Televizyon dünyasına ilk ‘gerçek’ adımım

Neyden bahsetmem, nasıl anlatmam gerektiği konusunda bir türlü kafamı toparlayamadığım bir konu olduğu için aklıma gelen sırada akacak, ‘hücum kayıt’ bir yazı olacak bu.

Aslında böyle olsun istemezdim. Zira belki de hayatımdaki en önemli evrelerden birinden bahsedeceğim.

Bu blogu okuyanlara yabancı değildir; ben 15 yıldır gazetecilik yapıyorum. Bunun 14 yılını tamamen teknolojiye odaklanarak yaşadım. Posta gazetesinde başladım, Radikal’de devam ediyorum. Bu süreçte birçok sitede, dergide, radyoda ve televizyonda teknolojiyle ilgili bir şeyleri insanlara aktardım.

Eğer bana “sadece bir tek iş yap” deselerdi kesinlikle gazeteciliği tercih ederdim. Ama itiraf edeyim, radyoyu da çok sevdim. Radyo tarifsiz bir keyif benim için. Televizyondaysa (ekran önünde) iki program yapma şansı buldum. Biri artık çoktan tarih olan Technology Channel kanalındaki TechnoSohbet (ki Televidyon’daki emsalinin de ilham kaynağı olmuştu), diğeriyse yine (sanıyorum) yayınına son veren Business Channel’daki ‘Bilişime Yön Verenler’ adlı yapımlardı.

TechnoSohbet format olarak 3 teknoloji editörünün gündemi yorumlaması üstüne kuruluydu. Diğeriyse çağrılan konuklarla söyleşiyi temel alıyordu. Birincisi ne kadar kolaysa; ikincisi o kadar zordu. Çünkü konuklu programda çizgiyi belirleyen siz değil, konuğunuz oluyor. Eğer işlediğiniz konuya (ÇOK) uzak değilseniz bir şekilde işler yürüyor. En olmadı arka tarafta anlayan birileri elinize konuklar hakkında kısa birkaç bilgi ve yönelteceğiniz soruları verir; siz de rolünüzü oynarsınız (benim şimdiye dek bu tip desteklere ihtiyacım olmadı).

Ama bazı konuklarda program bir an önce bitsin diye içimden dualar ettiğimi de iyi hatırlıyorum. Kimileri soruları anlamaz, kimi konusunun üstadıdır ama konuşamaz, kimi gününde değildir, kimi heyecanlanır, utanır…

Konuklu program zordur.

Buna karşılık şimdiye dek kaç tane programa davet edildiğimi (gerçekten) unuttum. İyi bir televizyon konuğu olduğumu söylediler hep. Kendi konularıma hakim olduğumu düşünüyorum. Düşündüklerimi kelimelerle ifade etmekte de zorlanmam. Televizyon konuğu denen ‘tür’ için bu iki ayrıntı yetiyor zaten.

Ama konuk olmanın da derdi başkadır. Kimi zaman konuyu hiç bilmeyen bir sunucunun elinde, söyleyeceğiniz laflar ağzınıza tıkılmış halde eve dönersiniz ya da akış yüzünden konuların en alakasız yanlarına saplanıp kalırsınız.

Mirgün Cabas ile birlikte davet edildiğim programlardan biri de TRT Haber’de yayınlanan Sosyal Medya programının ilk bölümüydü. Gayet de keyifli vakit geçirdik. Meslektaşım Nagehan Alçı‘nın sunduğu bu yapım 13 hafta boyunca (sanıyorum) her programcının kıskanacağı konukları ekranlara taşıdı. Ve eminim bu süre boyunca milyonlarca izleyicinin zihninde hepimizin bir parçasını oluşturduğu bu heyecan verici ortam hakkında bir tortu bıraktı.

Programın yapım ekibinin kafasında bazı değişiklikler varmış. Bana ikinci 13 bölümü yapmam teklifiyle geldiler. Ben de bir tatsızlığa yol açmayacaksa olabileceğini söyledim. Bugün keyif içinde bir bayram yemeği sırasında aldığım bir telefon onayımın çıktığını haber verdi.

Yani eğer büyük bir aksilik olmazsa 22 Kasım Pazartesi gününden itibaren 13 hafta boyunca TRT Haber’deki Sosyal Medya programını ben hazırlayıp sunacağım.

Bunu açıklayacağım zamanı beklerken tarihe bir not düşeyim dedim ama belli ki herkes zihnen çoktan hazırmış bile; işin sürprizi bile kalmadı!

Twitter mesajımda da belirttiğim gibi bu fırsat benim için hayır mı şer mi bilemiyorum. Zira son dönemlerde hem sosyal medyada hem de fiziksel sohbetlerimde etrafımdaki herkes benim neden bu konularda bir program yapmadığımı sorup duruyordu (okumaya sabrınız varsa en tazesi burada).

İşte şimdi bu gerçek oldu. Mutlu muyum? Sanırım. Neden havalara uçmadığıma gelince;

  • İnsanların beklentilerinde bir sınır yok ancak 1 saatlik bir televizyon programına her şeyi sığdırmak mümkün değil. Benden beklentiler de hiç azımsanacak boyutta değil.
  • Program her emsali gibi belirli bir bütçeye ama (aynen izleyicileri gibi) sınırsız hayallere sahip.
  • Sosyal medyanın fütursuz, destursuz yapısını ağır RTÜK’ün ağır şartlarıyla ıslah edilen televizyonlarda hele ki bir kamu kurumu olan TRT’de korumak kolay değil (ama her şeye rağmen deneyeceğim).
  • Konuk performansıyla ilgili en ufak bir garantim yok. Üstelik televizyon klişelerinden uzaklaşmak da mümkün değil. (popüler kimlik mevcudiyeti).
  • Tam bayram rehavetine girmişken birkaç gün içinde yepyeni bir bölüme hazırlanmam gerekiyor (ne kadar çok şeye hazırlanmam gerektiğini anlatsam sıkılırsınız)
  • Herkesin bayramda olduğu bir haftada konuktan dekora, teknikten içeriğe pek çok zorluğu aşmak zorundayız.
  • Kafamda programın bütün görselliğini değiştirmek var. Aklımdakileri bu konudaki sağ kolum Emre Parlak‘a anlattım, o da Pazartesi gününe kadar bir şeyler yetiştirmeye çalışıyor. Bu Pazartesi olmasa da sanıyorum birkaç hafta içinde bütün görsel yapıyı (stüdyo dekoru dahil) değiştirmiş olacağız.
  • Bu benim teknoloji dışında hazırlayıp sunacağım ilk program. Her ne kadar kökeni teknolojiye dayansa da Sosyal Medya, format olarak bir talk-show. Bunun hiç kolay bir tarz olmadığını gayet iyi biliyorum.
  • Adına rağmen sosyal medyayı aslında çok iyi değerlendirememiş bu programı bu diyarın her tarafına sızdırmam gerekiyor.
  • İşin mutfağında bu program için çalışan yaklaşık 25 kişilik bir ekip var ve şu andan itibaren sorumlulukları bende. Ekran önündeki kişi olarak her şeyin ihalesi bana kalacak; sevabın-günahın yükleneceği kişi ben olacağım. O insanların işlerinin devamlılığını sağlamanın yükünü de omzumda hissediyorum.
  • Ve elbette sağı solu hiç belli olmayan televizyon dünyasında belki de bir sonra 13 haftayı sırtlanacak meslektaşıma güzel, dolu bir programı teslim etmekle yükümlüyüm.

Çok samimi olmam gerekirse, korkuyorum. Benim için hayati önem taşıyan bu fırsatı değerlendirebilmek için elimden geleni yapacağım. Umarım etrafımda bunu başarmamı isteyenler düşmemi isteyenlerden fazla olur; yol gösterir, el verir, yardım eder de alnımın akıyla bir işi daha kotarmış olmanın mutluluğunu yaşayabilirim.

Kendimi anne-babasının yanında harikalar yaratırken misafirlikte utanıp arka odaya kaçma planı yapan çocuklar gibi hissediyorum.

Bana şans dileyin lütfen.

49 Comments

  1. bravo. yerinde ve zamaninda olmus. korkacak bisiy yok! siz de korkarsaniz valla diger kanallardaki program yapimcilari kapatsinlar dukkani…

    may the force be with you!

    Cevapla

  2. Artık pucca, arte, senem, Özgür uçkan 5posta falan sorosçu kim varsa davet edersin MSK … Koyunun olmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi derler, sizinki o hesap. Elif Dağdeviren’in yaptığı sosyal medya programından sonra bir üst modeli olacak sanırım TV’lerde. Valla TRT delirmiş olmalı kusura bakma seviyeyi Mehmet Ali Ağca dan sonra 2. seviye düşürmek buna denir. Ne anlatacaksınız ki koca bir laf kalabalığı, kahvehane jargonu vs.vs.

    Cevapla

  3. Duyduğunuzda sevindiğiniz bu habere en az sizin kadar bende sevindim. Artık Pazartesileri iple çekeceğime eminim.
    Şans dileyin demişsiniz amirim şansa ihtiyacınız yok herkes de benle aynı görüştedir eminim.. Hayırlı Olsun öncelikle size sonra biz takipçilerinize.

    Cevapla

  4. Abi hayırlı olsun. Yaptığı iş yada içeriği konusunda bilgi sahibi olmayan insanlar yüzünden bu hale geldiğimiz aşikar. Ama siz bu programın temel konusuna hakimsiniz. O nedenle mutluluğumu katlayan şey sadece sizi izlemek-dinlemek değil, konusuna hakim bir insanın böyle bir programı yaptığını bilmek olacak. Saygılar, yanındayız.

    Cevapla

  5. Yolun açık olsun abi. Biz şimdiye kadar her sözünün arkasından: “O söylediyse doğrudur.” dedik. Bundan sonrası içinde bizim senden başaracağına dair hiçbir şüphemiz yoktur, seninde bizim desteğimizden şüphen olmasın.

    Senin ne denli zor kara…rlar vererek, bazı değerlerinden vazgeçerek buralara geldiğini; takipçin olarak biliyorum. Emsallerin gibi tepeden inme gelmediğini, tabiri yerindeyse; bu işin hamallığını fazlasıyla çektiğini ve piştiğini biliyorum. Bu nedenle aldığın her kararda ancak manevi destekçinim.

    Misafirlik’te değilsin, izleyicilerin yine bizleriz. Bu yüzden aynı rahatlıkta devam edebilirsin. Hayati önem taşıyan bu fırsatı asıl sen TRT’ye sundun.

    Uzun zamandır Tv’ye düzenli vakit ayıramıyordum, seninle birlikte tekrar düzenli olarak geri dönüyorum Tv’ye, üstelik büyük bir keyifle.

    Saygılar, iyi çalışmalar.

    Cevapla

  6. Hayırlı olsun Serdar abi, senin gibi sosyal medya’ya gerçekten hakim birinin tv programı yapması şahane olacak. Güzel bir bayram haberi oldu,

    Cevapla

  7. Valla ilk duyduğumda çok sevindim bu habere ama sadece 13 bölüm olmasına da üzüldüm bir yandan.
    Televidyon’daki programlarınızı uzun bir süre takip ettim bence sizin yapacağınız iş güzel birşey olacaktır kesinlikle.
    Belki tek handikap sizinde bahsettiğiniz gibi kanalın TRT olması. Size yeterince rahat olabileceğiniz bir hareket alanı sağlayabilirlerse iyi programlar olacağını tahmin ediyorum.
    Takipteyiz, sayın amirim 🙂

    Cevapla

  8. Şimdiden başarılar diliyorum Serdar Bey.
    Bir de itiraf paylaşmak istiyorum; diğer programları seyretmedim ancak sizin konuk olduğunuz gecenin son kısımlarını seyretmiştim. Ve içimden geçen şey sizin o programı sunmanız şeklindeydi. Bu bir önsezi mi yoksa dikkatli ve meraklı bir seyircinin algısı mıydı bilmiyorum. Bu düşüncemde yalnız olmadığımı görüyorum 🙂 Yapımcıyla aynı pencereden bakmışız belki…

    Burdaki yazılarınızın tarzını yakalarsanız daha başarılı bir format olacağını düşünüyorum. Konulara hakim olmanızın yanısıra samimi ve doğal duruşunuz da artı puan olacaktır bence. Yayını izlemeden eleştiri yapmak doğru olmaz, bunlar sadece bir ön fikir.

    Tekrar başarılar dilerim.

    Cevapla

  9. Bence Sosyal Medya’yı temsil edebilecek en etkili kişiyi seçmiş olmaları her konuda büyük başarı sağlayacağını düşünüyorum. Başarılar Serdar Hocam 🙂

    Cevapla

  10. Hayırlı olsun üstat. Gerçekten en yetkili kişiyi seçmişler tv de program aksatamayacağına göre düzenli izleyebileceğimiz Serdar K. programı olacak.. 🙂
    Bu arada Hayırlı Bayramlar.

    Cevapla

  11. İlk defa bir tv programı google calendar’ıma girecek sanıyorum. Hatta ical yayınlasan 13 hafta için hiç fena olmazdı, konuklar ve başlıklar da güncellendikçe eklenen.

    Tebrikler, böyle bir konuyu tr’de senden daha iyi yapacak birinin de olduğunu zannetmiyorum.

    Cevapla

  12. Serdar abi oncelikle hayirli olsun. Seni teknosohbet’den sonra da gorebilmek guzel olacak. Konuk sikintisindan bahsetmissin, eger boyle bir problem olursa her hafta Timur abiyi cikar yinede izleriz. Kahkahalarinizi ozledik..

    simdiden tebrik ederim.

    Cevapla

  13. TRT yavaş yavaş kendini izlettirmeye başlıyor.. Sizin gibi kaliteli isimleri ekranlarda görmek gercekten guzel olacak.Yılların birikiminden bizde bir parçada olsun yararlanmış olacağız

    Cevapla

  14. Geçen programı izlemiştim büyük beklenti ile ama mecra yeni insanlar bilmiyor, tabi program beklentilerimi pek karşılamadı. Ama sizin yöneteceğiniz bir program mükemmel olacaktır. Başarılar.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın