Kategoriler
Podcast

Zihnimin Kıvrımları – 3: ‘Kelimelerin Sihirli Dünyası’

Bir kelimenin, ismin varlığıyla yokluğu arasındaki fark nedir? Peki arkadan güzel, önden çirkin görünen kızlara ne ad verilir?

Zihnimin Kıvrımları’nın 3. bölümünde kelimelerin sihrini, kelamın gücünü kurcalıyorum.

Kaynaklar

“Zihnimin Kıvrımları – 3: ‘Kelimelerin Sihirli Dünyası’” için 23 yanıt

Amirim emeğinize sağlık. Bir mühendis olarak sizleri dinlemek her zaman bakış açımı farklı yerlere çekiyor.

Emeklerinize sağlık,
Mustafa İslamoğlu’nun meaili aslında Hz. Adem’in ilk insan olmadığından, meleklerin durumu nereden bildiklerinden, evrime kadar bütün konulara ışık tuttuğu için sizlerle paylaşmak istedim.
“Hani, senin Rabbin melâikeye ‘Ben yeryüzünde bir halife atamaktayım’ dediği zaman da şöyle sormuşlardı: ‘Yeryüzüne fesat çıkarmakta ve kan dökmekte olan birini mi atayacaksın; üstelik biz seni övgü ile tesbih ve takdis edip dururken?’ (Allah) cevap verdi: ‘Şu kesin ki, ben sizin bilmediğiniz şeyleri de bilirim.’” (2:30).
Detaylı bilgi için;
https://mustafaislamoglu.com/tabiat-ve-kuran-ayetleri-isiginda-ilk-insanin-yaratilisi/
https://www.youtube.com/watch?v=EejTpHEyy_A

Saygı ve sevgilerimle,

Merhaba, öncelikle ağzınıza sağlık.
Benim yanlış anlamam değilse çok küçük bir
detayda düzeltme gerekebilir: podcast kaydı 09.15 “kronolojik olarak” demişsiniz ama sanıyorum sehven söylediniz. Kuran’da kronolojik sıra nüzul sırası olduğu için Fatiha suresinin bu anlamda ilk sırada gelmediğini hatırlatmak isterim
Teşekkürler

İki kelimeyle; Çok Güzel.

Çekim ortamı (Bunu detaylandırmak isterdim ama mesaj uzar.), anlatım tekniği her şey mükemmel.

Teşekkür ediyorum…. ne diyeyim?

Merhaba Serdar Bey
Büyük bir keyif ile izledim. Ayrıca aklıma bebeklerin hayatında olan olgu, kişi ya da nesneleri toplumsal dilde kullanılan adları bilmeseler dahi kendince isimlendirme çabaları aklıma geldi. Hayatı toplumsal olarak yaşayıp algılamanın kısaca insan olmanın kaçınılmaz bir yansıması olan iletişimi ve kelimeleri bu kadar güzel işlediğiniz için teşekkür ederim.

PC desktop’tan dinliyorum, ilk kez bir (bu) siteye Chrome masaüstü bildirimi izni verdim.

Çay kayve muhabbeti için güzel bir sohbet. Ancak başlangıçtaki kutsal metinlerle alakalı bir takım düzeltmeleri yapmak lazım. Fakat eleştiri yahut tartışma ortamına mahal vermek istemem. Her inancın kendi dilinde kutsal metinleri elinde olan bir kişi olarak kutsal metinler ve bu metinlerde asıl kastedilenin ne oldugu metinde yazanın hakikati vb. hususlar zikredilmeden eski ahit şöyle dedi Kur’an böyle yazdı. Gibi yorumlar biraz eksik kalıyor. Örneğin Adem peygamberin eşyanın isimlerini öğrenmesi ve meleklere söylemesi değil asıl mesele Adem’in irade sahibi akıl sahibi bir varlık olmasi meleklerden farkıdır. Dolayısıyla kelimeleri öğrenebilmek kavramak ve bunları ifade edebilme kabiliyetidir mesele. Bir diğer itirazım buz olmadığı için buz kelimesi yok değildir. Kanaatimce kültürler her yeni karşılaştıkları durum olay nesne için ya farklı bir dilden ya da kendi turettikleri bir ismi kullanırlar bunun yeterli olup olmaması ayrı bir konudur. Zamanin değişmesiyle dil değişir önemli olan öz. (core) olan nuveyi koruyabilmektir. Bunu yaparken din siyaset ideoloji gelenek vs hersey baskın olmaya çalışacaktır. Bu da bir gelecek vaadi iddiasıyla ilişkilidir. Yahut üstünlük iddiasıyla ilgilidir. Teknolojiyi üretmede olduğu gibi. Logos kelamdir İslam’da İsa dir Hıristiyanlık ta soz dur antik felsefe de. Bazı nuanslari tamamlamadan kelimelerin üzerinde. Gitmek eksik noktalar birakmaniza yol açıyor Serdar bey. Dolayısıyla daha spesifik biçimde ve kunhune vakıf biçimde yorum yapmaniz beklenir. Üslup ve ifade kabikiyetiniz takdire şayan ancak kelime sözcüğünde i uzatilmadan söylenir. Kelam söylenirken a uzatılır ancak kelime de i uzatilmaz. Güzel sohbet anektodlar ve gündelik hayatttan örnekleriniz kendi notlarımda görmek aynı şeyleri düşünenler olduğu izlenimi verdi. Ancak dini ve felsefi konularda bazı noktaları daha iyi analiz etmeniz gerekir. Fatiha dan sonra Bakara gelmesi. Fatiha ummul kitap olarak nitelendirilen yedi ayeti Kur’an’ın tamamını ihtiva ettiği düşünülür sadece sırat yani istikamet değildir mevzu. İbadet kulluk ahiret kıyamet Yahudiler Hıristiyanlar ve istikamet de olmak dan bahsedilir. Bakara suresi ayrıca eski kavimlerden örnekler verir. Ve kelamın başında olması bu sırayla indirildiği anlamına gelmiyor. Sıralama daha sonra halifeler döneminde yapılıyor. Süre içi ayet sıralaması peygamberimiz zamanında yapilmistir. Son olarak dini metinlerden alıntı yaparken uslup biraz daha özenli olursa inanan insanlar rencide olmamış olur ve metne de saygımızı görmüş oluruz. Tabiki inanıp inanmamak herkesin kendi tercihidir.

Sevgili Serdar Bey, Zihnimin Kıvrımları 3′ ü de büyük bir dikkatle dinledim.
Özellikle son videonuzda konuları nasıl birbirine bağladığınızı ve sonuçlara ulaşıyorkeyif ve merakla izliyorum. Keşke bende çok konuşmayı sevseydim diyorum kendime. 🙂
Sigortacıyım genelde bizlerin çok konuşulduğu düşünülür ama benim amacım hep karşımdaki insanın konuşmasını ve konuya dahil olmasını sağlamak. Sizi merakla takip etmete devam ediyorum.
Selamlar

Serdar bey, yazılarınızdan sonra podcast serisini de keyifle takip ediyorum, emeğinize sağlık 🙂

Okuduğum bir İlhan Selçuk denemesinde önüme çıkan kısım tam da sizin bahsettiğiniz konuya yakın olduğu için paylaşmak istedim. Sevgiler.

“Dilin musikisi, ikinci bir dil yaratmaktır…

İnsanların anlaşamadıkları konusunda anlaşmaları dahi dil aracılığıyla gerçekleşir…

En yalın bir sözcük için bile anlam değişkenliği yerine ve zamanına göre çarpıcılaşabilir.

Subay birliğine komut verdi : Yat!..
Anne çocuğuna : Yat..
Hekim hastasına : Yat!..
Erkek kadına : Yat!.. “

Sizi dinledikten sonra zihnimin kıvrımlarında dil, zihin, düşünce üçgeninde örtüşebilecek çok değerli Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu’nun ‘Bye Bye Türkçe’ adlı kitabı geldi. Bir ülke iki türlü feth edilir. Biri kaba kuvvet, diğeri yumuşak güç diyordu.Kitapta, bir milleti yok etmenin yolunun o milletin dilini unutturmaktan geçtiğinin altını çiziyordu ve örnek olarak caddelerde bütün işyeri isimlerinin tarzanca İngilizce haline geldiğinden bahsetmişti.

Zihnimizi açık tuttuğunuz için çok teşekkür ederim. Emeğinize sağlık.

Dinlerken çağrışan bir not:
Evrim Kuran “Z Bir Kuşağı Anlamak” kitabında geçiyor. Aynı dilde, aynı kuşakta, aynı şehirde hatta yan yana mahallelerde ama farklı sosyoekonomik statüden ailelerin çocukları için bir kelimenin nasıl farklı meale gelebileceği örneği.. Hatta senin de söz ettiğin bir sözcük olan “atölye” hakkında. Bir çocuğa göre atölye çalıştığı yer (konfeksiyon atölyesi), diğerine göre workshop..

bu kadar güzel bilgiyi bu kadar kısa süreye sığdırabilmek gerçekten çok büyük bir emeğin eseri öncelikle emeğinize sağlık bende şöyle bir katkıda bulunayım bu karantina günlerinde Hitler ile ilgili belgeseli izliyordum “Hitler’s Circle of Evil” Gobels in yaptıklarını inanılmaz anlatıyor tam sizin dediğiniz gibi insanları boş bırakmayacaksınız yoksa düşünürler ….

Bugün gün içerisinde dinledikten sonra anlamını bildiğim fakat pek kullanmadığım bir kelimeyi (eşkere) günlük konuşmamda kullandım.Bugün bu videoyu sonuna kadar dinlememiş olsaydım konuşma esnasında (açık) der geçerdim ve eminim bu kadar anlaşılır olmazdım.Kelimelerin tesirini hissettikçe sihirli dünyasınını daha iyi anlıyoruz.

Serdar bey merhabalar, podcast’inizde nişanyan sözlüğün yeni baskısını aldığınızı söylediniz. Uzun zaman önce baskı bulamayıp vazgeçmiştim aramaktan. Nereden bulup aldığınızı öğrenebilir miyim? Çok teşekkürler

Abicim yani sohbetlerden lezzet alıyorum ama bir tavsiyem var dini meselelere girmeseniz.Çünkü mukaddes yerler olduğu için üslup bilgi önemli.Şimdiden tşk ederim

Son yıllarda günlük konuşma dilinin içinde sinir bozacak kadar fazlaca yer işgal eden “aynen” ve “sıkıntı” kelimeleri ve buna benzer bazı kalıplar sizin de dikkatinizi çekiyor mu? Dilimizde karşılık olarak bir çok alternatif varken aynı kelimeleri tekrar tekrar kullanıp kullanılan kelime sayısını aza indirmek ve üstelik bazı yerlerde de bu kelimeleri yanlış kullanmak, bunun normalleşmesi dil açısından bir tehlike değil midir? Bu durumun afazi kavramıyla bir ilgisi var mıdır?

Sizi tanıdıktan sonra tüm serinizi yürüyüş yaparak dinledim. Bazen yeniden dinlediklerimde oldu. Konulara yaklaşımınız gayet iyi. Sadece sohbet ediyorsunuz. Sohbet havasında güzel. Tabi kişilerin katılmadığı hususlar olabiliyor benimde olduğu gibi. bu podcastinizi sonradan dinledim. İlk yorumum. Dini konularda da anlayışınız size aittir diğer konularda olduğu gibi. Yorumlarla katkıda bulunabiliriz sıkıntı yok diye düşünüyorum. sohbet tadında paylaşımlarınız emeğiniz için teşekkürler. Ayrıca herkese tavsiye ederim hem yürüyüş hem düşünme anlama tadında dinlence. Sevgiler Serdar abi sana ve takipçilerine.

Görüşlerinizi paylaşın: