Türklerin uzaya yolladığı mesaj

Sahaflardan topladığım Bütün Dünya (Reader’s Digest‘in Türkçe edisyonu) dergisinin 1960’taki bir sayısında ‘Merih’ten önce kendimizi keşfedelim’ başlıklı bir yazı vardı (Amerikan sürümünden çeviri). Kafayı fazlasıyla uzaya taktığımız için Dünya’yı, insanoğlunu kenara ittiğimizden, araştırmayı bıraktığımızdan dert yanıyordu.

Bugün neredeyse tam tersi bir haldeyiz. Bir dönem bilim-kurgu’dan bilime, dizilerden filmlere, reklamlardan dergilere kadar herkesin ortak paydası uzaydı. Gezegenler, yolculuklar, uzay asansörleri, dünya dışı varlıklar, UFO’lar, uzay şehirleri ve dahası. Bugün heyecanımızı yeni oyun konsolları, tablet  bilgisayarlar ve cep telefonları aldı.

sport-in-space-colony-1977

Uzaya yönelik çalışmaların (bütün bütçe kesintilerine rağmen) sürdüğünün farkındayım. Fakat kamuoyu desteği ve ilgisi için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Belki sivil uzay çalışmaları gidişatı tersine döndürür.

Bu sürecin en önemli kilometre taşı ise şüphesiz Apollo Projesi kapsamında 20 Temmuz 1969’da ABD aracının iki astronotla beraber Ay’a iniş yapması. Hatırlayalım:

En şaşırdığım ayrıntıysa o tarihten bu yana benzer bir görevin yürütül(e)memiş olması.

Takip ettiğiniz bir konu mu bilmiyorum ama Ay’a ayak basma konusu hala büyük tartışmaların merkezi. Böyle bir olayın hiç yaşanmadığını iddia eden büyük bir grup var.

ABD o yıllarda Sovyetler Birliği ile siyasi, askeri ve politik çekişme (Soğuk Savaş) içindeydi. Ruslar Kozmonotları Yuri Gagarin‘i 12 Nisan 1961’de Sputnik aracıyla ‘uzaya çıkan ilk insan’ olarak kayıtlara geçirmiş; ABD’ye golü atmıştı. Muhalifler Apollo Programı’nın bu yenilgiyi kabullenemeyen ABD’nin halkının (ve müttefiklerinin) gözünü boyamak için uydurduğu bir hikaye olduğunu savunuyor.

Soviet-Space-Propaganda-Posters-18

Muhalif teori 3 ana başlığa dayanıyor:

  • O dönemin teknolojisi böyle bir görev için yetersizdi.
  • Astronotlar Dünya yüzeyinde ve su altında yaptıkları iniş tatbikatlarının hiçbirinde başarılı olamamıştı.
  • Ay’da çekildiği iddia edilen görüntülerde (stüdyo ortamnıda çekildiği izlenimi veren) birçok ışık ve gölge hatası bulunuyor.

Bu gruba göre 600 milyon kişinin TV’den canlı izlediği görüntüler Holywood uzmanları tarafından stüdyo ortamında çok önceden çekilip hazırlanmıştı. Apollo ekibi uzaya çıktı, dünyanın yörüngesinde turlayıp, Dünya’nın birkaç fotoğrafını çekip geri döndü. Televizyon, gazete ve dergilerle halka sunulan görüntü ve belgeler önceden kurgulanmıştı. Yani aslıda Ay’a -henüz- kimse ayak basmadı.

Konuyla ilgili enteresan birçok site, belge, belgesel ve TV programı var. Bir örneğini ekliyorum (ne yazık ki İngilizce).

Ay’ın içine eden adam

Komplo teorilerini bu yazıda bir kenara bırakıyorum (ki çok ilgili olduğum ve önemsediğim bir sorgulama yöntemidir). Görevin ve bağlantılı her şeyin anlatıldığı gibi olduğunu kabul ederek iki ilginç gelen detayı aktaracağım.

NASA kayıtlarına göre Apollo görevinde Ay’a seyahat eden Neil Armstrong, Buzz Aldrin ve Michael Collins götürdüğü her şeyi geri getirmedi. Bunların başında Ay yüzeyine diktikleri ABD bayrağı var.

us-flag-on-moon-apollo-11-lt-space-lt-life-lt-desktop

Geride bıraktıkları arasında boş yemek poşetleri, tv kamerası, fotoğraf makinesi, tripod, kepçeler, güneş rüzgarlığı, kol destekleri, yaşam destek üniteleri, uzay çizmeleri, filtreler, film kartışları, kutular, lensler, adaptör, çekiç gibi uzayıp giden bir listede tam 106 parça çer çöp var (demek ki çevreyi kirletmek insanoğlunun en doğal refleksi).

Kirletme meselesi bununla da bitmiyor. Arada ‘doğal’ atıklar da var. Kayıtlara göre Neil Armstrong’un 4 özel paketteki dışkısı da Ay yüzeyine atılmış (ayıp ulan)!

Türkiye’nin uzaya yolladığı mesaj

Bazı şeyler Ay yüzeyine hatıra amaçlı bırakılmış. Önceki görevlerde hayatını kaybeden 2 Rus kozmonotun madalyaları, insanoğlunun Ay’a barış için ayak bastığını belirten plaket gibi.

Ve bir de silikon disk.

Cevdet Sunay

Türkiye Cumhuriyet’nin 5. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay.

Diskin içinde birçok ülkenin Cumhurbaşkanı’nın mesajları yer alır. Dönemin Türkiye Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay da bu liderler arasındadır. Büyük bir tesadüf eseri öğrendiğim ve zar zor bulabildiğim kayda göre dönemin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, uzaya giden ABD’lilere şöyle seslenmiş (Çeviri bana ait. Birebir karşılamayabilir ama derdini anlatıyor):

İnsanoğlunun Ay’a ayak basmasını şu ana kadar hayal bile edemeyeceğimiz yeni bir çağın işareti olarak değerlendiriyorum. Türk milleti keşif çalışmalarının başından beri binlerce yıllık bu hayalin gerçekleşmesini coşkuyla arzulamış ve bu alandaki her başarıyı büyük bir umut ve heyecanla takip etmiştir. İnsanlık ve uygarlığımız için barışçıl amaçlarla faydalanacağımız bu sıradışı başarı adına hiçbir çabadan kaçınmayan dost ve müttefik Amerikan halkının kahraman astronotlarını ve katkıda bulunanları yürekten kutlamak istiyorum.

(I consider the landing of men on the moon as a sign of the beginning of a new era of which we could hardly dream until now. Since the start of the space explorations, the Turkish nation has most ardently wished the realization of this thousand-year old dream and followed with great hope and excitement every success in this field. I wish to congratulate most heartily the heroic astronauts and the American people, our friends and allies, for they have spared no effort in this field and also those who have contributed to the achievement of this outstanding accomplishment from which, I am sure, mankind and our civilization will benefit for peaceful purposes)

Uzay arkeologlarının ilk hedefi olacaklarına eminim.

İşin garibi dünya tarihine geçen bu olaya dair tek satır Türkçe kaynak yok. Eminim pek çok kişi de bu yazıdan öğrenmiş olacak. Bu da bir şey en azından.

Fezada İki Türk!

Eğer buraya kadar okumaya devam ettiyseniz bir ödülü de hak ettiniz. Buyrun Soundcloud arşivimden nadide bir eser: Fezada İki Türk…

Türk Hava Kuvvetleri’nin Uzay Komutanlığı’na bağlı Edirne’deki Uluğbey Uzay Üssü’nden kalkan ‘Gökmen’ler Preveze adlı uzay gemileriyle 10. gezegeni keşfe çıkar. Mutlaka dinleyin derim :)

Arada bir de olsa kafaları ekrandan kaldırıp göğe bakalım.

, , , , , , , , , , , , , , , , , ,

12 Responses to Türklerin uzaya yolladığı mesaj

  1. rüşt 13/12/2013 at 21:41 #

    Bu videoda serisinde, yukarıda belirtilen47 dakikalık İngilizce videonun alt yazı şeklinde izleyebilirsiniz.
    http://www.youtube.com/watch?v=E-1ecFkinz0

  2. Göksel 13/12/2013 at 21:46 #

    Belki herkesin aklına gelen bir soru olacak ama neden ay yüzeyine şimdiki gelişmiş teleskoplarla bakıp inişe ait izleri görüntülemiyorlar. Bildiğim kadarı ile aydan geri dönüş aracı altında rampa benzeri bir aygıt olması lazım teleskop ile görüntülemek için yeterince büyük bir nesne. Ayrıca ay üzerinde bırakılan bazı aynalar yardımı ile aya gönderilen bir lazer ışını ile dünya ay arasındaki mesefe ölçülebiliyor diye biliyorum.

    • M. Serdar Kuzuloğlu 13/12/2013 at 21:58 #

      Bu aslında yapıldı. Ancak başka soru işaretlerini tetikledi. Şu sayfayı incelemenizi öneririm.

      • Göksel 14/12/2013 at 21:17 #

        Konuyu direk matematik ile açıklamışlar Hubble ve DÜnyadaki teleskopların neden göremeyeceğini güzel siteymiş.

  3. Hakan 13/12/2013 at 21:54 #

    Göğe bakmaya başlamak için güzel bir gün; http://www.ntvmsnbc.com/id/25485677

  4. cizgizleŞehmus 13/12/2013 at 22:02 #

    Benim gibi radyo tiyatrosu tutkunları için de benden gelsin Efenim..
    http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/23732/fezada-iki-turk-uzun-versiyon

  5. Doğan 13/12/2013 at 22:07 #

    İyi akşamlar Amirim,

    Öncelikle, o radyo tiyatrosunun adı “Fezada İki Türk” olması lazım. TGRT Radyo Tiyatrosu diye aratınca tam kaydını bulmak da mümkün. Mehmet Ali Erbil falan var hatta içinde.(Biraz dinden çok bahsedildiği için benim hoşuma gitmemişti)

    Onun dışında, Mythbusters’ın “Aya ilk giden Apollo 11 mi?” diye bir bölümü var, en bilinen iddiaları çürütüyorlar, tabii insanlar “Amerikan programında bunu yalanlayacak değillerdi ya?” diyebilir, bu karar onlara kalmış. Benim Apollo 11’in Ay’a ayak bastığına dair bir şüphem yok(Uzay Mühendisliği öğrencisiyim).Bizim bölümde bundan şüphe duyan bir insana da rastlamadım.

    Ama bu Apollo 11 ve Amerika’nın Uzay Programı hakkında (uzay savaşının da neden olduğu) bir çok gerçek dışı bilgi de ortada dolaşıyor. En bilineni Rusya Kurşun kalem kullanmış da, ABD milyon dolarlar harcamış. Buna ve bunun gibi şeylere inanan çok çok fazla insan var.

    Onun dışında maddi olarak çok çok pahalı ve riskli olduğu için(her görev için yeni araç üretilmesi gerekiyordu ve motorlarının kullanım ömrü 1 kerelikti, yani test etme şansları bile yoktu) ve getirisinin azlığı nedeniyle NASA Ay programını durdurdu. 1972’de son kez Aya gittiler(Apollo 17). Aradan çok zaman geçmeden de International Space Station projesi başladı. İlk parça 99(ya da 98’de) yörüngeye oturtuldu ve 1-2 yıl sonra ilk astronotlar orada gönderildi. Yani aya gidildikten 30 yıl sonra, uzayda yaşayan insanlarımız vardı(bence müthiş bir olay)

    Son olarak kamuoyu desteği ve ilgilisinden bahsetmek istiyorum. Bugün, 1968’deki gibi imkanı olan herkes TV karşısına geçip siyah beyaz bir ekrandan flu bir aya iniş izlemiyor tabii ki. Ama bilimi ve uzayı insana yakınlaştırmak diyince, 6-7 ay önce Uzay İstasyonu’ndan dönen Kanada’lı Astronot Chris Hadfield harika bir iş başardı. Youtube’da ismini aratırsanız, Uzayda ne yiyoruz, ne içiyoruz, saçımızı nasıl kesiyoruz gibi ilgi çekici ve basit bir çok videonun yanında, onlarca okul projesini ve Mythbusters’la yaptığı eğlenceli uzay deneylerini de bulmak mümkün. Kendisi görevdeyken, her hafta yüklediği videolar ve twitter’dan paylaştığı fotoğraflar(Selçuk Erdem’in karikatürünü paylaşmıştı bir kere) milyonlarca insan tarafından izlendi, paylaşıldı konuşuldu. Yani Türkiye belki çemberin çok dışında kaldı ama kamuoyu ilgisi son zamanlarda gerçek anlamda çok arttı.

    Konu ilgim dahilinde olunca bir blog yazısına yakın yazmışım, kusura bakmayın.
    Daha önce internet radyonuz üzerinden de konuşmuştuk amirim, belki hatırlarsınız(Almanya, yemek üzerine bir sohbetti)

    Kendinize iyi bakın!

    • Emre 24/12/2013 at 09:02 #

      Doğan Selam,

      Sizin okuduğunuz bölümde, Ay’a ayak basıldığına dair şüphesi olan bile olmaması benim aklıma Medya ve Televizyon fakültelerinde okuyan öğrencilerin tam aksini düşünmesi, Ay’a ayak basmanın tamamen stüdyo ortamında icra edildiği, hatta bundan şüphesi bile olmayan insanlar olabilir

      Okan Bayülgen’nin bir programında izlemiştim sanırım, net olarak hatırlamasam da Okan Ay’a ayak basmanın tamamen stüdyo ortamında icra edildiğine, bu olayların medya balonu olduğuna inandığını söylemişti.

  6. Can Aydoğan 13/12/2013 at 22:17 #

    Konu ile direkt ilgili olmasa da, Voyager uzay aracında birçok dilde mesajın bulunduğu altın plakada Türkçe olarak da “Sayın Türkçe bilen arkadaşlarımız sabah-ı şerifleriniz hayırlı olsun” mesajı var. Plaka uzaylıların bulması umudu ile yerleştirilmiş. Buradan dinleyebilirsiniz http://goldenrecord.org/#discus-aureus

  7. wime77 13/12/2013 at 22:34 #

    Bugün artık Ay’a gitmek problem değil. Diledikleri zaman diledikleri kadar gidip gelebilir bizim dışımızda ki batılı ve asyalı devletler.

    O zaman Amerika Rusya ya karşı bir atak yapmak zorundaydı ve bunu tezgahladı. Ay’a gerçekten gidildiğinde orada bırakıldığı söylenen tüm ıvır zıvır malzemeler Ergenekon davasında olduğu gibi önce konulacak sonra bulunacak. Amerika bu konuda Rusya ile anlaştı eminim.

    Yalnız Amerika Ay’a gidemesede Rusya Mir Uzay üssünü yörüngeye koydu yıllarca kullandı ve işini bitirip indirdi.
    Sonra ABD, Avrupa ülkeleri ve Çin’ nin de ortak kullandığı uzay üssü yaptı ve bir ara Rus kozmonotları WC ye sokmamışlardı. Bu uzayda yapılan hareket yer yüzünde yeri yerinden oynattı. Rusya’ nın program için ödemesi gereken bir parayı ödememesi bahane gösterilmişti ama sonra RUSLAR resti çekince tuvalet açıldı.

    Yani biz kıyısında bile olmayacağımız bir oyunu oynayamıyoruz bile bırakın aralarına katılmak felan boş işler hocam.
    Biz ancak fışkiye felan takılalım ara eleman vs.

  8. bulut 14/12/2013 at 00:00 #

    Benzer görevler yürütülüyor.Apollo 11’den sonra Ay’a 5 defa daha insanlı yolculuk yapılıyor. http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nsanl%C4%B1_Ay_yolculuklar%C4%B1

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim