Kategoriler
Podcast

Zihnimin Kıvrımları – 13: Sabır öğrenilebilir mi?

Hayat mı çok yavaş akıyor yoksa biz mi tahammül yeteceğimizi kaybettik? Kendimi bile yoran bu sabırsızlığımızı nasıl açıklayabiliriz?

Bölüm Başlıkları

00:00 Başlangıç.
00:56 Açılış Notları.
09:03 Kaynaklar.
10:48 Temel Kavramlar.
12:45 Sabırsızlık Çağından Kesitler.
25:53 Sabır Eşiğimizi Belirleyenler.
38:38 Sabırsızlığın Meyveleri
47:37 Teknolojinin Etkileri.
01:02:09 Telaş sabra iyi gelir mi?
01:06:36 Sabretmek bize ne kazandırır?
01:09:52 Peki nasıl sabredeceğiz?
01:18:43 Kapanış.

Kaynaklar

Bu bölüm, Telaş Çağı ve Zamanın Keşfi bölümlerini de kapsayan bir üçlemenin son parçası olduğundan ilgili bölümlerin kaynakçasına da bakmanızı tavsiye ederim.

“Zihnimin Kıvrımları – 13: Sabır öğrenilebilir mi?” için 6 yanıt

Sabırlı olmak, doğru nefes almayı vermeyi öğrenmek midir? Sabırlı olmayı istemekle, içselleştirmek çok zordur. Bende de çok düşük seviyede olan sabır eşiğinin yükseltilebilmesi anlamındaki bu güzel video için emeklerinize sağlık M. Serdar Kuzuloğlu…

Yine beklediğimize değecek kadar güzel bir konuşmaydı.Zihninizin kıvrımlarına sağlık.Bana göre bu durumumuz genlerimize işlemiş Akdeniz Havzası insanlarına özgü “şark kurnazlığı” diye tabir edilen çakallığımızın bir sonucu.Adab gereği çoğul ifadeler kullansam da ben bu durumu doğal ve hoş gören bir insan olmadığım gibi öğretmen olduğum için kendimi bu tip detaylara dikkat eden öğrenciler yetiştirmeye adadım diyebilirim:)Aferin bana:)Hayatına dair böyle saçmalıkları yazanlara ben böyle dediğim için ben de dalga geçilmeyi hak ettim.Ama şöyle bağlayayım ailede saygı,huzur,adab gibi kavramlar,olgular görülmedi ise hiç bir sonuç alamıyorum.

Sabırla bekleyip demliyorum yayınlarınızı. Siz paylastiginizda haberi geliyor, ama hemen izleyip tüketmemek için, en keyifli, en verimli zamanı bekliyorum. Bazen yalnız kahvaltılarımda eşlik ediyorsunuz bana, sohbetle kahvaltı harika gidiyor, üzerine kahve. Bazen sıkıcı ev işlerinde, fasulye ayıklarken mesela, tırnak bakımında veya 🙂 Bazen de moral bozukluğunda, eski bir dostu davet etmişim de dertlerden uzaklaştırıp, beni başka diyarlara, bildiğim bilmediğim yazarlara götürüyorsunuz. ‘İdeal ben’e ulaşan benmişim gibi karşılıklı sohbet eder, size içimi döker buluyorum kendimi. Bunu okuduğunuzda duyacağınız mutluluğu da yaşıyorum yazarken. Henüz yayını izlemedim, sadece sabırdan bahsettiğinizi görünce size bunları iletmek istedim. En uygun ilk zamanda davet edeceğim sizi. İçerikleriniz daim, gücünüz enerjiniz yüksek, ömrünüz uzun olsun. Ailenizle, sevdiklerinizle birlikte nice güzel yıllarınız olsun. Seviyoruz sizi amirim ❤️ Saygı ve sevgilerle.

Görüşlerinizi paylaşın: