Haftanın Özeti: 33

Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

[nextpage title=”Genel Gündem” ]

Genel Gündem

  • Futbolda şiddeti engellemek adına Brezilya rakip takım taraftarlarını yanyana oturtma kararı aldı. İşyerinde, okulda, hastanede bir arada olabiliyorlarsa tribünde neden olamasınlar?

brezilya

  • NASA, küresel ısınmanın gidişatına bakarak 2100 yılında dünyanın falına baktı. 21 iklim modelini kapsayan öngörüde atmosferde biriken sera gazının sonuçları gözler önüne seriliyor.
Haritadaki renklerin anlamını sanıyorum açıklamama gerek yok.

Haritadaki renklerin anlamını sanıyorum açıklamama gerek yok.

  • ABD’nin Virgina eyaletinde üniversite eğitimi gören 17 yaşındaki Ali Şükrü Amin Twitter hesabından terör örgütü IŞİD için Bitcoin cinsinden para yardımı toplanması için bir sistem kurduğu ve buna yönelik propaganda yaptığı gerekçesiyle tutuklandı. Amin’in 15 yıl hapsi isteniyor.

  • Zhang Yue ismini duyduğunuzu pek sanmıyorum. Kendisi Çinli bir girişimci. Projelerinden biri de Sky City. Yue bu projeyi ‘inşaatta bir devrim’ olarak adlandırılıyor. Çünkü 4 bin kişilik ofis alanı, 800 daire, 16 meydan, okul, hastane ve alışveriş merkezi gibi bir şehirde ihtiyaç duyulacak her şeyi barındıracak gökdeleninin 57 katını (204 metre) sadece 19 günde tamamladı! Sadece 6 ayda tamamlanması hedeflenen yapı 828 metrelik yüksekliğiyle ‘dünyanın en yüksek binası’ kabul edilen Dubai’deki Burj Khalifa‘dan 10 metre daha yüksek olacak. Karşılaştırma için bir rakam daha paylaşayım; Burj Khalifa’nın tamamlanması 5 yıl sürmüştü. Şahsen Burj Khalifa’yı ziyaret edip üst katındaki gözlem kulesinden dünyaya bakma fırsatı bulmuştum. Ondan da yüksek bir alanı hayal bile edemiyorum. BBC bu inşaata yönelik kapsamlı bir dosya hazırlamış, mutlaka göz gezdirin derim.

  • HD, UHD (4K) gibi kavramlar çoğu kişi için daha net görüntü algısı dışında bir şey ifade etmiyor. Çok da haksız sayılmazlar. Çözünürlük arttıkça görüntü de daha kaliteli hale geliyor. Elbette görüntüleyebilecek ekranınız varsa. Henüz daha 4K destekleyen ekranlar bile yaygınlaşmadan 8K hayatımıza girdi. Full Ultra HD ya da FUHD olarak da adlandırılan bu standart 7680×4320 piksel anlamına geliyor. Henüz bu çözünürlükte kayıt yapabilen kamera sayısı bile bir elin parmaklarını geçmiyor. Görüntüleyebilen TV sayısı ise 4. Bizi en çok ilgilendiren kısmı ise veri boyutu. 8K video izleyebilmek için 48Gbps; başka bir deyişle saniyede 6 gigabayt veri aktarmak gerekiyor. Yani 2 saatlik bir filmi bitirmek için 43,2 terabayt gidiyor. Bunu aktaracak altyapı ya da kotaya sahip olan varsa Youtube’da ilk 8K video yayında. Ayarlar bölümünden cesaretinizi test edebilirsiniz (kayıt RED Epic Dragon 6K ile yapılıp yazılımla 8K’ya yükseltilmiş).

  • Çok uzun (ve İngilizce) ama çok önemli bir yazı: teknoloji neden daha fazla demokrasi getirmedi? Teknoloji ve siyasetin yarınını merak edenler için güzel bir fikri antreman.
  • Azerbaycan tehlikeli bir şekilde geriliyor, Muhalefet susturuluyor, sansür baskısı artıyor. Bakalım nereye kadar?
  • Monocle dergisi yaşam kalitesi açısından dünyanın en yaşanılabilir 25 şehrini belirledi. Listedeki şehirlerin büyük bir kısımın gördüm. İlk iki sırayı alan Tokyo ve Viyana’da bağlasalar duramazdım mesela. Kendi listemin ilk 3’ünü Barcelona, Paris ve Amsterdam olarak belirliyorum.

[/nextpage]

[nextpage title=”Bilim / Teknoloji” ]

Bilim / Teknoloji / Yazılım / Donanım

  • Kimilerinin dünyanın sonunu dahi getireceğini iddia ettiği Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (Large Hadron Collider / LHC) iki yıllık tamir ve güncelleme çalışmasının ardından tekrar çalışmaya başladı. Yeni haliyle öncekinin iki katı enerjiye ulaşan LHC ‘yeni fizik’ olarak adlandırılan alanda yeni temel parçacıklar, kara madde ve Higgs bozonu üstünde veriler sunacak. Adını çok duyduğumuz fakat nasıl çalışıp ne yaptığını çok azımızın bildiği, yeraltında iki ülkenin toprağına yayılan bilim tarihinin en büyük deneyinin çalışma sistemini CERN güzel bir animasyonla açıklamaya çalışmış.

Özel kameralarla kaydedilen Mars yüzey görüntülerinde yeşil alanlar yüzeyde korunan cam etkisini gösteriyor.

Özel kameralarla kaydedilen Mars yüzey görüntülerinde yeşil alanlar yüzeyde korunan cam etkisini gösteriyor.

  • Belki biz uzaya çıkabilen şanslı azınlık içinde olamayacağız ama en azından nasıl bir yer olduğunu ekran başında da olsa tecrübe edebiliriz. ESA, 2008’den bu yana hizmet veren 75 metreküplük Uluslararası Uzay İstasyonu içinde dolaşmamızı mümkün kıldı. Pek de filmlerdeki gibi değil.

iss-turu

  • Bu kadar uzay, ISS demiş ve Samantha’dan söz etmişken düşünelim; kaçımızın albümünde aşağıdaki gibi kareler olabilecek dersiniz? Her biri ayrı güzel. Fena halde kıskanıyorum.

  • Uzay bir süredir devletin tekelinden çıkıp özel şirketlerin de ilgi alanına girdi. Ne var ki uzayla ilgili milyarlarca kişi, uzay projelerinin ihtiyaç duyduğu milyarlarca dolara sahip çok az kişi var. Ancak kitle fonlama yapıları imece modeliyle bu konuda da birçok projeye can veriyor. LightSail bunlardan biri. Bill Nye tarafından yürütülen girişim 10 santimetreküplük CubeSat adlı uydu ve çarşaf misali açılarak güneş enerjisi toplayan ve yapıyı ilerleten bir yapıdan ibaret. Hedeflediği 200 bin doları toplayıp hayata geçebilirse uzayla ilgililerin projelerine katkıda bulunup verileri bütün insanlıkla paylaşacak. Aşağıdaki kampanya videosu her şeyi güzelce özetliyor. Teknik detayları içeren video ise burada.

  • Özel sektör ve uzay bağlamında Elon Musk’ın girişimi SpaceX’in son hevesinden de söz edelim: uzaydan dünyaya internet hizmeti vermek. Bunun için 4 bin küçük boyutlu ve düşük maliyetli uydu kullanılacak.
  • Geçen hafta bahsettiğim 2 milyon dolar ödüllü DARPA Robotics Challenge adlı yarışmayı Güney Kore’den katılan KAIST takımı kazandı. Takım sayfalarındaki videolarından izleyeceğiniz gibi bütün adımları kusursuz ve en kısa sürede bitirmeyi başardılar. Tebrikler!
KEIST takımına dünya şampiyonluğu getiren robotları görevlerden birinde.

KAIST takımına dünya şampiyonluğu getiren robotları görevlerden birinde.

  • KAIST ödülü kaptı ama sanmayın ki her ekip onlar kadar başarılıydı. Enteresan görüntüler de çıkmadı değil.

  • Santa Barbara Üniversitesi’nden bir grup kablosuz internet (wifi) sinyallerini kullanarak belirli bir bölgede kaç kişinin bulunduğunu tespit etmeyi başardı. İşin ilgi çekici tarafı saydığı kişilerin üstünde wifi sinyali kullanan bir cihaz olma şartı olmaması. Kullanılan yöntem radar teknolojisiyle çok benziyor. İki nokta arasında ölçülen sinyallerin kesintiye uğraması o bölgede birilerinin yürüdüğü anlamına geliyor. Detayları proje sayfasından takip edebilirsiniz.

  • Bill Gates, Microsoft’taki aktif görevini bırakıp adını taşıyan vakfın başına geçtikten sonra önceliklerinden birini sıtma ile mücadeleye ayırdı. Bu hedefin doğal düşmanı da belliydi: sivrisinekler. Pek bilinmese de sivrisinekler dünyada en çok insan öldüren varlık. Örneğin her yıl köpekbalıkları 10, aslanlar 100, yılanlar 50 bin, sivrisinekler ise -bulaştırdığı hastalıklar yüzünden- 725 bin insan öldürüyor. Bill Gates’in yeni hedefi Microsoft’un ARGE departmanı tarafından özel olarak geliştirilen bir drone kullanarak sivrisinekleri yakalamak, taşıdıkları virüsleri incelemek ve olası salgın hastalıklara karşı yetkilileri erkenden uyarmak.

samsung-transparent

Evde çok bir anlam ifade etmeyeceği kesin ama bu teknolojinin özellikle vitrin ve akıllı tahtalarda çok şey değiştireceğine şüpheniz olması.

  • Araçlarımızın da bir veri yolu olduğunu servislerin ucuna bağladığı cihazlar sayesinde öğrendik. Yakın dönemde bu porta bağlanan cihazlar sayesinde de o verilerin ne kadar işe yarayabileceğini anladık. Şu an kitle fonlama sürecindeki Vinli, bağlandığı her aracı akıllı bir ortama dönüştürüyor. 100 dolar.
  • Fotoğraf tutkunlarına kafa karıştırıcı bir gelişme daha: Leica Q. 24 megapiksel çözünürlükte fotoğraf, saniyede 60 kare FullHD video çekiyor. 640 gramlık gövdesinde dahili wifi desteği sayesinde görüntüleri kablosuz olarak cihazınıza / diskinize yollayabiliyor. Ama bunların hiçbiri 4 bin 250 dolarlık fiyatını açıklayamıyor.

2991529a11959f9fb2c552ba0e9648f0

  • Apple bu hafta düzenlediği yıllık olağan WWDC etkinliğinde beklenen yeniliklerini tanıttı (daha dürüstçesi WIRED dergisinin de değindiği gibi ‘önceden başkalarının yaptığı pek çok şeyi kendi de yapmaya başladı‘). En önemli değişiklikler iPhone ve iPad’in yeni işletim sistemi sürümü iOS9’da yaşandı. Halden daha iyi anlayan Siri, daha yetenekli haritalar ve tek ekranda aynı anda iki uygulamayla çalışabilmek gibi bir dizi yenilik iOS9’un standartları arasında yer alıyor. Mac bilgisayarlarda kullanılan Mac OS X de El Capitan kodlu (10.11) sürümüne yükseltiliyor. Sürümün isminin öyküsü de anlamlı. Şu anki sürümün ismi Yosemite ABD’deki bir milli parktan geliyor. El Capitan da o parkın içinde, 900 metre yüksekliğinde bir kayalık yapı. (Lafı geçmişken Mac OS X’in sonundaki -sıklıkla telaffuz edildiği gibi- X harfi değil; Roma rakamlarıyla 10. Apple işletim sisteminin 10. sürümünü temsil ediyor. Yani gerçek okunuşu Mac OS ‘on’ ya da ‘ten’ şeklinde).

  • Blackberry sohbahara doğru Android işletim sistemli bir model tanıtabileceğini duyurdu. Yeni modelin hem dokunmatik ekran hem de klavyeli olacağı; ayrıca Blackberry 10 işletim sisteminin kilit özelliklerini taşıyacağı belirtiliyor. Peki bunu batmanın eşiğine gelmeden yapsaydınız, ne olurdu?
  • Western Digital şirketine bağlı HGST kurumsal kullanıma yönelik geliştirilen 10 terabayt (10 bin gigabayt) kapasiteye sahip sabit diskini tanıttı. Ultrastar Archive Ha10 kodlu disk HelioSeal teknolojisini kullanıyor (içinde hava yerine helyum gazı bulunuyor).

  • Japon robot üreticisi Yaskawa tarafından geliştirilen Bushido adlı projede iadio adı verilen kılıç dövüş ustası Isao Machii’nin tekniklerini Motoman MH24 adlı endüstriyel robota ‘öğretti’. Yapay zekanın sonuçta ulaştığı nokta kelime anlamıyla dehşet verici.

  • Facebook’un geçen sene 2 milyar dolara satın aldığı yapay gerçeklik gözlüğü Oculus Rift sonunda Rift adını verdiği ürününü tanıttı. Ne var ki sahip olabilmek için önümüzdeki senenin başını beklemek zorundayız.

  • Binöral ses en kaba tanımıyla sağ ve sol kulağa ayrı / farklı frekanstaki seslerin verilerek beynin algılama yöntemine etki edebilen tınıları temsil ediyor. Hatta bu seslerin i-dose adı verilen dijital uyarıcı / uyuşturucu olarak kullanıldığı durumlar da var. Binöral sesleri herhangi bir kulaklıkla dinleyebiliyorsunuz ancak kaydedilmesi için özel bir donanıma ihtiyaç duyuyor. Almanya kökenli Binauric adlı firmanın OpenEars adlı özel kulaklığı işin kayıt kısmında hizmet veriyor. Binöral işitmenin nasıl bir şey olduğunu tecrübe etmek isterseniz bir kulaklık kullanarak OpenEars kullanarak kaydedilmiş aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz (kulaklık olmadan bir şey ifade etmeyecektir).
  • İnsan kulağının teknik anlamda duyabileceği ses aralığı belli ancak hepimizin kendine has bir duyuş şekli var. Aumeo, bu farkları gözeterek sesleri yeniden düzenleyerek kulaklığımıza iletiyor. Bir mobil uygulama ve kibrit kutusu büyüklüğünde bir donanımdan oluşan setin hangi parçası bunu sağlıyor pek net değil. Fakat bir denemek de isterdim. Erken davranın 99 dolara bir tanesine sahip olabiliyor.

  • Nasıl ki delikli boru icat oldu, mertlik bozuldu; suyun altını gösteren sonar cihazlarıyla da balıkçılık bozuldu. Yaşlı Balıkçı ancak Hemingway romanlarında kaldı. Kickstarter’da fon toplayan 800 dolarlık AguaDrone olayı bir adım daha öteye taşıyor. Sonar entgere edilmiş su geçirmeyen insansız hava aracı suyun üstünde gezinerek amatör oltacılara balıkların yerini gösteriyor. Delikanlı işi değil.

  • Teninizde gezdirdiğiniz küçük bir cihaz cildinizin morötesi endeksini, nemini, kırışıklık oranını, yağını ve daha birçok özelliğini söylese ve tavsiyelerde bulunsaydı? Güney Kore’de geliştirilen WAY adlı bu cihaz çok az kadının hayır diyebileceği cinsten. 99 dolarlık kişisel dermatolog.

  • Her 5 aileden birinin derdi olan ‘gece terörü’ bebek ve çocukların uykunun erken döneminde ağlayarak ya da çığlıkla uyanması Lully adlı cihazla tarihe karışıyor. Çocuğunuzun yatağının altına yerleştirdiğiniz cihaz cep telefonunuza yükleyeceğiniz uygulamaya bir uyarı göndererek (genellikle saat 23:00 civarında) çalıştırmanızı hatırlatıyor. Telefonda bir tuşa basarak çalıştırdığınız Lully sadece 3 dakika boyunca titreşim yayarak çocuğu rahatlatıyor ve uyanmasını engelliyor. 3 haftalık kullanım sonrası deliksiz uykuyu garanti ediyor. 99 dolar.

  • Bilim-kurgu filmlerinin vazgeçilmez bileşenlerinden hologramlar yapay gerçeklik gözlükleri ve benzeri teknolojilerle yeniden bir heyecan merkezine dönüştü. Kickstarter’da fon toplayan H+ Technology şirketi tarafından geliştirilen Holus bu tecrübeyi gerçeğe en yakın noktaya taşıyor. Görüntülü konuşmadan oyunlara kadar geniş bir alanda yepyeni bir kullanım arayüzü. Erken davrananlar 550 dolara bir tanesine sahip olma fırsatı yaşandı. Şu anki fiyatı 850 dolar. Değer mi bilemedim ama özellikle okullar için harika bir bileşen olduğuna şüphe yok (Kickstarter sayfasındaki videoları mutlaka inceleyin).
  • Stanford Üniversitesi’nden Profesör Manu Parakash su damlacıklarını temel alan bir bilgisayar üretti. Manyetik etkime sayesinde kurmalı saat benzeri bir yöntemle çalışan yapı karmaşık mantık hesaplamalarının altından kolaylıkla kalkabiliyor. Elbette henüz elektronik işlemciler kadar hızlı değil. Ancak Parakash “amacımız zaten elektronik bilgisayarları geçmek değil” diyor.

  • Fareler üstünde yürütülen bir çalışmada tarçına kendine has kokusunu veren bileşenin kolon kanserini önlediği ortaya çıktı. Cinnamaldehyde adlı bu bileşen hücrelere kansere karşı kendini daha iyi koruma özelliği kazandırmanın yanısıra onarma ve detoks etkisi de sağlıyor. Aynı etkinin diğer kanser türleri için de geçerli olduğu belirtiliyor.
  • Oyunun eğitim, gelişim ve öğrenme üstündeki etkilerini araştırmak isteyen Cambridge Üniversitesi bir LEGO Profesörü arıyor! Olayda LEGO’nun üniversiteye 4 milyon dolar bağış yapmış olması da rol oynamıştır elbette ama yine de ilginç ve cesur bir karar.

[/nextpage]

[nextpage title=”İnternet / Girişimler” ]

İnternet / Girişimler

  • Türk kültürü yazılımcılığa ne kadar yatkın?
  • Türk girişimciler için şunun Türkçesini yapsalar faydalı olurdu.
  • Girişimlerin başarısızlık öykülerine yönelik bir veritabanı. Bayağı keyifli 😉
  • Google, web sitelerini DDOS başta olmak üzere bazı temel saldırılara karşı koruyacak Project Shield‘ı duyurdu. Site sahiplerinin incelemesinde fayda var. Benim şimdilik tercihim Cloudflare.

  • Haftanın özetlerinde birkaç defa değindiğim yabancı dil öğrenme sitesi Duolingo, Google Capital’dan aldığı 45 milyon dolarlık yatırıma 470 milyon dolar değere ulaştı (Tweetdeck’in zamanlama hatası yüzünden bu habere yönelik küresel bir yayın ambargosu krizi yaşatmak da bana nasip oldu).

  • Twitter, Uber gibi birçok başarılı girişimde yatırımcı rolüne sahip Chris Sacca verdiği röportajda “Silikon Vadisi’nde paralar havada uçuşuyor, bir sürü boş-beleş yatırım yapılıyor, ayağınızı denk alın” diyor. Gerçi sonradan muhabir ile “hepsi için demedim, bazılarına yönelikti lafım” diyerek biraz atıştı ama bu minvalde uyarılar ne kadar çok insandan geliyor..
  • Halka açılmasının ardından oldukça çalkantılı günler geçiren, ne yapsa yatırımcısına yaranamayan Twitter için son dönemde ‘Google alsa da kurtulsa’ dedikoduları türemişti. Günah keçisi (doğal olarak) CEO Dick Costolo’ydu. Costolo henüz sebebi tam olarak bilinmeyen bir ‘son damla’nın ardından koltuğunu geçici olarak Kurucu Ortaklardan Jack Dorsey’e devretti.

  • 1 Temmuz itibariyle geçerli olacak değişimde Dorsey görevi vekaleten devraldı; Costolo Yönetim Kurulu’nda görev almaya devam edecek. Yeni CEO arayışı sürüyor. Uzun aday listesinin arasında Snoop Dogg bile var! Fakat en güçlü adaylardan biri şirketin Gelirden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Adam Bain. Kim gelirse gelsin yeni dönemde şiddetli artçı sarsıntıların yaşanması bekleniyor. Bu tercih boşuna değil zira Twitter bunca üye ve ciroya rağmen hala kar edemeyen bir girişim ve borsaya açılan her şirket gibi bir an önce ‘kendisine’ para kazandırsın diye bekleyen yüz binlerce sabırbsız hissedara sahip. Ve bu değişimden gayet mutlu olmalılar ki bu görev değişiminin ardından Twitter hissesi saatler içinde yüzde 10 yükseldi. Jack Dorsey CNBC’de katıldığı bir röportajda görevi geçici olarak kabul etmesinin sebebini ‘ilerleyişi bozmamak’ olarak açıkladı. Röportajda kendisine ısrarla sorulan “görevi neden geçici olarak kabul ettin?” sorusuna aynı ısrarla “CEO’luk benim işim değil’ dedi.

  • Konuyla ilgili en ilginç ayrıntılardan biri Jack Dorsey’yi televizyonda IŞİD (hadi Lincoln diyelim) sakalıyla gören annesinin -Twitter’dan- sitemi oldu 🙂 Dorsey ile bir vesileyle tanışma ve bir masada oturma fırsatı bulmuş biri olarak annesine katılıyorum.

Dick Costolo - Jack Dorsey

sakal

  • Bahsetmeden geçmeyelim; Twitter doğrudan mesajlarda (DM) 140 karakter sınırını kaldıracağını açıkladı.
  • Bu kadar CEO demişken; ABD’nin en iyi CEO’ları listesinin başına Google’dan Larry Page oturdu.
  • Alemin en hızlı büyüyen sosyal ağı Instagram web arayüzünü güncelledi. Çok iyi oldu, çok da güzel oldu.

instagram

  • Facebook, Kenya, Endonezya, Hindistan ve Türkiye’de sessizce denediği yeni reklam modellerinin sonuçlarından gayet memnun. Cinsiyete, cihaza, bağlantı hızına göre özelleşen reklamların etkileşiminde yüzde 25 artış gözlendi.
  • Facebook ile ilgili bir diğer önemli dönüşüm zaman akışı (timeline) algoritması oldu. Şimdiye kadar arkadaşlarınızın ne ile ilgilendiğini temel alan yapı artık sizin neyi izlemek, dinlemek, okumak için ne kadar zaman ayırdığınıza bakacak. Özetle, neye zaman harcıyorsan, osun.
  • Twitter ise (reklamveren talep ederse) mobil cihazlarınıza yüklediğiniz diğer uygulamaları tespit ederek ilişkili / uygun reklamlar gösterecek. İlk deneylerden onlar da memnun. Biz olmalı mıyız bilemiyorum.
  • Video oyunlarıyla ne kadar ilgilisiniz bilmiyorum ama en az onlar kadar popüler bir diğer konu da oyun oynarken kaydedilen videoları seyretmek. Şahsen tam olarak anlam veremediğim bu salgın Türkiye’nin bile en popüler Youtube kanallarında kendini gösteriyor. Olayın gayet farkında olan Youtube da bu salgına yönelik Youtube Gaming adlı özel bir bölüm ve uygulama duyurmaya hazırlanıyor. Yeni hizmet 25 binden fazla oyuna ev sahipliği edecek. Hizmet ilk olarak ABD ve İngiltere’de yayına girecek (Twitter hesabı bile birkaç günde 100 bin takipçiyi devirdiyse bu iş tutacak demektir).

CHUYNSmUEAAfDiF

  • 8-bit piksel grafik çağını yaşayanlar için o yılların hikayelerinin derlendiği bir (İngilizce) içerik sitesi: Read Only Memory. Tasarımı da en az içeriği kadar hoşuma gitti.

sensible

  • Stribr: Instagram ve pazarlamanın kesişimine yönelik araçlar.
  • Her türlü görseli LEGO’laştıran bir site. Oluşturmak için hangi parçadan kaç tane gerekiyor, nasıl yapacaksınız tek tıkla karşınızda. Bunun sonuçları dahi bir girişime dönüşebilir aslında?

mserdark-lego

  • Şimdilik sadece iOS uyumlu Soal kısa metinlerle desteklediğiniz sesli ve görüntülü bir günlük tutmanızı sağlıyor.
  • Bir başka mobil uygulama Snips ise cep telefonu kullanma alışkanlıklarınızı öğrenen bir yapay zekaya sahip. Böylece ihtiyacınız olan an, ihtiyaç duyduğunuz uygulamaları otomatik olarak açıyor, çalıştırıyor.
  • Tatile gittiğiniz şehirde ev kiralamak için Airbnb varsa tekne kiralamak için de Antlos var. Türkiye henüz 5 tekne turuyla temsil ediliyor.
  • Caroline Calloway, İngiltere / Cambridge Üniversitesi’nde sanat eğitimi alan 23 yaşında bir kız. Henüz hayatının baharında olmasına rağmen otobiyografisini yazmaya karar vermiş. Ama bunu şimdiye kadar emsalleri gibi kitap olarak yazmak yerine Instagram’da bir hesaba dönüştürmeye karar vermiş. 350 bine yakın kişi de takip etmeye başlamış. Kesinlikle ilginç bir girişim hikayesi. Bu kadar satan kaç biyografi kitabı biliyorsunuz?

“I HATE YOU AND I HATE EXERCISING.” “Excuse me?” said Josh. “I HATE KAYAKING AND I HATE BIKE RIDING AND I HATE YOUR STUPID UNCOMFORTABLE BIKE.” “I’m—what?” “MY BODY HURTS!!!!” “Okay,” said Josh. “Just calm down, Caroline. Have some water.” “I NEVER ASKED TO GO KAYAKING. I NEVER ASKED TO BIKE TO THE MIDDLE OF FUCKING NOWHERE. ALL I WANTED TO DO WAS SPEND MY LAST DAY IN NEW YORK, WITH YOU, HANGING OUT AND WRITING. AND IF YOU KNEW ME AT ALL YOU WOULD HAVE REALIZED THAT. BUT NOW, BECAUSE OF YOUR STUPID FUCKING OBSESSION WITH EXERCISE AND THIS STUPID FUCKING MADE-OF-CEMENT-BIKE-SEAT, MY BODY IS BROKEN AND I MIGHT NOT BE ABLE TO HAVE KIDS ANYMORE.” Josh took a deep breath and re-clipped his water bottle to his bike. “I don’t think that’s how that works.” “YOU DON’T KNOW ME.” Josh smiled faintly, “But I thought you loved adventures?” “I WANT TO GO BACK TO MY TURQUOISE APARTMENT, ASSHOLE.” “Hey now,” he said gently as he pulled out his kickstand and walked over to where I was straddling my bike. “Hold still.” Placing a hand around my shoulders, he reached underneath my bent knees and scooped me up, fireman style. As he carried me to the overlook I heard my bike tip over, but Josh didn’t seem to notice as he set me down next to a column and kissed my forehead. “Better?” Silence. (You know, because I’m a modern woman and refuse to be won over with forehead-kisses and biceps.) “It’s going to be a nice sunset,” said Josh. “Maybe you could take a photo for your Instagram friends and edit it a lot… Maybe add some writing to it? Hmm?” “Fine,” I said reluctantly. “But you have to kiss me in it. And a stranger has to take it. And I'm going to edit it in a way that makes you feel really, really uncomfortable.” “Now there’s the Caroline I know and love,” said Josh, grinning. “I’ll go find us a stranger.” To Be Continued… #adventuregrams

A post shared by Caroline Calloway (@carolinecalloway) on

  • Her hafta yazayım diyorum ve unutuyorum. Türkçe dahil bir dizi dilde hazmı kolay ve keyifli içerik üreten Line.do diye güzel bir site var; biliyor muydunuz?

[/nextpage]

[nextpage title=”Tasarım / İnovasyon” ]

Tasarım / İnovasyon

  • D-Idea Media tarafından Dubai’ye yerleştirilen akıllı palmiyeler gün boyu güneşten aldığı enerjiyi geceleri aydınlatma için kullanıyor. Biriktirdiği enerjiyi aynı zamanda önündeki bilgi panelleri ve cihazlarını şarj etmek isteyenler için de kullandırıyor. Yetmez gibi bir de etrafına kablosuz internet yayıyor. Yeni dünyayı da sev, elektronik ağaçları da koru.

  • New York’ta bir başka grup Lowline adlı projeleriyle güneşi daha da çılgın bir proje için kullanmak için destek arıyor. Hedefleri yeryüzündeki huni formlu nesnelerle güneş ışığını toplayarak yeraltında ve artık kullanmayan bir metro durağına dünyanın ilk yeraltı parkı olarak yeniden işlev kazandırmak. Bir kısmınız Lowline’ı geçen yılki bir TED sunumundan hatırlıyor olabilir (isminin ilhamını Highline‘dan alıyor).

  • Japonya’da geliştirilen Exii Hackberry adlı yapay kol (ve el) engellilere çok düşük maliyetli bir çözümle daha konforlu bir yaşam vaat ediyor. Neredeyse tamamı 3D yazıcılarla üretilebilen ve sadece 200 dolar maliyete sahip Hackberry açık kaynaklı olarak geliştiriliyor. Bedenin kaslarıyla senkronize çalışan (programlanabilen) Aurdino setiyle kontrol edilen 3 motorlu mekanizma gücünü bir fotoğraf makinesi pilinden alıyor. İzleyip kararı kendiniz verin.

  • 1897 yılından bu yana motorlu araçların verimliliğini arttırma üstüne çalışan RAC ve Alman otomotiv markası Audi ortak bir girişimle Guinness Rekorlar Kitabı’nı hedefledi. Deneyde Audi A6 TDI Ultra modeli kullanıldı. 1 litre ile 28,6km yapabilen araç tek bir depo yakıtla Belçika’dan çıkıp saatte 90km hızı aşmadan sırasıyla Lüksemburg, Fransa, İsviçre, Lihtenştayn, Avusturya, Almanya gibi 14 ülkeyi geçerek İtalya’ya vardı.

top-cars-vw-t5-and-final-livery

  • Grip Cup: Bardakları daha kolay tutmamızı sağlayacak inovatif bir tasarım. Tamamına yakını doğaya dönen maddelerden mamul. #iyifikir!
  • Ayağınızdaki pabuç cep telefonunuzdaki bir paletten seçtiğiniz renge tek tıklamayla bürünebilseydi? Güzel olurdu (ve ayakkabı satışları düşerdi). Çok yakında mümkün olacak. Shift Sneaker sayesinde.

Shift Sneaker

  • Çoğumuz unuttu ancak ITU’nun öncülüğüyle USB portuna dönülmeden önce neredeyse her telefonun ayrı bir şarj kablosu vardı (Apple bu kadim geleneği hala sürdürüyor gerçi). Bir sonraki fazda kablolardan tamamen kurtulacağız gibi görünüyor. Wifi üstünden şarj kulağa hiç de fena gelmiyor.
  • Çin tamamen sanal gerçeklik teknolojisi üstüne kurulu bir hayvanat bahçesi inşa ediyor. 200 milyon dolara mal olacak girişim en çok hayvan hakları savunucusu PETA‘yı sevindirdi. Hayvanat bahçesi ve sirklerin hayvanlar için aslında bir hapis ve işkence merkezi olduğunu tam anlayamadık. Hiçbirinin bizim kadar garip, sapkın zevkleri yok üstelik.

vr-zoo

  • Uzay görevlerinde yeniden kullanılabilir araç geliştirme adına bir dizi firma milyarlarca dolarlık yatırım ve ARGE ile deneyler yapıyor. ABD’deki çalışmaları bizzat devlet destekliyor. Büyük bir tasarruf sağlayacak bu tip yeniden kullanılabilir araçlara yönelik çok ilginç bir tasarım fikri Avrupa ortak girişimi Airbus’tan geldi. 2010 yılından bu yana üstünde çalışılan Adeline adlı konsept maliyetlerde yüzde 30 tasarruf vaad ediyor. Kullanıma girme hedefi 2025 senesi.

  • Perde sizin için dekoratif bir unsur değil de mahremiyet ve gün ışığını kontrol etmek için işlevsel bir araçsa Cincinnati Üniversitesi tarafından geliştirilen şeffaflığı ve geçirgenliği ayarlanabilen pencere sistemini incelemeniz gerek.

  • Aşağıdaki karavan tarzı yapının adı Toy Box Tiny Home. İçini tahmin bile edemezsiniz (bir başka mikro yaşam mucizesi için de Nest marka karavana bakmanızı tavsiye ederim).

toybox

  • Her hafta şehir ve kır yaşamına yönelik yeni arayışlara örnekler veriyorum. Her hafta da onlarca yeni fikir çıkıyor. Öngörülere göre 2050 yılında 10 milyar nüfusa dayanacağız ve bu kitlenin en az yüzde 75’i şehirlerde yaşayacak. Bu yakın geleceğe kafa yoranların sayısının sürekli artması da bu yüzden. Bu hafta duyurduğu Sidewalk Labs adlı girişimiyle bu kervana Google da katıldı.
  • Londra, bisikletlilerin trafikte daha rahat ve güvenli ilerleyebilmesi için elinden geleni yapmaya devam ediyor. Son girişimlerden biri trafik ışıklarının hizasında bisikletlilerin beklemesi için yaya geçidi benzeri özel bir alan yapmak oldu. Bu sayede kaç kişinin bisikletle yolda ilerlediğini anlayan sistem trafik ışıklarının kırmızı / yeşil sürelerini dinamik olarak ayarlıyor (Bizde hiç böyle bir şeye ihtiyaç yok çünkü ben kırmızıda duran bisikletli görmedim. Bu cehaletin faturası çok ağır olabilir oysa). 2018’e kadar şehrin trafik ışıklarının dörtte üçü bu sistemle donatılmış olacak (Londra gayet mantıklı bir kararla bisiklete herkesten çok önem veriyor. Yollardaki araçların dörtte biri bisikletlerden oluştuğu için değil yalnız; bu oranı daha da arttırmak için).

  • Bandit9 motosiklet tasarımına yönelik arayışlardaki en iddialı gruplardan biri. Tarz olarak birbirinden bu kadar farklı işleri ortaya çıkartmak her tasarımcının harcı değil.

Invalid Displayed Gallery

  • Mad Max adlı bir yarış takımı var. Amaç ve araçları isimlerine -tabir yerindeyse- ‘cuk oturuyor’. Geliştirdikleri araçlardan biri Turbine Bike adlı dünyanın trafiğe çıkmaya uygun ilk jet türbinli motosikleti. Geleneksel motordan daha seksi bir ses olacağını tahmin etmezdim. Saatte 376km hız yapıyor. Seyretmesi bile ürpertici ama kesinlikle heyecan verici!

  • Project Avalanche, karda bisiklet binmeyi bambaşka bir yaklaşımla mümkün kılıyor.

  • Her yıl 2,5 milyon hacı adayını bünyesinde toplayan Mekke daha iyi hizmet verebilme adına yeniden tasarlanıyor. İlginç yaklaşımlar var (geçen haftaki uyarım baki).

mekke

  • Dini gereği başını örtmek isteyen kadınların şık olmak isteyebileceği girişimcilerin daha anca aklına geldi. Moda ve türbanın kesişimi böylece dev ve karlı bir pazar yarattı ancak işin başka bir boyutu da var. Özellikle bunaltıcı yaz aylarında sıcaklık algımıza yönelik birçok sinyali oluşturan kafa bölgesinin türban varken serin tutulması kolay değil. Veil Hijab adlı girişim özel bir kumaşla ısının yüzde 80’ini geri yansıtarak türban içindeki sıcaklığı 12 santigrat dereceye kadar düşürebildiğini iddia ediyor. Bu malzeme yağ ve yemek lekesi tutmama, yağmur geçirmeme gibi ek özelliklere de sahip. İlginç bir ayrıntı olarak yüzde 100 naylondan mamul. Sadece 17 dolarlık fiyatıyla da gayet ulaşılabilir.

  • Muhtemelen dünyanın en ilginç tasarımlı fotoğraf makinası bu hafta açık arttırmayla satışa çıktı. Leica Gewehr (Leica Silahı) adını taşıyan model 1930’da spor ve doğa fotoğrafları çekmek için geliştirilmiş. 350 bin euro’ya alıcı bulması bekleniyor.

Leica,Gewehr

  • Anahtarlığa dair belki yüzlerce farklı tasarıma denk geldik ama Keysmart olaya bambaşka bir noktadan yaklaşmış. İsviçre çakısından gelen ilhamla…

  • 3D yazılıcılarda yeni bir evre: Electroloom. Kumaş üretiyor. Yani başka bir deyişle evinizdeki tekstil atölyesi. Elbette ki kitle fonlaması ile hayata geçiyor. Sayfasındaki videoları incelemeyi ihmal etmeyin.

electroloom

  • Daha çok elektrikli süpürgeleriyle tanıdığımız Dyson, uydularda kullanılan soğutma tekniğini LED lambalara uyarladı. Günlük 12 saatlik kullanımla 37 sene çalışma garantisi veriyor.

  • Her şey akıllanır da fırınlarımız eksik kalır mı? June dünyanın ilk akıllı fırını. İçine koyduğunuzun ne olduğunu seziyor ve nasıl pişireceğini belirliyor. Her adımı cep telefonumuzdaki uygulamasına rapor ediyor. Yine mobil uygulaması sayesinde kontrol etmek için yanında olmanız da gerekmiyor. Ama bütün bunlar için 3 bin dolar istiyor. Aklı olanın isteyeceği bir bedel mi bu? Bilemiyorum.

  • Land Rover’ın geliştirdiği ve yeni Evoque’ta yer alacak sistem girdiğiniz çukurları GPS koordinatlarıyla bir merkezde kaydedip diğer kullanıcılar için erken uyarı verisi olarak kullanacak. Gayet mantıklı. Fakat otomotiv üreticileri tarafında daha geniş katılımlı bir yapıya ulaşması daha anlamlı olurdu.

  • BMW bu hafta yeni 7 serisini tanıttı. Özelliklerini saymak epey satır yiyeceğinden girmiyorum. Ama aşağıdaki video neredeyse tamamını özetliyor. Anahtarlık üstünden uzaktan kumandayla hareket ettirmek ve parmak hareketleriyle fonksiyonlarına yönetmek kesinlikle harika fikir olmuş. Kablosuz telefon şarjı ve araç içini mobil uygulamayla yönetmek gibi ‘yeni çağ dertleri’ da çözümler var. Otomobil sahibi olmak trafiğin içinde saatlerce dur-kalk ile işkence çekmekse böyle bir şeyin içinde çekelim bari.

[/nextpage]

[nextpage title=”Sinema / TV / Kültür / Sanat” ]

Sinema / TV / Kültür / Sanat

  • Birçok yapımda rol alan 1948 doğumlu Oyuncu Sümer Tilmaç geçirdiği kalp krizi sonucu 12 Haziran’da hayata gözlerini yumdu.
  • İzlandalı Şarkıcı Björk’ün Stonemilker adlı şarkısına çetiği video klibi 360 derece sanal gerçeklik üstüne kurulu. Videonun sol üst tarafındaki oklarla istediğiniz açıdan deneyimleyebilirsiniz.

  • Sanatseverlere özel bir sosyal ağ: Artist Bande.
  • Kağıt ile sanat katlamadan da oluyor. Sena Runa’nın Instagram ve Etsy profilinden ilginç örneklere bakabilirsiniz.
  • Çizgi-roman severlere müjde: Captain America: White, Eylül ayında yayına başlıyor.
  • Photoshop benzeri bir araçla kendi müzik klibinizi yapın. Epey eğlenceli!
  • Yukarıdaki linki beğenen şuna da baksın derim.
  • Nirvana’nın davulcusuyken tanınan Foo Fighters grubunun lideri Dave Grohl bu hafta İsveç’teki konserinde sahne arkasında ayağını kırdı. Ve ayağını alçıya aldırıp konsere devam etti. Efsaneler doğmaz. Ama ‘üretilir’.

  • Grafik Tasarımcı Flore Maquin sinema tarihine geçmiş filmlere alternatif, illüstrasyonlar çiziyor.

Invalid Displayed Gallery

  • Star Wars başta olmak üzere pek çok filmin görsel efektlerini yapan; dolayısıyla hayal gücümüzü esneten Industrial Light & Magic şirketinin yeni girişimi ILMxLAB. Yapay gerçeklik ve sinema büyüsünü birleştirerek yepyeni bir tecrübe sunmaya çalışıyor. Elbetet Star Wars ile başlayarak.

  • Sinema tarihinin en unutulmaz, etkileyici 100 sahnesi.

İşte bir haftanın bende kalan tortusu böyleydi. Ama paylaşmak istediğim bir şey daha var.

Nice örneklerle gördük ki her şey ve herkes bu dünyadan gelip-geçiyor. Çoğunun adı bile hatırlanmıyor. Ama doğa yitirildi mi neredeyse hiç geri dönemüyor. Doğayı koruyarak gelişmenin mümkün olmadığı şeklinde bir yanılgıya inandırıldık. Bunun gayet mümkün olduğunu görmek için Avrupa ya da Uzakdoğu’ya bakmak yeterli oysa.

Bu hafta bize bunu hatırlatmak isteyen bir belgesel girişimine denk geldim. Hayata geçmek için fon topluyorlar. Kitle fonlama mantığında konumlamaları, zamanlamaları, tanıtımları ve bilançoları hatalı. Muhtemelen hedeflerine ulaşamayacaklar. Ama tanıtım filminde dahi kıyımın ulaştığı noktayı yeterince özetlemişler.

Pazar gününün sakinliğinde, seçimleri atlatmış olmanın verdiği zihni rahatlıkta, partizanlıktan uzak, sakin kafaya düşünmek için izleyelim (Sesi kapatıp görüntüleri izlemek bile yeterli -hatta çok daha etkili- oluyor. Ki ben olsam öyle yapardım). Paranın partisi, muhafazakarı, liberali olmaz. Hayatının merkezine parayı koyanlar için din, Allah, devlet, millet, namus, haysiyet teferruattır. Yaşadığımız gezegeni sevmeyi, saygı duymayı ve elimizden geldiğince korumayı öğrenmek zorundayız.

“Beşinci günün şafağında doğuya bakın”.

Hepinize sağlıklı, mutlu ve bereketli bir hafta dilerim.

Derleme hoşunuza gittiyse aşağıda yer alan düğmelerle sosyal medyada paylaşarak ilgilenebilecek diğer arkadaşlarınızı haberdar edebilirsiniz. Yeni yazılardan öncelikli haberdar olmak için yine aşağıda yer alan forma e-posta adresinizi girmeniz yeterli.

Fikir ve katkılarınızı ise yorumlarda beklerim. Son derece yol gösterici ve fikir verici olduklarını bilmelisiniz.

[/nextpage]

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

21 Responses to Haftanın Özeti: 33

  1. muhtar 14 Haziran 2015 at 15:22 #

    Amirim, özetlerin sonuna bir iki film önerisi koysanız nasıl olur? Teşekkür ederim…

  2. Safa Burak 14 Haziran 2015 at 15:30 #

    Muhteşem bir bitiriş, emeğinize sağlık Serdar Hocam. Aradığımız fikirleri bulmamızda yardımcı olduğunuz için gerçekten çok muazzam bir kamu hizmeti yürütüyorsunuz. Bizi eksik bırakmayın bundan sonra da lütfen.

  3. Efe Dogan 14 Haziran 2015 at 19:14 #

    Amirim ellerinize saglik, yine bilgisayar karsisinda kitlendim kaldim, cok ilginc bir gelecek bizleri bekliyor. Oxford’dan selamlar..

  4. Sercan Solmaz 14 Haziran 2015 at 19:45 #

    Serdar Abi, yine çok güzel bir pazar yazısı olmuş. Eline sağlık. Bir ek bilgi olarak, line.do Türkiye’den çıkma girişimmiş.

  5. onur çetinkaya 14 Haziran 2015 at 23:32 #

    amirim,line.do çok güzel de feedly son 2 aydır türkçe içeriğini çekemiyor. Ek olarak Daha önceki yazılar da bayağı güzel linkler vermiştiniz bu siteden:)

  6. mrtcvk 15 Haziran 2015 at 00:00 #

    Bugün cnnturk’te cem seymen2i izlerken hayatınızda size ilham veren hocanız oldu mu sorusunu öğrencilere sorduğunu anlattı.O sırada aklıma ilk siz geldiniz.

  7. Erhan Genç 15 Haziran 2015 at 00:07 #

    Amirim Ramazan ayı geldi. Masaüstü imsakiye, online hatim gibi konular da okuyucuların bir kısmının ilgisini çekebilir.

  8. pulsarın ritmi 15 Haziran 2015 at 01:50 #

    uzay istasyonundaki tuvalet 2007’de ‘faliyete’ girdi ve fiyat etiketi 19 milyon dolar.

  9. cengiz aydemir 15 Haziran 2015 at 09:16 #

    Apple öncelikle oyunlarda zırt pırt araya giren tüm ekranı kaplayan reklamların appstoru açtırmasını önlesin zorla yemeksepeti indirtilmez

  10. Mustafa Furkan 15 Haziran 2015 at 12:08 #

    Abi çok güzel olmuş yine eline sağlık. Saçma sapan yazıları okumaktansa senin tavsiyeleri direk okuyorum ve şimdiye kadar da “bunu geç” tarzında bir şeye rastlamadım. Bu emeği bize sunduğun için teşekkürler. Yani yazıların bu piyasada “pazarlıksız alınan kaliteli mallar” statüsünde :))

    Teknoloji ile alakalı bölümlerden mezun olan gençler var ve ne yapacaklarını nereden başlayacaklarını bilemiyorlar genelde. Bilenler kısmında zaten sorun yok. Bunlara da yol gösterme açısından “Nereden Başlamalı?” sorusuna cevap niteliğinde bir şeyler de olsa daha bir tadından yenmez yazınız. Ya da bazı kurs tavsiyeleri vs gibi.

    Ömrünüz bereketli olsun…

  11. Gokhan Topcu 15 Haziran 2015 at 14:20 #

    Sky City ile ilgili not bana iki önemli kitabı hatırlattı. İkisinin de adı aynı; “Gökdelen”. Birinin yazarı Tahsin Yücel, diğerininki ise J.G. Ballard. İkisini de tavsiye ederim. Gökdelenlerin içindeki ve dışındaki insanlara dair iki güzel edebiyat metnidir. Ballard, Sky City’i öngörmüş gibi yazmış 70’lerde. Bir gökdelen ahalisinin hikayesi ilginç yerlere doğru gidiyor. Yücel ise o gökdelenler her yeri kapladığında neler olabileceğini çok güzel anlatmış.

  12. onur çetinkaya 15 Haziran 2015 at 17:55 #

    amirim, hemen hemen her özette bir TED videosu paylaşıyorsunuz. Benim merak ettiğim; “Amerika’da marketing ürünü diye dalga geçiliyor siz sırf yabancı diye baştacı ediyorsunuz” eleştirileri hakkında ne düşündüğünüz?

    • mserdark 17 Haziran 2015 at 01:02 #

      Neyi kast ettiginizi tam anlayamadim.

  13. Kaan 16 Haziran 2015 at 10:02 #

    Elinize sağlık.

    Yalnız kategorileri sekmeli değil de yine düz yazı gibi yapsanız olmaz mı acaba? Bu şekilde Pocket diğer sekmeleri kaydedemiyor da.

  14. Ali Günal 16 Haziran 2015 at 13:20 #

    Serdar bey, youtube videolarındaki “daha sonra izle” butonları çıkmıyor. İnsiyatifinizdeyse geri koyulmasını rica ederim. Saygılarımla,

    • mserdark 17 Haziran 2015 at 01:01 #

      Benimle ilgili degil ne yazik ki. Muhtemelen siteye giris yapmadiginizdan oyledir.

  15. ibrahim 17 Haziran 2015 at 23:02 #

    amirim indiegogo ya da kickstarter kitle fonlama sitelerinde 75 dolar üstü ürünlerin elinize nasıl ulaştığı konusunda biraz bilgi verebilir misiniz, gümrük, vergi vs problemleri yaşanıyor mu?

    • mserdark 18 Haziran 2015 at 01:30 #

      Şu ana kadar böyle bir sorunla karşılaşmadım.

  16. Utku Tarzan 19 Haziran 2015 at 10:33 #

    Merhaba Serdar Bey,

    Özellikle “Haftanın Özeti” serilerinden sonra blog içi arama özelliğini daha etkin bir hale getirmeyi düşünüyor musunuz?

    Bazı konuları pocket, evernote ‘a atsam bile, bazı konuları burada okuduğumu hatırayıp, tekrar gözatmak istediğim sadece keyword ile bulmak imkansız hale geliyor.

    Bu konuda kısa vadede bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?

    Yazılarınız ve paylaşımlarınız için çok teşekkür ederim.

    • mserdark 19 Haziran 2015 at 18:13 #

      Düşünüyorum ama daha makul bir seçenek bulamıyorum ne yazık ki. Tavsiyeleriniz varsa değerlendirmek isterim.

  17. vahit 19 Haziran 2015 at 17:32 #

    amirim uzun bir aradan beri foodspotiing e takılmıyorsun. Halbuki oradan kopya çekip hava yapıyordum.

Bir Cevap Yazın