Kredi kartına yönelik bir arayış

İstanbul Bilgi Üniversitesi’ne bağlı İnteraktif Pazarlama Yüksek Lisans Programı Next Academy‘de her dönem öğrencilerime güncel konularla ilgili bir bitirme projesi veriyorum. Geçen dönem Soma maden kazasının (seçmeli olarak Hükümet, Soma Holding ya da madenci aileleri ekseninden) kriz yönetimini, bir önceki dönemse Türkiye’de yükselen obeziteye yönelik sosyal medya temelli bilinçlendirme kampanyasını çalışmıştık.

2014’ün ikinci dönemindeki MAR507 grubuyla da ’18-35 yaş aralığı için yeni bir kredi kartı kurgulama’ çabasına girdik. 50 öğrencim içinde sadece biri bankacıydı fakat hepsi kredi kartı kullanıcısı ve belirtilen yaş aralığındaydı. Dolayısıyla ortaya ‘olsa ne güzel olurdu’ kafasında bir derleme çıktı. Fikirlerden birkaçı gözüme pekala hayata geçirilebilir kıvamda görününce hepsini bir derleyip blogumu takip eden -bir kısmını şahsen tanıdığım- banka yöneticisinin kulağına kar suyu kaçırmak istedim.

Credit-Cared-Graveyard

Öncelikle banka, işyeri ve müşteri arasındaki kredi altyapısını kuran bu sistemin bir ‘kart’ olarak varlığını sürdürmesinin alışkanlıklar (ve bir miktar da mevcut altyapı) dışında bir esprisi yok. Bugün cep telefonunuzdaki mobil banka uygulamasıyla da pekala yapılabilecek basit bir onay (provizyon) işleminden söz ediyoruz. Şu ana kadar ortaya çıkan NFC tabanlı seçenekler bir yana; konuyu başka bir noktaya taşıyan Apple Pay’in daha sahnede duyrulurken VISA, MasterCard ve American Express onaylı ve 220 bin noktada geçerli olduğunu da unutmayalım (o rekabet apayrı bir dünya). Bilgilerimizin arasına 1,5 milyar insana dokunma potansiyeline sahip Facebook Credits ve Payments diye bir şey olduğunu ve Facebook’un bu yıl İrlanda’da bankacılık lisansı peşine düştüğünü, bunun çok şey ifade edebileceğini de sıkıştırıverelim. Dijital paralar falan onlara girmiyorum bile.

Next Akademi projesinden çıkan fikirlere gelirsek; aşağıda önem sırası gözetmeden sıralıyorum.

Öncelikle benim kısa bilgilendirme dosyamdan ana hatları çizelim:

Genel Detaylar

  • Özel bir banka.
  • Finans dışında bir alanda faaliyeti, iştiraki yok.
  • Türkiye çapında her ilde şubeleri var.
  • Kartın hedef yaş aralığı 18-35.
  • Sadakat (loyalty) özelliklerine sahip olacak.

Zorluklar

  • Türkiye’de neredeyse herkesin mevcut en az 1 kredi kartı var.
  • Alışveriş noktalarıyla yeni anlaşmalar yapmak kolay değil.
  • Bankanın mevcut müşterileri için kafa karıştırıcı olabilir.
  • Farklılaşma adına ortaya konacak büyük fikir ne olabilir?

Ortaya çıkan fikirlere gelirsek (tekrar ediyorum: bu dönemki öğrencilerimin biri dışında hiçbiri bankacı değildi, regülasyonlar ve sektörden bağımsız olarak incelemenizde fayda var)

Daha ‘değişik’ bir kredi kartı için ‘playlist’

  • Harcadıkça eğlendiren kart: Steam, Google Play ve Apple Appstore gibi yapılarla entegre, harcamaları oyun kredisine çevirme imkanı.
  • Konser, tiyatro ve festivallere odaklanma, kartın Youtube kanalını ağırlıklı olarak bu tip etkinliklerin iletişimi için kullanma.
  • Kart kullanım / hesap işletim ücreti olmaması. Bu tutarın kullanım sürecine yedirilmesi. (neredeyse bütün projelerdeki ortak nokta bu ücretlere yönelik antipati oldu).
  • Banka gibi konuşmayan sosyal medya iletişimi.
  • Sosyal medyada borç, kredi kartı, para gibi konularda yazanları; rakip banka hizmetlerinden dert yananları API search ile yakalayıp iletişime geçme.
  • Sosyal medyada kartımızın kullanımıyla ilgili pozitif tecrübelerini kartın resmi etiketiyle paylaşanlara yönelik avantajlar (kazanılan medya görünürlüğünü medya satın alım bütçesinden paylaşmanın bir türevi gibi düşünün).
  • Bu yaş grubuna yönelik etkinliklerin VIP girişlerini sahiplenmek.
  • Spotify’da hedef kitlenin ilgi alanlarına yönelik sık güncellenen playlistlerle ilişkiyi diri tutma.
  • Şatafattan uzak, sade bir web / mobil bankacılık arayüzü (yine neredeyse bütün projelerin ortak noktasıydı bu. Her şeyi vitrinde göstermek isteyen dükkan telaşına düşülmüş olabilir. Şahsen bu konudaki başarı örneğim Wonga‘dır mesela).
  • Sitede ya da uygulamada bir sorun yaşandığında sayfadaki yardım linkine tıklandığında doğrudan çağrı merkezinde o konuyla ilgili birime yönlenme (çağrı merkezi adımlarını tek tek dinleme işkencesine karşı iyi fikir bence).
  • Kartları kişiselleştirebilme: sahip olmadan önce renk, metin (yazı), mümkün olan şekil seçenekleri gibi ayrıntılarla kartı özelleştirebilme (bu küçük ayrıntının ne kadar önemli olduğunu Coca-Cola sayesinde hatırlamış olmalıyız).
  • Mutlaka temassız  ödeme seçeneği.
  • Kullanıcılarına özel bir etkinliği olmalı.
  • Mobil uygulaması / web sitesinde kültür-sanat etkinliklerinde satılmayan kapasiteye yönelik son dakika indirimli koltuk / bilet satışı.
  • Aylık etkinlik kredisi: harcamasına göre mümkünse bir ay sonrasına devredilebilecek ve sadece sinema, konser, kültür-sanat gibi etkinliklerde kullanılacak krediler (ve bu kredilere yönelik tahminler).
  • Satın almak istediklerine yönelik online farklı sitelerden derleyecekleriyle wishlist oluşturabileceği ve puanlarıyla hangilerine sahip olabileceğini takip edebileceği Pinterest benzeri bir web arayüzü.
  • ATM ekranlarını iletişim kanalı olarak kullanabilmek (kartsız şifre girildiğinde dahi o ATM civarındaki fırsat ve etkinliklerden haberdar olabilme).
  • ATM cihazları kablosuz internet erişim noktası olarak hizmet verecek ve kart sahipleri biriken puanlarını internet erişim kredisi olarak kullanabilecek (bankayla ilgili işlemler krediden düşmüyor).
  • ATM sliplerini bilgilendirme amaçlı kullanmak (ya da barkod / QR kod gibi yapılarla uyumlu etkinlikler için bilet satın alıp doğrudan ATM’de bastırmak)
  • Kart sahipleri bankanın uygulamasıyla banka reklamlarını okuttuğunda civardaki fırsatları augmented reality olarak görebilecek.
  • Kartlar sahiplerine ilk ulaştığında içinde belirli bir miktar kredi olacak.
  • İsteyenler için kredi kartı Jawbone tarzı bir bileklik formunda da gelebilecek (benim aklıma Işhıbil geldi bunu dinlerken:).
  • Diğer sadakat kartlarıyla hesap eşleştirmesi yapıldığında anlaşmalı işyerlerinden yapılan alışverişlerin ilgili sadakat kartlarına otomatik puan yüklemesi (Avrupa’da epey yaygınlaşan ‘bütün sadakat kartlarından kurtaracak bir kart’ bizde hala hayal mi yoksa?).
  • Anlaşmalı marka ve hizmetlerin basılı / elektronik kataloğu ya da mobil uygulamada buna özel bir menü / tab.
  • Sosyal medyada kart veritabanını temel alan hedefli tanıtım ve pazarlama kampanyaları (detayları burada anlatabileceğim kadar kısa değil).
  • Kart sahiplerinin sosyal medya ranking’lerinin mutlaka ölçülüp saklanması ve ona göre önceliklendirme yapılması (yangını önleme derdindeyken kibrit sahibiyle alev silahına sahip olanı aynı kefeye koymamak diye de düşünülebilir).
  • Toplanan puanların sadece kişisel tüketime yönlenmesi yerine dileyenlerin bağış yapabileceği bir yapı kurulabilir. Hayvanseverler, doğaseverler ve genel bağışçılar gibi kategorilerle puanlar otomatik ya da isteğe bağlı olarak ağaç ekimine, hayvan barınaklarına ya da talep edilen noktalara aktarılabilir. Yapılan bağışlar (isterse) kart sahibine sosyal medyadan haber verilebilir (böylece RT / beğeni gibi etkileşimlerle olası diğer bağışseverler de tetiklenebilir).
  • Sıkıcı ekstreler yerine infografik mantığında hesap özetleri (bu da en genel beklentiydi projelerde).
Yukarıdaki fikirlerin arkasındaki öğrencilerim: Arda Müftüoğlu, Doğan Erdoğdu, Oğuzhan Sarı, Baran Düzyar, S. Mert Örcan, Tayfun Akar, Fuat Kanık, Ayşe Azra Tanrıverdi, Demircem Kuris, Salih Arda Mendeş, Olçum Işıksal, Çağkan Öztürk, Ķaan Erk, Özlem Uçkun, Mert Köse, Şeyma Sezgin, Ayşe Su Ediboğlu, Catherine Yelda Dilmener, İstem Çetinkaya, Nurgül Akça, Zaliha Terk, Tuğçe Kangal, Aslıhan Çelebi, Ebru Gönül, Berk Somay, Cihan İnselel, Denise Bahadır, Ela Eren, Selay Şeker, Serap Damgacı, Nevra Demirci, A. Cemre Karafakılı, Melisa Örnek, Ezgi Gözeger Özmemiş, Aslı Pekşen, Sermin Akyıldız, Tuğrul Karacanlı, Ertuğrul Aydoğdu, Batuhan Kabalak, Fırat Türkoğlu, Kemal Çağatay Özcan, Tuğba Demir ve Hilal Çölüoğlu.

Bu vesileyle de hatırlatmış olayım; Next Academy kapsamında her dönem dijitale, interaktife kafayı takmış; var olanı dönüştürme hevesi taşıyan geniş bir kitleyle kafa patlatıyor ve onları yeniliklerle güncelliyoruz. Fikir seansları, fokus grubu ya da beta tester olarak beraber çalışmak isteyenlere kapımız açık. Sizlerin de aklınızda olsun.

Kredi kartları ve bankacılığa yönelik kendi fikirlerinizi de aşağıdaki yorumlarda beklerim.

, , , , , , , , , , , ,

22 Responses to Kredi kartına yönelik bir arayış

  1. Kemal 26/12/2014 at 17:30 #

    Bankaların en büyük sorunu müşteri sadakatine önem vermemeleri. 10 yıllık bankamı sadece 75 TL’lik kredi kartı üyelik ücretine kızdığım için değiştirdim. 10 yıllık müşteriye bu yapılmamalı. Bir de BURNUNDAN KIL ALDIRMAYAN bankalar var. Garanti gibi mesela. Kapısından girmem.

  2. Kemal 26/12/2014 at 17:33 #

    Şimdi aklıma geldi. Neredeyse bütün kartlarda kampanyalara katılım için mesaj atmak gerekiyor. Kullanışlı değil. Kampanya yapıyorsanız bütün müşterilere yapın sadece mesaj atanlara değil.

  3. Ahmet Altan 26/12/2014 at 18:44 #

    2014 senesinde başımıza gelen en iyi şey neydi diye bir anlet yapılacak olsa, ben tereddüt etmeksizin Serdar Kuzuloğlu’nun blogları ve paylaşımları derdim.. Burada meseleyi sadece Kredi Kartı araştırması olarak görmüyorum, kredi kartı özelinde özgür ve yaratıcı düşünceye alan açmak, desteklemek, yeni ve yenilikçi yaklaşımlara destek olmak ve yol göstermek çabaları.. Tebrik ediyorum tüm bu birbiriyle alakalı alakasız konularda insanları düşünmeye ve öğrenmeye çağıran muhteşem bakış açısı ve yaklaşımı.. BU arada öğrencilerin gerçekten çok akla yakın, uygulanabilirliği de olan yaratıcı önerileri var, kendisine ve ekibine güvenen sektör yöneticileri için çok ufuk açııc bir çalışma ve özet olmuş, eminim yararlanacak kurumlar olacaktır. Saygılarımla
    Ahmet Altan

  4. ilhan 26/12/2014 at 19:26 #

    Hocam wonga.com açılmıyor. Bir bakınız.

  5. ilgicioglu 26/12/2014 at 21:10 #

    Tüm bu sayılanları ve daha fazlasını kapsayan ürünler geliştirebilecek teknolojilere sahibiz ama sektörün duayenlerinden Mehmet Sezgin’in tespitlerini şu linkten http://www.mehmetsezgin.com/blog/vee-2014un-en-yenilikci-kart-urunu okumanızı tavsiye ederim. Bunların neden olamayacağını ya da olsa bile kısa sürede nasıl kullanılamaz hale geleceğini çok güzel özetlemiş. Sizin yazınızla aynı gün yayınlanmış olması da ilginç bir rastlantı.

  6. ilgiler 26/12/2014 at 22:34 #

    Kredi kartları o kadar kötü ki aynı sonuna kadar ödeme yapacağınız unutuyorsunuz resmen.

  7. bora bilgin 27/12/2014 at 11:44 #

    Temel dürtüsü “Yasal sınırları aşmadan müşterilerini olabildiğince soyma” olmayan bir bankanın kredi kartını kullanmak isterim.
    Bu konuda bir bankanın bir kaç dekad içinde iki uç örneği oluşturması da manidar:
    Akın Öngör’ün yarattığı Garanti Bankası ‘Benden sonra devam’ kitabında anlattığı gibi müşteriye en iyi hizmeti onu aldatmaya çalışmadan vermek üzerine kuruluyken, idareyi kendi yetiştirdiği yöneticilere devrettikten sonra tam tersi çizgiyi izlemesi kitabın adının aslında ‘Benden sonra tufan’ olmasının daha gerçekçi olacağını düşündürüyor.
    Garanti’deki hesabımı kapatmam o denli zor ve masraflı oldu ki bir daha önündeki kaldırımdan geçmemeye çalışıyor, yolumu değiştiriyorum.
    Ben hesabımı kapatırken yaşlı bir amcanın sabahın erken saatinden beri çektiği çile, sağa sola gönderilmesi sonucu müşteri temsilcisine “Yeter artık, hesabımı kapatıver kızım” diye yalvarması da gözümün önünden gitmiyor.

  8. Cüneyt Uzunoğulları 27/12/2014 at 11:57 #

    Gençlerin yaratıcılığı müthiş. Bu yaratıcılığı ortaya çıkartıp paylaşan Serdar Kuzuloğlu’na teşekkürler.

    • Koray 27/12/2014 at 14:59 #

      Müthiş çok abartılı geldi bana. Fikirlerin çoğu birbirine benziyor ve önemli kısmı benzerleri olan şeyler. Açıkçası bu şekilde listeleyince daha orjinal fikirler beklerdim..

  9. Salih Dursuntaş 27/12/2014 at 13:26 #

    Fikirlerin hepsi birbirinden güzel ve eğlenceli ancak sanıyorum ki bu hiçbir sınırı olmayan fikirler bir banka çatısı altında uygulanmaya çalışıldığında işler sarpa sarıyor.

    Fikirlerin bazıları bana diğerlerinden daha yakın ve önemli geldi. Şahsi deneyimlerimden gördüğüm kadarıyla insanların bankalarla yaptıkları tüm işlemlerdeki ilk ve en önemli beklentileri düşük maliyet – yüksek kazanç. Dolayısıyla yukarıdaki bir sürü fikirden standart bir kart kullanıcısının aklında ilk kalacak unsur muhtemelen “Kart ücreti yok” maddesidir. Benzer şekilde düşük faiz oranları, yüksek puan miktarları da akılda kalacak, tercih sebebi olacaktır.

    Kredi kartları Türkiye’de oldukça yenilikçi bir trend izledi aslında. Mesela Flexi kart, kart görselini özelleştirebilmeyi sağladı; daha öncesinde yine Bonus kart temassız işlemlerde kullanılabilecek saat, anahtarlık ve sticker olarak da piyasaya sürüldü, Enpara –bir kredi kartı olmasa da- Google Play ve Steam’da indirim kampanyaları yaptı…

    Tabi iletişim konusu bana göre diğer bir önemli husus; kurumların -ki bu sadece finansal kurumlar da değil- hizmetlerini kullanıcıları rahatsız etmeden vermeleri gerekliliği. İletişim öyle iyi kurgulanmalı ki (Subtle?) müşteri ilgi ya da ihtiyaç anında ne yapacağını bilmeli ama diğer yandan da sürekli olarak farklı kanallardan “Bak bu da var” diye dürtülmemeli. Sanırım burada o meşhur “data mining” ve “CRM” kurguları işin içine girmeli. Zira kredi kartı, benim şu an aklıma gelen senaryoların hepsinde bir “Araç”, asla son ürünün kendisi değil. Dolayısıyla sürekli olarak farklı kanallarda bana kendini gösteren bir ödeme aracı fayda sağlamaktan çok sinir bozucu hale gelecek, benim belki de gerçekten faydalanmak istediğim fırsat ve hizmetleri de göz ardı etmeme neden olacaktır.

  10. Mehmet 27/12/2014 at 13:51 #

    Beleşçilik çeşitlemesi türünden fikirler gelmiş, hizmetin en kalitelisini bedavadan alayım, üstüne de daha ne isteyeyim türünden üfürmeler..

  11. halilturkmen 27/12/2014 at 14:53 #

    müşteri sadakati konusunda ciddi araştırmalar gerekli, müşteri tipi yıllara göre değişiyor. Bende ilk yoruma istinaden belirtmeliyim, sadece hediye ettiği 3 kuruşu kullanmadım diye geri çeken ve bunu ekstrede gördüğümde, 9 yıl içinde çalıştığım 15 yıllık hesabım olan bankamı bıraktım. şu anda yıllık ücretler dolayısı ile tüm hesaplarımı kapatıp 1 bankaya düşeceğim yani sadakar konusu benim için kapanmıştır :)

  12. Zafer Bolat 27/12/2014 at 17:15 #

    Benim önerim bddk’ya. (Marketlerde her bir kasa için X kadar eleman çalıştırma zorunluluğu getirilsin fikrimle kardeş) Her üretilen kart için belirli sayıda istihdam şartının olması. Böylece kartı vermek de, kartı almakda bir anlam taşır. Tabii serbest piyasacı abiler hortumla dövmezse beni..

  13. Ayhan Yıldız 27/12/2014 at 17:17 #

    Ben de kredi kartı kullanma özürlü! olduğum için (borcu borç ile kapatan, harcadığını ödemeyen/ödemeyen) tüm bankalardaki (maaş hesabım hariç) hesaplarını tek tek kapatan ve tüm kredi kartlarını kapatan (ki gri alana girdiğim için ne yeni kredi veya kredi kartı veriyorlar nede mevcut kartlarımı açıyorlar) biri olarak bu sistemin halkı sömürdüğünü düşünüyorum (tabi nizami kullananlara sözüm yok, ama oranı çok düşük diye tahminim var).

    Birde bu tür sistemlerde en çok parayı düzensiz harcayan bizlerden kazanan banka en çok bize kötü davranıyor, buda bir negatif ayrımcılık :)

    Yazıdaki ve benzeri talepleri beleşçilik olarak algılamak, bankaların bu sistemlerden kat ve kat para kazandığının bilinmemesi veya söyleyenin “bankacı” olması ile açıklayabiliriz.

    Ama talep edilenlerin (özellikle kişisel ayarlamalar veya teknolojik güncellemelerin) bu kadar pasif tüketici! toplumu bizlere kim bilir ne zaman geleceği konusunda hiç ümitvar değilim.

  14. Hilal Coluoglu 27/12/2014 at 18:56 #

    Selamlar hocam, son grup oldugumuzdan mi acaba, adimiz bile gecmemis, gozardi edilmisiz, yoksa hic mi isik gormediniz sunumda :(

    • mserdark 27/12/2014 at 19:26 #

      Elbette hayır. Bir kopyala / yapıştır kurbanı olmuşsunuz. Güncelledim.

  15. Hilal Coluoglu 27/12/2014 at 23:11 #

    #ekart tarafiniza tesekkur eder :)

  16. Fatih. 28/12/2014 at 04:52 #

    50 kişi kafa patlatıp, havalimanlarındaki lounge ve valet parking konularına değinmemeniz çok isabetli olmuş. Kimseyi uyandırmayın ki biz seyahatlerimizde kendimizi ayrıcalıklı hissetmeye ve havalimanlarının o koşuşturmacalı havasından uzak kalmaya devam edelim. Teşekkürler.

  17. Murat Pınar 29/12/2014 at 12:16 #

    Nextcard olmalı kartın adı

  18. ismini vermek istemeyen okur 31/12/2014 at 22:03 #

    Örnek “banka” iletişimi açısından Enpara’yı tek geçerim (Mesela https://twitter.com/Enparacom/status/481803731802275843 ) (Herkesin söylediği gibi nasıl Finansbank gibi bir banka böyle bir birim oluşturabilmiş hayret). Ekşisözlük dahil pek çok sözlük ve forumda Enpara’nın ülkemiz için farklı olan iletişim ve hizmet kalitesi (anektodlarla) övülmekte.

    Bunun yanında hesap işletim ücreti, kart aidatı, eft-havale ücretlerini; Enpara, YapıKredi-Nuvo, HSBC Advance (koşullu), ING Bank Günlük Paket (koşullu), Garanti Bankası- iGaranti (iphone ve android telefonlar ile üye olunabiliyor sadece) ürünleriyle almıyor.

    Fakat mesela YapıKredi Nuvo’ya başvurabilmem için benim 3 kere bankaya gitmem gerekti. Hep bir bilgi eksikliği vs. HSBC Advance için şubeye davet ediyor galiba bilgi bölümüne bilgilerimi bırakmama rağmen hala aranmadım (sanırım şubeye çağıracaklar ben çoktan vazgeçtim). ING Bankta elime verilen dosyaları imzalamam için deli olmam lazım! (adamlar kasa ücretleri için bile sözleşme imzalatıyorlar peşin peşin!) iGaranti’yi henüz denemedim telefonuma güvenmiyorum! Tablet uygulamaları olsaydı denerdim.

    Bu seçenekler içinde en iyi olanı Enpara 2. Nuvo’ydu. Enpara’ya adresimi yazdım tarihi belirledim adamlar geldi acayip nazik (daha önce hiç görmediğim kadar) ve ilgiliydiler (gelmeden önce müsaitmisiniz diye 2 kere aradılar) ve sadece 2 sayfalık bir sözleşme imzaladım!!!!! (anlayamazsınız bunun önemini) (diğer bankalar niye 40 sayfa sözleşme imzalatıyorlar bunu hala anlamıyorum bakın adamlar 2 sayfa imzalatabiliyorlar isterlerse). Nuvo’da da (3 kere bilgi güncelleme olayı için şubeye gitmeme gerek olmasaydı daha iyi olurdu ama olsun) başvuru süreci hızlıydı. Ama enparadan farkı kurye getiriyor paketi. Bunun için bir temas yaşamadım. (bazılarının kurye 4 ten fazla geliyormuş, kurye telefonlarının nüfus cüzdanını çektikleri fotoğrafı okumuyormuş galiba) Diğer 2 banka, basit internet ve mobil deneyim hizmetleri için beni şubeye ve uzun uzun prosedürlere mecbur bıraktıklarından baştan kaybettiler. Oysa çokta zor değildi yukarıda iki örnek gibi bir sistem kurmaları!

    Yani sizin önerilerde de belirtilen müşteri ilişkileri, başvuru kolaylıkları ve saçma ücretlerin alınması gibi sorunları yaşatmayan hizmetlerde var! (neden bütün bankalar enpara-nuvo ayarında bir ürün çıkarmıyorlar bunu anlamıyorum. fazla birşey yapmalarına da gerek yok)

    Sizin önerilerin de yanında daha fazla lokasyon ve alışveriş bazlı kampanyalara yönelmeleri faydalı olabilir.

    Bir de benim dünya ile entegre olmamı sağlamalı! Mesela Amazon da veya ebay da rahatça ülke içi işlem yapıyor gibi alışveriş yapabilmeliyim. Veya yurtdışında yaşayan arkadaşıma rahatça para gönderebilmeliyim (ah gözünü yediğim Citi bank :(( ). Zaten çoğu banka yabancı ağırlık değil mi? Mesela HSBC veya ING bile yurtdışı kullanımlarında insanları kıvrandırıyor!!!!

    Bunu çözen bir banka-ürün olursa paralı-eğitimli pek çok müşterilerini kendilerine katabilirler. Bunu görmek zor değil.

      • ismini vermek istemeyen okur 31/01/2015 at 04:47 #

        1 yıla yakındır kullanıyorum henüz hiçbir işlem için ücret ödemedim. Zaten girdiğiniz sayfanın yanında da ” 1 Temmuz 2015 tarihine kadar” demekte. Bunu 1 yıldır da yazıyorlar. En son geçen haziranda başka bir olay için müşteri hizmetlerini aradığımda (o zaman da eylül 2014 yazıyordu sitede) sordum. Ücretli olmadığını söyledi. Emin misiniz siteyi kontrol edin dediğimde ilk kez böyle bir olayın olduğunu söyledi. Bir kaç gün sonra yine aradığımda, ilgi olduğu sürece ücret olacağını tahmin etmiyoruz demişti. Gerçekten de olmadı. Olacağını da sanmıyorum ama belki de ticari nedenlerle yazıyorlar. Haziran sonu kontrol ederim hala tarih geçerliyse kapattırırım hesabımı :)

        Dün internette haberlerini gördüm. TEB’de CEPTETEB adında yeni bir dijital bankacılık uygulamasına başlamış. Enpara-Nuvo-iGaranti ayarında. Hesap işletim ücreti, eft-havale vs ücreti yok. Başvuru süreci tam da dedikleri gibi 2 dk sürdü. Nuvo’ya göre karşılaştırınca başvurmak daha kolaydı (şubeye git telefonunu kaydet falan demediler en azından) (sitesi ve uygulama süper olmuş bence). Sanırım haftaya enpara gibi bir ziyaret yapacaklar.

        Bu arada HSBC bilgi vermek için hala aramadı :))

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim