Milyonlarca çocuğun bizden küçük bir isteği var

Sosyal medyadaki varlıklarımın hepsini ayrı bir tonda tutmaya çalışıyorum. En hoyrat olduğum yer Twitter (ama seçenekler de yok değil), en özendiğim alan bu blog. Facebook sayfamı da mümkün olduğu kadar paylaşılmaya değer, ilginç şeyler için kullanmaya çalışıyorum.

Ben bir şeyler paylaşırken bu mecralar sayesinde sosyalleştiğimiz kişiler de benimle bir şeyler paylaşıyor. Sağolsunlar; sayelerinde çok şey öğrendim, çok şeyden haberdar oldum. Bir alışveriş ise buralar eğer; kendi payıma da bir şeyler aldım yani.

Size topluca ve korku içinde uyuyan bu çocukların hikayesini anlatacağım.

Bunlar arasında en çarpıcı olanlardan biri Facebook sayfamın mesaj kutusundan bana ulaşan Onur Melih Minder’in linkini yolladığı bir video oldu.

Kony 2012 başlıklı bu belgesel Youtube’a daha 3 gün önce yüklenmiş olmasına rağmen ben seyrettiğimde 15 milyon izlenmeyi aşmıştı. Vimeo’daysa 11 milyonu geçmişti.

Olayın ne olduğunu anlamam biraz vakit aldı ama anladığımda epey sarsıldım. Sosyal medya ne işe yarıyor derseniz işte en başta buna yarıyor. Bizi yerel, gündelik hatta kişisel dertlerimizden alıp başka hayatlara, dertlere maruz bırakıyor. Kimi zaman şükrediyor, kimi zaman kahroluyoruz. Yardımcı olmaya çalışıyor ve bir fark yaratmaya çalışıyoruz.

Kony 2012, Joseph Kony‘i dünyanın gündemine getirmek için verilen çabalardan sadece biri. Benim de ilk defa adını duyduğum Joseph Kony, bizim çoğu zaman dalga geçmek için cümle içinde kullandığımız Afrika’nın kara kaderli ülkesi Uganda’daki LRA (Lord Resistance Army – Tanrı’nın Direniş Ordusu) örgütünün lideri.

Bu örgüt ve ülkeyi bilip liderinin adını bilmemem de ilginçmiş. Çünkü meğer esas mesele Kony’ymiş.

Bir caniyi tanımak

İdi Amin

1962’de bağımsızlığını kazanan Uganda, 32 milyondan fazla nüfusa sahip. 1830’lara kadar sakin bir hayat sürerken Arap kervanlarıyla tanışırlar. 1869’da Nil nehrinin kaynağını araştıran İngiliz kaşifler bu topraklara ayak basar. 1877’deyse İngiliz misyonerler gelir. İngiliz himayesine geçmeleri 1894’e denk gelir (yani ‘keşfedilme’ sonrası ‘sahiplenme’ sadece 8 yıl sürer).

85 yıl sonra gelen yarı-bağımsızlık (çünkü İngiliz Millet Topluluğu‘ndan çıkmazlar) ne yazık ki pek çok emsali gibi mutluluk getirmez. Ülke iç savaş ve kaosa sürüklenir. 1971’deki askeri darbeyle dünyanın en korkunç liderlerinden biri; İdi Amin iktidara gelir (rakiplerini öldürüp etlerini yediği iddia edilen Amin hakkındaki Last King of Scotland filmini izlemenizi tavsiye ederim).

Discovery Channel’ın şu belgeseli de izlenesidir:

http://www.youtube.com/watch?v=LcTD0qBezY4

Kara Afrika’nın kara yazgısının bir diğer lekeli sayfası da bu yazının konusu Joseph Kony.

1987’de kurulan radikal Hristiyancı (İslamcı örgüt olur da Hristiyancı olmaz mı?) LRA örgütünün lideri Kony, kendini Tanrı ve Kutsal Ruh’un (İsa peygamberin) sesi olarak tanımlıyor. 60 karısı ve 42 çocuğu var!

Tam sayısı bilinmemekle birlikte militan sayısı 500 ile 3 bin kişi arasında olduğu tahmin edilen bu küçük örgüt tahminlere göre 2 milyondan fazla çocuğu kaçırdı. Çok daha fazla Ugandalıyı öldürdü, sakat bıraktı, tecavüz etti, cinsel organlarını kesti; hatta YEDİ (evet).

Bir vahşeti görmezden gelmek

2006 yılından kalma bir fotoğrafında Joseph Kony.

Bana gönderilen link Carol Mansour tarafından yazılan, Jason Russell’ın yönettiği ve Bobby Bailey, Laren Poole ve Jason Russell’ın yer aldığı Invisible Children (Görünmez Çocuklar) adlı belgesel. Amacı Joseph Kony’yi ve mağdur ettiği çocukları dünyaya tanıtmak. Bence bunu fazlasıyla başarıyor.

Esas amacıysa bu savaş suçlusunu yakalatarak mahkemeye çıkartmak. İşte burada iş bize düşüyor. Bu olayı bilmeli ve yaymalıyız. Milyonlarca çocuğun ruhu bizden bunu talep ediyor.

Ne yazık ki bu belgeselin henüz Türkçe altyazı ya da dublaj desteği yok. Eminim birileri el atacaktır. Ama İngilizce biliyorsanız ve vaktiniz varsa hepi topu 30 dakikalık bu belgeseli MUTLAKA izleyin.

(Beni en çok etkileyen bölüm örgüt tarafından kaçırılmamak için insanlık dışı bir hayat yaşayan Jacob’ın şu sözleri oldu: “Bizi öldürmeniz daha iyi. Eğer mümkünse bizi öldürün. Kalmak istemiyoruz. Kimse bize bakmıyor, ilgilenmiyor. Okula gidemiyoruz. Biz ne yapacağız?”)

Jacob yaşıyor. Ama bu bizim için bir avuntu kaynağı değil.

Detaylı bilgiler ve yapabilecekleriniz için hareketin resmi sitesini ziyaret edebilirsiniz.

, , , , , , , ,

6 Responses to Milyonlarca çocuğun bizden küçük bir isteği var

  1. Layze 08/03/2012 at 13:02 #

    libyada petrol için anında müdahale eden batılı güçler kendi yarattıkları bu canavarı hiç umursamıyorlar, ne adaletsiz bir dünya Allahım, sen bilirsin doğrusunu…

  2. isis 08/03/2012 at 13:35 #

    Son derece eksik ve yanli bir bakis acisi ile hazirlanmis bir video. Ayrica gelirlerinin sadece %32 si yardim amacli kullanilmakta (tabi yerel vergiler de varsa daha da düsecektir bu mebla). Kony nin örgütünün varliginin amaci ile ilgili hicbir bilgi ve yorum yok. Insanlari salt kötü ve kötülük yapmak icin dogmus birer cani varsayarak esas sorunlari, sistemle iliskilerini ve nedenlerini görmemizi engelliyor. Kampanyanin bu denli yayilmasi ve destek bulmasi da, büyük cogunlugun aslinda ne kadar kolay manüpile edilebilecegine dair bir örnektir. Bunu dile getirirken silahli örgütü savundugum sanilmasin. Tamamiyla acitasyonu ön plana alarak, hicbir sey söylemeyen bir video olmus. Tebrikler.

  3. yunus 08/03/2012 at 19:24 #

    ingiltere ve fransanin afrikaya yaptirdiklarin sonuclari, ayrica afrikaya girmek icin bir sebep yaratildi resmen!!! bunlar konusulucagina o adamlar neden kan dokuyor o silahlari onlara kim verdi koyler nasil yok edildi maenler icin bunlar konusulsa daha iyi olur

  4. Ayhan 09/03/2012 at 12:40 #

    Bazı zamanlar vardır ki olayları zamana gömmek gerekir… Başrol oyuncusu ve yardımcı oyuncularıyla birlikte…

  5. Muharrem Taç 11/03/2012 at 00:41 #

    Çok bilgilendirici bir yazı olmuş.
    Teşekkürler.

Trackbacks/Pingbacks

  1. Çocuklar öldürülmesin - M. Serdar Kuzuloğlu - 13/03/2014

    […] gibi davranılmasını hak ediyordu. Filistin’deki, Suriye’deki, Liberya’daki, Uganda’daki, Vietnam’daki çocuklar ne kadar çocuksa, Berkin de o kadar çocuktu. Çocukları […]

Bu yazıyı tamamlayacak katkılarınızı beklerim