Aracısız dünya distopyasına doğru

Her konuda, her derdimizi tek bir noktadan ve zahmetsizce çözebilmek kulağa hoş geliyor. Üstelik bu hayale hiç olmadığı kadar yakınız. Peki bu zannettiğimiz kadar iyi bir şey mi?

Elektronik ticaret devi Amazon 1994 senesinde kuruldu. Kitap satarak başladığı ve sürekli zarar ederek ilerlediği rotasında ilk karını ancak 2001’de açıkladı. 7 yıllık zararının sebebi şirketin e-ticaretten anlamaması ya da sektörün şartları değildi. Amazon bu dönem boyunca teknoloji altyapısına, süreç iyileştirmelerine, lojistik ağına, tedarikçi ilişkilerine ve marka algısına yaptığı yatırımlarla rekabet çıtasını sürekli yükseltti. CEO Jeff Bezos, hepsinin orta vadede rakiplerinin çok zor ulaşacağı küresel bir algıyı ve pazar payını getireceğini biliyordu. Öyle de oldu.

İsimler, sektörler ve süreler değişse de dijital dünya bu hikayenin sayısız örneğiyle bezeli. Yatırımcılarını uzun vadeli getiriye (uzun süreli zarara) ikna edebilen “iyi” fikirler, nefesini yeterince tuttuğunda pastanın en büyük dilimine; hatta kimi zaman tamamına sahip oluyor. (Sayısız girişimin milyarlarca dolar yatırıma rağmen batması da aynı ihtimalden ötürü.)

Amazon bu kumarı küresel ölçekte e-ticaret hakimiyeti için oynadı. Google arama, Facebook ve Instagram sosyalleşme, Twitter haberleşme, Uber ulaşım, Netflix ve YouTube ise video için aynı yolu izledi.

İçinde bulunduğumuz dönemin en hararetli gündem maddesi yapay zeka (YZ) sektörü, yıllık 800 milyar dolar zarar yazıyor. Hayal edilen düzeye ulaşmak için trilyonlarca dolarlık ek yatırıma ihtiyaç var. İsimleri her fırsatta kulağımıza çalınan ve bir kısmı rekor değerlemelere ulaşan YZ girişimlerinin henüz hiçbiri kara geçebilmiş değil. Üstelik hepsi ağız birliği etmişçesine en az on yıl daha zarar edileceğinin altını çiziyor. Ne var ki bu tür “küçük” ayrıntılar dünyanın dört bir yanından sağanak şeklinde yağan yatırımlara engel olmuyor. Çünkü oyunun bir sonraki etabının çok daha büyük bir ödül getireceğinden kimsenin şüphesi yok

YZ yarışında ayakta kalan liderler medyadan ticarete, eğitimden eğlenceye, sağlıktan savunmaya kadar akla gelen hemen her alanda suyun başını tutan, her süreçten pay alan bir konuma geleceğinden kimsenin şüphesi yok. Ancak dillendirilmeyen bir ihtimal daha var: Tek bir şirketin galip gelmesi.

Zekaların efendisi

“AlmightyAI” adlı hayali bir YZ girişiminin rekabette arayı açarak pazara hakim olduğu ve temsilci (agent) tabanlı yapının her ürün ve hizmete entegre olduğu gayet muhtemel bir geleceği gözümüzde canlandıralım. Milyarlarca kullanıcıya sahip bu oluşum aynı anda ve tek bir arayüzle e-ticaret platformu, banka, borsa, medya, arama motoru, sağlık danışmanlığı, terapi, çağrı merkezi, araç takibi, süreç otomasyonu, işe alım uzmanı, seyahat acentesi gibi sonsuz ihtimalde akla gelen ilk; hatta belki de tek adres olacak.

Halihazırda zaten dijitalleşmiş pek çok ürün ve hizmet, AlmightyAI tarafından belirlenecek ortak standartlar sayesinde birbirleriyle konuşabilir ve birlikte çalışabilir hale gelecek. Böylece tüketiciler artık hiçbir talep için doğru çözümü arama, üye olma, form doldurma, adres ya da seçenek belirleme, onay mekanizmalarından geçme, ödeme seçenekleriyle uğraşma, tercihleri tanımlama gibi dertlerle uğraşmayacak. Üreticiler ise sadece ürün ve hizmetlerini tanımlayarak benzer şekilde pek çok çözümü sistemlerine entegre edebilecek.

Tatil için hedeflediğiniz tarih kesinleştiği andan itibaren AlmightyAI biletlerden otel rezervasyonuna, seyahat sigortasından ödeme (ya da kredi) planınıza kadar mümkün olan her ayrıntıyı bütçenize ve gayet iyi bildiği kişisel tercihlerinize göre hazırlayacak. Varlık yönetimi, market alışverişi, sağlık kontrolü, gündem takibi, günlük program belirlenmesi gibi her şeyin tek bir arayüzle; bir şey yazmaya ya da konuşmaya bile gerek kalmadan gerçekleşebileceği bu kurgu bugün dahi kısmen gerçeğe dönüşmüş halde. (Sektörün en büyük girişimi OpenAI, geçtiğimiz hafta kullanıma sunduğu uygulama merkezi ile her dijital hizmetin ChatGPT üzerinde çalışabilmesini mümkün kıldı.)

Sadece AlmightyAI gibi bir hizmeti kullanarak bunca yükü sırtınızdan atma fikri kulağa hoş geliyor olabilir. Fakat bu kadar belirleyici bir yapının yok edeceği rekabetin bedelini tahmin etmek de güç değil. Üstelik, YZ sektörü, şimdiden “aracılığın bir adım ötesini” konuşuyor.

Beyaz eşya üreten bir markanın ürünlerini toptan alıp, mağazasında satan geleneksel bir bayiyi (aracıyı) düşünelim. Sahip olduğu ayrıcalık sayesinde fiziki ya da dijital yapılarda yürüttüğü bu faaliyeti AlmightyAI şirketinin platformunda da sürdürecektir. Mesele bunun ne kadar sürebileceği. Çünkü YZ vizyonerleri tüm aracıların ortadan kalktığı, üretici ve tüketici arasında sadece tek bir baskın seçeneğin (bizim senaryoda AlmightyAI’ın) kalacağı bir geleceğin kaçınılmaz olduğunu savunuyor. Bir başka deyişle, milyarlarca kullanıcısı hakkında başka hiçbir yapının bilmediği kadar çok şey bilen, onu kendisinden daha iyi tanıyan, her tavsiyesi ve yönlendirmesi sorgusuz uygulanan bir sistem. Zihnini ona emanet etmiş ve kararlarını ona devretmiş dev bir kitleye doğrudan ulaşılabilecek bu sihirli pazaryerinin şirketlerde yaratacağı iştahı öngörmek zor olmasa gerek.Teorik olarak imkansız değil. Pratiğe dönüşmesinin ne kadar zamana ve yatırıma ihtiyaç duyduğunu yaşayarak göreceğiz. Bu ürpertici ihtimalin karşısında rekabeti düzenleyen yasaların varlığı, süper ligde yarışan girişimlerin hepsinin iddialı oluşu gibi “avuntular” var. Fakat bu alana yüzlerce milyar dolar boca eden yatırımcılar ticaretin ruhuna ve insanın doğasına daha fazla inanıyor gibi.

(26 Aralık 2025 tarihli Oksijen gazetesi yazım.)

Yeni içeriklerden anında haberdar olmak isterseniz aşağıya e-posta adresinizi yazabilirsiniz.

Diğer 5.445 aboneye katılın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 yanıt

  1. lobaba avatarı
    lobaba

    Tröst denilen bir yasa yok mu diyorsun. Google ve Facebook bunları yaşamıyor mu şu an?

  2. Ahmet Akdel avatarı

    Nvidia CEO’su “yapay zeka ile ilgili işinizi elinizden almayacak ama sizden daha iyi yapay zeka kullanan biri işinizi elinizden alacak” demişti ürkütücü ama gerçek

  3. Ali Bilir avatarı
    Ali Bilir

    Kullanıcılar seçimi bir yapay zekaya bırakınca, üreticiler de doğal olarak ya yapay zeka şirketini fonlayarak kendilerini seçmesini sağlayacaklar bu olmuyorsada kendi yapay zekalarını finanse edip onun üstünden ürün satmaya kalkacaklardır. Artık seçilmek için en iyi ürünü oluşturmak değil yapay zeka firmasına en çok parayı vermek ana amaç olacaktır. Eskiden farklı mıydı? İlk gazeteler çıktığında halk reklamlar ile manipule edilmiyor muydu? Yada ilk televizyon reklamları bu amaca hizmet etmiyor muydu? Şu an fark sizin adınıza yapay zekanın sizin için en iyi (!) olanı seçmesi olarak satılacak. Tabii şirketin halka açıklamadığı promptlarda nasıl tavsiyelerde bulunacağını asla bilemeyeceğiz. Bu seçimi istatistik kullanarak akıllı bir şekilde yapacaklardır, sonuçta hep a firmasının ürününü seçtirirlerse millet oyunu anlar. O nedenle %35 en çok para veren a firması, %30 en iyi ürünü üreten b firması gibi taktikler çalışacaktır. Üretici ile kullanıcı arasından satıcıların çıkması geçmişte de olan bir olaydır. İpek yolu zamanında mallar önce iran pazarına oradan istanbul pazarına oradan avrupa pazarına gitmiyor muydu? Ara kervanların ortadan kalkması neyi değiştirdi? İşin ironik tarafı ara satıcıların aradan çıkması ürün maliyetini asla azaltmayacak çünkü yapay zeka firması satış tavsiyesi karşılığı astronomik komisyonlar isteyecektir (şimdiki online sipariş firmalarının üreticiden istediği gibi). Kazanan tabii ki yz firmaları ve onun ortakları olunca bu sefer bu parayı harcamaları için ultra lüks sektörler gelişecektir. Sonuçta bir para devinim yapmıyor ve bir yerde birikiyorsa sistem fazla yaşamaz, çöker.

Yayın Tarihi: