Kaldır kaldır vur yere, muhtar kellesi gibi

Her sabah yanımda duran iki küçük kucak delisinden kalan fırsatta yarım simit içine rokforlu Karper peynir, 1 haşlanmış yumurta ve 2 bardak açık çaydan oluşan klasik kahvaltımı ediyorum.

Garip bir de huyum var; tuvalette, banyoda, yatakta, yemekte ne olursa olsun radyo çalsın istiyorum. Talk radio düşkünlüğümden genelde tercihim haber kanalları, TRT-1 (süper bence) ve Açık Radyo oluyor. Ev halkının zevkleri farklı olduğundan en azından kahvaltıda müzik kanallarını açıyorum.

Bu şarkı sözleri ne de felaket hale gelmiş böyle? Sonra oturdum düşündüm en hoşuma giden şarkı sözleri nedir diye, hepsinden önce Sezen Aksu‘nun şu şarkısı aklıma geldi (ki sevmem Sezen Aksu). Koyu olarak işaretlediğim laf cambazlığı adına benim dikkatimi çekenler. (ağır ağır okumak gerekiyor velakin):

OKUDUM DA

Tozu dumanı romanı,
Azı çoğu yozu yalanı,
Mazlumu gazlayanı,
Mücrimi pohpohlayanı.

Gördüm papazını faydasız köyün
Gördüm acısını kurnazını.
Bilgiyi saymazını,
Yeniliğe aymazını
.

Sarı liraya ete kemiğe,
Şana şöhrete doymazını.
Çamurda kaymazını,
Ateşte yanmazını…

Köleliği beyliği hanlığı,
Adam gibi adamlığı,
Gelip geçici sultanlığı,
Kanunsuz kahramanlığı,
Namussuz imanlıyı.

Her yöne yanlıyı,
Doğuştan zanlıyı,
Elleri kanlıyı,
Candaki canlıyı.

Okudum da…

Bunlar ne güzel, ne emek harcanmış sözler, değil mi? Sezen Aksu’yu pek sevmesem de dil denen şeyi parmakta oynatma marifetine saygı duyarım. Bu vesileyle sorayım; ‘doğuştan zanlı’ terimi ‘Usual Suspects’ filminin eşsiz bir çevirisi olmaz mıydı? (Bir yazımı film isim çevirilerine adayacağım zaten)

Dervişin zikri

Sezen Aksu benzeri dervişin ‘er’ olanı Müslüm Gürses ile düetini de bin defa dinlesem bıkmam (bu şarkıdaki düzenlemeye dikkat edin lütfen. Bas ve ritm gitara ve synth efektlerine. Sözlere zaten diyecek yok; Murathan Mungan):

YouTube’a kadar uğramışken böyle bir ‘ying’in ‘yan’ tarafını oluşturması açısından şunu da es geçmiş olmayalım:

http://www.youtube.com/watch?v=No0S04FjTkM

Buradaki turkuvaz renkli hatun kişinin gayretini takdir etmemek elde değil. Şarkının sözlerine göz atacak  olursak:

Çalkala kızım çalkala,
Şehriye çorbası gibi.
Allah sana mal vermiş,
Alman bombası gibi,
Kaldır kaldır vur yere,
Muhtar kellesi gibi…

Buradaki muhtar kellesi ya**ak anlamına geliyor. Bu heyetle bir orgy ortamlara aktığımı düşündüm bir an… Şarkı bir an gemi azıya alıp “Yunanistan kızları ne don giyer ne fistan” diyor. Nereden çıktı be kardeşim, Trakya Türküsü olsa hadi olur diyeceğim.

Bu azim ve cüret bu aksan ve gırtlakla birleşince ne ihtişamlı bir hezimet yaratmış; sürprize yer bırakmadan.

Bir toplantı sonrası canım sıkıldı, aklıma geldi de yazdım.

, , , , , ,

3 Responses to Kaldır kaldır vur yere, muhtar kellesi gibi

  1. yasin 24/10/2008 at 12:28 #

    Pek o tür müzikler dinlemediğimden Sezen Aksu’yu dinlemem. Ama Müslüm Gürses’i arada bir dinliyorum, hoşuma gidiyor. Bu da güzel bir yorum/düet olmuş. Ankaralı Turgut ve Yasemin’e ise diyecek bir şeyim yok. Herkes kendi işini yapıyor işte, soytarı soytarılığını yapar, müzisyense müziğini :)

Trackbacks/Pingbacks

  1. M. Serdar Kuzuloğlu » Blog Archive » Kış dertlerinin yaz yansımaları - 29/04/2010

    […] da olaydan kopsam diye dua ederken bir Ankara havaları çalan radyo istasyonu açtı. Başkentin o kişiliksiz zevzek havaları taksinin berbat teybinin gücüyle içeri doldu. Bizimki direksiyonda ritm tutarken bir yandan da […]

  2. Kış dertlerinin yaz yansımaları - M. Serdar Kuzuloğlu - 17/11/2013

    […] da olaydan kopsam diye dua ederken bir Ankara havaları çalan radyo istasyonu açtı. Başkentin o kişiliksiz zevzek havaları taksinin berbat teybinin gücüyle içeri doldu. Bizimki direksiyonda ritm tutarken bir yandan da […]

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim