Trilyon dolarlık halka arzlara doğru

Teknoloji sektöründeki rekabetin zirvesini oluşturan yapay zeka ve uzay girişimlerinin en parlak oyuncuları önümüzdeki dönemde halka arza hazırlanıyor. Bol sıfırlı bedeller ve yanıt bekleyen sorular eşliğinde.

Hemen her sektörü altüst ettiği doksanlı yıllarda, web sitelerinin ABD’nin ekonomisine verimlilik etkisi yüzde 4 seviyesine ulaşmıştı. 2000 senesinde dünyanın en büyük internet hizmet sağlayıcısı AOL ile medya devi Time Warner’ın 350 milyar dolarlık birleşmesi tüm dünyanın dikkatini bu alana çekmişti. Bir şeyler oluyordu, benzersiz tehdit ve fırsatlar vardı ve bunca akıl, fikir ve para insan yanılıyor olamazdı.

Teknoloji şirketlerinin borsa endeksi Nasdaq, pıtrak gibi biten bu yeni nesil internet girişimleri tarafından istila edildi. Henüz halka arz olmayan şirketler bile özel yatırım turlarıyla milyarlarca dolar çekiyordu. Neredeyse hiçbiri kar etmeyen; hatta bir kısmının tam olarak ne yaptığı dahi belirsiz şirketler kapanın elinde kalıyordu. Süreci sorgulayanlar ise çağı kavrayamamak ve yeni paradigmayı okuyamamak ile suçlanıyordu.

Bu tatlı rüya 2 sene sürdü. Domino taşları gibi devrilen Nasdaq’ın değer kaybı Ekim 2002’de yüzde 77 seviyesine ulaşmıştı. İşlem gören internet girişimlerinin tamamına yakını, hissedarların yatırımlarıyla birlikte buhar oldu. 2001’de reel ekonominin dahi resesyona girmesine sebep olan bu içe çöküş, 2002’de dip noktasına ulaşarak ancak duruldu.

2018 yılında Apple, 1.000 dolarlık “iPhone X” ile akıllı telefonlardaki psikolojik fiyat etiketini yıkmayı başardı. Büyük ilgi gören akıllı saati ve kablosuz kulaklığıyla yeni gelir kapıları yarattı. Bunları agresif bir hisse geri alım hamlesiyle destekleyerek, ilk “trilyon dolarlık şirket” unvanının sahibi oldu.

Bugün piyasa değeri 1 trilyon doların üstünde olan 14 şirket borsada işlem görüyor. Akaryakıt ve petrokimya sektöründeki Saudi Aramco ve ünlü yatırımcı Warren Buffet’ın şirketi Berkshire Hathaway hariç hepsi teknoloji alanında faaliyet gösteriyor. Yapay zeka (YZ) alanındaki sıçrama ile ilk sıraya yerleşen Nvidia ise 6 trilyon dolar seviyesine doğru ilerliyor.

Önümüzdeki dönemde halka arz olmaya hazırlanan SpaceX, OpenAI ve Anthropic için dillendirilen değerlemeler, akıllara ister istemez 2000’lerde yaşanan dotcom krizini getiriyor. Ve tıpkı o dönemde olduğu gibi bunu sorgulamak, kitlesel bir eleştiriyi göze almayı gerektiriyor.

Bir şirketin değeri nasıl belirleniyor?

Piyasa değeri: Halka arz olmayan şirketlerin değeri, bu konuda uzmanlaşmış bağımsız değerleme kuruluşları tarafından belirlenir. Her yeni özel yatırım turu öncesinde yapılan bu çalışmada girişimin faaliyet gösterdiği sektörün genel yapısı, rekabetteki yeri, kurucu ekibi, büyüme potansiyeli, müşteri hacmi, karlılık oranı ve cirosu gibi değişkenler rol oynar. Bu hesapta şirketin yatırımı almadan önceki değeri kadar yatırımı aldıktan sonra ulaşacağı değer de belirleyici olur.

Halka arz değeri: Borsaya açılma sürecini yürütmek üzere seçilen kurum, yukarıdakine benzer kriterler ışığında gerçekleştirdiği ön rapor ile şirketin ve birim hissenin fiyatını belirler. Hissenin belirlenen fiyatı ile satışa sunulacak hisse sayısının çarpımı, şirketin halka arz değerini oluşturur. Bu tutar serbest piyasada denenmediği için, gerçek bedeli talep toplama sürecindeki arz-talep dengesi belirler.

Borsa değeri: Halka açılarak borsada işlem görmeye başlayan şirketlerin piyasa değerini, birim hisse fiyatı ile dolaşımdaki toplam hisse sayısının çarpımı belirler. Dolayısıyla borsa değeri esasen piyasanın (yatırımcıların) şirketlere biçtiği bedeldir. Bu sebeple vaatler, anlık gelişmeler ve psikolojik algılar gibi pek çok unsurla dalgalanır.

Dotcom krizi, internet girişimlerinin sonunu getirmedi. Fakat hem yatırımcıların gözünü korkuttu hem de umut veren birçok girişimi yarattığı girdabın içinde boğarak yok etti. YZ ve uzay girişimlerinin gelecekte oynayacağı kritik rolü görmezden gelmek imkansız. Ancak halka arz sürecinin benzer olaylara sahne olup olmayacağı hala belirsiz. Henüz hiçbiri kara geçememiş ve trilyonlarca dolarlık altyapı yatırımına muhtaç bir sektörün büyük ve uzun vadeli hayallerine ortak olacakların nefesini ne kadar tutabileceği de öyle.


SpaceX

Elon Musk
SpaceX CEO’su Elon Musk.

2002 yılında kurulan uzay teknolojileri girişimi SpaceX, 2008 yılında dünya yörüngesine ulaşan ilk özel geliştirilmiş sıvı yakıtlı roketi üretti. Böylece NASA’nın Uluslararası Uzay İstasyonu’na kargo taşımacılığı ihalesini kazanmayı başardı. Şirketin devrim niteliğindeki başarısı ise 2015 yılında “Falcon 9” roketini yörüngeye ulaştırdıktan sonra yeniden fırlatma rampasına indirmesi oldu. Böylece “yeniden kullanılabilir roket” çağı başlamış oldu. 2017 yılında “Dragon” adlı kapsülü yeniden kullanılabilir hale getirdi. Uzay seferlerinin maliyetini de dramatik olarak düşürdü.

SpaceX 2019 yılında “Starlink” adlı uydu tabanlı internet ağını hayata geçirdi. Kendi geliştirdiği ve yörüngeye yerleştirdiği uydularla dünyanın her yerine internet erişimi sunmayı başardı. 2024 yılında “Direct to Cell” adlı hizmetiyle aynı ağ üzerinden cep telefonlarının baz istasyonuna ihtiyaç duymadan iletişim kurabilmesini sağladı. Bugün Starlink 10 bin 400’den fazla uyduyla faaliyet gösteriyor.

SpaceX şu an “Starship V3” projesi ile Ay ve Mars görevleri için yeniden kullanılabilir sistemleri geliştiriyor. Ek olarak enerjisini güneşten alacak, uzayda hizmet verecek ve Starlink ağı üzerinden iletişim kuracak veri merkezi ağı üzerinde çalışıyor.

Şirketin en sürpriz hamlesi geçtiğimiz Şubat ayında kurucusu Elon Musk’ın xAI adlı YZ girişimi ile birleşmesi oldu. SpaceX’in 1 trilyon dolar, xAI’ın ise 250 milyar dolar değerlemeye sahne olduğu bu evlilik ortaya çıkan yeni yapıyı uzay, telekom, YZ ve veri altyapısı alanında benzersiz ve rakipsiz bir yapıya büründü.

Artıları: SpaceX, sahip olduğu fırlatma rampaları, üretim tesisleri ve teknolojisiyle rakiplerinin oldukça ilerisinde. 10 milyon aboneye ulaşan Starlink iletişim ağı da yine rakiplerinden çok daha geniş bir altyapıya ve kullanıcıya sahip. NASA başta olmak üzere birçok kamu ve özel uzay girişiminin de öncelikli çözüm ortağı konumunda.

Eksileri: Tüm başarılarına rağmen SpaceX halen kara geçebilmiş değil. 2025 bilançosunda 4,28 milyar dolar zarar açıkladı. Starlink hizmeti, şirketin kar eden tek iştiraki. Kendi alanında dişe dokunur başarı yakalayamayan YZ iştiraki xAI ise halen en büyük zarar merkezi. Mevcut borcun yüksekliği ve Elon Musk’ın sahip olduğu yüzde 85’lik oy kontrolü de yatırımcılar için bir endişe kaynağı.

SpaceX, iştirakleriyle hedeflediği pazarın 28,5 trilyon dolar olduğu iddiasıyla 1,75 trilyon dolar üzerinden halka arz olmayı planlıyor.


OpenAI

Sam Altman
OpenAI CEO’su Sam Altman.

OpenAI (ayrıntılarını bir diğer yazıda aktardığım gibi) esasen kar amacı gütmeyen bir yapı altında açık kaynaklı ve insanlığın hayrına çalışacak bir YZ girişimi olarak yine Elon Musk’ın öncülüğünde 2015’te hayata geçti. Ancak sonrasında yaşanan gelişmeler, Musk’ın şirketle yollarını 2018’de ayırmasına yol açtı.

Kurulduğu günden bu yana Sam Altman’ın yönetiminde ilerleyen ve OpenAI, 2022’nin Kasım ayında kullanıma sunduğu ChatGPT adlı YZ destekli sohbet botuyla küresel ölçekte yepyeni bir dönemin ilk kilometre taşını dikti. Kısa sürede bu alanda akla gelen ilk ürüne ve jenerik isme dönüşen bu teknoloji, şu an gücünü aldığı GPT-5.5 sürümü dil modeliyle hala en çok tercih edilen seçenek. Ayrıca sunduğu altyapısıyla binlerce irili ufaklı girişimin de cansuyu.

OpenAI en büyük krizi 2023’te CEO Sam Altman’ın yönetim kurulu kararıyla şirketten uzaklaştırılmasıyla yaşamıştı. Yeterince şeffaf ve tutarlı olmama gerekçesiyle alındığı belirtilen kararın ardından olayın mimarının şirketin kurucu kadrosundan Ilya Sutskever’in olduğu ortaya çıkmıştı. Ancak aradan bir hafta bile geçmeden Altman dış yatırımcıların ve bir grup çalışanın baskısıyla yeniden CEO görevine getirildi. Ayrılmak zorunda kalan Sutskever ise “Safe Superintelligence” (Güvenli Süperzeka) adlı YZ girişimini hayata geçirdi.

Şirketin ikinci krizi, kurucu ortaklarından Elon Musk’ın kar amaçlı yapıyı terk ettiği, dolayısıyla kurucularını aldattığı gerekçesiyle açtığı davaydı. Bu da geçtiğimiz hafta zamanaşımı sebebiyle düşerek halka arz sürecinde şirkete rahat bir nefes aldırdı.

Artıları: OpenAI özellikle ChatGPT ürünüyle YZ sektörünün en güçlü markası konumunda. Kurumsal alandaki birçok uygulamanın altyapısını üstlenmiş durumda. Stratejik ortağı Microsoft’un finans ve altyapı desteğinin yanısıra Arap Körfezi ve Asya bölgesinden pek çok yatırım fonunun desteğine sahip.

Eksileri: Her ne kadar kar amacı gütmeyen bir yapı olarak kurulmuşsa da OpenAI, henüz kar etmeyi başarabilmiş değil. Yakın gelecekteki öngörüler de bu tablonun değişeceğine yönelik bir ipucu vermiyor. Özellikle son dönemde yıldızı parlayan Çin merkezli DeepSeek, Qwen ve Kimi gibi yüksek performanslı ve düşük maliyetli rakipler rekabetin daha da kızışacağını gösteriyor. Kendi çipini, veri merkezini, yazılımını ve enerjisini üretebilen Google da cabası.

Mart ayındaki özel fon toplama turunda 852 milyar dolar üzerinden değerlenen OpenAI, 1 trilyon dolar değerleme ile halka arz olmayı hedefliyor. Bu tutar şirketin yıllık gelirin yaklaşık 50 katına karşılık geliyor.


Anthropic

Dario Amodei
Anthropic CEO’su Dario Amodei.

OpenAI’da Araştırma Başkan Yardımcısı olarak görev alan ve GPT-2 ile GPT-3’ün geliştirilmesini yöneten Dario Amodei, şirketin tamamen gelire odaklanan yapısından duyduğu rahatsızlık sonucu 2021’de istifa ederek şirketten ayrıldı. Aralarında GPT-3’ün başyazarı Tom Brown ve araştırmacı Chris Olah’ın da bulunduğu 11 OpenAI çalışanıyla birlikte aynı yıl “Anthropic” adlı YZ girişimini hayata geçirdi. Google ve Amazon’dan bol sıfırlı yatırımlar alan Anthropic, 2023’te ChatGPT’ye rakip “Claude” adlı botu kullanıma sundu.

Yeni şirket, “önce güvenlik” mottosuyla rakiplerinden ayrılmaya odaklandı. Bunun meyvesini de fazlasıyla aldı zira diğer hiçbir YZ şirketi onun büyüme hızı ve ölçeğini aynı anda yakalayamadı. 2024’te 1 milyar dolar seviyesinde yıllık gelir, bu yılın ilk 5 ayında 47 milyar dolar seviyesini geçti.

Anthropic, özellikle kodlama alanındaki YZ destekli çözümleriyle endüstriyel bir standart olmuş halde. Aralarında Netflix ve Uber gibi devlerin de bulunduğu binden fazla kurumsal müşteri, şirketin çözümlerine yılda en az 1 milyon dolarlık harcama yapıyor. “Çok gelişmiş” olduğu için genel kullanıma açmayı geciktirdiği “Mythos” kodlu modelinin kullanıcı sayısının artmasında dramatik bir etki yapması bekleniyor.

Tüm bu gelişmeler ışığında Anthropic bu yılın ikinci çeyreğinde “YZ tarihinin kara geçen ilk girişimi” olarak tarihe geçmeyi planlıyor. Dolayısıyla halka arz sürecinde eli en güçlü seçeneklerden biri.

Artıları: Genel kullanıma yönelik sohbet botları pazarında pek çok oyuncu olsa da, Anthropic özellikle yazılım camiasında Claude adlı çözümüyle en geniş kabule sahip seçenek konumunda. Mevcut yapısında kara geçmek üzere olması da potansiyel yatırımcılar için oldukça belirleyici bir etken.

Eksileri: Aynen OpenAI gibi Anthropic de sayısı sürekli artan rakiplerinin baskısı altında. Dahası, ABD-İran savaşının patlak verdiği dönemde kendi modellerinin askeri amaçlı kullanımına izin vermediği için ABD Savunma Bakanlığı’nın talebiyle bir tür “gri listeye” alındı. Bu yüzden (en azından şimdilik) kamu ihaleleri ve mali kaynaklarından da mahrum.

Şirket 1 Haziran’da gizli bir başvuruyla halka arz dosyasını ABD Menkul Kıymetler Komisyonu’na sundu. Bir önceki hafta ise 965 milyar dolar değerleme üzerinden 65 milyar dolar fon topladı. Böylece OpenAI’ı geride bırakarak dünyanın en değerli (halka arz olmamış) teknoloji girişimi konumuna yükseldi.

(5 Haziran 2026 tarihli Oksijen gazetesi yazım.)

Yeni içeriklerden anında haberdar olmak isterseniz aşağıya e-posta adresinizi yazabilirsiniz.

Diğer 5.451 aboneye katılın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Bir yanıt

  1. HARUN Inandugcar avatarı
    HARUN Inandugcar

    Yeni bir fizik keşfedilmezse, yapılan yatırımların kâra dönüşmesi kısa ve orta vadede çok zor görünüyor. Zira ekonomi artık fiziğin sınırlarını zorluyor. Ama belki de o ihtiyaç baskısı o yeni fiziği keşfettirir kim bilir?