var. Yazdıklarınızdan ne kadar sinirli olduğunuz anlaşılıyor, öfkeyle kalkan zararla oturur diye bir sözümüz vardır ki burdan anlıyoruz sinirli olanın gözüne perdeler indiğini. Sakin olup etrafınıza tarafsız bakmayı deneyin o zaman anlayacaksınız ülkeyi akpartili ve akpartili olmayan diye sağ sol davasının bir çeşidini oluşturup sonrada ülkeyi bölüyorsunuz diye başkalarını suçlamanın sağlıklı bir düşünce sonucu olmadığını :) Eylem iki günde biterdi gibi hayallerinize cevap yazmama bile gerek yok sanırım bunun için brezilya örneğini inceleyebilirsiniz… 10 yıldır baskıcı rejim olduğunu düşünenler ne gibi bir baskıya maruz kalmışlar acaba ? Neden ben o baskıları 10yıldır hiç yaşamadım yada baskı yapılanları görmedim ? Baskıcı rejim görmek istiyorsanız amerikaya bakabilirsiniz bazı sahil kentlerinde düşük bel pantolon giymek bile yasaktır :)

        • Abdullah Mehmet Ethem 25/06/2013 at 18:47 #

          Yahu sen neler diyorsun; bu kadar günden sonra bile başbakan, imelih gibi tipler insanları hala aşağılıyor, bölücülük yapıyor. Yalanın, iftiranın suyunu çıkarmışlar, göstericiyi öldüren polisi dışarı salmışlar, anmaya gidenlere bile ilaçlı su sıkılıyor “istediklerini yaptılar” ne demek??

          “10 yıldır baskıcı rejim olduğunu düşünenler ne gibi bir baskıya maruz kalmışlar acaba?” cümlesine diyecek laf yok zaten.

          • Selçuk 25/06/2013 at 21:28 #

            Kusura bakma polise taş molotof atan dükkan yağmalayan sivil araçlar dahil eline geçeni yakanı bende aşağılarım. Ki hükümet bi adım atıp karşısında onlardanda beklediği adım gelmezse bu duruma şaşırmamak lazım. Bölücülük yapanın eylemciler olduğu apaçık ortada “sadece bana özgürlük” kafasıyla haklı olduklarını nasıl düşünebilirsin ? Taksimde kendince eylem yapmak isteyenlere saldıran geziparkı eylemcilerini görmen için, yaralanmış polis resimlerini görmen için, yanmış araba resimlerini görmen için, yağmalanmış esnafı görmen için sadece kendi yandaş medyanı değil tüm medyayı tüm grupları takip etmen gerekir. Baskıcı olan rejim değil eylemcilerdir, bölücü olan hükümet değil eylemcilerdir. Anma etkiliği dediğin şey 1 saat sürer hadi 1buçuk saat sürer anma etkinliği 19:00 polis müdahelesi 20:35… artık uyumayı bırakın gözlerinizi açında birilerinin kuklası olmaktan vazgeçin… Ülkede ekonomiyi batıralım diyenler arasında olmaktan nasıl mutlu olur insan anlam vermek zor, bu ülkede insanların aç olmasını ülkenin fakir olmasını gelişmemesini istiyorsun ve ben vatanseverim diyorsun… bırak allahını seversen…

          • Selçuk 25/06/2013 at 21:34 #

            he bu arada sen benim söylediklerimin arasından seçip seçip cevap vermeye çalışmışsın, istanbullulara sorulsun önerilerine karşı çıkıp hala demokrasi diyenlerin ne mantıkla olduklarını falan açıklamamışsın ya şimdi kendi yaptığını benim üzerime atmaya kalkma diye deyinmediğim bi cümlenede deyineyim. Sosyal medyada yüzbinlerce yalan haber yalan fotoğraf dolaşırken hükümete yalancı demek güzel mantık :) göstericiyi öldüren polis dediğin adamın geniş bi videosu var göstericilerin polisi nasıl linç etmeye çalıştıkları ortada adamın heryerinde taş izleri var kendini korumak için havaya ateş açtığını çocuğu getirsen anlar ama kafa sadece “hıh hıh ben haklıyım” a çalışırsa tarafsız bakamazsın…

        • Abdullah Mehmet Ethem 26/06/2013 at 12:49 #

          Ne diyeyim ben böyle faşist zihniyete. Kendine polisin silahsız vatandaşı öldüresiye dövdüğü bir video seç, aklın başına gelene kadar izle.

          • Selçuk 30/06/2013 at 19:13 #

            Ben senin gibi faşist’e ne diyeyim ? Kendine polisin öldüresiye dövüldüğü ve bilerek isteyerek kasten öldürmek için köprüden fırlatıldığı videolar,ses kayıtları, eylemci yazılarından birini seç aklın başına gelene kadar izle.

  36. KisaveOz 25/06/2013 at 00:35 #

    yeri geldiginde argo konusabilen, yeri geldiginde provokatif espriler yapabilen, geyik konusunda dilinin kemigi olmayan bir insan olarak tanittiniz kendinizi yillarca. Boyle bir insan icin butun Gezi Parki ile ilgili paylastiginiz icerik cok “hafif” ,asiri “tarafsiz” kalmis, sizi takip eden insanlarin tavrinizdan emin olamamasindan belli degil mi? Hic bunu dusundunuz mu? Gunah cikartmissiniz ama yine bir “ne sis yansin ne kebap havasi”. Ciger tavadan bile bahsederken daha heyecanlisiniz ama burda hicbir fikir beyan etme yok… kusura bakmayin bu kadar “yumusak” yorumlariniz hakli olarak, TRT’e ile de, Silikon vadisi ile de bagdastirilir. Daha kisa ve daha acik yazsaniz, eminim ki sizi takip edenler fikirleriniz icin elestirmeyecektir ve anlamaya calisacaktir ama bir fikrinizi belli edin konudaki (ciger tava icin net oldugunuz kadar net olun ama)

  37. okan 25/06/2013 at 00:42 #

    Amirim yıllardır sizi takip ederim (tekno sohbet.tv programlarıda da dahil) ancak bu zamana kadar politik olarak kimliğinizi hiç bir zaman tam olarak ortaya koymadınız. koymak da zorunda değilsiniz tabiki, bunca zamandır saygı gösterdik zaten.

    Ama bu son gezi parkı olaylarında da gerek blogunuzda, gerekse twitterda yine bir böyle “ne şiş yansın ne kebapçılık” mantığında olduğunuzu düşünmeye başladık artık. ben zaten bu şekilde düşünüyordum ancak (çevremdeki, sizi takip etmeye zorladığım bir çok arkadaşım da bu şekilde görüşleri oldu)

    yanlış anlamayın, sizi yermek için yazmıyorum bu yazıyı da. size neden kırgın olduğumuzu anlatmaya çalışıyorum.

    yukarda başka bir arkadaşın da bahsettiği gibi, gerek cumhurbaşkanıyla olan silikon vadisi geziniz, gerek trt de program yapmanız hiç birimizin hoşuna gitmemekteydi(her ne kadar geziden sonraki blog yazılarınızı okurken çok keyif alsam da, yada programınızı izlerken..) bir de üstüne gezi parkı olaylarında bu kadar apolitik yaklaşmanız bizlerde bir kırgınlığa neden oldu. Bazı olaylarda duruşunuzu biraz belli etmek gerekli diye düşünüyorum amirim.

    konuyu özetleyecek olursak, sizi takip eden insanların çoğu kafa yapısı olarak gezi parkını eylemlerini destekleyen kitle olduğu için, ve sizin gibi ufku geniş bi insanın da mantalite olarak gezi parkı eylemcilerinın yanında olması gerektiğini düşündüğümüzden dolayıdır. Sizden de gerekli desteği göremeyip, üstüne apolitik yazılarınız da eklenince, böyle bir patlama olmuştur.

    Özür dilemeniz de ayrıca büyük bir erdemdir, biz sizi takip etmeye devam edeceğiz, hala seviyoruz seni. Ama yazında da dediğin gibi “TRT’DE YAPTIĞIN PROGRAMLA VAR OLMADIN, ONUNLA YOK OLMAYACAKSIN” o yüzden lütfen yanımızda olduğunu hissettir insanlara.

    • syf87 25/06/2013 at 10:32 #

      her cümlesine katılıyorum

  38. alperucarAlper 25/06/2013 at 01:08 #

    Şu anda Trt Haber’de yapılan tamamen prokatif bir Belediye Başkanı yayını ve aynı zihniyetteki çizgi film (devlet kanalında nasıl yayınlanabiliyor? oda ayrı bir soru) ve o kanalı birçok kişinin sizinle tanıması da, haklı bir öfkeyi de haksız bir şekilde paratoner olarak çekmenizi sağladı.

  39. jim morrison 25/06/2013 at 01:09 #

    insanın kendini yanlış anlamış başka birilerine anlatabilmesi kadar zor bir durum yok, anladım

  40. Ömer Said Erdoğan 25/06/2013 at 01:16 #

    Birçok kişi gibi ve sizin de bende hatalar yaptım dersimi aldım hocam.

  41. Raven 25/06/2013 at 01:19 #

    a can of worm…

  42. onur 25/06/2013 at 01:28 #

    Faiz lobisi var bu işin arkasında.

  43. Emrah 25/06/2013 at 01:40 #

    umarım yorumum onaylanmasa bile okunur tarafınızdan.

    başlangıç olarak; bahsetmiş olduğunuz, mesleğinizi, geleceğinizi kaybetme pahasına yazdığınız, konuştuğunuz, hükümete şikayet edildiği, kovulmanız için bin türlü kumpasın kurulduğu her şeyin bi’ anda buhar olup gitmesinin sebebi, atmış olduğunuz tweet’in üslubu sebebiyle, sadece ve sadece gezi park’ın yeni düzenlemesi için ödenen bedeller olduğunu düşündürdü (ki insanların bu -ya da daha farklı ve kendilerince haklı- sebeplere sahip olması gayet normal). elbette herkes hata yapıyor, aksini iddia eden bunu dile getirmesiyle bi’ hata daha yapmış olur ancak insanların size olan güveninin tabiri caizse yıkılmasını da anlamanız gerek. başta başbakanın yaptığı gibi, insanları ayrıştırmak, kutuplaştırmak değil amacım, bunun böyle anlaşılmasını (ne sizin tarafınızdan ne de başkaları tarafından) kesinlikle istemem ama şöyle de bi’ durum var; sosyal medya uzmanı olmasanız da, sosyal medyada “bizim” sesimiz olduğunuzu düşünmüş olmamız meseleyi bu hale getirdi. kimseye taşımaya mecbur olmadığı sorumluluklar yüklememeli ama sizde görülen iyi niyet, vicdan ve hakkaniyet duygularına ortak olan ama maalesef ellerinden bi’ şey gelmeyen, göz önünde bulunmayan, sesini duyuramayan bi’ çok insan, bi’ de siz bunları söyleyince ister istemez tepki verdi.

    amacım bi’ tartışma başlatmak değil ama yorumlardan birinde suçun “twitter’ın 140 karaktere sahip olması” gösterilmiş ki, eğer 140 karakter bu tür hassas durumları açıklamaya yetmiyor ve bu tür durumlara sebebiyet veriyosa, o an için kullanılmamalı diye düşünüyorum.

    sizin için ne kadar önemlidir bilmiyorum, neredeyse her anlamda bana bi’ şey katan biriydiniz ve ben de bu olaydan sonra takip etmeyi bıraktım. samimiyet ve güven gerçekten zor elde edilen (ve insanların da hissederken yine fazlasıyla zorlandığı) şeyler, umarım tekrar kazanabilirsiniz.

  44. mustafa dokumacı 25/06/2013 at 01:43 #

    çiçek gibi olan şeye “çiçek gibi olmuş” diyeni linç edeceklerse ne farkları kalmış tayyip’ten, herkes olmuş birer faşistçik. ne kadar arttı bu kutuplaşma, kimseye güvenemez oldum artık.

  45. Brain Salad Surgery 25/06/2013 at 01:45 #

    Merhaba!

    ‘İletişim kazası’ olarak nitelediğiniz tweetler, ne yazık ki, bir tane değil,
    ve tweetlerde kullandığınız dil de, ne yazık ki tarafsız değil (şu anda girilmesi
    yasak olan park için “çiçek gibi olmuş” tarifi..).
    Bu tweetlerin yanlışlıkla atılmış olduğu savı da, ne yazık ki inandırıcı değil.
    “Değerli blogum için sunucuyu başka yere taşırken çok meşguldüm” savunması da
    epey komik..
    Vefat etmiş olan polisin ismi, hiçbir zaman Gezi Parkı olayları nedeniyle
    kaybettiklerimizden ayrı tutulmadı ki.. Ama siz Mustafa Sarı’yı parantez
    içine alarak yazıyorsunuz.. Bu ayrımcılık niye? Sosyal medyayı takip etmiyor
    musunuz? Gezi olayları nedeniyle hayatını kaybetmiş olan herkese aynı hassasiyetle
    yaklaşıldığını bilmiyor musunuz?
    Şöyle bir şey söyleyebiliyorsunuz: “Umarım, bunca kayıplardan sonra park çiçek
    gibi olmuş dediğim için başıma birşey gelmez” !! Kim tarafından ‘amirim’?
    Sizin gibi bir de Sunay Akın var, o da bu günlerde Rosenberg’leri anlatıyor,
    Rosenberg’ler konusundaki açığa çıkmış gerçekleri görmezden gelerek..
    Ne diyelim, kolay gelsin.. Saygılar.
    Not: Hayatımın ilk 14 yılı, Recep Paşa caddesinde geçti. Gezi Parkı’nın paralelindedir.

  46. Enver 25/06/2013 at 01:45 #

    Yedirtmeyiz reis!
    Saldıranlar seni tanımayanlar, yorumları da ayakkabıyla camiye girdiler diyen RTE gibi…

  47. serkan 25/06/2013 at 01:47 #

    abi sen ne yazarsan yaz hep elestirileceksin.. bu kadar ozur dileme bence.. yuzunu her dondugun yerde senden ozur bekleyen birileri olacak. malesef halkimiz evet herbirimiz bu ulkenin bireyleri olarak bolunmuslugu, tarafliligi seviyoruz.. bunca olaydan sonra parkin guzel olmasi suc mu? seni linc eden insanlarin duymak istedigi seyleri soylemek zorunda hissediyosun kendini degil mi?taraflarin bireyler uzerine etkisi ve kazanimlari:)) herkesin yanlisa yanlis ama dogruya da dogru dedigi bir ulke var midir acaba?? iyi geceler.. ps: sag duyulu mesajlar alinmistir..

  48. Ozden 25/06/2013 at 02:14 #

    Amaç ağacın dalları gibi her fikir/düşünce dalının yapraklarını güneşte büyütmesi sergilemesi ise, öncelikle her fikre/düşünceye özellikle senden başka düşünen zıttın fikirlere dahi saygı duymakla başlar.
    Mamafih bu bakış açısı oluşmadığından sadece benim fikrim düşüncem değerli üzerine yoğunlaşıldığı için, durum yada hal muhakemesi yapmadan (ki buna fırsat dahi verilmez) sadece hızlıca bir linç eşiğinde eleştiri hali oluşuyor. Çok geçmiş olsun..

  49. Mithat AKTEL 25/06/2013 at 02:17 #

    6 kişi 2 günlük sunucu transferi = linux php wp java bu kadar uzun olmamalıydı ? Tecrübede altın tepside sunulmuyor insanlara,program sepet havası ise gerçekten sizin özrünüz kadar samimice üzülürüm bende :( o programıda mark sunsa izlemem,fikir ayrılıkları var,ancak hata belli özür belli ise anlamak gerek,uzaması kriz yönetiminde bir örnekten öteyede gitmez bende.sevgi saygı ile…

  50. Can 25/06/2013 at 02:21 #

    Yazıyı baştan sona okudum. Ayıbın bir özürle geçiştirilemeyek kadar tiynette!!

    Senin için önemi olmayacağını bilsem de, hem twitterda takip listemden, hem yaptığın işleri yakından takip bir izleyicin olarak seni hayatımdan çıkardım.

    Umarım bir “iletişimci” olarak yazıdaki ifadelerine sadık kalır, insan olarak de kendini sigaya çekersin. O zaman ileride belki lerde yollar yine kesişir.

    O güne kadar “Aramızda Değilsin M. Serdar Kuzuloğlu!”

  51. Kutlu Karatay 25/06/2013 at 03:10 #

    ‘hata insana mahsustur’ diye başlasam ki bunu eleştirecek çok insan olur. Bu nedenle çok ızdırap olamamak lazım – herkese. Saatlerdir sözlüklerde yazılanları okuyorum ki bu eleştiri sahipleri muhakkak bu entry’e bakıp -http://eksisozluk.com/entry/34261949 – bir iç çekmeleri gerekiyor diye umuyorum.

    Biraz dinlenmemiz lazım, kim özür dileme kudretini gösteriyor ki bu kadar ağır eleştiriyoruz. Biraz duralım yoksa onlarca polisin duvar dibinde kızı sıkıştırıp, ezmesinden farkımız kalmaz.

    Bu sözün manası şimdi daha değerlidir – herkes için

    ‘Gürültü ve patirtinin ortasinda sükunetle dolas, sessizligin içinde huzur buldugunu unutma..’

  52. Suat Emiroglu 25/06/2013 at 05:36 #

    Serdar Bey Selamlar, Ben Karsit kesimden biri olarak, su LINC hadisesine ugradiginiz twitlere baktigimda inanin niçin linç edildiğinizi anlamamistim, yorumlari okuduğumda, sizin linç edilmenize neden olan sözcüklerin, ” elinize saglik” ve ” gezi parki cicek gibi olmuş” demiş olmaniz olduğunu anladim. Arkadaslar 1 Ay’a yakin gaz su yara bere ve hatta en korkuncu ölümlü sonuçlar ile bir mücadele içinde olmalarindan oturu, Ak partiyi ve POLISI Dusman kuvvetler olarak, yaptiklari eylemide SAVAS/GAZA olarak gördükleri için, sizin bu gibi mesajlarinizi düşman kuvvetlere yalakalik olarak algilamalari dogaldir… Acikcasi AK partisini faşistlikle suçlayan zihniyetin, FASISTLIGE rahmet okutacak sekilde ZALIMLESEBILDIKLERINI sayenizde görmüş olduk. Cok sukur ki Ak parti iktidari var, cok sukur ki, Polisimiz var, eger bunlarin iktidari altinda olmuş olsaydık bu gunumuzu mumla arar olurduk. Malum tepki çekmemek için mesajimi yayinlamazsiniz. Caniniz Sagolsun, Allah c.c Yar ve Yardimciniz olsun. Kanuna polise baskaldiran kisilerin gercek anlamda bir demokratik olacaklarini ve ozur dilemeye donupte bakacaklarini, düşünmeniz bile sizin ne kadar naif ve hassas bir yürek tasifdiginizi bana göstermiştir. Her Ne kadar muhalif kanatta olsak bile sizin gibi birisinin varligi bile benim yarinlara daha bir güvenle bakmama sebep oldu.. Sizin gibi orta yollu itidalli insanlara ihtiyacimiz var. Durusunuzu asla bozmayin. 1000 kişi twitt takipçisi kaybedersiniz ama başka 1000 kişi kazanirsiniz. Sizin dusuncelerinize güvenen ve takip edecek insani insan olarak seven milyonlar var bu ülkede. saygilarimla.

    • Abdullah Mehmet Ethem 25/06/2013 at 18:51 #

      Hiç mi akıl yürütemiyorsunuz anlamıyorum ki. Mserdark’tan taraf tutmasını, başbakanı eleştirmesini bekleyen kim? Ama attığı tweet tamamen bir duyarsızlık örneğiydi, insanlar bu çiçekler için ölmüşler ama iyi ki ölmüşler mealinde bir şeydi resmen. Tepki buna geldi. Fırsattan yararlanmışsın da iktidarı bence başka yerde öv, 06melihgokcek rt yapar belki.

  53. renklidergi 25/06/2013 at 09:05 #

    Sevgili Serdar,
    geçmiş olsun. Birçokları gibi ben de seni takip etmeyenlerin yorumları diyorum. Bir arkadaşım paylaştığında ben de yok, “olmaz öyle şey, duruşu bellidir demiştim.” Bizi haksız çıkarmadığın için teşekkürler. =)
    Şaka bir yana geçmişler olsun, hepimiz bundan ders çıkarmalıyız, sadece sen değil elbette…

  54. Hümayunname (@fatihsorkun) 25/06/2013 at 09:08 #

    Sokakları yakıp yıkan, araçları deviren, kendisi gibi düşünmeyen herkesi yandaş, gerici, cemaat mensubu olarak gören, düşmanlık hissiyatının bile ötesine geçmiş hırslarıyla seni linç etmişler çok mu? Neden bu insanlardan korkup özür diliyorsunuz? Bu insanlar ne yaptıklarını bilmiyorlar ki? Sesini yüksek tondan çıkaran, şiddet uygulayan herkes bu ülkede söz sahibi olacaksa çekip gidelim buralardan.. Serdar bey bu kesim cumhuriyet kurulduğundan beri var ve varlıklarını bu şekilde devam ettirebiliyorlar.. Bunlardan özür dileyerek prim vermeyin.. Bu hatayı yapmayın.. Bunlar gelecek nesillerimize de zarar verecek potansiyele sahip bir kafada yaşayan güruh.. Onlar sizen özür dilesin..

  55. Hümayunname (@fatihsorkun) 25/06/2013 at 09:18 #

    Evet doğru gezi parkı çiçek gibi olmuş.. Evet doğru ellerine sağlık.. Yalan mı? Gezi parkını işgal eden sözüm ona çevrecilerin occupy nin organize ettiğini ve yönlendirdiğini bilmiyormuyuz? Üst geçitten aşağıdaki polis araçlarının üzerine kaya gibi taşları atanlar, 200 den fazla aracı yakıp ters çevirenler, polisin dağılmaları için attığı biber gazı kapsülünü alıp kaos çıksın diye metro durağının içine bırakanlar, başbakanlık ofisini yakmaya gidenler ki bunlar resmen polisle çatıştı.. (Bildiğin çatıştı serdar bey..) ortalığı savaş alanına çevirenler, sandık ve demokrasi dışı şiddet yolu ile iktidarı ve sistemi değiştirmeye çalışanların yaptıkları çok doğru ve çok temiz bir şey de belediyenin gezi parkına gidip ortalığı çiçek gibi yapması kötü bir şey mi? Akıl tutulmasına yakalanmış bu gezi parkı eylemcileri ve destekçilerinin sesleri çok çıkıyor diye her dediklerini kabul etmek zorundamısınız Serdar bey? Onlar 3 haftadır yaptıklarıyla zaten milletin vicdanında linç edildiler bile..

    • Abdullah Mehmet Ethem 25/06/2013 at 18:54 #

      Mserdark kendi durumuyla ilgili bir yazı yazmış, fırsattan istifade herkes eylemcilere küfretme derdinde. Bence sizde gram vicdan olsaydı bayrağıyla dışarı çıkan vatandaşı Ermeni, Rum diye hakaretlerle döven polisten ve bu polisi öven başbakandan biraz utanç duyardınız.

  56. Sinan Güneş 25/06/2013 at 09:38 #

    Bir çuval incir derken zihindeki ifadenin yansıması şöyle aslında;

    Hem aylık en az 30-50bin arası para kazandığım TRT’deki programdan oldum, hemde sanatçısından dansçısına gezi parkı bahanesiyle malı götürecek olanların arasında yer alamadım. Kimseye yaranamadım açıkta kaldım diyor yani.

    Siz kendinizi akıllı, milleti gerizekalı zannediyorsunuz. Olayların başlamasındaki en büyük etken sosyal medya planlayıcıları olan siz maaşlı sözüm ona internet fenomenlerisiniz.

    GAME OVER.

  57. Ahmet Kara (@kahmet) 25/06/2013 at 09:42 #

    Özür dilemek bir erdem, özür dilerken takındığınız bu net ve içten tavır da çok şık ve öğretici. Topluma katkılarınız için teşekkürler.

  58. Bilge 25/06/2013 at 10:26 #

    Başıma bir iş gelmeyecekse demeseydin, yazdıklarına inanabilirdim. Ama yazdığın şeyin ne kadar saçma hatta vicdansızca olduğunu bildiğin için başına o ibareyi ekleme gereği duydun. Biliyordun tepki çekeceğini. Şimdi özür dilemenin senin için önemi var, özür dilenir çünkü. Ama benim için yok mesela.

  59. Çağdaş 25/06/2013 at 10:33 #

    HERKESE SELAM:) Sadece selam vermek istedim:)

    Neden korumaya çalışıyorsunuz ki? Devletin teknolojik atılımlarını överek PR çalışması yapmakla mükellef birini korumak halka mı kaldı? En son Radikal’de internet üzerindeki izleme üzerine yalan söylemişti ondan beri okumuyorum. Size de tavsiye ederim. Hem niye üzülüyorsunuz ki onun adına, başbakanı getiriverir bir yerlere olur biter. Boş yere yazılmış sayfalarca yorum. Sosyal medya uzmanının yazdıklarını bile okumadım capslere göz attım sadece. Siz de zamanınızı doğru kullanın diye yazıyorum.

  60. E.H. 25/06/2013 at 10:35 #

    Atılan tweet ile ilgili sorun, doğru ifadelerin seçilmemesinden ibaret… İnsan bazen zihnindeki düşünceyi kelimelere doğru dökemeyebilir. Bu hepimizin her gün içine düşebildiği bir durum… Siz hiç mi kendinizi yanlış ifade etmediniz? İlk taşı günahsız olanınız atsın.

    Serdar Bey’in yazdıklarını öncesi ve sonrasıyla bütün olarak değerlendirmezseniz yapacağınız eleştiriler haksız olur. Lütfen bu konuya bunca emek vermiş, yazdıkları, paylaştıklarıyla, Türk medyasının aktarmadıklarını görmemize katkı sağlamış birine bu haksızlığı yapmayalım.

  61. E.H. 25/06/2013 at 10:53 #

    Yaşananların, kayıpların, uğranılan zararların üzüntüsünü yaşayarak, hükümeti bu süreçte sınıfta kalmış olarak görerek yazıyorum;

    İnsanların parktaki düzenlemeleri beğenmeye hakkı vardır. Bunu dile getirmeye de hakkı vardır. Bunu dile getirirken benim burada yaptığım gibi bir giriş yapmamış olmaya da hakları vardır. Bu girişi yapmazlar ise linç edilmemeye de hakları vardır. Demokrasi dediğimiz şey böyle bir şeydir. Demokrasiden de önce, önyargılı olmamak, haksızlık yapmamak için karşındaki dinlemek, anlamaya çalışmak bunu gerektirir.

    Buna bile tahammül edemezseniz, bu eylemlerin başlangıcındaki barışçı, özgürlükçü, hoşgörülü, farklı olana saygılı olan ve farklı olana saygı talep eden, bizi dinle, bizi anla diyen gezi ruhuyla, karakteriyle bağdaşmıyorsunuz demektir. Eylemin haklılığına zarar veriyorsunuz demektir. Gezi ruhunu bozuyorsunuz, eylemleri genellemeyi ve karalamayı kolaylaştırıyorsunuz demektir. Kısaca, olan bitenin özünü anlamamışsınız demektir.

    • assolist 25/06/2013 at 23:28 #

      Aynen katiliyorum. “Birlik ve beraberlige en cok ihtiyacimiz olan su gunlerde…” seklinde bir cumle kuracaktim, ama dur bir dakika, kurmuyorum, gerek yok. Huzur ve adalet isteyen, sadece kendi icin degil, her gorusten insan icin bencillik ve kibirden arinmis bir sekilde bunu isteyebilen zaten yukarida yer alan yorumdaki gibi davranir.

  62. Salih 25/06/2013 at 11:13 #

    Güzel Abim,
    Ben sizleri uzunca bir süredir blogunuz üzerinden takip ediyor, gerek teknoloji üzerine gerekse de kişisel yaşantınız üzerine yazdığınız yazıları keyifle okuyorum.
    Gezi olaylarının ilk patlak verdiği Cumayı-Cumartesiye bağlayan gece bazı demokrat (!) arkadaşların tüm ailemizi ayağa dikmesinden bu yana az ya da çok sosyal medyada yer alan tüm haberleri, twitleri, vs takip ettim. İlk günlerde sizin yazdığınız yazıyı genel olarak aynı görüşleri paylaşmasam da itidal çağrısı ve ülke geleceğimize dair iyi niyetler bir şeyler istediğinizin hissedilmesi nedeni ile çok pozitif buldum. Bundan sonraki yazılarınızda ve olayların başlarında yaptığınız TV programında verdiğiniz mesajlar da hep bu doğrultuda idi.
    Tabi bu esnada sosyal medyada yapılan paylaşımları; sizden önceki onlarca gruba ve kişiye karşı yapılan hunhar linç girişimlerini kaygıyla seyrettim. Kendisinden farklı fikre aslı tahammülü olmayan bunlarca kişinin hangi hakla kendilerinin dinlenmediği gerekçesiyle demokratlık kisvesi altında meydanlarda mücadele ettiğini anlayamadım.
    Sizin gibi, Uğur Özmen Hocam gibi karşısındakini herhangi bir ideolojinin esiri kalmadan dinleyebilen, eleştirebilen, üreten bir toplum olabilmemiz temennisiyle, sizlere sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.

  63. Lumina Obscura (@lumina_obscura) 25/06/2013 at 11:14 #

    hocam, neymis diye incelerken burada linklediginiz butun yazilari okudum. reklamin iyisi kotusu olmaz bosverin :)

  64. Ahmet Oğuzhan Doğan 25/06/2013 at 11:35 #

    Amirim,

    Biz bu devrimi “iyiliğin, güzelliğin ve sevginin devrimi” olarak görüyoruz. Sokağa çıkmamızın en büyük sebeplerinden biri insanların birbirine karşı olan tahammülsüzlüğü, hoşgörü eksikiği ve farklı görüşlere olan bakış açıları.

    Dolayısıyla eğer sizi yaptığınız bir hatadan dolayı ve üstüne üstlük bu hatadan geri döndüğünüzü söylediğiniz halde anlayışla karşılamaz, bağrımıza basmazsak;

    eğer yaptığınız tek bir hatadan dolayı bundan öncesinde özgürlük adına verdiğiniz mücadeleyi (özellikle internetteki sansürle alakalı) unutursak;

    size karşı duyduğumuz anlık bir öfkenin daha önce içimizde biriken sevgi ve şefkati yok etmesine izin verirsek;

    bizim karşısına dikildiğimiz bu tahammülsüz güruhtan ne farkımız kalır?

    Sevgiyle.
    Sizi affeden bir kardeşiniz ve uzun süreli bir takipçiniz.

  65. Fatih 25/06/2013 at 12:04 #

    Amirim bu yorumu okuyunca bence kendini sorgula, siyaset konuşuyorsun. Bir raaçıyorum twitter sürekli gezi parkı ile ilgili gönderiler benim bile senin bir amaca hizmet ettiğin düşündüğüm oldu. Evet teknolojide başarılısin ancak görünüş oki toplumsal olaylara çift yönlü bakamıyorum. Evin Nişantaşı’nda bu nedenle direk gazdan etkilendiginden dolayı mağdur tarafında hissettin kendini. Neyse bence nis olarak işini yapmaya devam et. Herşeye el atan yazarlardan olma. Ayrıca yazdıkların da cidden hükümet karşıtı büyük söylemler var. Olaya çok küçük bakıyorsun bence. Ben olsam seni kanalımda calistirmazdim çünkü senin yazdiklarinda ortalığı karıştırıyor.umarim anlamisindir demek istediğimi Selamlar

  66. Mustafa 25/06/2013 at 12:19 #

    linç kültürü artık bu ülke gençliğinin tuzu, şekeri olmuş.
    Mutlak bir ihtiyaç haline getirilmiş. Dün hakemleri linç edenler bugün eylemlerde yer alıp eylemlere destek vermeyenleri lehlerine penaltı kararı vermiş hakemler gibi linç girişimine kalkışıyorlar.
    1 mayısta Şahan, 3 gün önce Şafak Sezer ve Bizim haberimiz olmadan sana yağmış küfürler bunun ispatı. Bu ülkede sağ kesim hep linçle anıldı Sivas olayları nedeniyle ama Sol kesimin linç kültürü daha bilinçli kansız ama kansız bırakacak biçimde tasarlanıp geliştirildi. SEnin artık bundan kaçışın yok sen fişlendin. Senin üzerinde damgadan kurtulman için toma tekeri önüne yatıp poz vermen gerekli. Uuzun bir süre kendi fikirlerini ellerin titreyerek yazmak zorundasın belki. Twitterda overrated Türk yazarları ve Türk Rock, popçusu, Avm’ye muhtaç filmler üreten Cannes’sızlar
    kendi fikilerini değil ortamın fikirlerini savunmak zorundalar. Becerileri kısıtlı ve beslenecekleri damarı ısırmaya kalkmazlar. Havaya ateş etmiş polisi nişan alıp öldürmüş gibi sunanlarla iş zor ama sen beceri ve bilgi sahibi bir adamsın onlardan farklı olduğunu biliyoruz. Senin burada özür dilemen sadece onlara “evet biz haklıyız hadi daha fazla bağırıp bizim fikrimize katılmayanları daha fazla rencide edelim avuçlarımız arasında suyunu sıkalım” cesaretini katmerledi. Yorumlarda o şekilde.

  67. hasan kamacı 25/06/2013 at 13:28 #

    o tiwiti okuduğum anda zaten başınıza birşeyler geleceği içime doğmuştu. sizi hiç yanlış anlamadım ve sizi iyi tanıyan ve takip edenlerden biri olduğum için samimiyetinizden şüphe duymamıştım. ancak yine de yazdığınız twitin tuhaf olduğunu ve bir algı hatasına sebep olacağı belliydi.
    neyse geçmiş olsun, bir iletişimci olarak daha dikkatli olmak gerekir bence de.

  68. Mehmet 25/06/2013 at 14:35 #

    Serdar abi,

    Uzun bir yorum yapacağım ama olaylar boyunca sessiz kalmamın bir yansıması olacak bu bende ve akabinde genel bir değerlendirme yapıp bir acaba dedirtmek niyetindeyim size, okuyanlara..

    Olaylara özet olarak bakacak olursak parktaki ağaçların kesilmesini istemeyen duyarları vatandaşlara polisin orantısız müdahalesi ile tepkiler büyüdü. Hükümetin söylemleri ile işler daha da çözülemez duruma geldi. Fakat sonrasında işin rengi değişti bence, seçimle gelen hükümeti meydanlarda devirmeye dönüştü. Marjinallerin, karıştırıcıların oyun sahası oldu..

    Karşıt görüşler sakinliği korudukça bazı kişiler azgınlığa varan eylemlerde bulundular. Oysa AK Parti ve MHP başta olmak üzere çoğu grup bu eylemleri desteklemedi, yöneticiler tabanlarına sağduyu çağrısı yaptılar. Aksi olsaydı ne olurdu tahmin edebiliyor musunuz? Oysa aksini pek isteyen birileri Boston saldırılarında dahi normal yayın akışlarına devam ederken Taksim’den 8 saat canlı yayın yaptılar, Ak Parti mitinginden ise 8 saniye. Dezenformasyonun-yalanın bu kuruluşlar neden bizle bu kadar ilgilendiler, soruyorum? “Kahrolsun emperyalizm.” sloganlarını dillerinden düşürmeyenler dahi bu kuruluşları melek ilan ettiler, “Kapitalizme karşı omuz omuza” diyenler en kapitalistleri dahi desteklerinden dolayı kahraman ilan ettiler. Yani ortada belli bir vicdan, sağduyu ve ego sorunu var belli ki? “Ben en doğrusunu bilirim, bana yakın duranlar iyi, uzak duranlar ise kötü.”

    Belli medya kuruluşlarında öyle bir hava var ki yakıp yıkmak acayip hoş bir şey, eylemciler hatasız kullar oldular adeta. Hadi biraz empati yapalım:

    Aynı eylemler, aynı olaylar olsa fakat profiller farklı olsa.. Mesela reklam panoları dahil etraftaki her şeyi aşağı indiren kişiler “Tayyip’in askerleriyiz.” , “Direne direne kazanacağız” deseler acaba aynı “iyi çocuklar” yakıştırması yapılacak mıydı? Hey okuyan arkadaşım, sen yine onlara “iyi çocuklar” diyecek miydin?

    Diyelim ki yarın hükümet açıkladı: “Bundan sonra kamu kurumlarında ve üniversitelerde başörtüsü mecburi.” Başı açık öğrencileri kapıda polis çevirdi, başı açık hanım memurlar kurumlara alınmadılar.. Ne olur bu durumda? Sanırım tam bir kaos. Yakıp yıkanlar neler yaparlar kim bilir? E peki o zaman haydi buyurun vicdan muhasebesine: Bu ülkede başörtülü öğrenciler yıllarca üniversiteye alınmadılar. Onlar da bu temel hakları için eylem yapıyorlardı. Bu kadar ağır bir mesele olmasına karşılık acaba bu eylemlerde bir tane kamu malına zarar verildi mi? “Bu kötü insanlar niye bir yere zarar vermediler ki, hayret!” değil mi? Ve bu ülkede hâlâ kamuda başörtülü hanımlar çalışamıyor millet, farkında mısınız? !

    Bu iyi çocuklardaki linç kültürü de maşallah çok gelişmiş.. Kendinden olmayanlara tahammül ise pek az. Bu olayların içindeki sağduyulu insanlar ise bunları engelleyemiyor ve olan olaylara net tepki koyamıyor maalesef, vicdanlar kan ağlıyor. Misal Starbucks eylemde kapılarını kapatsa bir daha oraya gitmeyerek orayı boykot edecekler var, bir de hain ilan edip bunun gibi onlarca iş yerini tarumar eden iyi çocuklar var. Kanyonda eylemi desteklemiyor diye boykot ettikleri adama karşı gösterilen şiddetsiz tutum dahi kendinden olmayanlara gösterilen tahammülün-hoş görünün net bir resmini ortaya koyuyor.. Size katılmak zorunda mı o adam? Ülke sizin sandınız herhalde..

    Ve son örneklerinden biri de Serdar Bey olmuş. Oysaki Serdar Bey tüm olaylar boyunca iyi çocukların taleplerini daha fazla dillendirip yaptığı yaramazlıkları daha az eleştiren, http://www.youtube.com/watch?v=ytTMqY_wxhc gibi videoları pek paylaşmayan bir tutum izlemişti. Son attığı tweet’lerde dahi aslında iyi çocukların fikirlerine paralel paylaşımlar yapmıştı ki buna rağmen çiçek gibi olan bir yere “çiçek gibi olmuş” dediği için linç edildi. “Vay sen onların yaptığı bir şeye nasıl olumlu yaklaşımda bulunursun?” “Vay sen nasıl son mahkeme kararını eleştirmezsin?” Adam haber ajansı mı ki her gelişmeyi ondan mutlaka duymak istiyorsunuz? Adam sizin onay makamınız mı ki sizin fikirlerinize hep paralel şeyler söylesin? Adam isterse dünyanın en saçma fikrini savunur, size ne kardeşim? Nerde sizin sözde özgürlükçülüğünüz, düşüncelere saygınız? Gördük ki demokrasi dahi işinize geliyorsa sevimli, yoksa sandık falan hikaye gözünüzde..

    Sevgili gezi destekçileri, bu ülke sizin değil. Şiddetle aranıza mesafe koyun. Provokasyonlara gelmeyin lütfen. Eğer sokaklara başka insanları da çekerseniz işler 80’lere döner ve işte o zaman ülke biter, herkes biter. Madem haklısınız, o zaman kendinizi anlatın, sandıkta kazanın. Haber alma kanallarınızı iyi seçin. Şimdi şiddetle aranıza mesafe koyun dediğimde “Biz karanfil uzattık, onlar saldırdılar” diyecekler de çıkacaktır. Hah, işte ben de bunu diyorum. Polisin müdahalede bulunmadan önce belki 1 saat boyunca “Yol kapanıyor, lütfen programınızı çok uzatmadan bitiriniz. Dağılmanız için süre tanınacaktır.” gibi anonslar yaptığını da söyleyebilen kanalları seçin. “Polis karanfile tomayla karşılık verdi” derler, siz de “yuh” deyip sokağa çıkarsınız. Sizi sokağa çıkaranlar bir gün başkalarını da sokağa çıkarmayı başarır, ondan sonra da onlar kıs kıs gülerken biz birbirimizi bitiriyor, büyüklerin kolay yutması için parçalanıyor oluruz.

    Serdar abi, son sözü de size söyleyecek olursam; lütfen objektifliğinizi kaybetmeyiniz. Hayat bize bir şeyler fısıldar sürekli, bir şeyleri gösterir durur.. Umarım onları duymakta, görmekte geç kalmayız..

    Saygılar, sevgiler..

    • Salih 25/06/2013 at 17:49 #

      Elinize sağlık, müthiş bir özet Mehmet Bey.
      Serdar Bey siz özür diledikçe, geri adım attıkça bu arkadaşlar vicdansızca üzerinize geleceklerdir. Dik duruşunuzu bozmayın kendinizi de bizi de üzmeyin :)

  69. Hasan 25/06/2013 at 14:37 #

    Bence Trt’den istifa edip Halk Tvye geçersen imaj tazelenir amirim.

  70. osman 25/06/2013 at 15:55 #

    Dostum niye kasıyorsun, küçük burjuva ahlakına sahip herkes senin yaptığını yapabilir; bu noktaya yoğunlaşırsan şey çıkartabilirsin.
    Yoksa battıkça batacaksın.

  71. Emre 25/06/2013 at 15:58 #

    Belki kasıtlı yapmadınız ama bu demokrasi özgürlük savunucularının! ne kadar farklı fikirlere tahammülsüz ikiyüzlüler olduğunu gördünüz bir anda. Bunların ağızlarından düşürmedikleri demagojiye doymadıkları kavramlar hakkındaki samimiyetlerini, gerçek yüzlerini buradan anlayın işte… İstedikleri hep kendilerine, başkalarına karşı sıfır, empati zaten yok.

  72. Abdullah Mehmet Ethem 25/06/2013 at 18:56 #

    Taraf olmak zorunda değilsiniz, ama duyarsız olmak ayıptır. O tweet bir duyarsızlık örneği gibi görüldü ve tepki de buna geldi.

  73. fatherfigure 25/06/2013 at 22:39 #

    Biri mahalle baskısı mı dedi? Buyurun işte! sağ-sol, kültürlü, alaylı farketmez. Türksen yaftalarsın, baskı yaparsın, senin gibi düşünmezse karşıdandır. Seni gidi yandaş seni(!). Amirimiz yandaş olmuş. kesin bilgi, yayalım!
    Özür dilemek zorunda değildiniz. Siz fikir belirttiniz. Eğer eylemlerin amacı demokrasi ve düşünce özgürlüğünü savunmak ise herkesin düşüncelerinize yaftalamadan saygı göstermesi gerekirdi. Ancak neyi savunduğunu dahi bilmeyen dev bir kitle var; Taksimde özgürlüğü savunup kendi gibi düşünmeyene küfür sallayan…
    (Not: Türküm).

  74. Fatih 26/06/2013 at 00:49 #

    Demek ki beyaz Türklerin tepkisini çeken insan 2-3 tweet icin destan yazarak aslinda su kadar bilmemneyim ben. Başbakana bile lafımı koydum beni bilen bilir kıvamında kekremsi bir “şecaat arz ederken sirkatin söyleyen” kisi olmak zorunda kalması uzucu. 

    ortaya karisik bir muhalif tablosu ortaya koymaya calismissiniz. Merak etmeyin siz ve sizin gibi uzman kisilerin alemsah gibilerinin attıkları mesajların nasil evrim geçirdiklerini biz gözlemliyor ve kayıt altına alıyoruz. 

    Ben sizin sözde direnişi destekleyen mesajlarınızda  hic kufretmedim ama sanırım sözde  direnişçileri desteklediğiniz mesajlardan sonra gelen kufur veya yorumlar sizin istemeden de olsa (Allah bu; adamı bir sekilde rezil de eder iste) direnişçi beyaz ve zengin Türklerin zoruna giden mesajlarımıza  ettigi küfürler kadar rahatsız etmemiş. 

    Yazarken bile zihin müktesebatınızı ortaya koymussunuz. Öyle ki “Ethem Sarısülük başta olmak üzere bu olaylarda hayatını kaybeden (Polis Memuru Mustafa Sarı dahil) herkese
    rahmet diliyor ve yakınlarının acılarını yürekten paylaşıyorum. ” cümlesinde ki parantez icerisine aldığınız kisiye rahmet dileme sekliniz bile igreti ve tiksinti verici. Kaldi ki o da bir insan kıvamında. 

    Mesaj zaten direnişçilere oldugu icin şehit komiserimizi ancak parantez icerisinde dahi anlamında anabiliyorsunuz.

     Sizi anlıyorum ekmek nereden gelecekse oraya sempatik görünmek hostur. Ama lütfen tutarlı olursanız sonradan ortaya karisik yapalım gibi bir çabanın icerisine de girmeyiniz. Millet catir catir cam çerçeve indirip, yollara barikat kurup yagma yaparken, programa yetişmek icin arabanızın icinden “vah vah neler yaşanıyor burada, su genclere yazık degil mi” mealinde mesaj atıyordunuz. Keske mesajlarınızı silmeseydiniz de ileride birileri sizi tanımaya calisirken o yazdıklarınızı ve sonrasında silmek zorunda kalmanızı sağlayan o zavalliligi gorselerdi.
    Oysa mesajınıza da basima birsey gelmeyecekse diye başlamisken…

    • MserdarK 26/06/2013 at 01:02 #

      Ben o mesajları burada toplayıp derlemek ve açıklamak için sildim. Sildiklerim de yok olmuş değil, yukarıda yazının içinde aynen duruyor. Twitter’da kalsa sadece Twitter kullanıcıları haberdar olacak ve birkaç ay sonra ulaşılmaz hale gelecekti. Ama burada, şahsi sitemde, ben yaşadığım sürece benim sicilimde kayıtlı ve ulaşılabilir kalacak.

      Ben kendi vicdanım ve hatalarımla yüzleşebiliyorum. İçim de son derece rahat, huzurlu. Yaşanan bunca şeye rağmen inat ve inançla kimsenin tarafında ya da karşısında değilim. Kendi bildiğim doğruların izindeyim. Kimsenin doğru ve yanlışına da müdahalem yok. Kimseye sempatik görünmek, alkış toplamak derdinde değilim. Hiçbir gruba, kimliğe, ideolojiye, üst kimliğe ait olmak istemiyorum.

      Bu süreçteki tek hassasiyetim ifade etmek istediklerimin doğru anlaşılması üstüne. Bu yazının sebebi de buydu zaten. Ama siz hala bazıları gibi satır aralarından laf cımbızlayarak niyet okumak, açık aramak, laf çakmak derdindeyseniz ona da kabul. Yorum denen şey ona da fırsat tanıyor işte.

    • Mehmet 26/06/2013 at 05:37 #

      Fatih, kendini bu denli eleştiren birine bu şekilde yaklaşman, laflarını istediğin gibi algılaman hoş olmamış. Sence yanlışı varsa bu kişinin, bence üslubun bu olmamalı. Açık söylüyorum ki bu üslupla “2 kere 2, 4 eder” desen, insanın “Yok, 5 eder” diyesi gelir. Belki bir hafta sonra “Taksim gezi olayları amacını aştı” diyecek bir insana bu şekilde hitap ediyorsun ya, onun düşünce yapısına “Sizin gibilere karşı bu şiddet de hoş görülür.” fikrini aşılamaktan öteye gidemiyorsun, çok yazık..

      • Fatih 26/06/2013 at 15:09 #

        Mehmet Bey ve Serdar Bey,
        Bir sistemi çökertmek, bir haklı davayı haksız bir yana sürüklemek çok kolaydır. Ben yazdığınız yazıları ve attığınız tweetleri okuduktan sonra bunları yazdım. Belki sayısı 1 milyona ulaşan (ki bu çok iyimser bir tahmin) eylemcilerin yaptığı hareketleri iç savaşın eşiğine geldik derecesinde bir kıvama büründüren yazınızı ve tespitinizi de okudum bunları yazmadan evvel.

        Serdar Bey, eylem alanlarında gördüğü yanında durduğu insanların üzerinden tahliller yaptı. Tamam onun yanındakiler birbirlerine acayip yardımcı oluyordu. Sivil polisi bile linç etmiyordu (hatta mağaza yağmalayanların sivil polis olabileceklerini kabul edebilecek seviyede makul buluyordu Serdar Bey). Hadi diyelim ki ilk zamanlarda aralarına sızanlardan da haberdar değildi. Hani eylemi amacından saptıranlardan, o bahsettiği vatanını seven insanlar adına köprüyü, kanal İstanbul’u vb. tüm projelerin durdurulmasını talep eden Taksim Platformunun hiçbir hareketine ses çıkarmamıştı Serdar Bey.

        Bunları eleştirir bir satır bulamazsınız paylaşımlarında. Tamam hakkını yemeyelim. Ara ara da akl-ı Selim mesajlar da veriyordunuz ama…

        Bir insanın mesaj dili önemlidir. Örneğin babanız birisine sinirlenip üzerine yürüdüğünde hatta darp ettiğinde siz babam şu kişiye saldırdı demezsiniz. Derseniz babanızın karşısında olursunuz. Peki Polis Saldırıya geçti diyen Serdar Beyin laflarını sadece ben mi yanlış yorumlamış oluyorum?

        Direniş adı altında o semtlerde yaşayan nice kendilerini desteklemeyenleri rahatsız eden, kendilerini bu ülkenin aydınlık insanları ve gerçek sahipleri gören, dini, ahlaki değerleri ile dalga geçilen (hani zeki ve muhteşem çocuklar denen o insanların Taksim’de yazdıkları duvarları, kepenkleri mahvederek solagan yazan, -Örn: Takke düştü g.t göründü vb. – otobüs, ambulans vb. onlarca aracı yakan yıkan, dükkan yağmalayan, bize kapılarını açmadı bunlara hadlerini bildirelim diyen insanlara yapılan müdaheleyi vahşet olarak niteledi. Kendi çevresine baktı genel tabloyu göremedi.

        Doktorları kelepçeleyerek tutukluyorlar mesajını paylaşan sorumlu bir insan olarak o tutuklananların doktor değil sabıkalı olduklarını da yazmadı sonrasında. İnsanların aklında yaptığı o paylaşım kaldı belki de…

        Toplayınca aslında ben insafsız davranmış olmuyorum. Sadece Serdar Beyi pişman olduğu o mesajlar için yazdığı bir sayfa dolusu yazının binde birini; bahsettiğim dezenformasyonlara alet olduğunda bile yapamadığı için eleştiriyorum.

        Yoksa herşeye rağmen severim sayarım. Ama kalbimizin bir köşesine leke düşürmüş olmasını da not düşmezsem olmaz.

        Bu arada satır arasından laf cımbızlamak dediğiniz şey birçok paylaşım ortamındaki diliniz, mesajınız ve yaptıklarınızın pekçoğundan elde edilebiliyorsa kendinize dönüp bir bakmanız lazım. Ben militan değilim ki laf cımbızlayıp millete bak bu Serdar beye saldırın diye hedef göstereyim.

  75. Fatih 26/06/2013 at 01:05 #

    Mesele gezi parkı degil arkadas? Sen hâlâ anlamadın mı?
    Gezi parkı işgalinin 2. Gununde yapılan bu konusmayi dinleyin isterseniz. Bakın aslinda siz neye siper olmussunuz!….

    http://www.youtube.com/watch?v=AlA2CC37vqo&feature=youtube_gdata_player

    • wime77 26/06/2013 at 09:13 #

      Ne diyor ?
      İstanbul Türk halkı tarafından işgal edilmiş.
      Peki Başbakanımız ne dedi meydandaki insnlar için ? Çapulcu . Sonra ? İŞGAL KUVVETLERİNDEN TAKSİMİ TEMİZLEDİK.

      • Fatih 26/06/2013 at 15:10 #

        Başbakan bu ülkenin seçimle gelmiş meşru bir makamındadır. Elbetteki ne idiğü belirsiz bir kitle ile bir tutulamaz.

        • Gürkan 28/06/2013 at 03:27 #

          Gerçekten o eylemi yapan kitlenin tek derdinin hükümeti (o çok bahsettiğiniz demokraside olmayacak şekilde) devirme olduğunu sanıyorsunuz değil mi? Bu isteğinizi kemalist yığın ve kırca gibi örnekler buldukça haklı olarak görüp seviniyor, şu tür videolar izledikçe içinize bir rahatlık çöküyor.

          Sorun şu. Demokrasi evet, halkın seçimle yöneticilerini seçmesini de sağladığı, AZINLIK VEYA TARAFSIZ OLANIN HAKLARININ.. neyse ya vazgeçtim. kime anlatıyorum ki. zaten mağdur da sensin. Eylemcilere de İngiltere/Almanya falan yatırmıştır maaşlarını..

          Geceleri hangi düşünce rahat uyumanı sağlıyorsa onu düşün kardeşim. Selametle.

          • Fatih 30/06/2013 at 18:26 #

            Gürkan bey demokrasi isterken bir baska kitleyi gormezden gelip istediğimizi dize getiririz diyen anlayışa karşıyım. Ama bu hareketi lutfen aklamak ve kutsamak gibi bir yanlışa düşmeyelim. Bakınız bilmediğiniz ve bilmediğimiz bircok şey vardır. Ben bildiklerimi konuşuyorum. Vicdanım rahat. Eylemler eger ilk bastaki gibi kalsaydı vicdanlar onlarla olurdu. Ama is kendi istediklerinden baska bir boyuta dönüştü. Temsilciler köprü yapmayacaksın, kanal istanbulu yapmayacaksın, valileri gorevden alacaksın gibi talepleri bu kitlenin düşünceleri uğruna mı iktidara dikte etmeye çalıştılar. Bu insanlar o bahsettiginiz kitlenin bizi siz temsil edeceksiniz dedikleri insanlar miydi? Simdi hangi isteklerini yaptırabilecekler?
            Ayrıca zaten önyargılı olduğunuz icin size ancak bu cevabı yazıyorum. Anlama ve anlatma kaygısı taşıyor olduğunuzda sizinle daha derinlik içeren yorumlar yaparız.

  76. wime77 26/06/2013 at 01:22 #

    Okuyan insanlar ister istemez düşünürler, araştırırlar. Hele doğru kitapları okuyanlar bunu birkaç kat daha fazla yapmaya başlarlar.

    Siz doğru kitapları okuyanlardan birisiniz. Farklı sesleri okuyorsunuz.

    İnternetin özgürlüğü konusunda yazdıklarını ortada, söylediklerinizde.

    Gezi parkı olaylarında yaptığınız derlemeler de ortada. Hepsine baktım.

    Yeterli mi ?

    Değil. Serdar bey sesiinizi yükseltmeniz ve üzerlerine bastırmanız gerekiyor.

    TIB’e ISYAN bayrağını çekip YETER ULAN diyebilirmisiniz ?
    Gezi olaylarında gençlerin tarafındamısnız ? İktidarın mı ?
    Medyanın tutumu ?

    https://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=HlNkfYxmsL4

    Kenardan kenardan değil, badozlama dosdoğru konuşmaya hazırmısınız ?

    Ben ÇAPULCUYUM demeye hazırmısınız ?

    Gezi Parkı Bizimdir Yedirtmeyiz demeye varmısınız ?

    HAngi siteye gireceğime, sosyal medya da ne yazacağıma, ne zaman neyi protesto edeceğime, kaç çocuk yapacağıma, çocuğumun eğitimine KARIŞAMAZSIN demeye varmısınız ?

    Varsanız önce vitrininiz TRT den sonra gittiğiniz birçok firmadan mahrum kalmaya da hazır olmalısınız. Sizin hakkınızda yazılacak yalan yanlış haberlere ve karalama kampanyalarına da hazır olacaksınız.
    Ama sonunda Serdar bey Özgürlük var. Size kimse düşündükleriniz için veya söyledikleriniz için cephe almayacak. Sizi onca yaptığınız doğru varken söylediğiniz tek bir kelime için harcamaya kalkamayacak. Hukuk size farklı başkasına farklı işlemeyeceği için hakkınızı savunabileceksiniz.

    CNN de çok doğru söylediniz. Bu olayların dışarıdan yönlendirildiğini düşünmüyorum verilerde bunu gösteriyor dediniz.

    Buyrun Halk TV ve Ulusal kanalda çıkıp söyleyin bunları. CNN de söylediklerinizin aynısını söylesenizde sizi CNN de söylediğiniz gibi aslanların önüne nasıl atıyorlar görün.

    • Mehmet 26/06/2013 at 05:26 #

      “Gezi olaylarında gençlerin tarafındamısnız ? İktidarın mı ?” demişsiniz.
      Bu gezi olaylarını destekleyenlerden çok desteklemeyen gençler de var, onlar ne olacak peki?

      Serdar Beye resmen “tarafını seç” diyorsunuz yorumunuzda. Genelde bir iyi bir kötü olarak bu taraflar lanse edildiğine göre sizin “gençler” dediğiniz kitle iyi, iktidar kötü öyle mi?

      Saygı duyuyorum ne diyeyim..

      http://youtu.be/D0zHnTC6n-Q

      • wime77 26/06/2013 at 09:08 #

        Saygı duyduğunuza eminmisiniz ?

        Diğer gençler dediğiniz elinde satır ve bıçak olanlar mı ? Yoksa desteklediği halde gelemeyenler mi ? Hiç mi desteklemeyenler ?

        Bakın savaşlar genel halkın katılımı ile yapılmaz. Amerika Irak’ta Afganistanda, Korede Vietnamda savaşa girdiğinde tüm ülkemi destekledi ? Ya da tüm ülkemi destekledi ?

        Gezi olaylarında gençler doğruyu yaptılar. Bu tartışılmaz gerçek. AMAN efendim devletin malına zarar verdiler dükkanlar yağmalandı. Devletin gücü burda başlıyor. Hemen gider zararı ziyanı öder ve bunları yapanı bulur. Bulamıyorsa beceriksizliğinin faturasını protesto hakkını kullananlara KESMEZ.

        Biz tarafları iyi ve kötü olarak değerlendirmiyoruz. Biz BASKICI düzene karşı ÖZGÜRLÜKLERİ savunuyoruz.

        Koyduğunuz video’ nun da hangi kafayla çekildiği belli. Dünya krizle sarsılırken Tükriye büyüyor. Benim ülkem demokrasi ve özgürlükler ile büyüyen bir Türkiye istiyorum. Zaten büyüdüğümüz de yalan rakamları görmek istemiyor gerçeği anlamak ve kabul etmek istemiyorsanız sizin bana gösterdiğiniz hiç önemli değil.
        Ben alınıp satılan bir tahvil değilim. Ben çalışma koşulları kötü bir ortamda yaşamak istemiyorum. Emekliliğimin elimden alınmasını istemiyorum. Ben taşeron işçi olmak istemiyorum. Ben madende insanlar ölsün istemiyorum. Ben yargıya güvenmek istiyorum.

        Siz hala konuyu anlamamışsınız. Okuyun, araştırın ve düşünün.

        Ha bu arada. Camide içki içilki yalanına sığınan bir başbakana karşın Müezzin dimdik ayakta doğruyu söylemekten vazgeçmeyeceğini söyledi. Onada izletin bu video yu.

  77. İlkay Artuğ Zengin 26/06/2013 at 02:25 #

    Merhaba Serdar bey,
    Sizi 90ların sonunda usenet zamanlarından beri takip ederim ( hatta soyadınızı bir türlü doğru yazamazdım yazışmalarda (bkz.kuzuoğlu) :) ) Bazen sizi ukala bulduğum anlar olsa da sizin kendi hatalarını görüp kabul edebilecek erdeme sahip -malesef- ender insanlardan birisi olduğunuzu biliyorum. Bütün bu açıklama, kendinizi doğru ifade etme çabanız için takdirlerimi iletmek istiyorum. Umarım bu kadar yoğun duyguların yaşandığı bir dönemde benzer hataları hiçbirimiz yapmayız. Şahsım adına teşekkür ederim açıklamanız için.

  78. zeynepbilgi 26/06/2013 at 14:11 #

    Twitter kurbanı olmuşsunuz. Geçmiş olsun. Herkesin başına gelebilir.
    Ancak burada görülmesi gereken bir uyarı var: diyalog, anlayış, demokrasi için mücadele verirken, her ne sebeple olursa olsun bir kişiyi düşüncesi sebebi ile kınamak, linç etmek vs. anlaşılır tepkiler değildir.

  79. gullu akbas 26/06/2013 at 16:18 #

    “Kulun hatasızından, hatanın tövbesizinden kork” derler. açıklamanız fazlasıyla samimi. ikna olmayanlar için yapacak bi şey yok.

  80. Onr 26/06/2013 at 16:28 #

    gezi hakkında yazdığınız yazılara baktığımda olayları tarafsız değerlendirme eğilimde olduğunuz izlenimi edinmiştim, eğer tespitim doğruysa bu yazınızda paylaştığınız olayların sebebi insanların sizden tarafsız olmanızı değil taraf olmanızı istemesi, bir memet ali alabora, bir gürkan uygun çıkışı beklemesi, bu çıkışlar olmamasına sizin zamanlama hatanız eklenince bahsettiğiniz durum gerçekleşti. “ekipler amiri” nickinizi polise sempatinizle açıklayan insanlara neyi ne kadar açıklayabilirsiniz bilmiyorum, kolay gelsin.

  81. Sekiz 26/06/2013 at 22:59 #

    Merhaba Serdar Bey,

    Öncelikle sizi yıllardır takip ettiğimi hatta bir çok arkadaşımı teknosohbet fanı yaptığımı bilmenizi istiyorum. Alanınızda benim bildiğim en iyi uzmansınız.

    Olayların başından bu yana bir tarafı savundunuz. Ben ise, özellikle korkunç mahalle baskısından ve olayları kışkırtan karanlık güçlerden dolayı gezi protestolarının karşısında yer aldım. Bu mahalle baskısı o kadar kızdırdı ki size de çok öfkelendim. Size öfkelenmemin en büyük nedeni tek taraflı oluşunuzdu.

    Sizi sürekli ortadan gitmekle eleştiren arkadaşlara buradan bir şey söyleyeyim. Benim hoşuma gidecek hiç bir söyleminiz olmadı. Yani davanıza körü körüne sahip çıktınız. Şimdi klavye başından eleştirenler sizin yaptığınız fedakarlığın yakınından bile geçemez. Deyim yerindeyse çocuklarınızın rızkını işinizi riske ettiniz. Doğru olduğunu düşündüğünüz şeyi yazdınız. Buna rağmen bence normal bir twitiniz abartıldıkça abartıldı. Belki bu vesile ile savunduğunuz insanların mahalle baskısını ziyadesiyle yaşadınız.

    Sizin hayatınız genelde açık olarak takip edilebiliyor. Bence size saldırılabilecek tek şey varsa o da şu phorum meselesi. Şaka maka onda bile size haksızlık yapıldığı hissine kapılmaya başladım.

    Bir itirafta bulunayım her ne kadar haksızlığa uğradığınızı düşünsem de sizin durumunuza sevinmiştim. Oh oldu demiştim. Sırf bu olaylar yüzünden uzun süredir takip ettiğim sosyal medyayı ilk kez aktif olarak kullanmaya başladım ve troll hesabı oluşturdum. Bugün sizin moralinizi bozmak için cevap vermeyeceğiniz bir mesaj attım ve gayet samimi bir cevap aldım.

    Bir an kendimden tiksindim. O şikayet ettiğim mahalle baskısının bir parçası haline gelmiştim. Size yapılan haksızlığa sevinmiştim. Tweetimde de dediğim gibi delikanlı ve kibar birisiniz. Sizden samimi olarak özür diliyorum. Ve hakkınızı helal etmenizi sizden rica ediyorum.

    Not : Troll hesabımı ve size attığım tweeti silmedim çünkü bana bir şeyleri hatırlatması için kalmasını istiyorum. Belki birkaç ay sonra silerim.

    • MserdarK 26/06/2013 at 23:21 #

      Sanıyorum kısa bir zamana dayalı bu gözlemleriniz ne garip günlerden geçtiğimizi, zihnen ne kadar bölündüğümüzü ve bir sebepten karşı tarafa ötelediklerimizi nasıl toptan reddettiğimizi bir parça da olsa anlatmıştır. Böyle bir dünyanın ne kısa ne de uzun vadede kimseye vaat edeceği bir iyilik yok.

      Bu dönemde en zor şey karşılaştığımız her olayı kolaycılığa kapılmadan, tek tek ve sabırla değerlendirmek.

      Son olarak; siz dahil kimse üstünde bir hakkım olduğunu düşünmüyorum ama olduğunu düşünüyorsanız, helal olsun.

  82. davut naci kaya 27/06/2013 at 21:49 #

    İnsanın kendi kendine yaptığını, cümle alem toplansa yapamazmış, ya da Türkiye’nin kendi kendine yaptığını bütün dış MİHRAKLAR toplansa yapamaz mı desek :)

  83. Eylos 28/06/2013 at 15:52 #

    Üstadım,
    Yazıyı baştan sona kadar okudum. Olay özürden ziyade savunma ve mazuriyet üzerine kurgulamış sın.
    Keşke “hata”nın mazur görülebileceği vehmine kapılacak bir yazı yazmasaydınız da bunun yerine direkt biz özür tweet’i yazsaydınız sizi eleştirenler karşısında daha net olurdunuz.
    Ne de olsa herkesin, her durum karşısında uzman olması imkansız.
    Dikkat ettim bende sanki uzmanmşım gibi yazmışım!..
    Sevgilerimle.

    • MserdarK 28/06/2013 at 15:54 #

      Yazının başındaki ekran görüntüsü bunu yapmıyor mu zaten?

  84. Zafer 28/06/2013 at 16:17 #

    Velevki;
    bu süreç boyunca 40 kere fikriniz değişti…
    birgün hak verdiğinize, birgün kahr ettiniz…
    sonuçta tüm süreç üzerindeki sis perdesi aralandığında bir değerlendirme yapıp,
    iletişimle ilgili “kendince” bulduğu kusurlar için özür dileyen birine şu yapılanları görünce;
    “ne yazıkki” sürecin esas oğlanının özür dilemeyip, ayak diremesini anlayabiliyorum…
    Tek eleştireceğim konu;
    webde gördüğüm en güzel “özür” beyanı sonrası bile tatmin olmayan birilerini ikna etmek için cevap vermeniz oluyor.

    Selametle…

  85. Tolga uçak 29/06/2013 at 15:06 #

    sizi takip edenler iyi bilir özü sözü bir adamsınız, her insan gibi hata yapmış olabilirsiniz, dert etmeyin hata yapana bir de ben vurayım diyenler kendi hatalarından utanan bu hataları başkalarına vurarak unutmaya çalışanlardır. ne demişler; bu da geçer ya hu…selamlar saygılar.

  86. Kadri Atlı 29/06/2013 at 15:18 #

    Serdar Bey, ben sizi beğenerek izliyorum, izlemeye devam edeceğim. Ender bulunur türden bir “kumaşınız” var. Samimiyetinize inanıyorum.

  87. cem 29/06/2013 at 16:09 #

    Üstad biz senin samimiyet ve muasır efkarından memnunuz, mesele o kadar vazıh ki nasılsak öyle yönetiliyoruz. hazmedemeyen, nefret ve hakaret dolu millet öyle de bir yönetim şekillendiriyor.

  88. M.Ozan Hazer 30/06/2013 at 20:27 #

    Evet sağlam bir pot olmuş ama o kadar da büyütmemek gerekir bence. O kadar tahammülsüz hale geldik ki, tepkiler o kadar büyük ki ondan tolerans kalmadı insanlarda… 2 gün sağlık nedeniyle birşeyler yazamadı diye Yılmaz Özdil’i bile sildi insanlar, anında. Çok takma kafana Serdar Hocam zaman içerisinde normale döner herşey, kaybettiklerimizin acısı hariç…

Trackbacks/Pingbacks

  1. Ölçüsüz Şiddet ve Sosyal Medya | omerify - 25/06/2013

    […] Medya” denince ilk aklıma gelen isim olan M. Serdar Kuzuoğlu bugün yaşadığı buradaki olay “toplumun” geldiği durumu özetleyen adeta bir ayna gibi. Türk interneti […]

  2. Serdar Kuzulolu`nun Gezi`yle ilgili bu szleri kzdrd! | Haberler Kelebek.TC - 25/06/2013

    […] Serdar Kuzulolu hemen zr diledi! […]

  3. Acemi sosyal medyacılar | ONLINEANNE - 27/06/2013

    […] diliminde dilin kemiği yok; gerçekten hiç yok…Ki çok severek takip ettiğimiz sevgili Serdar Kuzuloğlu’nun geçenlerde başına gelenler de buna bir başka örnek. Çoktandır takip ettiğimizden ne demek istediğini önce bir durup […]

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim