Kar amacı gütmeyen bir vakıf olarak varlığını bağışlarla sürdüren Internet Archive (İnternet Arşivi), Brewster Kahle adlı bir bilgisayar mühendisi tarafından 1996’da kuruldu. Amacı, henüz emekleme evresindeki internet içeriğinin herkes için, sonsuza dek ulaşılabilir kalmasıydı. Bunun için mümkün olan her veri parçasını arşivlemeye başladı. Dijital içeriğin bireysel çabalarla ve bugüne kıyasla son derece az miktarda üretildiği o yıllarda bu hedef gayet mümkün görünüyordu. Herkes bu sistemde içeriğini sınırsız, süresiz ve ücretsiz saklayabiliyordu; tabii, yine herkesin ücretsiz erişebileceği şekilde kalması kaydıyla.
Bugün kayıtlı sayfa sayısı 1 trilyonu geçen platform, her gün eklenen 500 milyon parça içerikle büyümeye ve kıymetlenmeye devam ediyor. Internet tarihinin kilometre taşlarını oluşturan ancak zamanla kapanıp yok olan Geocities, Netscape ve MTV News gibi yüz binlerce siteye yeniden ulaşabileceğimiz tek kaynak Internet Archive. Buna çeşitli sebeplerle aynı kaderi paylaşan binlerce Türkçe site de dahil. Platformun kataloğu web sayfalarından ibaret değil. Internet Archive’da herkesin erişimine açık 47 milyon kitap ve dergi, 14 milyon video ve film, 13 milyon şarkı, 3 milyon televizyon yayını, 1,3 milyon oyun ve yazılım bulunuyor.
Her gün milyonlarca ziyaretçi ağırlayan Internet Archive’ın bu benzersiz içeriğinden en fazla nasiplenen ise algoritmalarını eğitmek için kıyasıya yarışan yapay zeka şirketleri. Üstelik karşılığında hiçbir şey sunmadan.
Zekalar savaşı
Yapay zeka şirketlerinin sömürdüğü bir diğer kaynak, 2001 yılında Jimmy Wales ve Larry Sanger tarafından kurulan ve yine kar amacı gütmeyen bir vakıf çatısı altında hizmet veren Wikipedia. Türkçe dahil 343 dilde bilgi barındıran bu internet ansiklopedisi, bu sene ilk defa ziyaretçi trafiğinde yüzde 8 oranında düşüş yaşadı. Kimi haber sitelerinde yüzde 80’lere varan bu gerilemenin sebebi, kullanıcıların bilgiye ilgisizliği değil; bilgiyi aktarma sorumluluğunu tek başına üstlenmeye karar veren yapay zeka (YZ) hizmetleri. Arama motorları ve YZ botları artık derlediği bilgileri doğrudan kendi arayüzlerinden aktarıyor. Bu yüzden kullanıcıların çoğu içeriğin esas kaynağına ulaşma ihtiyacı da duymuyor.
Bir diğer sorun, doğrudan YZ botları aracılığıyla oluşturulan “sentetik içerik”. Common Crawl platformunun 300 milyar sayfalık açık kaynaklı arşivinde yürütülen bir araştırmaya göre, YZ tarafından oluşturulan içeriğin miktarı, insanlar tarafından oluşturulanı geride bırakmış durumda.
Bu salgından payına düşeni Wikipedia da alıyor. Sitenin açıklamasına göre YZ botları tarafından oluşturulan ve güncellenen başlık sayısı sürekli artıyor. Öyle ki, editörler bu müdahaleleri tespit etmek için “AI Cleanup”, “Edit Check” ve “Paste Check” gibi bir dizi araç geliştirmek zorunda kalmış. Bu süreçteki en büyük zorluk, YZ modellerinin gelişimine paralel olarak sentetik içerik tespitinin her geçen gün biraz daha güç hale gelmesi.
Elbette bu her durumda bir “sorun” olmak zorunda değil. Sentetik içeriklerin faydalı olma ihtimalini hatırlatarak, kategorik olarak reddedilmesine karşı çıkanlar da var.
Musk’ın zihin haritası
Kartopu gibi büyüyen bu dert yumağına son katmanı Elon Musk ekledi. Bu hafta kullanıma sunduğu internet ansiklopedisi “Grokipedia”, adından da anlaşıldığı gibi (Musk’ın nefretini hiçbir zaman gizlemediği) Wikipedia’ya alternatif olma iddiasında. Üstelik bunu Wikipedia’nın tam tersi bir stratejiyle yapmayı hedefliyor.
Grokipedia’nın en büyük farkı, içeriğinin tamamının yine Musk’ın xAI şirketi tarafından geliştirilen “Grok” adlı YZ botu tarafından yazılmış olması. 800 bin makale içeren site, 65 milyon başlığa sahip Wikipedia ile aşık atacak seviyede değil. Fakat YZ’nın üretim hızını düşününce, bunun imkansız bir eşik olmadığı da ortada. Üstelik meselenin özünde başlık sayısı değil; “muhteva” var.
Musk, Grokipedia’nın varlık sebebini “zihinleri propagandadan temizlemek” şeklinde özetliyor. Fakat akıl hocası Grok’un sicili, bu ihtimali oldukça zorlu bir hedefe dönüştürüyor. Dişli rakiplerinden farklılaşma adına (kendi tabiriyle) politik doğruculuğu bir kenara bırakan Grok’un, siyasi liderler dahil herkese ana-avrat dümdüz giden üslubu ve ırkçı söylemleri hafızalardaki yerini koruyor. Durumu açıklamaya çalışan yetkililer, Grok’un eğriyi-doğruyu tayin etmek için Elon Musk’ın Twitter paylaşımlarını referans aldığını söyleyerek olayın üstüne tüy dikmişti.
Görünen o ki, Grokipedia da aynı taktiği kullanıyor. Örneğin patronu Elon Musk’a ait sayfa, abartılı ve yer yer gülünç övgülerle bezeli. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump tarafından başına atandığı ve olaylı şekilde uzaklaştırıldığı “Verimlilik Bakanlığı” (DOGE) ise ismen dahi geçmiyor. Musk’ın şahsen neye taraf veya neye karşı olduğunu anlamak için böylesi “malum” başlıkları taramak yeterli. (İronik bir ayrıntı olarak birçok makalenin dipnotunda içeriğinin Wikipedia kaynaklı olduğu ibaresi yer alıyor.)
Dolayısıyla “propagandasavar” iddiasıyla sahneye çıkan Grokipedia şu haliyle bizzat Musk’ın zihnindeki gerçekliğin propaganda makinesi. Üstelik Wikipedia’nın aksine, düzeltmelere de kapalı. Birçokları için sahih bir referans olarak kabul göreceğine de şüphe yok.
Yapay zekanın oluşturduğu sentetik içerik, hakikat adına yeterince endişelendirici bir konu. Yapay zekanın sahipleri tarafından oluşturulan “sentetik hakikat” ise çok daha karmaşık sorunların alevini harlıyor.
(31 Ekim 2025 tarihli Oksijen gazetesi yazım.)

Bir yanıt yazın