Uçakla seyahat tavsiyeleri

Annem Türk Hava Yolları Stok Kontrol Bölümü’nden emekli. O sayede çocukken bütün Cumartesi günlerim Atatürk Havalimanı (o zamanlarki adıyla Yeşilköy Havaalanı) hangarında bakıma giren uçaklarda geçerdi. Kokpitlerinin düğme sıralarını bile ezberlemiştim. Hatta arada teknisyenlerden izin alıp telsizleri dinlemişliğim bile vardır hipnotize olmuş bir şekilde.

THY Bakım Atölyesi

THY Bakım Atölyesi

Havayolları çalışanlarına sunulan ‘pass’ adlı bir ayrıcalık var. Annemin döneminde THY personeli (ve evliyse aile bireyleri) her sene bedava olarak 2 yurtdışı, 4 yurtiçi uçuş yapabiliyordu. Sonradan bunların sayısını epey azalttıklarını duydum. Biz bu vesileyle çok ülke / şehir görme fırsatı bulduk.

Sonra gazeteci oldum. Gazeteciliğin yarısı dolaşma üstüne kurulu. Dördüncü pasaportuma geçtim ve o da şimdiden yarılandı. Bu mesleğin bir ayrıcalığı da uzun süreli vize alabilmeniz. Örneğin şu anda ABD’den 10 (süresiz kalma ve medya alanında çalışmaya izin veren özel vize), Britanya’dan 4, Almanya’dan 2 yıllık schengen vizem var. Ama damga alanları bittiğinden yine de yenilemek gerekiyor.

Facebook profilimdeki TripAdvisor uygulamasına hatırlayıp girdiklerime göre 28 ülkede 138 şehir gezmişim. Size bunların ışığında edindiğim tecrübeleri aklıma geldiği kadarıyla aktarmak isterim. Bu sayfayı aklıma gelenler ve sizin yorumlarda ekledikleriniz doğrultusunda sık sık güncelleyeceğim. Siz de arada dönüp bakarsanız (en azından seyahat öncesinde) iyi olur.

Bavul hazırlığı

  • Seyahat insanların alışveriş hissini tetikler. Nadir haller dışında mutlaka bir şeyler alırsınız. Bunun için ya bavulunuzda ekstra boşluk bırakın ya da yeni bir bavul almaya hazır olun. Tercihen körüklü bavulları da tercih edebilirsiniz. Bunlar ihtiyaç duyduğunuzda genişleyerek ek alan yaratır.
  • Yurtdışından bavul satın alacaksanız ‘department store’ tarzı yerlerden yapın. Buralarda çok ucuza kaliteli bavullar bulabilirsiniz.
  • Bavulu hazırlarken şunları kontrol edin:
    • Hava taşımacılığının yasakladığı herhangi bir şey var mı? Aşağıdakileri hiçbir şekilde bagaj ya da kabine sokamazsınız:
      • Alarm ile donatılmış evrak çantaları ve güvenlikli ataşe çantaları veya lityum pil içeren ve/veya işaret /aydınlatma mühimmatı içeren maddeler
      • Patlayıcılar, mühimmat, havai fişek ve işaret fişekleri
      • Kamp gazı ve sprey gibi gazlar (yanıcı, yanıcı olmayan, derin dondurulmuş ve zehirli)
      • Boya, çakmak gazı ve tiner gibi yanıcı maddeler
      • Kibrit ve kolayca tutuşan maddeler, kendiliğinden tutuşabilen maddeler, suyla temas ettiğinde tutuşabilen maddeler gibi yanıcı katılar,
      • Oksitleyici maddeler (ağırtıcı tozu ve peroksit gibi)
      • Zehirli (toksit) ve bulaşıcı maddeler
      • Radyoaktif maddeler
      • Aşındırıcılar (civa ihtiva eden termometreler, asitler ve sıvı akü gibi)
      • Yaralanyan aletler, yüze püskürtülünce insanı sersemleten kimyasal maddelerle, biber gazı spreyi gibi tahriş edici veya insanı güçsüz duruma getiren maddeler,
      • Manyetik maddeler
      • Tıbbi oksijen tüpler
    • Kullandığınız elektronik aletlerin şarj cihazlarını aldınız mı? (bilgisayar, müzikçalar, traş makinesi, vs)
    • Kimi ülkelerin fiş/priz sistemi, voltajı farklıdır. Bunun için dönüştürücüleriniz var mı? Havaalanlarında da bunlar satılır ama orada bayağı kazık fiyata alırsınız bunları. (Örneğin İstanbul Duty Free’de 5YTL’lik dönüştürücü 25 avroya satılıyor!)
    • Kırılacak şeyler var mı? Eğer öyleyse bunları ya almayın, alabiliyorsanız kabin bagajınıza alın ya da bavulunuzdaki kıyafetlerinize iyice sarın. Bavulların üstüne ne etiketi yapıştırırsanız yapıştırın yer hizmetlileri bunları umursamaz. İşin işleyişi bakımından o bavullar oradan oraya atılıp durur. Sonra üzülmeyin.
    • Bavul kaybolması çok sıradan bir olaydır. Üstelik genelde kaybolmaz, bir-iki gün içinde mutlaka adresinize gelir (yanlış bir uçuşa aktarılmıştır çünkü). Onun için tercihen ilaç, cüzdan, anahtar gibi önemli ve küçük şeyleri mutlaka yanınızda taşıyın. Havayolları bu tip bagaj kaybolmalarında size küçük bir set veriyor. Bunlarda tarak, deodorant, diş fırçası ve macunu, t-shirt, krem, erkekseniz prezervatif, kadınsanız hijyenik ped / tampon gibi şeyler oluyor neyse ki. Özellikle Londra ve Amsterdam aktarmalı uçuşlarda bavul kaybolma riski zirve yapar (benim tecrübelerim bu yönde).
    • Pasaportunuzu ASLA bavulunuza koymayın. Kabin bagajınızda bile durması tercih edilmez.
    • Bagaj bavulunuzun içinde küçük bir çantada şunlar bulunsun:
      • Diş macunu – fırçası,
      • Tarak,
      • Krem (el / yüz kremi ve bir pişik kremi. Seyahatlerde çok hareket edersiniz. Pişik olma ihtimali artar)
      • Ağrı kesici,
      • Kullandığınız düzenli haplardan kalacağınız günden bir süre daha fazlasını idare edecek kadarı,
      • Bu haplar reçeteli alınan şeylerse, reçeteleri.
      • Deodorant ve ter kokusu önleyici kremler. (fazla hareket meselesi yine)
      • Dikiş seti (eğer 3 yıldız ve fazlası bir otelde kalacaksanız gerek yok, çekmecede bulacaksınız)
      • Tırnak makası, törpü.
      • Traş bıçağı – köpüğü
      • Hızlı erkeklerdenseniz: prezervatif
      • Kadınlar için: ped, tampon, vs. (makyaj detayalrını saymaya gerek duymuyorum)
      • Bir iki tane kulak pamuğu ve pamuk.
      • Miğde ya da bağırsaklarınız hassassa gıda değişimine karşı koruyucu ilaçlar.
    • Kabinde yanınıza alacağınız küçük bavula bir kitap koymakta fayda var. Uçaklar hala bu tip şeyler için biçilmiş kaftan.
  • Bavulunuzda mutlaka isminiz, e-posta adresiniz ve cep telefonunuzun bulunduğu bir etiket takılı olsun.
  • Bavullar renk ve modelleri nedeniyle birbirine benzer. Bagaj bandında yanlışlıklara karşı sizinkini ayıran bir şey koyun. Sapına bir eşarp bağlayın, bir kenarını boyayın. Etiket yapıştırmayın, onlar genelde düşer.
  • Eğer bavulunuz o pahalı ve renkli cinstense ve kirlenmesine gönlünüz razı gelmiyorsa, birçok havaalanında bulunan folyoyla kaplatma hizmetini kullanabilirsiniz.
  • BAVULUNUZU KİLİTLEMEYİN! Bu yasadışıdır. 11 Eylül sonrası uygulamalarda görevlilerin bavulunuzun içini hiçbir sebep olmadan inceleme yetkisi var. Eğer kilitlerseniz kırma yetkileri de var. Bu sırada oluşan hasardan da sorumlu değiller. Eğer mutlaka kilitleyecekseniz TSA kodlu bir anahtar kullanın. Bunlar havayolları görevlilerinde özel maymuncuğu bulunan kilitler. Sorun çıkmaz…

Genel Bilgiler

  • Gittiğiniz ülkenin konsolosluk bilgilerini her ihtimale karşı edinin. Gerçi mobil operatörler indiğiniz ülkeye ait bu tip bilgileri SMS ile cep telefonunuza yolluyor ama bir kenarda yazılı olarak da bulunmasında fayda var. Özellikle pasaportunuzu kaybederseniz buna çok ihtiyacınız olacak. Gerçi yaşadığımız birkaç örnekle sabit; başınıza bir şey gelirse konsolosluk görevlilererinin sizi iplememesine hazırlıklı olun. Ne de olsa biz Türküz. Türk’ün bile iyi niyeti lüks bize.
  • Kalacağınız yerin adresini, krokisini, varsa telefonlarını yazdığınız bir kağıt elinizde bulunsun. Pasaport Polisi sorabilir, taksiciye tarif etmek zorunda kalabilirsiniz. Toplu taşıma kullanacaksanız daha da önem kazanır.
  • Gideceğiniz ülkenin toplu taşıma olanaklarını, haritalarını mutlaka önceden internetten bulup inceleyin. Genelde havaalanları şehrin çok dışındadır (İstanbul bir istisna). Dolayısıyla bir günlük otel parasını ilk dakikada taksiye bayılmamak için tren, metro, otobüs seçeneklerini iyice araştırın.
  • Gideceğiniz ülkeye ait dövizi kendi ülkenizdeyken alın. Oralarda ucuz oranlar bulmanız zor olabilir. Hangi bankanınkini kullanırsanız fark etmez; debit kartlarıyla (kredi özelliği olmayan normal kartlar) yurtdışındaki herhangi bir bankanın ATM cihazından o ülkenin kendi biriminde para çekebiliyorsunuz. Bunu kredi kartınızla yaparsanız günlük faiz işliyor yalnız! Yanınıza fazla nakit almayın. Kredi kartınızın borcunu kapamış olarak gitmek de işe yarar.
  • Uzun uçuşlarda zaman dilimi farkı yüzünden vücudunuzu allak bullak edecek jet-lag ile tanışmaya hazırlıklı olun. Bunu aşmak için internette çok güzel kaynaklar var. Bunları uygulamazsanız bozulan uyku düzeni yüzünden en az birkaç gününüz heba olur.
  • Havayolu şirketiniz online işlem desteği veriyorsa mutlaka uçuştan 24 saat önce internetten yer seçimi ve check-in işleminizi yapın. THY’de bu hizmetler kusursuz işliyor.
  • Yer seçimi önemlidir. Uçuş bilginize bakıp ne tip bir uçakla uçtuğunuzu öğrenin. Her uçağın iyi koltukları farklıdır. Uzmana başvurun. Sonra da internetten bu koltuğu ‘avlayın’. Uçuştan 24 saat önce internetten bağlanıp istediğiniz (başkası tarafından ayrıltılmamış) her koltuğu adınıza ayırtabilirsiniz.
  • X-ray kontrolünde görevliler ne istiyorsa yapın. Tartışmayın. 11 Eylül olayları bu meslek grubuna inanılmaz yetkiler verdi. Sakin olun.
  • Türkiye AB üyesi olmadığı için Avrupa’daki alışverişlerde Tax Free avantajına sahip. Böylece aldığınız ürünlerin bedelinin bir kısmını geri alabiliyorsunuz. Bunun için (eğer tax free desteği varsa) aynı mağazada bir seferde 100 avro ve yukarısı alışverişyapmak, ilgili formu doldurtmak ve dönerken havaalanında ( check-in yapmadan!) özel bankoda bu formu onaylatıp başka bir bankodan nakit olarak parayı almanız gerekiyor. Genellikle yüzde 10’luk bir geri ödeme yapılıyor.

Kıyafet seçimi

  • Gideceğiniz yerin hava tahminine mutlaka göz atın. Bu konuda Yahoo iyidir.
  • Hangi amaçla giderseniz gidin, her seyahatin içinde tatil fırsatları olduğunu da unutmayın. Dolayısıyla yanınıza mutlaka yürüyüş yapabileceğiniz bir ekstra ayakkabı ve kıyafet alın.
  • Uçağa bineceğiniz kıyafetinizin sıkmayan, mümkün olduğu kadar rahat bir şey olmasına özen gösterin. Uçakta basınçla birlikte dar kıyafetler iyice çekilmez olur.
  • Türkiye’den bir yere uçuyorsanız yanınıza büyük bir şişe su alın. Uçakta farkında olmadan normalin çok üstünde su kaybedersiniz. Bunu dengelemek için suyu ihmal etmeyin. Ama Avrupa, ABD gibi ülkelerden bindiğinizde içeri sıvı sokmanız yasak olduğundan boşuna almayın. Bu durumda kabin ekibinden uçuş boyunca sık sık su isteyin.
  • Uçağa binerken her koşulda birkaç defa x-ray kontrolünden geçeceksiniz. Bunun için üstünde metal bulunmayan bir kıyafet ve ayakkabı seçin. Sürekli kıyafet giyip çıkartmak hoş olmaz. Yanınızda laptop varsa güvenlik nedeniyle her kontrolde açıp kapattırılacaksınız, hazır olun. (bomba olup olmadığını böyle anlıyorlarmış güya. Peki ctrl+alt+delete’e basınca patlayan ya da başka bir düğmeyle patlayan bir şey yapmak çok mu zor sayın güvenlik uzmanları?)

Alanda beklerken

  • Uçağa geçiş için kullanılan kapılar değişebilir. Gözünüz bilgi ekranlarında, kulağınız anonslarda olsun. Bu yüzden uçak kaçıranlar az değildir.
  • Pasaport ve biniş kartınıza sahip çıkın. Onlar her şeyiniz. Biniş kartınızı kaybederseniz bir ton ceza ödersiniz o kağıt parçasını yeniden bastırmak için.
  • Havaalanındaki her dükkan duty free / free shop değildir. Dikkatli olun.
  • Alanda yediğiniz, içtiğiniz her şey dışarıdan en az yüzde 50 daha pahalı olacaktır.
  • Başka bir ülkeye gidiyorsanız cep telefonunuz uluslararası görüşmeye açık mı? Kontrol edin.

Uçakta

  • Hostes olarak anılan kabin görevlileri gerçekten zor bir iş yapıyorlar. Saatler boyunca yüzlerce insanın onlarca derdine koşturmak; bunu günde birkaç kez tekrarlamak herkesin harcı değil. Kabin ekibinden istediğiniz şeylerde biraz sabırlı olun. Yolculardan fena intikamlar alan kabin ekipleri tanıdım. (kahveyi beğenmeyip ikide bir geri yollayan yolcunun son kahvesine topluca tükürüp karıştırıp yollamak gibi. Adam yanımda oturuyordu ve afiyetle içti. Gerçi haketmişti hayvanın oğlu)
  • Etrafınızdaki yolcularla didişmemeye bakın. Sonuçta bir uçaktasınız ve bir yere kıpırdayamayacaksınız. Onlar da öyle… Saatlerce o çaresizliği yaşamak insanı tüketir. Çok kızdıysanız indiğinizde döversiniz. Uçakta sükuneti koruyun.
  • Kol dayama bölümleri ortak kullanım alanıdır ve ekonomi sınıfında uçuyorsanız kafaya taktığınızda uçuş boyu sürecek bir sinir harbine dönüşebilir.
  • Yer seçiminizi iyi yapın:
    • Orta koltuk zulümdür. Tuvalete gitmek de derttir, yerleşmek de. Genişleyecek alanınız yoktur ve iki kolunuz da yanda oturanın işgali altındadır. Mecbur kalmadıysanız, AMAN!
    • Koridor iyidir ama gelip geçenler illa ki kolunuza çarpar durur. Kolay oturup kalkarsınız ama çoğu zaman orta ve pencere koltuğunda oturanların gelip geçmesi için kalkmanız gerekir.
    • Pencere en çok tercih edilendir ama onun da tek kol dayanağı eksiktir. Uçak pencerelerinden genellikle pek bir şey görünmez. Ama bir iki dakikalık seyir de (bulutlar izin verirse) hoş olabilir.
    • Benim gibi bazıları acil çıkış kapısı sırasını (exit row) avlar ama son dönemde kuralları bilmeyenlerin buraya dadanması sonucu internetten bu sıranın ayrılmasını engellediler. (bu sıralara normalde engelli, çocuklu yolcuların oturması yasak çünkü bu sıraya oturanlar bir kaza anında bütün uçağın o kapılardan tahliyesinden sorumlu. Dünyanın en büyük yalanı. Başka bir ayrıntıda yazarım yine)
    • Bütün bunların ışığında, tercih sizin.
  • Dünyanın en pis tuvaletleri uçaklarınkidir. Mecbur değilseniz, girmeyin. Elinizi yıkamak için bile kullanmayın. Bunun yerine eczanelerde satılan susuz el temizleyen sıvıları kullanın.
  • Uçak yemekleri genellikle besleyicilik anlamında kötü ve lezzetsizdir. Ya önceden yiyip binin (ama en pahalı yemeklerin satıldığı havaalanı restoranlarında değil tabi) ya da otobüsle seyahat günlerindeki gibi yanınıza meyve, salata, sandviç gibi (kokmayacak ve akmayacak) şeyler alın. Birçok ülkeye bu tip yiyecekleri sokamayacağınızı unutmayın. Yani uçakta yiyin, kalanı da atın öyle çıkın. (ülkelerin bakteri, mikrop ve parazit korumaları…)
  • Uçaklar otobüsler, minibüsler, dolmuşlar gibi çalışmazlar. Piste indikten sonra çıkış işleminin başlaması bazen 15 dakika sürebilir. Uçak durduğu anda hemen kemerleri açıp bagajlara saldırmayın. Bu en çok güldüğüm ayrıntılardan biri. Ayağa kalkıp dakikalarca bekleyip sıkılmak yerine oturun, son birkaç dakikanın keyfini çıkarın, körük yanaşıp kapılar açılınca çıkın gidin. O bekleme anında çok çaylak göründüğünüzü unutmayın… Pasaport kuyruğuna girmek, oradan çıkıp iki saat valiz beklemek için mi bu telaş? Ben yalnız uçuyorsam tercihen herkesin çıkmasını beklerim.
  • Uçakta konuşurken sesinizi mümkün olduğu kadar alçak tonda tutun. İnsanlar genellikle uçaklarda bağırır. Etrafınızdaki insanların rahatsız olabileceğini unutmayın.
  • Havayolu şirketleri son dönemlerde koltuk aralarını iyice daralttı. Sıkışıyor olsanız da dizlerinizin öne çarptığı zamanlarda önünüzde oturanların fena rahatsız olduğunu hatırlayın.
  • Uzun bir uçuş yapıyorsanız saat başı kalkıp koridorda kısa da olsa yürüyüş yapın. Uçakta hareketsizlik ve kabin basıncı ölümcül etkiler yapabiliyor.
  • Genele uçakta uyumak zordur. Kafanız bir yastık arar. Uçaklardaki yastıklar hem hiçbir işe yaramaz, hem de pistir. Kendi yastığınızı almanızda fayda var. Bu konuda özel şişme yastıklar var. Bunların uzun uçuşlarda hayat kurtardığını söylemeliyim. Genelde havalanlarında satılırlar. Bulduğunuz yerde bir tane alın, bulunsun.
  • Uçakta uyumak için sakın uyku hapı kullanmayın!
  • Uzun uçuşların uçaklarında; özellikle Amerikan havayolu şirketlerinin uçaklarında bilgisayar, dvdçalar gibi cihazları bağlamanız için prizler bulunmakta. Ancak uçakla ilgili pek çok şey gibi onun bağlantıları da kendine has. Uçakta gadget’sız yapamam diyorsanız buna uygun bir adaptör almanızda büyük fayda var. (bunun size çok pahalıya mal olacağını unutmayın ama!)
  • Eğer varsa noise-cancelling kulaklığı yanınıza almayı sakın unutmayın. Uçağın uğultusunu nasıl kestiğine inanamayacaksınız. Eğer böyle bir kulaklığınız yoksa uzun uçuşlar için bir tane alın, pişman olmazsınız. (Bu kulaklıkların üstünde bir mikrofon bulunuyor. Etraftan gelen seslerin tam aksini kulağınıza yollayarak duymanızı engelliyor.)

İndikten sonra

  • Pasaport kuyruğuna girerken dikkat edin. Bazıları sadece kendi vatandaşları, bazıları AB üyeleri için, vs olabilir. Hava taşımacılığı bu tip sınıf ayrımları ve ırkçılığın devam ettiği yegane ortamdır. Dünya bu sektörün Rosa Parks‘ını bekliyor.
  • Vizeniz varsa pasaport polisinin sizi reddetme ihtimali teknik olarak yok. Panik yapmayın. Onların işi vizenin gerçekliğini kontrol etmekten ibaret. Size kalacağınız yerin adresi gibi bilgiler sorabilir, bunlar elinizin altında bulunsun.
  • Ülkelere genellikle meyve, sebze, tohum, canlı hayvan gibi mikrop, parazit, bakteri taşıyabilecek şeyleri sokmak yasaktır. Görevli köpekler üstünüze üşüşür. Böyle şeyleri taşımayın.
  • Gümrük polisleri rastgele sizi seçip arama yapabilir, hazır olun.
  • Bavulunuz çıkmazsa hemen zabıt tutturun. Büyük ihtimalle birkaç gün gecikmeyle otelinize gelecektir.
  • İner inmez bir danışma bürosundan toplu taşıma ve şehir merkezi haritası alın.
  • Havaalanlarının yankesicilerin en sevdiği mekanlar olduğunu unutmayın. İlk dakikada bir sürprizle seyahate başlamayın.

Bunlar şimdilik aklıma gelenlerdi. Ayrıca saatlerimi alarak en zahmetli blog girişim oldu.Siz de aklınızdakileri yazın, ekleyeyim. Ben de sık sık güncellemeye çalışacağım. (copy/paste cumhuriyetine armağanım olsun)

, , , ,

47 Responses to Uçakla seyahat tavsiyeleri

  1. adeep 09/12/2008 at 21:15 #

    “Yanınızda laptop varsa açıp kapattırılacaksınız, hazır olun.” bu acaba hırsılık olayı vs için mi yoksa dizüstünün içinde gerçekten anakart vs olduğu ve onun gerçek bir dizüstü olduğunu anlamak için mi?

  2. Orhan 09/12/2008 at 22:06 #

    Uyku hapı konusunu biraz daha açsak… Zira uçaktan korkanlar için süper bir çözüm diye düşünmüşümdür hep.

  3. ersin 09/12/2008 at 22:24 #

    kardesim amerika zaten default 10 sene verir, sen cok gezdiginden vermemislerdir sana :))

  4. Emrah Tokalak 09/12/2008 at 22:48 #

    Xray’lerden geçen insanları çok dikkatli izlerim, çoğu kişi üzerindeki metallerden habersizdir. Bazı durumlar var şahit olduğum, elemanın kışlık botu bile xray cihazına takılmıştı.. şarşırmıştım doğrusu, bunlarada dikkat etmek, havaalanlarında afallamamak için şart.

  5. Seo 10/12/2008 at 01:49 #

    @adeep,

    Soruna yanıt vereyim bu olaya çok kızıp tartışma çıkardığım için biraz tecrübem var :)

    Laptop’un patlayıcı olup olmadığını anlıyorlar bu tür elektronik sistemler genelde “start” verilince patlıyorya onu denemek için.

    • sameddddd 10/05/2013 at 12:18 #

      patlıyosa ne olacak salak mısınız böle şey olur mu hiç.Bu tüp kaçak yapıo mu diye çakmak tutmak gibi bişey

      • Senol 11/08/2013 at 13:19 #

        Çalışan bir laptopun içinde, patlayıcı yerleştirecek yeterince hacım yoktur. Zira zarar verecek miktardaki bir patlayıcı, kesme şeker büyüklüğünde olmaz. En azından sigara paketinden bile büyük olmalıdır. Laptop görünümlü bir bomba hazırlamak için, laptop içindeki ana kart vs. tüm bileşenleri çıkartmak gerekir ki patlayıcı için hacım açılsın. Bu durumda da laptop doğal olarak çalışmayacaktır. Sonuç olarak “laptop çalışıyorsa içinde patlayıcı yoktur” demek isabetsiz olmaz.

        • MserdarK 12/08/2013 at 00:14 #

          Kalın bir dizüstü bilgisayarın pilinin yarısını iptal ederek yerleştirilecek plastik patlayıcı bir uçakta delik açacak, dolayısıyla imha edecek kadar etkili olabilir. Sadece açılıp kapanmasına yetecek kadar az bir pil imal etmenin / yerleştirmenin ne kadar basit olduğuna girmiyorum bile.

  6. Eren Emre Kanal 10/12/2008 at 03:45 #

    Süper bilgiler, teşekkürler.

    Bizden de yurtdışına köpek çıkarmakla ilgili bir blog yazısı:

    http://www.hayvandostu.com/?q=yurtdisina-kopek-goturmek

  7. adeep 10/12/2008 at 14:11 #

    Sağol @seo ben de öyle tahmin etmiştim…

  8. Vadi Efe 10/12/2008 at 16:10 #

    harika! bir seyahatkolik olarak keyifle okudum. eksik bir şey bırakmamışsın neredeyse.. uçak seyahatini sindirmeyip uçağa girerken ve uçaktan çıkarken acele edip koşuşturanlar komik bir görüntü oluşturuyor hakkaten.. bir de exit kapısının oradaki geniş koltukları nedense pek kimse bilmez.. türkler iyi bilir o koltukları.. birçok defa başka türklerle exit kapısının orada oturmuşluğum var :)

    aklıma gelenler:
    * ryanair gibi şirketlerle uçanlar yanlarına uçuş numaralarını alsınlar çünkü makineden check in yapılabiliyor..
    * aynı şekilde ryanair veya easyjet gibi firmalarla uçarken para hesabı yapıyorsanız eğer havaalanından şehir merkezine girme masrafını eklemeyi de unutmayın.. örneğin barcelona girona havaalanından merkeze gitmek 12 euro.. stockholm arlanda’dan merkeze gitmek de 20 euro falandı hatırladığım kadarıyla..
    * eğer kulak iltihabı veya soğuk algınlığı gibi problemleri olanlar varsa dikkatli olsunlar.. ben üşüttüğümde ve burnum akıyorsa uçağa bindiğimde kulaklarım acaip şişiyor ve ağrıyor.. o yüzden burun akıntısını durduran veya azaltan ilaçlar faydalı olacaktır uçağa binmeden önce..

  9. Hakan 15/12/2008 at 11:11 #

    Bazı yerli firmalar internetten yapılan check-in için para istiyor. Üstelik eğer çıkış tarafını istiyorsanız daha fazla para veriyorsunuz.

  10. Engin Kuyululu 17/12/2008 at 11:31 #

    cok guzel yazı olmus elinize sağlık, küçük bir ekleme yapayım özellikle biraz uzun uçuşlarda (3-4 saati geçen) check-in yaptırırken ya da online kendiniz yapıyorsanız arka koltuklardan secmeye özen gostermek lazım. Zira genelde ucağı önlerden arkaya dogru yerlestiriyorlar ve arka koltukların bos olma ihtimali yuksek oluyor. Bu sekilde bircok kez ekonomi sınıfında first class rahatligi yasayarak yatıp uyuyabildim. (Ucaga yolcu alımı tamamlandıktan hemen sonra da atik bir hareketle arkalara dogru bakmakta da yarar var:)

  11. Hediye 06/01/2009 at 19:00 #

    Çok güzel bir paylaşım, elinize sağlık..

  12. MaFiAMaX 06/01/2009 at 20:25 #

    Yazı mükemmel olmuş, ellerinize sağlık. Henüz uçağa en fazla 30m yaklaşmış biri olarak çok faideli bilgiler…

    Hani copy/paste demişsiniz ya, bu içerik için site bile açarlar :))

  13. Hakan 17/01/2009 at 13:30 #

    Hem tebrik hem de tesekkur ediyorum dostum, eline, emegine saglik. BEnce cok faydali bi sekilde ayrintilarla dolu bi yazi olmus. Defalarca uctugum halde simdi senin bu yazini okuyunca farkettigim bi suru ayrinti ogrendim. Tekrar tesekkurler…

  14. bora 27/02/2009 at 09:13 #

    Biliyorsunuzdur herhalde ama vizenizin süresi bitmemişken pasaportunuzun sayfaları dolarsa iptal edilen eski pasaportunuzu emniyetten geri alıp çift pasaport olarak eski pasaporttaki vizenizi kulanabilirsiniz.

  15. Said MURAT 10/09/2009 at 14:08 #

    Çok sağol abi… Her satırını okudum ve gerçekten muhteşem bir yazı olmuş… Bilgilendim. Teşekkür ediyorum… Saygılar…

  16. KAPTAN PİLOT 1 06/02/2010 at 17:06 #

    TEŞEKKÜR EDERİM,SAĞOL
    Uçak nasıl uçar.Uçağa bakım yapılır.Arıza yok,Kaptan yolcuyu ister;Pasoport ,polis kontrolu çok yoğun,İç veya dış hatlardan yolcuların transferi gerekli.Yolcu kafilesi trafikte kalmıştır,Yer hizmetleri aksamadı(otobüs,hasta yolcu)168 biletli yolcu var uçağa 167 geldi,bagaj varmı ?var,bulun indirin 15-30 dk.Her yolcuda iki torba biniş 15 dk.Kalkış zamanı kaçtı ,yeni uçuş zamanı aldık.Bir saat sonra.Yolcular çıldırdı…devamı kaptan pilot 2 de

  17. KAPTAN PİLOT 2 06/02/2010 at 17:20 #

    Kaptan pilot 1 devamı
    Sayın yolcularımız hoş geldiniz,gecikmeden dolayı özür dileriz,Düsseldorf için Bürüksel(Hava trafik kontrol merkezi) kalkışımızı bir saat sonraya vermektedir…Bürüksel bizim uçağa ne karışıyor,yalan söylüyorsunuz,bu şirket her zaman böyle vs,Kar yağışı başladı düsseldorf pist temizlenecek…kölnde bir uçak pistte kaldı bütün uçaklar düsseldorf’a indirildi.Yerdeki uçaklar kalkmasın dendi,yap kaptan bir anons…Devamı kaptan 3 de

  18. KAPTAN PİLOT 3 06/02/2010 at 17:36 #

    Kaptan pilot 2 devamı
    Kar yağışı var uçak yıkanmalı,sıradayız,Başka bir uçak gelmiş yolcu aldı temizlik ihtiyacı yok,çalıştırdı gidiyor.Vay yalancılar onlar geldi gidiyor siz …Fazla uzatmadan;Medya veya İlgililer bizleri bu konularda topluca bilgilendirmediği vede yolcular dürüstce bilgilendirilmediği sürece Yanlış yorumlar,suçlamalar devam eder gider.Uçuş ekibini strese sokmadan emniyetli iyi uçuşlar dilerim.

  19. Rico 20/04/2010 at 11:13 #

    Çok faydalı bir yazı olmuş, özellikle converter aklıma hiç gelmemiş basit bir ayrıntıydı.

  20. Ouzhan 01/05/2010 at 18:35 #

    Merhaba, exitlere yakın olan koltukların daha iyi olduğundan bahsetmişsiniz fakat o koltuklar genelde kanat yanı oluyor. bütün yolculuk boyu kanat izlemek istemem ben de siz ne diyorsunuz?

  21. yolluyolunda 13/02/2011 at 12:15 #

    “Yararlı” yazı denir ya. Tam ondan olmuş. Bunu her yere 3 bavulla giden ve donarak veya pişerek geri gelen kardeşime okutmam gerek.

  22. Gizem 09/07/2011 at 00:54 #

    Elinize, emeğinize sağlık. İçerik ve anlatım bakımından harika bir yazı olmuş. Teşekkürler :)

  23. hakan 28/07/2011 at 19:42 #

    Benim tansiyon ilacım var düzenli olarak kullanıyorum ama reçetesi yok .Ne yapabilirim?

  24. volkan tegen 06/10/2011 at 19:53 #

    “Peki ctrl+alt+delete’e basınca patlayan ya da başka bir düğmeyle patlayan bir şey yapmak çok mu zor sayın güvenlik uzmanları?” demişsin. dikkat et fbi bu aralar ziyaret edebilir seni :DD

  25. Tayfun Kurt 06/10/2011 at 21:15 #

    Bir keresinde bir güvenlik görevlisi çantamda fotoğraf makinem için bulundurduğum portatif tripod u xrayde gördükten sonra çıkartıp incelemişti.

  26. tamer donmez 06/10/2011 at 22:30 #

    a) uyumak için göz bandı,
    b) ayakları çok terleyenler için bir çift kağıt terlik ve
    c) büyük bir bel çantası da pratiktir ve çok işe yarar

  27. Murat 07/10/2011 at 11:43 #

    Havalanında elinizde taşıdığınız herşeyin yanında olduğuna emin olun. Bi kaç sene önce Amerika da müze den poster almıştık bavula koymadık tabii oturduğumuz bir yerde unutmuşuz uçağın kapısından koşarak gidip alıp döndüm ve arkamdan uçağın kapıları kapandı.

    Online check-in yaptığınız halde bavulları teslim ederken koltuk numaralarınızı kontrol edin. Kontrol etmemek yüzünden ailecek uçağın farklı yerlerinde oturduk. Bizim Türkiye ye dönmemiz gereken uçakta arıza çıkmış başka uçak yollamışlar. Uçağın farklı yerlerinde oturmak zorunda kaldık allahtan gece uçmuştukta sadece yolculuğun başında hostesle tartıştık, oda indikten sonra THY ye mail atmamızı istedi ilgileneceklerini söyledi.

    Bunlarda benden olsun.

  28. CK 22/11/2011 at 18:39 #

    Serdar Bey,
    Yaziniz icin tebrik ve tesekkur etmek isterim. Tum bu bilgileri eksiksiz olarak bir araya getirerek bircok seyahat severe eksiksiz bir liste hazirlamissiniz. Ben Eylül 2011’den beri Türkiye’de uçak bileti, otel rezervasyonu ve araç kiralama alanlarında geniş turizm seçenekleri sunan, Avrupa’nin lider online seyahat acentalarindan eDreams’in Türkiye sorumlusuyum. Sizin için bir sakıncası yoksa yazınızı eDreams Türkiye Facebook sayfasında, referansınızı belirterek diğer gezi severlerle paylaşmak isterim. Paylaşmadan önce sizden yanıt bekleyeceğim.
    Teşekkürler.

  29. memet 13/01/2013 at 18:05 #

    size bir soru soracaktim serdar bey hem annezin havlimaninda calismasi itibari ile hemde cok seyehat etmeniz itibari ile simdi soracagim soru su atatturk havalimanindan pasaport kontrolunden gectikten sonra herhangi bir hava yolu sirketine mensup bir personel sizden vize veya oturmunuzu sorgulama hakki varmidir yokmudur bunu ogrenmek istiyorum biliyorsunuz bulundugumuz donem itibari ile butun hava sirketleri ozel resmi bir statuleride yok simdiden tsklr

    • MserdarK 13/01/2013 at 19:50 #

      Pasaport kontrolü sonrasında personel sadece bazı ülkeler için ekstra bir vize kontrolü yapar. Uygulama böyle ancak bunun kanuni bir dayanağı var mıdır, yok mudur çok incelemedim doğrusu.

  30. Orhan Beyhan 15/11/2013 at 01:58 #

    Cok basarili gercekten. Hic sikilmadan tamamini okudum. Belki bilginiz vardir, pahali bilgisayar parcalarini el bagajinda tasimamda sorun yaparlarmi. Ne gibi bir prosedur isliyor. Ayrica el bagaji hacmi icin cok hassas oluyorlar mi?

  31. Neslihan 25/07/2014 at 11:06 #

    Peki bavula oje gibi şeyler koyabilirmiyiz

  32. Neslihan 25/07/2014 at 11:08 #

    Oje koyabiliyosak sınırı varmı ve dedorant gibi şeylerin ml sınırı varmı

  33. filiz 26/07/2014 at 21:37 #

    Çok teşekkurler. çok faydalı bır çalışma olmuş.

  34. Iwan Pontjowinoto ZapFinance 11/01/2015 at 23:59 #

    Yani korku kredi yaymak dan yararlanamayan yapmak izin vermez.

  35. Çisem 04/02/2015 at 11:04 #

    Çok teşekkürler, oldukça faydalı bilgiler paylaşmışsınız.
    Boarding card kaybetme hakkında bir eklemede bulunmak isterim. Atatürk havalimanında kaybetiğim uçuş kartımı, uçağa giriş kapısında bekleyen personele bildirdim ve anında bana oradan yenisini çıkarttılar. Hiç bir ücret ödemedim.
    Bir de, bankalara güvenmeyen biri olarak nakit para taşıma konusunda detaylı bilgilerinizi paylaşabilir misiniz?

  36. Hakan Salihoğlu 05/07/2015 at 20:04 #

    kulak tıkanmalarına karşı ne gibi önlemler almak gerekir bununla ilgilide bir yazı yayınlarsanız çok sevinirim.

Trackbacks/Pingbacks

  1. On Bağlantı #41 » Beyn - 25/01/2009

    […] http://www.mserdark.com/genel/ucakla-seyahat-tavsiyeleri […]

  2. Tanıdık bir çile: Vize | M. Serdar Kuzuloğlu - 26/06/2009

    […] havayollarını, otelleri, bekleme salonlarını bilirim. Elimden geldiği kadar da birikimlelrimi paylaşmaya çalışıyorum. Sık seyahat etme sürecinde bir süre sonra (bu bir süre genelde bir iki yıla denk gelir) […]

  3. Havada kalan yemekler | M. Serdar Kuzuloğlu - 24/12/2011

    […] size sinir kaynağı olur anca.Uçakla seyahate dair edindiğim tecrübelerin bir kısmını paylaştığım yazım blogun en çok ilgi çeken başlıklarından biri. Eski bir alışkanlıkla gittiğim bütün […]

  4. Tanıdık bir çile: Vize - M. Serdar Kuzuloğlu - 17/11/2013

    […] havayollarını, otelleri, bekleme salonlarını bilirim. Elimden geldiği kadar da birikimlelrimi paylaşmaya çalışıyorum. Sık seyahat etme sürecinde bir süre sonra (bu bir süre genelde bir iki yıla denk gelir) […]

  5. Küçük ayrıntılar, büyük farklar | M. Serdar Kuzuloğlu - 14/07/2014

    […] belgeleri, güvenlik kontrolleri, havaalanı check-in işlemleri, pasaport kuyrukları, stratejik kararlar, transferler, birbirinin neredeyse aynısı oteller, odalar, toplantılar, salonlar… İş […]

  6. Haftanın Özeti: 7 - M. Serdar Kuzuloğlu - 14/12/2014

    […] en çok okunan yazılarından biri uçakla seyahat tavsiyelerine dair olanı. Uçağa has değil ama o yazıda da değindiğim bir detay yeni bir çözüme […]

  7. Haftanın Özeti: 7 - Dünya Halleri - 06/08/2015

    […] en çok okunan yazılarından biri uçakla seyahat tavsiyelerine dair olanı. Uçağa has değil ama o yazıda da değindiğim bir detay yeni bir çözüme […]

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim