Tag Archives | Kaza

Çaylak motorculara tavsiyeler

Vecihi hayatıma giren en güzel şey. İş için, keyif için ne amaçla olursa olsun onunla dolaşmak tarifsiz, benzersiz bir keyif. Ailem ve arkadaşlarım malum kazadan sonra bir daha asla üstüne çıkmayacağımı düşünüyordu ama aksine daha da çok bağlandım.

Canımın içi Vecihi.

Hala çaylaklık döneminde olsam da her gün yeni bir şey öğrendiğim bu süreçte motosiklet kullanmaya yeni başlayacaklara, benim gibi çaylaklara edindiğim tecrübeleri aktarmak istedim.

Continue Reading →

Bu yazıya 16 yorum yapıldı.

İyileşirken dinlediklerim

Müzikle istediğim ilişkiyi bir türlü kuramadım. Birçok müzik aletini çalabiliyorum. Nota biliyorum. Bir süre hayatımı izbe mekanlarda, üç kuruşa, sarhoşları eğlendirmek için çalıp söyleyerek kazandım. Dinleyici olarak geniş bir yelpazem var ama asla bir konuda derinleşemedim.

Etrafımda müzik konusunda uzman bellediklerim gibi “falancanın bilmemne albümündeki sound, filancanın şu albümündekine ne kadar benziyor” tarzı ahkamlar kesemedim. Çok da dert etmedim açıkçası.

Şarkı-türkü adına neler dinlediğim büyük oranda ortada zaten. Ama beni kulaklıkla görüyorsanız şarkı dinliyor olma ihtimalim en fazla yüzde 1. Ya bir podcast ya da audio book (sesli kitap) dinliyorumdur.

Bizim gibi okumayı sevmeyen ama bir gazete açıldığında hemen 20 kafanın içine daldığı, trafiğin saatleri yediği, insanların kendi ya da toplu taşıma araçlarında saatlerini tükettiği bir ülkede sesli kitaplar neden bir pazar oluşturamadı anlayabilmiş değilim. Her gün sabah işe gidip akşam dönerken birer saat sesli kitap dinleyerek her hafta bir kitabı bitirebilirdik oysa? Üstelik dünyanın en seçkin seslendirme sanatçılarının ağzından. 5 saatten uzun süren sesli kitap yok denecek kadar az.

Continue Reading →

Bu yazıya 11 yorum yapıldı.

İyileşirken izlediklerim

Bir ayını dolduran motor kazamın ardından girdiğim ev hapsindeki kısıtlı hayatta okumaya, izlemeye, dinlemeye ve öğrenmeye fırsat bulduğum şeyleri paylaşmaya devam ediyorum.

Dinlediklerimi ve okuduklarımı paylaşmıştım, şimdi sıra izlediklerimde…

Zeitgeist: Moving Forward

2007 yılında hayatımıza giren Zeitgeist belgeselleri kulağınıza çalınmış olmalı. ABD’li yönetmen Peter Joseph imzalı dizi İsa peygamber ve hristiyanlığa alternatif bakış açısıyla başlayan ‘The Greatest Story Ever Told’, 11 Eylül saldırılarına benzer açıyla bakan ‘All the World’s a Stage’ ve dünyayı her hareketiyle etkileyen ABD ekonomisinin yanlış temeller ve inançlar üstüne kurulu olduğunu savunan ‘Don’t Mind the Men Behind the Curtain’ ile alışılmadık bir yaklaşım ortaya koymuştu.

Ardından Addendum geldi. Mevcut anlamda paraya dayalı sistemin çökmeye mahkum olduğunu savunurken direnişte yapılabilecekleri ve alternatif yaşam teorilerini paylaşıyordu.

Serinin son bölümü uzun zaman önce çektiğim, ancak izleyebildiğim ‘Moving Forward’.

Yeri gelmişken; Zeitgeist belgeselleri kar amacı gütmeyen belgeseller. Aslında Moving Forward’ın başlarında da bahsi geçen ABD’li Fütürist Jaque Fresco‘nun sürdürülebilir, çevreci, kaynak tabanlı ekonomik sistemini temsil eden Venüs Projesi‘ni kitlelere tanıtma amacı taşıyor (Fresco her ne kadar aksini iddia etse de ben Venüs Projesi’nin Marksist sosyalizmden hayli beslendiğini düşünüyorum). Dolayısıyla bu serileri internetteki sitesinden sipariş edebileceğiniz gibi (Türkçe altyazı da var), internette birçok kaynaktan yasal ve ücretsiz olarak indirip izleyebilirsiniz de.

60 ülkede, 30 dilde gösterime giren 161 dakikalık Zeitgeist: Moving Forward, şimdiye kadarki iki bölümde etrafında dolanılan Venüs Projesi’ne detaylı bir giriş yapıyor. İnsan doğasının temellerinden başlayıp neden bugünkü açmaza geldiğimize ve Venüs Projesiyle nasıl kurtulacağımıza bakıyor.

Paylaşım tabanlı ekonomi ve sürdürülebilir şehirler fikri kulağa gerçekten hoş geliyor ama küresel bir erkin kaynakları ihtiyaç doğrultusunda coğrafyalar arası dağıtımı ve yeni mimari yaklaşımlar fikri (kusura bakmayın ama) benim için fazlasıyla ütopik. Küçük ölçeklerde belki denenebilir ama küresel tabana oturmadan başarma şansı yok. Küresel kabul ise imkansız.

Bence Zeitgeist serisi Venüs Projesi dışında içerdiği somut bilgilerle bile yeterince kıymetli. Onlar için bile izlenmeyi fazlasıyla hak ediyor.

Hatta buyrun Youtube’daki resmi kanalından online olarak izleyin merak ettiyseniz:

Continue Reading →

Bu yazıya 15 yorum yapıldı.

İyileşirken okuduklarım

Bundan tam 1 ay önce geçirdiğim garip bir motor kazasından dolayı bütün planlarım ve hayatım allak bullak olmuş halde evde dinleniyorum. Birkaç gündür mahallede kısa turlar atmaya başladım. Sağ kolumu yavaş ve çok az da olsa hareket ettirebiliyorum. Çok ıstıraplı, dertli, sabır gerektiren günler geçirdim. Ama geçti. Diğerleri de geçecek. Ve umarım kolumu tekrar eskisi gibi kullanabileceğim.

Bu dönemin bana en büyük faydası, uzun zamandır biriken kitap, dergi, PDF dosyaları, filmler, sesli kitaplar, sunumlar ve kaynaklara gömülme fırsatı sunması oldu. Bu yazıda bazılarını paylaşacağım. Belki birilerine faydası dokunur.

Bu yazıda okuduklarımı paylaşıyorum (Dergileri hariç tutuyorum elbette. Onlardan çıkardığım notları paylaşırım belki).

İsterseniz bu sürede dinlediklerime ve izlediklerime de bakabilirsiniz.

Continue Reading →

Bu yazıya 19 yorum yapıldı.

Bir kaza, bin tesekkur ve biraz bilgi

Sali gunu mukemmel planlarim vardi. Ama hicbiri tutmadi…
Oglen motorum Vecihi’ye atlayip yola ciktim. Valikonagi’ni Fulya’ya baglayan yokustan yurume hizinda inerken birden motor yan yatti.
Yerler islakti ve kasis icin frene basmamla sagima dogru yere kapaklandim. Yerde uzanmisken motorun metrelerce yokustan kayip kaldirima carpip durusunu seyrettim.
Ayaga kalkmaya calistim. Kalkinca sevindim. Sonra sag kolumun garip bir sekilde durdugunu fark ettim. Omzumdan cikmisti.
Biraz ugrasip yerlestirdim. Ama butun kolum uyusuyordu. Vucudumun farkli yerlerinden sizilar geliyordu. Meger omuzdan kirilmis…
Yine de ucuz atlattigimi dusunuyorum.
Detaylarini ayrica biraz toparlaninca yazacagim.
Cuma gunu bir ameliyatla omzuma plak takilacak, bir aksilik olmazsa 1,5 ayda fizik tedavi yardimiyla eski halime donecegim.
Ders dolu bu gunleri ayrica yazacagim. Cep telefonundan bu kadar oluyor.
Bu en zor animda yardim eden Baris ‘Zoban’ Timurlenk’e, baska bir illetle ugrastiklari icin haber veremedigim ailemin yoklugunda hastanede ilk saatlerde refakat eden Senel Sahin ve Fatih Taskiran’a, Amerikan Hastanesi ve Capa Tip Fakultesi doktorlarina COK tesekkurler.
Ayrica arayan, soran, mesaj gonderen yuzlerce kisiye binlerce tesekkur. Hicbirini cevaplayamadim. Hepinizi ilk firsatta arayacagim.
Capa Ortopedi 1. Servisi 120 numarali odadan hepinize hafif sancili selamlar!
(Bu da Zoban’in objektifinden olay sonrasi Vecihi…)

20110810-022830.jpg

(Yukarıdaki yazıyı hastane yatağımdan tek elimle, cep telefonumdan yazmıştım. 3 ay sonra bu yazıya kolumun ameliyattan sonra geldiği hali de eklemek gerektiğini düşündüm. Buyrun kolumun titanyum desteği ve sayısını unuttuğum vidaları)

Geçen 1 senenin ardından 11 Ağustos 2012 itibariyle bir ekleme daha yapayım: Uzun, zorlu bir süreci geride bıraktım. Düzeldim sayılır, kolumdaki madeni parçalarla yaşamayı kabullendim. Üstelik bu kaza bana çok şey öğrettiVecihi ile yine güzel günlerim geçiyor ama sağ kolumu hala çok az kullanabiliyorum ve ağrılarım devam ediyor.

Buna da binlerce kere şükür.

Bu yazıya 147 yorum yapıldı.