Tag Archives | alıntı

Güçlülerle savaşmanın kıvancı

Yıkılmayan Adam filminin meşhur tiratını hatırlayalım:

Parayı bulmak da yeterli değil. Onu işletmek, paraya para doğurtmaktır marifet. İnsan yakaladığı fırsatı değerlendirmezse, ona ulaşmak için en yakınını bile çiğnemezse hiçbir zaman üne servete kavuşamaz!
Beni şimdi iyi dinle delikanlı. Benim dünya görüşüm paraya dayalı bir işadamının dünya görüşüdür. İktisat adlı ilmin yapıcıları biziz. Sen sanıyor musun ki devletleri bir takım devlet adamları yönetir? Devlet bir sembol; o sembolü simgeleyen adamlar birer göstermeliktir.
Aslında söz sahibi benim, ben, BEN!
Ben istediğim için o umum müdür oradadır. Ben böyle istediğimden bilmem kim Mebus, bilmem kim Bakan olmuştur. Ben istedim mi birden altüst olur ekonomi dünyası. Mort olur bütün iş hayatı!
Doğrusu şudur: değişme imkanı olmayan şeyi değiştirmek deliliktir.
Zengin zengindir, fakir fakirdir!

Sosyete güzellerini düşünürken aklıma geldi.

Bu yazıya 3 yorum yapıldı.

Sadece sevilmemişler nefret edebilir

Belleklere daha çok Şarlo ya da Charlie olarak kazınmışsa da Charles Spencer Chaplin aslında Sir (Sör) unvanına sahip bir oyuncudur.

Sessiz film döneminin abartılı oyunculuğa dayalı oyun performansında komedi denince akla gelen ilk isim olmayı başaran Chaplin’in ‘The Great Dictator’ filmi eminim meraklıları için başyapıtları arasındadır.

Komedyen kimliği ABD’de yaşadığı dönemde politik kimliğinin gölgesinde kalmaya başlar. 2. Dünya Savaşı rüzgarının etkili olduğu dönemde faşizm ve militarizm karşıtı görüşleriyle ses getirir.

ABD Başkanı McCarthy dönemindeki ‘cadı (komünist) avı’ sürecinde solcu eğilimleri sebebiyle Avrupa geri dönmeye mecbur bırakılmıştır. İtibarının iade edilmesi ABD Film Enstitüsü’nün kendisini ‘Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Erkek Oyuncu‘ listesine sokulmasıyla sağlanmış mıdır bilmem.

‘Özgürlükler Ülkesi’ Amerika’dan sürgün edilmeden önce çektiği The Great Dictator (Büyük Diktatör) adlı film birçok açıdan önem taşır. Alman Diktatör Adolf Hitler’i bir komedi figürü olarak işlemek bir yana, içerdiği meşhur konuşma da sinema tarihine geçecektir. Kendi yazıp yönettiği bu siyah-beyaz film bir lider, faşizm ve savaş reddiyesi olarak önemli bir örnektir. Alıntılayacağım konuşmanın metni için 2 sene çalışmıştır.

Geçen gün bir sohbette anlattığımda masada kimsenin bu konuşmadan haberdar olmadığını görerek üzüldüm. En azından -siz de duymadıysanız- bilin istedim. Önce izleyelim (orijinal videosunu paylaşmaya Youtube izin vermiyor ancak aşağıdaki düzenlenmiş hali sanıyorum daha da etkili):

Continue Reading →

Bu yazıya 12 yorum yapıldı.

Anladım ki…

Benim kimseyi kurtarmaya ihtiyacım yok. Benim başkası tarafından kurtarılmaya ihtiyacım yok. Benim içimden geçemeyeceğim hiçbir deneyim yok.

Herkes sadece kendinden sorumlu. Herkes sadece kendi seçimi olduğu için burada ve herkesin çaresi sadece kendi içinde. Başkalarının başına gelenlerden ben sorumlu değilim. Ben sadece benden sorumluyum.

Herkes ve her şey eşit, Allah herkesin içinde. Ben sadece içimdeki Allah’ın sesini duyar ve onun sesiyle yürürüm. Ben anda bilirim ve anda dönüştururum. olaylar kendiliğinden çözüm bulur.

Şu ara okuduğum Esra Özbay’ın İçimdeki Yolculuk adlı kitabından bir pasaj. Hepinizle paylaşmak istedim.

Bu yazıya 6 yorum yapıldı.