Özete kurban edilen bağlam

İnsan beyninin potansiyeline yönelik çok şey yazılıp çizildi. Yapay zeka çağı ise bundan feragat etmeye ne kadar meyilli olduğumuzu gösterdi.

Bu hafta denk geldiğim ve ilk başta yazının ana konusuyla bağlantısız görünen üç gelişme ile başlamak istiyorum.

Meyve sineği olarak da bilinen Drosophila‘nın beslenme ve üremeden ibaret; basit bir yaşam düzeni var. Bu yüzden ortalama 130 bin nörona sahip beyni ona fazlasıyla yetiyor.

Moleküler Biyolog Michael Andregg tarafından kurulan Eon adlı girişim, 2024 yılında bir örneğinin 139 bin 255 nöron ve 50 milyon sinaps içeren beynini tarayıp dijitalleştirmeyi başardı. Daha yalın bir ifadeyle sineğin beynini bir yazılıma dönüştürdü. Aynı ekip bu ay bu dijital sinek beynini sanal bir evrendeki sanal bir meyve sineğine bağladı. (Bunun için Harvard Üniversitesi’ne bağlı Kempner Enstitüsü’nden Araştırma Görevlisi Pembe Gizem Özdil’in modelini kullandılar.)

Sinek hiçbir insan müdahalesi olmadan ve çok kısa bir sürede türünün (uçmak dışındaki) neredeyse tüm doğal fonksiyonlarını yüzde 95 tutarlılıkla edinip “yaşamaya” başladı. Dolayısıyla 1940’larda gündeme gelen sibernetik alanında yepyeni bir çağ başlamış oldu.

Bilim ekibinin tabiriyle artık hayalet makinenin içinde değildi; makine bizzat hayaletin kendisiydi. Eon’un yeni hedefi, aynı uyarlamayı 70 milyon nöronuyla meyve sineğinden 560 kat daha karmaşık fare beyni üzerinde gerçekleştirmek.

Nihai hedefi tahmin etmek güç olmasa gerek.

İkinci gelişmenin başrolünde yine bir hayvan var: Avustralyalı teknoloji girişimcisi Paul Conyngham’ın köpeği “Rosie”. 2024’te kanser teşhisi konan Rosie’ye uygulanan kemoterapi ve ameliyatlar fayda etmeyince, Conyngham OpenAI’ın yapay zeka (YZ) botu ChatGPT ile immünoterapi yöntemlerini araştırmaya başlıyor. Aynı esnada New South Wales Üniversitesi ile temasa geçerek köpeğinin DNA dizilimini çıkarıyor. Ardından tüm verileri Google’ın iştiraki DeepMind’ın açık kaynaklı YZ modeli AlphaFold’a yükleyerek köpeğinde mutasyona uğrayan proteinleri tespit ediyor.

Sürece dahil olan New South Wales Üniversitesi RNA Enstitüsü Direktörü Pall Thordarson ile Rosie’ye özel bir mRNA aşısı geliştiriyorlar. İki doz uygulandıktan sonra tümörlerin tamamına yakını küçülmeye başlıyor. Rosie şu an hayatta ve iyileşmeye devam ediyor. Conyngham ise aynı süreci benzer kaderi yaşayan diğer köpekler (ve sahiplerine) de sunabilmek için çabalıyor.

Üçüncü ve son gelişme ise, bu satırları yazmadan biraz önce denk geldiğim ve neredeyse her yıl tekrarlanan bir sokak röportajı. Katılımcılara kana kırmızı rengini neyin verdiği soruluyor. Kolaylık olsun diye şıklar bile hazırlanmış: Vişne, alyuvar, domates ve pekmez. Yarım saat süren röportajın her dakikası, insanlığa dair umudu biraz daha tüketen cinsten.

Videonun kapak görselinde “-da” ekinin yanlış yazılması yapbozu tamamlamış.

Bu üç gelişme, aynı dönemde ve aynı gezegende yaşandı. Öznesinde 86 milyar nörona ve en az 100 trilyon sinapsa sahip olduğu varsayılaninsan” vardı.

Şartlar benim gibi müzmin iyimserler için bile giderek zorlaşıyor.

Özetin bedeli

Sektör analizlerine göre YZ botlarının kullanıcı sayısı 2,5 milyarı aştı. Bu hizmetler en çok bireysel terapi, bilgiye ulaşma ve içerik özetleme için kullanıyor. Ve bu üç başlığın her biri kendine has dev bir sorun yumağını kartopu gibi büyütüyor.

ABD / Yale Üniversitesi’nin bu ay yayımladığı bir çalışma, YZ botlarının insanların fikirlerini şekillendirme konusunda sanılandan çok daha fazla belirleyici olduğunu ortaya koydu. Makalenin en ilginç ayrıntısı, kullanıcıların en çok başvurduğu “özetleme” talebinde dahi içeriğin algoritmanın kendi önceliklerine (değer yargılarına) göre üretildiğine yapılan vurguydu. Bir başka deyişle bir elin parmaklarını geçmeyen sayıda algoritma, şimdiden milyarlarca insanın zihinlerini, bilgilerini ve değer yargılarını şekillendiriyor. Yazı ve videoların özetleriyle yetinmeyi tercih edenler, neye ulaştığını biliyor, fakat neyi göremediğini asla bilemiyor.

Üstelik bu bile fazlasıyla iyimser bir senaryo. Çünkü giderek artan sayıda kullanıcı içeriğin aslına dahi ulaşma zahmetine girmeden, doğrudan YZ’nin sunduğu bilgiye razı geliyor. Trafiği yıl bazında yüzde 643 artan Gemini botunun geliştiricisi Google bunun en somut örneği. Firmanın Türkiye’de de kullanıma sunduğu “YZ Bakışı” adlı işlevi, markanın “arama motoru” algısını bambaşka bir forma dönüştürüyor.

YZ çağından önceki Google aramalarında, ikinci sayfadaki sonuçlara bakanlar yüzde 1’i bulmazdı. Bu oran artık Google’ın YZ özetinin altındaki bağlantılara tıklayanların oranını temsil ediyor. İçerik sitelerinin ziyaretçi sayısı yüzde 50 ile 80 aralığında düştü. İlgisizlikten değil; ziyarete gerek kalmadığı için. Nasıl olsa Google aradığım yanıtı derleyip kendi sayfasında gösteriyor.

Avrupalı yayıncılar 2024 yılında konuyu Avrupa Komisyonu’na taşımıştı. Bu hafta can havliyle soruşturmanın hızla tamamlanmasını talep ettiler. Trafikle doğru orantılı düşen gelirleri yüzünden iflasın eşiğine gelen şirketler, Google’ın bu yöntemi değiştirmesini ve kendilerine tazminat ödemesini istiyor. Google ise bu talebin “ürün kalitesini bozacağını” söyleyerek topu taca atıyor.

21. yüzyıla “Enformasyon Çağı” sloganıyla girmiştik. Bu hayalin sonunda, özetlerin dahi göz ucuyla okunduğu bir çağ kaçınılmaz mıydı bilemiyorum. Mevcut araştırmalar YZ destekli özetleme salgınının derin düşünme yeteneğini aşındırdığını, bilişsel tembellik yarattığını ve problem çözme kabiliyetini zayıflattığını gösteriyor. Bilgilerde bağlam kopması ve sahte bir “bilme” hissi de bulgular arasında.

Teknolojik evrimin gelecekteki bir anında, siborg meyve sinekleri ile eşitlenmemiz uzak ya da imkansız bir olasılık değil.

(20 Mart 2026 tarihli Oksijen gazetesi yazım.)

Yeni içeriklerden anında haberdar olmak isterseniz aşağıya e-posta adresinizi yazabilirsiniz.

Diğer 5.446 aboneye katılın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

7 yanıt

  1. selensoft2023 avatarı
    selensoft2023

    İnsanımızın bilgisizlikten daha büyük problemi iletişim bilmemek. “Kana kırmızı rengini ne verir?” sorusunu dinlemeden, algılamadan; kendi kafasındaki “Hangi yiyecek kan yapar?” sorusuna ezbere cevap veriyor.

    1. feza avatarı
      feza

      ezbere egitimin sonucu diyebilir miyiz ? :/

  2. Bülent Demircan avatarı
    Bülent Demircan

    Yapay zekanin madem insanlarin deger yargilarini etkileme gibi nir durumu var reklam sirketleri bu ucretsiz yapay zeka botlarina neden reklam vermiyor?

    1. M. Serdar Kuzuloğlu avatarı

      Çünkü henüz OpenAI (ChatGPT) dışında hiçbiri reklam seçeneği sunmuyor. Bunu şimdilik sadece ChatGPT gündeme getirdi. Geleneksel anlamıyla hayata geçerse, pazarlama tarihinin en ürpertici çağını başlatmış olacak.

  3. melih özçelik avatarı
    melih özçelik

    Amirim ,
    Makinelere ilham (kopya) veren canlıların sibernetik konusundaki 1940 lardaki devrimsel değişimi , günümüz quantum fiziğinin anlaşılmasına katkısı olduğunu düşünüyorum..
    Her hafta merakla beklediğim yazılarınız için teşekkürler..

  4. Harun İnanduğçar avatarı
    Harun İnanduğçar

    Gelecekte muhtemel bir kutsal metnin ilk cümlesi şu olabilir: Ve epistemik hegemonya bir avuç elitin eline geçtiğinde…

  5. Serhat Kadir KARATAŞ avatarı

    Serdar abi ben 40 yaşında bir tabelacıyım qaraqutu.org yapay zeka ile insan arasında güven inşaa etmeye çalışıyorum bir göz atar mısın