İnsanı tanımlayan pek çok terim var. Düşünebilme kabiliyeti ile “homo sapiens”, ekonomik özellikleriyle “homo economicus”, üretkenliği ile “homo faber”, oyun oynama eğilimiyle “homo ludens” şeklinde uzayıp gidiyor. Ancak en genel kabul ile insanı en iyi tanımlayanlardan biri hiç şüphesiz “homo socialis”. Bir başka deyişle “sosyal bir varlık olarak insan”. Bir de 2017 yılında Christian Montag ve Sarah Diefenbach’ın meşhur makalesiyle hayatımıza giren “homo digitalis”; yani dijital araçlarla donanmış insan kavramı var. Bu son ikisinin kesişimi ise tam bir muamma.
Montag ve Diefenbach söz konusu makaleyi yayımladığında dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 50’si internet kullanıyordu. Bugün bu oran yüzde 66’ya yaklaşmış durumda. Üstelik bu kitlenin yüzde 96’sı en az bir sosyal ağa üye. Buna rağmen insanlık, tarihte görülmedik büyüklükte bir “yalnızlık salgını” ile boğuşuyor ( 2018’de kurduğu “Yalnızlık Bakanlığı” ile bu duruma resmi olarak el atan ilk ülke Birleşik Krallık olmuştu). Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre her 6 kişiden 1’i yalnızlık yaşadığını söylüyor. Bazı gelişmiş ülkelerde her üç kişiden biri kendini böyle tanımlıyor. TÜİK’in 2023 verilerine göre Türkiye’de yalnız yaşanan hane oranı yüzde 19,7. Bu “ölümcül” bir salgın. Yine DSÖ’ye göre dünya genelinde her yıl 871 bin kişi yalnızlığa bağlı sebeplerle hayatını kaybediyor.
Bu veriler ışığında homo digitalis’in yapay zeka (YZ) sohbet botlarıyla artan ilişkisini anlamak kolaylaşıyor. Konuşacak, danışacak, dertleşecek birilerini arayan yüz milyonların, YZ’dan daha cazip bir seçeneği yok.
Gençliğin rehberi ChatGPT
2022 yılında kullanıma sunduğu ChatGPT adlı ürünüyle sektörün lider şirketi haline gelen OpenAI, bu hafta 62 sayfalık ayrıntılı bir rapor yayımladı. Her hafta 700 milyon kişinin ziyaret ettiği hizmetin hangi amaçlarla kullanıldığına yönelik bu analiz, küresel ölçekteki alışkanlıklara yönelik de izler içeriyor.
En önemli bulgulardan biri, ChatGPT’nin giderek artan bir oranda “iş dışı” amaçlarla kullanımı. Haziran 2025 itibarıyla kullanıcıların yüzde 78’i hizmete “kişisel amaçlarla” başvurmuş. Cinsiyet bazındaki dengelenme de dikkat çekici. Erken dönemde kullanıcıların yüzde 80’i erkeklerden oluşurken, şu an kadınlar çoğunluğu oluşturur hale gelmiş.
Raporda en dikkatimi çeken ayrıntılardan biri, kuvvetle vurgulanan “duygusal” (emotional) kullanım oranının düşüklüğü oldu. OpenAI verilerine göre en yoğun kullananlar arasında dahi bu türden ilişki marjinal seviyede. Ancak aynı belgenin kırılımlarında birazdan aktaracağım vakaların ipuçları yatıyor. Verilere göre her gün ChatGPT’ye yazılan ortalama 2,5 milyar sohbet mesajının yarısı (aynı zamanda yalnızlık salgınından payını en çok alan) 26 yaş altındaki kullanıcılara ait. Ve bu mesajların yarısını “rehberlik” amaçlı sorgular oluşturuyor.
OpenAI raporda “Kullanıcı yararını en üst düzeye çıkarırken olası zararları; özellikle de esenlik (well-being) ve bağımlılık konularında en aza indiren YZ geliştirmeye odaklanıyoruz” dese de, son dönemde ardı ardına yaşanan bazı gelişmeler YZ sektörünün teknoloji geliştirme konusundaki çabasının olumsuz etkilere karşı önlem alma sorumluluğunun önüne geçtiğini gösteriyor.
İntihar danışmanlığı
OpenAI verilerine göre ChatGPT’yi bir “arkadaş” ya da “terapist” kullananların oranı sadece yüzde 2. İlk başta ihmal edilebilir gibi gelen bu oran, toplam kullanıcı sayısına oranlayınca “14 milyon” kişiye denk geliyor.
Bunlardan biri, Adam Raine adlı 16 yaşındaki ABD’li gençti. Arkadaş çevresinde eğlenceli kişiliği ve hobileriyle tanınan Raine, son dönemde içine düştüğü buhranlı ergenlik döneminde ChatGPT’yi keşfetti. Geçtiğimiz Nisan ayındaki intiharının ardından sohbet kayıtlarına ulaşan ailesi, oğullarının YZ’ya sürekli bunalımlarından ve bin 275 defa intihar etme fikrinden söz ettiğini; hatta kendini asacağı ipin düğümünün fotoğrafını yükleyerek fikir aldığını gördü. ChatGPT bu süreçte fikrini değiştirmeye çalışmak ya da en azından OpenAI yönetimini uyarmak yerine, “zekasını” konuşturarak Raine’i sürekli teşvik etmişti. Ailenin şirket aleyhinde açtığı davada dinlenen İntiharı Engelleme Merkezi Direktörü Shelby Rowe’un sözü düşündürücüydü:
Bir YZ botundan alacağınız şey yardım değil, sadece empati olabilir.
OpenAI CEO’su Sam Altman bu hafta konuyla ilgili sorgulanmak için çağrıldığı ABD Senatosu’ndaki toplantının hemen öncesinde şirket blogunda bir yazı yayımlayarak intihara meyilli 18 yaş altı kullanıcılara özel bir ChatGPT modeli üstünde çalıştıklarını duyurdu.
Sayısı her geçen gün artan bu vakalardan ilhamla “Basilisk Chatbot Theatre” adlı podcast serisinin yapımcısı Al Nowatzki (46), “GlimpseAI” şirketinin platformu “Nomi”de yarattığı (sentetik) kız arkadaşıyla bir deney yürüttü. 5 ay süren sohbette Nowatzki intihar etmeyi düşündüğünü söylediğinde Erin onu yüreklendirip, bunun için hangi ilaçları nasıl temin edeceğine ve ne dozda kullanması gerektiğine dair gayet ayrıntılı bilgiler verdi. Podcast yayınından sonra Nomi’nin geliştiricisi GlimpseAI şu açıklamayı yaptı:
İntihar çok ciddi bir konu ve basit cevapları yok. Mükemmel cevaba sahip olsaydık, elbette onu kullanırdık. Kelime engellemeleri ve hassas konularla ilgili her türlü konuşmayı körü körüne reddetmek ağır sonuçlar doğurur.
Bir insanın intiharından daha ağır olan sonuç nedir, bilemedim.
120 bin üyeye sahip Nomi, sanal arkadaş sektörünün en küçük oyuncularından. Bu işin mucidi “CharacterAI”, 10 milyondan fazla sentetik karakter seçeneğiyle 51 milyon kullanıcıya hizmet veriyor. Popülaritesini artıran bir diğer kategori ise “sexting” olarak da anılan cinsel temalı yazışmalara yönelik YZ botları. Bu alanda hizmet veren “GirlfriendGPT” türü platformların ana sayfalarındaki kategoriler dahi en hafif tabiriyle düşündürücü.
Yalnızlık gerçekten başa bela. Ve görünen o ki, çözümü yapay zekada aramak için henüz erken.
(19 Eylül 2025 tarihli Oksijen gazetesi yazım.)

Bir yanıt yazın