İçeriğe geç

Etiket: beslenme

#CoronaVirus hakkında birkaç faydalı bilgi

Bu yazıda birkaç ay içinde dünyanın her yerinde gündemin ilk sırasına oturan; dolayısıyla çok konuşulan ancak gözlemlediğim kadarıyla birçok bilgi eksikliği veya tutarsızlığına da sahne olan salgın hastalık COVID-19 hakkında öğrendiklerimi derleyeceğim. Bunu yaparken mümkün olduğunca (güvenilir olduğunu düşündüğüm) kaynaklarımı da bağlantılarda paylaşacağım. Kolayca tahmin edeceğiniz sebeplerden ötürü bu kaynakların büyük bölümü Türkçe olMAyacak. Şahsen yapabileceğim o yazılardan kesitler, anafikirler sunmakla kısıtlı. Aynen de öyle yapacağım.

https://www.youtube.com/watch?v=seyE11IpIjw

Ben de pek çoğunuz gibi bu konularda herhangi bir uzmanlığa sahip değilim. Ancak hayatımı() bu kadar etkileyen bir konuda kendimi bilgiye her zamankinden daha aç hissediyor ve doyamıyorum.

Uzun lafın kısası: Bu yazının bir iddiası yok. Bir bilgi paylaşımı olarak okuyun lütfen.

CoronaVirus, COVID-19, Corona…

Öncelikle terimleri kafamızda yerli yerine oturtalım:

‘Corona’, Latincede ‘taç’ anlamına geliyor. Hani şu kralların, kraliçelerin taktıklarından. Ancak daha çok Güneş ve benzeri yıldızların etrafındaki ışık huzmelerini (hareleri) tanımlamak için kullanılıyor. Hristiyan sanatında İsa Peygamber ve havarilerinin başlarının üstünde resmedilen çemberler de ‘corona’ olarak anılıyor.

İnsanlığın umudu kokoreç hapında

Çoğu zaman en büyük sorun yüzde 8’e düşen cep telefonu şarjı gibi geliyor ama değil. O daha çok Birinci Dünya Dertleri kabilinden. Herkesin derdi kendine elbet. Ama bilincimizin tartışmalı olduğu bebeklik çağımızda, sütünü almak için annemizin memesine saldırırken dahi farkında olduğumuz bir gerçek var: bu dünyadaki varlığımız yiyecek ve içecek bir şey bulmamıza bağlı. Ve bu her geçen gün daha da zorlaşıyor.

Kafamızı karıştıran şehir hayatı daha çok. Her köşe başında yiyecek satan bir mekan var. Su her yerde; hatta yüzlerce marka altında ambalajlanmış olarak seçmemizi bekliyor. Bütün bunlar her ikisinin de bol ve yaygın olduğu yanılgısına sürüklüyor bizi.

Yetişkin bir insanın günde 2 litre su içmesi gerek diyorlar. Kimileri bunu ‘sıvı’ olarak da yorumluyor (yani mevyvelerden, yemeklerden aldığımız sıvıyı da bu hesaba katıyor). Kabaca bir hesapla 8 bardak diye düşünebiliriz oranı. Fakat her şeyden önemlisi bu suyun ‘içilebilir’ olması gerekiyor. Bu kolay iş değil (örneğin geri kalmış ülkelerde ishalin ve ishale bağlı ölümlerin yüzde 90’ı su kaynaklarının kirliliğinden. Her yıl 683 bini çocuk  840 binden fazla kişi sudan kaynaklanan hastalıklar yüzünden ölüyor). 750 milyondan fazla insan temiz su kaynağına sahip değil.

Sağlıklı ve uzun yaşamın sırrı

40’tan fazla ülke gezdim. Afrika hariç hemen her kültürün pek çok türevini gözlemleme fırsatım oldu. Son İtalya ziyaretimde ne zamandır yazmak istediğim bir konu depreşti. Hevesim küllenmeden yazayım dedim.

Birçok yazımda bahsi geçti. Ben zayıflıktan kemikleri kırılan bir çocukken “yeter yavrum, yeme” denen, doktor teşhisiyle sabitlenen bir obeze dönüştüm. Bu hastalık hayatımdan çok şey götürdü, götürmeye de devam ediyor.

Şişman olmayla ilgili bir derdim yok ama sağlıklı yaşam ile var. Dolayısıyla zaman zaman fena halde kafama taktığım bir mesele bu.

Yaşam ve yeme tarzıma bakınca neden aşırı kilolu olduğum konusunda çok fikir edinemiyorum. Örneğin şeker kullanmam, tatlı sevmem, tuz hiç bilmem, ekmek yemem. Hamur işine düşkün değilimdir, nadiren gazlı içecek tüketirim. Fast-food denen şeyler ayda en fazla 1 hadi bilemediniz 2 defa mahalleme uğrar.

Hiç bir şey yemem de demiyorum elbette. Aksine güzel şeylerin hepsinin sırrına vakıf olmak gibi bir niyetim var ve Yemek de bu arayışta bir istisna değil.

Bu ön bilginin ardından sağlıklı ve uzun yaşama ekseninde bütün ezberleri bozan 3 ülkeye bakacağım. Aynı zamanda ziyaret etmekten en zevk aldığım 3 ülkeye. İspanya, İtalya ve Yunanistan.

Akdeniz’in bu 3 güzel ülkesi, birbirine oldukça benzer yaşam ve yemek tarzına sahip. Kuzey Avrupa’nın çelik iradesi ve katı disiplininin hiç uğramadığı bu topraklar geç yatan, geç kalkan, çok yiyen, çok içen, az hareket eden (ve çok konuşan) insanların diyarı.