Phorm ile ilgili sorulara cevaplar

Kent Thomas Ertuğrul, 50 yaşına merdiven dayamış Osmanlı Hanedanı üyelerinden. ABD’de Princeton Üniversitesi’nde Siyaset okumuş ve iş hayatına JP Morgan’da yatırım bankacısı olarak başlamış. Ardından bir dizi bilişim şirketinde başarılı işlere imza atmış. Doksanlı yıllarda Rusya’nın başkenti Moskova’da Rus Hava Kuvvetleri ve Rus Uzay Dairesi ile ortak kurduğu şirket üstünden MIG savaş uçaklarıyla turistik seyir uçuşları düzenlemiş.

Yazıma konuk olmasını sağlayan girişimi ise 2002 yılında kurduğu 121Media adlı şirket ve artçıları.
Yazılım ekibi Rusya’da, merkeziyse ABD’nin Delaware eyaletinde olan 121Media, PeopleOnPage adıyla dağıttığı ve hızla yaygınlaşan ücretsiz toolbar uygulamasıyla popülerleşti. ContextPlus adlı reklam motoru ile entegre çalışan bu uygulamayı yüklemek basit, silmek eziyetti. PeopleOnPage kabaca ziyaret ettiğiniz siteleri takip edip kendi merkezine göndererek bir nevi dijital sicilinizi çıkartıyordu. Bunun karşılığında ilgi alanlarınıza paralel reklamlar gösteriyordu. Bu yapı 121Media’ya milyonlarca dolar kazandırdı.

İşler tersine dönüyor

Güvenlik uygulamaları tarafından kısa sürede casus uygulama (spyware) sınıfına alınan PeopleOnPage’e karşı ilk şikayet 2005’te ABD Ticaret Komisyonu’nda işleme konuldu. Ardından Kanada’da benzer bir süreç başladı. Bu tip şirketlere karşı davalar arka arkaya dizilmeye başlayınca ContextPlus 2006 yılında ‘müşterilerine yeterince kaliteli hizmet veremediği’ gerekçesiyle kepenkleri indirdi.

Aynı dönemde Ertuğrul’un şirketi 121Media da (herhangi bir davaya konu olmadan) PeopleOnPage uygulamasını kapattı ve şirketin adını Phorm olarak değiştirdi. Ertuğrul’un bu uygulamayla ilgili açıklamasına kulak verelim:

(Phorm’un Youtube kanalında bu gibi birçok iddiaya Kent Ertuğrul bizzat cevap veriyor)

O dönem Coca-Cola, Motorola ve NM Rothschild gibi şirketlerden Başkan düzeyinde Yönetim Kurulu üyelerine sahip Phorm, bu sefer Britanya’nın lider operatörü British Telecom (BT) ile benzer bir yapı üstünde çalışmaya başladı.

O dönem ismi Webwise olan (ve daha sonra BBC’nin patentli markasının ismi olduğu için değişen) yazılım kullanıcıların ziyaret ettiği web sitelerini takip ederek ilgi alanlarını belirliyor ve ve profillerine uygun / ilgili reklamlar gösteriyordu.

Unutulan küçük bir ayrıntı

Yani örneğin ev değiştirmeye karar verip sürekli emlakla ilgili aramalar yapıp siteler dolaştığınızda Phorm ile entegre çalışan sitelerde de hep emlak ve onunla bağlantılı reklamlar çıkıyordu. Böylece siz kendinizle ilgili reklamlarla bilgilenirken reklamveren ve yayıncı kampanyalarda daha yüksek başarı ve gelire kavuşuyordu.
Sistem BT’nin sunucularında çalıştığı için kullanıcının ekstra bir şey yapması, yüklemesi de gerekmiyordu. Ama hem Phorm hem BT bu yapıda küçük bir ayrıntıyı unuttular: sisteme soktukları kullanıcılardan izin almadılar ve haber vermediler!

Durum ortaya çıkınca İngiltere ayaklandı. BT, biri gizli iki davayla yargılandı. Web’in mucidi Sir Tim Berners-Lee bu uygulamayı internete hıyanet olarak adlandırdı. Büyük bir PR ve itibar temizleme çabasına girişen Phorm, Wikileaks ekibinin bile radarına girdi. Sonuçta BT Phorm’da geri adım attı.

İlginç bir ayrıntı olarak Phorm şu ana kar etmek bir yana toplamda 100 milyon doların üstünde zarar yazdı. Yönetim Kurulu’nda dikkat çekici kimlikleri barındıran ve Merkezini Kent’in bir süre önce eşiyle yerleştiği Singapur’a taşımaya hazırlanan şirket Britanya’da sütten yanan diliyle yoğurdu üfleyerek yiyor. İzin istenen yeni yapısıyla yeni faaliyet alanı Brezilya ve Romanya. Yüzde 20 devlet ortaklı yeni bir şirket üstünden 513 milyon aboneli Çin de sırada.

Aynı Phorm, bu yılın başında İstanbul’da kurulan PT Reklam Çözümleri A.Ş. adlı şirketle kısa bir süre önce TTNET müşterilerine de ‘hizmet vermeye’ başladı. Sizin hattınızda çalışıp çalışmadığını bit.ly/gezinti adresini ziyaret ederek görebilir; isterseniz açıp deneyebilirsiniz.

Daha şimdiden şiddetli bir muhalefete konu olan (ki en derli toplu hali bu konuya özel açılan Enphormasyon sitesinde) bu hizmetin Türkiye yöneticisi Çiğdem Toraman. Kendisi Türk internet sektöründeki tecrübeli isimlerden biri. Giderek büyüyen bu iddialar ve bana ulaşan birçok sorulardan yola çıkarak Toraman ile 3 saate yakın bir görüşme yaptım. Cevaplarından derlediğim özetleri ve edindiğim bilgileri paylaşıyorum (buradan itibaren okuyacaklarınız firmanın açıklamalarıdır):

  • Özellikle açılmasını istemediyseniz Phorm hizmeti hattınızda çalışmıyor.
  • Aktif hale getirdiğinizde kimliğinize dair bir bilgi içermeyen size özel 24 haneli bir rakam oluşturuluyor. Phorm artık sizi anonim olarak bu rakamla tanıyor (kim olduğunuzu aslen bilmiyor). Bu bilgi bir çerez (cookie) ile bilgisayarınıza yükleniyor. Anonimlik ve mahremiyet konusunda Ertuğrul oldukça iddialı. İzleyelim:

  • Sistem gireceğiniz (aşağıda istisnalarını vereceğim) her sitenin adresini, yaptığınız aramalardaki anahtar kelimeleri, arama sıklıklarınızı ve ziyaret ettiğiniz sitenin içerik özetinden oluşan en fazla 2KB’lık veriyi ana sunucuya çekip sizle eşleştiriyor. Ardından o sitede reklam gösterip gösteremeyeceğine ve tanımlanmış ilgili bir reklam olup olmadığına bakıyor.
  • Phorm kullanıcıya ait hiçbir veriyi (nereyi ziyaret ettiniz, ne aradınız, vs) kaydetmiyor, arşivlemiyor. İlgi alanınızı belirlediği andan itibaren bunu anonim kullanıcı kimliğinizle eşleştirip aldığı 2KB boyutundaki bilgiyi siliyor. (az önce linkini verdiğim videoda izleyeceğiniz gibi Ertuğrul isteyen herkesin istediği zaman sistemlerini inceleyebileceğini söylüyor. Çiğdem Toraman’dan aldığım bilgiyle şikayetler üstüne benzer bir araştırmayı BTK‘nın yaptığı ve onay verdiğini öğrendim)
  • Https ile başlayan hiçbir adres taranmıyor (daha doğrusu yapısı gereği iletişim kriptolu olduğu için taranAmıyor). Dolayısıyla Gmail, Facebook, Twitter, bankaların tamamı ve e-ticaret sitelerinin bir kısmı Phorm kapsamı dışında. Google’ı da kapsam dışı bırakmak isterseniz SSL tabanlı sürümünün olduğunu hatırlatayım.
  • Pornografik, erotik, bahis, kumar, sağlık, alkol, politika ve din gibi hassas içerikli sitelerde sistem devre dışı kalıyor (hiç çalışmıyor).
  • Aynı bilgisayarda farklı kullanıcı oturumları ayrıştırılabiliyor. Dolayısıyla bilgisayarı kullanan farklı kişiler (bilgisayar ya da web tarayıcısında ayrı profiller kullanıyorsa) ayrı ayrı profillenebiliyor.
  • 13 yaş altı kullanıcılar Phorm hizmetininin kapsamı dışında.
  • Phorm, kanal adını verdiği profil grupları tanımlıyor. Spor, kadın, otomobil, finans gibi ilgi grupları içeren kanallar kullanıcının profillenmesi ve reklamverenlerin hedeflemesine yarıyor.
  • Kanallarda tanımlı bir reklam kampanyası yoksa kullanıcıya dair anonim veri de tutulmuyor. Varsa kullanıcıya dair en fazla 7 günlük kayıt saklanıyor, 7 günü geçince siliniyor.
  • Uygulama TTNET’in sunucularında çalışıyor. Dolayısıyla Phorm size dair ekstra bir bilgiye ulaşamıyor. TTNET de Phorm’un reklam veritabanı ve algoritmasına erişemiyor.
  • Phorm, çözüm ortağı olan Netbook, ReklamZ, İnternetReklam gibi reklam ağları üstünden şimdiden ayda 1,5 milyar sayfada Phorm destekli reklamlar yer alıyor.
  • Phorm’un aktif olması internet hızını düşürmüyor.

Bazı diğer konulara ait ayrıntıları kendi sitesindeki ilgili sayfadan de okuyabilirsiniz.

Nasıl çalışıyor?

Sistemin çalışma prensibi hem basit, hem karmaşık. Aşağıda ‘paint terk’ derecesindeki yeteneğimle bir şeyler oluşturmaya çalıştım. Tıklayıp büyütebilir, inceleyebilirsiniz. Açıklamasını da hemen ardından yapacağım.

Phorm sistemi nasıl çalışıyor?

Özetle siz Phorm kullanmayı kabul ettikten sonra sistem ziyaret ettiğiniz her adresi inceleyerek hem sizin nelerle ilgili olduğunuzu öğrenmeye çalışıyor hem de ziyaret ettiğiniz sayfada ilgili bir reklam gösterip gösteremeyeceğine bakıyor.

Yani Phorm’un kişisellleştirilmiş reklamlarından faydalanabilmek için:

  • Sistemi kullanmayı kabul etmiş olmalısınız.
  • Ziyaret ettiğiniz içerikle ilgili bir reklam kampanyası bulunmalı.
  • Ziyaret ettiğiniz site (ya da reklamlarını gösteren network) Phorm ile entegre çalışıyor olmalı.

Phorm’un faydası kime?

Phorm özünde reklamverene daha hedefli, tutarlı reklam gösterme imkanı sunuyor. Onu değerli kılan bu. Bu sayede kullanıcılar da ilgilenmedikleri saçma, gereksiz konularda reklam da görmemiş oluyorlar. Ama bunun karşılığında (anonim de olsa) gezdiği tozduğu (bazı) sitelerin takibiyle profillenmeyi kabul etmek zorundalar.

Gerçekten zor bir tercih bu.

Tanımlı / hedefli reklam kampanyalarında faturanın tamamını Phorm kesiyor (Düzeltme: Phorm yetkilileri yolladıkları düzeltmede sadece reklam networküne fatura kestiklerini; müşteri ve ajansların normal faturalaşmayı şimdiye kadar olduğu şekilde kesmeye devam ettiğini belirtti.). Oluşan gelirin bir kısmını beraber çalıştığı internet şirketiyle (bu durumda TTNET), bir kısmını da reklam ağıyla paylaşıyor. Türkiye’nin dijital reklam dünyasının yapısı dolayısıyla sitelerle doğrudan anlaşma yapmıyor.

Peki bu sistemi kullanmazsak takipten tamamen kurtulduk mu? Elbette ki hayır.

Bir örnekle açıklayayım. Örneğin bir siteye girmek istediğinizde web tarayıcınızda ‘bu site güvenli olmayabilir’ yazısı mutlaka görmüşsünüzdür.

Bu nasıl oluyor dersiniz? Elbette tarayıcınız her ziyaret etmek istediğiniz siteyi ana merkezine bildirip kontrol ettiriyor. Kara listedeyse uyarıyor. Yani benzer bir takip sistemi aslında (ayarlarda kapatmamış) HERKESİ kapsıyor. Ya da Google, Yahoo, MS hesaplarınızla giriş yaptıktan sonra bütün aramalarınız, tıkladığınız reklamlar sizinle eşleştirilerek zaten saklanıyor.

Diğer yandan Türkiye’de yıllardır yüzlerce sitede reklam yayınlayan yerli ağların bazıları yayıncı sitelelrde çalıştırdıkları JavaScript’lerle hakkınızda ne kadar bilgiye erişiyor bilseniz cidden korkardınız (sabit diskinizde kaç MB boş yer kaldığına kadar biliyorlar).

Hepsi bir yana internet servis sağlayıcınız ziyaret ettiğiniz bütün siteleri ve daha pek çok şeyi ZATEN biliyor. Yani TTNET ya da başka bir şirketin sizi takip edip fişlemesi için Phorm gibi bir çözüme ihtiyacı yok.

Phorm kime önemli / gerekli?

Hakkımızda isim ve cismimizle neredeyse her türlü bilgiye sahip Facebook, Twitter gibi sosyal ağlar hedefli reklam kabiliyetleriyle reklam pastasındaki payı sürekli artıyor. Diğer sitelerin hayatta kalabilmesinde Phorm ve benzeri yapılar hayati önem taşıyor. Kullanıcılar için hep soru işaretleriyle karşılansa da bu yapılar siteler için çok önemli. Diğer türlü hedefli reklam yapamayacak ve yok olacaklar. Türkiye’deki neredeyse bütün reklam ağları benzer yapılar kurmak için uzun süredir çalışıyor (bir kısmı Phorm yapısı altına geçtiği için bu çalışmaları durdurdu).

Kişisel görüşüm

TTNET’in Gezinti adıyla verdiği Phorm hizmeti bende aktif değil. Olmayacak da. Reklamları reklamcılar dışında kimsenin sevdiğini, umursadığını da sanmıyorum. Blogum da Phorm ile çalışmayacak zira gördüğünüz gibi zaten reklam bile yayınlamıyorum. Büyük ihtimalle hiçbir zaman yayınlamayacağım da.

Ama Phorm’un hakkındaki komplo teorilerinin de abartılı ve eksik bilgiye dayandığını söylemeden edemeyeceğim. Diğer yandan arkasında bu kadar ismin yer aldığı, bu kadar büyük bir şirketin kendini anlatmaktan bu kadar aciz kalmasını da bir gazeteci olarak mazur görmem mümkün değil.

Bir haberci için daha çok tercih edilecek “her adımımızı takip ediyorlar, fişliyorlar” gibi şeyler söylemek elbette isterdim. Ama bu bakış açısıyla 3 saat boyu, yüze yakın soruyla bezeli sorgulamamda ve web üstünde (abartmıyorum) 8 saatlik kaynak taramama karşın bu yönde dayanaksız varsayımlara dair iddialar dışında bir şey bulamadım.

Ekleyeceğiniz görüşler, kaçırdığım bir şeyler varsa yorumlarla aktarmanızı, sormanızı rica ediyorum. Eminim eksik bıraktığım noktaları ve sizin iddialarınızı Phorm Türkiye yetkilileri buradan cevaplayacak, tamamlayacaktır.

BİLGİ: Bu blog yazısı aslen Radikal gazetesindeki köşemde ele aldığım ve gazetedeki yer kısıtlaması sebebiyle tam olarak işleyemediğim Phorm konusunu tamamlamak amacını taşıyor.

EK BİLGİ: Yazı sonrasında gelen eleştirilere yönelik bu yazıdaki bilgileri özetleyen ve kişisel görüşümü tekrarlayan bir açıklama yazdım. Bu yazı ilginizi çektiyse eminim o da çekecektir. Okumanızı tavsiye ederim.

, , , , , , , ,

61 Responses to Phorm ile ilgili sorulara cevaplar

  1. kullanıcı 16/10/2012 at 09:42 #

    Başıma geleni anlatayım. Youtube’a girerken tarayıcıda bir an a.oix.net’e yönlendirme olduğunu gördüm. Daha sonrasında youtube açıldı. Bir süre internette bu siteyi arattığımda phorm’la tanışmış oldum. Ne kadar güvenilir bir şirket olduğunu wikipedia makalesini okuyarak dahi anlayabilirsiniz. Dahası TTNET’i aradığımda önce biz öyle bir şirket bilmiyoruz, anlaşmamız da kesinlikle yok dendi. Sonra internette anlaşmalarına dair basın açıklaması olduğunu söyleyince 11820’ye yönlendirildim. Orada dakikasına 1.25TL vererek(!) şu bilgiye ulaştım: “Evet, sizin internet gezintileriniz kayıt ediliyor.” Tekrar TTNET’e yönlendirdiler, az önce biz Phorm’u bilmeyiz diyen TTNET, bu sefer, evet anlaşmamız var ancak sizin kayıt altına alınan herhangi birşeyiniz yok dedi. Şikayet dilekçesi doldurdup, bana yazılı olarak, “herhangi bir gezinme kaydım var mı, varsa nelerdir” bildirilmesini istedim. Aldığım cevap şu: Bilgisayarınızı bilgisayarcınıza götürün ya da 11820’den destek alın, sorun bilgisayarınızda. Halbuki biliyorum, bilgisayarım gayet iyi, sorun TTNET’de (Tarayıcımı Phorm’un sitelerine yönlendiren bir zararlı yazılım olsa dahi, acaba kim tarafından yazılmış olabilir?)

    Ve hala arada tarayıcımda oix.net’e yönlendirmeler görüyorum. Bu kadar yalan söylemeleri, kıvırmaları zaten pek az olan güvenimi de tamamen ortadan kaldırıyor. Phorm adlı şirketin sicili ortada, şirketlerin kar için çoğu zaman yakalanmadıkları sürece her türlü yolu mübah gördükleri de malum. Memleketimizde vatandaşı koruyacak yasaların eksikliği de öyle. Bu şartlar altında, bu “hizmeti” herkes için aktif hale getirmiş olmaları, ya da bir takım testler yapıyor olmaları hiç de çılgın bir komplo teorisi olmaz bence. Böyle düşünüyor olmanıza (yazılarınızdan sizi bildiğim kadarıyla) beni şaşırttı.

    Ha google yapıyor, facebook şöyle demek de biraz safça. En azından bir sözleşme sunuyorlar ve okuyorsunuz. Ayrıca bu ülkede evinizin adresini bilen birilerinin sizin hakkınızda bu kadar şeyi bilmesi hiç güvenli değil.

    • MserdarK 16/10/2012 at 12:26 #

      Ayni endiselere sahip biri olarak konuyla ilgili kisilere gittim ve bu yaziyi yazdim zaten.

      Bence yaziyi ve Photm’un su anki calisma yapisini bir daha inceleyin.

      • Levent 16/10/2012 at 14:48 #

        Şu anki çalışma yapısının şu hali bile hakkındaki onca olumlu(!) görüşünüzü yerle bir etmeye yeter:

        İnternette gezinirken karşınıza alakasız bir pencere çıkması ve kapanırsa sizi sisteme üye yapması.

        Çalışma yapısını sevsinler böyle şirketin.

  2. Süleyman Okan 16/10/2012 at 09:55 #

    Çok yazık Serdar Bey. Reklama hiçbirimiz karşı değiliz, olamayız da. Bedava interneti mümkün kılan şey reklam. Keza benden izin alan aşağı yukarı her deneysel takip uygulamasına izin veren, transparan bir kişiyim. Ama bu sınırları zorlayan (ve geçmişte hep zorlamış olan) aracı aklamaya çalışmanızı anlamıyorum.

    Şu iki soruyu yanıtlasanız benim için kafi.

    1- İnternete girdiğinde ISP tarafından kendini Gezinti.com’a yönlendirilmiş bulup, oradan çıkmaya çalıştığında “bu sayfayı terkederseniz opt-in etmiş olursunuz” kutusuyla karşılaşan kullanıcının durumu ve Phorm kelimesi barındırmadan Phorm’a opt-in ettiren Gezinti.com sitesi sizin görüşünüzle a) legal mi, b) etik mi?
    2- Phorm’a Türkiye’den kaç kişi ne yaptığını bilerek opt-in etti de Alexa’da trafiğinin %75’i Türkiye’den gelen, dünyanın 6000. en çok ziyaret edilen sitesi oldu?

    Türkiye gibi bir demokrasi ve insan hakları siciline sahip bir ülkede, devletin sağ kolu monopoli bir ISP, dünyada sadece birkaç kıytırık muz cumhuriyetinde çalışan, arkasında da Türk girişimci olan bir hizmetle anlaştığında ben irkiliyorum.

    • MserdarK 16/10/2012 at 23:52 #

      Süleyman Bey, ben bir aklama derdinde değilim. Ortadaki teorilere, sorulara ve endişelere dayanarak soruları derleyip sordum, cevaplarını aldım ve tartışmaya açtım.

      Olayı sanki bu sistemi Türkiye’ye ben getirmişim ya da herkesin kullanması için seferberlik başlatmışım gibi yorumlamayı anlayamıyorum.

      Bir girişimin tarihçesini, geçmişte yaptığı hatalarını araştırıp yazdım ve şu anki hizmet verme şeklini en yetkili ağızdan aktardım. Bunların doğruluğu / yanlışlığı söyleyeni bağlar. Bunlara inanmamak da bir seçenek ama bir haber aktarırken bunu yapamazsınız.

      Kişisel bakış açımı, bunun kime yarayıp yaramayacağını, kendimin tavrını yazının sonunda belirttim zaten.

      Bu tip konulara takım tutar gibi kamplaşarak bakmak benim tarzım değil.

      • Süleyman Okan 17/10/2012 at 12:50 #

        Sanırım hata bende Serdar Bey. Ben:

        1- kullanıcı hakları ihlaline (gözümle gördüğüm random redirect/opt-in dolabı),
        2- gözün içine baka baka yalana (en komiği interneti yavaşlatmaması olmak üzere, bu konuda bile yalan söyleyenin her konuda söyleyeceği inancıyla),
        3- gizli aktiviteler yürütmeye (hala Gezinti.com’da Phorm’un adı yok),

        ve benzeri etik ihlallerine karşı kamplaştığınıza, hatta aynı kampta olduğumuza inanmıştım.

        Aklama biraz sert bir tarif mi yaptığınız için diye tereddüt ettim–yazının son derece objektif yerleri de var–ama genel tonun ve insanın yazıdan uzaklaşırken aklında kalanın gözlemleyebildiğim gerçeklikten dahi daha ak olduğuna ve bu yazının Phorm için açık PR değeri olduğuna dair fikrim değişmedi.

        TTNET’in her halükarda bizi takip ettiğine ve paravan şirketlere ihtiyaç duymadığına; böyle bir reklamcının monopolist internet hizmetimizin belkemiğine oturuşunun stabilite, güvenlik ve hız açısından zararı olmadığına; bu anlaşmanın hiçbir tüketici hakkını ihlal etmediğine ve rekabet açısından mahsuru bulunmadığına ve birçok yazıda işlenmeyen diğer başlıkta fikriniz değişirse, lütfen ileride bu konuya dönmekte tereddüt etmeyin.

        • MserdarK 17/10/2012 at 13:26 #

          Süleyman Bey,

          Bu yazının inceleme, röportaj ve kişisel görüşten oluştuğunu akılda tutalım. Bana ithaf ettiğiniz görüşlerin bir kısmı firmanın kendi beyanı. Opt-in ve yavaşlama konusundaki görüşleri Genel Müdür Çiğdem Toraman’a ait olduğunu başta yazıyorum zaten. Yazı içinde geçtiği gibi toplamda 2KB’lık veri alışverişini geçmediği söylenen bir request’in bugünkü erişim hızında gözle görünür, hissedilir ne kadar etkisi olur belki bu tartışılabilir.

          Firmalar hakkında yazdığınız her şey yazdığınız şeye göre olumlu / olumsuz PR değeri taşır. Yazının girişinde verdiğim firmanın karanlık geçmişi de PR anlamında bir şey ifade ediyor örneğin. Bir şey yazarken bunları düşünemezsiniz. Düşünürseniz bir tarafa meyletmeye başlarsınız. Belki alkış alırsınız ama özünden uzaklaşırsınız.

          Yazıda TTNET’in bizi her halükarda takip ettiğini söylemedim. Bunun olabilir bir şey olduğunu hatırlattım. Ayrıca belgeleyemediğim için söyleyemiyorum ama hepimizin endişe duyduğu anlamda takip uzun bir süredir devlet kademesinde yapılıyor. Bunu bilin. Bir gün tutarlı belgelerine ulaşabilirsem her şeyi göze alıp yayınlayacağım. Sadece teknik şartnamesini görebildim şimdiye kadar. Onu da kaydedemedim.

          Özetle söyleyeceğim, ‘niyet okumayın’. İnsanları belirli bir kampa sokup her yaptığı, söylediği, düşündüğü şeyi bu filtreden geçirip aktarmaya başladınız mı yorumlarınızda eleştirdiğiniz tarzın tam içine düşersiniz. Ve bunu fark etmeniz çok zaman alır.

          Bu yazıda firmanın geçmişini, kendisine yönelik eleştirileri, bugünkü yöneticilerin ağzından mevcut yapısını ve çalışma mekaniğini aktararak sonunda kendi görüşümü bildirdim ve böyle bir sistemi şahsen kullanmayacağımı söyledim.

          Benim üslubum slogan atmadan, tribünlere oynamadan, hakaret etmeden, konuyla ilgili tarafa haber ‘öncesi’ danışarak ve objektif kalmaya çalışarak (niyet okumadan) bir şeyleri aktarmak.

          Şahsen bunun daha faydalı olduğuna inanıyorum.

  3. Keith Mallen 16/10/2012 at 12:39 #

    Hi MserdarK

    An interesting article. Nice to see Phorm going on the ‘Charm’ offensive rather than using their lawyers to issue take down notices against critical web sites. We have heard much of this before. You might say it is ‘old news’ presented in a manner favourable to Phorm. I appreciate that you do offer some critique.

    One question, I’m sure there will be others..

    In your diagram you suggest that if the user is ‘opted_out’ then none of their traffic passes through the system. ‘Phorm kullanmayan aboneler dogrudan siteye erisir.’

    Given you appear to have Phorms ear perhaps you would care to ask them why, ‘opted_in’ or ‘opted_out’ and indeed when the user is told that the system is not available on their connection,

    http://www.gezinti.com/hesabim/yok

    they are still being subjected to arbitrary redirects, examples,

    http://a.oix.net/services/invite?eorig=FwB4AcsoKSmw0tcvLy_Xq8wvLSlNStVLzs_VBwBoOgiV&tok=2YsyBVKvHiuZJQ3lJqowEwAC
    http://a.oix.net/services/check_cookie?eorig=FwB4AcsoKSmw0tcvLy_Xq8wvLSlNStVLzs_VBwBoOgiV&tok=2YsyBVKvHiuZJQ3lJqowEwAC

    and

    https://nodpi.org/2011/12/18/phorms-latest-scam-image-request-hijacking/

    to Phorm servers, a.oix.net, based in the UK,

    http://toolbar.netcraft.com/site_report?url=http://a.oix.net

    This does seem rather at odds with Phorms claim that when ‘opted_out’, or otherwise, none of the users traffic passes through their systems. Obviously it does.

    Regards

    Keith Mallen

    • Süleyman Okan 16/10/2012 at 13:08 #

      I am curious about the exact same point. Even when opted out, I get warnings of Phorm redirects from anti-phorm browser add-ons. This might simply serve to mean that the website being surfed is somehow involved with Phorm, and only tries to detect if I opted out or not; I would be able to answer that had I more info on how the damn thing operates.

      But that would serve to mean that a website that constantly checks every user’s Phorm utilization would definitely go against the company’s claim–which Mr. K repeats–that Phorm has no impact on your internet speed. No traffic can be generated without impacting speed. The lame whitewashing attempt on such a basic level demonstrates company’s persistent willingness to keep lying, however unimportant the case may be.

      • Keith Mallen 16/10/2012 at 14:29 #

        “This might simply serve to mean that the website being surfed is somehow involved with Phorm”

        http://www.alexa.com/siteinfo/oix.net#
        http://www.alexa.com/siteinfo/gezinti.com#

        Look at the ClickStreams

        Are Google and FaceBook involved with Phorm?

        In particular with reference to,

        http://www.alexa.com/siteinfo/gezinti.com#

        Again look at the ClickStream and consider the ‘upstream’ and ‘downstream’ sites.

        There have been concerns as to how the ‘invites’ are presented in as much as anyone attempting to navigate away from the page without taking further action is told that they will be deemed to have ‘opted_in’.

        Gezinti.com is a ‘special case’ because it is the first time Phorm has used a ‘unique’ invite domain.

        In Brasil they use,

        http://navegador.oi.com.br
        http://navegador.telefonica.com.br

        In Romania they use,

        http://myclicknet.romtelecom.ro

        These are subdomains based on their ‘partners’, Oi, Telefonica and Romtelecom, top level domains. It is in some respects difficult to determine ‘meaningful’ figures from the associated ClickStreams.

        The data is effectively ‘poisoned’ by visits to other sites hosted on the top level domain. However the ClickStream from,

        http://www.alexa.com/siteinfo/telefonica.com.br#

        is, in part, valid because Telefonica recently restructured their business to deliver broadband via Vivo leaving the top level domain divided between telefonica.com.br and navegador.telefonica.com.br

        Gezinti.com gives the information in its ‘raw’ form.

        Notice that from the ClickStream that 75% of visitors, upstream, to Gezinti come form oix.net. This will be the result of ‘invites’ via a.oix.net, Alexa records the top level domain.

        Now notice that only 9% of visitors, downstream, actually return to Gezinti. The remainder navigate away from the ‘invite’ page and inadvertently ‘opt_in’ to the system.

        It is the nature of the system and the way that the redirects are implemented that if users were to pay attention and actually go through the ‘opt_out’, or indeed ‘opt_in’, process then that 9% figure would be much higher.

        People are being ‘tricked’ into accepting the ‘service’.

        I should also note that,

        http://cnet.robtex.com/91.205.220.html

        oix.net, others, gezinti.com and gozatar.com are hosted within Phorms netblock in the UK. Phorm claim that ‘none’ of your information is made available to them. The system is entirely contained within TTNETs network.

        It is another lie.

        Regards Keith

        • MserdarK 16/10/2012 at 23:58 #

          Do these information deny / conflict with any part of my interview?

          • aHMET 17/10/2012 at 00:32 #

            Not with your interview, but your post.

            “Uygulama TTNET’in sunucularında çalışıyor. Dolayısıyla Phorm size dair ekstra bir bilgiye ulaşamıyor. TTNET de Phorm’un reklam veritabanı ve algoritmasına erişemiyor.”

            Ayrıca onu bunu geçersek, umarım Burak’ın podcast’ini dinlemişsinizdir. Teknik biri olarak bir bir dediklerinizin üstünden geçti, hiçbirinin de mantıklı temeller üzerine dayanmadığını ortaya koymaya çalıştı.

            Zaten ne zamandan beri ttnet’in herhangi bir sözüne güvenebiliyoruz? Ben bilinçli ve teknik bir tüketiciyim, ttnet ile her anlaşmamı özenle doldurup gizliliğimi -güya- koruma altına aldım. Gezinti.com’a girdiğimde ise isteğim dışında phorm’un açık olduğunu gördüm. Zaten 2 günde 1 outsourced firmalardan ttnet pazarlama telefonları alıyorum. Bazen ismimle hitap edip annemin bekarlıks soyadını onaylamaya cüret edecek kadar bilgilerimin “ortalık malı olduğunu” yüzüme vuruyorlar.

            Siz ne zamandır ttnet’e güveniyorsunuz?

            Hepsini geçtim, onbinlerce insanla omuz omuza yürüyüp şimdi anca çocuk kandıracak sebepleri bu insanlara servis etmeye hiç mi çekinmiyorsunuz?

            Açık olmayan bir protokol ve yıllardır yalan söylerek hayatımıza taciz eden firmanın yarım ağızla verdiği sözler üzerinden kamuoyunu bilgilendirmek ne demek?

            Malesef siz sözüne güvenilen, kitleleri peşinden götürebilecek güçte bir gazetecisiniz, daha sorumlulukla hareket etmeniz gerekmiyor muydu?

            Zaten önümüzdeki günlerde çevrenizden tepkiler ve muhtemelen karşı düşünceli gruplardan “ziyaretler” göreceksiniz. Umarım bu dezenformatif yazınızı o zaman gözden geçirirsiniz.

          • Keith Mallen 18/10/2012 at 16:13 #

            Hi Serdar

            Sorry for the late reply. I probably miss much of the detail due to translation and I do feel you may have suffered unduly as a result of your publication. The problem for me is that perhaps you were unprepared and, whilst you link to information elsewhere and provide caveats and critiques, the overall tone of the article reads as being biased in Phorms favour. Perhaps a lack of research and because the information was delivered to you by Phorm.

            Matters appear to have become ‘polarised’. I hope and believe that is not true. I hope that you will talk to the members of Sosyal Medya, Enphormasyon and Alternatif Bilism to exchange knowledge and ideas. I would be guilty myself of ‘poor’ behaviour. You are above my level. Just do not believe all that the Phorm PR machine wishes to reveal about themselves.

            Perhaps the additional information does not conflict with what you have published. That would depend on what Phorm has actually implemented and how they are operating things.

            It is still the case that Phorm have claimed to you that the entire system is based within the TTNET network, they have no access and furthermore an ‘opted_out’ users data passes nowhere near their systems. At a technical level and this is only one aspect,

            http://www.overkill.talktalk.net/huaweiphorm/
            http://www.overkill.talktalk.net/huaweitalktalk/

            The second system has been implemented, subject once again to controversy, in the UK. It uses DPI to scan for URLs. It is my assumption that this is what Phorm is using to perform the aforementioned ‘covert’ redirects. The equipment may be in the TTNET network but the information is being ‘gifted’ to Phorm servers based in the UK. Their servers, in the UK, are also involved in the invite process and delivery of ‘your personalised internet’.

            Assume Gezinti is only being used for ‘invites’ and I am confident that this is the case,

            http://imageshack.us/a/img163/3373/screenshot62n.png
            http://www.alexa.com/siteinfo/oix.net
            http://www.alexa.com/siteinfo/gezinti.com

            The level of redirects exceeds the level of invites by a large margin. Effectively 1,000%. oix.net is 0.061% gezinti.com is 0.0066%. Why are these redirects necessary and what function do they actually perform? You will have seen in my previous post regarding Alexa data the concern over the disparity between upstream and downstream sites and how it would indicate that many people are being tricked into accepting the system, perhaps up to 90%.

            Again this may not conflict with what you have published but Phorm need to be asked questions and they need to give answers rather that the same tired old platitudes.

            A press release from Phorm.

            http://www.technologic.com.tr/phorm-turkiye-ofisinden-aciklama-var.html
            http://www.hurriyet.com.tr/teknoloji/21454210.asp

            The first link gives the full text. It is stated that this is a Press Release from Phorm. The second link misses out the final two sections and is presented as a ‘technology’ article. Hurriyet regularly has their RSS feeds published on the Gezinti Portal, your ‘personalised internet’,

            http://www.gezinti.com/portal

            I believe Hurriyet is a Phorm Partner.. From the Technologic post,

            “Phorm platformu AB mevzuatına uygun çalışıyor

            Phorm’un teknolojisi Avrupa Birliği mevzuatına tamamen uyumlu olarak çalışıyor. Phorm’un sunduğu çözümü inceleyen Veri Güvenliğinden Sorumlu Avrupa Birliği Komisyon Üyesi, kullanıcılardan izin alarak ve gizliliklerini koruyarak çalışması halinde, Avrupa’da yasal olarak faaliyet gösterebileceğini bildirmiş bulunuyor ve Phorm’un Türkiye’de sunduğu çözüm bu her iki koşulu da sağlıyor.

            Etik yaklaşımını korumaktan hiçbir zaman vazgeçmeyen Phorm, kullanıcıları daha ilk aşamada bilgilendirerek, güvenli ve etkili bir şekilde hizmet sunmayı sürdürüyor ve uluslararası alanda saygı gören bir şirket olarak çalışmalarına devam ediyor. Phorm’un teknolojisi zaman içerisinde çok yönlü bir anlayışla, mükemmel işleyiş ve etik değerler daha fazla merkeze alınacak şekilde geliştirilerek bugünkü boyutuna ulaşmış bulunuyor. Dünyanın çeşitli ülkelerinde hiçbir yasal sorunla karşılaşmadan faaliyet göstermekte olan Phorm, yeni pazarlara yönelik çalışmalarını da kesintisiz bir şekilde sürdürüyor.”

            Hurriyet chooses not to include this information.

            http://imageshack.us/a/img848/553/ecromania140512.png

            During September/October of last year Phorm, once again in the background as they have done in Turkey, set up operations with Romtelecom in Romania. Romania is subject to and signatories of EC data protection legislation.

            Phorm claim to Turkey that they comply with this. Perhaps they can explain why the Romanian Data Protection Authorities, ANSPDCP, are presently subject to an enquiry by the INFSO EU Pilot team as to their handling of the matter.

            Perhaps they can explain why, having set up operations in four weeks in Romania during September/October of last year,

            http://www.phorm.com/sites/default/files/Issue_of_Equity_Oct-21-2011.pdf

            “Deployment and full ramp up in Romania after just 4 weeks”

            A year later they are still waiting for “Commercial Deployment”,

            http://www.phorm.com/sites/default/files/2012.08.02_Placing_and_Update.pdf

            “Elsewhere, in Brazil we have made progress this year with the user numbers from our current deployments being twice the amount as at 31 March 2012 and in Romania we are looking forward to commencing commercial activities shortly.”

            Phorms history is littered with such obfuscation, misleading statements and… yes Lies. I and others have similar documentation in respect of their efforts in the USA, The UK, South Korea, Brasil and Romania. This is information they withhold. They are now playing the same ‘games’ in Turkey.

            Apologies for the long post. Again I hope you can build bridges with your ‘antagonists’.

            Sincerely

            Keith Alexander Mallen

    • Osman Samim 16/10/2012 at 22:57 #

      Keith basgan tasmayla gezdirmis!
      Thank you basgan, nasi olsa bunlari da cevirirsin sen kocum benim :)

  4. Enes Y. 16/10/2012 at 14:01 #

    Javascript kullanarak sabitdiskte kalan boş alan miktarı nasıl öğreniliyor? Bu konuda kaynak önerebilir misiniz?

  5. Enes Y. 16/10/2012 at 14:06 #

    Merak ettiğim bir başka konu; Phorm — PT Reklam A.Ş. firmasının Doğan Grubu şirketleriyle organik ya da dolaylı bir bağlantısı var mı? Netekim şirketin Türkiye müdürü yıllarca Doğan bünyesinde çalışmış bir insan ve Medyanet’ten de üst düzey yönetici transferi yapılmış. Bu konuda da araştırmalar yaparak bizlere bilgi verebilir misiniz?

  6. ahmet 16/10/2012 at 16:00 #

    http://enphormasyon.org/detay.html de anlatılanların hangisi gerçek hangisi yalan ?

    • MserdarK 16/10/2012 at 23:43 #

      Yalan değil; ancak orada benim de sorularımın eksenini oluşturan endişeler Phorm’un BT (İngiltere) dönemindeki çalışma yapısına yönelik.

      Türkiye ile ilgili durum özetinde yasal mevzuata ve regülasyona aykırı bir şey yok. Bu konuyu ben de ayrıntılı olarak sordum. Sizin bildiğiniz bir ihlal varsa açıklarsanız sevinirim.

  7. Ersin Genel 16/10/2012 at 17:25 #

    Google, Facebook ve Twitter da kullanıcı verilerini ( reklam hedeflemesi için ) kaydediyor diyerek yanlışı yanlışla savunuyorsunuz, bu hiç olmamış… İstemediğiniz bir sayfaya durduk yere yönlendirilmek özgürlüğe müdahaledir. Yazınızı baştan sona yanlı ve taraflı buldum, yakışmadı.

  8. Üzeyir 16/10/2012 at 18:46 #

    Sende mi brütüs :s

  9. Cafer 16/10/2012 at 20:11 #

    Oldukça taraflı bir yazı olmuş, sizden daha araştırmacı ve eleştirilen konuların arkasına düşen bir tavır beklerdim. Yakıştıramadım.

    Webrazzi zaten laylaylom ilerliyor, siz de bu şekilde yazarsanız, doğru kaynak arayışlarımız giderek bozuluyor.

  10. Canavarinfo 16/10/2012 at 20:40 #

    Bu yazınız sizi benim gözümde bitirmiştir. Siz ki özgür interneti savunun gelin burada bunu yazın. Ben Serdar abimi kaybettim. Ne denir ki… Eğer hatanızdan dönerseniz böyle böyle hatalıydım derseniz bence iyi olur. Sizin bileceğiniz iştir ama beni gerçekten üzdünüz de.

    • MserdarK 16/10/2012 at 23:45 #

      Benim özgürlüklerin yitirilmesini savunduğumu nereden çıkardığınızı anlayamadım. Bu sistem siz onay vermezseniz çalışmıyor; çalışsa bile anonim olarak veri topluyor.

      Şahsi fikrim olarak yazının sonunda bu sistemi asla kullanmayacağımı da belirttim.

      Olayları birbirine karıştırmayalım lütfen.

      • kullanıcı 17/10/2012 at 01:10 #

        Hiçbir onayım yok, TTNET’i aradığımda bana dair hiçbir kayıt tutulmadığını da belirttiler. Az önce http://www.gezinti.com/hesabim/ adresine gittiğimde açık olduğunu gördüm.

        Bu sistemi ben de kullanmayacaktım ama kullandırdılar. Bu kadar beter sicili olan bir şirketin dediklerine inanmamak gerek.

  11. Cafer 16/10/2012 at 20:45 #

    Bir de, en ufak işbirliğini veya teknolojisini duyurmak için Cem Yılmaz’dan kaçınmayan, gerektiğinde boru kalınlığındaki kablolarla kıtaları birleştiren, bilgisayar kampanyası için üstüne defalarca reklam çeken TTnet/Türk Telekom, Phorm için neden birşey yapmadı?

  12. Ahmet Karlı 16/10/2012 at 21:09 #

    Yazık…

  13. Val Resnick 17/10/2012 at 02:03 #

    Ben http://www.gezinti.com/hesabim/ adresine gittiğimde, “Gezinti servisine başka bir tarayıcı üzerinden dahil olduğunuz için” tarzı bir mesaj çıkıyor. TTNET’i mi aramam gerekiyor. Zira Kuzuloğlu’nun dediklerinden yola çıkarak, facebook, twiter harici diğer web sitelerinin de kazanmasını istiyorum. Netice de onlar da evine ekmek getiriyor, bekleyeni var falan !

  14. Harun Balci 17/10/2012 at 08:37 #

    Ekipler Amirim, internette Turk milletinin en buyuk zevki bilip bilmeden saldirmaktir. Cunku internet bilmeden konusabilecekleri tek yer. Yazdigin orneklere kimse bakmamis. Facebookun kendi ic datalarini doubleclick ile anlasarak nasil disariya tasidigini, googlein adwordsen ve google analyticsden aldigi datalari nasil google adsense de kullandigini bilmiyor bu insanlar. Hangisi bizden izin alarak yapti bunu. En azindan bahsettigin ornek optin olarak calisiyor. Ben sana 100 de 100 katiliyorum. Kalemine saglik konuyu cok derinlemezine analiz etmissin.

  15. eringen 17/10/2012 at 10:02 #

    “her adımımızı takip ediyorlar, fişliyorlar” da her ne kadar mantikli, yapilabilir, ve dogru gibi de gelse, dediginiz gibi ihtimal disi birakalim.

    Hatta herseyi bir kenara birakin Serdar bey, bu is ISP yonlendirmeli bir TEKELdir. savunulacak, mazur gorulecek yani yoktur.

    Sokaktaki adam, duz internet kullanicisi bunun mazur gorulecek taraflarindan bahsedebilir.
    Ama bir gazetecinin gorevi bunun mazur GORULMEYECEK taraflarini nesretmektir.

    Aklibasinda her network yoneticisi, sistem tasarimcisi, programci bu sistemin masum olmadiginin bilincindedir.

  16. eringen 17/10/2012 at 10:55 #

    Bir diger konu da browserlarin black list uygulamasini su yazinin icine koymak,
    bu ikisinin karsilastirlmasini ima etmek bile neresinden baksaniz yanli bir yayimciliktir.
    birinin amaci ne digerinin amaci ne, birinin uyguladigi teknik altyapi ne digerinin ne.

    isin komik yani, browserin yaptigini ttnet, ttnet in yaptigini browser yapsa bu kadar gurultu cikmaz. hatta bir bakima olmasi gereken budur.

  17. Onur Topçu 17/10/2012 at 17:02 #

    Amirim oltana sağlık ;) “Tehlikenin farkındamısınız?” konulu bir yazı yazsaydın bu kadar amacına ulaşamazdı.

  18. Erol Çevik 20/10/2012 at 12:05 #

    Serdar bey, ben yazınızın artniyetli olduğunu düşünmüyorum. Sizi gazetede yazdığınız köşe yazılarından, televizyonda yaptığınız programlardan ve sosyal medyadan uzun süredir takip ediyorum. Bu süre içinde de iddia edildiği gibi ucuz pr çalışmaları içinde olduğunuzu hiç görmedim. Şahsınıza bu phorm yazısı nedeniyle yapılmış -ve bazıları ne yazık ki hakaretamiz- birçok iddianın mesnetsiz olduğunu düşünüyorum. Sizin sözü edilen Phorm şirketi ile bir ilişkiniz olmadığını düşünmeme rağmen sormak istediğim bazı sorular, ufak da olsa bir eleştirim olacak.

    Bu yazıda bir gazetecinin sahip olması gereken sorgulama itisinin eksik olduğu düşüncesine kapıldım. Phorm yetkilisinden aldığınız açıklamaları bir bası bülteni havasında aktarmakla yetinmek bir hata değil miydi? Bu cevapları doğrulatma ihtiyacını duymanızı beklerdim.

    1- “Çiğdem Toraman’dan aldığım bilgiyle şikayetler üstüne benzer bir araştırmayı BTK‘nın yaptığı ve onay verdiğini öğrendim” Bu bilgiyi BTK’dan doğrulattınız mı? Phorm’a karşı çıkan birçok yazıda BTK’nın böyle bir izninin olmadığı yazıyor.

    2- Phorm uygulamasını kullanıcının aktifleştireceğini söylemiş Phorm yetkilisi. Ama internette birçok kullanıcı bunu opt-in etmedikleri halde Phorm serverlarına yönlendirildiklerini belirtmiş. Bunu neden araştırıp yazıya ekleme gereği görmediniz?

    3- Phorm’un şimdilik sadece kişisel haklara çok da saygılı olmayan, hatta bu konuda sabıkaları bulunan ülkelerde faaliyette olduğunu yazınızda neden irdelemediniz? Sadece faaliyette olduğu ülkeleri sayarken bu dikkatinizi çekmedi mi?

    4- Phorm’un internet hızını yavaşlatmayacağını belirten yetklinin görüşlerini aynen aktararak cevap haklarına saygılı davranmışsınız. Ama network konusunda uzman olan birinden alacağınız görüşü de yazıya iliştirmeniz gerekmez miydi? İnternet hızını yavaşlatacağını belirten birçok görüş okudum. Bu yorum gerektirmeyen, salt bilgi isteyen konuda bir uzman görüşü sorgulayan bir gazetecinin yazısında bulunmalıydı. Çünkü bu yazı sadece kişisel blogunuzda değil, gazetedeki köşenizde de yayınlandı.

    5- ” 3 saat boyu, yüze yakın soruyla bezeli sorgulamamda ve web üstünde (abartmıyorum) 8 saatlik kaynak taramama karşın bu yönde dayanaksız varsayımlara dair iddialar dışında bir şey bulamadım.” Buna rağmen neden kendiniz Phorm kullanmama kararı aldınız? Eğer İddiaların hiçbir geçerliliği yoksa…

    http://www.fipr.org/080423phormlegal.pdf

    Bu uzun araştırmalarınız içinde yukarıda linki verdiğim araştırma karşınıza çıktı mı?
    Bu araştırmayı görmüş olduğunuz halde iddiaların “dayanıksız varsayımlar” olduğu fikrine kapıldıysanız bunun sebepleri neydi?

    Sorularım bunlar. Hadsizlik ettiysem bağışlayın.

    • MserdarK 21/10/2012 at 07:03 #

      Erol Bey,

      Sorularınıza yanıtlarım şöyle:

      1- Phorm’un beyanına göre sistemin kuruluş aşamasında BTK’dan onay alınmış ve sonrasında gelen kimi şikayetler üstüne BTK yetkilileri tekrar sistemi inceleyerek onaylamış. Bu sektör hayli sıkı bir regülasyona tabi ve BTK onayı alınmadan TTNET’in böyle bir girişimde bulunmayacağını tahmin edebilirsiniz. Kampanyalarına yönelik yeni erişim tarifeleri için bile ön onay almak zorunda olan bir sektörden söz ediyoruz.

      2- Bu konuda benim elimde bir kanıt / belge yok. Ulaşamadım da. Ben TTNET müşterisi olarak böyle bir yönlendirilmeyle de karşılaşmadım. Sizin başınıza geldiyse belgeleriyle sunarsanız beraber ilgili firmaya yönletip sorgulayabiliriz.

      3- Phorm’un hangi ülkelerde faaliyette olduğunu açıkladım yazımda. Bu ülkelerle ilgili yorum yapmak ne kadar doğru olur bilmiyorum. Örneğin Türkiye kişilik haklarına saygısız bir ülkeyse Phorm karşıtı yürütülen mücadeleye de anlamsız, gereksiz gözüyle bakmak gerek. Ben öyle görmüyorum oysa örneğin.

      4- Phorm’un ekstra bir sorgulama yaratarak teknik anlamda bir yavaşlama yaratacağı ortada. Ancak bir seferlik 2KB veri transferinin en düşük erişim hızı 1mpbs olan Türkiyeli kullanıcılarda hissedilir ne kadar yavaşlatma yaratacağını tartışabiliriz. Buradaki yavaşlatmama iifadesi muğlak; kabul ediyorum. Ancak firma yetkilisinin tanımı aynen böyleydi.

      5- Verdiğiniz link yazıda da bahsettiğim gibi bu uygulamanın 2008 yılındaki ilk kullanımına yönelik bir analiz. Firma bu yapıyı değiştirmiş. Yazıda da buna değiniliyor zaten. Şu an eldeki bütün iddialar bu eski döneme ait. Türkiye ve diğer ülkelerde uygulanan yöntemlere dair herhangi bir benzer araştırmaya, rapora ben rastlayamadım.

      Son olarak; hadsizlik diye bir şey söz konusu bile olamaz. Aksine katkı ve ilginiz için teşekkür ederim.

      • eringen 22/10/2012 at 20:03 #

        Serdar bey, basimizi iki elimizin arasina alip dusunelim, Kent beyin kendi soylediklerinin disinda bu sistem icin roportaj yapacak,

        “O kadar da kotu degil canim, eskidenmis o, artik iyi cocuklar bunlar”

        diyebilecek, capinda isim yapmis, taninmis, isleri ile bilinen bir ag yoneticisi, sistem tasarimcisi veya coder bulabilir misiniz?

        bulabilirseniz bunca insani “o kadar da kotu degil mis” diye ikna edebilecek mi?
        Boyle uzmanlari bulabilir misiniz?

        burada ahlak kurallarini sakiz gibi cigneyip tukurmus bir firmadan soz ediyoruz, siz hala “yapiyi degistirmis” diyorsunuz.

        adamlar ayni, yaptiklari is ayni. simdi neden inanalim,
        “istemeyen kullanmaz” diye arguman da olmaz, o sistem ttnet e girdi mi cikmaz, hepimiz biliyoruz burasi Turkiye.

      • Zafer Hoca 27/10/2012 at 01:56 #

        Ben yazının tamamını, yorumların da hemen hemen hepsini okudum.

        Erol Bey gibi düşünen insanları ikna etmek çok zor! Sisteme karşılar ve sistemin ürettiği her şeye karşılar. Örnek vereyim; Mesela AK Partiye karşılarsa bu tür insanlar, AK Partinin ortaya koyduğu her şeye karşılar. Ama her şeye. CHP ye karşı insanlarsa CHP nin ortaya çözüm olarak sunduğu her şeye karşılar.Yani Serdar Bey sizin en baştaki yorumunuzda! dediğiniz gibi herkesi kampa ayırmışlar ama bir kendilerini özgür zannediyorlar!

        Ben TTNET kullanıyorum ve sizin gibi hiç bir reklama yönlendirilmedim veya adrese gittiğimde kayıt yok diyor. Davet gelirse de sizin gibi kullanmayı veya üyeliği düşünmüyorum.

        Ve ben Erol Beye verdiğiniz cevaplarınızdaki nezaket için teşekkür ediyorum.

        Yazıya gelince :) konu çok güzel özetlenmiş.

        Herkesin bayramını kutlar, selamlar..

  19. Article 29 Working Party 21/10/2012 at 12:40 #

    AB’DEN GOOGLE’A MAHREMİYET UYARISI

    Avrupa Birliği Google’a uyarı yaparak “kullanıcıların mahremiyeti bakımından yüksek risk oluşturmaması için” kişisel bilgi toplama yöntemlerini değiştirmesini istedi.

    Reuters’in bildirdiğine göre, AB üyesi 27 ülkeden 24’ünün imzaladığı mektupta 12 öneri yer alıyor. Google’ın veri toplamak için kullandığı uygulamalar dokuz ay boyunca izlendi. Şirket, reklâmları hedef kitleye daha iyi iletmek için Mart ayından bu yana YouTube ve Gmail gibi internet sitelerinden edindiği verileri birleştirmişti. Böylece Google’ın sahibi olduğu sitelere ilişkin 60 ayrı mahremiyet uygulaması tek uygulama haline getirilmiş oldu. AB bu konudaki resmi açıklamasını Salı günü yapacak. Google mahremiyet uygulamasının AB yasalarıyla uyumlu olduğunu iddia ediyor. Fakat yetkililer bu uygulamalar gündeme geldiğinde endişelerini dile getirmişti. AB, üye ülkeler adına Fransa’daki veri düzenleyici CNIL’e görev vererek bu uygulamanın incelenmesini istedi.

    Mekân bilgisi

    Bu inceleme, veri koruma konusunda üye ülkelere önerilerde bulunan çalışma grubu Article 29 Working Party tarafından denetlenecek. AB’nin Veri Koruma Yönergesi’nin uygulanmasını yaygınlaştırma görevi taşıyan bu grupta her üye ülkeden temsilciler yer alıyor. Grup Google’ın veri toplama uygulamalarını neredeyse yasadışı ilan edecekti fakat endişelere cevap vermesi için şirkete 12 öneride bulundu. Öneri mektubunda “Kişisel bilgilerin böylesine geniş ölçekli bir tarzda birleştirilmesi, kullanıcıların mahremiyeti bakımından büyük risk oluşturmaktadır. Bu nedenle Google verileri birleştirirken kullandığı uygulamaları değiştirmelidir.” denildi. Önerilerde kişisel bilgiler, internet kullanım kaydı, mekân bilgisi ve kredi kartı bilgilerine özel vurgu yapıldığı bildirildi. Pazartesi günü BBC’ye açıklama yapan bir Google yetkilisi, şirketin önerileri yakından inceleyeceğini, ancak bulguların tahmin edildiği kadar ciddi olmadığını söyledi.

    ‘Örneği görülmemiş’

    ICOMP adlı internet kuruluşu yöneticisi Auke Haagsma BBC’ye yaptığı açıklamada Google’ın AB’nin bu konudaki tutumunu öngörmesi gerektiğini vurguladı. Haagsma “Google değişiklikleri gündeme getirmeden önce de AB bu konuda çok netti; şirketin AB yasalarını ihlal ettiği hemen hemen kesindir.” diyerek şöyle devam etti: “Gogole’ın işletme modeli aslında çıkar çatışması içeriyor. Bir yanda kullanıcılara iyi hizmet vermek istiyor ama öte yandan da reklâm için para alıyor. Google öyle çok veri topluyor ki, insanlar bunun farkına varırsa reddetmelerinden korkuyor.” (BBC: http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2012/10/121016_google_eu.shtml)

    Konuyla İlgili Doğrudan Kaynaklar:
    1) http://www.cnil.fr/english/news-and-events/news/article/googles-new-privacy-policy-incomplete-information-and-uncontrolled-combination-of-data-across-ser/
    2) http://dataprotection.ie/documents/press/Letter_from_the_Article_29_Working_Party_to_Google_in_relation_to_its_new_privacy_policy.pdf
    3) http://www.cnil.fr/fileadmin/documents/en/GOOGLE_PRIVACY_POLICY-_RECOMMENDATIONS-FINAL-EN.pdf

  20. Ahmet Toprak 22/10/2012 at 10:52 #

    Serdar Bey,

    Parasını ödediğiniz hizmette bir de takip edilmek ne kadar hoş ki, neredeyse phorm kullanın beyler diye yorumlanabilecek bir yazı yazmışsınız.

    Aldığınız arabadaki navigasyon cihazının size adres bulurken yardımcı olmasının yanında üretici firmaya nereye gittiğinizi bildirmesi hoşunuza gider mi acaba ?

    Phorm TTNET veya Reklam ağlarına para kazandırırken müşteriye ne kazandırıyor sorusunun cevabı; hayır kazandırmıyoruz sadece fişliyoruz ve üzerlerinden para kazanıyoruz olur herhalde.

    TTNET’in bakanlık tarafından halkın ucuza internet kullanması için indirdiği vergiler karşılığında son 2 senedir bu indirimleri fiyat artışları ile halka kazık olarak geri döndüren zihniyetinin savunulacak daha neyi kaldı merak ediyorum.(Düne kadar 2 lira olan statik ip ücreti bile hiper enflasyonla 5 TL oldu) İnsanda biraz yüz olur. En azından bu iş üzerinden milyonlarca lira para kazancaksan 3 kuruşta phorm katılım indirimi falan yap.

  21. Mali 22/10/2012 at 21:35 #

    Facabookta gitti her yeri fotograflayip herkesle ve dolayisiyla facebook serverlariyla, sifremi kaydet deyip bir cok web sayfasinin sifrelerini internet tarayicinizla, sadece size ozel sandiginiz mail hesaplariyla zaten herseyinizi bilgisayari internete baglar baglamaz paylasiyorsunuz.

    Ya interneti anlamamissiniz yahut cok paranoyak.

    Guven sorunu yasamak istemiyorsaniz, internete baglanmayiniz. Aksi her durumda takip ediliyorsunuz ;)

  22. Deniz Etkin 23/10/2012 at 01:03 #

    Bu kadar aşağılık bir uygulamayı Türk Halkına dayatan yöneticilerin PR’ını yapmanız gözümdeki tüm saygınlığınızı bitirdi.

  23. Çınar Kızılay 23/10/2012 at 10:01 #

    İsteğim ve onayım dışında phorm uygulaması tarafından izlenmeye başladım. Bu nedenle ttnet ile görüştüm dün. Müşteri hizmetleri çalışanlarının olaydan hala haberleri yok; ancak uzman veya şeflerine danışarak yanıtlayabiliyorlar sizi. Bana da 11820 numaralı teknik bölümü aramamı, kendilerinin birşey yapamadığını söylediler. Umarım iş uzamadan kurtulabilirim bu -sözde- hizmetten.

    Herkes biliyor ki, TTNET ve PT Reklam A.Ş. arasında antlaşma yapılmış ve bir izleme sistemi başlatılmış, ayrıca onayınız dahilinde internet kullanımınız izlenecek denilmiş (belgelerle sabit). Rızam olmadan sistemin çalışmaya başlaması yetmezmiş gibi bir de konudan haberimiz yok denerek, tarafımızdan bir şey yapamayız diye açıklama yapılmıştır. Bu durumda bu şirketlere ve hizmetlerine nasıl güvenip, nasıl haklarında olumlu düşünebiliriz?

  24. dnacidavut naci kaya 25/10/2012 at 23:56 #

    Ne phorm’muş fırtına kopardı ortalık tozduman, göz gözü görmüyor fırsat bu fırsat ttnet müşterilerini kobay yerine koymuş. Deneme yapıyorlar galiba bakalım ne olacak diye hayırlısı. Bu arada yazı olmasa hiç haberim olmayabilirdi. Yazıya/yazara kızanlara şunu hatırlatmak isterim yorumlarda yazını devamıdır. Ve yazının daha iyi anlaşılmasını bu yorumlarda sağlayabilir. Yazının eksiklerini yorumlar ortaya çıkarır. Ben bu yazıdan şu sonucu çıkardım aslında insanların ttnet’e şüpheyle yaklaştıklarını düşünüyorum her taşın altından bunlar çıkıyor:) Birde ttnet’in altyapısını kullanan firmalar ne yaptılar acaba.

  25. Levent 28/10/2012 at 14:16 #

    “Türkiye’de TTNET ile işbirliği içinde İnternet trafiğini gözetlemeye başlayan Phorm şirketinin Romanya’daki faaliyeti durduruldu.”

    http://haber.sol.org.tr/bilim-teknoloji/romanya-phormun-faaliyetini-durdurdu-haberi-61412

  26. Eren Türkay 04/11/2012 at 23:02 #

    İnsanları yanlış bilgilendirmektesiniz Serdar Bey. Kalın kalın yazdığınız gibi Safe Browsing yüklendiğinde ziyaret ettiğiniz bütün sayfaları sunuculara göndermiyor. Tarayıcı açıldığında Google’dan zararlı site listesi indirip saklanıyor. Gidilmek istenen her URL yereldeki bu liste ile karşılaştırılıyor. Hem performans için, hem de gizlilik için bu karşılaştırma yerelde yapılıyor. Sadece, eğer kullanıcı zararlı bir siteye girmeye çalıştığında ve bu site yerelde saklanan liste ile eşleştiğinde, zararlı site hakkında daha detaylı bilgi ve önerileri almak için Google sunucularına istek gönderiliyor. Bu istekteki URL de salt bir halde değil, şifrelenmiş halde, hangi URL’ye gittiğiniz geri dönüştürülemeyecek bir şekilde gönderiliyor. Teknik olarak konuşursak URL’nin SHA-256 hash’inin ilk 32-bit’i gönderiliyor. Sizin de bildiğiniz gibi SHA-256 geri döndürülmesi ve orijinal veriyi elde etmesi yüzyılları alacak bir hash fonksiyonudur.

    Bütün bu yazdıklarım Google’ın resmi sayfalarında yer almaktadır. Buyrunuz.

    ——

    http://blog.chromium.org/2008/11/understanding-phishing-and-malware.html
    (How does this data get to my computer?)

    “These lists are then stored on your computer, so that as you browse the web, each page can be checked against the list of suspected phishing and malware websites locally, without sending the address of each webpage you visit to Google. This is designed to offer both performance (by not having to wait on a round-trip request to Google’s servers) and privacy (by not sending a record of your browsing session to Google)”

    *******

    https://support.google.com/chrome/bin/answer.py?hl=en&answer=99020
    (How does safe browsing works?)

    First, Google downloads a list of information to your browser about sites that may contain malicious software or engage in phishing. (…) If the URL of the site you’re on matches anything in the list, your browser will contact Google’s servers for more information to make a decision. Your browser sends information that does not let Google uniquely determine what site you are visiting (for the technically savvy, the first 32 bits of a SHA-256 hash of the URL is sent)

    ——

    Her ziyaret edilen her sayfa gönderiliyor önermenizin tek geçerli olabileceği nokta, Google’ın *Firefox* eklentisindeki “Enhanced Protection” özelliğidir. Şunu özellikle belirtmek gerekir ki, “Enhanced Protection” özelliği sadece kullanıcı tarafından *aktif* edildiği takdirde geçerli olacaktır. Yani öntanımlı olarak Chrome, Firefox kullanıldığında, safe browsing özelliği varken, kullanıcının ziyaret ettiği sayfalar iddia ettiğiniz gibi Google’a GÖNDERİLMEMEKTEDİR. İlgili bilgi şu sayfada yer almaktadır: https://www.google.com/tools/firefox/safebrowsing/faq.html

    Bununla birlikte Phorm ile safe browsing arasında dağlar kadar fark vardır ve bu şekilde bir benzetme gerçekten abestir. Kaldı ki, bu benzetme de görüldüğü üzere yanlış yapılmıştır.

    Lütfen insanları yanlış bilgilendirmeye bir son verin. Bir gazeteci olarak o satırları kalın kalın yazarken birkaç google araması yapmak zahmetinde bulunmadığınızı düşünüyorum. Umarım “zaten her bilginiz birilerinin elinde, Phorm o kadar da kötü bir şey değil, para kazansınlar, güzel güzel reklam görelim” anlayışınızı gözden geçirsiniz.

    Eğer üşeniyorsanız, benim yukarıda ulaştığım sayfalara aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

    http://bit.ly/WmEvJu

  27. Cemal 08/11/2012 at 12:53 #

    Güzel bir yorum: http://beta.eksisozluk.com/entry/30602540

  28. lyz 15/11/2012 at 18:20 #

    mesele aslında şu, özgürlükçü dünya görüşü ile bakarsanız kişisel veri mahrumiyeti çok önemli bir konu ve devlet güçleri, şirketlere karşı ne olursa olsun savunulması gerekiyor. phormun, ttnetin ne dediğinin, nasıl güvenceler verdiğinin bir önemi yok, ilkesel olarak böyle bir şeye karşı olmak veya olmamak – önemsemek veya önemsememek söz konusu. Zaten bunlar (phom gibiler) önemsemeyen, bilmeyen, tepkisiz çoğunluğun üstünden para kazanıyorlar.

    “who watches the watchers” ikilemi hakkında düşünmek lazım…

    bu olay bence basit olarak, “yatak odanıza girdik ama vallahi bakmıycaz” demek gibi bir şey. bu şekilde rahat uyurum, sevişirim diyorsanız sorun yok.

  29. bulentkeles 03/01/2013 at 11:48 #

    Sevgili editörüm, geç ama güç olmadan teşekkür etmek istedim. Bu güzel yazıyı paylaştığın için teşekkür ederim. Yeni okuma fırsatım oldu. Phorm ile ilgili epey aydınlatıcı oldu benim için. Yazı Phorm ile ilgili pekçok soruya ışık tutuyor, bundan sonrasına vicdanlar karar verecek :)

    Eline sağlık, sevgiler
    Bülent

  30. İhsan Tosyalıoğlu 15/05/2013 at 17:04 #

    Yasa dışı hiçbir şey yoktu bu sistemde. BTK neden ceza kesti? http://sosyalmedya.co/btk-gezinti-cezasi/

  31. Canavarinfo 16/05/2013 at 18:13 #

    Hocam iyi bir şey gibi anlatmıştınız. Heh ceza aldılar btkdan 1.5 milyon lira hala iyi bir şey diyebilecek misiniz? Yeni blog yazısıyla hatanızdan dönecek misiniz?

  32. Serkan 15/05/2014 at 18:47 #

    Çok ilginçtir ki benim gezinti ayarlarım kapalı olmasına rağmen PtReklam Url yapısı özellikli reklamlar çıkıyor pcimde. Başta bir virüs ya da program mı bunu yaptı dedim ama reklamlar çıkmaya devam ediyor.
    İşin ilginç tarafı reklam bir site reklamıymış gibi karşıma çıkıyor. o sitenin reklamı olmadığını biliyorum çünkü site benim sitem.
    http://img845.imageshack.us/img845/9167/g8ht.png

    Gezinti ayarları açık olsun olmasın böyle reklamlar benim sitemin reklamıymış gibi başkalarına çıkması sitemin haklarına tecavüzdür.

  33. Arda GOZUBUYUKOGLU 03/07/2014 at 11:13 #

    Merhaba,

    Yazınızı adil buluyorum, ama sistemi ve BTK nın bunu kabulünü adil , etik ve uygun bulmuyorum.
    Bu sistemi isteyen kullanabilir, yalnız otomatik olarak kendini devamlı kabul ettirmeye çalışan , sizin trafiğinizi isteğiniz olmadan yönlendiren bir sistem,ayrıca reddetseniz bile kendini parçalı olarak kabul etmiş sayıyor, tamamen kapatmak diye bir şey olmadığını söylüyor TTNET , ayrıca 3 ayda bir siz cookie leri silseniz bile geri geliyor.Zaten doğası gereği HTTP trafiğiniz bunun içinden geçiyor olmalı ki url i hijack(kaçırıp) yapıp sizi yönlendirebiliyor.Bununla ilgili defalarca TTNET ile konuştum ve hatta sonuç alamayınca BTK ya da şikayet ettim.Şikayete aradık bulamadık, bilgi verecektik gibi anlamsız bir cevap döndükleri halde BTK kendisinden beklenileni yapmadı.Buna ek olarak , Yukarıda anlattığım gibi bir sistemin sizi yönlendirebilmesi için , sizin session(oturum)ınıza bölmesi gerekir, bunu önce bize sorup rızamızı almadan yapması zaten sistemin bir casus uygulama olduğu anlamına gelir.Bu tür bir yapının durdurulması devletin görevidir.Aşağıda yaptığım şikayetin de içeriği bulunmaktadır.Her ne kadar TTNET bizi koyun olarak görse de devletimizin bu gözle bakmaması gerekir, aksi takdirde internet ortamı da teksas a döner.

    Bir de öteki taraftan bakalım olaya ,ben TTNET in web sayfasını başka bir yere yönlendirsem ve buna hizmet desem istemiyorsan burayı tıkla şeklinde bir de buton(düğme) koysam acaba TTNET savcılığa gitmez mi? Şikayet etmez mi?

    Ayrıca yaklaşık 1 sene önce onlarca defa hem kendilerine hem de BTK ya şikayet ettiğim ve oldukça sert şekilde(insan onuruyla oynamayacak en sert şekilde) kesinlikle istemiyorum , benim trafiğime dokunmayın dediğim halde. Firewall loglarımda(kayıtlarımda) ve kendi özel proxy sunucumda hala “gezinti.com” kayıtlarını görmem , beni daha da fazla rahatsız ediyor. Adeta kaçacak yeri kalmamış, korunmasız ve kendi haline bırakılmış hissettiriyor.Kimse bana siz kabul etmişsinizdir vs demesin.Ben
    ne yaptığını iyi bilen ve çoğunuzun şu anda kullandığı altyapıların kurulumlarında , geliştirme , güvenlik ve onarımlarında yıllarca çalışmış biriyim, merak eden olursa, bana ulaşır , gerekli bilgiyi kendisine veririm.

    Ek olarak, 10 senedir profesyönel olarak telekomünikayson alanında çalışıyorum ve hem Türkiye`de hem yurt dışında sayısız sistem entegrasyonu yaptım.Buna benzer bir uygulama hiç bir yerde görmedim. Bu uygulama kesinlikle ahlak dışıdır.Buna izin veren, yapan , zorla kullandıran da bunun kazandıracağı sıfatları hak eder.Reklamının yapılması dahi etik değildir.Lütfen yanlış anlamayın sizin yazınızı bilgilendirici ve adil buldum , kesinlikle reklam olarak görmüyorum.Bir konuyu bilinen her yanı ile ele almalı, siz de öyle yapmışsınız.Sadece teknik olarak , önce rızanız alınmadan yönlendirilmenizin hali hazırda trafiğinizin izlendiği ve müdahale edildiği anlamına gelir. Tabiki TTNET internet servis sağlayıcısı olarak trafiğinize müdahale edecektir, lakin bu trafiğin içeriğine bakma ve yönlendirme hakkı vermez, sonra bu kabiliyet insanoğluna verilince , siz de orada çalışan , o gün görevde olan kişinin insafına ve vicdanına kalırsınız, kimseyi töhmet altında bırakmak istemem, kastım o değildir ama böyle bir hakkı insanın kendisinden başkası , bakınız burada BTK , kişisel hak ve özgürlükler adına hem de devlet eliyle vermemelidir.Buna burada sadece ayıptır, günahtır ve ziyandır ,suçtur , etik değildir diyorum, bloğunuzu kirletmemek adına aklıma gelen sözleri yazmıyorum.

    Saygılarımla,
    Arda

    —-şikayet detayı ve anlatımı aşağıdadır——–
    95057 – BILGI GUVENLIGI IHLALI (29/11/2013 08:00:01)
    Sayın İlgili,
    TTNET A.Ş.`nin kendilerini de defalarca aramama ve şikayet etmeme rağmen, iptal ettiklerini söyledikleri “gezinti” adlı program/altyapı ile trafiğim hakkında bilgi topladığına inanıyorum.Bu sözde servis, defalarca hayır dememe rağmen , internette gezinme sırasında birden ortaya çıkıyor.Araştırmalarım sonucunda bu servisin benim kişisel trafiğime müdahale ettiğini ve beni özel bir sayfaya/sunucuya yada proksiye yönlendirdiğini öğrendim.Lütfen bu durumun çözülmesinde yardımcı olun.Siz AİM `ne gitmeden önceki son durağımsınız.Bu durum kişisel hak ve hürriyetlerime yapılan bir saldırıdır,Suçtur ve bu şikaeyim de çok açık bir suç duyurusudur.Dikkate alınmaması görevi ihmal ve suistimal anlamına gelir.T.C. vatandaşlarının bilgilerinin gizlice veya zorla alınmasına artık engel olmalısınız.Bu tip bilgilerin servis sağlayıcıları tarafından servis/reklam vb her ne ad altında olursa olsun alınması tutulması incelenmesi yasalara aykırıdır.Devletin haklarımızı koruduğuna inanmak istiyoruz.İnsanların farkına varmadığını düşünüyorlar yalnız , her geçen gün daha fazla insan yaptıklarını öğreniyor.Bir çok insan da bu “bilgi toplama” olayının hükümet tarafından devlet eli ile yapıldığına inanıyor, bu hatanın düzeltilmesi ve bu yanlış inancın yıkılması için harekete geçmenizi rica ediyorum.
    Saygılarımla,
    Arda Gözübüyükoğlu

  34. Isimsiz 08/01/2015 at 08:34 #

    Phorm servisleri TTNET tarafında 08.01.2015 itibariyle kapandı

Trackbacks/Pingbacks

  1. a.oix.net - TTNET'in fişleme motoru! - 11 Sayfa - 16/10/2012

    […] server? As Recep suggests it is a possibility. Phorm are going on a 'charm' offensive, http://www.mserdark.com/web_dunyasi/phor…ulara-cevaplar The diagram indicates that when 'opted_in' your traffic passes through Phorms system. At this […]

  2. Phorm'undayız galiba? | Erkan Başavcı - 16/10/2012

    […] Ekipler Amiri olarak çağıran Serdar Kuzuloğlu, teknolojiye vakıf biri olarak bu yazıyı daha bir ince eleyip sık dokuyarak yazsaydı ve mesela Uygulama TTNET’in sunucularında […]

  3. “Phorm” tartışması yeniden alevlenirken, kim ne diyor… Bir derleme… « Erkan's Field Diary - 17/10/2012

    […] Serdar Kuzuloğlu: Phorm ile ilgili sorulara cevaplar Serdar’ın Friendfeed’deki hesabında verdiği link üzerinden de tartışmalar oldu:M. […]

  4. “Phorm” tartışması yeniden alevlenirken, kim ne diyor… Bir derleme… « Erkan's Field Diary - 17/10/2012

    […] M. Serdar Kuzuloğlu: Phorm ile ilgili sorulara cevaplar […]

  5. Bit Tutam Phorm (DERLEME) | Can Kaymaz - Bir Araştırma Blogu - 17/10/2012

    […] M.Serdar Kuzuloğlu – Phorm ile İlgili Sorularınıza Cevaplar […]

  6. Phorm ve Serdar Kuzuloğlu vakası | Utku Sakallıoğlu'nun Kişisel Blogu - 18/10/2012

    […] Kuzuloğlu Radikal gazetesinde Phorm hakkında (yazı gazeteye sığmadığı için blogunda) bir yazı kaleme aldı. Yazıda Phorm’un karanlık geçmişi, Türkiye’de şu anda nasıl […]

  7. Uğur Özmen » Phorm tartışmasının hatırlattıkları - 19/10/2012

    […] konusunda 2 gün fırtınalar esti. Serdar Kuzuloğlu’nun röportajı sayesinde uygulamaya olduğundan çok kişiye […]

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim