Sansür ayıbına dair #22agustos

Sansür hakkında çok yazdım (gazete / blog), çok konuştum, etkinliklere katıldım hatta sokaklara çıktım yürüdüm. Etrafımda pek çok insan da benim gibi elindeki imkanlar çerçevesinde bu ‘insanlık ayıbına’ karşı elindeki imkanlar çerçevesinde karşı çıktı.
Fikirlerim aşağı yukarı belli. İsteyen yukardaki arşiv linkinden bakar okur. Yılgınlığım, yorgunluğumu da buradan fısıldamış olayım. Ama benim de meşrebimce ve gücümün yettiği kadar ucundan tuttuğum bu çabalar işe yaradı mı yaramadı mı gerçekten bilmiyorum. Çünkü milat noktasından bugüne bakınca sanki çok önceden konulmuş bir hedef karınca sabrıyla, yavaş yavaş, bütün mantıksızlığına ve karşı çıkışa rağmen hayata geçiyor gibi. Kaynayan kazan içindeki kurbağa gibi hissediyorum kendimi (umarım bunca umutsuz değildir durum yine de).

Sansür konusunda şunları aklımızda tutalım:

  • Oy kullanıp iktidar seçme imkanı tanıyacak kadar aklına güvenilen insanların internet erişimini şekillendirmek zekalarına hakarettir.
  • Devletin ne giyip giyemeyeceğimize, ne yiyip yiyemeyeceğimize karar vermesiyle hangi siteye girip giremeyeceğimize karar vermesi arasında bir fark yoktur.
  • Çocuklarının, eşlerinin ya da sorumluluğunu taşıdığı herhangi kişilerin internet erişimini herhangi bir sebeple kısıtlamak isteyenler için ücretli / ücretsiz ama gayet işe yarar birçok filtre uygulaması zaten var.
  • Devletin ilgili kurumunun yaptığı düzenlemeyle koyduğu yasakların hepsinin aşılabiliyor.

22 Ağustos’ta hayata geçmesi planlanan internet üstündeki devlet sansürüne dair yeni düzenleme adeta tabuta son çiviyi çakmak üzere. Çünkü bu noktadan sonra artık bütün kumanda masası devletin eline geçmiş olacak.

Yaşananların özeti ve mevcut durum

  • Türkiye’de normal hayatta suç olarak tanımlanmış her şey internette de suç. (hakaret, terör, vs). Ama internet dair konular 5651 sayılı ayrı bir yasayla düzenleniyor.
  • Devletin ‘filtre’, aklı olanın ‘sansür’ dediği mekanizmayı bürokrasi adına eski adı Telekomünikasyon Kurumu olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu ‘na (BTİK) doğrudan bağlı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) yürütüyor. (BTİK demişken kurulun ne için kurulup ne iş yaptığını özetleyen şu yazımı okumanızı tavsiye ederim)
  • Türkiye’de ‘katalog suç’ olarak anılan kategoriye giren içerik yargısız sansürlenebiliyor. O konular şöyle:
    • İntihara Yönlendirme,
    • Çocukların Cinsel İstismarı,
    • Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma,
    • Sağlık için Tehlikeli Madde Temini,
    • Müstehcenlik,
    • Fuhuş,
    • Kumar Oynanması için Yer ve İmkân Sağlama,
    • Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar
  • Katalog suçlardaki ‘müstehcenlik’ başlığı neredeyse HER ŞEYİ içine alabilir. Çünkü müstehcenliğin tanımı yok. Bir kadının mini eteği de bu kapsamda değerlendirilebilir. Bir gün gelecek bunları da göreceğiz.
  • Sansür bir yandan ilgili kurumun tespiti, bir yandan da bizzat kullanıcıların ihbarlarıyla şekilleniyor. Bu siteye açıldığı 3,5 yıl öncesinden bugüne 250 binden fazla şikayet gelmiş.
  • Sansürlenen 60 binden fazla sitenin (bir kısmının çeteleside var). Kapanan sitelerin ilk üç sırasındaki kategori ve kapanan site sayısı şöyle:
    • Müstehcenlik (27.315)
    • Atatürk aleyhinde yayın (25.454)
    • Kumar (4.373)
  • 22 Şubat 2011’de yayınlanan ve 22 Ağustos 2011’de yürürlüğe girmesi planlanan ‘İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul  ve Esaslar Taslağı‘ başlıklı plan dahilinde Türkiye’deki BÜTÜN kullanıcıların kendi seçtiği bir internet paketi üstünden internete bağlanması planlanıyor. TÜRKÇESİ: Aynen Çin’de olduğu gibi ulusal bir sansür yazılımı arkasında olacağız. Dışında kalma şansımız olmayacak  ve TİB’in engellediği sitelere giriş de mümkün olmayacak. DİKKAT: Mevcut durumun devam edeceği ‘standart paket’ zaten şu an TİB’in sansürlediği on binlerce siteyi içeriyor. Yani mevcut durumun devamı, sansürün devamı demek oluyor.İçeriği, kapsamı ve detayları henüz belli olmayan paketler şöyle:
    • Aile paketi (Sansürlü ve sansürlenmese de kara listede olan sitelerin engelli olduğu paket)
    • Çocuk paketi (Sadece Kurum tarafından çocuklar için onaylanan sitelere girilebilen paket)
    • Yurtiçi paketi (sadece Türkiye’deki sitelere bağlanılabilecek. Belki de devletin asıl istediği budur? İNTERNET TÜRK OLSUN!)
    • Standart paket (ŞİMDİLİK herhangi bir kısıtlama içermeyen seçenek AMA sansürlü siteler yine engelli)
  • Hiçbir seçim yapmayan standart pakete dahil olacak ki unutmayalım; BU DA BİR PAKET. Yarın yeni bir düzenlemeyle pekala bu da aile paketi statüsüne getirilebilir.
  • Bu konuda yürütmeyi durdurma istemiyle Danıştay’a başvuruldu. Sonuç bekleniyor.

22 Ağustos girişimi ve anmaya dilimin varmadığı daha fantastik bir projeyle ilgili Banu Güven ile 29 Nisan’da bir söyleşi yaptık. Yarım saatinizi ayırırsanız sevinirim.

Peki ne yapacağız?

Sosyal ağları ayağı kaldıran, 22agustos etiketini Twitter’da Türkiye ve DÜNYADA en çok konuşulanlar listesine sokan bu konuyla ilgili elbette yasal itiraz haklarımızı ve protestoya yönelik çabalarımızı sürdürmemiz gerekiyor (çünkü Twitter, Facebook’ta bunun zirve yapmasının beklenen çözüme bir etkisi ne yazık ki yok. Anca kendimizi avuturuz).

Diğer taraftan bilgiye erişim adına elimizde kalacak son şansı da hatırlamak, öğrenmek ve yaymakta fayda var: VPN.

VPN’in tanımı şu: internette bağlanmak istediğiniz site ya da hizmete doğrudan değil, başka bir bilgisayar üstünden erişiyorsunuz. Sizin yerinize önce o uzak sunucu bağlanıyor, bilgileri size aktarıyor. Böylece aslen nereye bağlandığınızı sadece VPN sunucusu biliyor. Dolayısıyla ulusal filtreler de sizin sansürlü siteye girdiğinizi anlayamıyor, engelleyemiyor. Siz de böylece istediğiniz siteye girebiliyorsunuz.

Benim bunun için kullandığım hizmet AceVPN (Not: artık değil; değiştirdim). 13 ülkeye yayılan sunucuları sayesinde sadece sansürü aşmak için değil, telif hakları duvarları yüzünden ABD ya da Avrupa dışına kapalı hizmetlere de ulaşabilmenizi sağlıyor. Sitesi (İngilizce ama?) konuyla ilgili bütün bilgileri içeriyor. Eğer torrent, vs gibi yüklü indirme yapıyorsanız ayda 15, yapmıyorsanız ayda 5 dolara patlıyor bu hizmet. Toplu ödemede indirim seçenekleri de var. Download konusunda herhangi bir kısıtlama olmadığına göre şimdilik 5 dolarlık Premium paket herkes için fazlasıyla yeterli.

İnternet sansürü yüzünden ülkeden göç edemesek de VPN hizmetleri sayesinde en azından sanal olarak insanca yaşayan ülkelerden çıkış yapabiliyoruz (henüz). Banu Güven ile yaptığımız söyleşide de değindiğim gibi yeni düzenlemeyle aslında bu tip yöntemler de suç kapsamına girebilecek. Ama VPN dünya genelinde pek çok şey için kullanıldığından doğrudan suçlanabilmesi mümkün değil.

(İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul  ve Esaslar Taslağı‘nın 11. maddesi bu konuda üsturuplu bir baz hazırlamış. Okursanız ve memlekete aşinaysanız ne olacağı, ne planlandığı görünüyor)

Gerçi hani deveye sormuşlar ‘boynun neden eğik?’ diye

Hepimize kolay gelsin.