Bedava Amerikan vatandaşı olmak

Cidden şart mı?
Cidden şart mı sizce de bunlar?

Türk vatandaşı olmak ‘zordur’. Kendine has birçok garipliğe uyum sağlamak, ayakta kalmak zorundasındır. Ama yine memlekettir. Sana sorulmamıştır, sen seçmemişsindir fakat buraya doğmuşsundur. Ekmeğini yemiş, suyunu içmiş, okulunda okumuşsundur. Annen, baban, akrabaların buradadır.

Her şey bir yana senin ülkendir. Seninle bir fazla, sensiz bir eksiktir. Bir sebepten ötürü sevmesen de senden de bir parça onun içindedir. Tamamen silip atamazsın.

Ama yine en iyi biz biliriz ki bazen memleket doğduğun değil, doyduğun yerdir. Dünyanın neresine giderseniz gidin bir Çinli ve bir Türk bulmanız da bu yüzdendir.

Azımsanmayacak bir Türk nüfusu ABD’de yaşar. Gemiden atlayıp yüzerek karaya çıkanını da tanıdım, sınırdan kaçak girenini de. Bu ‘ilgide’ ABD ve Avustralya’nın genlerinden dolayı göçmenlere daha çok şans veren ülkelerden olması da pay sahibi olmalı. ABD’nin dönemsel olarak ilgi çekici hale gelmesi de ayrı bir mesele tabii.

Bir önceki dönem hayal Avrupa idi. ABD uzak, yabancı ve ıssızdı. Şimdi durumlar farklı. İnternet ve havacılığın yaygınlaşıp ucuzlaması dünyayı nispeten daha küçük bir hale getirdi.

ABD’ye yaşama ya da okuma hayali için yöntemlerden biri, her sene ABD Devleti tarafından düzenlenen Green Card Lottery olarak da bilinen Yeşil Kart çekilişi.

greencard_2085549b

Yeşil Kart, bizdeki fukaralara verilen türden değil; ABD vatandaşı olmayan yabancılara kalıcı oturma izni sağlayan bir belge. 1990 yılında yürürlüğe giren göçmenlik yasasına dayanıyor. İsmi de yanıltmasın; kartın aslı yeşil değil (uçakların kara kutusunun aslen siyah renkte olmadığı gibi).

Ne faydası var?

Yakın zamana kadar Göçmenlik Bürosu tarafından verilen ve bir süre önce Vatandaşlık ve Göçmenlik Ofisi adlı yeni bir kurum tarafından dağıtılmaya başlandı. Bu karta sahip olan kişi ABD’de oturabilir, bir işe girip çalışabilir, hesap açtırabilir, ABD vatandaşı şartlarıyla (ucuza) eğitim alabilir, göçmenliğe dair bütün hukuki ve (seçme ve seçilme hariç) birçok sosyal haktan faydalanabilir. Eğer gücü yeterse (ve Göçmen Bürosu onay verirse) ailesini bile yanına alabilir.

Bu kart sayesinde vize almak zorunda kalmadan (ki ayrı bir derttir bizler için) istediğiniz kadar ABD’ye giriş-çıkış yapabilmenin yanısıra, ülkenin yabancı ülkelerden gelip çalışacak (sanatçı, yazılım uzmanı, biliminsanı gibi) özel yetenekli kişiler için hazırladığı H1-B vizesi kapsamında çalışabiliyorsunuz. Normalde H1-B vizesi alarak çalışanlar 1 ile 3 yıl sonra Green Card başvurusu yapabilirken takvim burada tersine işliyor.

Bu kart ile 5 yıl ABD’de yaşar ve çalışırsanız, vatandaşlık için başvurma şansınız doğuyor. Eğer bu süre içinde bir ABD vatandaşıyla evlendiyseniz ya da siyasi mülteciyseniz 3 sene sonra da başvurabiliyorsunuz. Eğer 18-26 yaş aralığında bir erkekseniz ABD Ordusu’na çağrıldığınız takdirde hizmet etmek için özel bir programa da kayıt olmak zorundasınız. (ABD Ordusu profesyonel; yani paralı askerlik sistemiyle çalışıyor ancak 2008’de 18 yaşını doldurmuş her erkek için böyle bir kayıt tutmaya başladılar. Dayanak olarak da 1917 yılındaki bir düzenlemeyi gösteriyorlar)

ABD'nin hep gördüğümüzün dışında bir yüzü de var.
ABD’nin hep gördüğümüzün dışında bir yüzü de var.

Sağladığı avantajlar bir yana Yeşil Kart için hak kazananların da, verenlerin de bir kısmı bu yapıdan şikayetçi. Kazanan kişiler iş bulmaktaki zorluktan, buldukları işlerde sömürüldüklerinden; veren ABD’deki bazı gruplarsa bu sistem yüzünden ipsiz sapsızların; hatta teröristlerin ülkeye hak sahibi olarak girdiğinden dert yanıyor. Bu iş Yeşil Kart çekilişini iptal etmek için 2005 yılında Kongre’de bir önerge vermeye kadar gitti. Kabul edilmedi.

Yeşil Kart çekilişine katılabilmek için en az lise mezunu olmak, en az 2 yıl eğitim almayı gerektiren bir işte en az 2 yıl tecrübe sahibi olmak ve bütün bunları belgelerle ispatlayabilmek yeterli. (detaylar)

Her sene başvuranların içinden 50 bini bu hakkı kazanıyor. Sanıyorum büyük bir bölümü de bavulu toplayıp şansının peşine bu Yeni Dünya’ya adımını atıyor. Rakamları merak ediyorsanız da şöyle;2008’de bir önceki seneye oranla yüzde 45 artışla 10 milyon kişi başvurmuş . Bunlardan 6 milyon 400 bininin başvurusu uygun olduğu için kabul edilmiş ve içlerinden 50 bini Yeşil Kart hakkı kazanmış. 2008’de Türkiye’den bu hakkı kazananların sayısıysa 2 bin 188.

Peki ben bütün bunları niye yazıyorum? Öncelikle altını çizmem gereken şeyleri yazayım: Ben ABD vatandaşı değilim, Green Card sahibi değilim, şimdiye kadar da başvurmadım. Başvuranlarla ilgili olumlu / olumsuz hiçbir görüşüm yok. Herkes kendi hayatını seçmekte sonuna kadar özgürdür.

Yeşil Kart’ın tek kazananı: aracı kurumlar

Ben bu başlığı Google’da Yeşil Kart Çekilişi döneminde harıl harıl arama yapan ve normalde BEDAVA verilen bu hizmet için aracı kurum ve sitelere yüklü paralar kaptıranlar için yazdım. (eğer blogumda reklam yayınlıyor olsaydım bu sayfa da onların ilanlarıyla dolacaktı)

Sevgili okurlar; ABD’nin her sene çekilişle dağıttığı bu kartlar için başvuru SADECE internetten yapılır. BEDAVADIR. Hizmet verdiğini söyleyen şirketlerin TAMAMININ yaptığı sadece sizin adınıza bu sitelere girip form doldurmaktır. Dünyanın bu programa katılabilen her ülkesinde onlarca site 50 dolardan 500 dolara kadar çıkan bedellerle aracılık yapıyor. Çoğu bu bedeli almasına rağmen esas sisteme kayıt bile yapmaz. Hatta zamanında kimi aracı sitelerin topladığı bilgileri sattığı ortaya çıkmıştı.

Yeşil Kart için başvuracağınız adres dvlottery.state.gov şeklindedir. Her sene belirli bir dönemde bu site aktif hale gelir, basit bir form doldurursunuz, eposta adresinize bir takip numarası gelir ve geri kalan her şeyi internetten takip edersiniz. Başvurular genellikle 1 Aralık tarihinde biter.

Yeşil Kart başvurusu yapmak ve kazanmak için hiçbir aracı kurumun hiçbir hizmetine muhtaç değilsiniz. Size bu ücret karşılığında sunulduğu ya da sunulacağı iddia edilen hizmetlerin TAMAMI gereksizdir. Dediğim gibi işin özü bir form doldurmaktan ibaret.

Eğer böyle bir şeye heves ettiyseniz, sağa sola para kaptırmadan kendi işinizi kendiniz görün.

Kazanırsanız, bana da bir kart atın 😉 Artık dünyanın en zor ülkesinde; dünyanın dört bir yanından yırtmak için gelmiş, başarmak adına anasını bile satacakların deryasındasınız.

Yürekten başarı dileklerimle.