Tag Archives | nfc

Kredi kartına yönelik bir arayış

İstanbul Bilgi Üniversitesi’ne bağlı İnteraktif Pazarlama Yüksek Lisans Programı Next Academy‘de her dönem öğrencilerime güncel konularla ilgili bir bitirme projesi veriyorum. Geçen dönem Soma maden kazasının (seçmeli olarak Hükümet, Soma Holding ya da madenci aileleri ekseninden) kriz yönetimini, bir önceki dönemse Türkiye’de yükselen obeziteye yönelik sosyal medya temelli bilinçlendirme kampanyasını çalışmıştık.

2014’ün ikinci dönemindeki MAR507 grubuyla da ’18-35 yaş aralığı için yeni bir kredi kartı kurgulama’ çabasına girdik. 50 öğrencim içinde sadece biri bankacıydı fakat hepsi kredi kartı kullanıcısı ve belirtilen yaş aralığındaydı. Dolayısıyla ortaya ‘olsa ne güzel olurdu’ kafasında bir derleme çıktı. Fikirlerden birkaçı gözüme pekala hayata geçirilebilir kıvamda görününce hepsini bir derleyip blogumu takip eden -bir kısmını şahsen tanıdığım- banka yöneticisinin kulağına kar suyu kaçırmak istedim.

Credit-Cared-Graveyard

Öncelikle banka, işyeri ve müşteri arasındaki kredi altyapısını kuran bu sistemin bir ‘kart’ olarak varlığını sürdürmesinin alışkanlıklar (ve bir miktar da mevcut altyapı) dışında bir esprisi yok. Bugün cep telefonunuzdaki mobil banka uygulamasıyla da pekala yapılabilecek basit bir onay (provizyon) işleminden söz ediyoruz. Şu ana kadar ortaya çıkan NFC tabanlı seçenekler bir yana; konuyu başka bir noktaya taşıyan Apple Pay’in daha sahnede duyrulurken VISA, MasterCard ve American Express onaylı ve 220 bin noktada geçerli olduğunu da unutmayalım (o rekabet apayrı bir dünya). Bilgilerimizin arasına 1,5 milyar insana dokunma potansiyeline sahip Facebook Credits ve Payments diye bir şey olduğunu ve Facebook’un bu yıl İrlanda’da bankacılık lisansı peşine düştüğünü, bunun çok şey ifade edebileceğini de sıkıştırıverelim. Dijital paralar falan onlara girmiyorum bile.

Next Akademi projesinden çıkan fikirlere gelirsek; aşağıda önem sırası gözetmeden sıralıyorum.

Continue Reading →

Bu yazıya 22 yorum yapıldı.

NFC ile akıllı yaşam senaryoları

NFC terimi mutlaka kulağınıza çalınmış olmalı. Tam açılımı Near Field Communication. Türkçeye Yakın Alan İletişimi olarak çevirebiliriz (en azından ben senelerdir öyle yazıyorum). Adından da anlayacağınız üzere birbirine yakın cihazların kendi aralarında (radyo dalgaları üstünden) iletişim kurmasını sağlıyor.

Meraklısına: Nedir bu NFC?

NFC hayatımıza ilk adımını IBM’in ARGE bölümünden ayrılıp Proximity Devices adlı şirketi kuran Charles Walton’ın 1983 yılında aldığı bir patentle attı.

2002 yılında Sony ve Philips bu yapıyı kendi ürünlerinde kullanmak üzere anlaştı. 2004’te aralarına Nokia da katıldı. 2006’da standartları belirlendi. Nihayetinde bir ürün olarak hayatımıza ilk olarak 2006 yılında Nokia’nın 6131 modeliyle girdi.

Bir dönem böyle bir şeyler vardı. Hatırlayan var mı?

Bir dönem böyle bir şeyler vardı. Hatırlayan var mı?

Bu kısa tarihçeden göreceğiniz gibi ‘teknoloji dünyası hızla ilerliyor’ kalıbı çoğu zaman bir hurafeden öte değil. NFC’nin miladını Walton’ın patentinden başlatsak 23; Philips ve Sony’nin işbirliğine bağlasak 19 yıllık bir olgunlaşma döneminden bahsediyoruz.

Kağıt üstünde birçok kullanım alanı yaratacak, epey işe yarayacak gibi görünen bu yapı nedense bir türlü yaygınlaşamadı (aynen QR kod gibi).

