Yeni çağın yeni hırsızlıkları

Ayda ortalama 4 özel şirket etkinliğinde konuşmalar yapıyorum. Ana ilgi alanım teknolojinin de etkisiyle değişen dünya, iş yapış şekilleri, tüketici davranışları ve bu değişimin şirketler üstüne yüklediği sorumluluklar. Pek çaktırmasam da her konuşmanın önünde ve ardında ben de o şirketin çalışan ve yöneticilerinden çok ilginç bilgiler topluyorum (Mart ayında bir jinekoloji konferansında konuşmacıyım; oradan ne çıkaracağım sahiden çok merak ediyorum!).

İlginçlikleri derlediğim notlarım arasına giren en güncel örnek belki kavramsal olarak bize uzak ama frekansın nasıl hızlı ve uç noktada değiştiğine dair etkileyici. Bu yüzden burada da paylaşmak istedim.

12 Kasım tarihinde ABD’nin Georgia eyaletinde yaşayan 50 yaşındaki Kaveh Kamooneh, evine baskın yapan polis memurlarınca kelepçelenerek tutuklandı. Suçu hırsızlıktı. Çıkarıldığı mahkemede 15 saat (evet saat) hapse mahkum oldu. Çaldığı şey ise elektrikti. Ama aklınıza gelen türden de değil.

Sessiz motorların sessiz günahları

Kaveh Kamooneh, 2 Kasım tarihinde elektrikle çalışan Nissan Leaf marka elektrikli aracıyla oğlunu tenis kursuna bırakıyordu. Şarjının epey azaldığını fark etmişti. Eve dönecek kadar enerji toplayabilmek için aracını park ettiği alandaki elektrik ünitesine bağlayarak 20 dakika şarj etti. Kursun bitmesini beklerken aracını inceleyen bir polis memurunu fark etti.

nissan-leaf

Nissan Leaf ve şarj ünitesi.

10 gün sonra polisler eşliğinde DeKalb Eyalet Hapishanesi’nin yolunda ilerlerken olayların akışını öğreniyordu.

Çocuğunu kursa bıraktığı okuldan karakola gelen ihbar telefonu bir elektrikli aracın kendilerine ait şarj ünitesini izinsiz kullandığını bildiriyordu. Hemen olay yerine gelen devriye ekibi aracın kapılarının kilitli olmadığını fark ederek içini açıyor ve bulduğu bir zarftan sahibinin adresini öğreniyordu (plakadan sorgulama neden yapılmamış acaba?). Ardından hakkında açılan gıyabi soruşturma ve davanın sonucunda Kamooneh dünya suç tarihinde bir ilk olarak tarihe geçiyordu.

Evet, sonuçta bu teknik anlamda bir hırsızlıktı. Bunu Kaveh Kamooneh de kabul ediyordu. Ama yine de olay fazlasıyla ilginçti. Her şey bir yana 20 dakika boyunca çaldığı enerjinin karşılığı sadece 5 Cent idi. Yani bugünkü kurdan Türk Lirası karşılığıyla tam 10 Kuruş.

10 kuruşluk enerji için hakkında ihbar yapılan, dava açılan ve -15 saat de olsa- hapis yatan bir adam…

Elektrikli araçlarla ilgili öngörü ve hayallerde hiç böyle ayrıntılar yoktu oysa? Düşünün daha neler göreceğiz.

ABD’de (Prius ile başlayıp TESLA gibi popüler ve seksi örneklerin de etkisiyle) hızla yaygınlaşan elektrikli araç konsepti mimariyi; hatta altyapıyı bile dönüştürüyor. California eyaletine bağlı (Silikon Vadisi’nin komşusu) Palo Alto’da Belediye Meclisi yeni inşa edilen her evde araç şarj ünitesi bulunmasını şart koştu örneğin. Oylamada önerinin aleyhinde tek bir oy bile kullanılmadı.

Mini Bilgi: Genellikle 240 Volt çıkışa sahip bu ev tipi şarj cihazları 200 dolar düzeyinde fiyatlara sahip. Kendilerine has özel bir fiş-priz standartları var. Sokaklardaki şarj üniteleri oldukça düşük bir akıma sahip olduğu için bir aracı tamamen doldurması 15 saate kadar çıkabiliyor. Ancak evlere takılan yeni nesil örnekler 30 dakika gibi kısa sürelerde dahi aynı kapasiteyi sunabiliyor. Elektrikli araçların kilometre başı tüketimi ve toplam sahip olma maliyet hesaplaması ise oldukça fazla değişken ve karmaşık hesaplar içeriyor.

Türkiye’de gündem -ve hacim- farklı

10 kuruşluk elektriğin derdine düşmüşken kendi halimizi de bir hatırlayalım isterseniz. Önce TEDAŞ (Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi) verileri ışığında ortaya çıkan kaçak elektrik kullanım haritasına bakalım (tıklayarak büyütebilirsiniz).

kacakelektrikTEDAŞ’ın bir devlet kuruluşu ve tek yetkili olduğunu hatırlarsak; 2008 yılına dayanan verilerden ortaya şu çıkıyor:

  • Doğu Anadolu’da kullanılan elektriğin yarısı, Güneydoğu’da ise dörtte üçü kaçak.
  • En az kaçak elektrik kullanımı yüzde 1,3 ile Denizli.
  • Başkentte dahi yüzde 8,7 oranında kaçak elektrik kullanılıyor.
  • İstanbul’daki kaçak kullanım Avrupa yakasında daha fazla.
  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre 2003-2013 arasında 51 milyon 800 bin kontrol gerçekleşti. Bu kontrollerde 2,8 milyar TL tutarında kaçak kullanım tespit edilip faturalandırıldı. Aynı süreçte 671 bin abone hakkında suç duyurusunda bulunuldu.
  • Türkiye’de 10 yıl önce ortalama yüzde 25 olan kaçak kullanım yüzde 15’e geriledi (sevindirici şeyler de olmuyor değil yani).

Peki bir yerde 5 kuruşa bile tahammülü olmayanlar varken yukarıdaki tablo ışığında Türkiye ne yapıyor? Neyse ki biz zenginiz. Gönlümüz de cebimiz de geniş.

Mesela 3. Yargı Paketi ile kaçak elektrik kullanımını hırsızlık suçu kapsamından çıkarıldı! Bu sayede hakkında suç duyurusu bulunan 600 bin hırsız da rahat bir nefes aldı. Adalet Bakanlığı verilerinden öğreniyoruz ki yukarıdaki haritanın gösterdiğinin aksine Türkiye’de kaçak elektrik kullandığı için yılda sadece 70 bin kişi hakkında dava açılıyor. Ama kağıt üstünde her şey olması gerektiği gibi elbette. Hatta fazlasıyla.

Cezası olmayınca yaratıcılık da sınır tanımıyor. Bir yetkiliden yapılan baskınların öykülerini dinlemiştim. En çarpıcısı evinin tavanına astığı tel somyaya verdiği kaçak elektrikle devasa sobalar yaratan adamdı. Meğer daha garip şeyler de varmış.

Bütün bu rehavetin elektrik şirketlerinde ve kamudaki sebebi çok açık aslında. Çünkü kaçak elektriğin faturasını ne enerji şirketleri ne de devlet ödüyor; BİZ ÖDÜYORUZ! Hesaplar yapılıyor, kayıp elektrik miktarı tespit ediliyor ve parasını ödeyen aboneler arasında paylaştırılıp tahsil ediliyor. 2001 yılından beri.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız bir basın toplantısında aynen şöyle diyordu “Çok sayıda vatandaşımız müftülüğe giderek ‘Kaçak elektrik kullanmak haram mı?’ diye sormuş. ‘Haramdır’ cevabı üzerine ‘Ben sadece ailemin yaşadığı evimin faturasını ödesem, dükkanı ödemesem olur mu?’ demişler.”

Bunun helalini-haramını sorgulayan kişilerin gerçekten bir ilahi inancı olup olmadığını düşünmek lazım en başta belki de.

Sonuca gelirsek; Kaveh Kamooneh çok yanlış bir ülkede, çok yanlış bir iş yapmış. Kendisine kapımız sonuna kadar açık. Buyursun gelsin; çağdaş, uygar, medeni yaşamla tanışsın.

, , , , , , , , , ,

23 Responses to Yeni çağın yeni hırsızlıkları

  1. Fikret 07/12/2013 at 14:11 #

    *coin mining yapmak için çok uygun bir ülkeyiz. Elektrik bedava…

  2. Yunus Emre Atalar 07/12/2013 at 14:36 #

    İşimiz gereği yukarıda bahsettiğiniz devlet kurumuna gidip geliyoruz. İran, Irak, Suriye, Gürcistanla olduğumuz gibi Avrupa enterkonnekte elektrik şebekesine bağlıyız bilir misiniz bilmiyorum. Kurumun üst düzey yetkilisi bir sohbetinde, (ki bu olay her zaman olan birsey) avrupa şebekesinin frekansını tutturmak, şebekeyi güvende tutmak gibi görevlere sahip olan yetkilinin hikayesini anlattı. Hikaye diyorum çünkü bu avrupalı yetkili konuya haiz olmadığından, yaz aylarında doğu ve güneydoğu bölgelerindeki yüksek tüketim (sulama pompaları) yüzünden panik içinde tedaşı arayarak, “Siz orada napıyorsunuz ? Anlık çok büyük dalgalanmalar var, bizim şebekenin frekansını bozuyorsunuz, şebeke göçmek üzere, nükleer santrala çalışma emri vermem gerekiyor… ” gibi korku dolu dakikalar geçiriyor. Bizimkiler ise yük atma dediğimiz (bölgenin elektriğini kesmek gibi) işlemi yapıyorlar. Yani bunu yapmasalar avrupayı titreteceğiz aslında..

    Yaz aylarında doğu ve güneydoğu anadoluda tarla sulamalarının elektriği kaçak yollarla yapıldığını tüm edaş’çılar bilir. Bugüne dek buna göz yumulmasının nedeni bölgenin hassas konumu, elektriğin ve fatura üzerindeki diğer bedellerin yüksek oluşu, tarımsal üretimin stratejik öneme sahip olması nedeniyle elektrik dağıtım işi devlette olduğu süre zarfında önem vermemişler diye düşünüyorum.Şimdi tüm bölgeler özelleştiği için kayıp kaçak işi önümüzdeki 10 senede kabul edilebilir bir seviyeye indirirler, çünkü özelleştirmeden alan firmalar bu konuda çok hassas…

    • M. Serdar Kuzuloğlu 07/12/2013 at 14:45 #

      Benim gözümde tarlaya hint keneviri ekilmesine göz yumup uyuşturucu kaçağına göz yuman da kaçak elektrikle tarla sulatan da aynı kefede. İkisi de yasal olmayan bir duruma kendince bahaneler bularak istismardan nasiplenmeye çalışan zihniyetin ürünü.

      Oysa aynen ABD’deki örnekte olduğu gibi ‘hırsızlık hırsızlıktır’ diyerek sıfır toleransla yaklaşmalıyız bu tip olaylara.

      • Yunus Emre Atalar 07/12/2013 at 15:56 #

        Katılıyorum, parasını kümesteki kazlar ödüyor haliyle. Benim asıl merak ettiğim, tarımsal üretim için bugüne kadar hırsızlığa izin verilen bu işte, çalınan elektrik sayesinde kim kazandı ? Ağa mı yoksa küçük arazi sahibi mi ? Çalan kişilerin kimliği ortaya çıkarılsa vergi yüzsüzleri gibi alnının akını görsek keşke..

        Bölge halkından örnek verdim ama diğer bölgelerde de kaçak oranı dikkat edilmeli. Yazın sulama zamanında bölge halkının geliştirdiği daha garip çözümler var bu yük atma zamanında onlara girmeyeyim…

  3. Batuhan 07/12/2013 at 14:37 #

    Ntvmsnbc haberinde 70 bin kişi hakkında dava açıldığı yazıyor hocam , gözünüzden kaçmış sanırım.

    • M. Serdar Kuzuloğlu 07/12/2013 at 14:42 #

      Gözümden kaçmadı ama yazıda kısaltma yaparken ‘bin’ ibaresi silinmiş. Ekledim o kısmı da. Uyarı için teşekkürler.

      • keyfizarKeyfiZar 07/12/2013 at 18:43 #

        Merhaba her hakkında dava açılan suçlu değildir. Benim başımdan da böyle bir olay geçti. Yeni bir mağaza açtık. Elektrikçi dangalak bir kabloyu bağlamamış. Yapılan tespitte ortaya çıktı. Cezasını ödedik ve sonraki aylarda faturada bir değişiklik olmadı ama ben kamu davasıyla karşı karşıya kaldım ve bahsettiğiniz aftan faydalandım.

        O yüzden her istatistik bize waouw neler olmuş be dedirtmemeli.

  4. Turgay GEZİCİ 07/12/2013 at 15:13 #

    Merhaba Serdar Bey,

    Ntv’den alıntı yaptığınız elektrik kaçak kullanımı hırsızlıktan çıkıyor isimli haberde yılda 70 bin kişi hakkında dava açıldığı belirtilmiş. Yazınızda 70 yazıyor. Belirtmek istedim. Harika bir makale olmuş emeğinize sağlık.

  5. Gokhan 07/12/2013 at 15:13 #

    Kaçak elektrik kulanımı ile ilgili gerçekleri değiştirmemekle birlikte, verilen değerler iki nedenle sorunludur. İlki TEDAŞ’ın açıkladığı değerlerin hesaplamaya dayalı olmasıdır (üstelik çeşitli nedenlerle üzerinde oynanan değerler.) ikincisi ise verilen değerler “kaçak” değil “kayıp&kaçak” değerleridir. Maalesef “kayıp” değerini tespit etmek mümkün değil. Çünkü bu yazının da değindiği gelişen teknolojiye rağmen, elektrik şebekeleri imalat açısından ve tasarım açısından çok eskiler.

    EPDK’nın düzenlemelerine uygun olarak uzun yıllardır kayıp&kaçak bedelleri elektrik abonelerinden alınıyor. EPDK 2-3 yıl önce bir düzenleme ile elektrik faturalarındaki kalemleri ayrıştırdı. Böylelikle faturanızda neye ne kadar bedel ödediğinizi daha detaylı görebiliyorsunuz. Yeni düzenleme ile faturasında kayıp&kaçak bedeli gören aboneler (fatura toplamlarında fazladan bir artış olmadığı halde) durumdan şikayet ediyorlar ve bazıları ödedikleri bu bedeli geri almak için girişimlerde bulunuyorlar. Bazı elektrik dağıtım şirketlerinin kayıp&kaçak bedellerini geri ödediği yönünde söylentiler de var. Elbetteki bu sadece söylentidir, dağıtım şirketlerinin bu ücretleri geri ödemesi mümkün değil.

    Türkiyede elektrikli aracımız olsa en yakın elektrik direğindeki tele akü aktarma kablosuyla saldırırız sanırım :)

  6. ibo 07/12/2013 at 15:29 #

    Her sokak veya mahalleye merkezi bir sayaç takarıp, kayıp kaçağı da bu bölgede oturan abonelere paylaştırmak gerekli…

  7. engin 07/12/2013 at 15:36 #

    Amirim TEDAŞ’ın haritasında, sağ üstteki siyah alanda oral seks yapan bir işçi mi var bana mı öyle geliyor? TEDAŞ bu görsel ile tüketicilere subliminal mesaj mı veriyor?

  8. ivo 07/12/2013 at 17:49 #

    engin +1

  9. Raven 07/12/2013 at 18:32 #

    Tüm mesele dolaylı vergilerin toplam tahsilat içersinde 2/3’lük orana denk gelmesiyle alakalı… Vatandaşta vergi ödeme kültürü yok. Devlette beyan usulü ile alamadığı vergiyi harcama esnasında kaynakta kesiyor… öyle kafaya böyle tarak hesabı…

    Hah işte bu doğuda elektrik kaçıranların hiç biri bu vergi kesintisinden kaçamıyor,..Çünkü arabasına benzin almak zorunda, evine aş götürmek zorunda, belli bir miktar kirayı banka üzerinden ödemek zorunda… Üstelik KDV ve ÖTV sadece buralardan da kesilmiyor..

    Kullandığı kamusal hizmetler ile özel sektörün sunduğu mal ve hizmetlerin çoğunda o iki yüksek oranlı vergiyi şırrak diye ödüyor… Biz de ödüyoruz… ama bölgeler arası ücret farklılıkları(kamu hariç) bu eşit oranlı dolaylı vergiden doğulu insanların daha çok etkilenmesi sonucunu doğuruyor…

    Bugün TR’de sadece 5 bakanlığın tüm ilçelerde örgütlenmesi var.. Bunlar eğitim, sağlık, tarım, içişleri ve defterdarlık ve mal müdürlükleri ile MALİYE bakanlıklarıdır.. GİB büyük mükelleflere çeşitli kıyaklar çekedursun, sade vatandaşın gözünün yaşına bakmıyor…

    Biz de ödüyoruz… ama bölgeler arası ücret farklılıkları(kamu hariç) bu eşit oranlı dolaylı vergiden doğulu insanların daha çok etkilenmesi sonucunu doğuruyor… Eğer kişi köy hesabı kendi hayvanından elde ettiği yağ, peynir, bal vs gibi ürünlerle yıl boyu alış-veriş yapmadan kendi yağı ile kavrulabiliyorsa kaçırdığı elektirik de yanına kar kalır, ama bu pek mümkün değil.. benim de köyüm var ihtiyarlar herşeyi yapıp ediyorlar ama taşradan da mutlaka alışveriş yapmak durumunda kalıyorlar… aksi bu zamanda mümkün değil…

    Elektrik dağıtım şirketleri özelleşti, ama buralar üzerindeki devletin kontrolü de kalktı denemez… DDK CB’nın görevlendirmesi ile buraları hem elektrik üretimi-dağıtımı ile alakalı mevzuatlara uygunluğu yönünden, hem de yaptıkları işlemlerin keyfiliği yönünden teftiş edebilir ve gereği yapılmak üzere adli mercilere intikal ettirebilir…Sonuçta hesap vermek durumunda olan dağıtım şirketleri kaçak kullanımın üzerinde düşmek zorunda kalır..

    Bu tür bir mekanizma işletilmiyorsa siyasi mülahazalar nedeniyledir…

  10. eyupa 07/12/2013 at 19:08 #

    resim 2008 diyor, tabi değişen pek bir şey olmamaıştır ama yazıda verdiğiniz rakamlar güncel mi?

  11. mahmut 08/12/2013 at 03:46 #

    merhaba;
    teknik olarak kayip ve kacak elektrik miktari tespit edilebilir.
    iki nokta arasindan fiber optik kablo ile olcum yapmak mumkun. (dagitim sirketlerinin yatirim yapmasi anlamina geliyor bunun yerine bize odetmek 0 maliyet )
    her iki nokta da gecen elektrigi olcen cihaz ile bilgilerin merkeze yollanmasi ile yollanan ve alinan elektrik arasindaki fark bulunabiliyor.
    bu yontemi botas (petrol , gaz) hatlarinda kullaniyorlar

  12. wime77 08/12/2013 at 13:57 #

    Kurumlar birbirine bağlı olsa kaçak elektriğin tesbiti çok kolay olur.
    Örneğin yeni taşındığım evimin suyu 2 ay sonra kesildi. Bir kağıt bırakmışlar. Mülkün el değiştirdiğini ve yeni mal sahibinin su aboneliğini başvuru yapması gerekmektedir diye. Gittim başvuryu yaptım ve yeniden bağlattım. Şimdi ise sayaç bozuldu dilekçe verdim 3 ay oldu kimse gelmiyor o ayrı

    Eski tek ya da iki katlı bahçesi olan bir ev el değiştirince hop yıkılıp daha büyük ve daha çok katlı bir bina dikiliveriyor. Bu bina yapılırken belediyeye başvuru yapılıp ruhsat alınsa bile TEDAŞ bina bitene kadar habersiz oluyor. Bina bitip elektrik için TEDAŞ’ a başvurunca sizden tonla evrak ve para alınıyor ve size sayaçlar taılıyor. Peki Tedaş’a başvurulmayan binalar ? Yıllarca şantiye elektriğini kullananlar yok mu ?
    Kaçak kullanım işte burda başlıyor. Daha pahalı olduğu halde şantiye eelktriğini neden kullanıyorlar ? Çünkü elektrik panosu mühürlü değil o pano bina içine alınıp elektrik almaya devam ediyorlar. Dairelerdeki ara savaçlar sadece mülk sahipleri arasındaki kavgayı engelleyecek araç haline geliyor.

    Tabi sonra bu binaların sayısı arttınca mevcut mahalleye veya semte elektrik veren trafolar yetersiz hale geliyor ve yazın klimaların kışın ısıtıcıların çalışması ile dayanamıyor ve patlıyor ya da teller koparak kesintiye dolayısı ile yasal yollardan kulanım yapan abonelerin cihazlarında arızalra sebeb oluyor.

    Yani devlet diyemeyeceğim bir biz devlet değiliz ülkemizde durum vahim. Vurdum duymazlığın dağ evresine varması rüşvet ve ikili insan ilişkileirnin bürokrasiyi delmesi ile bugünlere gelinmiş durumda.

    Tedaş’ın kaçak elektrik çubesinde çalışan biri ile tanışmıştım. Ordan oraya sürülmüş durmuş. Öyleki arabayla giderken gözü çevrede kaçak elektrik arıyordu. Bir otoyıkayıcısı gözüne çarptı iki tane kocaman projektör çalışıyordu. Merkeizi aradı telefon numarasından abone numarasını buldu ve incelmeleirni istedi. O an anladım neden ordan oraya sürüldüğünü. Sonra başka bir şehre gitti ve bu son dedi. Neden dedim. Artık emekli ederler sonra bir şiir kitabı yazıcam dedi.

  13. abdullah4372 08/12/2013 at 15:18 #

    Madem tarım için göz yumuluyor neden daha önceden ucuza aldığımız şeyler pahalı oluyor? Tarım için göz yumulduysa, buğdayın, tavuğun, çiftçiliğin filan artması lazım ki buda simit, pide, döner, ekmek gibi yiyeceklerin zamlanması ile ters orantılı bir şey..

  14. Mustafa 10/12/2013 at 02:53 #

    Doğunun adı çıkmış!!

    Yıllar önce bir radyo programını dinlerken, Sektörden yetkili bir kişi, şunları diyordu; “doğu’da katır sırtında yapılan akaryakıt kaçakçılığının tümü, Türkiye geneli toplamda yapılan akaryakıt kaçakçılığının %10’una bile tekabul etmiyor”

    Türkiye’nın en büyük akaryakıt dağıtıcılarından birinin Körfez’de bulunan limanı bile kaçak iken (Bahsini ettiğim liman yazarı bulunduğunuz gazete sahibinin olabilir mi?) doğuda yapılan kaçakçılığı dillere dolamak ne kadar doğru?

    Kışın gidin bir hafta Batman’da kalın bakalım. Namuslu bir şekilde Elektrik faturalarınızı ödeyip, her 5-6 saat aralıklarla kesilen, bir gidip 3 gün boyunca hiç gelmeyen elektrik karşısında sizde kaçak elektrikçi olur musunuz olmaz mısınız o zaman görürüm sizi.

    Batıda devletin her kademesinde yerleşmiş batılı ağa babaları her türlü hırsızlığı yaparken mubah, doğulu elektrik hırsızlığı yaptığında feryat figan!!

    Bu ülkede A’dan Z’ye tüm organlar temizlenip, paklanmadığı sürece, kimse doğu ve doğu anadolulular için hırsız yakıştırmasında bulunmasın. Ne zaman herkes temizlenir. O zaman bende doğuda elektrik kaçıranlar için “Namussuz derim” hemde sizlerden daha fazla bağırarak.

    Umarım bu yazımı yayınlarsınız.

  15. arman 10/12/2013 at 03:06 #

    abd.de elektirikli arabalar yaygınlaşmasın diye petrol baronlarının onyıllardır verdiği mücadelenin bir parçası bu haberler maalesef.
    bizse enerji çemberindeki bir ülke olarak, aptalca yönetilmenin sonuçalarını çok çektik, çekiyoruz.
    düzelmeye umarım yakınız.

    • abdullah4372 11/12/2013 at 12:47 #

      Amerika’nın gelecek için büyük bir doğal enerji kaynağı sorunu var. Yenilenebilir enerji kaynakları ve bilimsel enerji çalışmalarına Petrol ve para babaları karşı çıksa da, yapmak zorundalar devletleri için. Yani Yahudilerin orada sahip oldukları yönetim gücü, Çin’e kaydığı için Amerika’da bu açıdan tehlike var.

      • ahmet 12/12/2013 at 17:06 #

        kaya gazını bir araştırsanıza :)))

        • abdullah4372 15/12/2013 at 16:13 #

          Onu biliyorum. Bu gerçeği değiştirmez. Yenilenemeyen hiç bir şey kalıcı garanti sağlamaz.

          Ayrıca bunların kullanımlarını engelleyecek güçte lobiler var ve bu lobilerin Amerika’ya karşı iyi hisleri yok.

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim