Kategori: Memleket Halleri
Türkiye’ye has olaylar. Hes doğrusu, pes doğrusu!
10 Kasım’a dair
Atatürk’ün ölüm yıldönümünde saat 9’a doğru otomobilimin gömüldüğü trafik içinde radyoda konuşulanları dinliyordum. Kanallar arasında dolanırken yanlış hatırlamıyorsam Radyo Tatlıses’te (İbo’nun kurduğu, sonradan Saadettin Saran’ın satın aldığı radyo) Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Ümit Zileli’nin hazırlayıp sunduğu bir programa denk geldim. ‘Sesli Gazete’ şeklinde yaratıcılıktan zerre kadar nasiplenmemiş bir ismi vardı. Tam o sıralarda ekonomi haberleri için…

Peki Maksim Gazinosu ne oldu?
Bir dönem sahnesi için ayrı, seyirci koltukları için ayrı kavganın koptuğu yerlerde şimdi bambaşka kavga ve hevesler var.

Taksim Devlet Sahnesi ne oldu?
Her gün önünden yüz binlerce insanın gelip geçtiği ve neredeyse hiçbirinin farkında bile olmadığı Taksim Devlet Sahnesi’ne bir bakış.

Osmanlı hangi web tarayıcıyı tercih etmişti?
Tuvalet kapısı önünde denk geldiğim bir grafik çalışması.
Sansürü tarihe gömmek için toplandık
Türkiye internet sektörünün önde gelen isimleri, yaşam alanlarına yönelik kısıtlamalara karşı neler yapılabileceğini konuşmak için toplandı.

İstanbul’da otomobil sahibi olmak
Büyükşehirde otomobilin şart ve büyük konfor olduğu mesajıyla yetiştirildik. Olayın aslı sahiden öyle mi bir bakalım. İçi birini yakar, dışı başkasını.

Sansürün acısı sonradan çıkar
Sansür ile ilgili her yazının ardından söz tükendi sanıyorum ama olmuyor. Birileri kesinlikle sabrımızı deniyor.

Kaldır kaldır vur yere, muhtar kellesi gibi
Lafa bakarım laf mı diye. Adama bakarım adam mı diye. Düşünür hayatı böyle özetlemiş ama işimiz her zaman bu kadar kolay değil.

Kariyer mahrumu Ekber Amca
Her gün işe giderken karşıma çıkan seyyar parfümcü Ekber Amca’dan öğrenecek şeylerimiz var. Nesli tükenen güzel insanlardan biri o.