Sansürü tarihe gömmek için toplandık

Haber verdiğim gibi dün akşamüstü iki buçuk saatten fazla süren bir toplantıda, Türkiye internetine emek veren 21 kişiden oluşan bir grupla Nevzat’ın (yemeksepeti) ofisinde toplandık. Amacımız blogspot sansürüyle artık gemi azıya alan ve isyan ettiren uygulamadan nasıl kurtulacağımıza dair fikir yürütmek ve bir eylem planı oluşturmaktı. (toplantının akışını bozmamak için fotoğrafları başta çektim. Biraz geyik muhabbeti ve yeme-içme toplantısı gibi görünmesi ondandır. Hiç de öyle olmadı. Hatta bence gayet de verimli geçti)

Aralarında avukat Gökhan Ahi ve Başak Purut, Alemşah Öztürk, Burak Büyükdemir, Arda Kutsal, Füsun Sarp Nebil, Savaş Şakar, Erdem Yurdanur, Çağlar Erol, Hadi Özışık, Nevzat Aydın, Hasan Yalçınkaya, Orkun Tekin, Burak Büyükdemir, Erdem Yurdanur gibi farklı alanlardan kişiler bulunan geniş bir katılmcı grubuyla mevcut durumu ve ne yapılabileceğini tartıştık.

Çok uzun bir süre ve çok fazla konu başlığı üstünde konuştuğumuz için kabaca özetlemeye çalışayım:

Hukuki sorunlar

  • Adalet sisteminde kötüye kullanılabilecek alanlar var. Bunların başında bilişim alanında uzmanlaşmış ihtisas mahkemelerin yokluğu geliyor. Böylece hayatında internetin yüzünü görmemiş bir hakim bile internete sansür kararı alabiliyor.
  • Hakimler önlerine gelen şikayet dosyalarını eni konu incelemeden doğrudan karar veriyor. Yani olayın insafı, dosyanın şekline bağlı. Bu da mahkemeleri bir notere dönüştürebiliyor.
  • Hukuk sisteminde ciddi bir internet bilgi eksikliği var. Avukatında da, bilirkişisinde de, hakimi de bu konuda yetersiz. Sivil toplum kuruluşlarının adalet çalışanlarını eğitme çalışmaları da sonuç vermemiş.
  • Sansür kararı alan hakimlerin çoğu tam olarak ne yaptığının farkında değil. Son olarak Diyarbakır mahkemesinin Digiturk’ün şikayetiyle aldığı kararın ardından gelen tepkilerden şaşkın ve rahatsız olduğu biliniyor.
  • Hukuki düzenleme takibi zor ve faydasız bir sürece yöneltiyor. Örneğin bir sitede aleyhinizde yer alan bir konu hakkında önce eposta / normal posta yoluyla bildiri yapmanız gerekiyor. 3 gün içinde cevap alınmazsa dava yoluna gidilebiliyor. Buradaki maharet avukatta. Eğer karşı tarafın bir avukatı / temsilcisi yoksa, sansürün tokmağı iniyor.
  • Yukarıdaki ayrıntı yüzünden eğer bir avukat gönüllü olarak bir yabancı sitenin kapanmasına karşı gönüllü olarak harekete geçip savunma yapmazsa o siteyi sonsuza kadar unutuyoruz.

Sitelere ait sorunlar

  • Türkiye’de interneti düzenleyen ve bu sansüre giden süreci konu alan kanunlar site sahipleri tarafından bilinmiyor.
  • Sansüre yönelik uygulamalardaki ölçüsüzlük ve tutarsızlık özellikle yerli sitelelerin tepesinde Demokles kılıcı gibi sallanıyor. Ciddi bir oto-sansür devrede.
  • Kimi yerli sitelere yönelik kısıtlamalar yabancı siteler için geçerli değil. Bu da kafa karıştırıyor. Örneğin bahis sitelerinin reklamlarının yayımlanması yerli sitelere suç ama Türkiye’ye yönelik de yayın yapan yabancı kökenli siteler için değil. Böyle irili ufaklı detaylar mevcut.
  • Sitelerin ortak bir içerik / yayın kriteri bulunmuyor. Belki de bunun için bir etiketleme sistemi geliştirilebilir. Ancak benim fikrime göre bu da ‘helal gıda’ benzeri bir tartışmaya götürebilir bizi. Yani helal olmayan haram mantığı internet için de ayrı bir tehlike.
  • Siteleri temsil eden sivil bir çatı yok.

Genel sorunlar

  • Türkiye’de bilişim sektörünü temsil eden sivil toplum kuruluşları (TBD, TBV, TÜBİSAD, TESİD, vs) temsil ettiği kuruluşlar açısından devlete göbekten bağlı oldukları için isyan etmeleri gereken böyle bir durumda kuyruklarını sıkıştırıp sus pus oluyorlar. Yani sivil bir internet çatısı en azından böyle durumlar için gerekli ve faydalı.
  • Mevcut yasanın çarpıklığının herkes farkında ancak alternatif öneriler konusunda somut bir alternatif de henüz yok.
  • Medyanın bu konudaki kamuoyu oluşturma ve bilinçlendirme yeteneğini daha iyi kullanmak gerekiyor.
  • Site yayıncılarının mevcut hukuksal düzenlemeler ve onlara getirdiği yükümlülükler hakkında bilgi sahibi olması gerekiyor. İnternette bir site açtığında ne kadar büyük bir sorumluluğun ve tehlikenin altına girdiğinin kimse farkında bile değil.

Ne yapılabilir?

Bu konudaki uzun önerilerden sonra dört ana sonuca vardık:

  1. Blogger’ın kapatılma kararınından dolayı mağdur olanlar olarak (örneğin oradaki bilgiye ulaşamayan, kendi blogunu güncelleyemeyen, bu yüzden reklam geliri, ziyaretçi ya da prestij kaybına uğrayan) kişiler olarak hakimin kararına karşı dava açmak. Bu davanın masraflarını ekşisözlük kurucusu Sedat üstleniyor. Avukat Başak Purut. Bir vekalet vererek buna katılabiliyorsunuz. Davayı kaybetsek bile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi karşısında mahkum ettirebiliriz. Toplantıdakiler pek ses çıkarmasa da anladığım kadarıyla bu kısmına pek sıcak bakmadı (belki sonradan değişecektir). Ama ben şahsen o sürece katılacağım. Bu ülkede böyle girişimler biraz risk içerse de bence göze alınması gerekiyor. (lafla peynir gemisi yürümez diyorsak) Bu davaya siz de katılmak istiyorsanız lütfen benimle temasa geçin. Noterden Başak Purut adına bir vekalet çıkartamanız yeterli.
  2. Medyada bu konunun gündeme getirilip tartışılması için ortam sağlamak. Buna bir anlamda halkla ilişkiler faaliyeti de diyebiliriz. Fakat burada en büyük sorun medyanın ve kamuoyunun ilgisinin sadece sansasyonel bir sansür vakası olduğunda oluşması. Yoksa her sabah kalkıp “yahu bu youtube niye kapalı?” diyen kişi sayısı pek fazla değil.
  3. Konuyla ilgili iki bakanlık olan Adalet ve Ulaştırma bakanlığıyla görüşmelerin başlatılması. Elbette bunun için önce bir alternatif öneri taslağının hazırlanması gerekiyor. Hazırlayacağız.
  4. Bir sivil internet kullanıcıları platformu / girişimi kurulması gerekiyor.

Sizin katkılarınızı da beklerim.

, , , , , , , , , , , , , ,

34 Responses to Sansürü tarihe gömmek için toplandık

  1. Savaş Şakar 29/10/2008 at 14:16 #

    Bizler ne kadar toplanırsak toplanalım, Interneti ve Internet kullanımını artırıcı, pozitif ve katkı sağlayıcı yazılarımızı her yerde yayınlamalıyız. Ne kadar nitelikli bir kalabalık olursak o kadar sesmizi duyurabilir, etkimizi artırabiliriz. Herkes kendi çalıştığı şirkette, okulunda ve çevresinde internetin kullanımını artırmaya yönelik elinden geleni yapmalı. Herkes çevresindekilere ki bunlar hakim, avukat, siyasetçi olabilir, intenretin ne olduğunu anlatmalı ve göstermeli.

  2. Endorphene 29/10/2008 at 20:04 #

    Sitemin kapatılması için beni mahkemeye veren kişinin beni arayarak “Siten kapanacak görürsün” demesine karşın, beni ilgilendiren bir karar alırken bana ulaşmayı zahmet etmeyen sistemi kınıyorum, artık bu gidişe dur denilmeli.

  3. Burak Arikan 29/10/2008 at 20:16 #

    Yurt dışından Başak Purut adına bir vekalet çıkartamanız mümkün mü. Bir bakyım sanırım Konsolosluktan oluyor.

    Girişim için teşekkürler. FF’de de tartışıldığı gibi doğal olarka farklı topluluklar var, bir arada yürüyelim.

  4. ali 29/10/2008 at 20:37 #

    bu yasaklar daha da büyüyecek bence, ve bu sadece üç-beş site sahibini değil, herkesi etkileyecek..neden dersen, bugün google kapansa, reklam şirketleri, e-ticaret ve daha bir sürü siteyide etkileyecektir..

    yani bu sorun son kullanıcının sorunu değil, hepimizin sorunudur..

    ve çabuk olunması gerektiğine inanıyorum…

  5. Ahmet Karaca 29/10/2008 at 20:41 #

    Keşke bakanlık bu ekibi bir “Danışman Ekip” gibi görse. İnternet üzerine hazırlanması gereken yasalar ve düzenlemeler bu ekiple (internete yakın, deneyimli insanlar) ortak çalışmalar sonucunda hazırlansa çok mu uçuk bişey olur?

    Bu şekilde bi gelişme olması çok çok zor ama bu bizim konu üzerinde pek çok ülkeye göre daha iyi bi konuma gelmemizi sağlar.

    Yasaklarla hiçkimse biyere varamaz bunu öğrenmemiz lazım.

  6. Serhan Boğa 29/10/2008 at 20:55 #

    Türkiye’de alanında önemli yerlerde olan kişilerin sonunda bu kadar ciddi girişimde bulunması beni sevindirdi. Sonuç alana kadar devam etmeniz dileğiyle.

  7. arzu pınar 29/10/2008 at 21:58 #

    wordpress yasağını çoğunluk kaale almadığından, bu yasakta biraz da gafil avlandı. bloglardan çıkan ses güzeldi, pek çok ta grup kuruldu. ama bir çatı altında olsa bu gruplar ve böyle kriz durumları için hazırlıklı olunsa çok daha büyük ses çıkar.

    bundan dolayı resmi olarak dernekleşmekte fayda var bana göre. sadece yasaktan yasağa ses çıkaran bir dernek değil de, teknoloji ve internet konusunda bilgilendirici çalışmalar yapan bir oluşum olabilir. bir zamanlar tbv nın bilişim hukuğu konusunda çalışmaları vardı, sanırım en ufak bir yol alınamadı. çok ciddi eksiklikler var. digitürk şikayetiyle hepimizin sayfalarında diyarbakır mahkemesi yasaklamıştır yazısı çıkabiliyor. bunun bir daha tekrarlanmaması için, sanırım davet edildik edilmedik konularını aşıp; bölük börçük bir çok grubu bir araya getirmekte fayda var.

  8. Mustafa Dalcı 29/10/2008 at 22:42 #

    Birinci madde için Mustafa Akgül hocamızın duyurusunuda eklemek istiyorum.

    Mustafa Akgül’un duyurusu:

    “blogger.com’un yasaklanması sonrasında blogu yasaklanan ve hakkını
    korumak için dava açmayı düşünen kişileri bir araya toplamak için bir
    çaba başlamıştır. Gönüllü bir avukat grubunun desteğiyle nasıl bir
    hukuki mücadele vermek için çalışacağız. Bu çabanın parçası olmak
    isteyenler lutfen

    yasakliyim _ at _ inetd.org.tr

    adresine yazsinlar. Bu cabanın parcasi olmak isteyen hukukcular dogrudan
    bana yazsinlar:

    akgul __at__ bilkent.edu.tr

  9. Deran 30/10/2008 at 01:26 #

    dilekçemi hazırladım bekliyorum….

  10. Vadi Efe 30/10/2008 at 02:10 #

    Bu önemli konu hakkında uzun süredir birçok kişiyle fikir alışverişinde bulunmuş ve ufak da olsa kampanyalar-eylemler düzenlemiş olmamıza rağmen ‘internetle alakalı büyük şirketler, veya daha aktif kişiler neden hiçbir açıklama yapmıyor, aktif olarak bir şeyler düzenlemiyor?’ şeklinde merak ediyordum. bu yazı umut verici oldu. umarım bu girişimler başarıya ulaşır.

  11. oktay 30/10/2008 at 02:18 #

    Bu noktada aslında TBD’nin başı çektiği STK’lar “internete sansür değil sürat gerek” kampanyası başlatmıştı ama istenen hedefe ulaşılamadı. Bu noktada yapılması gereken yasanın değişmesini sağlamak sanırım. İhtisas mahkemelerini beklersek, o güne kadar internetimiz çoktan bir “intranet”e dönüşmüş olabilir.
    Bu noktada, muktedirlerin ilgisini konuya çekebilmek ve birşeylerin çok feci bir şekilde yanlış olduğunu anlatabilmek adına, merkezi bir örgütlenme olmadan da alternatif tepki ve eylemler ortaya konmalı bence. Meşhur kırmızı fontlu yazının rahatsız ediciliğinin sanatsal alanda tekrar yaratılmasından tutun da, ilgili kurum ve kişilerin mail adresleri, telefon numaraları ve faxlarını kullanamaz hale getirinceye kadar yapılacak, sistemi “abuse” etmeye yönelik anarşist gerçek DDOS ataklarına kadar türlü çeşitli aktivizm örnekleri yılmadan sergilenmeli. değil mi? :)

  12. Defne Koryurek 30/10/2008 at 07:54 #

    Dava dilekcesine imzami koymak istiyorum. Vekalet cikartacagim elbette, ama Basak Parut’un isimden fazlasini sorar noterler: adres, vs ve en onemlisi baro sicil ve kimlik numaralari…

  13. ranini 30/10/2008 at 12:27 #

    ben de dava açmak istiyorum. sizinle irtibata nasil gececeğim?

  14. Esra 30/10/2008 at 20:05 #

    Sansüre bende karşıyım.

    Sadece merak ettim, dilekçe verip bu durumu yetkililere bidirdiniz mi?

    Ulaştırma bakanımızı bu konuda aydınlatmak ve bilgilendirmek, siz güzel ve bilgili insanlara düşüyor. Keşke sizi anlayabilselerdi de böyle olmasaydı. O zaman yetkililere durumu açıklamak bizlere düşüyor.

    İnterneti bilmeyenler, internet hakkında karar aldığı için sorun yaşıyoruz.

    Sonuç dava açmak ile mi olur yoksa, yetkililer ile konuşarak durumu anlatmak mı bilemem ama, bence toplanarak iyi bir kara almışsınız.

    Ülkemizin geleceğinin parlak olması dileği ile….

  15. Sungu KÖKSALÖZKAN 30/10/2008 at 23:42 #

    Bir konuya karşı her girişim, karşıtını güçlendiriyor, peki buna hazırmısınız? Bununla birlikte yaşamayı seçeceksiniz o halde. hepimize kolay gelsin.

  16. cem 31/10/2008 at 15:29 #

    ben de başak’a vekalet vermek istiyorum. bu konuda biraz daha detay lütfen.

  17. TEAkolik 31/10/2008 at 15:45 #

    En kötüsünü düşünüyorum elimizden hiçbirşey gelmediğini varsayıyorum…

    Protesto.. 2-3 milyon Blog kullanıcısı protesto ederse sanırım neye uğradıklarını şaşırırlar tabi bunun için 3 milyonu tek bir yerde toplamak lazım…

  18. Levent P. 31/10/2008 at 17:19 #

    Gönül isterdi ki bu toplantıdan haberimiz olsun, 11 yıldır web sitesi işleten ve tüm sorunları yaşayan biri olarak söyleyecek çok şeyimiz olurdu aslında. Kolay gelsin, LP

  19. Teoman UĞUR 01/11/2008 at 03:43 #

    Bu yasağa karşı naçizane şimdilik çözüm getiren öneri zaten ekşisözlükte halka açılmış bulunmakta, http://mrbig.upload.googlepages.com/ozgurlukgetirici.rar adresinden indirip dağları aşabiliriz. Şahsen ben kullanıyorum, çünkü internette sansür olmayacağını savunanlardanım.. Bunu kullanmak çözüm mü? Hayır. Haberleri olmayan belki milyonlarca insan var..

    Herkese açık bir kullanım alanının, devasa bir portalın, para ödeyerek aldığımız bir hizmetin kısıtlanması kabul edilemez.. Hangi mahkeme buna cüret edebilir?

    İnternette bu tip salak saçma sansürlerin kaldırılması gerekiyor. Sivil örgütlenmeye gidilmesi gerekli.. Avrupa insan hakları mahkemesi yolu görünür gibime geliyor..

  20. Fatih Küçükbaltacı 13/11/2008 at 12:57 #

    Böyle bir toplantının geç kalınmış dahi olsa yapılması umut verici.

  21. ilyas teker 04/06/2010 at 11:24 #

    Herşeyden önce zihniyet değiştirilmeli. Yoksa engellemelerin önüne geçilemez.

  22. bahriye 04/06/2010 at 11:35 #

    bu hareketin sonuçları neler oldu serdar bey? 2010’dayız… bilgi verebilir misiniz?

  23. caglar10ur 04/06/2010 at 17:48 #

    Insanlar bana toplanti nasil gecti diye sormaya baslayinca fark ettim :), yazindaki “Caglar Onur” eger ben farkinda olmadan toplantilara katilmaya baslamadiysam “Caglar Erol” ile yer degistirmeli sanki :)

  24. Onur ERDEM 17/06/2010 at 23:41 #

    Katılanlar listesinde Erdem Yurdanur’un adını iki kere vermişsiniz.

Trackbacks/Pingbacks

  1. Yemeksepeti’nden birkaç ayrıntı | M. Serdar Kuzuloğlu - 29/10/2008

    […] karşı ne yapabiliriz diye Nevzat’ın ev sahipliğinde ofisinde buluştuğumuzu yazmıştım. Ayak üstü muhabbet sırasında aldığım (ve Nevzat’ın yazabilirsin dediği) bazı […]

  2. Sonunda blogger.com da kapat - 29/10/2008

    […] Sonunda blogger.com da kapat

  3. 29-10 Linkleri at kuponadam - 29/10/2008

    […] Sansüre çare tim. […]

  4. Sosyal İm - Teknoloji haberleri » Sansürü tarihe gömme amaçlı internet zirvesi! » Blog Arşivi » Sansürü tarihe gömme amaçlı internet zirvesi! - 31/10/2008

    […] Aralarında başarılı birçok sitenin kurucusu ve proje sahibi, internet sektörünün ünlü isimleri sansür sorununu çözümleyip tarihe gömmek için yemeksepeti.com ofisinde toplandı! […]

  5. RSS - Haber, Blog, Magazin hepsi burada » Blog Archive » Sansür Komedisinde Son Perde - 31/10/2008

    […] girdiğimde oldukça şaşırdım. Alemşah‘ın daha önce de Serdar‘ın duyurduğu bir toplantı ile ilgili yazısına gelen yorumlarda eleştiriler başlamış, sonrasında ise […]

  6. Hasan Yalçın » Haftanın Derlemesi - 5 - 31/10/2008

    […] Türk internet dünyasının bir numaralı sorunu sansüre karşı eylem planı […]

  7. HERSEYTR RSS YANSILARI » Blogger Yasağından Mağdur Olanlar, Buraya! - 08/12/2008

    […] Eğer Blogger yasağından mağdurum diyorsanız, hemen şurayı ziyaret edin: Sansürü Tarihe Gömmek için Toplandık. […]

  8. Takip Ediyorum » » Sansür Komedisinde Son Perde - 11/02/2009

    […] girdiğimde oldukça şaşırdım. Alemşah‘ın daha önce de Serdar‘ın duyurduğu bir toplantı ile ilgili yazısına gelen yorumlarda eleştiriler başlamış, sonrasında ise […]

  9. Sansür Komedisinde Son Perde | Fatih Taşkıran - 23/09/2009

    […] girdiğimde oldukça şaşırdım. Alemşah‘ın daha önce de Serdar‘ın duyurduğu bir toplantı ile ilgili yazısına gelen yorumlarda eleştiriler başlamış, sonrasında ise […]

  10. Yemeksepeti'ne dair birkaç ayrıntı - M. Serdar Kuzuloğlu - 07/11/2013

    […] karşı ne yapabiliriz diye Nevzat’ın ev sahipliğinde ofisinde buluştuğumuzu yazmıştım. Ayak üstü muhabbet sırasında aldığım (ve Nevzat’ın yazabilirsin dediği) bazı […]

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim