Akıllı evin temel yapı taşı: kablosuz internet

Evinden çalışan ve işini de, eğlencesini de büyük oranda teknolojik cihazlar üstünden yürüten biri olarak internet erişimi benim için elektriğin kendisi kadar önemli. Hani o geleneksel “cep telefonları yokken biz nasıl yaşıyorduk?” kalıbı var ya; asıl “internet yokken bilgisayarda ne yapıyorduk?” diye düşünmemiz gerekiyor. Sahi bilgisayar, cep telefonu ya da tablet dediğimiz şeyler internet olmasa (bugün) ne işimize yarardı, düşündünüz mü?

akilliev

Bu mutlu tabloyu yaratmak göründüğü kadar kolay değil.

Google hesabım üstünden birbiriyle senkronize çalışan cep telefonu, tablet, bilgisayar gibi birçok cihazım var. Tamamı kablosuz internet erişiminden besleniyor ve birbiriyle haberleşiyor. Test için gelen cihazlar, televizyon(lar), medya merkezi ve yedekleme birimi olarak hizmet veren harici diskim, Playstation ve Wii oyun konsolları, yazıcım (hatta tartı) gibi cihazlar da eklenince internet (ve hepsinin birbiriyle konuştuğu yerel ağ) evin beynine dönüşüyor.

İnternet erişim hizmetini TTNET’in 8mbit’e kadar hız sunan NetLimitsiz adlı bir ADSL paketinden alıyorum. Açıkçası hiç sorun yaşamadım ve gayet memnunum (TTNET’ten dert yananlara nispet gibi olmasın ama cidden böyle. Hadi, çoğu zaman diyelim). İnterneti dağıtmak için kullandığım ana cihaz ise (router modem olarak) Zyxel’in P-660HN-F1Z kodlu modeli. Seçme nedenim bu yazının da sebeplerinden birini oluşturuyor. Kısaca anlatayım.

Eski evin yeni dertleri

Evimiz tescilli bir tarihi eser. Yani evlerin ev gibi yapıldığı dönemden kalma. Kalın taş duvarlı, yüksek tavanlı ve şu anki ev standartlarına göre oldukça büyük. Dolayısıyla yukarıda saydığım bütün cihazları besleyen kablosuz interneti odalar arasında verimli bir şekilde dağıtmak gerçekten bir mesele. Restorasyon sırasında evin bütün odalarına gigabit hızında erişim sunan CAT5 kablolarla döşetmiştim ama TV ve oyun konsolları dışında kabloyla bağlı neredeyse hiçbir cihazım yok. Dolayısıyla çözüm yine kablosuz modemlerde.

Denediğim hiçbir kablosuz modemde (şu an kullandığım dahil) üstünde yazan değerlere ulaşamadım. Farklı çözüm arayışına girdiğimde ilk adım olarak 50W ve 16dBi değere sahip bir güçlendirici antene yöneldim.  Bu antenleri kullanabilmek için modeminizin anteninin sökülebilir olması gerekiyor (ki yerine uzun menzilli bu antenleri takabilesiniz).

Zyxel modemimde bu mümkündü. Fakat sonuç yine de yeterli gelmedi. Arkadaşlarımın evinde canavar gibi çalışan bu anten bizim kalın taş duvarları aşamamıştı. Sıra çoklayıcı / tekrarlayıcı (repeater) adlı cihazlara geldi. Tekrarlayıcıları kabaca ana internet erişim noktasından aldığı sinyali güçlendirerek bulunduğu yere yayan cihazlar olarak özetleyebiliriz.

Aşağıdaki şemada tekrarlayıcı ortada yer alıyor. Sağ taraftaki kablosuz modemden aldığı sinyali güçlendirerek uzaktaki cihazlara dağıtıyor. Sanıyorum yeterince açıklayıcı.

Repeater

O zamanlar yeni yeni duyulmaya başlayan bu kategoride ilk olarak Airties’ın (sanıyorum artık satışı olmayan) AP-301 modelini ve bir prototip olarak geliştirilen, sitede ismi bile geçmeyen bir başka modelini denedim. Fakat B/G/N gibi (sırasıyla 11 / 53 ve 300mbit aktarım hızını destekleyen) birçok farklı standarta sahip kablosuz erişimde Airties’ın da çeşitli router seçeneklerini denememe rağmen yine de verim alamadım.

Sorunun kökeni modem değil; tekrarlayıcıydı. Sinyal sürekli kopuyor, kilitleniyordu.

sku_107457_101Tam pes etmişken yine DealExtreme’de tasarımına vurulduğum bir örneğe denk geldim. En güzel özelliği o zamana kadar kullandıklarımın aksine herhangi bir adaptöre, kabloya ihtiyaç duymamasıydı. Doğrudan fişe takılıyor ve epey geniş bir menzile sinyal yayıyordu.

Fakat onda da benzer kopma sorunları yaşamaya başladım. En kötü ayrıntıysa aldığım cihazın bir markasının bile olmayışıydı. Bu yüzden firmware denen yazılım güncellemeleri de hayal oluyordu. Güç bela Çin’deki ana üretici firmanın sitesini buldum ama onlar da herhangi bir güncelleme yayınlamıyordu. Saatler boyu sürdürdüğüm arayışta bir Rus forumunda uyumlu bir yazılım güncellemesi bulup (epey korkarak) yükledim ama o da sorunu tamamen gidermedi.

Özetle bu da (bende) işe yaramamıştı.

Derken Airties’ın Air 500 Power Line kodlu ürünü elime geçti (ilginç bir ayrıntı olarak Airties sitesinde bu ürünü bulmak mümkün değil).

CAM00214

Tasarımı DX’ten aldığım çoklayıcıya çok benzese de yaptığı iş çok farklı. İnterneti evin her köşesini dolaşan elektrik hattı üstünden odalara dağıtıyor. Kutunun çıkan iki adaptörle iki oda arasında paylaşım yapabiliyorsunuz. Hatta isterseniz bir kutu daha alıp 2 ek odaya daha dağıtım yapabilirsiniz. Ne var ki bu ürün son noktada kablolu bir bağlantıya ihtiyaç duyuyor. Yani ikinci adaptörün takılı olduğu odaya interneti kablosuz olarak dağıtamıyor.

Sorun hala çözülebilmiş değil anlayacağınız.

Şimdi önümde Airties Air 4310 ve Zyxel WRE22005 şeklinde iki seçenek var. İkisinden de ümitliyim; ikisini de denemeye çalışacağım. İlk bakışta Zyxel’in modeli kompakt yapısı, ekstra adaptöre ihtiyaç duymayışıyla daha cazip görünüyor ama görüntünün pek de önemli olmadığını birçok -yorucu- tecrübeyle öğrendim.

Hangisinin derdimi çözdüğünü ilk fırsatta paylaşacağım paylaştım.

, , , , , , , , , , , ,

33 Responses to Akıllı evin temel yapı taşı: kablosuz internet

  1. Metin S. 12/10/2013 at 04:01 #

    Bunca edevat cümbüşü içerisindeki elektromanyetik radyasyon değerleri ve insan sağlığına etkilerini özetleyen doyurucu bir yazı yazmakta yakışır amirim.

  2. Mustafa Arslan 12/10/2013 at 04:54 #

    Biraz garip bir yontem ama RF splitter kullanip 4 tane uzun coax kablolu anten alip istediginiz yerlere sinyal tasiyabilirsiniz. Access pointinizin her antenin bulundugu yerde olmak uzere 4 adet klonunu elde ettiginizi dusunebilirsiniz. Fikrin temeli baz istasyonlarinda kullaniliyor zaten: http://en.wikipedia.org/wiki/Distributed_antenna_system

  3. Mustafa T. 12/10/2013 at 05:13 #

    Amirim şimdi akıllı evlerde hatta sıradan bizim evlerimizde de olan bir güvenlik sıkıntısı mevcut.. sizin alt veya üst katınızdaki bir şahıs wifi şifrenizi ele geçirdikten sonra 2W veya 4W lık bir Anfi ve directional bir antel ile veya daha da abartarak oda tavanının çapraz köşelerine antenleri yerleştirip sizin kullandığınız SSID ve şifreyi tanımlarsa kendi yayın yaptığı cihaza ayrıca bu cihazı sniffer özelliği olan programlanmış bir terminalden geçirirse sonuç ne olacaktır?

  4. yosi 12/10/2013 at 06:01 #

    abi şu meshnet ile ilgilide bir yazı yazarmısın

  5. Onur Senture 12/10/2013 at 06:45 #

    Kaldıgımız ev tripleks oldugundan biz de aynı sorunları yasıyoruz. 3 bilgisayar mühendisiyiz (ogrenciydik cıktıgımızda. :p ) hala verimli bi wireless sonuc alamıyoruz modemin uzak oldugu bolgelerde. Modem en üst katta (2), repeater (air 4310) giriş katında. Power line ile en alt katta media center playstation xbox benzeri şeylere kablolu internet çektik +2 den -1e başka bi çözümü yoktu. Sonuç olarak sanırım repeater teknolojisi henüz o denli ilerlemedi, yapamıyorlar. Anten güçlendirici denemedik bir de onu denemek lazım.

  6. Orkun Bozbeyli 12/10/2013 at 07:21 #

    Amirim, bende benzer sıkıntılar yaşadım. İki katlı evler de aynı sayılır.
    Çare “Apple” http://www.apple.com/airport-extreme/
    Biraz maliyetli ama internet yanında merkezi ses yayını ve yazıcı paylaşımı (Airprint) ile harika bir çözüm sunuyor.

  7. Motta 12/10/2013 at 09:21 #

    ttnet viraliniz hayırlı olsun.

  8. Kamil Sözen 12/10/2013 at 09:33 #

    Aynı sorunu Apple AirPort ile sorunsuz çözdüm. Networkun hızı da inanılmaz değişti. Bunca zaman kullandığım acess point veya modem antenleri ile harcadığım zamana yazıkmış.

  9. Yavuz 12/10/2013 at 12:00 #

    Serdar abi, ev ortamımız çok benzer, üç odada ayrı bilgisayar var, salonda smart tv ve uydu cihazları, çoğu cihazımız kablo kanallarıyla kablolu olarak bağlı, denediğiniz çözümlerden en iyi elektrik prizi üzerinden kablolu olarak aktarılması gibi duruyor.
    Ancak ben kablosuz internete çözüm olarak değil de benimde düne kadar kullandığım ‘TTNET’in 8mbit’e kadar hız sunan NetLimitsiz’ paketinden ve Zyxel modemin son zamanalarda aşırı şekilde sürekli kopma sorunu can sıkmaya başlamıştı.
    Sitemize yeni döşenen superonline fiber net sayesinde hemen geçişi yaptık.
    50mbit limitsiz paket ile bundan önce çevirmeli ağ ile adsl arasında değişimi yaşadığımı söyleyebilirim.
    Eğer oturduğunuz yerde superonline hizmeti varsa hiç düşünmeyin derim amirim.

  10. cem 12/10/2013 at 12:16 #

    Selamlar, wirelesste power mismatch denen durumla karşılaşıyor olabilirsiniz, aslında en güzeli kesintisiz roaming saglamak üzere aruba gibi bir üreticiden yeterli miktarda access point ile bir wifi controlleraracılıgıyla sistemi tasarlamak. Tabii bu bir miktar yüksek bütçe gerektire çözüm. Bununla birlikte repeater kullandığınız durumda wireless kanallarına da dikkat etmek lazım. Girişim olmaması için cihazları sırayla 1 – 6 – 11 gibi kanallara set etmek gerekebilir.

  11. OZAN YENER 12/10/2013 at 12:18 #

    Merhaba. Ben evde TP Link Power Line kullanıyorum. Aktarma yaptığım odadaki adaptörün çıkışına kablosuz modem bağlayarak interneti evin diğer yarısına dağıtıyorum ve sorunsuzca kullanıyorum…

  12. sinan 12/10/2013 at 12:29 #

    ben de geçen sene taşındığım evde aynı sıkıntıyı yaşıyorum, 3 cihaz değiştirdim çözüm bulamadım, bina henüz 3 yaşında bile değil. wireless frekansını değiştirirek bi nebze performansı düzelttim ama halen doğru dürüst kullanamıyorum, örneğin benim odamın bi kısmında wireless var bi kısmında yok, kapıda biri durduğunda (kapıyı kapatırsam sorun yok ama açık kapının girişinde bi insan durduğunda :) ) sinyal tamamen gidiyor.
    repeater’larda ise şöyle bir sıkıntı yaşıyorum, modeme yakın bi noktadan repeater’a yakın bi noktaya geçtiğimde kullandığım cihaz (telefon da bilgisayar da) yeni bir ağa bağlanmış gibi davranıyor kesinti oluyor, yani repeater uzak noktadaki cihaz sabitse bir işe yarıyor.

  13. Ahmet Karlı 12/10/2013 at 13:17 #

    Amirim, bilimsel araştırmalar kablosuz ağların çocukların beynini, yetişkinlere göre çok daha fazla etkilediğini gösteriyor. Bu yüzden gelişmiş ülkelerde okullarda kablosuz ağ kullanımı yasak. Çocuklarınızın sağlığı ve geleceği için kablosuz internet kullanımının doğurduğu riskleri araştırıp kendi gözünüzle görmenizi öneririm. Ayrıca bu konuyu araştırıp paylaşırsanız çocuk sahibi okuyucularınıza da büyük bir iyilik yapmış, çok kritik öneme sahip bir yazı ortaya çıkarmış olursunuz.

    Son olarak çok sayıda firmaya danışmanlık hizmeti verdiğinizi ve birtakım gerekçelerle bunların ismini açıklayamayacağınız söylüyorsunuz. Size tavsiyem bu firmaları hizmetlerinden memnun olsanız da överken dikkatli olmanız. Gelecekte bir şekilde övdüğünüz bir firmayla ticari ilişkinizin olduğu ortaya çıkarsa rahatsız edici ithamlarla karşı karşıya kalabilirsiniz. Uyarayım dedim.

  14. Refik Özyurt 12/10/2013 at 13:18 #

    abiulaşabildiğin çeşit sayısına hayretlerle okuyorum. sevgilerimle )

  15. davut naci kaya 12/10/2013 at 13:31 #

    http://320volt.com/pcb-plaket-sierpinski-ucgeni-baskisi-ile-fraktal-wifi-anten-yapimi/

    Amirim çözüm fraktal antende olabilir. Home made.

  16. Yaşar Tekeli 12/10/2013 at 19:07 #

    Gelecek kablosuzda ama bir ev taşıdım ve benim kablosuz (3G/4G değil wireless olan) teknolojisine güvenim sarsıldı. Anlatayım:
    Eski evimde fiber internet vardı 20 Mbit. Duvardan kablo geçirmeye üşendiğimden masaüstü bilgisayarımda USB wireless adaptörü kullanıyordum. Modem ile arada 2-3 m. var. Bu arada dubleks evin alt katında da tablet ve düşük performanslı netbook ile bağlanıyorum ve her üç alet ile de 20 olmasa bile 17 Mbit’i görüyorum. Bu arada ev de çok eski değil ama beton kalıp dedikleri evlerden. Ben ev yapısının ikincil faktörlerden ve ISP bahanelerinden olduğunu düşünüyorum. Oraya geleceğim. Sonra Antalya’ya taşındım. Fiber olmadığından 8 Mbit’e kadar ADSL’e geçtim. İlk tokadı buradan yedik ama ne yapalım alışırız.
    Yeni evde de modem ile masaüstü arası 2-3 metre. Modem koridorda. Bilgisayar da koridora bağlanan odada.
    Hızın düşmesi en ufak sorunmuş. Yeni evde bilgisayar ve wireless adaptörü (eski evdekinin aynısı) modemi bazen görüyor bazen görmüyor. İşin ilginç yanı benim modemi görmeyen wireless adaptörü etraftaki kafe (10-15 m.) modemlerini görüyor. Modeme bağlandığım zamanlarda da internet hızı çok düşük 0,5 Mbit’e kadar düştüğü oluyor. 2-3 Mbit’i görürsem seviniyorum. Suçu wireless adaptörüne atıp adaptörü değiştirdim. Aynı sorunları yeni adaptörde de yaşayınca ISP’yi aradım. Biraz yokladıktan sonra bir şeyler yaptılar ve internet hızım 8 olmasa bile 6,5 Mbit’e filan çıktı. Yaşasın.
    Ancak sorun tekrar edip sürekli ISP’yi aramaya başladım. Her seferinde düzeltiliyor. En sonunda, benim evden yapabileceğim bir şey ise ben yapayım zırt pırt aramayayım uyarısı üzerine frekans mevzundan bahsettiler. Benim modem yoğun bir frekansı kullanıyormuş. Daha az yoğun frekansları seçersem bağlantım düzelirmiş.
    O günden beri sürekli modem frekansı ile oynuyorum. Biraz önce eve geldim internet 0,5 Mbit. Frekans değiştirdim. Şu anda da 2,7 Mbit.
    E çözmüşsün niye güvenin sarsıldı diyenler için ilave etmek isterim ki, oturduğum yer Antalya Merkez ama Türkiye’de internet penetrasyonu malum. Bu frekansların üzerinde en fazla ne kadar yük olabilir. Ben teknolojiyi yoğun kullananlardanım 2-3 alet wireless’a bağlı. Etrafımdaki herkes ve ben Sn. Kuzuloğlu gibi 7-8’er alet bağlarsak wireless bağlantı hızlarımız nice olur?
    Bu arada yorumlarda biri daha bağlantı sorununu frekans değiştirerek geçici olarak çözdüğünü söylemiş. Ben suçun taş duvarlarda olduğunu düşünmüyorum. Taş duvarlar seçici geçirgen bazı frekanslara izin veriyor bazılarına izin vermiyorsa bilelim.
    Bir ihtimal ISP’lerin aynı kablosuzu çok fazla kimse kullanmasın diye bir kısıt koymaları olabilir. Bunu kimse telaffuz etmedi ama ISP’lerin paylaşılan wireless’tan rahatsız olduğunu biliyorum. Bu benim kurduğum bir senaryo olabilir. Teknolojik altyapısını bilmiyorum.
    Sonuç olarak yaşadıklarımdan ve burada duyduklarımdan öğrendiğim bir şey var: Wireless teknolojisi cacık ve güvenilmez. Masaüstü kullanıyorsanız, dizüstü bilgisayarınızı hep aynı masada masaüstü gibi kullanıyorsanız, eğlence sistemi, TV vs sabit yerinden oynatmadığınız aletleriniz için MÜMKÜNSE ethernet kablosu ile bağlanın. Hem wireless’a binen yükü azaltırsınız hem bu tip performans sorunlarından kurtulmuş olursunuz.

    • Mustafa T. 13/10/2013 at 15:49 #

      öncelikle 8 değilde max 6.5 görmesi modemin binadaki telefon kablolamasından kaynaklandığını söyleyebilirim.. bunun en basit yolu modemin yönetim kısmında DSL line dB gürültüsüne bakman olacaktır. bunun makul seviyelerde olması gerekiyor.. değilse binada sana gelen kabloda birden fazla ek bağlantı var demektir, kabloyu her bir ek bağlamada dB seviyen de düşmeler olur…

      benim üst katımdaki komşum da bir ara TPlink veya buna benzer bir marka wifi modem kullanıyordu ve diğer daireden sinyali alamıyor fakat benim alt katımdaki modemin sinyalini tüm bina görebiliyordu.. ben ona ZyXel P-661HW veya buna benzer fakat kesinlikle ZyXel marka bir model almasını tavsiye ettim şu anda üst kattaki sinyali neredeyse tüm mahalle görebiliyor.. hatta kendi evim içinde modemin sinyal gücünü en düşüğe aldım çok fazla radyasyona maruz kalmayalım diye.. benimki sadece bir öneri denemeni tavsiye ederim, nasılsa aldığın ürünü bir hafta içinde iade edebiliyorsun ;)

      • MserdarK 13/10/2013 at 19:34 #

        O testler zaten yapıldı defalarca. Hattımız istisnai derecede temiz. Fakat eminim diğer okuycuların işine yarayacaktır.

        • Yaşar Tekeli 14/10/2013 at 11:42 #

          Amirim arkadaş bana yazmış zaten sanırım :) Ne yazık ki modem ISP’nin verdiği modem. İade şansım olduğunu sanmıyorum.

  17. Fatih 13/10/2013 at 01:46 #

    Abi şu işini görür http://www.netmaster.com.tr/urun/62

  18. Olcay 13/10/2013 at 10:46 #

    Amirim benim işimi ps3 e yüklediğim Show time adlı program hallediyor evde ki eski masa üstü bilgisayarımda Nero uygulaması var oradaki tüm müzik film, fotoğraf arşivimi ps3 üstünden görebiliyorum ve sesi de sisteme bağlı harman kardon ses sistemimden alarak hallediyorum. Aklaşık 2 yıldır bu sekilde kullandığım mükemmel bir sistem var.

  19. wime77 14/10/2013 at 12:18 #

    Benim yorumum birkaç yorumcunun değindiği noktalar üzerine.

    Birincisi power mismatch. Bu konuda yapabileceğiniz elinizde ki modemlerle hiçbirşey yok.

    Diğeri çocukların sağlığı. Bu konuda çok araştırma ve ben tüm tanıdğım insanların evlerindeki AP leri ve modemleri gece kapamalarını öneririm.

    Anten konusu ve güvenlik zaten delinebilir birşey her zaman bu nedenle cihazların sunduğu güvenlik önlemleri bir araba hırsızına karşı konulan bir alarm ve imo dan öteye geçmez.

    Benim bahsedeceğim şey ise cihazların kendi alıcı özelliklerini tanıyarak, evin duar içlerine yerleştirilmiş bir AP ya da bodrum kataa yerleştirilmiş bir AP ile sorununuzu çözebilirsiniz.
    http://www.youtube.com/watch?v=BFp9S7FbNcI

    Tabi elinize bir sinyal ölçücü alırsanız ve modemlerinizin KANAL seçimini AUTO yerine en az kullanılan kanalı seçip BGN modunu sadece G olarak belirlerseniz bu size oldukça iyi bir kapsama alanı sunacaktır.

    AP leirn mümkün olduğunca Repaiter modunda çalışacak ise modem ile aynı marka ve cihazlardan seçmeniz de de büyük fayda olacağını söyleyebilrim.

  20. ozil 15/10/2013 at 17:52 #

    Wireless zararlarından söz edenler için:

    Hadi diyelim biz evimize sokmadık, tüm mahallenin wireless kullanmamasını nasıl sağlayacağız?

    • MserdarK 15/10/2013 at 21:43 #

      Kablosuz modemlerin frekansi ciddiye alinacak boyutta degil. Daha beteri evdeki telsiz telefonlar ama onlara bakan yok. En korkunc radyasyon kaynagini ariyorsaniz banyonuzdaki sac kurutma makinasina bakmaniz gerekiyor.

      • aysan aydagul 25/10/2013 at 09:47 #

        Microwave firinlar, yakindan gecen yuksek gerilim hatlari ve cep telefonlari cok daha buyuk tehlike…

  21. Osquee 22/10/2013 at 11:50 #

    Biz kablosuz ağ gereksinimimizi powerline ürünleriyle çözdük. Biraz daha masraflı ama ağda çalışan çok cihaz varsa hiç teklemiyor. netmaster markasının powerlinelarını kullanıyoruz.

    http://netmaster.com.tr/urun/58

  22. aysan aydagul 25/10/2013 at 09:56 #

    Merhaba. Size bu konuda daha profesyonel cozum sunacak cihazlari oneririm ki biz turkiyede 100 den fazla otel ve tesiste mikrotik cihazlarini kullaniyoruz. Hotspotu da kendisi yaptigi icin kesinlikle wpa sifrelemeden cok daha guvenli ve kirilmasi imkansiz gibi… Amcak profesyonel routerlar oldugu icin kurulumu da bilgi gerektiriyor. Farkli cozumler icin pek cok modeli mebcut ve dogru cihazlari secmek cok onemli…

  23. Osman 25/12/2013 at 13:59 #

    Tavsiyem bu cihazdır amirim.

    http://www.gold.com.tr/asus-rt-n66u-n900-dualband-kablosuz-n-router_u

    Kullanıyorum memnunum. Hem sinyali güçlü hem hızlı hem yetenekli. Denemelisiniz.

  24. Neli 04/07/2014 at 12:47 #

    Guzel gorunuyor aslinda ama yinede normal evimi tercih ederim :)

Trackbacks/Pingbacks

  1. Dijital içeriği TV'den seyretmek - M. Serdar Kuzuloğlu - 25/12/2013

    […] seferki sorun HD videolardı. Evdeki kablosuz ağ HD kalitesindeki videoları GK802′ye sağlıklı aktaramıyordu. Kablolu bağlantıyı […]

  2. TP-Link Archer C7 ve AV500 nimetleri - M. Serdar KuzuloğluM. Serdar Kuzuloğlu - 02/06/2014

    […] nimetini kablosuz olarak dağıtma maceramı önceki bir yazımda detaylarıyla aktarmış ve olası diğer gelişmeleri de […]

  3. Haftanın Özeti: 15 - M. Serdar Kuzuloğlu - 08/02/2015

    […] Eero adlı ‘kablosuz sistem’ (kendini böyle tanımlıyor) modem ve dağıtıcınızla evde çektiğiniz dertleri aşma […]

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim