Sadece sevilmemişler nefret edebilir

Belleklere daha çok Şarlo ya da Charlie olarak kazınmışsa da Charles Spencer Chaplin aslında Sir (Sör) unvanına sahip bir oyuncudur.

Sessiz film döneminin abartılı oyunculuğa dayalı oyun performansında komedi denince akla gelen ilk isim olmayı başaran Chaplin’in ‘The Great Dictator’ filmi eminim meraklıları için başyapıtları arasındadır.

Komedyen kimliği ABD’de yaşadığı dönemde politik kimliğinin gölgesinde kalmaya başlar. 2. Dünya Savaşı rüzgarının etkili olduğu dönemde faşizm ve militarizm karşıtı görüşleriyle ses getirir.

ABD Başkanı McCarthy dönemindeki ‘cadı (komünist) avı’ sürecinde solcu eğilimleri sebebiyle Avrupa geri dönmeye mecbur bırakılmıştır. İtibarının iade edilmesi ABD Film Enstitüsü’nün kendisini ‘Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Erkek Oyuncu‘ listesine sokulmasıyla sağlanmış mıdır bilmem.

‘Özgürlükler Ülkesi’ Amerika’dan sürgün edilmeden önce çektiği The Great Dictator (Büyük Diktatör) adlı film birçok açıdan önem taşır. Alman Diktatör Adolf Hitler’i bir komedi figürü olarak işlemek bir yana, içerdiği meşhur konuşma da sinema tarihine geçecektir. Kendi yazıp yönettiği bu siyah-beyaz film bir lider, faşizm ve savaş reddiyesi olarak önemli bir örnektir. Alıntılayacağım konuşmanın metni için 2 sene çalışmıştır.

Geçen gün bir sohbette anlattığımda masada kimsenin bu konuşmadan haberdar olmadığını görerek üzüldüm. En azından -siz de duymadıysanız- bilin istedim. Önce izleyelim (orijinal videosunu paylaşmaya Youtube izin vermiyor ancak aşağıdaki düzenlenmiş hali sanıyorum daha da etkili):

Şimdi elimden geldiğince Türkçeleştireceğim. Hatalarım affola.

Büyük Diktatör tiradı Türkçe çevirisi

Üzgünüm ama bir İmparator olmak istemiyorum. Bu iş bana göre değil. Artık kimseye hükmetmek ya da bir yeri fethetmek istemiyorum. Yahudi, zenci, beyaz fark etmez; imkanım olan herkese yardım etmek istiyorum. İnsanlar böyledir; hepimiz birbirimize yardım etmek isteriz. Etrafımızdakilerin sefaletiyle değil, mutluluğuyla yaşamak isteriz. Dünyada herkese yer var; O zengin ve herkese yeter.

Özgürce ve güzellikler içinde yaşayabiliriz. Ama yolumuzu kaybettik.

Açgözlülük ruhlarımızı zehirledi, dünyayı nefret duvarıyla çevirdi; bizi sefalet ve kan içinde kaz adımı(*) yürüttü.

Hızımızı arttırdık ama kendimizi sürekli yokluk içinde hissettiren bolluk makinalarının içine hapsettik.

Bilgimiz bizi alaycı yaptı,
Zekamız sert ve kaba.
Çok düşünüp çok az hissediyoruz:
Makinalardan çok insanlığa ihtiyacımız var;
Zekadan çok kibarlık ve inceliğe.

Bu değerler olmadan yaşam şiddetle dolup yok olacak.

Uçak ve radyo bizi birbirimize yakınlaştırdı. Bu icatların doğası içimizdeki iyiliği, evrensel kardeşliği ve hepimizin birliğini müjdeliyor. Şu an bile sesim dünyanın çevresinde milyonlarca insana ulaşıyor. Masum insanların işkence görüp mahkum edilmesine yol açan sistemin milyonlarca umutsuz erkek, kadın ve küçük çocuğu beni dinliyor.

Beni duyanlara sesleniyorum: Umutsuzluğa kapılmayın!

Üstümüze çöken bu sefalet açgözlülüğün sonucu, insanlığın gelişiminden korkanların berbatlığıdır. İnsanın insana nefreti son bulacak, diktatörler ölecek ve insanlardan aldığı güç yeniden insanlara dönecek; özgürlük bir daha asla yok olmayacaktır.

Askerler; kendinizi zalimlere, sizi hor görenlere, köleleştirenlere, sınıflara ayıranlara, ne yapacağınızı, ne düşüneceğinizi, ne söyleyeceğinizi belirleyenlere, içinizi oyanlara, aç bırakanlara, koyun ya da havan topu yerine koyanlara teslim etmeyin! Kendinizi bu yapay insanlara; kalbi ve beyni makinalaşmış insanlara teslim etmeyin!

Siz makine değilsiniz. Siz koyun değilsiniz. Siz insansınız! Kalbinizde insanlık aşkı var. Nefret edemezsiniz. Sadece sevilmemişler nefret edebilir . Sadece sevilmemiş ve yapay insanlar nefret edebilir.

Askerler; kölelik için değil, özgürlüğünüz için savaşın!

St. Luke 17. sayfada der ki: Tanrı’nın krallığı insanın içindedir. Tek bir insan ya da bir grup insan değildir bu. Bütün insanların; yani sizin, halkın içindedir.

İnsanlık olarak güçlüsünüz. Makinaları üretecek kadar, mutluluk yaratacak kadar. Bu dünyayı özgür ve güzel kılmaya; yaşamı harika bir maceraya çevirecek gücünüz var. O zaman gelin demokrasi adına bu gücümüzü kullanalım, birleşelim. Yeni bir dünya için mücadele edelim. İnsana çalışma fırsatı veren, yaşlılıkta güvenlik ve gelecek vaat eden adil bir hayat için dövüşelim.

Zalimler bu vaatlerle iktidara geldi ama bize yalan söylediler. Onlar asla yapmayacak; gelin biz bunları gerçekleştirmek için mücadele edelim.

Diktatörler kendilerini özgürleştirir ama halkları köleleştirir. Gelin biz bu vaatler için dövüşelim.

Özgür bir dünya için, sınırlardan açgözlülükten, nefret ve tahammülsüzlüklerden uzak dünya için savaşalım. Amacı olan bir dünya uğruna savaşalım, bilimin ve gelişmenin insanlığı mutluluğa götüreceği bir dünya için.

Askerler! Demokrasi adına birleşelim!

(*): Burada Nazi askerlerinin ‘kaz adımı’ olarak adlandırılan yürüyüş tarzı kastediliyor.

En İyi Film, En Orijinal Senaryo ve En İyi Oyuncu dallarında Akademi Ödülü (Oscar) alan bu başyapıtı (henüz izlemediyseniz) mutlaka izlenecekler listenizin başına eklemelisiniz.

, , , , , ,

12 Responses to Sadece sevilmemişler nefret edebilir

  1. gurkantaskiran 13/10/2012 at 18:23 #

    Elinize sağlık herzaman ki gibi güzel bir yazı.

  2. cnk 14/10/2012 at 12:08 #

    “Çok az düşünüp çok az hissediyoruz:”
    yerine çok düşünüp çok az hissediyoruz diyor.
    Bir de harika paylaşım olmuş :)

    • MserdarK 14/10/2012 at 19:04 #

      Bu şekilde düzeltiyorum. Teşekkür ederim.

  3. ahmet 16/10/2012 at 12:44 #

    Chaplin’i , Shakespeare’i , Mevlana’yı unuttuk malesef beni en çok etkileyen şu dizeler “Hızımızı arttırdık ama kendimizi sürekli yokluk içinde hissettiren bolluk makinalarının içine hapsettik.” bugün sosyal medya,tv vb düşününce Chaplin’in 2012’yi gördüğünü düşünüyorum ellerine sağlık bize hatırlattın teşekkürler..

  4. teobookers 18/10/2012 at 01:45 #

    güzel bir paylaşım gerçekten ;))

  5. CharlieCan 15/02/2013 at 22:43 #

    Ve yıllar sonra Oscar ödüllerinde.. http://www.youtube.com/watch?v=J3Pl-qvA1X8

  6. dizigun 15/02/2013 at 23:15 #

    bugüne kadar izlemeyi hep ertelemiştim. Sayenizde bu sefer izledim, teşekkürler.

  7. Kutlu Karatay 23/06/2013 at 14:42 #

    2. Video acilmadi hocam

  8. cumali 13/03/2014 at 14:25 #

    İngilizcesini izlemiştim . Bu ingilizceyle pek bişey anlamamıştım. Filmin türkçesini bulamadım. Yazı iyi oldu merak etmiştim.

  9. orkun demir 17/08/2014 at 19:57 #

    en altta verdiginiz full film linki telif haklari nedeniyle silinmis. bilginize.

  10. Ali 01/09/2014 at 18:25 #

    “Yahudi, zenci, beyaz fark etmez” yerine “Yahudi, yahudi olmayan, zenci, beyaz fark etmez” olmalı.

  11. Burak 14/03/2016 at 11:26 #

    McCarthy ABD Başkanı değil senatördür. O döneme Senato’daki en güçlü anti-komunist çıkışları yaptığı için o döneme McCarthyism deniyor ama başkan olduğu için değil.

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim