Altın bilezik arayışındakilere tavsiyeler

TED sunumları işin ehli kişilerin ağzından bugünün hemen sıkılan (ama her şeye yetişme ve her şeye sahip olma telaşındaki) insanlarına şifa gibi bir hizmet. Ne mutlu ki birileri gönüllü olarak elinden geldiğince Türkçe çevirileri de yapmaya çalışıyor. Bu yazıda henüz Rainer Strack’ın henüz Türkçeye çevrilmemiş bir sunumundan aldığım ilhamı paylaşacağım.

Strack, meşhur Boston Consulting Group’un (BCG) Almanya şubesinin üst düzey yöneticilerinden. Almanya’nın (dolayısıyla Avrupa’nın) en büyük şirketlerine danışmanlık, strateji, akıl-fikir satan bir ekibi yönetiyor. Haliyle rakamlara epey [email protected] Berlin etkinliği kapsamındaki sunumunda da rakamlar ışığında Avrupa’ya; özellikle de Almanya’nın geleceğine bakıyor. Ve rakamlar pek de tahmin edilmeyen sonuçlara götürüyor.

Sunumda en çok dikkatimi çeken dünyanın önemli ülkelerinin yetişmiş işgücü açığını yansıtan aşağıdaki grafik oldu (tıklayıp büyütebilirsiniz).

dunya-istihdamGördüğünüz gibi 2020 yılında (yani 5 sene sonra) Almanya %4, Rusya %5, Brezilya %7, Güney Kore ise %6 oranında açığa düşecek. 2030’a geldiğimizdeyse ABD, Hindistan ve Endonezya haricinde neredeyse her ülke ciddi bir insan kıtlığına girecek. En büyük sıkıntıyı sırasıyla Brezilya (%33), Güney Kore (%26), Rusya (%24) ve Almanya (%23) çekecek.

Bu oranları insan sayısına çevirince durumun korkunçluğu ortaya çıkıyor. Örneğin -mümkün değil ya- nüfusu 2030’a kadar hiç artmasa dahi Almanya 20 milyonluk işgücü açığına sahip olacak! (İzlemek isterseniz aşağıda)

Yok olacak meslekler

Üstelik en kötü haber bu değil. 2012’de TEDxReset kapsamında İstanbul’da da bir konuşma yapan Thomas Frey yine 2030’da teknoloji yüzünden 2 MİLYAR çalışanın işsiz kalacağını öngörüyor. Bu konuda yalnız da değil. Frey’e göre makinalar ve yeni teknolojiler yüzünden ilk yok olacak meslekler şöyle (bunları tamamen yok olma değil ama büyük ölçüde gereksizleşme, geçinmenin mümkün olmayacağı kadar az para kazandırma olarak okuyun):

  • Maden işçiliği.
  • Ulaşım hizmetleri (pilot, makinist, taksici vs).
  • Dağıtım hizmetlileri (kurye, vs).
  • Öğretmen, eğitmen, vs.
  • Tamirci, inşaatçı, vs.
  • Balıkçı, denetçi (müfettiş)…
Depoları bile artık robotlar idare ediyor. Kol kasından çok beyin kasına ihtiyaç duyulan bir çağa doğru ilerliyoruz.

Depoları bile artık robotlar idare ediyor. Kol kasından çok beyin kasına ihtiyaç duyulan bir çağa doğru ilerliyoruz.

Ama aynı zamanda teknoloji insanlığa yepyeni iş alanları yaratacak. Bu hep böyle oldu. Mesela bunların ne olacağını kestirebilmekte

Siz ne yapacaksınız?

Dönemsel olarak artıp azalmakla beraber neredeyse her gün “ne yapayım, kendime nasıl bir yol çizeyim” minvalinden e-postalar alıyorum. Tavsiye vermeyi sevmediğimden doğrudan bir yönlendirme yapmıyorum (hayat sizin hayatınız; başarı ve başarısızlıklarınızın sorumluluğunu kimseyle paylaşmamalısınız. Bunun için de etrafı iyi gözlemlemek, mutlu ve verimli olacağınız alanları belirlemek ve zihninizi buna göre beslemeniz gerekiyor. İnternet diye ‘bir şey’ var).

Özetlersek; benim geleceğini planlayanlara yönelik sıralayacaklarım şöyle:

  • İngilizce ya da Almanca (mümkünse her ikisini birden) öğrenin. Bu hem geleceği tasarlarken işe yarar hem de planlarınıza yönelik önemli bir engeli ortadan kaldırır. Ne kadar çok dil bilirseniz, o kadar güçlenirsiniz.
  • 2030 yılında hangi alanlarda en çok açık olacağını öngörmeye çalışın (yukarıdaki linkler ve benzerleri fikir verebilir).
  • Ne olursa olsun değişmeyen beklentiler ve kavramlar üstüne kafa yorun (Örneğin barınma, beslenme, sağlık tamam ama modern çağın sanatı olan pazarlama ihtiyacı da asla bitmeyecek. Fakat elbette her koşulda şekil değiştirecek. Bu sanatın tanımı bir dönem kapı kapı dolaşmak, bir dönem telefon başında teklif yağdırmaktı. Bugün büyük veri yığınları içinde madencilik yapıp strateji çıkartmaya doğru evriliyor. Yarın o kısmı tamamen yapay zekaya devredildiğinde neyin insan zekasına ihtiyaç duyacağını düşünün).
  • Okullara yönelik beklentinizi düşürün. Okullar sizi hayata hazırlamaz; temel bilgileri verir. Tutunabilmek için kendinizi yetiştirmeniz, farklı kaynaklardan beslenerek bilgi harmanlamanız şart.
  • Sosyal medyadan ve herkesin yaptığı şeylerden uzak durun. Herkesin yaptıklarını yaparak, okuduklarını okuyarak, gittiği yerlere giderek kendinize avantaj sağlayamazsınız. 15 sene sonra 10 milyarlık bir dünyada farklılaşma gibi bir yükünüz olacak.
  • İnterneti kullanmayı öğrenin. Kaynak taramayı, araştırmayı, ilgili kişilere ulaşmayı, akıl-fikir sormayı, beraber yapılacak iş olanaklarını kovalamayı kendinize görev edinin.
  • Bahaneleriniz çok haklı ve kıymetlidir elbet ama lütfen hepsini aklınızdan çıkarıp atın ve yakın. Bahaneler kaybedenlerin ağrı kesicisidir.
  • Hayallerinizi ve beklentilerinizi şehrinizle, ülkenizle sınırlamayın. Dünya ve fırsatlar bugün daha önce hiç olmadığı kadar birbirine yakın. Sizin imkanlarınızın onda birine sahip olmayanların neler başardığını düşünün.
  • Plan yapmayın; prensipler edinin. Planlar çok nadir tutar ama prensipler her zaman, her yerde, her koşulda işe yarar.
  • Tekrar: İngilizce ya da Almanca (mümkünse her ikisini birden) öğrenin.

Aşağıdaki yorumlarda fikirlerinizi okumayı ve mümkünse katkıda bulunmayı çok isterim.

O klasik tabir buraya tam oturuyor: hayatta başarılar!

, , , , , , , , , , , ,

55 Responses to Altın bilezik arayışındakilere tavsiyeler

  1. hukukluyorum 07/12/2014 at 23:08 #

    manifesto lazım.. sadece kendimizin bilmesi bile yeterli olur.. kendi hayat manifestosu.. nokta virgüle kadar uyacağımız..

    tabi oluştururken de ince eleyip sık dokumak şart..

  2. Levent MASA 07/12/2014 at 23:12 #

    Zafer Ellialtı’nın bu konu hakkındaki düşünceleri geliyor aklıma, sürekli değişen, taleplerin farklılaştığı dünyada, talebin hiç değişmediği alana yönelmek. Bu Zafer Bey için, şarap ve zeytinyağı olmuş anlaşılan. Konuya buradan bakmak da faydalı olabilir belki.

  3. seda 07/12/2014 at 23:19 #

    Hayattaki en büyük yanlışımın hayatımı planlamamak olduğunu düşündüm hep. Çok farklı alanlarda ve hep yarım bilgilerim oldu. Şimdi siz diyorsunuz ki aslında önce araştırın, sonra seçtiğiniz şeye konsantre olun. Hayat planlara sığmıyor. Çalışmak lazım yani.

    • mserdark 07/12/2014 at 23:26 #

      Benimle yapılan bir röportajda bu konunun detaylarına değinmiştim. Belki daha açıklayıcı olabilir.
      https://www.youtube.com/watch?v=3GdgoQs-UM8

      • Selena Emeni 08/12/2014 at 11:59 #

        Kafam da ki varmam gereken noktaya gelemedigim icin. Kaygilar, ne olacam lan ben diye dusunerek. Hayatimin son 3 yilini tutmayan planlarima uzulerek, icsel mahkeme ustune mahkeme yaparak yasadim. Okumadigim, izlemedigim, dinlemedigim sacmalik kalmadi, belki bir yerlerde kendimi bulurum diye. Iste bu ulan!

      • yasharch 08/12/2014 at 17:42 #

        Serdar abi bu videonda en sevdiğim bölüm o içten küfür ettiğin bölüm :D Ne zaman yoldan geçen bi Ferrari görsem ilk önce sen aklıma geliyosun sonra o içten ettiğin küfür.. Seviyoruz seni.

      • Ahmet Taha 12/12/2014 at 15:53 #

        Hayatınızda uyguladığınız yada uygulamaya çalıştığınız önemli prensiplerinden birkaçını bizimle paylaşır mısınız?

  4. Orhun Emre Çelik 07/12/2014 at 23:23 #

    Merhaba, yazıda Almanya için nüfusunun hiç artmaması mümkün değil demişsiniz ancak Avrupa genelinde böyle bir beklenti hatta yanlış anımsamıyorsam İtalya için şimdiden böyle bir durum var. Bkz. http://en.m.wikipedia.org/wiki/Projections_of_population_growth
    Bu durum sosyal güvenlik sistemi için de ciddi bir sorun teşkil ediyor.

    • mserdark 07/12/2014 at 23:25 #

      O konudaki esas sıkıntı Japonya’nın. Eski bir yazımda bahsetmiştim. Almanya için böyle bir şey mümkün değil ama.

      • Almanya 08/12/2014 at 16:51 #

        Evet, nüfus yaşlanması ve azalması Japonya için büyük sıkıntı. Fakat benzer durum dediğinizin tersine Almanya için de geçerli. Şu an 80 milyonun üzerinde olan nüfus 2050 yılında 70 milyon civarına gerileyecek. Ayrıca şu an bile Almanya’ya büyük yük getiren sosyal harcamalar (emeklilik fonları, işsizlik fonları vb.) ileride en büyük sorun olacak. Kısacası böyle bir şey mümkün.

  5. Tonguç Kemal Bal 07/12/2014 at 23:27 #

    duolingo yu da tesadüfen sizden öğrenerek başlamıştım bugün orta seviye almanca anlayabiliyorum. devam ediyorum dil öğrenme konusunda resmen devrim. Danke meine besten Reisefuhrer Mserdark :D

    bende ne öğrendiysem okul dışında kendi çaba ve hevesimle öğrendim. saçma sapan oxford ingilizce kitaplarıyla klasik hazırlık okurken hiçbirşey öğrenmemiştim fakat lost, breaking bad gibi dizilerle, durdurup ingilizce altyazıda bilmediğimiz kelimelere bakarak, efsane quote ları arkadaş arasında espri yaparak, wow oynarken wrath of lich king cinematicleri ile öğrendik ingilizceyi

    teorik mühendislik bilgileri fabrika ortamında çöp sayılır. Sahada kullanılabilecek tüm bilgileri youtube daki engineering mania, MIT engineering gibi kanallardan notlar alarak çalışma prensiplerini, muhtemel ağrızaları ve çözümlerini izleyerek öğrendim

    dışardan diplomasız biri de tüm bunları bu yollarla öğrenebilirdi ben sadece okuldan kağıt parçası almışım gerçekten birşeyleri öğrenince bunu daha iyi anladım

    çok güzel yazı resmen kendimi gördüm yazıda

  6. AloneWalker 07/12/2014 at 23:29 #

    Öyle bir manifesto yazamazsınız. Bu imkansız! Değişmeyen tek şey değişimin kendisi iken sadece eldeki yönergelere uyarak yaşamak insana ait bir davranış türü değil. Bu tamamen aciziyetin ilamıdır.

    Bu bir yana Serdar beyin bu yazdıklarınında bizim memlekette pek mümkün olmadığı kanaatindeyim.

    Hal ve ahval aşikar. Üzerinde fazla teemmül etmek lüzum olmasa gerek !!!!

  7. evren 07/12/2014 at 23:32 #

    İşin ilginç tarafı is arayanların en önem verdiği şey. “Her gün takdir edilmek”. Bence bu sunum enfes olsa bile gelecek ile ilgili shortage olacağını pek zannetmiyorum. Doktorami Neural Networks üzerine yaptım. Evet AI hızla gelişiyor ama 2030 da bu kadar büyük bir shortage yaratacağını düşünmek biraz “teknoloji sopasi” göstermek gibi olmuş. Yazinizdaki diğer onerileriniz de çok güzel. Ne demiş Lennon; “Hayat sen plan yaparken yaşadıklarındır”

  8. Mustafa Tan 07/12/2014 at 23:58 #

    Almanya’nın eleman ihtiyacına bizzat şahit oldum. Geçen yaz çevremdeki 3 iOS developer, Almanya’dan ücretsiz yüksek lisans bursu kazandı çeşitli üniversitelerden. Yani niş bir teknik alanda uzmanlığınız varsa Almanya direkt kapıyor.

    Yakında vatandaşlık dağıtmaya başlarlarsa hiç şaşırmam.

  9. faruk kula (@farukkula) 08/12/2014 at 00:06 #

    40 yaş sonrası için tavsiyelerin varmı?

    • mserdark 08/12/2014 at 00:09 #

      Bu tavsiyelerin yaş ile bir bağlantısı yok. Aynen uygulayabilirsiniz.

  10. Ali Fuat 08/12/2014 at 00:17 #

    ”Sosyal medyadan ve herkesin yaptığı şeylerden uzak durun.” Bu söz Dale Carnegie’nin ”Üzüntüyü Bırak Yaşamaya Bak” kitabındaki ”Size Saadet ve Başarı Temin Edebilecek İşi Nasıl Bulmalı?” adlı bölümdeki tavsiye gibi. Orada da ”Dolmuş, taşmış işlere ve mesleklere yanaşmayın!” uyarısı vardı. Babacan hâl görülüyor âmirim, kabul ediyorum sizi. :D

  11. Hasan Rua 08/12/2014 at 00:23 #

    Bu videoda, öngörülerle alakalı önemli bir detayın atlandığını düşünüyorum.

    Üretim biçimini değiştiren her büyük olay, peşisıra yeni bir siyasi anlayışı da getiriyor. Teknoloji yüzünden 2 milyar kişinin işsiz kalacak olmasının nedeni otomasyon varyasyonlarıyla pek çok işin artık insana gerek kalmadan yapılabilecek olması. Bu kadar büyük bir değişim, belki bize şunu da sordurabilir ve hatta sordurmalı:

    2050 gibi ileri bir tarihte bugünkünden daha ileriye gitmiş olacak bir teknoloji, nasıl bir siyasi ve ekonomik sistemi yanında getirir? Bu teknolojinin üretim biçimimizi kökünden değiştirecek olması, ihtiyaçların üretimi-tüketimi ile alakalı olan bugünün kapitalizmini ne şekilde değiştirir?

    Ben umutluyum açıkçası. Teorinin hayatı yakalayamıyor olması gibi bir sorunumuz var, bu yüzden 1800’lerin entelektüellerinin yaptığı gibi “anında” çözüm üretemiyoruz. Fakat, teknolojinin geleceği o seviye, işsizliği değil belki “bir işe sahip olma gerekliliğini” ortadan kaldırır. Belki o kadar kolaylaşan ve insan emeği gerektirmeyen sistemler, daha kolektif bir üretim biçiminin altyapısı olabilir.

  12. Salih Ertuğrul 08/12/2014 at 00:24 #

    Selam, en kısa haliyle şöyle sorsam: Füzyon enerjisi ile gelen neredeyse sonsuz enerji, tam otomasyon süreciyle doğacak işsizlik ve haliyle bu işsiz tüketicilerin de satın alma gücünün düşmesi vs. Bu harika otomasyon çağında üretilenlerin alıcılarında, çok farklı hayat şartları söz konusu olacak. Geriye tek bir seçenek kalıyor gibi; Andrew Mcafee’nin önerdiği şu, minimum bir geçimlik kaynak sağlamak kişi/hane başına. Bunun da tek yolu da, bu, harika enerji-otomasyon birlikteliğini kullanan ve bolca ürün çıkaran yapıların devletleştirilmesi. Zorunlu ve bu sefer gerçekten iyi işleyecek bir komünist çağ mı yaklaşıyor?
    Liberal ekonomi nasıl devam edecek? Çok teşekkürler.

  13. Zahid Bergfalk 08/12/2014 at 00:48 #

    Hayat kalitemizi hemen her anlamda yükseltecek hamlelerimizin olması tabanında değerlendirmede bulunmak istiyorum. İlgimizi çeken alanlarda proje bazlı atılımlar içinde olabileceğimiz fikrine tutunabiliriz diye düşünüyorum. Hayatta içimde bulunduğumuz konumun apansız fırsatlar yaratması geçmişin birikmiş kırıntıları olarak karşımıza gelince şaşırıyoruz. İlgimiz dahilince becerilerimizin sınırlarını görmek gerek. Gerçekten umulmayan sonuçlara kavuşmak da aynı şekilde beklenmedik yollardan oluyor. Kısa bir örnekle yorumu tamamlayayım. IoT(Internet of the Things) alanının bir ürünü olan Nest akıllı bir termostat. Çok ciddi bir yatırım da almış bir ürün. İçerik olaraksa çok devrimsel nitelikler sunmuyor. Ancak çok ciddi bir hizmet sunma çabasında bu da onu değerli kılıyor. Vasat bir teknoloji, harika bir fikir ve sonuçta belkide son 5 yılın teknolojik gelişmeleriyle desteklenmiş bir konfor pazarlanması söz konusu. Kısacası dünya artık bizi yaratıcı olmaya zorluyor. İş sıkıntısının temelini nicelikler değil nitelikler oluşturacak.

  14. Volkan 08/12/2014 at 01:46 #

    Yorum yazmayi hic sevmem. Belesci gibi okur giderim ama bazen (cok nadir) bu sefer yazmasan cok ayip olur anlari olur. Iste bu yazi onlardan… Buram buram deneyim dolu bir yazi. Tebrikler

  15. cen 08/12/2014 at 02:12 #

    Kokpitte pilotun olmadığı bir uçağa kim biner?

    • ototu 08/12/2014 at 20:05 #

      20-30 sene sonra soru’nun “kokpitte pilotun olduğu bir uçağa kim biner?” şeklinde olmayacağını nereden biliyorsunuz?

  16. Osman KÖSE 08/12/2014 at 03:27 #

    Geleceğin görünmezliğinin süresinin en kısa indiği dönem tüm tarih boyunca bu yüzyıl olsa gerek. Bırakın 50 seneleri sadece 2 yıl sonra bile dünyanın nerede olacağını kestirmek güç. Ben açıkçası doğru mesleğın en azından önümüzdeki 20 yılda pek mümkün olabileceğini zannetmiyorumç Önemli olan kendini kalifiye hale getirmek ama kalifiye hal derken belli bir alandan çok günün gerektirdiklerini bilip hızlıca bir alana yönelebilecek bir kalifiyelik.

  17. Naci 08/12/2014 at 05:35 #

    Hangi ülkede ne kadar işgücü açığı yaşanacağını kestiremeyebiliriz. Bu rakamlar şaşabilir.

    Ya da neye ihtiyaç duyulacağı konusundaki planlar şaşabilir.

    Ancak bence şunlara her zaman ihtiyaç duyulacak:
    1. Çok iyi bir ingilizce. Ama çok iyi bir ingilizce. Dikkat edin, çok iyi bir ingilizce.
    2. Almancaya emek vermektense çok iyi bir ingilizce.
    3. Çok iyi bir ingilizce. Dünya pasaportu.
    4. Kendi kendini yetiştirebilme, internet ortamında beslenebilme becerisi.
    Duolingo’ya ekleyelim mi; Memrise, Youtube etc.
    5. Spesifik birşeyi iyi bilmek, ağırlıklı Bilgi Teknolojileri konusunda birşeyin uzmanı olmak.

    Yani, ingilizceyi çok iyi bilen aç kalmaz. Bilgi iişlemden anlayan dünyada istediği yere gider.

    Kaliteli insana ihtiyaç daha da artacak. Insanlarin hareket kabiliyeti de artacak. Doğru politikaları güden ülkeler gütmeyenlerden (yani iyi eğitimli insanı tutamayanlardan) çok kısa zaman dilimleri içinde insan çekecek.

    Coğrafi olarak, Pasifik Okyanusu’na komşu ülkelerde canlılık hep olacak; Afrika ve Avrupa hep geride kalacak.

    Çok iyi bir ingilizce demiş miydim?

    Sevgiler,

  18. Aydın 08/12/2014 at 08:34 #

    Mümkünse spor yapın ve antrenör olmaya çalışın.

  19. Cemal 08/12/2014 at 09:18 #

    Ben de üniversite son sınıf öğrencisi / yeni girişimci olarak elbette 5 sene sonrasının ürününü geliştirmek, pazarını keşfetmek istiyorum. Ama sektör ve teknoloji hakkında her gün onlarca farklı yazı okuduğumdan aslında doğru alanı bulamamaktan korkuyorum. Örneğin giyilebilir teknolojiler üzerine çalışmayı seçince sanki drone işi patlayıp gidecekmiş gibi geliyor. Ürünü ve pazarı tam kestiremiyorum.

    • descartes 17/12/2014 at 23:15 #

      benim de bir fikrim var. Nasıl ulaşayım sana değerlendirelim

  20. dll 08/12/2014 at 11:11 #

    Yukarıdaki mesleklerin kaybolacağını zannetmiyorum. Sadece geçmişten bugüne olduğu gibi şekil değiştirebilir belki bazı yan meslekleri kaybolur ama meslek kalır. Mesala öğretmenlere gelecekte randavu alarak gideceğimizi düşünüyorum. Yani daha rekabetçi ve optimizeye yakın bi şeyler olur herhalde. Yukarıdaki kadar yıkıcı olursa, olmaz. Olsada olmaz :) Yıkarlar o fabrikaları ;)

  21. giybetci 08/12/2014 at 11:20 #

    ben de şunları derim

    .ing. maalesef öğrenmek elzem ama almacadan önce arapça,rusça ve çince.yi düşünün derim. ve amaç fark yaratmaksa diğer diller! öğrenmek derken en az 3 ay konuşulan ülkede yaşanmalı.
    .teknoloji ve iş hayatında bilgiler gelir geçer, esas olan azim, sebat, algıların açık olması, iletişimde iyi olma, hakkını arama gibi özellikler geliştirmeli. bunlar zaten büyük fark yaratır.
    .iş bulmak iş yapmak derken, esasında bugün bile herkesin temel ihtiyaçlarına yetecek kaynak ve üretim mevcut, gelir adaletsizliği ve hakkını alamamak ya da bagzılarının aşırı alması asıl konu. enerjide petrolden kurtuluş da yakın.. yani hayat çok daha kolay olacak sanki?
    .hayat nedir, nereden geldik nereye gidiyoruzu hiç unutmamak gerekli, denizdeki çakıltaşı kadar bile kalıcı değiliz. hala kariyer, para diye 90 yaşında yırtınan milyarderleri görmek bana acı veriyor.

  22. Ahmet Resul 08/12/2014 at 12:00 #

    İngilizce’nin yanında neden bir asya dili değil de Almanca? İngilizce’nın batıdaki gelişmeleri takip etmek için yeterli olduğunu düşünmüştüm hep. Sizin de Almanca’ya böylesine hususi vurgu yapmanızın sebebini merak ettim doğrusu.

  23. aysun bayhan 08/12/2014 at 12:05 #

    Altın sektöründe çalışıyorum. Başlığı okuyunca Allah Allah Serdar Bey (itiraf ediyorum bu adam dedim) ne zaman altınla ilgilenmeye başladı ki dedim. İçeriği okuyunca jeton düştü :D

    Saygılar :)

  24. trkbyznT 08/12/2014 at 13:37 #

    Hocam İngilizceyi anladımda Almancayı neden yazdınız acaba ?

  25. serkanbulutnet 08/12/2014 at 14:03 #

    neyi seçeceğim konusu hala başımı ağrıtan bir konudur. internet öyle geniş ki düzgün kullanmadıktan sonra daldan dala atlamak çok kolay. ciddi anlamda bir alana yönelip bütün vaktini ona harcamak en önemli işlerimizden biri olmalı.

    ufak tefek işler yaparak geçinmeye çalışıyoruz, hergün bundan sonra daha iyi olacak diye uyanıp gün sonunda herşeyin aynı olduğunu görmek kadar saçma bi olay yok.

    zihniniz sürekli açık olsun arkadaşlar ben biraz keşfettim ama artık yaptığım iş sayesinde önümü görebiliyorum. film izlerken yolda yürürken bile acaba neyi yaparsam tutturabilirim diye düşünün. 1 ay içinde istediğiniz konuyu bulacak ve o işe yönelebileceksiniz.

    geç olsun güç olmasın ayakalrınızı sağlam basın.

  26. Mülteciolsam 08/12/2014 at 17:27 #

    Çift anadal ile iki bölümden mezun oldum. Hem İng. hem Almanca’yı anadil seviyesinde biliyorum (ikisini birbirine çevirebilecek seviyede) 10 yıllık iş ve orta okul yıllarından beri gelen gönüllü STK tecrübem var. Son işimde grup yöneticisiydim. Şirket küçülmesi nedeniyle 25 kişiyle birlikte işten çıkarıldım (1/3ü yönetici) Henüz popüler olmadığı zamanlardan beri dijital iletişim dünyasında çalışıyorum.7 aydır işsizim. Ve iş bulamıyorum. Bu sürede bir ünide sertifika programı bitirdim ve KPSS’ye bile girdim. Ama sürekli yolumu nereye çevirsem diye düşünmekten aklım çıkacak artık. Yolu, ideallerimi, hayallerimi, planlarımı bir yana koydum. Çünkü işe ihtiyacım var. En son bir mağazaya tezgahtar olarak başvurdum. Bahane sıralamayın demişsiniz. Gerçek hayat ne yazık ki kağıt üstünde çok değerli gözüken meziyetleriniz ve cebinizde planınız olsa da genelde işe yaramıyor. Özellikle de bu memlekette.

    • mserdark 08/12/2014 at 18:54 #

      Benim seneler boyu iş adına neler yaptığımı anlatsam inanmazdınız. Hayat biraz inat, biraz nefes tutma yarışı (ne yazık ki).

    • descartes 17/12/2014 at 23:09 #

      @mülteciolsam arayan bulur hocam. ulaşırsanız bana güzel bir fikir alışverişi yapabiliriz

  27. Levent MASA 08/12/2014 at 22:08 #

    bir yazı da o iş anıları üzerine yazsanız amirim:) Ben eski banka IT’cisiyim, şimdi ise dönercilik yapıyorum. Bu konular üzerinde yazılar, anılar çoğalırsa, insanlar daha rahat kariyer değişikliği alternatifini değerlendirir bence.

  28. Drxx18 08/12/2014 at 23:04 #

    Öncelikle güzel yazınız için teşekkürler…
    Sonra birkaç düşüncemi paylaşayım Almanca konusu benim de dikkatimi çekti neden diye ben kendim için rusça ya başlamıştım neden derseniz dünya üzerinde en fazla konuşulan 2 dil olması ve yeni ülkelerin gelişmekte olması yeni kapılar açacağı düşüncesindeyim…
    Farklılık konusunda yerden göğe kadar haklısınız her zaman rakiplerinizden farkınızı ortaya koyacak birşeyleriniz olmalı klasik iş görüşmesi sorusu Neden ahmet değil de seni işe alayım beni ikna et ??? Her konuda uzmanlığın gelecekte sektörlerde belirleyici olacağını düşünüyorum örneğin bilgisayar mühendisi olmaktan daha önemlisi Güvenlik uzmanı olmak olacak gibi gözüküyor….

  29. gönül zengin 09/12/2014 at 10:01 #

    Serdar Bey’in “İngilizce ve Almanca öğrenin” önerisine (belki farklı nedenlerden) katılıyorum. iki çocuğuma da Almanca ve İngilizce öğrenmeleri için imkan sunuyorum. Ve yaratıcılıklarını geliştirebilmeleri için fırsat yaratıyorum. Gelecekte fark yaratacak şeyin yaratıcılık ve tasarım olacağına inanıyorum. Öte yandan İngilizce dünya dili. Almanca öğrenmeleri konusundaki ısrarım ise, çok basit. Avrupa insanca yaşanabilecek üstelik Türkiye’ye yakın tek kıta bence. Almanya ise kim ne derse desin bu kıtadaki en güçlü ülke. Şimdi ve gelecekte. Yaşlanan bir nüfusu var. Bundan 10-20 sene sonra, yetenekli, algıları açık, eğitimli, dil bilen gençlere ihtiyaç duyacaklar. Ve ben çocuklarımın bu ihtiyaca cevap verebilecek kalifikasyonda olmaları için elimden geleni yapıyorum. onlara dil öğrenmelerinin dışında tavsiye ve teşvik ettiğim bir şey daha var. Hobi edinmeleri. Ve bu hobileri hakkında her şeyi derinlemesine öğrenmeleri. Siz bir şeyi yapmaktan keyif alıyorsanız, onu yapmaktan keyif alacak başkaları da olabilir ve siz o şeyi öğretecek, yol gösterecek kadar iyi bilirseniz, gerektiğinde hobinizden bir iş çıkartabilirsiniz. farklı ilgi alanlarınız olur ve kendinizi bu alanlarda geliştirmeye devam ederseniz, eğitimini aldığınız , yapmakta olduğunuz iş artık geçersiz hale geldiğinde onu dönüştürebilir, ya da kendinizi geliştirmiş olduğunuz bambaşka bir alana kayabilirsiniz.

  30. deniz koç 09/12/2014 at 22:42 #

    Merhaba amirim, yuarıdaki yazınızda çok güzel anlatmışsınız ve içinde benim de dahil Olduğum bir durumun farkına vardım; interneti kullanamama; gereksiz sosyal medya tüketimi. Kendi internet Kullanım deneyiminizi bize bir yazı ile aktarır mısınız(eğer daha önce yapmadıysanız ve Gözümden kaçmadıysa)? Bilgiye erişim metodunuz nasıldır? TED videoları tahmininde size ilham kaynağı oluyor araştırma ve bilgiye ulaşma için bu süreçten bahsedereniz eğer yardımcı olmuş ve fikir edinmiş oluruz.

    Teşekkürler…

  31. alp par 10/12/2014 at 07:13 #

    bir ana uzmanlığın yanında her an ana uzmanlığa dönüşebilecek temeli olan yan uzmanlıklar katmak gerektiğini düşünüyorum.Böylelikle hangi iş kolu gerekirse büyük krizler yaşanmadan ufak modifikasyonlarla hayata tutunabilir insan. Bunun bir örmeğini bankacılık krizinde işten atılan 1000 lerce bankacı yaşadı, smmm gibi yan meziyetleri olanlar hayata tutunurken, tek meziyeti bankacılık olanlar uzun süre sıkıntı çektiler, zamanla işlerin değişmesinden de değil, bir kriz durumunda sektörümüzün de ani çöküşü riskine karşı hazır olmamız gerektiğini düşünüyorum.

  32. Furkantion 10/12/2014 at 08:56 #

    Bu bilgiler kim bilir kimlerin hayatına nasıl dokunacak, işte tam anlamıyla internet bu!
    Normal hayatımızda da bilgiler çok hızlı yayılıyor fakat internetin çarpan etkisi var bu olağanüstü geri bildirim sayıları ve zamanda asılı kalan yorumlar beni çok düşündürüyor değinmek istedim.
    Ayrıca yazınız hakkında, insanlar bu konularda ne kadar aç gelen yorumlardan çok net anlaşılıyor durum. Benim gözlemim ülkemizde geleceğe dair eğitim ve rehberlik anlamında adam akıllı çalışma yok, çalışma var gözüküyor fakat büyük bir boşluk var ama o boşluk dolacak çok hızlı şekilde diye düşünüyorum ve hatta belki de 2030’larda insanlar doğduklarında genlerinden gelen kalıtsal özelliklerinden hangi mesleklere daha yatkın olduğu belirlenecek. Değindiğiniz konular çok güzel aslında genel itibari ile okuyorum yazılarınızı ve yorum pek yapmıyorum fakat bu yazıdan sonra size çok büyük teşekkür ediyorum :)) Gerçekten kendinize ve toplumumuza hatta insanlığa faydanız dokunuyor bu şekilde. Biraz yazmak için yazdım umarım bir etkinlikte görüşürüz. Sevgiler, Saygılar, İyi günleriniz olsun efendim..

    • FURKANTİON 20/11/2016 at 22:04 #

      Bu yukarda yazılanları 2014’ün sonunda yazmışım. Şu an 2016 sonuna doğru yaklaşıyoruz. 2 sene geçmiş ve ben Almanya’dayım. Benim sizin gibi her okuduğumdan/izlediğimden not çıkarma alışkanlığım yok ve yazdığım yazıyı unutmuşum açıkçası. Şu an okulu bitirmeme de çok az zaman kaldı. Yapmak istediklerim var elbette ama herşeyden nasıl emin olabiliriz ki gelecek zamandan bahsediyoruz. Fakat bilgiye ulaşmada google’ın çalışma prensibini az buz içimde eritmiş olucam ki tam da böyle düşüncelerin beni sardığı bir anda kendimi bunları okurken ve devamında kendi yazımı farkederek afalladım açıkçası. Şu an Almanca öğrenmeye ve İngilizce’mi geliştirmeye çalışıyorum. Vakit çok hızlı geçiyor. Bilinçaltıma mı etki yaptı nedir? Yalnız burdaki projeksiyonlarda değişme varsa haberim olsun :) Bir de bence hatırlarsınız beni görüştük çünkü İzmir İnovasyon Haftası etkinliğinde inovatimlerden biriydim ve sahnede fotoğraf çekilmiştik. Farkediyorum ki şimdi 2014’te yazmışım umarım bir etkinlikte görüşürüz diye. Ben orda söylemişrim ama yine tekrarlayayım benim açımdan etkinliğin bombası sizdiniz. Sahneye çıkmadan evvel ki gece ne kadar geç yatmak zorunda kaldığınızdan ve çalışmak zorunda olduğunuzdan bahsettiğinizi hatırlıyorum. Bu ne kadar önemli veya değil sizin açınızdan kestirmek mümkün değil ama ilk yazmış olduğum yazıda da belirtmiş olduğum gibi insanların hayatına nasıl etkiler yapıyorsunuz.. Kürk mantolu madonna’yı okumayanlar anlamaz :) Velhasıl sevgiyle sağlıcakla kalın. Umarım yollar kesişir. Umarım herşey güzel olur.

  33. Mert 10/12/2014 at 12:13 #

    Amirimin paylaşımı gerçekler ve yorumlar da aynı şekilde gerçekler ve iki gerçeklik arasında kalan insanlar.

    “De ki işte |
    60. Yaşamın, bilemediğin
    olacak.
    61. Yaşamında, yapacağını hiç bilemedğin anlarda,
    yapacağın apaçık belirecek.”

  34. lumina 11/12/2014 at 10:28 #

    Yazınız için ve yapmaya çalıştığınız güzellikler için teşekkürler.

    Yazıda hoşuma giden yön kimin ne yapacağından ziyade ilkeler üzerinden yönlendirme yapmanız. Eşimin tavsiyesi ile bloğunuzu buldum beğendim bağımlısı oldum :)) Boş olmadığını düşündüğüm yazılar okumak hoşuma gidiyor.

    Yazıdan önce -ilginçtir- yorumları okudum ve üzüldüm. Şöyleki yorum yazan arkadaşlarımız yazdıklarından az çok çıkarım yapılırsa kaliteli, düşünen ve üretme kaygılı insanlar. Ama hemen hepsinde yönlendirilme eksikliğinden kaynaklanan ortak cümleeler barınmakta. Yani önümüzde fahri koçluk yapacak “ağabey”ler yok. Bu işi para için yapanları kastetmiyorum. Para için olanlar “yavan” duryor zira :)

    Dil konusunda ingilizce halledilmediği için ‘leğen’de yüzen çok fazla kaliteli kişi biliyorum. Halbuki İngilizce halledildiği anda birden leğen yırtılıyor ve okyanusa düşüyorsun. Sonra da yüz yüze bildiğin kadar. Ama bu konuda da çıkmazlar içinde herkes. Klasik kurslar kur başı ücret aldığı için -bazıları- utanmasa 500 kur yapacaklar kursu.

    Yazınızdan anladığım: uzun uzun araştırın, ehil kişilerle istişareler edin, elinizdeki imkanları gerçek amacıyla kullanın (internet gibi) ve herkesin yaptığını yapmayın ( sadece üniversiteden herşeyi beklemek, dil kurslarında kafamıza flash bellek sokulup dili halletmeyi beklemek gibi) bunun yerine talep eden olup talebinizin peşinde azimle koşun.

    Not: Yazılarda mavi renkli linklerden dolayı tatlı bir tiksinti geldi :) yazı bitmiyor. Kitap içinden kitap çıkar gibi bu ne! :))

  35. Can Dirgen 14/12/2014 at 02:19 #

    İngilizce’nin yanın Almanca değil hocam bence Arapça gerekiyor. Hatta İngilizce’yi yarım bilsin yine de Arapça’ya hakim olsun. Etnik kökenim Arap olmasına rağmen Arapça bilememek çok kötü bir şey. Orta doğu ülkeleriyle TR bağlantısı ticaret işlerin ara insanı bile olsam standartların üzerinde yaşayabilirdim.

  36. tekinnnnn 18/12/2014 at 22:01 #

    abi galiba madem işçiliği yaşayan maden işçisi kalmadığından bitecek böyle biterse.. :/

  37. mega holdings nedir 03/01/2015 at 16:43 #

    Nufüs arttıkça insanlar az sermaye ile nasıl bir iş yapabiliriz in yollarını arayacak burada küçük sermaye ve düşük risklerle kuracakları Satış Ağları / Network Marketing devreye giriyor.

    Daha bilinçli ve geliştirici iş olma yönünde Türkiye de ciddi ivme yakalayan bir sektör.

    Pazarlama ağı kurmak geleceğimiz için en uygun ve yapılabilir / öğrenilebilir bir iş sahası oluşturmaktadır.(Arapça öğrenmeyi de tavsiye ederim nacizane)

    • mserdark 03/01/2015 at 17:36 #

      Bu yazıyı okuyup ‘network marketing’ tavsiyesi veren birine verebileceğim tek tavsiye o fikri unutuncaya kadar yazıyı tekrar okuması olurdu.

      Ağ pazarlaması her ülkenin ‘umutlarını tüketmiş’ insanlarının kolay yoldan para kazanma ihtimaliyle kandırılıp (bir kere daha) mağdur edilmesidir. Her şekil ve örneğinde yakın çevresini inanmak istediği yalana kurban eden kitlelerden beslenir. Oysa vaad edileni kazananlar piramidin tepesinde o zavallıları seyreden birkaç (dikkat: yüz değil, bin değil; sadece birkaç) kişidir.

      Network Marketing, içine düştüğü çukurdan ‘üstüne basarak yukarı çıkacağı kurbanları’ çukura inmeye ikna çabasıdır. Dışarıdakilere ip sarkıttırıp çıkmak yerine onları da batağa çekme güdüsü ise insan psikolojisi adına ayrıca işlenmesi gereken derin bir meseledir.

      Kendinize en kısa sürede bir altın bilezik bulun. Şu an taktığınız sahte ve bir süre sonra parıltısını kaybetmeye, kaplamasını dökmeye başlayacak.

      • network marketing 03/01/2015 at 19:23 #

        Dünya genelinde 200 milyar dolar cirosu olan bir sektörü bir çırpıda silivermeniz düşündürücü bir olay!

        Farkında iseniz kişilerden bahsediyorsunuz.Belirli kişilerin yanlış yapması ya da farklı emellerine alet etmesi Warren Buffet’in bile tavsiye ettiği network marketing sektörünü kirletemez.
        Nitekim bu sektör ile ilgili kanun(6502 nolu ) bile çıkmıştır ki mağduriyet ya da dolandırma olarak yapanlara gerekli yaptırımlar uygulansın diye.

        İyi günler ve araştırmalar dilerim.

        • mserdark 03/01/2015 at 20:05 #

          Size ezberletilen yalan-yanlış şeylerle zihninizi zehirlemişsiniz.

          200 milyar dolar ciro tamamen bu ‘sektörde’ kurban avlayanların palavrası olduğu gibi -bir an doru kabul etsek dahi- üyelerin kazancına dair bir şeyi de temsil etmez. Pazar, ciro, kar, kar payı, vs bunların hepsi çok farklı kavramlar.

          Warren Buffet MLM / NM tavsiye ediyor da onun için mi yatırım danışmanlığından parasını kazanıyor? Sizin kadar network’ü mü yok acaba? Buffet’ın bu şirketlere yatırım yaptığı yalanına bile inanabiliyor insanlar, sırf kendilerini ikna etmek için. Oysa Buffet şeffaf bir fon; internette basit bir taramayla bunun palavra olduğunu anlamak mümkün.

          Bu iddialarınızı aklınızda tutun; 4-5 sene sonra yeniden değerlendirin. Network Marketing’de aldatıldığını anlama eşiği aşağı yukarı budur. Yoksa mesele beni bir şeye ikna etmeniz değil. Ben onlarca sene boyunca böyle nice piramit zincirini, umut taşıyan insanları ve hayalkırıklıklarını gördüm. Hepsi de tıpatıp birbirinin aynısıydı. Üzgünüm ama sizinki de onlardan biri olacak sadece.

          Yazının anafikrinden hayli kopuk bu tartışmaya dair son mesajım da bu olsun.

          • yusuf 20/01/2015 at 20:14 #

            Bunu bize söyleyen kim :) araştırmacı gazeteci :) network sürekli usttekilerin kazandığı bi sistem değil çalışanın kazandığı sistemdir öncelikle ben üst kollarımdan daha fazla kazanabiliyorum. Bana böyle bişeyin olduğu ikinci bi sistem gosterebilirmisiniz ornegin sizin çalıştığımız gazetede mudurunuzu sadece işinizi yaparak gecmeniz nekadar mumkun. Devletin sistemine bakın oda aynı. Bu bir ticarettir siz hiç dükkan açıp batan esnaf gormedinizmi? Yada soyle soylıyım ben şuan gazetecilik yapmadım ve suanda gazetecilik hakkında yorum yapmam nekadar doğru ? Cok sacma degilmi ayni sizin network marketing yapmadiginiz halde yorum yapmaniz gibi. Ikinci olarak network marketing sisteminin cirosu 200milyar dolar degil bunuda uzerinde. Ikinci olarak Eric worre Robert kiyosaki gibi milyonerler Bu sektoru onerirken sizin bilmediginiz bir is konusunda yorum yapmaniz gercektende cok sacma gelmiyormu size
            Kolay yoldan Para kazanma olayi oldigunu soyleyen Kim ki ? Dedigim gibi Bu konu hakkinda ordan burdan duydugunuz bilgilerle hareket edip insanlari galeyana getirmeye gerek yok

  38. Sertaç Doğanay 04/01/2015 at 03:57 #

    Serdar merhaba. Dil öğrenimi tavsiyen ile ilgili bir sorum olacak. Skype ve Microsoft’un ortaklaşa geliştirdiği ve 40 dili birbirine dijital olarak, anında çevirebilecek teknolojinin duyurulduğu bu günlerde bir dili öğrenmek için aylar / yıllar harcamak gerektiğini düşünüyor musun hâlâ? Ben bundan 3-5 sene sonra yabancı dil eğitimi diye bir şeyin kalmayacağını öngörüyorum. Bu konudaki düşünce ve öngörünü paylaşırsan çok sevinirim. Teşekkürler.

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim