Kategori: Kişisel

Bana dair, bana ait dertler, tasalar, zevkler, meseleler.

Yarım kalan işler…

Salı günü hayatımın en yorucu günlerinden biriydi. Posam çıkmış bir halde eve döndüm ve çok nadir bir şey yaparak 21:30’da yatağa ‘düştüm’ ve uyudum. Telefonumun şarjı bitmiş haberim bile yok. En huzurlu ve deliksiz uykularımdan birindeyim.

Sabah banyoya girerken telefon çaldı. Haberler kötü: gece babaannem vefat etmiş…

(daha&helliip;)

Okumaya devam et

Memur çocuğu olmak…

Ben memur çocuğuyum.

Bunun ne anlama geldiğini en iyi memur ailesinde büyüyenler bilir. Annemle babam kendi kasabalarından çıkıp gurbet elde, zor şartlarda üniversite okumuş, o sırada tanışıp evlenmiş ve İstanbul’a göç etmiş. Hatta babası namaz kılarken kalp krizinden öldüğü hafta sınavlara giren annem Malatya’daki kasabasında üniversite okuyan ilk kız olmuş.

Bütün bunlara rağmen iyi bir şehirli olmayı başarmışlar. O zamanlar İstanbul ile Anadolu arasındaki fark belki de bu kadar derin değildi, bilemiyorum.

Konuya dönelim.

Memur ailesinde olmak her şeyin önceden tanımlandığı, hayallerin bile sınırlarının gayet belirgin çizildiği bir yapıdır. Eve giren para bellidir. Çıkan da belli olmak zorundadır. Dolayısıyla okuyacağın okuldan yiyeceğin yemeğe, gideceğin tatilden giyeceğin kıyafete kadar her şey üç aşağı beş yukarı bellidir.

(daha&helliip;)

Okumaya devam et

Benim küçük mucizelerim

Bugün hayatımıza girmenizin üstünden tam 1 yıl geçti.

Avcumun içini zor doldurduğunuz uzaylı görünümlü prematüre günlerinizden bu halinize gelişiniz an be an gözümün önünde. Sizin her halinizi çok sevdim, her saniye sizinle gurur duydum.

[slideshow id=8]

Annemi sevdim, babamı sevdim, eşimi sevdim, işimi sevdim; başka pek çok şeyi sevdim ama sizi bir başka seviyorum küçük bebeklerim benim. Bir baba oğlunu, kızını ne kadar sevebilirse ben de sizi en az o kadar seviyorum.

İyi ki varsınız, iyi ki benim çocuklarımsınız.

Umarım birlikte uzun, mutlu, sağlıklı, huzurlu bir hayat geçiririz.

Size vakit ayıramayan babanızdan bir de ufak not; bütün bu çabalar, uykusuz geceler, yorgunluklar, sizin için. Ben görmek istediklerimden çok daha fazlasını gördüm bu yaşıma kadar.

Yaşama sırası sizde…

hoş geldin bebek
yaşama sırası sende
senin yolunu gözlüyor kuşpalazı boğmaca kara çiçek sıtma
ince hastalık yürek enfarktı kanser filan
işsizlik açlık filan
tiren kazası otobüs kazası uçak kazası iş kazası yer depremi sel baskını
kuraklık falan
karasevda ayyaşlık filan
polis copu hapisane kapısı falan
senin yolunu gözlüyor atom bombası falan
hoş geldin bebek
yaşama sırası sende
senin yolunu gözlüyor sosyalizm komünizm filan.

Nazım Hikmet / 10 Eylül 1961, Laypzig

Nice yıllara…

(Çok güzel şeyler yazmak istiyorum, nice güzel cümleler var dilimin ucunda ama şu an bu kadar önemli bir şeye bile vaktim yok işte!)

Okumaya devam et