Çaresizliğin yarattığı çözümler

Yaşlı baba öldükten sonra 3 oğluna sahip olduğu 17 deveyi miras bırakır.

Paylaşım için şöyle bir yöntem belirlemiştir: ilk oğluna develerin yarısını, ikinci oğluna üçte birini, üçüncü oğlunaysa dokuzda birini bırakır. Ancak çocuklar bunu hayata geçirmeye çalışınca duvara toslar. 17 sayısı ne ikiye, ne üçe, ne de dokuza bölünmektedir. Bir türlü paylaşımı gerçekleştiremezler.

Sonunda köyün yaşlı, bilge teyzesine giderler. Bilge uzun süre düşündükten sonra “size yardımcı olamam ama isterseniz benim devemi alabilirsiniz” der. Böylece 18 develeri olur.

İlk çocuk develerin yarısını; yani 9 tanesini alır. İkinci oğlan üçte birini; yani 6 tanesini, üçüncü oğlansa aynen vasiyetteki gibi dokuzda birini yani 2 tanesini alır. Ancak toplamda 17 deve bölüşülmüş, 1 tane geride kalmıştır.

Onu da yaşlı bilge teyzeye geri verirler.

Bu Ortadoğu öyküsünü bana öğretense Amerikalı yazar William Ury oldu.

Çözümsüz kaldığınızda anlarda aklınıza gelmesi ümidiyle.

, , ,

8 Responses to Çaresizliğin yarattığı çözümler

  1. Tahir 06/12/2010 at 10:33 #

    Güzel bir paradox olmuş :D

  2. T. Koray Peksayar 06/12/2010 at 19:46 #

    Kod yazmaktan iflahımın kesildiği şu günlerde sosyal felsefe yapamıyorum kusura bakmayınız.

    Konuya yorumum; köylülerin varsayılan değişken tipinin “integer” olduğu şeklinde, gayet “geekie coder” mantığıyla olabiliyor…

    ;)

  3. Riko 06/12/2010 at 21:17 #

    Türkçe olarak kısaltırsak: Al gülüm ver gülüm.

  4. Ömer Faruk 08/12/2010 at 02:22 #

    Çok güzel bir hikayeymiş. :) Paylaştığınız için teşekkürler…

  5. ismail 09/12/2010 at 14:52 #

    miras kalan 17 devenin bu şekilde dağıtımı pratik bir çözüm gibiyse de, aslında ilk çocuğun aldığı 9 deve miras kalan 17 devenin yarısı değildir.

  6. Sedat Bayrak 15/12/2010 at 14:12 #

    Şahaneymiş gerçekten. fotoğrafın sol altındaki watermark da bu kadar didaktik olabilirmiş. :)

  7. Dolly Serrano 26/12/2010 at 00:21 #

    Türkçe olarak kısaltırsak: Al gülüm ver gülüm.

  8. hasan kamacı 20/01/2013 at 04:02 #

    paylaştığınız TED videosu harika!

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim