Haftanın Özeti: 28

Pazar günleri saat 10:00’da yayımlanan özetler haberdar olmanızda fayda olan gelişmeleri 5 ana başlık altında sıralar. Diğer kategorilerin bağlantılarını yazının sonunda bulabilirsiniz.

[nextpage title=”Genel Gündem” ]

Genel Gündem

  • 12 Eylül 1980 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin son ‘resmi’ askeri darbesini gerçekleştiren, bir sağdan bir soldan gençleri asan, asılmaya yaşı tutmayan çocukların yaşını mahkeme kararıyla büyütüp asan, bunları yaparken elleri dahi titremeyen, ABD istihbaratının altın çocuğu,  7. Cumhurbaşkanı, Kenan Evren Cumartesi gecesi hayatını kaybetti. Evren, iktidarı döneminde açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı. 7 bin kişi için idam isteniyordu, 517’sini bu cezaya çarptırıldı ve 50’si asıldı. 30 bin kişi sakıncalı olduğu gerekçesiyle işsiz kaldı, 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı, 30 bin kişi ülkeyi terk ederek siyasi sığınmacı oldu. 937 film yasaklandı, 23 bin 577 dernek kapatıldı, 400 gazeteci toplam 4 bin yıl hapis istemiyle yargılandı. 300 gün boyu gazete ve dergiler çıkmadı, 39 ton gazete ve dergi imha edildi. Evren bütün bu suçlarından ötürü açılan ‘göstermelik davada’ hüküm bile giymeden yatağında vefat etti. Gayet iyi hatırladığım o yılları sanıyorum yaşayan hiç kimse unutmayacaktır.

  • Bu hafta Türkiye’nin bir diğer kaybıysa Oyuncu ve Yönetmen Zeki Alasya oldu.

  • Avusturya merkezli Vangardist dergisi AIDS konusundaki hurafelerle mücadele adına son sayısını HIV+ içeren kanla karıştırılmış mürekkeple bastı. Amaç AIDS’in bu şekilde bulaşmayacağını öğretmek ve AIDS hastalarına cüzzamlı muamelesi yaptırmamak. Derginin bu ilginç sayısı 50 eurodan satılıyor.

hiv-cover

  • Paraguay’da babası tarafından tecavüze uğrayarak hamile kalan 10 yaşındaki kızın kürtaj yaptırmasına izin verilmedi. Gerekçe hamileliğinin sağlığını tehlikeye atacak bir durumu olmaması.

  • Hattie Watson 28 yaşında hoş bir kadın (kızıl ve çilli olması benim için fazlasıyla yeterli). Hayatını mankenlik yaparak kazanıyor. Kendisiyle yapılan bir röportaja denk geldim. Bir mankenin gündelik hayatı (yani podyum / set ışıkları, afili kıyafetler ve photoshop olmadığı anlarda) ne yaptıklarını uzun uzun konuşmuşlar. Ve merkezine en büyük merakı koymuşlar: kaç para kazanıyor bu mankenler? Watson biraz istisnai. Ve söylediğine göre şartlar sanıldığı kadar da parlak değil. Sosyal medyada yaptığı tanıtımlar da Türkiyeli emsallerine göre komik denecek kadar ölçülü. 68 bin takipçiye sahip Instagram hesabında 100 dolara ürün tanıttığını söylüyor. Bizim Instagram heyetinden o bütçeyle ancak küfür yersiniz.

content_by_hattiewatson-d41ymnk

29236797

  • Adını anmışken selfie sporunun ünlü Atleti Kim Kardashian üstüne yapılan bir araştırmayı da anmadan geçmeyeyim (sonuçta olayın kitabını yazmış birinden söz ediyoruz). Araştırmamız 5 Mayıs 2014 ile 5 Mayıs 2015 tarihleri arasında hanımefendinin paylaştığı 152 selfie üstüne oturuyor. Merak edene detay bol.
  • Bir lisan, bir insan; beş lisan, beş insan. Peki Dothraki bu hesaba dahil mi? Game of Thrones izlemediğimiz zamanlar da yok değil hani.

BrzDbU0CAAIJOSS

  • Londra Belediyesi köpek sahiplerine yönelik sinsi bir plan hazırlığında. Doğal ihtiyaçları için hayvanlarını gezdirenler kakalarını toplamazsa ‘mamuller’ DNA testine tabi tutularak kime ait olduğu bulunacak ve 80 paund ceza kesilecek. Bunun için kullanılan tekniğin ismine hasta oldum: Pooprint (kabul ediyorum kulağa pek hoş gelmiyor ama yanınıza bir naylon poşet alın ve kakaları toplayın lütfen! Her şeyi biz mi öğreteceğiz?)
  • Basılı kitaplar doğası gereği eskiyor, yıpranıyor. Neyse ki şifacıları da var.

  • Fiyatlandırma ve bedel algısı üstüne Dan Ariely’den aldığım zehirden bu yana meraklıyım. Fiyatlama stratejisiyle ilgili öyle muhteşem bir kaynağa denk geldim ki, güncel olmamasına rağmen paylaşmadan edemedim. Bir gün bir şeye fiyat biçmek zorunda kalırsanız elinizin altında bulunsun. Taktiklere bakınca çoğunun gerçek hayattaki karşılıklarını hatırlayacaksınız. İnsanoğlunu aldatmak ne kolay!

pricing-strategy-s4-t9

  • Böyle bir araştırma neden yapılmış anlayamadım ama madem yapılmış siz de bilin. Hani dilinize, aklınıza bir şarkı takılır da bir türlü gitmez ya; sakız çiğneyince geçiyormuş. İlham kaynağı da olayı inceleyen şu sayfadaki 3. madde olmuş.
  • Madrid’de bir protesto eylemi yapıldı. Ancak göstericileri dağıtmak mümkün olmadı. Ne biber gazı, ne tazyikli su ne de plastik mermi kar etmedi. Çünkü hepsi hologramdı. Dünyanın ilk hologram eylemini izleyelim ve düşünelim.

  • Hindistan’da dilencilere hizmet verecek bir banka kuruldu.

[/nextpage]

[nextpage title=”Bilim / Teknoloji” ]

Bilim / Teknoloji / Yazılım / Donanım

  • Hislerime tercüman olan Gizmodo diyor ki “kimse söylemeye cesaret edemiyor ama Apple Watch da diğer akıllı saatler de beş para etmez”. Konuyu bir adım öteye taşıyıp gereksiz bir fanboy girdabına düşmeden önemli bir kırılıma işaret ediyor. Enformasyon çağı bitti, artık altapı çağına girdik. Altyapıdan kastı geçen haftaki özette lansmanından söz ettiğim Tesla şirketinin ev pili Powerwall ve türevleri. İlginç bir zihin esnetmesi.
  • 1997’de Dünya Satranç Şampiyonu Gary Kasparov’u yenen IBM’in Deep Blue adlı bilgisayarı epey ses getirmişti. Peki satranç dışındaki alanlarda yapay zeka ne alemde? Bir benzer deney poker üstünde yürüyor. Kumarhaneleriyle ünlü Pennsylvania’da 80 bin el poker oynayan Carnegie Mellon Üniversitesi tarafından geliştirilen Claudico adlı bir yapay zeka yazılımı dünya şampiyonlarını dahi tedirgin eder duruma geldi (turnuvada oynanan poker türü ‘Heads Up No Limit Texas Hold ’em’ adı verilen epey beşeri yetenek gerektiren bir tarz).

brains-final-scores

  • Bundan 10 sene önce “Internet Explorer dibe vuracak” diyene deli gözüyle bakarlardı eminim. Teknoloji dünyasında her şey çok hızlı yaşanıyor ve kimsenin yarına dair bir garantisi yok. Aşağıdaki grafik bunun ispatlarından sadece biri.

browser-stat

  • Microsoft ile ilgili bir diğer ilginç gelişmeyse bu hafta gerçekleşen Ignite adlı (yine Microsoft tarafından düzenlenen) etkinlikte telaffuz edilen bir cümle oldu. Şirket adına konuşan Jerry Nixon “Windows 10’u tanıtıyoruz çünkü o son Windows olacak” dedi. Ortamda South Park sessizliği yaratan bu duyurunun ardından açıklama geldi: Microsoft artık Windows’u sürekli güncellenen, ihtiyaçlara göre gelişen modüler bir yapıda (ve aynen Apple gibi ücretsiz yükseltmelerle) kullanıcılarına sunacak. Gayet mantıklı ve gayet geç bir karar.
  • Meğer ABD dış istihbarat teşkilatı NSA’in Skynet adında bir programı da varmış. Ama bu biraz farklı cinsten. Bir mağdur sayesinde detaylarını öğrenmiş olduk.

TravelPatterns

  • Yukardaki konuyla bağlantılı -meraklısına- harika bir kaynak makaleye denk geldim. NSA her türlü elektronik iletişimin yanısıra telefon konuşmalarını da dinliyor. Ama onları nasıl sınıflandırıyor, nasıl kaydediyor, içlerinde nasıl arama yapıyor… Ama öyle uzun ki linkini vermeye korkuyorum (verdi).
  • Son olarak notlarımıza ekleyelim; ABD mahkemesi NSA’in yürüttüğü bu dijital takibin hukuksuz olduğuna hükmetti.
  • Şahsen çok ilgimi çeken -dolayısıyla ilgilediğim- ‘filtre balonu’ adlı önemli bir konu var. Kabaca sosyal medya algoritmalarının bizim ilgimizi çekeceğini düşündüğü şeyleri gözümüze sokması, çekmeyeceğini düşündükleriniyse gizlemesini temel alıyor. En büyük sorunsa kullanıcı olarak bizim bizden gizlenenler hakkında hiçbir şey bilmiyor oluşumuz. Belki bizim için çok önemli gelişmelerden mahrum kalıyoruz; haberimiz bile olmuyor. Çapraz kontrol yapabileceğimiz bir mecra da yok. Algoritmalara teslim hayatımızda eleştiri okları tahmin edebileceğiniz gibi en çok Facebook’a yöneliyor. Bu hafta -Facebook çalışanları tarafından gerçekleştirilen- bir araştırmanın sonuçları yayımlanandı. Araştırma filtre balonu teorisini reddediyor. Konuya ilişkin en derli-toplu reddiyelerden biri Kuzey Carolina Üniversitesi’nden Zeynep Tüfekçi‘den geldi (üzgünüm ama İngilizce). Bu konuyla ilgiliyseniz Eli Pariser’ın The Filter Bubble kitabını kesinlikle öneririm.
  • NASA, normalde uzay araçlarını takip için kullandığı özel radar sistemini deprem felaketiyle sarsılan Nepal’de kullandı ve göçük altında kalan 4 kişiyi kalp atışlarından tespit  ederek kurtarılmasını sağladı.
NASA'nın radarının gözünden 4 kişinin kurtarıldığı Chautara köyü böyle görünüyor.

NASA’nın radarının gözünden 4 kişinin kurtarıldığı Chautara köyü böyle görünüyor.

  • Bu vesileyle Nepal’e yardım amaçlı fotoğraf merkezli bir girişimi de anmış olalım.
  • California Üniversitesi’nde yürütülen bir çalışmada UCD38B olarak bilinen molekülün hızlı yayılan bir beyin kanseri türünü tedavi ettiği ortaya çıktı. Bu molekül kanser hücrelerinin çoğalmasını durduruyor ve kendini yok etmesine yol açıyor.
  • Güney Kore’deki Pohang Bilim ve Teknik Üniversitesi tarafından geliştirilen bir cihaz kişilerin kalp krizi geçirip geçirmediğini tespit edebiliyor. Kriz anında kandaki troponin adlı protein hücresinin artış göstermesinden yola çıkan cihaz bunu anlık olarak tespit ederek hızlıca teşhis koyuyor.

ac-2015-00921m_0006

  • 9 dolara bilgisayar olabilir mi? Elbette olmaz! Şaka şaka, olur(muş). CHIP ile.
  • UCLA Üniversitesi’nde yürütülen bir proje 3 boyutlu yazıcılarla üretilebilen basit bir düzenekle akıllı cep telefonlarını gelişmiş birer mikroskoba çevirdi. Alınan görüntülerle DNA analizi; hatta kanser ve Alzheimer teşhisi dahi yapılabiliyor.
  • Giyilebilir cihazlarla gelişen Quantified Self adlı bir akım var. Kabaca kendine ait verileri yazılım ve donanımlarla kaydedip arşivlemeye, paylaşıp analiz etmeye dayanıyor. Bu konudaki EN garip cihaz ise CH4. Afili bir ismi var ama yaptığı pek o türden değil. O sizin gerinizden çıkan gazları koklayarak ölçüyor. Böylece hangi yemeğin sizde nasıl etki yaptığını buluyor. Dolayısıyla o yemeklerden uzak duruyorsunuz. Sitesindeki bilgilere göre günde 13 ile 21 arası gaz çıkarmak normalmiş. Osuruktan icat diye buna derim.
  • Telefonunuza yollanacak izinsiz pazarlama mesajlarını engelleyen bir mobil -yerli- uygulama: Temiz SMS.
  • Dünyanın en büyük fabrikalarından Foxconn‘u -özellikle Apple sayesinde- eminim duymuşsunuzdur. Peki 45 yıldır hizmette olan 18 milyar dolarlık Jabil’i hiç duymuş muydunuz?

[/nextpage]

[nextpage title=”İnternet / Girişimler” ]

İnternet / Girişimler

esesci

  • 14 yıl önce (2001 yılında) 150 bin dolar maliyetle Nevzat Aydın ve Melih Ödemiş tarafından kurulan Türk internetinin en önemli girişimlerinden Yemek Sepeti bu hafta Delivery Hero tarafından 589 milyon dolara satıldı. Aklınıza gelen esas sorunun cevabını ise Webrazzi vermiş. Bakalım bu satıştan kim, kaç para kazanmış?

yemeksepeti-satis-sonrasi-pay

  • Yerel bir Silikon Vadisi kurma hayali sadece Türkiye’ye ait değil. Rusya da 2009 yılında aynı hevesle bir şeyler yapmaya başlamıştı. Sonrası hüsran. Öyküsüyse ilginç.
  • Henüz sadece 18 ülkede hizmet veren videolu Facebook Messenger ilk 2 günde 1 milyondan fazla görüşme yaptırmış (aktif kullanıcı sayısı 600 milyon).
  • Meerkat ve Periscope sayesinde cep telefonlarından canlı yayın yapma meselesi yeniden harlandı. Bu hafta duyrulan Lopeca olayı biraz daha dar çerçeveli tutarak daha işlevsel bir kullanım vaat ediyor. Siteye keşfetmek istediğiniz bir şehri / bölgeyi tanımlıyorsunuz ve sizin için uygun zamanları belirliyorsunuz. Lopeca’nın oradaki uzman rehberleri cep telefonunun kamerasından kendi anlatımıyla size orayı gezdiriyor. Zorlu bir girişim olduğu kesin ama eminim keyif verir.

lopeca

  • Gezentiler için geçen yıl hizmete giren MountPicks adlı mobil uygulamayı da anmış olalım (sadece iOS için var). Seyahatlerinize ait fotoğraf, video ve notlarınızı diğer heveslilere rehberlik edecek şekilde derliyor.
  • Seyahat ve özellikle keşif meraklılarının hoşlanacağı yeni girişimlerden biri de Meeple adını taşıyor. Gideceğiniz yeri yazıyorsunuz ve sizi orada yaşayanlarla iletişime geçiriyor. Güncel etkinlikler, görülmesi gereken ilginç yerler ve dahası. Bunun kesinlikle fark yaratacağına inanıyorum. Neredeyse her şehrin turist rehberleri ziyaretçileri alabildiğine klasik destinasyonlara hapsediyor. Meeple’ı aklınızın bir kenarına yazın (kendi şehrinizi temsil de edebilirsiniz elbette).
  • Über, aldığı son yatırımda 50 milyar dolar üstünden değerlendirildi. Makas açıldıkça açılıyor.

bii-sai-cotd-fb-uber-early-1

  • Lafı geçmişken; Über’in literatüre kattığı ‘überizasyon’ terimi, yani hizmet sunanla müşteri arasındaki mesafenin alabildiğine kısalması konusu hemen her alanda kendine bir karşılık bulmuş durumda.
  • GlobalWebIndex’in hakara-makara uygulaması Tinder üstüne yürüttüğü bir çalışmanın sonucunda kullanıcılarının yüzde 42’si evli çıktı.
  • 15 milyonu ücretli 60 milyon üyeye sahip online müzik hizmeti Spotify geçen sene 1,3 milyar dolar ciro yaptı. Fakat ne yazık ki bunu kara çeviremedi. Aksine 2 yılda zararını 3 katına (197 milyon dolar) çıkardı. Mashable da haklı olarak soruyor: bu iş nereye gidiyor?
Online müzik dünyasının en taze girişimi ünlü Rap Şarkıcısı JayZ'nin öncülüğünde geliştirilen Tidal. Ancak o tarafta da işler hiç iyi görünmüyor.

Online müzik dünyasının en taze girişimi ünlü Rap Şarkıcısı JayZ’nin öncülüğünde geliştirilen Tidal. Ancak o tarafta da işler hiç iyi görünmüyor.

  • Facebook, internet.org girişimini Zuckerberg’in ağzından tanıttı.
  • En sağlam Periscope yayınlarını tarayıp haber veren uygulama: Dextro Stream.
  • Instagram fotoğraflarınızın parayla satın alınacak kadar iddialı olduğunu düşünüyorsanız Twenty20 sitesine bakmanızda fayda var.

[/nextpage]

[nextpage title=”Tasarım / İnovasyon” ]

Tasarım / İnovasyon

  • Her ne kadar mobil kullanım yükselişteyse de ekranlara bağlı modern yaşam insan ırkının boynunu, belini büktü. Sürekli kambur duruyoruz ve bu vücudumuza inanılmaz bir yük bindiriyor. Bu sorunu aşmaya niyetlenen girişimlerden biri BetterBack. İlginç bir kemer ve akıllı algılayıcılarla donanmış. İzleyelim.

  • Bu hafta en ilgimi çeken yeniliklerden biri add-e oldu. Küçücük bir motor ve pilden oluşan sadece 2kg ağırlığındaki bu sistem bütün bisikletleri elektrikli hale getiriyor. Bunu da (aynen dinamolarda olduğu gibi) tekerleğinize yapışan bir silindirle gerçekleştiriyor. Aklımı kurcalayan şey sürekli dişlilere sürtünen bir yüzeyin kısa sürede lastiği aşındırma yapıp yapmayacağı. 750 euroluk fiyatını daha sonra düşünürüz. Bir de siz izleyin bakalım.

  • Telefonunuzu şarj etmek için en dolambaçsız, sade ve şık seçeneklerden biri: Ora.

  • Bitkilerinizi şarj etmek için en akıllı çözümse Tableau. Ne zaman ve ne kadar suya ihtiyacı varsa ona göre suluyor. 195 euro.

  • ‘Şehir arabası’ kavramı daha çok İstanbul, Moskova, Paris, New York gibi kaotik, itiş-kakışlı, çileli şehirler için. Bitmeyen dur-kalklar, define kadar nadir park yerleri gibi kendine has dertleri olan bu tip şehirlere özel tasarımlardan biri de EO 2 adı altında geliştiriliyor. 750 kilo ağırlığında ve maksimum hızı 65 (ki bu bahsi geçen şehirlerde yapabileceğiniz ortalama hızın en az 3 katına denk geliyor). Tasarımı alabildiğine aykırı. En hoşuma giden ayrıntısı 90 derece dönebilen ön ve arka tekerlekleri ve 1,5 ile 2,5 metre arasında -esneyerek- değişebilen boyutları. Tutar mı bilmem ama gelecekte emsallerini çok göreceğimize eminim.

  • Bir tür cilt kanseri olan melanoma dünyada en sık görülen vakalar arasında. Üstelik kansere bağlı genç yaştaki ölümlerinin birinci sebebi. En önemli korunma yöntemi güneşten uzak durmak (yaz sezonuna doğru uyarmış olayım). Şimdiye kadar birçok kampanyaya konu olan; hatta son Cannes Lions’ta yaratıcı bir çalışmayla ödül kazanan karşı mücadeleye bu hafta bir yenisi eklendi. Belçikalı reklam ajansı Happiness Brussels sahilde sadece gölgede duranların kullanabileceği bedava wi-fi hizmeti geliştirdi. Shadow Wifi Kesinlikle harika bir fikir ve uygulama!

  • Bir LEGO tutkununa kulak verelim. Ama ne tutkun! Mimar Jeffrey Pelletier bodrumunda 250 bin parçalık bir depoya sahip!

  • Sürücüsüz otomobillere dair neredeyse her hafta bir model tanıtıyorum. Sırada kamyonlar var (denizlerdeki çalışma başlayalı çok olmuştu). Daimler tarafından bu hafta tanıtılan Freightliner Inspiration kodlu kamyon kesinlikle otomobilden daha büyük ihtiyaç gibi görünüyor. İlginç ayrıntılardan biri bu akıllı kamyonların birbiriyle iletişim kurarak daha da akıllı hale gelmesi. İzleyelim.

  • Favori saat markam IWC de akıllı saat trenine binmeye hazırlanıyor. Birkaç küçük farkla. İpucu: kayış. İzleyelim.

  • Çok yediğin zaman seni uyaran, vicdan azabı akıllı tabak: SmartPlate.
  • Ünlü Bilimci Albert Einstein kadar zeki, bilgili, yaratıcı ya da popüler olamayabilirsiniz. Ama en azından el yazınız ona benzeyebilir. Harald Geisler ve Elizabeth Waterhouse not defterlerindeki elyazısı örneklerinden yola çıkarak Albert Einstein Font adlı yazı karakterini yaratıyor. 15 dolarlık bir heves (fakat diğer projelerini mutlaka inceleyin derim).

[/nextpage]

[nextpage title=”Sinema / TV / Kültür / Sanat” ]

Sinema / TV / Kültür / Sanat

  • Geleneksel Star Wars Günü geride kaldı. Ama bilgilerimizi tazelemek için böyle özel günlere gerek yok. Buyrun size 37 maddelik güzel bir bilgi konsantresi.
  • National Geographic dergisinin 27 yıldır sürdürdüğü Gezgin Fotoğrafları Yarışması’nın 2015 ayağındaki kareler yine nefes kesici.

  • Leo Castaneda bilgisayar oyunlarından kesitleri illüstrasyonlara dönüştüren bir proje yürütüyor. İlginç bir heves. Bakalım tanıdık kareler yakalayabilecek misiniz?

  • Ekran görüntüsü (screenshot) dijital çağın artıklarından biri. 2 bin 361 tanesi bir araya gelince ortaya ilginç bir şey çıkmış. Gregor Belibi Minya imzalı bir kısa film.

  • Kapanışı Min Alxe imzalı bir animasyonla yapalım. İzleyin bakalım tanıdık gelecek mi?

Bütün annelerin gününü de buradan kutlamış olayım. Çocuk sahibi olduktan sonra anneliğin nasıl tarifsiz, karşılıksız ve sonsuz bir uğraş olduğunu anladım. Umarım bilgi çağı da bize anneler günü kutlamak için bir şey satın almak zorunda olmadığımızı öğretir bir gün.

Hepinize sağlıklı, mutlu ve bereketli bir hafta dileklerimle.

Bu derleme hoşunuza gittiyse hemen altta yer alan sosyal medya düğmeleri aracılığıyla paylaşarak ilgilenebilecek diğer arkadaşlarınızı haberdar edebilirsiniz. Yeni yazılardan öncelikli haberdar olmak için aşağıdaki forma e-posta adresinizi girmeniz yeterli.

Fikir ve katkılarınızı ise aşağıdaki yorum bölümünden iletebilirsiniz. Benim için son derece yol gösterici ve fikir verici olduklarını bilmenizi isterim.

[/nextpage]

14 Comments

  1. Amirim yine faydalı içerikleri derlemişsiniz. Sağlıklı, huzurlu ve üretken olduğunuz yıllar daim olsun. Reklam Sms’leri ve mailleriyle ilgili şikayet edilebilecek bir adresimiz yok mu? Çünkü bu yasa da delindi ve gönderenlere ceza gittiğini sanmıyorum…

    Cevapla

    1. Çok ilginç; cümlede öyle bir şey yok. Aynen şöyle diyor ‘Bu hafta Türkiye’nin bir diğer kaybıysa Oyuncu ve Yönetmen Zeki Alasya oldu.’. Demek ki gözün yazıyı aklın isteği doğrultusunda yanıltması gerçekmiş.

      Cevapla

      1. Ben de ilk önce öyle okudum. Sonra yazının girişiyle çelişeceğini düşünüp tekrar dikkatli okudum, yanlış anladığımı farkettim.

        Cevapla

  2. Hocam bookmark sitesi diye geçinenlerden iyi içerik üretmişsiniz bu hafta, keşke yapılmış yada yapılan projelerle ilgili de analizler sunsanız ve bunları genç girişimciler olarak gelecek klavuzu olarak kullansak. Takdir edersiniz ki bilişim diğer sektörlerden farklı olarak geçmişi özümseme konusunda diğer sektörlerden farklı ve teknoloji geçmişini o günün şartlarında düşünerek günümüzü ve gelecek uygulamaları üretirken fikir yada inovasyon çukurlarında takılabiliyoruz. Çalışmalarınızda başarılar ve devamlılık dilerim.

    Cevapla

    1. Bence de sektördeki çalışmaların değerlendirmeleri ilgi çekici olabilir. Geleceğe dönük hedeflerle üretilen projelerde bazen teknoloji ilerleyişi net bir biçimde okunamıyor bu durumun aşılması için deneyimli internet duayenlerinin fikirlerine ihtiyaç var

      Cevapla

  3. En son bu denli yoğun bir biçimde bir sanatçının vefat etmesine üzüldüğüm an Kemal Sunal’ın vefatı olmuştu. Zeki Alasya bu kadar yoğun üzüntüyü bana yaşatan ikinci sanatçı oldu. Diğer tüm sanatçıların, içtenlikle bizleri güldüren, sevindiren ve hüzünlendiren hepsinin vefatına üzülmüştüm ancak bu iki insanın yeri ayrıydı.

    Reklam mesajları konusunda sizin kadar memnun oldum diyemem. Evet, mesajlar kesildi veya azaldı buna katılıyorum ama kişisel bilgilerimiz hala o firmanın elinden ötekine doğru dolanıp duruyor. Buna artık bir dur demeleri lazım.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın