Akreple kurbağanın öyküsü

Yüzemeyen bir hayvan olduğunun farkında olan akrep, bir gün nehrin öte yanına geçmek zorunda kalır. Ne yapacağını düşünürken kıyıda pinekleyen kurbağayı görür.

Akrebin kendisine yanaştırığını fark eden kurbağa korkudan suya atlayıp uzaklaşmaya başlar. Akrep yalvaran bir ses tonuyla sorar:

“Kurbağa kardeş; karşıya geçmem gerek. Beni sırtında taşır mısın?”

Kurbağa büyüyen gözleriyle cevap verir.

“Daha neler? Beni sokup öldürürsün!”

“Olur mu?” der akrep. “O zaman ben de suya batar, boğulur, ölürüm”.

Kurbağa biraz düşünür ve akrebe hak verir. Kıyıya çıkar, onu sırtına alır ve karşı yakaya doğru yüzmeye başlar. Yolun yarısında ensesinde bir sızı hisseder. Vücudu hızla soğumaktadır. Kolları, ayakları hissizleşir. Beraber dibini boylayacakları suya batarken son nefesinde sorar:

“Hani sokmayacaktın akrep kardeş?”

Akrep mahsun, mahçup, çaresiz cevap verir:

“Ne yaparsın kurbağa kardeş; ben akrebim, huyum bu.”

, , , ,

9 Responses to Akreple kurbağanın öyküsü

  1. Mak100 25/12/2009 at 03:03 #

    Hintli bir adam suya düşmüş bir kurbağa görür, kurtarayım derken kurbağının kostüm giymiş akrep olduğunu anlar. “Yok artık” der, akrep de “Ehehe he” der, hintli adam zıplayarak oradan uzaklaşır, ta ki sevgi faresi Jamal’a rast gelene kadar..

  2. Volkan 25/12/2009 at 10:34 #

    Güzel hikaye için teşekkürler.

  3. öte 27/12/2009 at 18:26 #

    Bu kıssadan hisseyi nice abilerimizden sonra en son bir ay önce evime gelip giden dallamalarla ilgili yakınmalarım üzerine komşum anlatmıştı. Kurbağanın riski bile bile bu işe kalkışması işgüzarlığının göstergesi. İyiki kurbağa beynine sahip değiliz, iyiki herdaim melaike değiliz.

  4. Burçin MUMCUOĞLU 30/12/2009 at 02:42 #

    Diziler kullanıyor bunları.

  5. Serkan Özçalık 25/01/2010 at 23:48 #

    Örnek alınması gereken anlamlı bir hikaye, teşekkürler.

Trackbacks/Pingbacks

  1. Akrep & Kurbağa | Ayberk Kimsesiz - 06/01/2010

    [...] ait bir hikayenin, kısaltılmış halini mserdark blog sayfasında paylaşmış… Yüzemeyen bir hayvan olduğunu gayet iyi bilen akrep, bir gün nehrin öte yanına geçmek [...]

  2. Sevmediğinin derdine düşmek | M. Serdar Kuzuloğlu - 21/02/2011

    [...] Yine de düşünmeden edemiyor insan; birisi neden kendine rahatsızlık, sıkıntı veren bir ‘şeyi’ takip eder? Neden onunla ilgili hınç, kin biriktirmek için bunca emek, ilgi, zaman sarfeder? Serin gölgesiyle bir taşın altında, kıpırdamadan, sessizce izlediği ‘avının’ rehavet anını kollayan insafsız bir akrep gibi. [...]

  3. Beyoğlu'na kitapçı değil, kafe lazım - M. Serdar Kuzuloğlu - 03/11/2013

    […] korumaya çabalıyoruz. Vicdani müzelerimiz, dilek taşlarımız gibi ayakta kalsınlar istiyoruz. Fıtratımızın […]

  4. IŞİD'in sanata katkıları - M. Serdar Kuzuloğlu - 04/10/2014

    […] Fıtrat deyip de geçmeyelim. […]

Yorumunuzu ekleyin