Ortak bir standartta anlaşıp onun üstüne dev bir ekosistem geliştirmek yerine kendine güvenen her oluşum kendi benzer standardının üstüne gitti. Her biri farklı yetenekler ve kullanım amaçlarına sahip olsa da RFID, Bluetooth, iBeacon, Zigbee, Rubee gibi pek çok emsal hem üreticilerin hem de tüketicilerin kafasını allak bullak etti, ediyor (bu standartların hepsi aslında bir yazıyı hak ediyor, belki ileride bakarız).

NFC’nin ‘near’ detayı önemli çünkü iletişim için gerçekten çok yakın olmak gerekiyor (maksimum menzili 20 santimetre). İletişim kapasitesi de yüksek değil. Bu yüzden veri transferinden çok bir olayı tetiklemek için kullanılıyor.

Türkiye’deki en popüler kullanım alanı otoyol gişe geçiş sistemleri (OGS, KGS, HGS), yeni nesil pasaportlar ve temassız kredi kartları oldu (İstanbullular için İstanbul Kart‘ı da unutmayalım).

Trafiğe bir hayrı olmasa da NFC'nin en popüler kullanım alanlarından birisi araç geçiş sistemleri.

Trafiğe bir hayrı olmasa da NFC’nin en popüler kullanım alanlarından birisi araç geçiş sistemleri.

Continue Reading →

Bu yazıya 40 yorum yapıldı.

Köprüden önceki son çıkış: Nokia N9

Cep telefonu pazarında uzun yıllar en sağlam kale sektörün lideri Nokia’nındı. Öncülük ettiği Symbian işletim sistemi platformu o dönemdeki bazı girişimleriyle neredeyse bugünkü Google Android gibi farklı markaların ortak platformu haline gelecekti. Ama markalar lideri daha da güçlendirmek istemedi, Nokia da liderlik kibriyle soğuk davrandı ve o tren kaçtı.

Blackberry, Apple, Android gibi rakipleriyle karşılaştırıldığında Symbian hala en yaygın işletim sistemi platformu ancak bu eriyen bir buzulun heybetinden öte bir şey değil.

Nokia girdiği bunalımda (hala kibrini koruyan) safraları döküp, tarihinde ilk defa Finlandiyalı olmayan birini başa getirdi. Uğruna çok çaba verdiği Symbian’ı ise sessizce ölüme terk etti. Ama bunu engellemek için hiçbir şey yapmadı dersek de yalan olur. Şimdiki ortağı Microsoft. Yani cep telefonu dünyasında senelerdir dikiş tutturamamış dev.

Yeni stratejilerinde Windows’un cep telefonu versiyonuyla Nokia’nın arayüz ve dış form tasarım yeteneğini birleştirerek Samsung, HTC ve Apple rekabetini göğüslemek, eski güzel günlere dönmek var.

İşleri kolay değil.

İki farklı firma, iki farklı kültür ve denenmemiş bir birliktelikte ortaya bir şeyler çıkartmak zorundalar. Çuvallama durumunda Nokia için tehlike çanları çalacak. Microsoft’un böbürlenecek başka şeyleri var nasıl olsa. Nokia’nın yok.

Son çeyrek raporuna göre Nokia akıllı telefon pazarında yüzde 38 satış düşüşü yaşadı. Gelirindeki kayıp yıl bazlı yüzde 13. Bunda ortalama (Nokia) telefon satış fiyatının 89 dolardan 70 dolara düşmesinin payını da unutmayalım. Dönem bilançosu markanın son üç ayda 68 milyon avro zarar ettiğini gösteriyor.

Diğer yandan uzun vadeli stratejide yine de ışık var. Kişisel gözlemime göre Windows Phone da oldukça vaatkar. Bir LG E-900 ile yaptığım uzun süreli deneme sürüşünden oldukça memnun kaldığımısöylemeliyim. Nokia etkisi çok daha cazip şeyler ortaya çıkaracaktır. Android’e geçseler sıradan bir marka olarak kalacaklardı oysa.

İşin bu taraflarıyla ilgili yazılabilecek çok şey var. Ama bu yazının konusu, başlıkta da gördüğünüz gibi başka. Konuya geçelim.

Continue Reading →

Bu yazıya 11 yorum yapıldı.