Ergenlik ve yeni nesil hayranlık üstüne

Fikirlerimi paylaşmak için gazete sayfam, televizyon ve radyo programlarım, konferanslarım gibi birçok seçeneğim var. Bu bloguysa hepsinin dışında zihnime dair özel saydığım, özendiğim konulara ayırmak istiyorum. Ama bazen istemeyerek de olsa güncel meselelere yer vermek zorunda kaldığım oluyor. Bu yazı da onlardan biri. Ama ‘anafikri‘ bu blogun meşrebine kesinlikle yaraşan cinsten.

19 Ocak 2013 Cumartesi gecesi yaptığımız Sosyal Medya programında epeydir üstünde kafa yorduğumuz ve ekip olarak hep işlemek istediğimiz ‘yeni nesil hayranlık’ konusunu ele aldık. Bu konuda elimizdeki en büyük kitle futbol taraftarlarıydı. Ancak onlar yeniliklerden yeterince nasiplenen bir grup değildi. Zira hala olayın özü stadyumlarda ve taraftar grupları arasında geçiyor. Fikstür ve puan tablosu gibi iki klasik eksende, geleneksel bir süreç var. Yeni medya bir araçtan öte değil.

Ama müzikte işler değişiyor.

Kitlelerin harcı her dem ‘müzik’

Bu alanda karşımızda Türkiye’de de hayli etkin olan iki büyük grup vardı: Justin Bieber (JB) ve One Direction (1D) hayranları. Her iki grup da internetin yeni nesil araçlarından fazlasıyla faydalanıyor ve internet tarafından şekillendiriliyordu. Bu düzen içinde bazen kendilerinin interneti şekillendirdiği yanılgısına da kapılabiliyorlardı (örneğin bir konuyu Twitter’da en çok konuşulanlar -TT- arasına sokmak onlara bir gövde gösterisi, bir şeyin ispatı gibi görünüyordu).

Justin Bieber

Justin Bieber

Yaşım itibariyle JB ve 1D türevi nicelerine şahitlik ettim. Hepsine delicesine, kendini parçalarcasana hayran olanları gördüm. Üç beş sene sonra hepsi yeni idoller bulup yollarına devam etti. Bu piyasa hiçbir şöhretin 5 seneden fazla dayanmasına müsade edemez. Yapılan şey özünde bir pazarlama faaliyeti. Para kazanma telaşı. Hayranlar dışında kimsenin derdi müzik değil. Bu, her yeni kuşağa en az bir kere yutturulan eski bir piyasa oyunu.

Şimdi atmışlı, yetmişli, seksenli, doksanlı yıllarda hayran olduğu kişi ve grupları hayretle izleyenlere o günlerde biri “yahu bunlara güleceksin ilerde” dese annesine sövmüş gibi hücum ederdi. İşte Sosyal Medya’nın son bölümü kendini dünyanın merkezi ve hayran olduğunu dünyanın en eşsiz, muhteşem şeyi sanan bu kitleyi anlamak, anlatmak için yapıldı.

Başa gelen çekilir

Program konuklarını Türkiye’nin en tecrübeli müzik yazarlarından seçtik. Aktüel dergisi ve Basatap’taki yazılarından takip ettiğim Sebla Koçan, Radikal’de yıllarca müzik yazan ve şimdilerde görevine Milliyet’te devam eden (ve Ünkapanı adlı muhteşem bir müzik belgeseline imza atan) Müjde Yazıcı ve müzik dünyasının Türkiye’deki en köklü dergisi Blue Jean‘in Yayın Yönetmeni Sadi Tırak ile sözleştik. Gecenin müziklerinde muhteşem sesi ve şarkılarıyla Dolunay Obruk bize eşlik etti. Ayrıca Skype bağlantısıyla 1D üyelerinden birinin Twitter’da takip ettiği Şevval ile konuştuk.

One Direction.

One Direction.

Bir şeyi 118 hafta yapınca bir nebze tecrübe kazanıyorsunuz. 118 bölümlük tecrübeme dayanarak program öncesinde konuklara böyle bir konuda ne dersek, ne yaparsak yapalım düşman kazanacağınmızı; “ölürüm 1D için”, “JB’nin köpeği olsun cümle alem” desek bile “yeterince anlatamadınız” diye tepki göstereceğini söyledim. Sebla sütten yanmış ağzıyla, olacaklara hazırlıklıydı. Dolunay’a da ne söylerse söylesin müziklerinden nefret edeceklerini çıtlattım.

Özetle herkesi olacak kötü şeyler için hazırladım. Ben zaten Mordor’un korunda pişmişim!

1D ve JB hayranları elbette her aşırı tutkun gibi dünyadaki en önemli ve en güzel şeyin 1D ve JB olduğunu ve onlardan gayrı başka kimsenin dünyaya gelmeyeceğini düşünüyordu. Bu yüzden kendileri dışındaki herkesin kendilerine karşı bir kumpas içinde olduğunu sanmaları doğaldı. Hayranlık böyledir; sorumluluk yükler. Anlamları büyütür. Doğaldır. Bizim de niyetimiz programda bunu incelemekti zaten.

Gündemimiz bu.

Gündemimiz buydu.

Gelelim öğrendiklerim(iz)e:

  • Örgütlü bir kitle olmak sadece takip ettikleriniz mantıklı hareket ediyorsa işe yarıyor. Yoksa bir sığırcık sürüsünün muhteşemliği yerine lemmingler gibi öndekine uyma derdine uçurumdan arka arkaya atlayarak topluca intihar etmek de var.
  • Programın başında JB ve 1D dinlemediğimi hatırlattım. Bu kişiler hakkındaki bilgilerim internette yaptığım ön araştırmalar, kişisel gözlemlerim ve program öncesi kuliste konuklarımla yaptığım muhabbetten ibaretti. Bunu programın açılışından itibaren birkaç kez hatırlattım. Şahsen apayrı bir müzik zevkim var. Derdimiz JB ya da 1D değil, arkalarındaki kitlelerdi.
  • Türkçedeki en köklü kelimelerden biri ‘ergen‘. Ancak anlayamadığım bir sebepten dolayı yarattığı algı tamamen şaşmış. Özünde İngilizce’deki 13-19 yaş aralığını temsil eden ‘teenager‘ kelimesinin Türkçedeki karşılığı. Bu terimin sıkıntıya soktuğu başka konuklarım olmuştu. Kelimelerin gücünü bilirim. Cümle içinde ergen lafı geçmeye başladığı andan itibaren kelimeyi kullanan konuklarımıza (doğru anlamıyla kullandıklarını bilmeme rağmen) hassasiyeti hatırlattım. İzleyicilerden gelen ‘ergen tepkilerini’ okudum. Konuklar da kelimeyi ne anlamda kullandıklarını belirtti zaten. Buna rağmen programdaki ergen muhabbeti bana patladı :) Buna alışkınım. Hiç dert değil.
  • 1D hayranı olarak Skype bağlantısı yaptığımız Şevval ‘böyle bir programa nasıl çıkarsın’ diye linç edildi, hesabı spam olarak şikayet edilerek kapatılmaya çalıştı (Oysa bayağı aklı başında, tutarlı, akılcı biriydi ve konuyu çok da güzel özetledi. Ama fanatizm insanı bir anda en senden olana bile düşman edebiliyor işte).
  • TV izleyicisi rating (reyting) ölçümünü (aynen enflasyonun anlamı gibi) hala öğrenemedi. Bin defa tekrarladım, bir kere daha anlatayım: evinizdeki televizyona özel reyting ölçüm cihazı bağlanmadıysa seyrettiğiniz / seyretmediğiniz şeyler ölçülmez, hesaplanamaz. TRT Haber kamu yayıncılığı yapan bir kanal. Evet ölçülüyoruz, bunu önemsiyoruz ama reyting önceliklerimiz arasında değil (çok şükür). Bir program 118 hafta sürdüryse izleniyordur zaten. Özetle bunlar reyting için yapılan şeyler değil. Duydukça gülesim geliyor her seferinde.
  • Bu kitle JB ya da 1D’yi dünyanın en önemli meselesi sanıyor ama değil. Hele bizim gündemimizde dün yoktu, yarın da olmayacak. Bir program konusuydu sadece. Sonuna kadar da hakkını verdik. O programın amacı ‘yeni nesil hayranlık’ konusunu incelemekti. Bunu (sonrasında ortaya çıkan tepkilerle de) gayet iyi başardı. İşte yeni nesil hayranlık aynen böyle bir şey.
  • Programımızı takip edenler bilir, hemen her bölüm kullanıcılar tarafından hazırlanmış amatör videolar yayınlıyoruz. Hatta aynı bölümde (binbir çabayla) ekrana çıkardığımız Mertcan Bahar da yayınımıza ilk böyle bir videosuyla konuk olmuştu. Son bölümde iki hafta önce ilk bölümüne yer verdiğimiz Sipsili Marpuç adlı Twitter kullanıcısı tarafından hazırlanan Kim 500 bin Takipçi İster adlı parodinin ikinci bölümüne yer verdik. Bu parodinin içindeki (bir araya gelemeyecek iki şeyin cevabını arayan) sorulardan birinde Belieber ve Beyin adlı bir şık varmış. Vay efendim! (verdiğim linkteki yorumları lütfen okuyun). Yeni siyasetçilere mizaha, eleştiriye tahammülsüz diyenler bu gencecik insanların tavrını nasıl yorumlar acaba? Ne hassas bir millet olmuşuz, ne çok kırmızı çizgilerimiz var? Çevremize duvarlar öre öre küçücük dünyalara hapsetmişiz kendimizi.
  • Programı izlemeyen büyük bir hayran kalabalığı Twitter ve Facebook’tan “TRT Haber’de bir programda bize ergen demişler” gibi bir kıvılcımla galeyana gelmiş. #TRTbeliebervedirectionerlardanözürdilesin (TRT Belieber ve Directionerlerdan özür dilesin) diye bir etiket bulup DÜNYADA en çok konuşulanlar arasına sokmuş (namımız almış yürümüş!). Pazar günü benim kitap okuma günüm. Bunları yapımcımız telefonuyla fark ettim. Hala ekranda akıp duranlara gülüyorum. (Aşina olmayanlar için Belieber terimi Justin Bieber’ı, Directioner ise One Direction hayranlarını temsil ediyor). Seyredileni, konuşulanı anlamak bu kadar zor olabilir mi? Gençlik, ergenlik diyelim (VAZGEÇTİM ERGENLİK DEMEYELİM!!). Bir Allah’ın kulu da dememiş ki “Ağa biz ne yapıyoruz?”. Kimse sormamış ki programcının ağzından ne zaman böyle bir şey çıkmış?
  • Bu blogda Justin Bieber ve One Direction ile ilgili bir şeyler yazacağımı söyleseler inanmazdım.
  • Bu yazıya gelecek yorumlar yeni tanımına dair bir ergen turnusolu olabilir. Bekleyip görelim.
  • Bu yazıyı alınganlık yapan gruptan kimsenin okumayacağına emin gibiyim.
  • Mertcan Bahar ergenlerin kralı! 10 numara ‘adam.

Peki bu yazıyı neden yazdım? Bu yazıyı Türkiye’de bir şeyler yapmanın zorluğunu anlatmak, ne yapsan, kim olsan, nerede dursan, ne kadar uğraşsan da mutlaka karşına çok büyük kitleleri aldığını ve kimsenin kimseyi anlamaya, dinlemeye, sormaya, öğrenmeye tahammülü kalmadığını göstermek için yazdım.

Yoksa 1D’ciler, JB’ciler ortalığı yakmış yıkmış, umrum değil. Ekranda akan küfür ve hakaretlere bakıp gülümsüyoruz hep birlikte. Bugün yepyeni bir gün; yarın bunları hatırlamayacağım bile. Ama toplum olarak gidişatımız hakkında bu kadar rahat değilim.

Gencinden yaşlısına garip, anlaması güç, enteresan, tahammülsüz, toleranssız, komplocu, şiddete meyilli, taraf olmaya zorlayan, ithamcı, kinci bir hale geliyoruz. Doz her gün, her bahaneyle yükseliyor. Bu çocuklar Twitter’da böyle bir iki gün esip gürleyip dönem ödevlerine, matematik sınavlarına, aşklarına dönecek ama benzer üslubun yetişkinleri çok daha farklı yansımalarda çok daha tahriş edici şeylere vesile olacak. Her gün nice örneğini görüyoruz.

Bir ara bunlara bakmalı esas.

(Yazıyı kapamadan nasıl bir hayranlıktan söz ettiğimizi anlayabilmek adına programda gösterdiğimiz bir videoyu burada da paylaşmakta fayda var. 3 yaşında bir JB hayranını izleyelim. Programda izlerken bile gözlerim doldu.)

, , , , , , , , , , , , , , , , ,

63 Responses to Ergenlik ve yeni nesil hayranlık üstüne

  1. Enver 20/01/2013 at 22:20 #

    Yahu New Kids on The Block varken ne gereği var JB ve 1D’nin?
    Çok ayıp ettin amirim, çok!

  2. ahmet 20/01/2013 at 22:28 #

    Beatles’ı o tırtlarla aynı cümle içinde andın ayıbettin amir.

    • çağrı 21/01/2013 at 11:42 #

      gerçekleri göstermiş işte. ha ergen js 1d hayranı, ha beatles hayranı. fark yok.

  3. Murat 20/01/2013 at 22:53 #

    bu hafta ki programın konusu açıklandığı zaman ilgi alanıma girmediğini düşünerek izlemedim.bu tepkileri görerek acaba ne olmuş olabilir diye düşünmeden de edemedim.netten yayınlandığı zaman izleyeceğim.şunu belirtmek isterim ki bu güne kadar talk show olarak tek takip ettiğim program bunun nedenini de düşündüğümde sanırım;program daha çok hür gözüküyor ,samimi diğer programlara denk geldiğim zaman her hareketin ekranın öte yanındakini düşünerek yapıldığı etliğe sütlüğe karışmadan reyting kavgası adına sürüye yem olarak gördüm.nacizane affınıza sığınırak tespitimi paylaşmak istiyorum.programınız genel olarak ergen tabir edieln yaşlara hitap etmediğini düşünüyorum.daha ciddi aklı başında bir program olduğundan onlarla ilgili ters düşecek tek hareketinizde sizi uçuruma itebilirler.bu tespitimin en güzel örneği Okan Bayülgen’dir ergen yaşlardaki seyirci kitlesine sahip programında bu ülkede yakın zamana kadar yıllarca kendi seyircisine telefonlarda hakaretler savurdu,kendi arkadaşına hakaret ederken bile yanındaki tepki koymak bir yana eğleniyordu. o zamanda ona tepki gösteren bir kaç yetişkin insan vardı sadece kendi çapında izlemeyerek tepkisini dile getiriyorlardı.bu programın başına gelen ise tam tersiydi bence bir kaç aklı başında insanın takip ettiği programı kendi arkadaşlarına hakaret edenlere ses çıkarmayan bir topluluk bu programa bu kadar sert tepki göstermişti.tekrar affınıza sığınarak saygısızlık etmek istemem ama konu seçimi biraz yanlıştı.

    • MserdarK 20/01/2013 at 22:58 #

      Murat Bey, yorumlarınız için çok teşekkür ederim ancak ‘yeni nesil hayranlık’ dediğimiz mesele sosyal medyanın etkisini en çok gösterdiği alan. Böyle bir konudan bahsetmemek sosyal medyaya dair çok büyük alanı boş bırakmak olurdu. Bu tip bir hayranlığı başka müzik grupları ya da bambaşka kişiler üstünden tartışabilir miydik biz bulamadık açıkçası. Küresel ölçekte bu kadar etkili olan tek unsur müzisyenlerdi. Bu kadar kitlesel, takipçisi olan ve buradan beslenen başka hiçbir kişi, ideoloji ya da grup bulamadık. Sizin önerileriniz varsa seve seve önümüzdeki bölümler için değerlendiririz.

      Ben konu seçiminin gayet yerinde olduğunu düşünüyorum.

      • Murat 21/01/2013 at 00:34 #

        Rica ederim ben sadece kendimce olanı söyledim. sanırım yanlış aksettim..ben sadece ana konunun kemik yapısını oluşturan kollarının bu 2 kişinin hayranlığı olmaması gerektiğini düşünüyorum.sadece belli bir zaman ayrılması yeterliydi yorumlardan ve skype bağlantısından anladığım kadarı ile çok fazla bu konu üzerinde durulmuş,i futbol ,film vs geniş yelpaze olarak işlenip bu konularında işlenmesi gerek ama bu kadar olmaması gerektiğini düşünüyorum. konu önerilerine ne denli açık olduğunuzu biliyor,bu konuyu çok takdir ederim ayrıca. nacizane konu önerim; ”insanların sosyal medyadaki kişiliklerinin,gerçek hayattaki asıl kişiliklerine veya gerçek hayattaki kişiliklerinin ,soyal medya kişiliklerine her yönüyle etkisi” bu konu daha önceki konularda bir kaç defa porgram içlerinde konuşuldu biliyorum fakat ana başlık olarak konuşulabilir.

  4. Mustafa Günbilir 20/01/2013 at 22:56 #

    Daha reşitdeğiller yaparlar böyle salaklıklar alttan almak lazım ilerde pişman olurlar ders olur ergenlere.

  5. Murat Şahin 20/01/2013 at 23:01 #

    Şaka gibiler gerçekten.Nasıl bir ruh halidir anlamıyorum biz de geçtik o dönemlerden ama böyle triplere girmedik..

  6. ahmet 20/01/2013 at 23:39 #

    İyiki bu blogu takip ediyorum, iyi ki sosyal medya yı izliyorum.

  7. Mithat AKTEL 20/01/2013 at 23:57 #

    Merhaba;
    Yazıda güzel,programda güzeldi,fan gruplarının tepki göstermesi takip edebildiğim kadarı ile program videolarındaki kendilerine yönelik sivri cümlelerdi :), ama önemli olan bir çok durum var ortada,
    Kendilerine hem maddi hem manevi zararlara uğratacak eylemlerden uzak durmalılar,geçmişte bizlerde sevdik tabiki bir çok sanatçıyı,aktörü vs, o zamanlar kararlaştırıp gösteriye konsere gitmek bile,mahalle arkadaşı yada sık görüştüklerinden ibaretti,o dönemlerde yokmuydu aşırıya kaçmalar ?
    Simdiki fanlar teknoloji sayesinde tüm Dünya’dalar ortak birşeyleri paylaşmak renk ayrımı olmaksızın herkesin aynı şeyleri sevip eğlenmesi kadar güzel bir durumda yok onlar için,
    Ama şunuda unutmamalılar,her eleştiriye daha sert bir dille cevap vermemeyide öğreneceklerdir zamanla,kabulleneceklerdir bazı haklılıkların olduğunuda.
    Gelelim diğer tarafa,80 lerde Müslüm,Orhan,Ferdi,bu teknolojiler ile donatılmış bir Dünya için söyleselerdi durum nasıl olurdu,şu ankinden daha vahim bence,
    Şimdiki durum sanatçılarında işine geliyor,kullanıyorlarda bunu sonuna kadar,popüler kalmalarını fanlarına sevenlerine borçlular, aksini düşünenlerede saygı duyarım tabiki ama,eski sanatçılardan sokaklarda ölenleri ve cefalar çektiklerini hatırlatırım kendilerine,onlarında böyle fanı,popüleritesi olsaydı o durumda olurlarmıydı ?

  8. Onur Gözüpek 20/01/2013 at 23:59 #

    Programı izlemeye başladıktan sonra program esnasında gönderilen tweetlerin bir kısmını okuyup geri kalanı için vakit harcamaya gerek olmadığına kanaat getirdim. Açı seçik bir biçimde toplum olarak tahammül sınırımızın yok denecek kadar az olduğunu gördüm. Genci yaşlısı kimsenin kimseye tahammülü kalmamış. Futbolda taraf olduğumuz yetmiyormuş gibi bir de gençler müzikte taraf tutar hale gelmiş. Justin Bieber fanatikleri One Direction fanatiklerine laf sokarken ‘Directioner’ler ‘Belieber’lara laf çakıyor. Şimdi o gençlere “müzik evrenseldir” desem muhtemelen bana da “s… git lan sen de kimsin” diyeceklerdir… Birini, bir grubu dinlemenin ötekine/ötekilere düşman olmayı gerektirdiği seviyeye ne zaman geldik bilemiyorum ancak insanları ocu bucu şucu diye ayırıp “karşı safta” olmaya niyeti olan herkese tavsiyem: bi silkelenip kendinize gelin arkadaşlar… (Bu arada fan’lık yani hayranlık müessesini eleştirmiyorum benim itirazım her işin fanatiklerine.. Futbo, parti, müzik fanatiği olmadan da aynı keyfi alabilirsiniz..)

  9. Monotits 20/01/2013 at 23:59 #

    Benzer bir sonuç daha önce atanamayan öğretmenler konusunda da yaşanmıştı, biz tam olarak buyuz ışte.

  10. yosi 21/01/2013 at 00:02 #

    Ben 90 doğumlu ve şu anda 20’li yaşlarda bir erkeğim (genelde bu bahsettiğiniz hassasiyet kızlarda var bu yüzden cinsiyetimi belirtmek istedim :) ). 90’lı yıllarda çocukluğu geçen bireyler, sokaklarda oynayan son jenerasyondu. İnternetin yayılması ve çılgınlaşması 2000’ler olduğu düşünüldüğünde, bizlerin evde kalmak (hatta ders yapmamakta bir nedendir) için bir nedeni yoktu.

    Bu fanatikliğin nedenini anlayabiliyorum. Bizim dönemin de örnekleri var. Mesela şarkıcı olarak (sanatçı farklı bir şeydir) Eminem, Ricky Martin gibi yabancı isimler ilk aklıma gelenler. İstanbul’da oturmamamıza hatta çok uzaklarda olmamıza rağmen (ulaşılabilirlikler yani albüm, dergi gibi görsellere ulaşmak nispeten daha zordu) yaşıtlarım gibi. Ben bir Eminem hayranıydım. Gerçi hayran demekte istemiyorum, hayranlık uğruna başardıklarını görünce çekiniyorum(!) biz sadece şarkılarını dinler hatta onu taklit ederek söylerdik, hepsi bu kadardı, kimseye sataşmazdık. Akıl başa ermeye başladıkça zevklerde dinlenilen müziklerde değişti doğal olarak.

    1-2 yıl önce Cumhuriyet gazetesinde rastgele bir haber gördüm. Ne kadar doğru veya yanlış bilmiyorum zaten arayınca ilk seçenek. (Hatta biraz önce yazınızı okuyunca wiki ye Eminem ne yapıyor diye baktım. Adamın yıllarca çeşitli uyarıcı maddeler kullandığını öğrendim.)

    Farkında mısınız bilmiyorum ama Sosyal Medya hesabınızdan yaptığınız RTler çok ilginç:

    “Bazılarının sokakta güzellikleriyle dalga geçtikleri kızlara Justin “MELEĞİM” diyor.”

    “Ailemiz bile bizle dalga geçerken onlar bize ”Sen Mükemmelsin” diyorlar.”

    “bence sizin gizli hayranlığınız var. onları bu kadar kıskanmanızın başka bi açıklaması olamaz.”

    “şu an TRT’yi kapatacak kadar güçlüyüz neyin kafasındasınız ha ? onlar bize hayallerimizin peşinden koşmayı öğrettiler !”

    “ve asla vazgeçmeyeceğim . Kim ne derse desin . Ben bu konuda aileme karşı geldim”

    “sadece benim değil tüm directionerlerin . ayrıca pes etmemeyi ve hayallerimiz peşinden koşmayıda öğrettiler”

    “ergen ? annem ve babamda hayranlığıma saygı duyuyor ve sizde duymak zorundasınız !” …

    Sanki tek bir algoritmadan çıkan random mesajlar gibi. İşin ilginci forumlarında (donanım forumlarında bile varlar abi istemesekte görüyoruz) ve gerçek hayatta da o kişileri sevmeyenlere “kıskançlık”, “bize öğrettiler”, “bize ailemizin (vs vs) vermediklerini verdiler” kalıplarını kullanarak yanıtlar veriyorlar. Sizce de bu tür mesajlar, konuşma kalıpları, hayranlığın ötesinde, şizofrenik ifade biçimleri değil mi? Hatta türevleri de var değindiğiniz gibi kol kesmek (bir çocuk aşkından kol kesmesi normal?) vs. Açıkçası bana pek masum gelmiyor.

    Bu kadar patırtı olunca bu şarkıcı kişileri daha ayrıntılı araştırdım. Zaten biraz yaşınız varsa ve gençlik dönemlerini Beyoğlu civarlarında geçirmişseniz, bahsi geçen kişilerin tercihlerinin pek normal olmadığını anlarsınız. Paparaziler bahsi geçen bir şarkıcının geçen haftalarda madde kullanırken fotoğraflamışlar, hareketler, tavırlar pek normal değil.

    Ben biraz abartıyor olabilirim ama galiba müzik sadece müzik değil. Eğer dinleyicileri yukarıdaki hale gelmişse siz buna paranoyaklık deyin ama ben normal şeylerin olmadığına inanırım.

    Amirim biraz uzun ve cümleler bozuk oldu özür dilerim :)

    • Alper Coplugil 21/01/2013 at 01:06 #

      “Sosyal Medya hesabınızdan yaptığınız RTler” cümlesi altında sıraladığınız maddeler çok ilginç. hepsinin ortak noktası aslında “ciddiye alınmama ve birey olarak kabul edilmeme” noktasına doğru gidiyor. “hayallerin peşinde koşmak, vazgeçmemek, aile bile ciddiye almıyor” vs serzenişlerden bu anlaşılıyor. aynı durum 80 ve 90’larda heavy metal dinleyen gençlerde de vardı, topluma, düzene karşı isyan vs… bu bağlılığı biraz ergenlik dönemi psikolojisi içinde düşünmek gerekir. hele kişinin ailesiyle derdi varsa iyice belirgin olabilir. şahsen bana da bu tripler çok saçma geliyor ama empatik düşünüp tercihlere saygı duymak gerekir.

  11. Directionerlar Sikersizi 21/01/2013 at 00:30 #

    O ergen dediğiniz topluluk sizi s*kebilecek güçte. Bilin istedim.#trtbeliebervedirectionerlardanözürdilesin

  12. Directionerlar Sikersizi 21/01/2013 at 00:32 #

    #TRTbeliebervedirectionerlardanözürdilesin ergenlik 21 yaşında bitiyo sanıyodum ama galiba dahada devam edebiliyormuş anlayan anladı) :)

  13. Directionerlar Sikersizi 21/01/2013 at 00:33 #

    Sizin Ergen dediğiniz 1D ve JB, Sizin onlarla ergen diye dalga geçtiğiniz kanalı satın alır. Sonrada siii kovar yanınada 26yı geçirir ok ? :)

  14. Mutlu Çalışkan 21/01/2013 at 00:38 #

    Okumayan ve okumadan köşe dönmeyi amaçlayan bir nesil (bir kaç nesildir böyle bu gidişat — en azından bir eğitimci olarak gözlemlerim o yönde) ancak bu kadar ifade edebilir kendini. Bu arada atmış-yetmiş linkleri sanırım ters olmuş: 60 = The Beatles; 70 = Jackson 5 olmalı.

  15. Belictioner 21/01/2013 at 00:52 #

    Bize ergen denilmesinin sebebi 1D. Türkiyede 1D gibi grup oldu da biz mi dinlemedik?

  16. Belictioner 21/01/2013 at 00:58 #

    Biz size göre ergeniz.Siz gidin ergeni ARSIZ BELA dinleyip kendine zarar verenlere söyleyin.Neden onlar hakkında konuşmuyorsunuz.Çünkü onlar Türk .Allah aşkına Türkiyede 1D gibi grup oldu da biz mi dinlemedik?Ergenliğimi Arsız Bela ile atlatıcağıma 1D ve JB ile atlatırım daha iyi. Hem zevk alırım daha iyi. Hayallerimin peşinden gitmeyi öğreten bir çocuğu dinlerim ben ota boka küfreden bi şarkıyı değil.Evet belkide bizde onları 2 yıl sonra unuturuz belki.Ama bizi rahat bırakın ki bu 2 yılı dilediğimiz şekilde gerçekleştirelim.Sizlerin yaptığı sadece bizi eleştirmek.Onun yerine bizim yerimize kendinizi koysanıız.Bu arada sizin yersiz ve saçma düşünceleriniz bizim mutluluk çığlıklarımızdan duyulmıcak haberiniz olsun :)

    • Murat 21/01/2013 at 01:41 #

      ergenlik bir hakaret değil ,insan hayatının bir döneminin ismidir.kadınların menopoz dönemi gibi.ergenliğin hepsinden farkı,aşağıdaki durumlardır.

      Genç, çabuk üzülür, çabuk neşelenir, birden öfkelenir, gülerken ağlamaya başlayabilir.
      Her şeye ilgisi çok fazla arttığından derslere ilgisi azalır.
      İstekleri artar, bencilleşir. Kendisi ile ilgili her şeyi az bulur. Harçlığı azdır, hakları azdır, evdeki kurallar çoktur, giysileri çok olsa bile azdır ve hep aynı şeyi giyer, hep açtır ve evdeki yemek hep azdır, tatil azdır, öğretmen az not verir.
      Bağımsızlaşma isteği ve sosyal çevreye ilgisinin artması nedeniyle daha fazla arkadaşlarıyla olmak, değişik yerlere gitmek, görmek ve denemek ister.
      Karşı cinsle ilgilenir, beğenilmek ister, yakışıklı ya da güzel olup olmadığını sorgular, dış
      görüntüsü için aşırı hassas davranır.
      Kendinden büyükleri örnek alıp bir taraftan onlar gibi davranmaya çalışırken, diğer taraftan çocuksu davranışı devam eder.
      Ergen, değişen ve gelişen bedenini, dalgalanan duygularını saklamak, kontrol edebilmek ve çevrenin istediği gibi davranabilmek için içine kapanır.
      Güvensizlik duygusu, karamsarlığa, üzüntüye yol açar.
      Arkadaş grubunun içinde olma, takdir edilme, sevilme, beğenilme isteği olumlu bir şekilde karşılandığında mutlu olur. Aksi takdirde öfkelenir, endişelenir, kıskanır, kavga çıkarır.Bu dönemde görülen olumsuz duygular genellikle endişe, üzüntü, korku, hayal kırıklıkları ve öfkedir. Genç, bu olumsuz duygularla baş edebilmek için ya hayal kurar, müzik dinler, içe kapanır veya arkadaşlarıyla çok fazla vakit geçirir, sınırları ve kuralları zorlar, anne babasıyla çatışma halinde olur. herşeyde aşırı hassasiyet yaptııklarının buyuk kısmını, 5 yıl sonra pişman olacağın dönem olmasıdır.

      üzgünüm ama evet ergensiniz.

      • ezgi 14/04/2013 at 19:43 #

        sizin ergenlikten anlayışınız oruspu çocukluğu orospular

  17. Ezgi. 21/01/2013 at 01:16 #

    1D ve Justin Bieber bizlere hayallerimizin pesinden gitmeyi ogretti.Asla asla dememeyi,kendimizi sevmemiz gerektigini soylediler.Peki Turk sanatcilari ne ogretti? Kufur edip kendimize zarar vermeyi mi? Sizin amaciniz “sizden kucukleri asagilamak”tan baska bir sey degil.Ama istediginiz kadar ergen deyin,dalga gecin;Biz hala Belictioneriz,sonuna kadar hayallerimizin pesinden gidecegiz.

    • Caniksiz 21/01/2013 at 02:54 #

      yıllar sonra bu satırları okuyup çok ama çok utanacaksın küçüğüm

    • Zahid Tekbaş 26/01/2013 at 16:33 #

      Bir sanatçı nasıl olur da hayallerinin peşinden gitmeyi sana dinlettirdiği şarkılarla öğretebilir ? Sufi mi o ?

      Hangi hayalinin peşinden gidiyorsun o sanatçılar sayesinde ? Allah sana akıl vermiş, kullan, düşün, sorgula diye. Bunu sorgular mısın ?

  18. Şura K. 21/01/2013 at 02:48 #

    Uzun olabilir ama lutfen okuyun ve bizide anlamaya calisin. Sizin yazinizda hakli kisimlar var. Bazilarimizin yaslari itibari ile sizin bahsettiginiz bicimde davranmasi bizlerinde sinirini bozuyor, bozmuyor diyemem. Biz susuyoruz ama. Sizin yaptiginiz asagilamalar, yaptiginiz hakaretler ve benzetmelerin bizim uzerimizdeki etkisini dusundunuzmu peki? Sizin ilgi duydugunuz, sevdiginiz herhangi bir seye baska birisi kotu cumleler sarf ettigi zaman nasil hissediyorsunuz? Empati kurarak olaylara yaklassaniz nasil bir psikoloji icerisine girdigimizi rahatca anlarsiniz. Belki abartiyo olabiliriz sevgimizi, belki sizin dediginiz gibi sadece yasimiz itibari ile boyle seylere ihtiyac duyuyoruzdur ama bence genede saygiyi hak ediyoruz. Kendi ulkenizin genclerine beyinsiz demeniz ne kadar dogru? Ayrica belki siz degil ama diger kisilerin ozellikle sosyal medya icerisinde prim yapmaya calisan insanlarin bizi kullanarak, bize agir laflar ederek bir yere gelmeye calismalari bizi inciten en buyuk seylerden biri. Belki sizin gozunuzde gerizekaliyiz belki de baska seyleriz ama her ne olursa olsun bunu soylemek, bizi tanimadan yargilamak kimseye dusmez. Kendimizi gectim, sahsiyete yapilan hakaretleri gectim, sevdigimiz kisilere, idollerimize soylenen laflar bizi daha fazla kizdiriyor acikcasi. Onlarin muzigini bir kere dinlememis bir insan kalkip bizim muzik zevkimize laf soyluyor. Bu ne kadar dogru sizce? Onlarin sesini duymamis bir insan ‘sadece yakisiklilar diye yavsiyosunuz siz su i*nelere’ gibisinden seyler soyluyorlar. Benim bir seyi sevme nedenimi kimse bilemez. Hem dogruyu soylemek gerekirse ben One Direction’un once sesini duymustum ardindan yuzlerini falan gormustum. Ben onlarin sarkilarina, seslerine kendimi kaptirdim en basta. O yuzden kimse beni bu sekilde yargilama hakkina sahip degil. Bir Belieber degilim ama acikca soylemeliyimki Justin Bieber bu dunyaya gelmis en mukemmel seslerden biri. Bunu kimse inkar edemez. İnkar edenin aklindan suphe ederim zaten. One Direction a ‘Van Direksiyon ehehehe’ diye yaklasan insanlar var. ‘Biber’ diyenleride unutmamak lazim birde. Bu sekilde yaklasan insandan ben zaten hayir beklemem. Bu gibi seyleri her ne kadar takmamaya calissamda-calissakta- artik gina geldi. Twitterda yaptigimiz her ses duyurma cabamiz icerisinde bir kac tane (aslinda onlarca) dengesiz cikiyor “yeter artik surun su salak ergenleri twitter’dan” “bir sokak yukarida oynasin su beyinsizler” “ahahaha mallar sanki goreceklermi? 5 tan gayin adini dolamissiniz agziniza susmak bilmiyosunuz” “ahahaha heter artik buyuyun aptal ergenler” “su tagin altinda yazilanlari okuyun iki saattir guluyorum su gerizekali ergenler ahahahaa” vs gibisinden seyler yazan. Sizcede agir degilmi? Madem sevmiyorlar bizim yaptigimiz seylere bakmasinlar degilmi? Yargisiz infaz yapilmasindan, her directioner ve belieber’in ayni kefeye konulmasindan sıkıldim. Artik agir gelmeye basladi bunlar bana. Directioner oldugumu bir ortamda soylemeden once 40 kere tereddut ediyorum ve ben bunu yasamak zorunda degilim. Saygiyi hak ediyoruz. Tesekkurler.

    • BELIEBER AND DIRECTIONER 01/10/2013 at 18:28 #

      KESİNLİKLE KATILIYORUM .ALTINA GEREKSİZ VE SAÇMA SAPAN YORUMLAR YAPMAK YERİNE BİR KERE DE ANLAMAYA ÇALIŞIN. BİR BUNLARLA MUTLU OLUYORUZ SİZE NE,???

  19. Belictioner 21/01/2013 at 03:06 #

    abi o kadar felsefe yapıyosun tamam anladık da senin amacın ne veya sizlerin siz bunları dedikten sonra bizim vazgeçeceğimizi felan mı sanıyosunuz ? pardon da eğer ergensek baş koyduğumuz yoldan vazgeçmeyiz.ve siz hala şu arsız bela konusundaki soruma cevap vermediniz.amaç uzun uzun felsefe yapmaksa her ne kadar çabalamış olsanızda başaramamışsınız.evet diğer felsefe içeren yorumunuzu bekliyoruz..

    • MserdarK 21/01/2013 at 03:42 #

      Arsız Bela kimdir hiçbir fikrim yok. Adını ilk defa sizden duydum. Benim için Justin Bieber kadar yabancı biri.

      Yukarıdaki yazıyı ‘felsefe’ diye yorumlamanızı mazur görebilirim (oysa felsefe bu değildir). Ama bu yazıyı okuduktan sonra hala ‘ergen’ ithamından bahsedip ‘ne yapmaya çalışıldığını’ soruyorsanız bence yazıyı bir daha okuyun.

      Amaç yazı içinde defalarca tekrar ediliyor. Programda da yine defalarca tekrar edildi: yeni nesil hayranlık meselesini incelemek. Yoksa JB, 1D, Arsız Bela, öteki, beriki tam anlamıyla ‘laf-ı güzaf’.

      • DÜŞÜNCELERE SAYGI 02/02/2013 at 21:44 #

        FELSEFENİN NE DEMEK OLDUĞUNU BİLMEDEN KENDİ KAFANIZDAN YORUM YAPMAYIN FELSEFE BU DEĞİL DERKEN SANKİ KENDİNİZ ÇOK İYİ BİLİYORMUŞSUNUZ GİBİ BİR İZLENİM BIRAKTINIZ BEN BU İŞİN İLMİNİ ALDIM EFENDİM FELSEFE ÖĞRENCİSİYİM VE EMİN OLUN SİZDEN DAHA TECRÜBELİYİM EMİN OLMADIĞINIZ KONULARDA LAF SÖYLEMEYİNİZ FİKİR VE DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ DİYE BİR ŞEY VAR BU ÜLKEDE VE BİZİM BİR GRUBA HAYRANLIK DUYMAMIZ TÜRK TOPLUMUNDAKİ BAZI CAHİL İNSANLAR TARAFINDAN ABES GÖRÜLÜP HOŞ KARŞILANMASA DA BİZ KİMSENİN LAFINA BAKMAYIZ SEÇİMLERİ KENDİMİZ YAPARIZ KARARLAR BİZE AİTTİR FERİŞTAHINIZ DA GELSE KİMSE BUNA KARIŞAMAZ EFENDİM. LAFLARINIZA DİKKAT ETMENİZİ ŞİDDETLE TAVSİYE EDER BOL BOL KİTAP OKUMANIZI VE CEHALETİN ESİRİ OLMAMANIZI ÖNERİRİM… BU LAFLARIMI YABANA ATMAYINIZ ÇÜNKÜ BEN BOŞ KONUŞMAM HER DAİM DOLU KONUŞURUM…

  20. Ali 21/01/2013 at 03:18 #

    1) Hayranlar dışında kimsenin derdi müzik değil. Bu her yeni kuşağa en az bir kere yutturulan eski bir piyasa oyunu.
    2) 1D ve JB hayranları elbette her aşırı tutkun gibi dünyadaki en önemli ve en güzel şeyin 1D ve JB olduğunu ve onlardan gayrı başka kimsenin dünyaya gelmeyeceğini düşünüyordu. Bu yüzden kendileri dışındaki herkesin kendilerine karşı bir kumpas içinde olduğunu sanmaları doğaldı.
    3) Bu kitle JB ya da 1D’yi dünyanın en önemli meselesi sanıyor ama değil. Hele bizim gündemimizde dün yoktu, yarın da olmayacak. Bir program konusuydu sadece.
    4) Yoksa 1D’ciler, JB’ciler ortalığı yakmış yıkmış, umrum(uz) değil. Ekrana bakıp gülüyoruz hep birlikte. Bugün yepyeni bir güne başladım, yarın hatırlamayacağım bile.

    ohh be bu cünlelerin rahatlattı beni, çok yaşa abi ya… hafifledim sanki :)

  21. Melih 21/01/2013 at 11:56 #

    Yazıyı ve yorumları okudum gayet güzel anlatılmış her şey ANCAK hocam bazı kilit yerleri öyle bir anlatmışsınız ki kullandığınız dil bu kitlenin çoğunun anlayabileceği bir dil değil (bilerek mi yaptınız bilmiyorum). Güzel metaforik göndermeler ve deyişler var ancak bunlar hitap edilen gruba ağır gelebilir diye düşünüyorum. Hatta ve hatta bazı kelimeler gençlerin sözlük bile karıştırmasına yol açabilir.

    Nitekim alt tarafta yapılan;

    – amaç uzun uzun felsefe yapmaksa her ne kadar çabalamış olsanızda başaramamışsınız.

    – 1D ve Justin Bieber bizlere hayallerimizin pesinden gitmeyi ogretti.

    – Ama istediginiz kadar ergen deyin,dalga gecin;Biz hala Belictioneriz,sonuna kadar hayallerimizin pesinden gidecegiz.

    – Bize ergen denilmesinin sebebi 1D. Türkiyede 1D gibi grup oldu da biz mi dinlemedik?

    – Sizin Ergen dediğiniz 1D ve JB, Sizin onlarla ergen diye dalga geçtiğiniz kanalı satın alır. Sonrada siii kovar yanınada 26yı geçirir ok ? :)

    – O ergen dediğiniz topluluk sizi s*kebilecek güçte. Bilin istedim.#trtbeliebervedirectionerlardanözürdilesin

    bu “yorumlar” karşınızda ki gürûhun alması gereken mesajı alamadığının bir göstergesidir.

  22. walker terr (@walkerterr) 21/01/2013 at 11:57 #

    Yorum yazmak için sayfanın sonu gelmeyecek diye korktum açıkcası :) , çağın vebası genç kitlenin sevdiği biberli hayat, akıl almaz sözler üzerine kurulmuş , saçma bir yaşam düzeninden ibaret olduğunu söylemek pekte hatalı sayılmaz. bunların hepsi zaman kaybetmek üzerine ve müzik denilen bu sihirli tınılar gerçekten zihin bozan ve gelişme çağında öncelikle sağlıklı bilgi donanımı sağlamak ve hayatı tanımak üzerine kurulu olan düzeni maalesef öyle yada böyle kimlik oluşturmak uğruna raydan çıkartıyor.Zamanı biraz geri sardığımızda Manço’lu günleri mumla arar olduk.Günümüz Türkiye’sinde eğitim,genç kitleyi yönlendirme konusunda temiz ve sağlıklı bir düzenek oluşturamadı.Bu konuya bende devlet desteği gerekli diye düşünüyorum.Emperyalizm bu biber ve d1 gibi nice grup ve kişileri üretmeye ve dünya çapında ulaşılamayana olan özlemi dindirmeye devam edecektir.Bunlara kulak asmayan gençlerde yetişecektir ama zoru başarmak adından da anlaşılacağı üzere zordur ve yetenek ister.

  23. Mehmet 21/01/2013 at 12:18 #

    ‘Başarının sırrını bilmiyorum ama başarısızlığın yolu herkesi memnun etmeye çalışmaktan geçer’ Bill Cosby.

  24. murat 21/01/2013 at 12:37 #

    amirirm bunlara karanlık kabadayısı denir.sanal klavye.sanal ortam.sanal kişilikler.sonuçta hadi toplanın 50 kişi amiri dövmeye gidiyoruz deseler 1 kişi bile çıkmaz.sonuçta sanal saldırılar sanal dünyada kalır.gerçek dünya çok farklı

  25. Osman Coşkunoğlu 21/01/2013 at 14:51 #

    Benim de bilgim dışında olan ama merak ettiğim bir konuyu ele almışsınız. Gün ve saati çok ters gelen programınızı maalesef izleyemedim yine; ama, yukarıda yazdığınız yazı üzerine bir yorum yapmak istedim.

    Önce bir soru. Birinci öğrendiğiniz konuyu anlayamadım: “Örgütlü bir kitle olmak sadece takip ettikleriniz mantıklı hareket ediyorsa işe yarıyor.” Burada “işe yaramak” ne demek ve kim için? Tabii, “mantıklı” iyice anlaşılmaz kavram. “Akılcı” (rasyonel) anlamında mı? vs Bu ilk “öğrenilen konu”yu anlayamamam ve üstünde yazdığınız girişi çok eksik bulmam, bir anda benim merakıma yanıt vermeyecek bir yazı gibi geldiyse de…

    Sürükleyici biçeminiz sayesinde okumaya devam ettim ve iyi ki etmişim. En azından benim merakım nedeniyle, konunun çekirdeği olduğunu düşündüğüm noktalara girmişsiniz. “Bir ara bunlara bakmalı esas” diye noktaladığınız saptamalar dizisi…

    İşte burada, yazının başında eksik bıraktığınızı düşündüğüm, Eli Parisier’in kavramıyla “Filter Bubble” devreye giriyor. İnternetten etkilenmemiş ve arkaik – dolayısıyla konunuz dışında – bulduğunuz futbol da, belki müzik kadar olmasa da, internet nedeniyle “filter bubble”dan çok güçlü bir şekilde etkileniyor. Benim gençliğimden daha fanatikleşme kesin ortada. (Bunun tamamından “filter bubble” sorumlu diyemeyiz, tabii.)

    Uygarlıkların (toplumsal değerler, ekonomi vs) “cooperation” ve “collaboration”ın sağladığı sinerji ile ivme kazandığını kabul edersek – ki çok sayıda saygın araştırma (örneğin, R. Wright’ın “Nonzero”) bunu gösteriyor – “diversity”nin önemi öne çıkıyor. “Filter bubble” da, bunların önünde internetin yarattığı önemli bir tehdit. (Elbette suç internetin değil). Öyle sanıyorum ki, Facebook’un yeni “Graph Search” de bu “filter bubble”ı daha da güçlendirecek.

    Sizde de ciddi kaygı yarattığını anladığım bir durum var ortada: Ayni görüşü/keyfi/zevki (takım, müzik, ideoloji, vs) paylaşanların sürekli birbirine gaz vererek “diversity”ye kapılarını kapatmaları sonuc ortaya çıkan (Eric Hoffer’in kavramıyla) “kesin inançlılar”ın olaylara çok dar ve sığ bakması… Distopik ve kötümser olmayı sevmem, ama bu trendin dünyamızı taşıyacağı kutuplaşmalar beni çok endişelendiriliyor. Fakat, çaresiz de değiliz.

    Dolayısıyla, bence esas “çare”ler üzerinde durmalıyız.

    Çok önemli gördüğüm bir konuda yine içerikli ve düşündürücü yazınız için teşekkürler. Hızlı yazmak ve semantik belirsizliğe düşmemek uğruna İngilizce kavramlar kullandığım için mazur görülmemi dilerim.

  26. Jastin fani 21/01/2013 at 16:01 #

    Hepimiz biberciyiz xD xd

  27. Esmahan 21/01/2013 at 16:01 #

    Merhaba. Ben de One Direction grubunun hayranlarından biriyim. Yazınızı okudum ve haklı bulduğum kısımlarda oldu. Ben 15 yaşındayım. Kabul ediyorum yaşım gereğince ‘ergen’im. Bizim asıl sinirlendiğimiz zevklerimizle ilgili eleştirilerde bulunulması. Beyinsiz olarak nitelendirilmemiz. Benim babam 40 yaşında. Ve o bile One Direction şarkılarını seviyor. Demek istediğim şu ki hayranlık denilince 10-15 yaş arası kişiler akla geliyor. Ama bence hayranlık yaşla ilgili değil. Ama ne yazık ki toplumumuzda bir ön yargı almış başını gidiyor !

    • DÜŞÜNCELERE SAYGI 02/02/2013 at 21:50 #

      İŞTE TOPLUMUMUZDAKİ GERİ KALMIŞ ZİHNİYET YAPISI VE CEHALET ESİRLİĞİ HAKKIMIZDA GEREKSİZ YORUM YAPAN VE DÜŞÜNCELERİMİZE SAYG DUYMAYAN KİŞİLERİ KINIYOR BOL BOL KİTAP OKUYUP İLİM BİLİM SAHİBİ OLMALARINI ÖNERİYORUM SİZE DE KATILIYORUM

  28. Cihan 21/01/2013 at 16:23 #

    Hemen herşeyde olduğu gibi fiili bir bölünmüşlük var ülkemizde. Ergen denilen kesim ülkenin doğusunda farklı batısında farklı davranışlar sergiliyor. Ve aslında gelecek denilen şeyi temsilen bu farklılık fazlasıyla endişe verici.

  29. mhd7 21/01/2013 at 16:27 #

    bu jb indigodur. bugün belki müslüman değil. sürüklediği yol hoş olmayabilir. ama ya müslüman olursa. ona islamı tebliğ etmek neden kimsenin aklından geçmiyor…

  30. Sonuna Kadar Directioner. 21/01/2013 at 16:56 #

    Ben koyu bir Directioner’ım ama onlar için ölmem,fanlık sınırımı bilirim.”One Direction” sevmiyorum diyenlere tepki göstermem.Ancak sizin yaptığınız saygısızlığa giriyor.”Directioner-beyin” şıkkı koymuştunuz.Burada bizi aşağılıyor ve kalbimizi kırıyorsunuz.Kimse kimseyi dinlediği müzik tarzına göre eleştiremez.Siz fazlasıyla eleştiriyorsunuz.Bizim kime zararımız var Allah aşkına? Twitter’da tag oluşturup One Direction’u Türkiye’ye getirmeye çalışıyoruz,bizi farketsinler istiyoruz sadece.Bunların kime ne zararı var? Siz sadece önyargılısınız.1D ve Justin Bieber’ın yaşları genç olduğu için onların yaptığı müziği ve hayran kitlelerini aşağılıyorsunuz.Evet biz büyük bir hayran kitlesiyiz ama her şeyi de 1D,JB gürmüyoruz.Sırf tag oluşturduğumuz için ”ergen”,”beyinsiz” laflarını söylüyorsanız ben ergen ve beyinsiz olmaktan gurur duyuyorum.
    Ayrıca Arsız Bela da Türkiye’de ki asıl ergenlerın dinlediği müzik YILDIZI.

  31. Tarafsız Directioner ehe 21/01/2013 at 19:32 #

    Bende bir Directioner’ım ve programı izlememiştim.Twitterda olayları görünce internetten izledim.Çok güldüm (ve sanırım sadece ben güldüm ehehe.)
    Neresi dokundu anlamadım.İnsanların düşüncelerini belirtmesinde bi problem göremiyorum.Herkesin artı ve eksi yönleri vardır zaten Directioner-Beyin eşleşmesinin sizin hatanız olmadığını belirtmişsiniz (ki ben kendimi biliyorsam başkalarının ne düşündüğünden banane ).’Vay efendim bize ergen dediler,yok beyinsiz dediler,aşağıladılar.’ programı bi daha izleyin bence ( vallaha kaşınıyorum eheheh.)

    Son olarak şunu eklemek istiyorum,1D bi boyband,sevenlerinin olması da doğal,sevmeyenlerinin olması da.Lakin,sevmenin bi sınırı vardır (sevmeyenlere saygı duyun) ,sevmemenin de bi sınırı vardır (sevenlere saygı duyun) Olay bu kadar basit.

    Not : Eleştiriye açığım ancak adabınızla konuşun.Ben size küfür ediyom mu ?

    Dipnot : Daha yazardım da üşendim,bir de bunu kimse okumaz zaten,ben olsam bende okumam üşenirim.

  32. Yaren Özdemir (@yaren920) 21/01/2013 at 19:54 #

    Ben onlarla gurur duyuyorum sizin düşünceleriniz ancak sizin ne kadar alçakta olduğunuzu gösterir.

  33. Yaren Özdemir (@yaren920) 21/01/2013 at 19:56 #

    One Direction’la olimpiyat zamanı reytingleriniz tavan yapmıştı ERGEN GRUP FANLARI HATIRLATIR(!)
    2 yılda 59 ödül, 2 albüm, 2 kitap, 12 milyon hayran… Sen gel One Direction’a yeteneksiz de.
    Olimpiyatlarda 1D’yi gösterip reyting almayı biliyosun ama..

  34. Yaren Özdemir (@yaren920) 21/01/2013 at 19:59 #

    Zaten Türkiyede ki adalet 1938 de tamamen toprağa gömüldü.bu ampulle anca bu kadar aydınlanırız.

  35. Yaren Özdemir (@yaren920) 21/01/2013 at 20:00 #

    Sizin ben beyninizi sikiyim.

  36. Gizem 21/01/2013 at 20:33 #

    Programda
    1 -yaptıkları şeylerden pişman olacaklar dendi
    2- Beyinsiz dendi ( sunucu sonra diyor ki ben duyamadım tam bizle alakası yok. -İnsan programda zaman ayırdığı videoyu izlemez mi o da ayrı bi konu – )
    3- 1D gibi dünyada 1 numaraya yükselmiş, onlarca ödül almış bir gruba “bunlar sadece ürün” dendi.
    4- Bir yerden sonra dalga geçilmeye başlandı.
    5- En son lafı geveleyip çok iyi çok güzel devam edin der gibi program kapanmaya çalışıldı.
    6- Evet biz suçluyuz ya kusura bakmayın. Beyin yok ya bizde hoş görün artık.

  37. hande 22/01/2013 at 00:11 #

    bu pogram insanların düsüncelerie karsı cıkmaktadır biz sizin müzik zevkinize birşey demiyorsak sizinde bize birşey demeye hakkınız yok bu ulkede insanları özgür düsünce haklarını bu konuşma bicimiyle ezip geciyorsunuz haksızlık cok büyük.

    • Zahid Tekbaş 26/01/2013 at 16:28 #

      Kimsenin sizin müzik seçiminize bir şey dediği yok. Kendi kozmosunuzda herhangi bir mantıksal delile dayanmadan sadece savunma amaçlı sarfettiğiniz bir şey farkındaysanız.

  38. wime77 22/01/2013 at 00:53 #

    Ne diyeceğimi bilemiyorum. Yazınızı ve yapılan yorumların hemen hepsini okudum.
    Ergenlerin ve ergenlikten sonraki döneme giren bireylerin hayatlarından endişe etmemek mümkün değil.

    Geçenlerde Amerikadaki ailelerin çocuklarına cadılar bayramı şekerlerini yediklerini söylerken çektikleri videoları izledim.Konunun bu durum ile doğrudan ilgili olduğunu izleyince göreceksiniz

    Çocuklarını karşılarına alıp onların cadılar bayramı şekerlerini yediklerini söylediklerinde çocukların verdikleri tepkiler gerçekten onların gelecekteki hallerine projeksiyon tuttuğunu düşünüyorum.

    http://www.youtube.com/watch?v=WOlpdd7y8MI
    Alttaki video da aklı başında bir birey olacak çocuk.

    http://www.youtube.com/watch?v=Q1t6rRgmuGQ
    Sizin programınıza tepki veren ergenlerin tepkileri ile ne kadar benzerlik taşıyor değil mi ?

    Justin Biber ve diğer hede hüde şarkıcılarının ve onlara verilen içi boş gazoz kapağı ödüllerinin hiçbir anlamı olmadığını ancak gerçek değerler üzerine kurulmuş olanları gördüklerinde anlayabilirler. Siz ne söylerseniz söyleyin dinlemeyeceklerdir.

    Profesyonelce yazılmış yalan geçmişleri ve kendilerine VERİLEN başarılarının sonucunda yaşamaları yüksek muhtemel Macaulay Culkin sendromu ile benzer bir hayatı fanları ile paylaşmaları yüksek muhtemel.

    2 yılda 59 ödül 2 albüm demiş bir fan. 365×2 = 780 gün. Bölelim ödül sayısına. 780/59=12 günde bir ödül almış bu vatandaşlar ve bunu hesaplayıp HADİ ULAN ordan diyen bir FAN yok sanırım. Olması şaşırtıcı olurdu. Hiçbir aklı başında insan bu adamları DİNLEMEZ.

  39. turkishfuehrer 22/01/2013 at 12:43 #

    Müzik dediğiniz JB’yle 1D’yle olmaz ergenler….Şöyle olur.. http://www.youtube.com/watch?v=cJsG5GJsLus ya da şöyle http://youtu.be/fmFlB6o9QBs

    Madem bu konu Twitter’da TT oldu..Pek çok ergen bu yazıyı okumak için bu sayfaya geliyor.. Bu yorumu da görürler inşallah..

    Bu konuda çok doluyum aslında… Müzik konusu önemli bir konu… Bu yerellik-evrensellik mevzularına girmeyeceğim.. o işin ‘sanat halk için mi sanat için mi?’ örneğindeki gibi sonu yok…Nihayetinde kullanışlı birşey çıktığında tüm dünyada hemen yayılır..Söz gelimi Çay Çin’den yayıldı, Saz denen alet Farsi’lerde de var… Bu tarz ‘meta’ üzerinden milliyetçilik edebiyatına karşıyım…

    Müzik konusu bana göre şöyle… Müziğin bir pazarlanabilir tarzı var, bir de zahmetl olan türü var… Pazarlanabilir olan tarz bizim Pop diye tabir ettiğimiz müzik çeşitleri… Popüler müzik demek aynı zamanda aynı notaya akustik gitarda, klavyede elli defa basmakda demek

    Haşmet Babaoğlu’nun dediği gibi: ‘Pop demek, popüler müzik demek yalnızca kolayca gönül çalan ve mümkünse ya hemen “eller havaya” yaptıran ya da hemen göz yaşartan müzik demek. Popüler müzik bu kadar dar, bu kadar kolaycı, bu kadar makul olmaya mecbur değil.’

    Şimdi bakıyorum ben.. Bu TV’lerde, Radyo’larda dönen ve adına ‘müzik’ denen şey çalgılı müzik değil..:Çok sesli müzik hiç değil… Bir takım kareoke oyunları, araya birbiriyle alakasız bir iki enstürümanın elektronize halini serpiştirmek falan… http://youtu.be/UDydr7oqsek

    Müzik demek bana göre nota bilgisi demek.. Ahenk demek… ve gerçek ses demek.. Bir zamanlar Def Leppard’ın davulcusu http://en.wikipedia.org/wiki/Rick_Allen_(drummer) elim bir kaza sonucu kollarından birini kaybetmişti..Yine de grupta çalmaya devam etti tek kolla.. ama davul elektronize edilmek zorunda kalındı…bu ise hemen sese yansıdı doğal olarak ve canlı davul sesiyle kıyaslandığında hemen sırıttı..tat veremedi çoğu zaman…

    Bu pazarlanabilir müzik dediğimiz ve hergün MTV’lerde bilmem nerelerde dönen müzikte dehşet para var bu gerçek… ama ses yok! Evet Ne bu JB’ler ne de 1D’ler(Bu arada 1D’yi ilk defa bu blog yazısı sayesinde duydum!) albümlerindeki sesin aynısını canlı performansta playback olmadan çıkartamazlar: http://youtu.be/F0jChXK2OHw

    Gerçek bir müzik, gerçek sanatçılar, gerçek gruplar stüdyoda kaydettiği seslerin aynısını(ya da çoğu zaman çok yakınını) canlı performansta da çıkartabilen insanlardır ve saygıyı da sonuna kadar hak ederler…
    Örnek-1 Stüdyo: http://youtu.be/BtuRjeywrgY – Live: http://youtu.be/cSo9CC2wKVI
    Örnek-2 Stüdyo: http://youtu.be/PfAWReBmxEs – Live: http://youtu.be/1slq_FwRN8o

    Pazarlanabilir tarz müzik beraberinde kendi davranış kalıplarını ve giyim-kuşam kültürünü de getirir..Bugün şu anda sokağa çıkarak ne demek isteğimi çok iyi gözlemleyebilirsiniz…

    ”By the 1990s, print and broadcast media and even video games were dominated by the
    presence and effect of hip-hop culture. Corporations such as Burger King, Coca-Cola, America Online (AOL), Nike, and Reebok launched advertising and marketing campaigns featuring hip-hop culture”… Mealen: 1990’larda yazılı ve görsel basın ve video oyunları hip-hop kültüründen etkilendi..Burger King, Coca Cola, Nike, Reebok pazarlama kampanyaları ve reklamları ile hip-hop kültürünü ön plana çıkardılar… http://chennai.usconsulate.gov/uploads/images/eJ8Ew9eNu-K6nqpkbyJcbw/librarynewsletter07-1012.pdf

    İnsanlar aslında kendilerine ne verildiyse onu aldılar ve bunu yaparken de sorgulamadılar…Eğer bir şey TV’de Radyo’da Net’te kendine geniş yer bulduysa doğru olan, olması gereken odur sandılar…

    1990’lara bakalım… Grunge kültürünün ve müziğinin etkisiyle acayip giyinişli, salaş tipler piyasayı-sokakları doldurdu… Bakımsızlık moda oldu… Sahneye çıkılırken sokakta ne giyiliyorsa o giyilir oldu.. http://www.imdb.com/title/tt0105415/

    2000’lerde ise bu rap-nu-cart-curt metal türleri hortladı adeta… artık insanlar saçlarını 3 numara kestirmeye, bol pantolanlar giymeye, önü iliklenmemiş gömlekler giymeye başladılar… Kavgacı, depresif ruh hali ve davranış kalıbı genel karakteristik oldu… Müziğin içine DJ’lik karıştı…Elektronika sese hakim oldu..

    Youtube’un patlamasıyla da ‘covercı’ gençlik piyasaya çıktı.. Eline mikrafon alan, enstürüman kapan popüler şarkıları kendi yorumlayıp videolara alıp youtuba yükledi… http://youtu.be/xG0wi1m-89o

    Ne 1D ne de JB dinlerim…. Yaptıkları şarkıların canlı performanslarında olmadan dakkasında sınıfta kalacaklarını bilirim çünkü… Zaten o yüzden bu yeni tarz müzikte sadece müzik yeterli görülmez… Yani sadece müzik değil aynı zamanda sahne şovudur… Arka planda ya dans eden kadın erkek profesyoneller vardır… Ya da görsellik katan acayip çalışmalar: http://wac.450f.edgecastcdn.net/80450F/popcrush.com/files/2012/10/JustinBieberKW.jpg

    Bu bakımdan sadece dinlemek yetmez çoğu zaman görmek de gerekir… Ama müzik kulağa hitap eden şeye denir bence ..Göze hitap edene başka birşey deniyor da müzik denmediği kesin!

    Siz bunları dinleyin yine http://youtu.be/kffacxfA7G4 http://youtu.be/xGPeNN9S0Fg bunları ise sakın bilmeyin emi.. http://youtu.be/STWRdLJkvbk http://youtu.be/61ObsX_RrZQ

  40. akil 24/01/2013 at 00:02 #

    http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/101834/shazama-sifon-sesi-dinletmek

    izleyin bayılacaksınız.
    sifon sesinden JB yi getiriyor :) hahahaah

    • Esra 25/01/2013 at 17:35 #

      İşte biz siz böyle yaptığınız için tepkiliyiz. Siz JB’yi veya 1D’yi sevmiyor olabilirsiniz ama onların yaptığı müzikle dalga geçmeniz çok yanlış bir davranış. Sizin boktan şarkıları var dediğiniz sanatçı sizin hayatınız boyunca göremeyeceğiniz kadar ödül aldı. Biz sizin sevmemenize bir şey demiyoruz. Bizim tepki gösterdiğimiz şey hakaret etmeniz. Bu sizin karakterinizi belirliyor. Hakaret ettikçe küçülüyorsunuz.

  41. Zahid Tekbaş 26/01/2013 at 15:25 #

    Allah, kişiye faydası olmayacak işleri yapmayı, sürekliliğini getirmeyi yasaklamıştır. Bu 1D ve JB’ye olan aşırı ve gereksiz hayranlık da kişiye bir şey sağlamadığı icin ( herhangi bir fayda yani ) dini açıdan doğru değildir. Olaya bu yönde baktım, kolay gelsin.

  42. ayb 28/01/2013 at 15:24 #

    “Gencinden yaşlısına garip, anlaması güç, enteresan, tahammülsüz, toleranssız, komplocu, şiddete meyilli, taraf olmaya zorlayan, ithamcı, kinci bir hale geliyoruz. Doz her gün, her bahaneyle yükseliyor. Bu çocuklar Twitter’da böyle bir iki gün esip gürleyip dönem ödevlerine, matematik sınavlarına, aşklarına dönecek ama benzer üslubun yetişkinleri çok daha farklı yansımalarda çok daha tahriş edici şeylere vesile olacak.”

    Bu tarifin altına bütün benliğimle imzamı atıyorum.

  43. Osmansman 01/02/2013 at 20:43 #

    amirim justin geliyormuş, hem de itü stadyumda :/

    http://www.itusozluk.com/gorseller/beyler/249429

    • Osmansman 01/02/2013 at 20:48 #

      Bu arada bu ergen arkadaşların küçük versiyonlarına bütün gün ders vermeye çalışan, farklı bir eğitim sistemiyle eğitmeye çalışan bir yarı-eğitimci olarak arkadan gelenlerin bu ergen kavramı ile birlikte zekalarının, başarılarının da ne kadar paralellik gösterdiğine maalesef tanık oluyorum. İşi ne kadar bilimsel bir boyuta taşıyabilirim bilmiyorum ama dinlenen müzik ile çok ama çok kuvvetli bir zeka/başarı/karakter ilgisi var ve bunu inkar edenlere inşallah bir matematikçi olarak ispat göstereceğim günler gelir. Allah ülkemizin ve dünyanın geleceğini hayretsin.

Trackbacks/Pingbacks

  1. Vatan geminin malları bunlar | Işıl Yılmaz Sümer - 29/01/2013

    […] Eskiden asitçi misin metalci misin? diye sorarlardı. Şimdi Biebercılar, 1Direction-erlar falan var. (Bonus okuma: Ergenlik ve yeni nesil hayranlık üzerine) […]

  2. Brezilya poposu bize son kaça olur? - M. Serdar Kuzuloğlu - 01/09/2014

    […] haksızlık olur. Sizi 33 yaşındaki Toby Sheldon ile tanıştırayım. Kendisi azılı bir Justin Bieber hayranı. Bieber’a benzemek uğruna 5 yıl boyunca geçirdiği 12 plastik ameliyatı […]

  3. Demokrasi? Yetmez ve hayır! - M. Serdar Kuzuloğlu - 12/02/2015

    […] ediyor. Dünya vatandaşı klişesi bir yana artık ülkelerden daha büyük gruplar bulunuyor. Justin Bieber hayranları, hayvan hakları savunucuları, genetik tarım karşıtları, püriten ırkçılar, Twitter […]

  4. Haftanın Özeti: 67 - Dünya Halleri - 07/02/2016

    […] Fanatik tutkunları hala dünyanın dört bir yanından ağzının içine bakıyor (test edildi, onaylandı). Bize Bieber’ı yeniden hatırlatansa geçtiğimiz yılın sonuna doğru bir video kliple […]

  5. Haftanın Özeti: 22 - Dünya Halleri - 23/02/2016

    […] Malik bu hafta grubu One Direction’dan ayrılınca İNTERNET YIKILDI! Daha önce ağzım yandığı için bir şey söylemeyeceğim. Bazı tepkileri […]

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim