Her ölüm geride kalanlar için bir sınavdır

İnsan olmaya has bazı değerler var. Şefkat gibi mesela. Yani acımayı da içeren bir sevme, kollama gibi. Merhamet gibi. Oysa bir aslan avına merhamet etmez asla. İnsan dışındaki hayvanların doğası neyse odur. Şaşmaz, değişmez. Bütün kurgu hayatta kalma üstüne kuruludur çünkü. Öldürmezse ölür. Yumuşarsa, ezilir.

İnsan böyle değildir. Vicdan, iffet, merhamet, utanma, mahçup olma, aşık olma gibi kendine has uzayıp giden eşsiz, kendine has hislere, hallere sahiptir.

Hayvanlarla ortak hislerinden biri de yas tutmaktır. Doğada her anne kaybettiği yavrusu; monogamikse eşi için yas tutar. Oyun bitmiş, yaşamın en kesin ve hiçbir zamana yakıştırılmayan gerçeği olan ölüm gerçekleşmiştir. Ama yine de kabullenmek zordur.

Bana ölüme saygı duymak, ölenlerin ardından iyi şeyler söylemek, onu hayırla anmak, geride kalanlarına yardımcı olmak, destek olmak öğretildi. En beter, en rezil, en gaddar insan olsa dahi ölen ölmüştür artık ve yapılacakların, söyleneceklerin değiştirebileceği bir şey yoktur.

Sosyal medya ile beraber insana has türlü çeşit garipliklere şahit oluyoruz. Her seferinde daha çok şaşırdığım hal, popüler kişilerin vefatının ardından uç veren hasetliklikler. İnsan olmaya çok mu anlam yüklüyorum, bazı konularda çok mu naifim; bilmiyorum. İnternet belki de kötünün, şerrin sesinin daha yüksek duyulmasına yol açıyor; kim bilir? Yediremeyip trollük diye de yorumlayasım geliyor bazen ama şahit olduğum bazı şeyler ‘mış gibi yapıyor olmanın’ çok ötesinde kalıyor.

Ölüme saygı duymak

Bana bunları hatırlatan bugün 18:30 sularında vefat eden Mehmet Ali Birand oldu. Hastalığı hepimizin malumuydu. Bir gün önce tedavisine bağlı basit bir ameliyat sırasında bu süreçte epey yorulan kalbinin durması yüzünden yoğun bakıma alınmıştı. Herkesin bir ümidi vardı ama olmadı.

mab

Medya dünyasından olmayanlar bilmeyebilir ama Birand bu sektörde çok insan yetiştirmiştir. Bugün aklınıza gelen başarılı, popüler habercilerin çoğu onun elinde yoğrulmuştur. Mayasını o karmıştır. Eğrisiyle, doğrusuyla dopdolu, başarma hırsıyla dolu, üretken bir hayat sürdü; son dönemini oldukça sıkıntılı ama umutlu yaşadı. Ve bugün bitti.

Bir rahmet dilemek, yüreği burkuk ailesine sabır, başsağlığı dilemek, güzel birkaç sözle anmak; ya da en olmadı ‘susmak’ varken kin, öfke, hakaret, küfür ve ‘oh olsun’ içeren şeyler yazmak, dalga geçip muhabbetten rızık çıkarma çabası nedendir?

Kim olursa olsun bir insanın ölümüne sevinmek (ya da üzülmemek) bizi insanlığımızdan biraz daha uzaklaştırır.

Can düşmanın, can yakmış, zalimin önde gideni, namussuzların şahı bile olsa, ölen ölmüştür. Ameliyata girmeden hemen önce yazısını yazıp teslim eden; ameliyat sonrası (aslında öleceği gün) Diyarbakır’da kaldırılacak PKK ve KNK yöneticilerinin cenazesini gözlemlemek için uçak bileti alan, Pazartesi günü çekeceği 32. Gün programının konuklarını ayarlayan, kanser tedavisiyle bitap düşmüş 70 yaşındaki bedenine rağmen hala gece-gündüz çalışmaya devam eden ve arkasında yüzlerce öğrenci bırakan birine en azından saygımızı koruyabilmeliyiz.

birand-yeniyıl

Bu beklentilerin sadecepopüler, saygın kişilere yönelik olduğu da sanılmasın sakın. Kimseye beş kuruş hayrı dokunmamış, sıradan, isimsiz-cisimsiz; kısaca insan olan herkes bu ihsandan nasibini almak zorunda. Toprağın altında hiçbir bedenin diğerinden farkı kalmıyor.

İddia ve ithamlarımıza cevap verme, kendini anlatma ihtimali olmayan kişilerin ardından sarf ettiğimiz her cümleye özen göstermek bizim insanlık vazifemiz. Bu onuru kendimiz ve ölenlere çok görmeyelim.

Bu fırsatla; ölümüyle dahi bir şeyleri görmeme vesile olan Mehmet Ali Birand’a bir kez daha rahmet diliyorum (ileride bir gün bana zamanında verdiği mesleki tavsiyeleri paylaşacağım. Ama bugün, o gün değil).

Hayat devam ediyor.

, ,

24 Responses to Her ölüm geride kalanlar için bir sınavdır

  1. hasan yilmaz 17/01/2013 at 23:04 #

    haklisiniz fakat ayni ‘insaniyeti’ insanligin dogasinda olmasi gereken vicdani baska olumler icin de veya baska haksizliklar, yalanlar, serefsizlikler, adilikler…vs icin de her gostermek gerekir. ikinci kisim da eksik kalirsa olmuyor

    • MserdarK 17/01/2013 at 23:06 #

      Katılıyorum. Yazıda iki defa buna vurgu yaptım zaten. İnsani değerlerimizi ve yükümlülüklerimizi yerine getirirken rütbe hesabı yapmamalıyız. Öyle yapılacaksa hiç yapılmaması daha iyi.

  2. Furkan Özden 17/01/2013 at 23:06 #

    Gülen yüzünü ve gaflarını asla unutmayacağız.

  3. Murat 17/01/2013 at 23:21 #

    Sosyal medya denen şeyle beraber en yakınımızdaki insanların bile bu tür hastalıklı dusuncelere sahip olabilecegini gördük. Yazik…

  4. Görkem Ünel 17/01/2013 at 23:23 #

    Değerli hocamız, fethiye aşığı kişilik, mesleği uğruna aldığı tepkilere rağmen hala herkese karşı hoşgörüyü sağlayan haberci. Hocam iyi ki tanımışız seni.. Cumartesi Teşvikiye’de görüşmek üzere. Serdar abi, yazı için teşekkür ederiz.

  5. Sezer 17/01/2013 at 23:24 #

    Bir ölüme sevinen insan gördüğümde tüylerim diken diken oluyor. İnsanlar herhangi bir ölüm karşısında üzülmeyebilir, tepkisiz kalabilir, bu doğaldır. Fakat bir ölüme sevinmek?

  6. ahmet bekir 17/01/2013 at 23:51 #

    bertolt brecht’i çağıralım huzurlarımıza;

    anladık iyisin,
    ama neye yarıyor iyiliğin?

    seni kimse satın alamaz,
    eve düşen yıldırım da
    satın alınmaz.
    anladık dediğin dedik,
    ama dediğin ne?
    doğrusun, söylersin düşündüğünü,
    ama düşündüğün ne?
    yüreklisin,
    kime karşı?
    akıllısın,
    yararı kime?
    gözetmezsin kendi çıkarını,
    peki gözettiğin kimin ki?
    dostluğuna diyecek yok ya,
    dostların kimler?

    şimdi bizi iyi dinle:
    düşmanımızsın sen bizim
    dikeceğiz seni bir duvarın dibine
    ama madem bir sürü iyi yönün var
    dikeceğiz seni iyi bir duvarın dibine
    iyi tüfeklerden çıkan
    iyi kurşunlarla vuracağız seni.
    sonra da gömeceğiz
    iyi bir kürekle
    iyi bir toprağa.

  7. fatih yücel 18/01/2013 at 00:06 #

    Ben eminim hiç sevmeyen hatta gordugunde kanalı değiştiren insan da olsa üzülmüştür
    şüphe yok örnek olarak annem :) mekanı cennet olsun onun gibi cesur uretken gazetecilere ihtiyacımız olacaktır

  8. MaFiAMaX 18/01/2013 at 00:42 #

    Artık ana haber izler miyim bilmiyorum doğrusu. Bizlere haberi anlatan tek insandı. Gazetecilikte ötekileştirmeden herkese kulak verebilen pek fazla insan olmuyor malesef. Allah rahmet eylesin.

  9. filozzoff 18/01/2013 at 00:45 #

    aslında daha çok neye üzülüyoruz biliyormusunuz deger üreten ,bizlere ve dünyaya belli bir anlam katan insanların sayılarının her geçen gün biraz daha azalmasına ve bununla birlikte eski nesillerden bazılarının beraberinde taşıdıgı kimi erdemli özelliklerin diger insanlara bir şekilde artık aktaramıyacak olmalarına…

  10. Suat 18/01/2013 at 01:57 #

    Sorunumuzda bu işte, her geçen gün daha çok birbirimize düşman oluyoruz. Aramızda ki duvarlar kalınlaşıyor. Ölüm bile çare olamadı.

  11. Adalet 18/01/2013 at 02:07 #

    Her akşam evlerimize konuk olan, çocukluğumuzdan beri aşina olduğumuz, hatta alıştığımız bir insandı. Bugün vefatıyla sanki evimizden birini kaybetmiş gibi oldum. Çok üzücü. Huzur içinde yatsın.

  12. Mithat AKTEL 18/01/2013 at 12:05 #

    Herkese Merhaba öncelikle;

    Sayın Mehmet Ali Birand’ın Allah taksiratını affetsin yakınlarına sevenlerine sabır versin yaradan,tabiki kabullenmemek yada olur olmaz nedenlerden dolayı,olur olmaz eleştirilerde bulunmak ne adil neden insancıl bir davranış ancak,beni en çok üzen ve kabullenemediğim tek birşey var,başarılı insanların kaybedildiğinde,ona değer veriliyor olmasıydı.Geçmişte belkide hiç tasnif etmedikleri düşünce sahipleri kişileri,kaybedildikten sonra sanki ailesini en sevdiğini Dünyaları kaybetmiş gibi davranan sahtekar insanları kurumların timsah gözyaşlarıdır beni en çok üzen.Haber değeri yüksek olduğu için günlerce bu sahte göz yaşlarını izletmeyeceklermi okutmayacaklarmı bizlere ?
    Oysaki din fetfası verenlerde şunu asla unutmasınki,islamiyette cana kast etmek yoktur,size verilen zarar ne olursa olsun,kişi farlı bir dinden farklı bir ırktan farklı bir görüşten, farklı bir düşünceden fikirden olmasıda,onun arkasından ohh edilmesini gerektirmez.
    :(

  13. Saynur Isaret 18/01/2013 at 12:56 #

    Ellerinize sağlık, çok güzel bir yazı olmuş. Mehmet Ali Birand’ı rahmetle anıyor tüm ailesine ve sevdiklerine sabır diliyorum. Dün gerçekten çok zor bir gündü. En zor olanda böyle önemli insanların asıl değerlerinin öldükten sonra anlaşılması. İnsandan daha insan gördüğüm kedi kadar bile olamıyor bazen insan. Teşekkürler tekrar bu güzel yazı için. Sevgiler.

  14. Samson J. 18/01/2013 at 13:37 #

    Birand’ın ölümü üzerine sadece yakın akrabalarına, eşine ve çocuğuna sabır ve taziyemi sunuyorum..Baba’yı kaybetmek gerçekten zor.

    AMMA! Birand’ın ölümü Türk Basını ve sözde bazı anlı şanlı yazarlar için karakter turnusolu oldu… Kimin ne olduğu belli oldu…

    Bundan sonra hangi gazetelerin yüzüne bakmayacağım, hangi yazarların yazılarını okumayacağım netlik kazandı…

    Yok ölünün ardından konuşulmazmış! O sizin dediğiniz sıradan insanların sıradan kabahatleri varsa geçerlidir.. Ölüm kavramı karşısında bu blog yazısındaki gibi insan ve hayvanı kıyaslayamazsınız..

    Hayvanların korteks tabakası yoktur..İnsanı insan yapan özellikleri insana katan korteks tabakası insanda vardır ve insanın en önemli motivasyonu ‘utanç’ duygusudur…Sen devleti dolandırırken utanmayacaksın ve milletten de tek özür dilemeyeceksin, ben seni eleştirirken utanacağım!

    Dolandırıcılığı devletin müfettişlerince tespit edilmiş, mahkeme kararıyla doğrulanmış, yargıtay kararıyla kesinleşmiş biri için ‘aman arkasından konuşamazsın, kendini savunamaz bu adam’ diyemezsiniz..

    Herşeyi geçtim bu şahıs kamuya mal olmuş birisi, yani sokaktaki işindeki gücündeki ayşe-ahmet değil. Bu bakımdan işlediği cürümler hakkında konuşmak edebe mugayir olarak nitelendirilemez..

    Nitelendirilse bile bu devleti dolandırmış birini, tabi olarak acı içindeki ailesine özel olarak başsağlığı dilemek yerine, kamuya açık yerlerden övücü, yüceltici, yok efendim Mustafa Akyol gibi ‘Demokrat adamdı’ gibi hezeyanlarda bulunmak o derece ahlaka mugayirdir..Vatandaşlara karşı yapılmış bir saygısızlıktır…

    Ha mesleğe girerken elinden tutmuştur, yükselmene vesile olmuştur, bu sebepten içinde bir minnet duygusu vardır ondan dolayı aklınla vicdanın arasında kalıyorsundur. O zaman ararsın telefondan yada ailesine taziye’ye gidersin o başka, ama bunu dolandırıcılığı sabit birini milletin gözünde yüceltecek biçimde kamuya açık yapamazsın…

    Eminin TRT’yi nasıl dolandırdığı üzerine de aklayıcı birşeyler karalanacaktır malum yazarlar tarafından…Adam bu cürümü 30’lu yaşlarında ‘vay be iş ortamı da amma bozukmuş, herkes yolunu buluyor.. ee bende yapayım diye tecrübesizlikten yapmıyor’ Adam 50’li yaşlarında aklı başında bilinçli bir biçimde soyuyor TRT’yi…Ve bu vatandaşlardan tek bir özür bile dilemiyor!

    Son olarak hakkaten çok merak ettim nelermiş o mesleki tavsiyeler??? Okumak için sabırsızlanıyoruz!

  15. Teknomani 18/01/2013 at 15:16 #

    Görüşlerinden hiç hazzetmediğim, tarzını beğenmediğim, hatta çok başarılı da bulmadığım birisiydi. Ama ölüm başka bir şey. Ağzını, klavyeni kapatman, ölene saygı duymuyorsan hiç değilse ölüme saygı duyman gerekiyor. Allah rahmet eylesin.

  16. emine ozbay 19/01/2013 at 00:12 #

    Yeter artık serdar bey siz ve diğer ana akım medyanın insanları bunu yapmayın! Özel olarak size veya başka insanlara yol açmış olabilir fakat binlerce insana acı çektirmediğini nereden biliyorsunuz ? yıllarca duyarsızların şiri oldunuz siz ve sizin gibiler. ortaya oynadınız. ama en kötüsü de ne biliyor musunuz? taraf olmak zorunda mıyım diyerek öyle olmadığınızı savunmanız. Madem diğer konulara da tepkilisiniz bir gazeteci olarak hapse girmiş onlarca gazeteci için tv de veya gazetenizde göz ucuyla yalandan da olsa 1 cümle ettiniz mi? tamamen insani olarak? bir gazeteci olarak gazetecilerin özgür olduğu bir ülkede program yapmak adına sosyal medyaya hosgeldınız? dediniz mi ? abdullah gül yanınızdayken sansürler hakkında 2 laf ettiniz mi ? özgürlükler üzerine 2 laf ettiniz mi tv de veya gazetede ? hep genel etliye sütlüye karışmayan ve sonunda da neden taraf olmak zorundayız ki ? gibi saçma sapan bir savunma yapıyorsunuz. Kimse sizden bir ideaolojiyi ölümüne savunun demiyor sadece evrensel doğrular var ifade özgürlüğü var bunun için bu işten para yiyen biri olarak 2 laf etmeniz di ama yok!

    herşeye rağmen sadece susup bu ben bu işten ekmek yiyorum bu sistemin bir parçasıyım deseniz o da kabul ama öyle değilim diyip hiçbir duruş sergilememek neyin nesidir ? bırakın bu işleri akıllı bir adamsınız paranızı kazanın ama böyle misyonlara girmeyin bak cem yılmaz giriyor mu? beyazıt giriyor mu? onlar hiç bulaşmıyor birde okan varr sizle aynı olan birşeyler diyormuş gibi yapıp hiçbirşey demeyen aslında okan vari populizm’e girmeyin gerek yok! insanlar doydu artık buna

    siz iyi bir teknoloji editorüsünüz kişisel olarak hayata nasıl baktığınız beni ilgilendirmez fakat bu konularda öyle değilmiş gibi yapmanız resmen insanları kandırmaktır bunu yapmayın lütfen!

    • MserdarK 19/01/2013 at 03:56 #

      Emine Hanım,

      Benim ekmeğimde sizin ‘sistem’ olarak adlandırdığınız şeylerin inanın sandığınız gibi bir payı yok. Beni yeterince tanımıyor, sadece seyrettiğiniz, takip ettiğiniz ortamlardan biliyorsunuz. TRT’nin program başına ya da gazetemin yazı başına bana verdiği para benim dışarıda yediğim yemek masrafımı bile çıkartmaz. Hiç umrumda da değil devam etmiş ya da etmemişler. Benim hayatımda hiçbir şeyi değiştirmez varlık ya da yoklukları. Hepsini eğlendiğim, keyif aldığım için yapıyorum. Ama hayatları, her şeyleri bu ortamlara bağlı olanlar da var. Kabul ediyorum.

      Beni yeterince takip etseydiniz bahsettiğiniz konular hakkında kendi yetkinliğim kadarıyla birçok ortamda tavrımı ortaya koyduğumu görürdünüz. Ama sonuçta gazete ve televizyonda Teknoloji Editörü unvanıyla yer alan biriyim. Siyasi konularda bir şeyler ortaya koymamı beklemek, yemek programında Ergenekon ile ilgili bir şeylerden bahsedilmesini beklemeniz kadar abes.

      Ben Mehmet Ali Birand’ın ekibinde HİÇ yer almadım. Bana HİÇBİR kapı açmadı, benim üstümde bana ayak üstü verdiği birkaç öğüt dışında HİÇBİR emeği yok. Parçalardan oluşan sohbetlerimizin toplamı 20 dakikayı geçmez. Buna rağmen ölümünün ardından bilgisayarımın ekranından akan nefret ve tutarsızlık dolu tavırlar için insani duygularım adına bir şeyler yazma ihtiyacı duydum.

      Tutun ki ben sistemin yalakası, varlığını egemen güçlere borçlu, omurgasız, parazit, asalak bir insanım. Peki bu yazıda yazdıklarım hakkında neyi değiştirir? Hapiste gazeteciler var diye onların dışında kalan herkesi yok mu sayalım? Birand o tutuklu insanlar için de bir şeyler yapmamış mıydı? Emeği yok mudur? Olmasa bile bir insandır. Bugün -Allah korusun- hapisteki meslektaşlarımdan biri vefat etse, birileri onlar için de birileri böyle şeyler söylese aynı şeyleri yazardım. Bu ölüm. Başka bir şeyler karıştırılacak bir mesele değil.

      Tuncay Özkan’ın Kanaltürk’ü sattığı gün bizim eski Yayın Yönetmeni’miz İsmet Berkan’a köpürdüğü meşhur bir programı vardı.

      http://www.youtube.com/watch?v=rBBoZclXEu8

      Bir lafını hiç unutmuyorum: “köpek bu bahçeden karşı bahçeye havladığında iyi köpek, o bahçeden bu bahçeye havladığında kötü köpek olmaz!”.

      Güncel olaylara yönelik görüşlerimi tamamen benim keyfime tabi bu blogda sivriltmeden paylaşmaya çalışıyorum. Eminim önyargılarınızdan arınarak yazılar arasında bir tur atarsanız siz de bir şeyler bulabilirsiniz.

      Son dönemde bir akım hepimizi kanser gibi sarıyor. Olayları değil, kişileri konuşuyoruz. Ne konuşulduğuna değil, kimin söylediğine bakıyoruz. Ne dendiğine değil, kimin için dendiğine bakıyoruz. Bu da bizi hep yanlışlara götürüyor.

      Ben sizi gayet iyi anlıyorum. Hislerinize, tepkinize saygı duyuyorum. Ama tavrınızda haksızlık ettiğinizi, peşin hükümlü davrandığınızı ve ‘tek hikaye’ kurbanı olduğunuzu düşünüyorum. Fırsatınız olursa şu videoyu izleyin lütfen. Eminim kalbi ve fikri açık olan herkes için bir şeyler ifade edecektir.

      Katkınız ve değerli görüşleriniz için teşekkür ederim.

    • wime77 19/01/2013 at 23:16 #

      Eminr hanım. Beyazit Öztürk ‘ün Cem Yılmaz ‘ın ve Yılmaz Erdoğan ‘nın katıldığı Siyaset meydanı nı izleyin.
      Orda beyaz diyorki. Çevik Bir ‘in Cumhurbaşkanı olmasını istiyorum dedi. Cem Yılmaz Amerikadan birisi gelsin o yönetsin dedi.

      Orda Cem Yılmaz önemli birşey söyledi ve her zaman aynı şeyi söyler. Ben siyaset konuşacak kadar bilgili birisi değilim. Konuşanlara da şaşırıyorum ne kadar çok şey biliyorlar ya da bilmedne konuşuyorlar diye dedi. Biliyorsunuz çocuğunun adını Kemal koydu ve dediki Mustafa Kemal hayranıyım dedi.
      Bu bir PR yönetimi olabilir buna göre çocğunun ismini koymuş olabilir. Bir insanın hayatını 1 günde mahvedebilirsiniz.Bu insanların var olması önemli. Şuan konuşmuyorlarsa bu onayladıkları anlamına gelmez. Bilmiyoruz ne yaptıklarını kimleri desteklediklerini. Bu nedenle onları suçlamak yerine kendimize çeki düzen verip mümkün olduğunca okuyup gelecek nesillere insan yetiştirmek için çallışalım. Tıpkı onların yaptıkları gibi.

  17. wime77 19/01/2013 at 23:04 #

    Ölüm.
    Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Ahmet Adnan Saygun, Behçet Uz, Hasan Tahsin, Mustafa Fehmi Kubilay ve niceleri öldüler öldürüldüler.

    Bu insanlar arkalarında onurlu bir hayat bırakıp gittilerse diğer insanlardan bir farklarının olması gerekmez mi ? Arkalarında şaibe bırakmadan ölmeleri diğerinden farklı kılmayacaksa herkesi iyi analım o zaman.. Hitleri de saygıyla analım. Vatanını sattığı ingiliz arşivlerindeki belgelerle ıspatlanmış Vahdettinide saygıyla analım.

    İnsanlar onurlu bir şekilde yaşayıp arkalarında kalan insanlara bırakacakları onurlu bir geçmişi miras bırakırlar arkalarında kalanlara.

    Allah rahmet eylesin dedikten sonra, dilinizin ucuna gelen o sözleri tutmanın hiçbir anlamı yoktur.

    Emine hanımın dediklerine bir katkı sizin Dil konusunda yazdığınız yazıda andığınız ve emin olun Cernde bulunmaya çalışan toz parçaçığı kadar sevmediğim ve sevmeyeceğim bir insanın adını anma şeklinizden kaynalı bir durumu inkar etmeniz mümkün değil.
    Ayrıca sizin yaptığınız işin ne olduğuda önemli değil önünüzün açılması için. TRT sizin için bir vitrin. Ordan parasal anlamda doğrudan gelen bir geliriniz elbette az olabilir ama sizin tanınmanızda faydasız olduğunu düşünmüyorum.

    Abdullah Gül ile yaptığınız gezi yazısında yazdığınız Başbakanımızın koruma ordusu ile küçük bir ülkeye darbe yapabilirsiniz sözünüzü okurken umutlanmıştım.

    Yaptığınız işleri ve yazılarını severek okuyorum. Bana yol göstericide oluyorlar. İyi bir insan ve baba olduğunuzu da düşünüyorum.. Birçok konuşanızda bulundum.Birilerine şirin görünmeye çalışmadığınızda ortada ama karşıt bir düşüncenizi mevcut hükümet var olduğu sürece savunabileceğinizi düşünmüyorum.

  18. fatih sorkun 20/01/2013 at 12:21 #

    Emine hanimin yeterince beyni yıkanmış, kendisi sistemin yetiştirdiği bir ürün haline gelmiş farkında değil. Gözünü dünyaya ilk açtığında içinde olduğu sistemin dışında yeni bir şeyleri kabullenmesi mümkün değil. Gazeteci lerin niye içeride olduğunu da bilmiyor. Hükümeti eleştirmeyen herkes tu kaka bunlar için. Koyun sürüsü dedikleri bu herhalde.. hipnoz bazıları için hala devam ediyor..

  19. ahmet cetin 20/01/2013 at 21:20 #

    emine hanim’a tamamen katilmasam da kesinlikle dogru olan yerler var.

    Fatih sorkun dikkatli okursan emine hanim diyor ki bazi evrensel dogrular vardir hangi sartta olursak olalim insan oldugumuz icin bunlari savunmamiz gerekiyor. Siz ekranda ornegin don lastigi pazarlamacisi olabilirsiniz fakat ulkede insanlik disi isler oluyorsa siz tv de hergun hicbirsey olmamis gibi don lastigi satmaya devam edemezseniz!

    Serdar bey’in programina da katilmisti daghan irak bu konuda super bir ornek. Kendisi eurosportta spiker avrupada haftanin gollerini anlatirken yayin 2 saniye kesildi o da dedi ki ‘Bu gole erisim mahkeme karariyla engellenmistir” hayatimda gordugum ez klas duruslardan biriydi bu.

    emine hanim hukumetle ilgili birsey mi soyledi? illa mualefet olun mu dedi? her insanin insan oldugu icin yapmasi gereken bazi sorumluluklar vardir yaziniza en kibar sekilde boyle cevap veririm saygilar!

  20. Ayhan 24/01/2013 at 15:13 #

    “Halk beyazdır, biz ise siyah! Onlar bize karışmaz biz de onlara.” Yakuza

    Gri bir yazı olmuş!

  21. Kursat Edim 24/01/2013 at 21:10 #

    Bu adam TRT’yi dolayısıyla halkı dolandırırken “Vicdan, iffet, merhamet, utanma, mahçup olma” gibi insana ait hallere sahip miydi? Diğer ayıplarını bir yana koyuyorum.

    Size ne oluyor? Oturun kendinizi sorgulayın; bir dolandırıcıyı savunmak size mi kaldı?

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim